1. Bölüm
Selamun aleyküm. Allâh gecenizi hayır etsin inşâAllah. Cenâb-ı Hak gündüzünüzü hayırlı eylesin. Ayınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin. Şimdiden Ramazan’ınız mübarek olsun inşâAllah. Cenâb-ı Hak yeniden buluşturduğu için ne kadar şükretsek az. İnşâAllah, Rabbim bir daha böyle ayrılıklar bizim tarafımızdan göstermezsin inşâAllah. Tabii hemen kısacık bir şeye değineceğim geçeceğim. Önümüzde zaman var inşâAllah. Önümüzdeki zamanlarda vakti saati gelince konuşacak olduklarımızı konuşacağız. Şunu bilmenizi istiyorum. Bu ceza aldığım söz konusu olan 2005 ve 2006 yıllarına ait herhangi bir iddia ettikleri gibi naylon fatura yok. Bununla alakalı uğraşan arkadaşlar bunu yakinen biliyorlar. Yusuf Hoca gibi, Halit gibi, Cafer gibi bizim yeminimi maalim-i şavir Savaş gibi. bir arkadaş daha var direkçeleri yazan onu da tanıyorsunuz.
Ona gibi yakın dairedeki arkadaşlar bunu biliyorlar. O yüzden bunu açıklama ihtiyacı hissetmemin sebebi sizin herhangi bir meseleden şüpheye düşeceğinizden dolayı değil. Bu konuda herhangi bir şüphem yok. Kardeşlerim benim üzerimde herhangi bir şüphe herhangi böyle acabalarının olmadığına gayet iyi biliyorum. Bunu böyle internet ortamında da açık bir şekilde ifade edeyim istedim. Ben kendi içinde bulunduğum derviş kardeşlerimi düşünüyorum. Dışarıda herkes bana bir şeyler söylerler bu yeni değil. Ben evlenmezden önce de bekarlığımda da, ülkücülüğümde de o zamanlar herkes bir şey söylerdi bana. İnsanların ağzı torba değil benim meşhur bir o zamanlar dilime pelesenek ettiğim bir söz vardı. Güzelim dedikodusu çok olur diye.
O yüzden sıkıntı yok. Bu konuda bir problemim yok benim. Herkes bir şey yapıştırır. Herkes bir şey yapıştırmaya çalışır. Sizler öyle siz şu tarafa doğru gelin. Ya da rahat edeceğiniz bir yere oturun. Gözüm de görsün sizi. Hoş geldiniz. Olmadı orada gözüm görmedi sizi. Şuraya bir sol taraftan bir yer boşaltın oradan. Başkanım şöyle gelin siz üçünüz de şuraya gelin. Gelin böyle gel. Gelin oradan şu şeyden o ön taraf oradan var ya otursunlar onlar kürsü gibi yere. Gelin şöyle gelin. Gel. Onlar haklarını helal ederler sıkıntı yapmayın. Şuradan bir yer açın oradan. Şuraya üçünüz sıralanın bakayım bir oraya oraya sıralanın. Hoş geldiniz. Allâh razı olsun. O nerede şey? Ha gel sen de oraya gel. Hah.
Allâh razı olsun hoş geldiniz. Tavuk Mehmet Bey kardeşimi tanıyorsunuz. Zaten tek giden komşumuz. E şimdi görevlerini ben size artık böyle internet ortamında açıklamayayım inşâAllah. Musa kardeşimi de babası da inşâAllah. Hoş geldiler. Allâh razı olsun inşâAllah. İnsanlar sonuçta belli şeyler başlarına geliyor yaşıyorlar. Ben bu tip şeyler dışarıda konuşulanlara alışkınım. Bunlarla hiç tartışmayın atışmayın. Bırakın millet ne söylüyorsa söylesin. Distur şu. Müslüman odur ki elinden ve dilinden insanlar emindir. Mümin odur ki insanlar onların canlarından emindir. O yüzden sûfî insan kınanmayı göze almış bir insandır. Sûfîlik yolu kınanmaya göze alınma yoludur. âyet-i kerimede de o iman edenler kınanmaktan korkmazlar.
2. Bölüm
Namaz kıldın diye kınanırsın. Zikrettin diye kınanırsın. Oruç tuttun diye kınanırsın. Sarık sardın diye kınanırsın. Bir üstade bağlandın diye kınanırsın. Bir dergaha gittim diye kınanırsın. Kur’ân ve sünnete bağlı bulunduğundan kınanırsın. Etrafın seni kınar, eşin kınar, çocukların kınar, akrabaların kınar. İmanın el vermez, bir şey yapmazsın, kınanırsın. İman ettiğin için iman üzerine yaşarsın. İman ettiğin üzerine yaşamaya başlarsan etrafında münafıkça hayat yaşayanlar, etrafında imanı kemale ermemiş insanlar, etrafında müşrikçe düşünüp müşrikçe yaşayan insanlar sizi kınacaktır, ötekileştirecektir, öteleyecektir. Bu kaçınılmaz son. Sahabelerin eşleri terk ettiği, babaları terk ettiği, anneleri terk ettiği, kardeşleri terk ettiği, çocukları terk ettiği, bunların hepsi de yaşandı.
Ama imanı yaşayan insan hem kendi gönül dünyasında hem de o gönül dünyasının buluşturduğu insanların içerisinde cennet hayatı yaşar. Dışarısı cehennem hayatı gibidir. O yüzden o cehennemden koku gelir mi içeri doğru, sen burnunu yaklaştırırsan gelir. Cennetin içerisinde cehennem kokusunun gelmesi mümkün değildir. Cehennemin içerisinde de cennetin kokusunun gelmesi mümkün değildir. O yüzden bir kimse dünyada cennet hayatı yaşıyorsa cehennem kokusu ona yoktur. Dünyada cehennem hayatı yaşıyorsa ona cennet kokusu da yoktur. Hem dünyada yoktur, hem de ahiret dediğimiz o alemde yoktur. Yoktur. Burada olmayan orada da olmaz. Burada cennet kokusunu almayan orada alacağım diye uğraşmasın. Burada cehennemin dibinde yaşayan orada cenneti hayal etmesin.
Böyle bir şey mümkün değil. Bakın böyle bir şey mümkün değil. O yüzden etraftan herkes bir şey söyler, herkes bir şey der. Bu konuda yakinen bu davayla ilgilenen kardeşler biliyorlar ki böyle bir fatura yok. Böyle bir faturanın olmadığında mahkeme en sonunda kendisi beyan etmek zorunda kaldı. Dedi ki 2005 ve 2006 yıllarında böyle bir fatura yoktur dedi. Ama biz sonuçta altı aylık cezayı yattık. Beş ay, yirmi gün mü? Beş ay, yirmi iki günde herhalde. Benim ben hesabı kitabı saymayı çok iyi bilmiyorum ya. O yüzden namı değer öyle namlanmış. Matkap sayıyordu benim günlerimi bir an önce çeksin gitsin bu adam buradan başımda dert oldu diye. Ondan sonra soruyorlardı bana bir gün böyle Allâh razı olsun Yusuf Hoca sıkıntıya vurduğumuzda telefon açıyorduk ona.
