Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Dergah Sohbetleri Serisi ·

509. Dergah Sohbeti — Muhacir Hadisi: Asıl Hicret, Türkiye’nin Sınavı ve Çocuk Mahremiyeti

Mustafa Özbağ Efendi'nin dergah sohbeti: 509. Dergah Sohbeti — Muhacir Hadisi: Asıl Hicret,…. Tasavvuf, ahlâk ve mânevî yol üzerine kapsamlı açıklamalar.


1. Bölüm

Selamun aleyküm. Allâh gecenizi hayırla eylesin. Allâh gündüzünüzü hayırla eylesin. Ayınız, yılınız, ömrünüz hayırla eylesin inşâAllah. Amcamlarla ortak bir miras meselesi var. Arsa sadılacak. Biz almak istiyoruz ama onların bilmesini istemiyoruz. Tanıdığımız birini aldırıp sonra ondan biz alsak uygunsuz bir şey olur mu? Ticareten caiz olursun. Allâh alımı satımı serbest faizi haram kıldı. Kaza namazlarımızda zam mı sure okunur mu? Kaza namazları da normal farzar gibi. Ne yapılması gerekiyorsa yapılır. Çocuklara zikri nasıl anlatabiliriz, ne tavsiye edersiniz? Çocukları zikri anlatmaktansa yanında on zikir yaparsanız, çocuklar zikrullahı fiili olarak görürler. Bugünlerde. Ne de SAA bazı yol medyada ABD’nin Türkiye fiili bir girişimi ve iklim silahı hakkında bu konu hakkında düşüncelerini öğrenebilir miyiz?

Bu yapılan saldırıları ve işgal söylemlerin amacı Türk halkını korkutup sindirip hükümete baskı yapılmasını hedeflemektedir. Geri tepti. Uzun bir mesele ama bunların hepsi de bu tip şeylerle bu sindirip devlete baskı, hükümete baskı olması için yaptılarsa hepsi de geri tepti. normalde tutmadı hiçbir şey. Eğer böyle sindirmek için yapmışlarsa Türk milletini tanımıyorlarmış. Tanımadıkları da çıkmış meydana. Sindirmek için yaptıklarını zannetmiyorum. Açıktan müdahale etmeye çalışıyorlar. Yaklaşık 10 yıldan beri müdahale etmeye çalışıyorlar. Bunun son 5 yılı açıktan müdahale ediyorlar artık böyle. 5 yılın içerisinde son 3 yıl ve bu yaşadığımız son yıl artık trendini açıkça yukarı doğru çektiler.

Ama hiçbirisi de başarıya ulaşmadı. Sonuçta hepsi de geri tepti. Hepsi de ellerinde patlıyor. Biraz bizi zorluyorlar, vaktimizi alıyorlar. Ama ellerinde patlıyor hepsi de. Ve ellerinde de patlamaya devam edecek böyle giderse. Bu normalde son darbe girişimi. Darbe girişiminden önceki meseleler. Ardından bu DAİŞ ile PKK ile PYD ile saldırmalar. Bugün CHP genel başkanına saldırı. Bunların hepsi de bir komple tasarlanmış, ayarlanmış, ölçülmüş, biçilmiş davranış biçimleri. Bu normalde bilhassa 15 Temmuz’da ritmik olarak hiç umulmadık bir cevap verildi. O yüzden o cevabın uzantıları var. Bunu daha önce de söylediğim burada bırakmak istemeyecekler bunu. Burada bırakmak istemeyip bize saldıracaklar bir şekilde diye.

Ama Türkiye daha enteresan bir şey yaptı. bize saldırıp da saldırıları kendi göğsünde evretmektense karşı hamle yaptı. En güzel savunma saldırmaktır. Deyip hiç umulmadık bir noktada, umulmadık bir zamanda. Karşı hamle yaparken herkesi gururi durumuna düşürdü. Bu son Suriye hamlesi muhteşem bir hamle oldu. Daha bir hayli abdest alacaklar onlar. Bir hayli sıkıntı var. normalde bir hayli bunun üzerine gelmek isteyecekler, bunun intikamını almak isteyecekler. bu kolay bir şey değil. Öyle başkan yardımcısı gelecek bir tane vali yardımcısı onu karşılayacak. Ondan sonra gözünün içine baka baka başbakanı, cumhurbaşkanı, meclis başkanı tek ağızdan siz terörist başını orada elinizde tutuyorsunuz, vermeniz lazım.


2. Bölüm

Teröristlerle ortak iş tutuyorsunuz diye Türkiye’den beklenecek bir şey değil. Zaten Batı ve Batı’nın bütün kurum ve kuruluşları bu son 5-6 yıldan beri Türkiye’den hiç beklenmedik cevaplar alıyorlar. önceden onlar kendileri bir şey yapıyorlardı. Türkiye’den ses çıkaran yoktur. Yok müttefik kuvvetiz, yok müttefikiz, yok batıcıyız. Yok biz de Batı birliğine dahil olacağız. Onlar ne yapıyordu? Yok şimdi Türkiye öyle bir şey demiyor. Burada yanlış yapıyorsunuz. Bu yanlışa da devam ediyorsunuz. Sizin de bu yanlışınıza ortak olmayacağız. Biz de buna karşı çıkıyoruz. Hep karşı çıkıyorlar. Suriye probleminin çözümlenememesinin sebebi o. Bakmayın siz içeride onların goygoycularının bağırdığını. orada bir kısmı bağırıyorlar ya orada bir Kürtler bir devlet kuracak diye onlar daha fazla istiyorlar.

Orada bir tane Kürt Yahudi devletinin kurulmasını herkesten fazla istiyorlar onlar. Bütün plan program Suriye, Irak. Bu çok eski bir plan. Suriye, Irak, İran, Türkiye’de. Bakın Suriye, Irak, İran, Türkiye’den belli bir bölgeye alıp o bölgeye Kürt devleti değil. Yahudi Kürt devleti kurmak. Talebaninin Barzaninin bundan 10 yıl önce açıklamasını unuttunuz mu? Ne dediler? Biz Yahudi’ymişiz. Bunları unutmayın. Talebanin de Barzan’ı da ortak açıklamaya attılar mı? Evet açın. Yazın Gogül hazretlerine. Barzan’ı Yahudi yazın çıkacak açıklaması veya Talebanı Yahudi yazın çıkar açıklaması. Gogül hazretlerinde duruyor. Normalde mesela APO için ne diyorlar? Ermeni. Öyle değil mi? Geçen gün Tunceli’den ne diyorlar İstanbul’da?

Biz kendimizi Alevi biliyorduk. Alevi’yi tanıdık. Alevi’yi tanıdık. Alevi’yi tanıdık. Alevi’yi tanıdık. Alevi’yi tanıdık. İstanbul’da biz kendimizi Alevi biliyorduk. Ama biz ne diyorlar? Ermeni’ymişiz. Vahdiz oldular İstanbul’da. Çoluk çocuk çombolak hepsi de ne yaptılar? Vahdiz oldular. Benim dinle alakalı bir derdim yok. adam Hristiyan ise Hristiyan, Yahudi ise Yahudi. Bizim içimizde de, Türkiye’nin içerisinde de Hristiyanlar, Yahudiler barış içerisinde yaşayabilirler mi? Evet bunda bir problem yok. Ama Türkiye’ye hainlik yapıyorsa bu farklı bir şey. Devlet onun cezasını verecek. Ama Güneydoğu’daki oyunun asıl baş aktörü, baş aktörü. Orada bir Yahudi, bir Kürt devletinin kurulmasıdır. Bunun arkasında, bunun arkasında İsrail, İsrail ile beraber Amerika’nın içerisindeki Siyonist, Masonik teşkilatlar var.

Bunlar zaman zamanda kendi içlerindeki Hristiyan neokonlarla birleşiyorlar. Hristiyan neokonlarla o Masonik Yahudiler birleştiklerinde güç oluşturuyorlar zaten. O İsrail’e dur diyen mesela zaman içerisinde Hristiyan neokonlar. O Hristiyan neokonlar zamanla bazen İsrail ile ortak hareket etmiyorlar. Çünkü Hristiyan neokonların arkasında da kraliyet vardır. İngiltere. O yüzden onlar bazen aralarında kendi aralarında çatışma çıkıyor. Kendi aralarında çatışma çıkınca biraz sükunete eriyor ortalık. O zaman İsrail ile dur diyorlar falan. Fazla hareket etme diyorlar. Belki de bir politika, bir siyaset de olabilir bu. Ama Orto Doğu’da da değişti. Yok PED’ydi, yok PKK’ydı, yok YPG’ydi, yok YPLDK’ti. Yok isim olarak siz bir sürü isim bulup bir sürü alfabedeki harfleri de sıralayabilirsiniz.


3. Bölüm

Sıralarsanız. Bir noktada oyunun asıl tezgahın amacı bu. Tezgahın asıl amacı bu. Nasıl Yahudi İsrail Devleti’ni kurmak için Osmanlı’yı zayıf düşürüp parçaladılar, parçaladılar. Osmanlı’yı parçaladıktan sonra oraya bir Yahudi ırkçı, bir Yahudi devlet kurdular. Bu ırkçı, Yahudi devlet hangi toprakları işgal ediyor? Filistin’i işgal ediyor. Başka nerenin işgal üstünde duruyor? Golan Tepeleri, Suriye. Suriye’nin bir kısmı şu anda işgal altında mı? Evet, bu ne demek biliyor musunuz? Bakın Suriye uzun zamandan beri işgal altında. İsrail tarafından. Suriye, İsrail’e savaş açıyor mu işgal ettiği yerler için? Hayır. Hiçbir şey diyor mu? Hayır. Hiç toprak bütününü diyor mu? Hayır. Tam Suriye’yi parçalayacaklar.

Suriye’yi parçaladıklarında zaten İsrail orada duruyor. İsrail Şam’a kadar gelecek orada. Golan’la durmayacak orada. Diyecek ki benim tehlikedeyim. Benim güvenliğim söz konusu. Hemen belki de Şam’ı dahi alacak. Yürüyü verecek oradan. Neyle sınır olacak? Yürüyü verince orada bir tane de Yahudi, Türk devleti kuracaklar. O da İsrail’e bağlı olmuş olacak. Türkiye’den Güneydoğu’sunu koparacaklar. İran zaten kopmuş vaziyette. Orada Kuzey Irak var. Hepsini cem edecekler. Orada Normande, İsrail’e bağlı, İpinocu Amerika’nın elinde bir Yahudi, Kürt devleti kuracaklar. Bu orada duracak mı? Hayır. Bu orada durmayacak. Onların amaçları bu. Böyle bir şey yapmaya kalkanlarsa da, o meşhur Armageddon Savaşı dedikleri savaşın da sebebi olacak.

Cenâb-ı Hak uzak tutsun. Âmîn. Biz kıyametin kopmasından yana değiliz. Onun takdir ettiği ne zamansa takdir ettiğinde kıyamet kopacak. Kıyametin kopmasına sebepler. Herkes üst üste bilir. Kıyametin kopmasına sebepler. Herkes üst üste biriktirecek mi? Üst üste biriktirecek. Herkes biriktiriyor mu? Biriktiriyor. Herkes amel defterini yazdırıyor mu? Yazdırıyor. O yüzden uzun meseleler. Bu noktada bunlarla alakalı konuşulur mu? Eyvallâh konuşulur. Sıkıntı yok ama. Türkiye’de orada PYD ile alakalı. Kürtlerle bir derdi olmuş olsa Kuzey Irak’a da saldırır Türkiye. Oradaki Barzani ile alakalı problem olur. Iğır zıvır bir sürü şey. normalde bu Kürtlere karşı bir hareket değil bu. Bu Kürtlere karşı bir hareket değil.

Allâh yesin. Daha bu meselelerde çok konuşuruz. Başkalarının çocuklarına karşı çok fazla yakın ve sınırı aşanlar var. Çocuklar istememesine rağmen hala öpmeye, sevmeye çalışanlar oluyor. Çocuk istemiyor deyip uyarmamıza rağmen hala aynı durumları yaşıyoruz. Böyle bir durumda tepkimizi ya da uyarımızı nasıl olmalı? Gerçekten de sıkıntılı bir durum bu. Geçenlerde buna benzer bir soru sorulmuştu galiba. Ben de dedim çocuk sapıkları gibi. İnsanlar çocukları öpeceğiz diye uğraşıyorlar dedim. yalarca sana öpüyorlar çocukları. Veya da insanlar birbirlerini bazı görüyorlar. Erkekleri de kadınları da birbirlerini yalarca öpüyorlar. Yok öpüşmek. Bir başkasının çocuğunu da öpmek yok. Kesme almak yok. Düşünebiliyor musunuz?


4. Bölüm

İmam Azam kendisine talebe gelen, İmam Muhammed’e, İmam Yusuf’a uzun müddet bakmamış. Sonra bir sakal meselesi çıkınca senin sakalların çıktı mı ki demiş. Yok İslam’da parlak oğlana bakmak da caiz değil. Erkeğin erkek bir parlak oğlana bakması caiz değil. Değil ki öpcek, evleyecek. Şimdi çocuklarda çocuğun vücudunun kendine ait olma algısının Çocuklarda çocuğun vücudunun kendine ait olma algısının çocuğun vücudunun kendine ait olduğunun yerleşmesi lazım. O çocuk yarın öbür gün, örneğin bir sapıkla karşılaştı. Çocuğu herkes öpüyor, çocuk onu da öpen bir adamın normal olduğunu karşılıyor. Ama o çocuğu hiçbir adam öpmüyorsa, o çocuk demek ki adamlar beni öpmüyor. Öpmemesi lazım diye düşünür. Hiçbir kadın o çocuğu öpmezse o çocuğun vücudunun kendine ait olduğu, bir başkasının dokunmasının uygun olmadığı algısı fikri çocukta yerleşir.

Çocuklar ortaya çocuğu değil ki kimsenin çocuğu. O çocuğun o bilinçte büyümesi lazım. o çocuk küçük yaştan itibaren başkaları ailenin dışında bir kimsenin öpmesinin uygun olmadığını, ailenin dışında bir kimsenin okşamasının uygun olmadığını, ailenin dışında bir kimsenin kucağına almasının uygun olmadığını o çocuğun eğitilmesi lazım. Ya seviyoruz ne var bunda, ya sen seviyorsun. Üç gün sonra, beş gün sonra sekiz aylık çocuğa cinsel tacizde bulunmaktan adam içeri girdi. Sekiz aylık. Gazete haberi. Üç yaşındaki çocuğa cinsel tacizde, beş yaşında, iki yaşında, yedi yaşında. Cinsel tacizden çocuklar cinsel taciz, çocuklar cinsel taciz altında. Herkes şöyle, ya ben taciz mi diyorum. Sen etmeyeceksin, tamam anladık.

Ama on gün sonra apartmandan çocuk girer çıkarken apartmandan bir komşunun taciz etmeyeceğine kim karantı verecek? Parkta oynarken bir zındıl sapığın birisinin çocuğu taciz etmeyeceğine kim karantı verecek? Herkes çocuğu alıp öpüyorsa, sapık bir kimsenin öpmediğine kim öpmeyeceğine kim tevinat verecek? O çocuk küçüklüğünden itibaren vücudunun dokunulmaz olduğunu, aile bireylerinin dışında vücudunun dokunulmazlığını görmesi lazım. Dokunmayacak kimse. O çocuk tekrar söylüyorum, vücudunun kendisine ait olduğunu aile bireylerinin dışında birisinin dokunmasının uygun olmadığını öğrenecek. O çocuk aile bireylerinin dışında edep yerlerinin bir başkası tarafından görülmeyeceğini, ellenmeyeceğini bilecek.

Mesela anneler çocuklarının altlarına kendisi bakacak. Çocuk sadece annesinin bu noktada bakımından veya hatta anneannesinin nenesinin bakımından geçecek. Çocuk orta ermalı gibi herkes çocuğun altına bakmayacak. Birinci derecede annesi bakacak. O çocuğa annesinden başka çocuğun altına bakanı olmayacak. Annesinden başka banyo yaptıran olmayacak. Kız erkek önemli değil. Çocuk muhafaza edildiğini korunduğunu anlayacak. Çocuk muhafaza edildiğini korunduğunu anlayacak. Çocuk muhafaza edildiğini korunduğunu anlayacak. Ona edep öğretilecek. E o çocuk normalde herkes tarafından bakılması normal görürse o çocuk herkes bakacak ona. Çocuk da bundan rahatsızlık duymayacak. Herkes çok affedersiniz. Çocuğun kıçını pış pışlarsa, çocuk diyecek ki herkes demek ki birisi birisi.


5. Bölüm

Benim kıçımı herkes pış pışlayabilir diyecek. Yalarcasını öpüyorsa birileri. Çocuk diyecek ki yalarcasını herkes öpebilir demek ki. Bu ona normal gelecek. Ya bu normal değil. Bu normal değil. Ya çocuk değil. Ya çocuk değil mi öpsün. Cahiz değil kardeşim. Cahiz değil. Sapık mıyız? Sapıklığı önlemek için cahiz değil. Git kendi çocuğunu öp sabahtan akşama kadar. Allâh sana çok çocuk versin sen de hepsini de öp şapır şupur. Çok çocuk yap. Cenâb-ı Hak da versin sana. Sabahtan akşama kadar öpmek için yanında dolaştır. Çocuk öpesin geldiğinde kendi çocuğunu öp. Allâh muhafaza eylesin. Âmîn. Bu mesele devam ediyor demek ki bir daha sorulduğuna göre. Mevlânâ Hazretleri üzerinden yürütülen ışık işçileri 600 bin taraftarı olduğu söyleniyor.

Her hafta insanlar toplantıya çağırıyorlarmış. Her katılan 20 lira veriyormuş. Ayda 4 kere toplanıyorlarmış. Bu topluluktan haberiniz var mı? Bunların amaçları nelerdir? Böyle bir şeyler söyleniyor. 20 lira veriyorlarsa biz hep beraber mıyız? Bu şeyler söyleniyor. 20 lira veriyorlarsa biz hep beraber gidelim. Ne olacak ki? Çıkışta mı veriyorlarmış, girişte mi veriyorlarmış? girişte veriyorlarsa biz alalım 20 liraya oturalım. Orada anlatılan her şeye de cevap verelim. Yanlışlıklara. Zaten bir dakika, haftaya davet etmezler. Bizim toplum şeytani meselelere karşı açık. Para toplayanlara, para verenlere açık. Bu tip çalışmalar var. Şimdi FETÖ tutmadı ya. Şimdi bunlara ehemmiyet veriyorlardır. Bunlardan da millet toplanır, bir de bunlardan aldanırlar. hükümet yetkililerine buna dikkat etmelerini söylemek lazım.

Aldanmaları basit ya. Aldanı veriyorlar çünkü. O yüzden onlar dikkat etsinler bu tip meselelere. Sonra onlar bile aldanmış deyince, bürokratların aldanması gayet normal oluyor. Anasını nasıl olsa birisi de çıkıyor, bana ahmak diyebilirsiniz diyor, çekiyor gidiyor. Türkiye ya. Bidat nedir? Kur’ân ve sünnetin, imamların iştah adının dışındaki her şey bidattır. Muhyiddin İbn Arabi’nin varlıkta birlik inancıyla, Hoca Ahmet diye seviyor. Okullar arasındaki fark nedir? Varlıkta birlik inancı tehlikeli bir inanç mıdır? İnsanı sapkınmaya götürür mü? Götürür mü Halit Hoca insanı sapkınlığa? Asafluf.org adresinden üstadımız varlık dereceleri sohbet ediyor. Kimse anlamadı, sen mikrofona konuşurdun. Varlıkla ilgili meseleleri Çanakkale’de varlığın dereceleri birinci, ikinci tayin ve diğer varlığın bütün yedi derecesine üstadımız net bir biçimde Muhyiddin İbn Arabi düşüncesine göre sorularla birlikte açıklamıştır.

Bu konuda geniş sohbet, detaylı sohbetler Tasavvuf Topluluğu.org adresinden izlenilebilir. Varlıkla ilgili Muhyiddin İbn Arabi ve Hoca Ahmed Yesevî ekoluyla ilgili bütün bilgilere teferruatlı olarak buradan ulaşabilirsiniz. Teşekkür ederim Halit Hoca. Eşime namaz kılması için nasihat ediyorum, o da bana çok üstüme geliyorsun diyor, tamam kılacağım diyor ama kılmıyor. Bir erkek olarak nasıl davranışta bulunmam gerekiyor? Eşime karşı kılmadığı namazlarda bana günahı var mıdır? Nasihata devam et. Evet. içimdekini söylemezsem iki yüz de olacağım. eşime namaz kılması için nasihat ediyorum diyorsun da iyi güzel de bir erkek eşine daha çık dese daha daha çık derken kadını dağda görmesi lazım ya. Hatta demesi lazım ki ne çabuk çıktın ya.


6. Bölüm

Beni şaşırttın. Amma şataatlık olmuştu madem. Daha önceki sohbetlerinizde tekkemizde parasal bir durumun olmadığını söylemiştiniz. Geçen hafta ise tekkeye yardım amaçlı para verildiğini banka hesabı olduğunu duydum. Sadece aklıma takıldı. Bu da bir nevi para yardımı, para alımı olmuyordu. Şey nerede? Er muhasebeci geldi mi? Erkan burada mı? Programdılar. Sen gel o zaman bakalım. Bu arkadaş tekke de vazifeli soruya cevap versin. Tekke olarak hiç para aldınız mı? İstemiyoruz. Bağış yapılacaksa da matbuz karşılığı aldığımız oldu. Ne kadar örneğin? 200 lira, 300 lira. Benim bildiğim bu. Benim kendim aldığım maksimum 500 lira var. En fazla? En fazla. Ondan illaki bağış yapmak istenenler. Almıyoruz diyorsunuz.

Almıyoruz. Zaten bağış yapacak olan kişiye de bir nasıl söyleyeyim hani? Adamı bakıyorsunuz. Önce reddediyoruz efendim. Önce reddediyoruz. Evet. isteme taraftarı olmadığımızı belirtiyoruz bu noktada. Evet. Teşekkür ederim. Normal şartta kurban kesemiyorsak büyük marketlerde taksitle satılan küçük baş hayvanlar almamız caiz olur mu? Eğer normalde kurban kesmeye muhtedir değilseniz bu tip şeylere hiç girmeyin. Paranız varsa, zekat veriyorsanız kurban kesin. Paranız cebinizde varsa, vacip değilse dahi size, o zaman kurban kesin. Yeri geliyor bir şeyi huşu içinde yapıyorum, yahu. Yahu veya yoldayken zikreden iken bir şey düşünmeden birden o huşudan çıkıyor aklım ve rahmani düşünemiyorum. Geçmişte yaptığım haramlar geliyor aklıma ve uzunca süre gitmiyor aklımdan zikrime devam etmeye çalışıyorum ama sebebi nedir?

Zikrullahını tam yap inşâAllah. Şimdi 15 Temmuz öncesi yapılan bütün patlamaları FETÖ mensupları sayesinde yapıldıysa şu anda yapılan eylemler ve patlamalar eli ayağı parmağı olma ihtimali nedir? Bu konuda kesin böyle denmesi mümkün değil. normalde onlar da, onların da etkisi vardır yoktur. Devlet araştıracak, bakacak. Şahit var ise Türkiye’den bunun kökü nasıl kazınacak? Devlet kazacak, Amerika teslim etse bunlar son bulur belki ama buna ne diyorsunuz? Amerika’nın kolay kolay onu teslim edeceğini zannetmiyorum. Hatta teslim ederse ilaç deyip elimizde öldüğünü görebilirsiniz. Kahraman da olabilir. Daha da büyük sıkıntı. Teslim etmesi için çok fazla bastırmasına da gerek yok bence. Elinde böyle demokrasin kılıcı gibi duracak.

Her bir mesele diyecek ki terörist başı sizde. Amerikayla olan bu tip meseleler de elinde koz olacak. Bu hafta Cumartesi günü evladım KPSS imtihanına girecek ve evde hastalarımız var, dualarımızı bekleriz. Aha size soruları vermediler demek. son gün birisi rüyasında görüyormuş veya bir şey oluyormuş ya. Arş-ı su üzerindeyken hanginizin daha güzel davranıcını ortaya koymak için gökleri ve yeri 6 günde yaratanıdır? Astronomi ve kozmoloji bilimsel olarak henüz aydınlatamadılar bu ayeti. Sizin varoluş ile ilgili sohbetlerinizi dinledim. Bu konuda da bize aydınlatabilir misiniz? Çok uzun mübarek insanlar, çok uzun. Hakkınızı helal edin. Geçen hafta bir tane okuduk değil mi? İkinci hadîs. Muhacir Allâh’ın nehyettiği şeylerden uzaklaşan kimsedir.


7. Bölüm

Demek ki muhacir Allâh’ın nehyettiği haram kıldığı şeylerden uzak duran kimsedir. Hazreti Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri Medine’ye hicret ettikten sonra Muhacir Allâh’ın nehyettiği şeylerden uzaklaşan kimsedir. Hazreti Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri Medine’ye hicret ettikten sonra hicretin son bulduğunu, bundan sonra hicretin olmayacağını söylemiş. Hicretin son bulduğunu, bundan sonra hicretin olmayacağını söylemesi artık normalde dini baskılardan dolayı dini yaşayamamaktan dolayı hicretin son bulduğunu söylemiş. Bundan sonraki hicretin Allâh’ın haramlarından kaçınmak, Cenâb-ı Hak’ın bu noktada nehyettiklerinden uzak durmak olduğunu söylemiş. Tabii sûfîler bir şeyin genel manada, zahirine önem verdikleri gibi bir meselenin batınına da önem verirler.

Hazreti Resûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri enteresan bir şekilde kendisinin son ama ashabın kendisinden önce yapmış olduğu hicretlerin kendisinin hicretiyle beraber son bulduğunu ve bu hicretlerin hepsinin de gerçekten o esnada normalde kıymetli ve önemli olduğunu ama bu son Mekke’den Medine kendisinin hicretinden sonra zahiri hicretin son bulduğunu, asıl hicretin manevi olduğunu, manevi hicretin de Allâh’ın nehyettiklerinden, haramlarından helallarına doğru yürümek olduğunu söylemiştir. Önemli olan bir kimsenin fiziki hicreti değildir. Önemli olan bir kimsenin bu manada kalbi hicretidir, manevi hicretidir. O kimsenin bir beldeden bir beldeye göçmesi manevi hicret değildir. Bir beldeden bir beldeye gitmesi manevi hicret değildir.

Asıl hicret bir kimsenin haramdan helala doğru yürümesi, namazsızlıktan namaza, içki içmekten içki içmemeye, kumar oynamaktan kumar oynamamaya, uyuşturucu kullanmaktan uyuşturucudan çıkmaya, o güne kadar Kur’ân ve Sünnet’in dışındaki yaşantıdan, hayattan Kur’ân ve Sünnet’e bağlı bir hayata, yaşantıya hicret etmesini söylemesidir. O yüzden Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri özellikle beyan ediyor. Sizin şehirler arasında dolaşmanız, siz Kur’ân ve Sünnet’e bağlı kalmadığınız müddetçe bir anlamı olmayacaktır. Allâh yolunda koşmak, Allâh yolunda mücadele etmek bu noktada en büyük sevaptır. Ama hicret, normalde buradan örneğin Ankara’ya göçmek. Veyahut da şimdi devletin tabiriyle FETÖ’cülere diyorlar ya, yurt dışına çıkın ve kaçtık demeyin, hicret ettik deyin.

Laf da orada bu, kaçtık demeyin, hicret ettik deyin. Hayır. Siz darbe yapmaya kalktınız burada. Siz burada darbe yapmaya kalktığınız için suçlusunuz. Suçlu oldunuz, cezalandırılacağınız için kaçıyorsunuz. Siz burada Kur’ân ve Sünnet’i yaşadığınız için baskıya maruz kalmadınız. Eğer Kur’ân ve Sünnet’i yaşadığınız için baskıya maruz kalmış olsaydınız, 28 Şubat’ta baskıya maruz kalacaktınız. Siz 28 Şubat darbecileriyle beraber hareket ettiniz. Siz Kur’ân ve Sünnet’i yaşadığınız için baskı maruz kalmadı sizin. Bugün burada toplanıyoruz. Burada toplandığımızda, burada zikrullah yaptığımızda. Normalde, evet buraya da birkaç sefer polis geldi, etraf şikayet etti. Ama siz içeri girip de sizi rahatsız eden oldu mu ki?


8. Bölüm

Evet değişik yerlerde polise şikayet ediyorlar, arkadaşlara geliyorlar, polislerde geliyorlar. Ama orada alıp götürülmeye yaşandı mı ki? Hayır. Bugün bir kim? Bugün Türkiye Cumhuriyeti devletinin sınırlarının içerisinde bir kimsenin ibadetini engelleyeceği hiçbir unsur yok. İbadetlerini engelleyeceği hiçbir unsur yok. Evet Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde İslam hukuku da yok. Ama sizin gittiğiniz ülkelerde İslam hukuku mu var? Evet. Sizin gittiğiniz ülkelerde Kur’ân ve Sünnet’e baskı yok mu? O yüzden o bir aldatmaca, onu oraya koyduk kenara. Asıl hicret bu manada bir kimsenin haramları terk etmesidir. Bir kimsenin asıl hicret Allâh’ın nehyeti, istemediği halden uzaklaşmasıdır. Bir kimsenin kötü ahlakını iyi ahlaka devşirmesidir.

Asıl hicret budur. Yemin ediyorum göçmek kolay. Bugün evine bir kimse iki saat içerisinde göçürür. Asıl zor olan haramı terk etmek. Asıl zor olan iyi ahlaklı olmak. Asıl zor olan zikrullahını yapmak, derse gitmek. Asıl zor olan Kur’ân ve Sünnet tarihinde koşmak, koşuşturmak, mücadele etmek. Asıl zor olan o. Asıl zor olan Allâh için bir yere gitmek. Asıl zor olan bu evini, barkını, çoluğunu, çocuğunu terk edip bir yere Allâh için gitmek. Zor olan bu. Zorluk bu. Asıl hatta bu bile kolay. Bakın bir şehirden bir şehire gitmek ya. Pazar gün Gelibolu’ya gideceğiz. Bu işin kolay tarafı. Asıl zor tarafı bizim kötü ahlaktan iyi ahlaka kendimizi döndürmemiz. Asıl zor olan bu. Asıl zor olan zikirsizlikten zikre dönmek.

Zor olan bu. Asıl zor olan nefsimizin almadığı, kaldırmadığı bir şeyle karşı karşıya kaldığımızda ona sabretip ve onu bertaraf etmek. Allâh bizi öylelerinden eylesin inşâAllah. Rabbim cümle ümmet-i Muhammed’i korusun. Memleketimizi korusun. Memleketimizin güvenlik kuvvetlerini korusun inşâAllah. Ben kendi kendime niyet ettim. Türkiye Osmanlı’dan sonra son 100 yıl içerisinde ikinci sınır ötesi operasyon yapıyor. Birincisi Kıbrıs’tı. Ben Kıbrıs olduğumda 13 yaşlarının ikon 13 yaşlarında filandım. Karartmaları bilirim. Ondan sonra Ege bölgesinde durduğumuzdan Kıbrıs Savaşı esnasında bir müddet karartmalar oldu. Gece normalde lambalar yanmadı, şehirler kapkaranlık oldu. Herkesde bir tedirginlik var, herkesde bir beklenti var.

Herkes de aynı zamanda da böyle bir kendince ne olacak diye bekliyorlardı. O yüzden o Kıbrıs Savaşı’ndan sonra Türkiye’nin ikinci sınır ötesi operasyonu var ciddi bir şekilde. Bu sınır ötesi operasyonda Allâh güvenlik kuvvetlerimize yardım etsin. Cenâb-ı Hak hepsine de muzafferiyet nasip eylesin. Bu Türkiye’nin bekayla alakalı problemi. Gerçekten çok ciddi bir yoldan geçiyor, çok ciddi bir sıkıntıdan geçiyor Türkiye. Hem içeriden hem dışarıdan bir kuş atılmışlığı yarmaya çalışıyor. İçeriden o kuş atılmışlık bir şekilde yarılmaya başladı. Tabii içeriden yarılınca dışarıdan kuş atmayı yarabilirsiniz. İçeriden o kuş atmayı yaramayınca dışarıdan o kuş atılmışlığı yarmak biraz daha güç olur. O yüzden Türkiye bu imtihanını, bu sınavını elhamdülillah geçiyor.


9. Bölüm

Şimdi ikinci kuş atmayı yarıyor. Bu ikinci kuş atma da emperyalist devletlerin terör örgütlerini kendi emirlerinin altına alıp kendi dolaylı olarak veya direkt veya indirek olarak onları destekleyip Orta Doğu’da yükselen bir Türkiye’nin önünü kesmek ve Orta Doğu’da Suriye, Irak, İran, Türkiye dörtgeninin ortasına bir tane Yahudi-Kürt devleti kurmak. Ve bu Yahudi-Kürt devletini kurabilmesi için Türkiye’nin de zayıflatılması gerekiyordu. O yüzden Türkiye’de zayıflatman olarak kendi ellerindeki bir silahlı terör örgütü dediğimiz PKK, KCK, ne adına bir sürü isim koyarsanız koyun. Bir de önce silahsız, sonradan resmi silahlı bir terör örgütü haline gelen FETÖ terör örgütüyle bunları gerçekleştirmeye çalışıyorlardı.

Ve Cenâb-ı Hak her ikisini de bu ülkede inşâAllah bertaraf ettirecek. PKK bu noktada Güneydoğu’da ağır bir yenilgi aldı. Ağır bir yenilgi aldı. Kurulduğu günden beri en ağır yenilgi aldı. Bundan sonra daha da şiddetli bir şekilde ağır yenilgi alacak. Ve içeride de son 40 yılın tabiri caizse devletin kılcal damarını da sarmış olan adı cemaat olan daha önce ama sonradan resmi silahlı terör örgütü haline gelen bu FETÖ terör örgütünden de inşâAllah sıyırılmaya temizlenmeye çalışıyor. Tabi bu sıyırılmaya temizlenmeye çalışırken zorlanıyor. Zorlanmasının sebebi neredeyse bu hadiselerin hükümete, belediyelere kendi elemanlarına dayandığından dolayı zorlanıyor. Bakın kendi elemanlarına kendi başındaki kimselere dayandığından dolayı zorlanıyor.

Şu anda öyle bir noktaya gelindi ki ipin ucunu takip ettiklerinde bir bakıyor ki başındaki kimse çıkıyor. Bir bakıyor ki bir belediye reisi çıkıyor, güvendiği. Bir bakıyor ki bir belediye meclis üyesi çıkıyor. Bir bakıyorlar ki milletvekiline dayanıyor. Bir bakıyorlar ki eski bakan, eski milletvekil, eski MKYK üyesi. Oralara dayanıyor. O yüzden şu anda bu noktada da zorlanıyorlar şu anda. Bu noktada zorlanıyorlar. Aslında cesaretle üzerlerine gitmeliler ve bu zorlanmayı da göze almalılar. Temizlik olacaksa, bir güzel temizlik olmalı. Kim kendilerine milat aldılar ya 17-25 Aralık, 17-25 Aralık’tan sonrasını milat tuttular. Bu noktada kime geliyorsa oraya kadar yürümeleri lazım. Şu anda bürokrasinin önemli yerlerinde hala da bu terör örgütüne müntesip olan kimseler duruyor.

Partinin önemli merkezlerinde, devletin terör örgütü olarak nitelendirdiği bu terör örgütüne müntesip olan kimseler hala da duruyor. Hala da hem de böyle önemli mevkilerde, bürokratik olarak önemli mevkilerde bu terör örgütünün elemanları hala da durmakta. Onları almakta tereddüt mü ediyorlar? Yoksa onları alamıyorlar mı? Onların elinde değişik resmi belgeler mi var? Onların elinde herhangi bir güçler mi var? Ne varsa var. Bu bizi ilgilendirmiyor. Bizim karnımız bu noktada midemiz sıkıntılı değil, karnımız ağrımıyor. Bu noktada o yüzden rahat ve açık konuşuyor. Bunu tekrar söylüyorum. Rahat ve açık konuşmamızın sebebi bu. Bizim devletten bir beklentimiz yok, bizim belediyelerden değiştirecek bir şeyimiz yok, bizim devletten değiştirecek bir şeyimiz yok, devletten bürokratik olarak bir makam beklediğimiz yok, mevki beklediğimiz yok.


10. Bölüm

Peşkeş çekilmesini istediğimiz ihale yok. O yüzden rahatsız. O yüzden bir kimseye bu noktada bizim için problem değil, biz doğru gördüğümüzü konuşmaya çalışıyoruz. Evet içeride henüz daha bu temizlik tam olarak yapılmamıştır. İçeride bu gerekli olan, gerekli yerlerdeki müdahaleler yapılmamıştır. Hatta partinin içerisinde, hatta bürokratların içerisinde son yapılan 15-16 Temmuz darbesini zımmende olsa destekleyenler görev başında. Zımmende olsa destekleyenler görev başında. Bunu milletvekillerinden de var, partinin üst düzey yöneticilerinden de var, bunu il yöneticileri de var, ilçe yöneticileri de var. Bu noktada ama sızmış oradan ama buradan bizi ilgilendirmiyor. Bu her yerde var. Bu işin bürokratik yerinin iç tarafı.

İşin bir de dış tarafı var. Dış tarafı da Türkiye’nin bu noktada Suriye tarafından terör örgütleriyle rahatsız edilmesi, bunlarla problem çıkarılması. Suriye diye bir devlet kalmadı, orada bir devlet kalmayınca terör örgütlerini orada toparlayıp Türkiye’ye karşı örtülü bir savaş veriyorlar. Örtülü savaşın sebebi Türkiye’nin burada yükselen bir değer olması ve aynı zamanda da laf dinlemez hale gelmesi. Artık Türkiye Batı’nın uşağı hükmünde değil. Batılıları dinlemiyor, ABD’yi dinlemiyor. Batılıları da dinlemeyince Batılılar ve ABD bir taraftan bize ders vermeye çalışıyorlar. kendileri tanklarını, tüfeklerini toplayıp gelmektense böyle terör örgütlerini toparlıyorlar. Ve kıyamet elameti, Deccâl atlarını Şam’da zeytin ağaçlarının dibine bağlamadıkça kıyamet kopmaz.

Bunlar hepsi de zeytin ağaçlarının dibine atlarını getiriyorlar. İncirlik üstüne uçak getirmeyen kalmadı. Sonuçta orada İŞİD ile DEAŞ ile mücadele edeceklerine İŞİD’i, DEAŞ’i bahane edip Suriye’yi harmanlayıp altını üstünü getirip sonuçta DEAŞ ile mücadele edecekler. Aha Türkiye’ye girdi. Normalde 12 saatte güldür gideceği yere kadar gitti. Madem siz DEAŞ ile mücadele edecekseniz çekilin kenara. Türkiye Şam’a kadar gitsin üç günde. Ne kadar DEAŞ, MH ne varsa P7’si, PKK’si önüne katsın sürsün götürsün. Amerika’nın askeri gücü daha fazlaydı? Fazla mı fazla? Rusya’nın fazlaydı? Fazla mı fazla? Batı’nın fazlaydı? Fazla mı fazla? Yıllardan beri yapamadıklarını Türkiye bir günde yaptı. Yıllardan beri yapamıyorlar.

Gözümüzde ne büyüttüler DEAŞ’ı öyle değil mi? Ne büyüttüler? Ne büyüttüler? Aha. Bizim Zekai Paşa’ya çok bile geldi onlara. Çok geldi. Demek o böyle kafasını kaldırdı. Ben dedi özel kuvvetler komutanıyım. Tamam. Herkes buyurun komutanım dedi. Açtılar. Bu kadar. Demek ki bu kadar büyütülecek bir şey değilmiş. Ama bize öyle söylediler. Amaçları orada Türkiye’nin başını ağrıtmak devamlı. Amaçları orada Türkiye’yi zayıflatmak, küçültmek. Amaçları Türkiye’nin başına çorap örmek. Amaçları hep Türkiye’ye, orayla bu boyuna biz terörle yatalım, terörle kalkalım. Aramıza katıyorlar. Hepsinin de arkasında siyaye var. Hepsinin de arkasında Mossad var. Hepsinin arkasında İngiltere var. Ortak hareket ediyorlar.


11. Bölüm

Ortak. Ortak Amerika payandalarını kurmuş. Siz Rusya’yla çatıştığını zannetmeyin. Rusya’yla çatıştığını zannetmeyin. Çin’le çatıştığını zannetmeyin. üç kıta var. Üç kıtanın başına birer tane Deccâl oturtmuşlar. Avrupa’yı İngiltere’yle hallediyor. Elindeki sopa İngiltere Avrupa’da. Normalde öbür tarafı da Rusya’yla hallediyor. Daha öbür tarafı da Çin’le hallediyor. Ve bunları da kendisi hallediyor. Paylaşmışlar. Paylaşmışlar. O yüzden mümkün değil dünya üzerinde normalde bir terör örgütünün arkasında. Bakın mümkün değil. Dünya üzerinde bir terör örgütünün arkasında Amerika olmasın. Mümkün değil bu. Bu hap açık görüldü işte. Darbecilerin lideri Amerika’da. Hap açık görüldü. Çok açık. Çok açık görüldü.

Hapayı kim teslim etti bize? Amerika. Amerika teslim etti. Yarın öbür gün FETÖ’yü de teslim eder. Eder. Eğer istediğini alırsa bizler. Eğer işi bittiyse teslim eder. Eder. Teslim edince Türkiye ne yapar? Onu ya gidecek Apo’nun yanına onu da koyacak. İşin gücün yoksa başına iki tane de doktor koy bak adama. Şimdi de bu taraf var. Allâh muhafaza eylesin. O yüzden ülke bu noktada çok sıkıntılı bir dönemden geçiyor. Hem içeride hem dışarıda. İçerideki sıkıntı büyük bir bölümü bitti. Tehlikeli bölümü bitti. Temizlikte sıkıntı var. Temizlikte sıkıntı yaparken kurunun yanında yaş dayanıyor. Yaşın yanında kuru da yanıyor. Ne bileyim böyle dengesizlikler var, ölçüsüzlükler var. hiç alakası olmayan insanları alıyorlar.

Asıl alakalı olan insanları bırakıyorlar. İşin en enteresan noktası o. Hiç adam orada düz bir memur işi yok, gücü yok işte. Ona demişler ki gel burada bu ne bileyim sendikaya üye ol. Hadi bütün sendikayı üyelerini dışarı atıyorlar. Eyvallâh. Ama öbür tarafta müdürü var, amiri var, vali yardımcısı var, kaymakamı var. Yok il milli eğitim müdürü var, yok il ilçe milli eğitim müdürü var. Bunları es geçmişler. Es geçiyorlar. Ne bileyim daha askerinin içerisinde var. Es geçiyorlar. Ya da dokunamıyorlar. Veyahutta kendilerince gözlerinden kaçırıyorlar. Biz bu noktada bir kasıt aradığımız yok ama veya siyasetçilerin içerisinde var. İl ilçe yöneticilerinde var. Var. Belediyelerde var. Belediye meclis yönetici meclisinde üyeler var.

Belediye başkan yarımcıları var. O zaman yapacaklar. Ona göre sıyıracaklar, ona göre temizleyecekler. Çünkü yarın öbür gün ilk fırsatta bunlar yine devletin başına dert olacak. Kesin. Bakın yarın öbür gün tekrar devletin başına bunlar dert olacak. Neden? Onlar çünkü bir müddet daha palazlandığında aynı şeye devam edecekler. Aynı şey. Millet şimdi korku hummasından kurtuldu. Bir korku baskısından kurtuldu. Millet şimdi artık korkmuyor. Eskisi gibi değil. Önceden millet korkuyordu. Çekiniyordu. Korktuğundan çekindiğinden şikayet edemiyordu. Baskılara boyun eğiyordu. Ona diyorlardı ki yüz milyar getir götürüyordu adam yüz milyarı. Ona diyordu ki sana beş yüz milyar emmet tayin ettik. Adam beş yüz götürmezse dahi dört yüz götürüyordu. bir ile örneğin diyorlardı ki sen bu sene yirmi trilyon para getireceksin.


12. Bölüm

O il yirmi trilyon getiriyordu. Adam burada. Bursa’da valinin üzerinden toplamış. Hergiden demiş ki vali bey bizi çağırdı. Yardım edeceksiniz dedi. Biz de yardım ettik. Vali çağırıyor adamı. Valinin kendi açıklaması var. Arkadaşlar beni sattılar diyor. Beni mi satacaklardı? Valinin üzerinden toplamış paralar adamlar. Kaymakamların üzerinden toplamışlar. Emniyet amirlerin üzerinden toplamışlar. Hakimlerin üzerinden toplamışlar. Savcıların üzerinden toplamışlar. Adamlar kim aldı filanca savcı bizi çağırdı yardım edeceksiniz dedi. Biz de ettik. Eğer bunları normalde gerçekten tam anlamıyla titizlikle temizlemez derse fazla değil. On yıl sonra gene türer bunlar. On yıl sonra Türkiye gene aynı hastalıkla baş başa kalır.

Birokrasiden temizleme, siyasetten temizleme, belediyelerden temizleme. On yıl sonra tekrar önünde senin. Beş yıl sonra önünde. Önünde. Belediyelerde dolu. Hem memur olarak hem böyle bürokrat olarak hem aynı zamanda da siyasetçi olarak var. Her yerde var. Allâh muhafaza eylesin. Âmîn. En önemlisi dışarıdandı, Güneydoğudandı. Güneydoğudadaki meseleyi inşâAllah askerler bu noktada el koydular. Devlet el koydu meseleyi. Amerika’yı da dinlemiyor, Rusya’yı da dinlemiyor. Dinlemiyor. El koydu, agresif bir hareket yaptı. Muhteşem bir şey oldu. Ve öylesine muhteşem bir şey yaptılar ki mecbur kaldılar Türkiye’nin bu agresif tutumuna karşı gelmeyi, boyun eğmeyi. Çünkü eğer karşı gelirlerse apaçık meydanda yakalanacaklardı.

Sustular şimdi. Ama golü de yediler. E bu golü çıkarmak için de uğraşacaklar. O yüzden süikastlar. Güneydoğu’da daha büyük terör eylemleri, büyük şehirlerde terör eylemleri hepsinde yapmayı deneyecekler. Her ne kadar içeride güçleri kırıldıysa da bunları yapmak için gayret sarf edecekler. Etrafınızda bu noktada tekrar söyleyeceğim gerçekten bu FETÖ terör örgütüne destek çıkan bürokrat ne bileyim bir yerde vazifeli mazifeli kimseler varsa bunları gerçekten ihbar edin. Etrafınızda ulağın üstü bir hareketlilik bir sıkıntı varsa gerçekten ihbar edin. Memleketini sever, Kur’ân’ını sünnetini sever, vatanını sever ihbar edecek. Türkiye varlık problemiyle karşı karşıya. Ya bu cendereden çıkacak varlığını devam ettirecek ya da bu cenderenin içerisinde boğulacak o zaman teslim olacak.

Güneydoğu’yu mu alırlar bizden? Ankara’ya doğru mu gelirler? Bizi burada köle edip sürerler mi? Yoksa sonu gelmeyen biz bir iç savaşa mı sürükleniriz? Sonu gelmeyen içimizde mezhef veya ırk savaşına mı sürükleniriz? Sonu gelmeyen asker bir tarafta öbür diğer askerler bir tarafta bir savaşa mı sürükleniriz? Sonu gelmeyen polis asker çatışmasına mı sürükleniriz? Nereye sürükleneceğimiz belli olmaz. Eğer 15-16 Temmuz’da darbe başarılı olmuş olsaydı bizim nereye sürükleneceğimiz belli değildi. Nereye sürükleneceğimiz belli değildi. O yüzden bunun hem fikri boyutu var hem siyasi boyutu var hem ekonomik ve askeri boyutu var. Fikri boyutu var. İnsanların Kur’ân ve Sünnet’e sımsıkı yapışmasını istemiyorlar.

Kur’ân ve Sünnet noktasında sapkınlıkları ve sapıklıkları destekliyorlar. İşin fikri boyutu bu. Siyasi boyutu var. Bu noktada hem yurt dışı hem yurt içi olarak siyasetçileri satın alarak siyasetçilerin içine girerek siyasi boyutunu bunu işlemeye çalışıyorlar, önümüze koyuyorlar. Bunun normalde askeri boyutu var. Hem askerinin içerisine giriyorlar hem de işi terör faaliyetleriyle götürüyorlar. İşin ekonomik boyutu var. Türkiye’ye ekonomik olarak da cenderenin altına sokmaya çalışıyorlar. Ekonomik olarak da cenderenin altına sokmaya çalışıyorlar. Rabbim inşâAllah memleketimizi korusun. Şimdi hep beraber niyet edeceğiz inşâAllah. Türkiye’nin içeriden ve dışarıdan sıkıntılarının defolması, askerimizin her türlü operasyonda muzaffer olması, güvenlik kuvvetlerimizin bir ve beraber olup düşmanlarla mücadelede galip olmasına niyet ettik ya Rabbi.

Lâ ilâhe illâllah, lâ ilâhe illâllah. el-Fâtiha. Âmîn.


Kaynakça

Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbetinden derlenmiştir.

Kaynak video: YouTube

İlgili Sözlük Terimleri: Zikir, Kalb, Sünnet, Tekke. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı