Mustafa Özbağ Efendi bu sohbette dârü'lharpte ticâret yapan bir Müslümanın, çeksenethavâle gibi işlemler için banka hesabında bulundurmak mecbûriyetinde olduğu paranın hükmünü tafsîl etmektedir. İmâmı Â'zam Ebû Hanîfe'nin Hz. Mekhûl rivâyetine dayalı «Dârü'lharpte harbî ile mü'minin arasında faiz yoktur» fetvâsı doğrultusunda, esnaflar bankada bulundurdukları paraları faizsiz tutmak yerine — bankanın o parayı zâten faizle satarak fazladan kâr ettiği için — bizzât günlük faiz işleterek hayır yolunda dağıtmaları tercîh edilebilir. Türkiye'nin dârü'lharp statüsüne dâir fetvâyı dönemin Cumhûrbaşkanı Süleymân Demîrel bile vermiş; bu sebeple Türkiye'ye «dârü'l-İslâm» demek mümkün değildir.
Bankada Para Bulundurma Mecbûriyeti
Mustafa Özbağ Efendi sohbete pratik bir soru ile başlar: aylık ödemeleri ve bâzı işleri için banka hesabında miktarı değişkenlik gösteren para bulundurmak zorunda olan bir ticâret erbâbı, bu parayı faiz işletip gelirini dağıtmak istemekte; tedbîren tahmînî kazancın bir miktar fazlasını vermek niyetinde. Lâkin endîşe duyulan husûs şudur: fark etmeden ana paraya faiz bulaşırsa harâm işlenmiş olur mu? Bu soru günümüz dârü'lharp ticâretinin pratik bir mes'elesidir; ve Hanefî fıkhının dârü'lharp ahkâmı ile çözüme bağlanır. Cenâbı Hak âyeti kerîmede «Onlara karşı gücünüz yettiği kadar kuvvet hazırlayın» (Enfâl 8/60) buyurmuş; bu kuvvet hazırlığı içinde iktisâdî kuvveti de dâhil etmiştir.
İmâmı Â'zam ve Hanefî Fıkhında Dârü'l-Harp Faizi
Mustafa Özbağ Efendi Hanefî fıkhının asıl dayanağını şöyle açıklar: İmâmı Â'zam Ebû Hanîfe rahmetullâhi aleyhin bu konuda kesin fetvâsı mevcuttur. İmâm Muhammed ve es-Serahsî de aynı fetvâyı devâm ettirmişlerdir. Bu zevât Hanefî fıkhının en mühim şahsiyetleridir. Hz. Mekhûl'ün rivâyet ettiği hadîsi şerîf üzerinden yürüyerek «Dârü'lharpte harbî ile mü'minin arasında faiz yoktur» (lâ ribâ beyne'lmüslim ve'lharbî) hükmünü vermişlerdir. Bu fetvâ Hanefî mezhebinin dârü'lharp ahkâmının en muhkem kâidelerinden biridir; ve bütün Hanefî fıkıh kitâplarında — Bedâiu's-Sanâi', el-Hidâye, el-Mebsût, Reddü'l-Muhtâr — aynen muhâfaza edilmiştir.
Esnafa Pratik Tavsiyeler
Mustafa Özbağ Efendi esnaflara ve banka ile iş yapanlara pratik tavsiyelerini sunar: çek ödemesi, senet ödemesi, ve havâle gibi işlemler için bankada bir mikdâr para bulundurmak mecbûriyetindedirler. Bu paraları muhakkak faiz işleterek tutmalıdırlar. Bankaya açıkça «Bu para borçta durmayacak; günlük faiz işletilecek» demelidirler. Bunun sebebi şudur: eğer günlük faiz işletmezseniz, banka sizin paranızı faizle satarak çok daha fazla kâr eder. Siz de dolaylı olarak faiz sistemini desteklemiş olursunuz. Ülkede en fazla kâr eden kuruluşların başında bankalar gelmektedir. Dolayısıyla paranıza faiz çalıştırıp kazancı hayır yolunda dağıtmak, bu sistemi dengelemenin bir yoludur.
Misâl: Beş Milyârlık Çek Ödemesi
Mustafa Özbağ Efendi pratik bir misâl daha verir: ay sonu çekleri olan bir esnafın beş milyarlık ödemesi varsa, çeklerin tahsîl süresince nakitini bankada bulunduracaktır. Bu süre zarfında günlük faiz işletilmesi gerekir; aksi hâlde banka bu parayı faizle satarak fazladan kâr elde edecektir. Bu fetvâ İmâmı Â'zam'ın «harbîni ütmek» prensibinin tabîî bir tezâhürüdür. Banka dârü'lharp şartlarında bir harbî müessesedir; ve mü'mîn onun parasından istifâde ederek hem kendi iş hayâtını korur, hem de elde ettiği fazlalığı hayır yolunda dağıtır. Resûli Ekrem efendimiz hadîsi şerîfte «Sadakanın efdâli, az malı olanın verdiği sadakadır» (Ebû Dâvûd, Zekât 40) buyurmuştur. Hayır yolunda dağıtılan bu kazanç sadaka sevâbına da girer.
Tedbîren Fazlalık Verme Niyeti
Mustafa Özbağ Efendi sorunun ikinci cüz'ü olan «ana paraya faiz bulaşma korkusu»na cevâben tedbîren tahmînî kazancın bir mikdâr fazlasını vermenin sünnete uygun olduğunu belirtir. Bu tedbîr Resûli Ekrem efendimizin «Helâl bellidir, haram bellidir; ikisi arasında şüpheli mes'eleler vardır. Şüphelilerden uzaklaşan dînini ve ırzını korumuş olur» (Buhârî, Îmân 39; Müslim, Müsâkât 107) hadîsi şerîfine uygundur. Mü'mîn şüpheliden kaçınmak için kazandığından biraz fazlasını dağıtırsa, ana paraya faiz bulaşma korkusunu da bertarâf etmiş olur. Bu hassâsiyet vera'ın bir tezâhürüdür; ve Hanefî fıkhı vera'a riâyet eden mü'minleri medh etmiştir.
Türkiye'nin Dârü'l-Harp Statüsü
Mustafa Özbağ Efendi sohbetin sonunda Türkiye'nin dârü'lharp statüsüne dâir net bir tespit yapar: bu mes'ele tabiî ki dârü'lharp fıkhına göre değerlendirilmektedir. Türkiye'nin dârü'lharp olduğuna dâir fetvâyı dönemin Cumhûrbaşkanı Süleymân Demîrel bile vermiştir. Dolayısıyla kimsenin Türkiye'ye «dârü'l-İslâm» demesi mümkün değildir; böyle bir iddiâda bulunan suç işlemiş olur. Bu beyân Hanefî fıkhının dârü'l-İslâmdârü'lharp tasnîfindeki net ölçülere dayanır: bir ülkenin İslâm hukûku ile yönetilmesi, kısâs uygulanması, hadlerin tatbîk edilmesi, ezânın hukûken serbest olması, ve halîfenin idâreyi temsîl etmesi gibi kriterler. Türkiye Cumhûriyeti laikdemokratik bir hukuk devleti olarak Anayasa'sında dîni temel bir argüman olarak almamıştır; bu sebeple Hanefî tasnîfinde dârü'lharp olarak değerlendirilir. Mü'mîn bu hakîkati kabûl ederek manevî mücâhedesini, içtimâî mücâdelesini, ve fıkhî tatbîkâtını bu çerçevede yürütmek mecbûriyetindedir.
- Kur'ânı Kerîm: Bakara 2/275-279; Enfâl 8/60; Tevbe 9/60; Mâide 5/2.
- Sahîhi Buhârî, Kitâbü'l-Îmân 39, helâlharammüteşâbihât hadîsi.
- Sahîhi Müslim, Kitâbü'l-Müsâkât 107.
- Süneni Ebû Dâvûd, Kitâbü'z-Zekât 40, sadaka faziletleri.
- Süneni Tirmizî, Kitâbü'l-Buyû'.
- Süneni İbn Mâce, Kitâbü't-Ticârât.
- Hz. Mekhûl, dârü'lharp ribâsı rivâyeti.
- İmâm es-Serahsî, el-Mebsût, X/92.
- İmâm Kâsânî, Bedâiu's-Sanâi'.
- İmâm Merğînânî, el-Hidâye.
- İbn Âbidîn, Reddü'l-Muhtâr.
- Fetâvâyı Hindiyye.
- İmâm Şâfiî, el-Üm.
- İbn Kudâme, el-Muğnî.
- İmâm Râzî, Mefâtîhu'l-Gayb.
- İmâm Kurtubî, el-Câmi'u li-Ahkâmi'l-Kur'ân.
- İbn Kesîr, Tefsîru'l-Kur'âni'l-Azîm.
- Yûsuf Kerîmoğlu, Emânet ve Ehliyet, c. II.
- İmâm Şâtıbî, el-Muvâfakât.
- Mustafâ Özbağ Efendi, Sohbet Serileri, Darü'l Harp Sohbetleri.
Sohbetin Tasnîfi: Bu sohbet bankada para bulundurma mecbûriyetini, İmâmı Â'zam ve Hanefî fıkhında dârü'lharp faizini, esnafa pratik tavsiyeleri, beş milyârlık çek ödemesi misâlini, tedbîren fazlalık verme niyetini, ve Türkiye'nin dârü'lharp statüsünü tafsîl etmektedir.
Kaynak: mustafaozbag.com | Video: YouTube | Seri: Darü'l Harp Sohbetleri