Dedik böyle bir sıkıntı var. O zaman da bir yetkili bir Allâh razı olsun bir kimse gel dedi. Sordu hocam kaç günün kaldı ben saymıyorum deyince ceza ve müdürü sayıyormuş günü gününe dedi şu kadar günü var şu gün çıkamayacak şu gün çıkacak dedi. İçinden dedim ki ben mi kurtulacağım bu mu kurtulacak belli değil dedim. O yüzden normalde benim için tabi çok fazla bir fark yok sizlerden uzaklığından başka içerisiymiş dışarisiymiş orada da iyi kardeşlikler edindik orada da iyi kardeşlerimiz oldu iyi dostluklarımız oldu öyle kendi kendimize de hasistlik yapmayın oranın da güzellikleri oldu oranın da tatlılıkları oldu oranın da hoşlukları oldu öyle içeride çok sıkıntı çile çektim diye de düşünmeyin bir elim yağdı bir elim baldaydı o yüzden Allâh razı olsun orada da çok önemli çok derinlemesine kardeşlikler edindik hamdolsun bir sıkıntı yoktur.
3. Bölüm
O yüzden aaa diyeceksiniz ki sıkıntı yoktur evet sıkıntı yoktur ama şunu inanın bir askerlik insanı olgunlaştırır ya ona bir katkıda bulunur askerliğin erkekler üzerinde bir katkısı vardır önceden askerlik böyle önemli bir olguydu askere giden bir kimse döndüğünde böyle biraz olgunlaşır kemale erer böyle sağının solunun oturmasını kalkmasını daha iyi bilir böyle onun üzerinde bir tecelliyatı olurdu cezaevinin de insan üzerinde muhakkak bir katkısı var gönül arzu eder gerçekten böyle arkadaşlar kardeşler böyle kısa da olsa eğitimvari bir şekilde orada bulunması lazım suça meyletmemek adına özgürlüğünün zahirsel olarak tadını kıymetini bilmesi adına küçücük bir yaşam dairesinde yaşamını nasıl zenginleştirebilir nasıl derinleştirebilir batini olarak nasıl genişletebilir bunun tecrübesini ekmek için hoş böyle itikafa giren kardeşler var bizde itikaf ibadeti muhakkak önemli inşâAllah ramazan geliyor ramazanın son 10 gününde şimdiden itikaf hazırlığı yapın inşâAllah kendinizi bu noktada mescidler camiler oluşturmaya çalışın inşâAllah itikafa girin derviş kardeşler 10 günlük itikaf boyunca içeride ibadet maksadıyla eğer yapabilirlerse dünya kelamı konuşmadan çok az yiyerekten hayvansal gıdarlardan ondan sonra uzak durarak tan böyle yağsız tuzsuz lezzetsiz yemekler yiyerekten oruç tutar içeride ilk 3 gün 70’şer bin tevhid ders normal günlük virdinin haricinde 70’şer bin tevhid 4. gün 3. gün peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hadretlerini görürse sesini duyarsa sarığını sakalını onunla alakalı bir işaret görürse 4. gün günlük virdinin haricinde 100 bin lafse-i celal özür dilerim 10 bin salatu selam 5. gün 100 bin lafse-i celal 6. gün 70 bin tevhid 7. gün yine 100 bin lafse-i celal ondan sonra tevhid ondan sonra lafse-i celal olarak 10 günlük itikafı bitirince onda da o hiç kimseyle konuşmama belli bir yerde durma az uyuma az konuşma bunlar o kimsenin üzerine muhakkak bir katkıda muhakkak o kimsenin üzerine manevi bir açılım, manevi bir derinlik oluşturacaktır bu tabi böyle cezaevimle kıyaslanacak bir şey değil ama bunun da cezaevinde hayatı devam ettirirken bunun katkısını gördüm kendi kendime dedim Mustafa Özba itikraftasın tamam bitti itikrafta kal çok yiyor musun hayır çok uyuyor musun hayır itikrafta kal böyle kendine melayanı bir şey koyuyor musun hayır tamam işim bitti ara sıra matkap bozuyordu benim itikafıma başka bir sıkıntı olmuyordu o yüzden bir böyle şey olmuş oluyor böyle bir disiplin olmuş oluyor inşâAllah haddisiplin olacak diye insan sakın suç işleyenlerden olmayın Allâh muhafaza eylesin ve doğru yolda olduğumuza inandım ahlaki sistem açısından ve suça bulaşmama noktasında İslam dünyasının hızla sûfî terbiyeye ihtiyacı var hızla derinlemesine yeniden tekkelerin dergahların güncellenmesi lazım yeniden tekkelerin dergahların işlevini arttırıp güncelleyerekten yaygınlaşması lazım yeniden çünkü alabildiğine ülke gayri ahlaki bir karanlığın içerisine gitmekte suç ve suç şekil itibariyle aynı zamanda çeşit itibariyle hızla artmakta ve suçlular da hızla artmakta cezaevlerinden sorumlu en yetkili kimseye sordum dedim şu anda cezaevlerinde ne kadar var dedi ki denetimli serbestlikten önce dedi iki yüz on beş bin kişi vardı dedi tutuklu hükümlü olarak denetimli serbestlik çıktı dedi bir ay bir buçuk yıl oldu bir buçuk yıl içerisinde denetimli serbestlikte otuz sekiz bin kişi var ve bir buçuk yıl içerisinde hükümlü sayısı yine dedi iki yüz on sekiz bine geldi bir buçuk yıldan daha fazlaya geldi bu şunu gösteriyor iki yüz on sekiz iki yüz yirmi binde iki yüz on sekiz iki yüz yirmi binde kırk binde denetimde var iki yüz altmış bin kişi şu anda hala hazırda hükümlü daha o ceza almamış olanlar hariç uçan kuşu dahi FETÖ’den alıyorlar ya şimdi bunlar hariç hükümlü olmamış daha henüz daha mahkemesi devam edenler hariç iki yüz altmış bin kişi var kırk binde mahkemeleri devam eden hükümlü olmayanları koyun üç yüz bin kişi bu büyük bir rakam bu ülke için biz seksen milyonuz aslında seksen milyon nüfusa Avrupa standartlarında diyorum bakın bunu en fazla seksen bin kişi olması lazım hükümlü seksen beş milyon muyuz şu anda ne kadarız seksen beş milyon seksen beş milyonsa nüfusumuz seksen beş bin kişi hükümlü olması lazım dikkat edin bunun dört katı hükümlü var bu da şunu gösteriyor mevcut bugünkü sistem batmış vaziyette suç ve suçunu üretiyor ve bunu terbiye edemiyor bunu ıslah edemiyor bunun önüne geçemiyor ve biz hukuki olarak değil millet olarak İslam milletindeniz İslam milletinden olan bir ülkede Avrupa ülkelerinin dört katı hükümlü var mevcutta dört katı bu bizim ülkemiz için büyük bir handikap eğitimin, kültürün ıslah edici çalışmaların battığına işaret ve her gün bu artma gösteriyor artıyor mu? bunun bu kadar kar topu gibi arttığının yuvarlandığının bu kadar farkında değildik ben böyle yıllar itibariyle bunlar açıklandığında hasbel kadar bu bilgileri ulaştığımda ben ulaşmaya çalışırdım eski sohbetlerden bilirsiniz dünya yedi milyarsa bunun yedide biri şunda yedide biri bunda diye bu sohbetleri siz hatırlarsınız yedide biri anarşiyle iştigal ediyor dünya nüfusunun yedide biri uyuşturucunun keyif verici o maddelerin etkisinde yedide biri açlığın etkisinde aç yedide biri huuşla alakalı dünya nüfusunun yedide biri gitti anarşiden terörden yedide biri uyuşturucudan gitti yedide birisi huuştan gitti yedide birisi açlıktan gitti yedide üç kaldı gördüğünüz yedi kişinin dört kişisi gitti dünya üzerinde ülkemizde de aynı 150 yıldan beri biz layık olacağız islamın temel öğretilerinden uzaklaşacağız diye bizim ensemizde boza pişirdiler içeriden dışardan 250 yıldan beri bu ülkenin insanlarını bu coğrafyadaki insanları bu Osmanlı’nın bıraktığı terk ettiği yerlerden 250 yıldan beri toplumu cahilleştirdiler ne yazık ki eğitimsizleştirdiler kültürsüzleştirdiler bunu hem bizim katkımız var hem dışarıdakilerin katkısı var bu suçluların ülkemizde de artmasında bizim de suçumuz var devletin de suçu var bütün herkesin suçu var bunda ama bizim yapmamız gereken bir şey var biz hızla eskisinden daha hızlı eskisinden daha fazla gayret göstererekten biz o güzel ahlakın yaşanması güzel ahlakın yaygınlaşması için mücadele etmekle ülkelerimiz bizim derdimiz Kur’ân, Sünnet, Vatan, Milletse biz ne kadar olumsuzluk olursa olsun bu vatan bizim bu devlet bizim bu millet bizim bu din bizim biz mücadeleye devam edeceğiz küsmek, küskünlük yapmak bıkkınlık yapmak bananecilik yapmak yok ne gelirse gelsin başımıza bizim eski kardeşler, eski arkadaşlar 28 Şubat’tan alışkınlar, pişkinler hangi iktidar gelirse gelsin particilik değil bu enesemizde boza pişirirler pişirirler ister A partisi ister B partisi ister C partisi hangisi olursa olsun biz milletin işine gelmeyiz biz bunun farkındayız biz çünkü normalde onların dediği yolda gitmiyoruz ya böyle o yüzden bizi öyle yüzümüze hoş görünürler bizim ama öyle zannetmeyin öyle biz de dost olmazlar biz çünkü birilerinin idaresinin altına girmeyi sevmiyoruz ben kişisel olarak kimlik olarak onu pek sevmiyorum ya size de bulaşıyor bu o yüzden size de bulaşınca böyle biz bir boyundurun altına giremiyoruz bizim derdimiz büyük çünkü o yüzden bir böyle biz yumuşayamıyoruz da bize söylüyorlar zikrullahı bırakın böyle sadece sema edin millete böyle şey yapın bu tip şeyler yapmayın böyle gibisinden bize anlatıyorlar akıl veriyorlar Allâh bizi affetsin o yüzden inşâAllah kardeşler Allâh’ın izniyle bu konuda geri adım atmak gevşemek yok saracağız sarmalayacağız yaralarımızı berelerimizi kırgınlıklarımızı kızgınlıklarımızı öyle oldu da böyle oldu da şöyle oldu da bunların hepsini bir kenara bırakacağız Kur’ân ve sünnet vatan millet mücadelesine devam edeceğiz ufak meseleleri kendinize problem etmeyin bir kaç gündür sosyal medya üzerinden söylüyorum Müslümanlara dışarıdan bir düşmana gerek yok kendi kendilerini yiyip bitirmekte çok mahirler bakın Orta Doğu’ya meşref savaşları yok elini kulağına götürdün yok elini böyle yaptın yok ayağını on santim fazla açtın yok ayağını on santim ince açtın kalın açtın bırakın zaten gayri müslümlerin o Deccâl güçlerinin istediği bu müslümanları birbirlerine kırdırıyor bir örgüt oluşturuyor oradan o örgüt sana kafir diyorsun sen ona kafir diyorsun alıyorsun silahları birbirine vuruyor ondan sonra o canlı film festivali yapıyor yok bilinenler nerede bilinenler tiyatro sanatları yapıyor o bakıyor keyfine sen dövüşüyor o boyuna sen bitmek tükenmek bilmeyen bir savaşın içerisinde giriyorsun İran-Urak savaşı gibi sekiz yıl sürdü olmuyor o ülkenin başına darbeyle bir tane ahlaksız bir tane deccaliyet askeri getiriyor o kendisi kırıyor askerlerini kendi milletini Suriye’deki Afganistan’da savaş bitiyor mu?
Irak’ta bitiyor mu? Suriye’de bitiyor mu? Yemen’de bitiyor mu? Sudan’da bitiyor mu? Afrika’da bitiyor mu? bitmiyor Türkiye’de bitiyor mu? bitmiyor bitmiyor çünkü Müslümanlar Müslümanlar bir Müslüman kimseyi öldürmemeyi bir Müslüman kimsenin namusunu izzetini şerefini diline dolamamayı kendisine Destûr edinemiyor edinemiyor birisi geliyor oy attınız hepiniz küfür ehlisiniz diyor öbür ki diyor ki oy atmadın sen küfür ehlisin öbür ki diyor ki sen şunu şöyle yaptın kafirsin öbür ki onu diyor ki sen kafirsin Müslümanların birbirlerine olan düşmanlıkları bitmiyor ülkeler olarak da bitmiyor mezhepler meşrepler olarak da bitmiyor birbirleriyle de dövüşüyorlar meşreplerde sen sufisin öbür ki sen şu dergahattasın sen bu dergahattasın sen şöyle yapıyorsun sen böyle yapıyorsun onlar da savaşıyor birbiriyle onlar da birbirine laflıyor onlar da birbirini kırıp döküyor yetmiyor bir dergahın içerisinde bir cemaatin içerisinde olanlar da birbirini kırıyor yetmiyor ailenin içerisindeki nerede birbirlerini kırıp döküyor karı koca birbirini döküyor kırıyor evlat anne baba birbirini kırıp döküyor kardeşler birbirlerini kırıp döküyor anne kendi çocuklarını kırıp döküyor çocuklar kendi annelerini kırıp döküyor baba kendi çocuklarını kırıp döküyor çocuklar kendi babalarını kırıp döküyor dışarıda bir düşmana ihtiyaç yok yetmiyor vahşet müminler birey olarak kendilerini kırıp döküyor adam dışarıda kırıp dökcek bir kimse bulamazsa bir birey dışarıda kırıp dökcek bir şey bulamazsa kendisini kırıp döküyor diyor ki senden adam olmaz bırak namazı senin günahın affolur mu ya koy harikasını tövbe ettin de ne oldu ki ya şunu yaptın da ne oldu ki ya bunu yaptın da ne oldu ki ya adam hiçbir şey bulamazsa kendisini kırıp döküyor şeytanın kucağına bırakıyor kendini Allâh muhafaza eylesin ve müslümanlar müminler böyle kırıp döktüğü müddetçe müddetçe dışarıdan düşmana yok üst akıl yaptı yok alt akıl yaptı yok dış mihraklar yaptı yok iç mihraklar yaptı yok bizim dergamıza dışarıdan saldırdılar yok bizim cemaatimize saldırdılar geçin kardeşler bunların hepsini herkes hatayı kusuru kendinde arasın bulsun herkes herkes kendine baksın meşhur ya herkes evinin önüne süpürse şehir tertemiz olur sen evinin önüne süpür kardeşim sen evinin önüne süpürdün mü süpürdün yan tarafta komşu sen evinin önüne süpür deme onun önüne süpür ya o süpürmüyor sen süpür kardeşim elinde mi kalacak sen süpür bir hal gelmiştir hasta olmuştur canı sıkılmıştır nefsine uymuştur bir derdi vardır sen süpür ya mümin kardeşin değil mi mümin kardeşin de olmasın aynı sokağı paylaşmıyor musun? aynı sokağı paylaşıyorsunuz medina antlaşmasını iyi okuyun peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri musevileri de iyi sevileri de ümmet kavramının içine aldı ümmet kavramının içine aldı musevileri de iyi sevileri de süpür kardeşim onun da sokağının önüne süpür cahil bir hristiyan senin başına dert olur cahil bir musevi senin başına dert olur cahil ister dinli ister din siz herkesin başına dert olur bak İslâm dünyasını cahil bıraktılar birbirleriyle dövüştürüyorlar önce tekkeleri kapattılar bakın medreseleri kapattılar işlevlerini güzelleştirmediler çarpıklıklarını değiştirmediler komple kapattılar cahil kaldı insanlar önceden de zaten kapatılmaya müstenit olsun diye cahil bırakıldı tekkelere atanmış şehler koymaya başladılar atanmış şeh vakfiyede memur adam vakıflarda memur şeh olarak atandı karabasi veli tekkesinin son şehri atanmış şehdir vakıflarda memurdur kendisi son şehri inceleyin araştırın karabasi veli tekkesinin son şehri atanmış memurdur atanmış memur dergahların büyük bir çoğunluğunu o hale getirdiler daha Osmanlı’dan başladı bu Osmanlı’dan başladı bu yoldan gelen değil, belden gelene baktılar yoldan gelene değil, atanmış bir tane memur attılar kimisi belden geleni koydu, kimisi de atanmış memuru koydu adamın babası şeh, dedesi şeh, onun şeh doğan çocuk şeh, torun şeh gelecek olanlar şeh büyük handikap adamın oğlu şeh olur mu? olur kardeşim olmaz değil bu kapı kapalı değil, yetişirse çalışırsa Allâh ona verirse olur, herkes olur adam dağsa oğlunu işaret ediyor herkes ona bağlanacak sebep? akçe geliyor akçe akçe geliyor yemeğin iyisi yemeğin güzeli akçe hinderin altına, cebine onu başkasına yedirir mi adam? arkasından gelen oğlan yesin onu yanına dergâh bir, yanına otel yanına lokanta, yanına kırahtane yanına alışveriş yapılacak dükkanlar bir tane haç ömre şirketi olmadı bir tane de yanına market, şu bu hadi dervişler toplanın bir de market açıyoruz herkes versin canım herkes bir yerden alışveriş yapacak ondan sonra kalkıp da oradan para mı isteyeceksiniz? bu kadar şey mi olur? bu ne? oğlu şeyh öbür taraftan kardeşi diyor buzdan bizim de nemalanmamız lazım sen de git filanca yerde şeyh oğlu o da gidiyor filanca yerde şeyh ona da bir tane dergâh, bir tane otel, bir tane yat, kat, ev bir tarihte birisi geldiydi bana dedi ki Mustafa abi bir şey soracağım sana sor dedim abi zakirlere ev yapılıyor mu dedi lan nereden çıktı dedim ben kirada duruyorum ne oldu dedim abi biz filanca bizim zakirimizdi altı dergâh üstü ev yaptık iyi dedim ben dinliyorum şimdi onu abi dedi şeyh efendi şimdi onu zakirlikten aldı ben gayri ihtiyar eyvah dedim ben ne oldu dedi ulan oğlum bir ev daha yapacaksınız siz şimdi dedim abi öyle oldu zaten dedi ne oldu dedim ben e dedi abi bir abimize dedi bundan sonra zakir sensin dedi dedi o abi de diyor ki dedi bana da bir dergâh bana da bir ev yapacaksınız diyor dedi e dedim çalışın abicim gayret edin siz biraz daha ticaretinizi arttırın yapacaksınız artık dedim usulünüz buysa sizi abi sizde usul ne dedi valla bizde usul filan yok biz ne para toplarız ne para isteriz parayla pulla işimiz olmaz bizim dedi ben de kirada duruyorum Cenâb-ı Hak verirse ticaret ediyoruz inşâAllah olacak dedi yapacak bir şey yok dedim abi sizde para toplanmıyor mu dedi yok dedim ben ya abi ben dergaha bıraksam size gelsem dedi valla sen gelme bize dedi neden dedi sen bu saflığında bizi de bozarsın abicim böyle durdu aman gelmeyin sizde bir arada 3-4 tane kadın geldi dedi tekkeye yukarı biz buraya gelip gidiyoruz ders alacağız ben filanca şeyefendiye gidiyordum önce telefon açtı bize bin lira gönder götürdük iki bin lira getir götürdük beş bin lira götürdük on bin lira götürdük getirmezseniz helak olursunuz yirmi bin lira istedi götürdük en son evimizi istedi dedi evi vermeseydiniz dedim onu da verdik hocam dedim en sonunda dedi parayı yetiştiremiyoruz dedi biz bırakacağız dergaha dedi biz size bağlanmak istiyoruz sizde ev kalmamış dedim ben ne yapayım siz işim dedim siz dedim parayı bulun evi dedim vermişsiniz dedim geliyorsunuz şimdi bize aman gelmeyin bize dedim ben neden dedim ya siz dedim gerçekten bizi bozarsınız biz dedim böyle şeyler alışkın değil o yüzden sen dedim girmeyin bize gelmeyin dedim çocuk söylüyorum dedim ya insanın düşmanı dahi akıllı olmalı bunların aklı yok gelir bozar ortalığı Allâh muhafaza eylesin o yüzden dedim aman gelmeyin e şimdi böyle olunca dergahlar bozuldu tekkeler bozuldu ehli insanlar yok bunu anlatıyorum önümüzdeki günlerde yıllarda bunu yaşayacak insanlar evet bunu yaşayacak bu ülke insanı tekkelere dergahlara atanmış şehler gelecek memur maaşlı evet o şeyhim diyenler de sıraya girecekler oradan maaş almak için emekli olmak için imam azam hazretleri unutmayın bu sebepten dolayı şehit edildi imamın serahsı bu sebepten dolayı hapsedilip şehit edildi imam azam hazretleri bu sebepten dolayı hapsedilip şehit edildi nice şehir efendiler bu sebepten dolayı sürgün edildi başlarındaki zalim hükümdarlar başlarındaki zalim yönetimler o şehir efendileri sürgün etti hapsetti çünkü çarpık sistemin çarpık yönetimin oyuncağı olmadılar şimdi tarih kitablarını da okuyoruz o zalim emeviler imam azam hazretlerini hapsedip şehit ettiler doğru o gün emeviydi adı oydu ondan önce adı firavundu ondan önce nemruddu değişmiyor bir şey siz firavunun koltuğu boş durmaz nasıl peygamberlerden sonra Allâh’ın dostları velileri gelip dinin yaşanması ve muhukumiyeti için mücadele ederlerse onlar var olacaklarsa kıyamete kadar şunu unutmayın aynı o peygamberlerin karşısına çıkan müşriklerin koltukları da boş kalmaz firavunun koltuğu boş kalmaz nemrudun koltuğu boş kalmaz ebu cehinin koltuğu boş kalmaz kalmaz o koltuğa birisi gelir otururuz bunun tamamını deccaliyet deyin siz millet oturur Deccâl bekler Deccâl eksik değil millet oturur mehti bekler eksik değil hiçbir zaman eksilmez onlar hiç eksilmez her zamanın deccalı vardır her ülkenin deccalı vardır her şehrin deccalı vardır her sokağın deccalı vardır her evin deccalı vardır her evin mehdisi vardır her sokağın mehdisi vardır her köyün mehdisi vardır her şehrin mehdisi vardır her beldenin mehdisi vardır her ülkenin mehdisi vardır tüm dünyanın mehdisi vardır eksik değildir bununla aldanmayın Vaat edilen Mehdi gelecek mi amenne ve saddakına gelecek?
Bunda şekşük yok, Padişah-ı Şerif’i inkar etme değil. Vaat edilen Deccâl gelecek mi? Şek şüphe yok, o da gelecek. Ama o koltuklar boş değil. O koltuklar boş değil. O koltuklarda o hizmeti devam ettirenler var. O yüzden yakındır. Tekkelerin başına atanmış şehirlerin gelmesi Allâh muhafaza eylesin. Yakındır. Ehliyetsiz insanların insanların başlarına önder olması. Allâh muhafaza eylesin. Düşünebiliyor musunuz? Yeni fetöler oluşmayacak diye dergahlara, tekkelere saldırıyorlar. Buradan insanları da birisi telefon açsa, bir jurnallese fetöce olarak gider. Hiç kimse bakmaz gözünün yaşına. Evet. Cenâb-ı Hak hürmeti Muhammed’i korusun, muhafaza eylesin. Cenâb-ı Hak memleketimizi korusun, muhafaza eylesin.
Cenâb-ı Hak cümlemizi korusun, muhafaza eylesin. O yüzden kıymetli kardeşler Allâh’ın izniyle öyle yeniden silkelenip, yeniden kendimize gelip yolumuza revan olacağız. Dağılmadan, sarsılmadan önümüze gelen engelleri aşarak, önümüze gelen engelleri geçerekten Kur’ân ve Sünnet, vatan ve millet mücadelesine devam edeceğiz. Bu ümmetin kurtuluşunu gördüğünüz zaman ancak vazifenizin kırmızı alanda ise altına sarıya geçecek. Bu yangın devam ettiği müddetçe ümmeti Muhammed’in içinde, bu cehalet ümmeti Muhammed’in içerisinde devam ettiği müddetçe, bu ayrılık, bu gayrılık, bu birbirine düşmanlık devam ettiği müddetçe biz çalışmaya, gayret etmeye, koşmaya devam edeceğiz. Sakın gözünüzü makama, sakın gözünüzü mevkiye, sakın gözünüzü dünyaya çevirmeyin.
4. Bölüm
Makam, mevki, dünya sizi aldatmasın. Sakın başlarınızdaki abilerinizi eleştiri hastalığına tutulmayın. Sakın birbirinizi acımasız bir şekilde eleştirip alt etme hastalığına tutulmayın. Sakın birbirinizin eksik ve noksanlıklarını, kusurlarını gözünüzde büyütüp şeytanın çocuğu, şeytanın talebesi olmayın. Sakın kardeşlerinizin üzerinde olumsuz şeyler düşünmeyin. Sakın kardeşlerinizin velev ki hata ve kusurlarını bir başkasına aktarma hastalığına tutulmayın. Birbirlerinize düşmanlık yapmayın. Birbirlerinize karşı hasislenmeyin. Birbirlerinizi çekiştirmeyin. Kardeş olun Allâh için. Sûfî birinci derecede kendi kardeşinde fena olur. Ona biz sûfî dilinde fena fi derviş deriz. Kendi derviş kardeşinde fena olmak.
Kendi derviş kardeşinde fena olmak deyince bunun en alt zemini. En alt zemini. En alt zemini. Senin kardeşlerine zarar vermemendir. Senin kardeşlerinin senin elinden dilinden emin olması demektir. En alt zemin. Bunun fena olma yolu sizin en hayırlığınız, etrafına en fazla faydası dokunanınızdır. Bunun fena olma yolu kardeşlerine hayırlı olma, kardeşlerine iyilik yapma. Kardeşlerini kardeş gibi tutmadır. Bu seni fenaya götürür. O yüzden dedi komşusu açken tok yatan bizden değildir diye. Sen kardeşini görüp gözetmekle mükellefsin. Kardeşlerinizi görüp gözeteceksiniz. Birisi kardeşinizin aleyhine sizin yanınızda konuşuyorsa susturacaksın. Susturmazsan dilsiz şeytansın. Haksızlıklar karşısında susan dilsiz şeytandır.
Susma. Kardeşim kardeşimizin hakkında konuşma. Bitti. Konuşma. Hayır, hah olun. Hiçbir cemaata, hiç bir tarikata laf atmayın. Allâh diyen bir toplulukla uğraşmayın. Lâ ilâhe illâllah Muhammed’in Resûlullâh diyen bir kimse müslümandır. Eksiklikleriyle, noksanlıklarıyla, yanlışlıklarıyla, günahın dibine batsa dahi. Müslümandır. Fuhuş da yapsa, içki de iste, kumar da oynasa, faizcilik de yapsa, dünyanın en lanetlik işini de yapsa, lâ ilâhe illâllah Muhammed’in Resûlullâh diyorsa sen onu tekfir edemezsin. Tekfir etme hiç kimseyi. Hiçbir cemaata, tarikata laf söyleme. Hiçbir kimsenin şeyhine laf söyleme. Hiçbir kimsenin cemaatinin başındaki hocasına laf söyleme. Bırak. Doğruyu söyle. Hakikati söyle.
Kur’ân ve sünnetin doğrusunu ve hakikatini haykır. Ama şahısların eksik ve noksanlıklarını diline düşürme. Zekat parasıyla okul yapamazsınız kardeşim. Zekat parasıyla kuran kursu yapamazsınız. Zekat parasıyla siz inşaat yapamazsınız. Zekat parasıyla arsa alamazsınız. Zekat parasıyla siz şirket kurup araba alıp satamazsınız. Zekat parasıyla şirket kurup siz örneğin alışveriş merkezleri açamazsınız. Zekat birinci derecede fukaranın hakkıdır. İkinci de miskinlerin hakkıdır. Bellidir zekatın kimlere verileceği. Zekatın kimlere olacağı bellidir. Sen zekat parasıyla işletme açamazsın. Biz işletme açıyoruz da fakir fukaraya oradan bakacağız. Otur oturduğun yere dini ifsad etme. O zekat fukaranın hakkı.
5. Bölüm
O zekat fukaranın hakkı. O zekat parasıyla sen beş yıldızlı okullar yaptırıp beş yıldızlı yurtlar yaptıramazsın. Beş yıldızlı kuran kursları yaptıramazsın zekat parasıyla. Bu kadar. Ya ne yapalım kardeşim sen beş yıldızlı otelde zekat parasıyla iftar veremezsin. Veremezsin. Beş yıldızlı otellerde de iftar olmaz. Olur öyle olur. Olmaz. Şirin görünme. Git. Telefrik mahallesinde bir mahallede iftar var. Vereceksin. Git. Fakir mahallelere git. İftar ver oradan. Git fakir mahallelere erzak dağıt. Hava ataraktan böyle kamyonun üzerinde ataraktan edepsizce de değil. Ahlaksızca değil. O ahlaksızlık. O edepsizlik o. Hazret-i Hasan efendimizden daha kıymetli misin? Gece yarısından sonra küfesini doldurur.
Medine’nin arka sokaklarında varışlarında ne kadar fakir fukara var ise hepsini de kendi sırtında küfesiyle onlara erzak dağıtırdı. Sırtı nasır tutmuştur. Şehit olduğunda yıkanırken sırtındaki nasırların nereden olduğunu yıkayan kimseler kendi kendilerine düşünmeye başladılar. Sonra vefat ettiğini duyan Medine’nin arka sokaklarındaki varışlarındaki 500-600 tane aile birden velini nimetimiz vefat etti. Bundan sonra kim bizi görüp gözetecek diye bağlaşmaya başlayınca anladılar hazreti Hasan efendimizin ne kadar cömert olduğunu ve ne kadar bu noktada fakir fukarayla ilgilendiğini. Gece yarısından sonra yapardı ve sordular yanındaki hizmetçisine ne yapardı geceleri. Dedi ki gece yarısından sonra küfesini doldurur sabah namazı vakit kadar Medine’nin varış sokaklarındaki fakir fukaralara yiyecek dağıtırdı dediler.
Ama bu Müslümanlar öyle Müslüman ki o zaman da o Müslümanlardan vardı. Hazret-i Hasan efendimizin cimri olduğunu söyleyecek kadar dillerine sahip değildiler. Onun dahi dedikodusunu yapıyorlardı. Bu cimri dedesi gibi cömert değildi. Ramazan geliyor şimdi. Derviş kardeşler davetli olsanız dahi o beş yıldızlı otellerde iftara gitmeyeceksiniz. Bir yere girerken kendi kendinize şunu soracaksınız. Hazreti Muhammed Mustafa sağ olsaydı sallallâhu aleyhi ve sellem. O önde ben arkasında buraya girer miydi? Çok basit. Çok basit. Çok basit. Ölçü çok basit. O sağ olsaydı. Sağ olsaydı. Bunu zahiren söylüyor. O sağ zaten. Ona ölü diyen kendisi ölüdür. Yürürken öyle tefekkür edeceksiniz. Biz sûfîlik eğitimi terbiyesiz alırken şeyhimden o bana öyle söylemişti.
Mustafa efendi evladına dedi. Yolda yürürken önümde şeyhim yürüyor diye yürürdük biz dedi. Ölçü buymuş demek ki önümde şeyhim yürüyor diye yürüyecek yolda girerken. Senin önünde şeyhim yürürse sen gözüne sahip çıkamıyorsan kalbin çıfıt çarşısı senin. Senin şeyhin önünde yürürken sen avare dolaşıyorsan kalbinde zikir yoksa çıfıt çarşısı senin bedenin derviş. İçin değil. Ben şeyhim gibi üstadım gibi bir şeyhim değil. Onun gibi olmam mümkün değil. Bizim öyle bir maneviyatımız yok. Allâh bizi affetsin. Size tavsiyem şu. Önünüzde Muhammed Mustafa sallallâhu aleyhi ve sellem yürüyormuş gibi yürüyün. Evinize girdiniz o gelecek diye düşünün. O gelecek. O muhakkak uğuracak. Evinizi öyle yaşayın ve yaşatın.
O uğuracak neden? Sûfî’nin akşam girdiği var ya. Akşam girdiğinde 100 tane salatu selam var ya en az. E ne buyurdu kim bana salatu selam getirirse başımda görevi bir melek vardır. O melek bana söyler der ki ey Muhammed sallallâhu aleyhi ve sellem ümmetinden felanca sana salatu selam getirdi. Ben de ona salatu selam getiririm. Üstadımız öyle derdi. Aşkla bir kimse salatu selam getirirse Muhammed Mustafa sallallâhu aleyhi ve sellem onun ağzından daha çıkarken o da ona salatu selam getirir. Daha ağzından çıkarken O zaman sen öylesine salatu selam getireceksin ki evinde. O canlar cananı o peygamberler sultanı o varlığın sebebi müsebbibi o Allâh’ın dostu o Allâh’ın nebisi o Allâh’ın peygamberi tabiri caizse senin ağzından alacak salatu selamı o zaman evinde ona göre yaşa o zaman evini ona göre tut o zaman evinde ona göre hareket et o zaman evinde Muhammed’i kokusu olsun ona göre yaşa sokakta da öyle yaşa iş yerinde de öyle yaşa etrafında da yaşatırken öyle yaşatmaya gayret et ki önünde yürüdüğünü göresin madem ki ölü değil madem ki ayetle sabit sab madem ki ayetle sabit bir konuda ihtilafa düşerseniz Allâh ve Resulüne götürün buyurdu madem ki sağ ve Resul size bir şeye hükmederse alın kabul edin dedi buyurdu ayetle o zaman gaflete düşme sakın ölü deme sakın yaşadı gitti deme sakın o hadisin karcıları gibi olma sakın o peygamber düşmanı gerçekte olup kendilerine biz sadece Kur’ân’a bakarız diyenlerden olma aldanma sakın o 1400 yıl öncesinden hükmetti bir kısım insanlar dedi rahat koltuklarına oturur bacak bacak üstüne atar hadîs-i şerifin metni bu bakın nasıl tarif ediyor onlar diyor lüks koltuklara otururlar bacak bacak üstüne otururlar ellerine de diyor Allâh’ın kitabını alırlar derler ki diyor sizinle bizim aramızda Allâh’ın kitabı var biz peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin sünnetlerini kabul etmeyiz derler benim hadislerimi inkar edenler ben onlardan uzağım diyor dikkat et Allâh muhafaza eylesin sakın bunlara uyma şimdi ramazan geliyor televizyonlarda bunlar boyu gösterecekler ramazan geliyor ya televizyonlarda bunlar boyu gösterecekler oturacaklar hangi sakız orucu bozar hangi sakız orucu bozmaz bunları dandikten şeyleri tartışacaklar orucu sulandırmak için ibadetleri sulandırmak için uğraşacaklar Allâh muhafaza eylesin o yüzden önünde önünde o yürüyormuş gibi yürü o yürüyormuş gibi yürü seyahat yapıyorsun onu götürüyormuş gibi git onu götürüyorsun ona gidiyorsun öyle davran inşâAllah böylece ramazanı da güzel geçirelim inşâAllah böyle daldan dalı atladık oradan buradan konuştuk aslında niyetim oruç ayı o yüzden böyle oruçla alakalı hadîs okumak ve aynı zamanda da oruçla alakalı bir şeyler söylemekti ama şuradan inşâAllah bir iki tane hadîs ondan sonra bir iki tane de orucu bozan şeyler okuvereyim Allâh’ın izniyle inşâAllah ondan sonra zikrimizi yapalım gecemizi inşâAllah hayırla bittirelim Ebu Hureyre radellahu anh hazretleri naklediyor hadisi kutsi Allâh şöyle buyurdu ki Ademoğlunun her ameli kendisi içindir yalnız oruç hariç çünkü o benim içimdir onun mükafatını da ben vereceğim oruç bir kalkandır sizden bir oruçlu halde olduğu günde edebe aykırı kötü söz söylemesin bağırıp çağırmasın oruç tutanlar kötü söz söylemesin bağırıp çağırmasın şahit biri ona kötü söyler veya kendisiyle dövüşürse ben oruçluyum desin iki sefer üç değil iki sefer sünneti resûlullâh da iki sefer ben oruçluyum sakın üç söyleme sebep sebep Hz.
Muhammed Mustafa iki söyledi üç söyleseydi onunla dövüşen helak olur anladınız karşınızdaki ya eşinizdir ya kardeşinizdir ya arkadaşınızdır ya akrabanızdır ya çalışanınızdır onu helak edinceye kadar uğraşmayın o seninle dövüşse dahi bakın nasıl rahmet merhamet peygamberi dövüşse dahi helak olmaması için uğraşıyor Allâh muhafaza eylesin Muhammed’i irade ve kudretiyle yaşatan Allâh’a yemin ederim ki oruçlunun ağzının kokusu Allâh katında mis kokusundan daha iyidir ya ben oruçlu ağzımın kokusunu gidereyim ağzının kokusunu ramazanın haricinde gidereceksin bu şart mı evet ağız kokusu giderilmezse boşanma sebebi mi evet ağız kokusu vücut kokusu insanın cinsel organlarından çıkan kokular önünden arkasından bunlar boşanma sebebidir bir kimse bunları tedavi ettirmekte hükümlüdür kadın erkek o yüzden hazreti peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri diş sağlığına ağız sağlığına vücut sağlığına çok dikkat ederdi ağzınız kokmayacak vücudunuz kokmayacak cinsel organlarınız kokmayacak dervişin üzerinden böyle bir koku çıkmaz müslümanın müminin üzerinden böyle bir koku çıkmaz yaz geliyor dikkat edeceksiniz ama ramazanda veya oruçluyken ağzınızın kokusunu gidermeye çalışmayın çünkü oruçlunun ağız kokusu ona miskan ver gibi gelir o sevgili gelir senin dudağından ağzının kokusunu alır senin ağzının oruçlu kokusu olsun gıybet kokusu olmasın dedikodu kokusu olmasın küfür kokusu olmasın sakın ha ağzında oruç kokusundan başka koku olmasın soğan sarımsak ya mescidimize gelmesin dedi neden soğan sarımsak kokusundan hey mümin kardeş gıybet kokusundan nerelere gideceksin dedikodu kokusundan nerelere gideceksin soğan sarımsak yiyen mescidimize gelmesin dediğine göre gıybet edeni sen düşün dedikodu edeni sen düşün iftira edeni sen düşün diline sahip çıkmayanı sen düşün onu Allâh muhafaza eylesin oruçlu için ferahlanacağı iki sevap vardır oruçlu için ferahlanacağı iki sevap vardır bir iftar ettiği zaman sevinir iftar ettiğinizde sevinin Allâh’a hamd edin Allâh’a şükredin Allâh’ı zikredin iftardan önce hemen önce yapılan dualar geri çevrilmez dua edin hemen iftardan önce o Medine-i Münevvere’de Ramazan ömresine gidenler bilirler dua dua üstüne bir mırıltı böyle Medine-i Münevvere’de ne güzel o sünneti işliyorlar sofralar hışır hışır açılıyor sessiz kimisi Kur’ân-ı Kerim okuyor kimisi salatu selam getiriyor kimi dua ediyor bir cennet kokusu Medine-i Münevvere’de bir cennet kokusu tam iftar vakti Cenâb-ı Hak hepinize nasip etsin amin bir iftar edeceği zaman sevinecek iki Rabbine kavuştuğu zaman bir ahirete rücu ettiğinde Rabbine kavuşacak bu mecburi istikamet kafir-i mümini münafı hepsi de ona kavuşacak ona döndürecek oruç tutanın o gün için kıymeti fazla olacak sen sufisin bizim o kadar bekleyecek zamanımız yok biz inşâAllah iftarı onunla beraber yapalım o yüzden sevinciniz kat ve kat artsın o esnada Allâh bizi öyle oruç tutanlardan eylesin hemen şuradan orucu bozan bir kaç tane şey okuyalım sonraki derste devam edeceğiz uykudayken ihtilam olur bir kadına bakıp boşalır yağ sürünür kan aldırır sürme sürünür ya da eşini öperse orucu bozulmaz ihtilam oldu bir kadına baktı boşaldı ihtilam oldu gece ihtilam oldu kadın erkek bir kadına baktı boşaldı erkek için yağ süründü kan aldırdı bunlar orucu bozmadı sürme sürdürdü orucunu bozmadı eşini öptü orucunu bozmadı ama dikkatli ol arkasını getirirsen orucunu bozarsın ondan sonra var ya bir tane sahâbe geldi ben yandım ya Resulallah ne oldu dedi oruçluydum ilişkiye girdim 66 tutacağım 61 tutacağım başıma geldi oruçtan gelmedi mi dedi nereye 61 tutacağım ne geldiyse oruçtan başıma geldi zaten dedi o zaman doyuracaksın insanları dedi ben bu Medine’nin çukurunda benden fukarası var mı nereye kimi doyurayım sahâbe inatçı mübarek Hazreti Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem gitti evinden bir avuç hurma aldı aldı getirdi dedi al bunu dağıt dedi insanlara infak et benden daha fukarası var mı bu Medine benden daha fukarası var mı ki Resulallah dedi sallallâhu aleyhi ve sellem Hazreti Peygamber efendimiz tepesi mi etti sizin gibi dedi al götür ehlin neye bunu dedi al götür ehlin neye Allâh sizin kaldıramayacağınız büyük yüklemez size hasta olanlar şeker hastası olanlar elinde insulün dolaşanlar şeker hastası kalp hastası hamile çocuk emziriyor katlanması götürmesi zor kardeş yapma paran varsa fakir fukaraya dağıt o fakir fukaranın da hakkı var canım dahşiyecek değil ya millet bakıyorlar birisi zengin olsa da şeker hastalı olsa da biz de yiysek parası bakıyorlar birisi zaten normalde genelde zenginler şeker hastası kalp hastası olur zengin hastalıdır öyle o yüzden birisi şeker hastası deyin kendinize bu zengin hastalı eğleneversin parası birisi kalp rahatsızlığı versin parasını eşini öpmesi veya ona dokunmasın sebebiyle boşulursa orucu bozulur ve kaza etmesi gerekir eşini öptü veya dokundu ihtilam oldu kadın erkek orucu bozuldu onu kaza edecek o zaman bakın kaza edecek bir güne bir gün bire 61 değil bire 61 ne zaman cinsel ilişkiye girerse adam dokundu gitti kova devrildi bir güne bir gün öptü kadın erkek kova devrildi bir güne bir gün ilişkiye girdi 61 ya nasusu bir avuç hurmayla iş halletti öyle bir şey yok sakın ha var senin için değil kendinize bir yol aramayın oradan Allâh muhafaza eylesin aman kendinize dikkat edin öyle ya nasusu bir avuç hurmayla bu iş bitti sakın ha Allâh muhafaza eylesin kendine güveniyorsa kişinin oruçluyken eşini öpmesinde bir sakınca yoktur fakat kendine güvenmiyorsa mekruhtur okuduğum kuduri kendine güvenmiyorsa mekruh öyle kendi kendinize babaytlık yapma bahadırlık yapma ben bizim dervişleri tanırım lan pısırık dervişi sevmem zaten bizim içimizde de pısırık yok zaten bizimkiler mâşâAllah mermi gibi her biri öyle ben kendime güvenirim bir şey yapmam deme aman kardeşim ben dervişleri bilirim dervişler cikullah yaptığı için maddi manevi kuvvetli olurlar öyle pısırıklı bir kimse bizim içimizde fazla yaşayamam zaten öyle otocöpe dokunmayan öyle suya sabuna dokunmayan bizim içimizde yaşayamam biz böyle güldür güldür fırat nehri gibi bakar gideriz çünkü biz bizim önümüze ne kadar çer çök ne kaldı onlar da içimize katar götürürüz yok orasini yıkmıcaz yok burasina dokunmayalım öyle bir şey olmaz bir bakmışım biz yarmışız ortasından gidiyoruz bizden öyle çok böyle halim selim böyle süklüm püklüm bir şey beklemeyin biz kırarız dokarız kaza yaparız yan yatarız çamura batarız patinaş çekeriz kimsenin çıkmacağı daha biz çıkcaz diye uğraşırız yolda çatlarsak çatlayalım patlarsak patlayalım biz gözümüzü dikeriz uludan tepesine gidip oraya bayrağı dikcez diye uğraşırız bizim halet ruhiyemiz bu bizim fıtratımız bu yapamayız biz bize deseler ki şurda bir ordu gelecek burda zikrullah yapma yaparız basılırız gideriz oraya ne yapıyordunuz zikrullah yapıyorduk yok biz çayı içiyorduk yok çorba içiyorduk yok zikrullah yapıyorduk nasıl yapıyordunuz Allâh bitti bu kadar biz böyleyiz o yüzden öyle kendi kendinizi kandırmayın ben dokundururum bir şey olmaz değil sen dokundun mu dağ devrilir kova da değil dokunma kardeş böyle vardır ya böyle ne güzel böyle ben bakarım böyle özenmem derim ya ne kadar böyle adam yumuşak böyle halin selin böyle vur ensesine ali lokmasını böyle bakıyorum ben böyle diyorum Cenâb-ı Hak beni böyle yaratmamış benim ensemi vurmaya kalkmasın adam böyle gözümün içine baksın bütün lokmam onun olsun öyle ensemi vurmaya kalkmasın Allâh muhafaza eylesin öyle İsa aleyhisselâm için söylenir ya onun bir tokat vururdu öbür yanağını çevirirdi bir tane de oradan vurdu biz öyle değiliz İsa aleyhisselâm kusuruma bakmasın benim bana küsmesin yok biz öyle yanağımıza tokat vurdurmayız biz öyle sufilerden değiliz yok vurdurmayız biz Allâh muhafaza eylesin biz vurulması gerekeni dövülmesi gerekeni döveriz övülmesini gerekeni överiz boyun bükülmesi yerde boyun bükeriz birine laf söylenecekse söyleriz yapamayız biz haram yok yalnız Allâh muhafaza eylesin söylenmesi gerekeni söylemektir erdemlilik yapılması gerekeni yapmaktır erdemlilik bizim halimiz bu o yüzden Allâh muhafaza eylesin öyle ben kendime güveniyorum ben dokununca Uludağ devrilmez diye düşünmeyin siz uzak durun dokunmayın siz Uludağ’daki karlar da erimesin ortalık sel basmasın ova mova ortalıkta hiçbir şey kalmasın Allâh muhafaza eylesin iradesi dışında kusarsa orucu bozulmaz iradenin dışında kusarsan kusmak orucu bozar derler iradenin dışında kusarsan bozulmaz husesi çok özür dilerim kusmak için parmak atarsan o zaman oruç bozulur öbür türlü iradenin dışında kendi dilinden gece yatarken kocaman bir ekmeği yedin ondan sonra kustun malum kusacaksın zaten o kadar yersen abur cubur kusacaksın o orucu bozmaz abur cubur yemeği ben yokken baktım mâşâAllah baya sevmişsiniz baya küle almışsınız bizim baktım halıları düzeltmeye geldiler Hüseyin ile Adnan dedim bu ne hal Hüseyin de böyle yapıyor bu ara kaçırdık efendim lan ne kaçırması kalmamış hiçbir şey çilbiri milbiri atmışın kenara bunların her ikisinin göbeği kendilerinden önde gidiyor biz boyuna kemer daraltıyoruz bir delik daha sakın ramazanda herkes kilo verecek Murtaza başta sen ha verdim diyorsun ramazandan önce sakın ramazandan kilo olarak çıkmasın hiç kimse sakın ha böyle bir şey olur mu adam ramazandan kilo alarak çıkıyor tartılın hepiniz kaç kilo giriyorsun seksen ramazan bitince tekrar tartılacak ideal olan yetmiş beşe düşmen yetmiş altıya düşmen hiç olmazsa seksen ile çık sen de ver biraz ona göre sana söyledim zaten Ali böyle giderse nahtı okuyamazsın sen senin mide ne diyafram bırakmıştır ne akciğer sessiz olup kesilmiştir sende yok gördüklerimin hepsi de kilo almış gelip gidene baktım bir iki gündür böyle gelip gidiyor herkes Allâh razı olsun baktım herkes kilo almış Ahmet Acar bile almış bugün kim düğün bugün görüştüklerimin hepsi de kilo almış bir program yapacağız inşâAllah kasten ağız dolusu kusarsa orucu bozulur ve kaza etmesi gerekir bir kimse çakıl taşı veya demir yutarsa orucu bozulur eşiyle önden veya arkadan kasten ilişe girer veya gıda maddesi olan bir şeyi yer veya içer ya da onunla tedavi olursa orucu bozulur ve hem kaza hem kefaret gerekir oruç kefareti zihar kefareti gibidir bir kimse eşiyle iki yoldan biri haricinde ilişkiye girer ve boşalırsa kefaret değil kaza gerekir burada kaldınız şimdi değil mi kaza eşiyle ilişkiye girmeyecek öbür türlü ne oluyormuş eşiyle ilişkiye girerse kaza ve kefaret eşiyle ilişkiye girmeden boşalırsa ne oluyor kaza gerekiyor Allâh bizim oruçlarımızı şimdiden kabul eylesin Allâh’ın cümlemizi mağfiret eylesin bu soru yazanlar bana haklarını helal ederler mi varsa benim soruma illaki cevap verin diyen ona cevap vereyim ama saat 11’e geliyor o yüzden peki hakkınızı helal edin Lâ ilâhe illâllah Hak Muhammedün Resûlullâh cemiyen enbiya-i vel muslim vel hamdü lillahi rabbil alemin ve cemaat selevatun
Kaynakça
Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbetinden derlenmiştir.
Kaynak video: YouTube
İlgili Sözlük Terimleri: Zikir, Tevhîd, Kalb, Sünnet, Şeyh, Çile, Hamd, Dervîş. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı