1. Bölüm
Selamun aleyküm, aleyküm selamun aleyküm. Allâh gecenizi hayır etsin. Cenâb-ı Hak gündüzünüzü hayırla eylesin. Hayırınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırla eylesin. Umduklarınızı da nahil eylesin. Korktuklarınızı da hırsı muhafaza eylesin. Alemi İslam’a dirlik, birlik, beraberlik ihsan eylesin. İnşaAllah deccaliyete karşı muzaffer eylesin. Saddam Hüseyin Muammer Kaddafi ve Mesut Barzani hakkındaki fikirlerimiz nelerdir? Ne fikrim olabilir ki? Hepsinde Osmanlı’dan sonra emperyalist ülkelerin emrinde olan kimselerdir. Kur’ân ve Sünnet tarihinde meseleye bakacak olursak. bir İslam’da ehveni, şer hükmü var ya, şer ama onun içerisinde daha ehveni var. her ikisi de namaz kılmıyor. Ama birisi böyle daha sıcak dine.
İkisi de oruç tutmuyor, birisi namaz kılıyor. Namaz kılanı seçmek zorundayız ya. Beş tane adam var, beşini de seçeceğiz. Hemen hemen özellikleri beşinde aynı. İmam seçimi var ya, imam seçerken beşi de aynı ama birisinin sakalı var. Biz sakallı olanı tercih etmek zorundayız ya. Beş tane adam var, birisinin İslami duruşu daha güzel. Onu tercih etmek zorundayız ya. Ehveni şer noktasında. Bu noktada dünya liderlerinin içerisinde, devlet başkanlarının içerisinde..ehveni şer olan kimseler olabilir. Ama İslam dünyasının başındaki liderlerin hiçbirisi de..hiçbirisi de..deccaliyetin emrinin dışına çıkabilen liderler değil. İçlerinden bunun farkında olup da bir nebze..hani olabildiğince, yapabildiğince yapmaya çalışanlar var.
Büyük bir kısmı da teslim olmuş vaziyette. Bu mevzuya biraz daha girersen dağılır ortalık. Buna bizler de dahiliz. Kendimizi ayırmıyor. Biz de gerçekten tam imanı kemale ermiş kimseler değilleriz. Öyle kendi kendimizi de kendimizi fasulye gibi nimetten görmeyelim. Biz de bir düdükle eve oturabiliriz. Bir düdük. Biz şerim içerisinde kendimizi ehven görebiliriz belki de. Aldatmayalım kendimizi. Bir toplum kendini değiştirmedikçe Allâh onları değiştirmez. Allâh onların başındakileri de değiştirmez. Başınızdaki lider kim ise..lider kim ise siz osunuzdur. Siyasi olarak söylüyorum. O yüzden toplum kendini değiştirdikçe baştaki lider de değişir. Bunu normalde şimdi Saddam Hüseyin, o toplum kendince de..kendince de başında bir Saddam Hüseyin vardı.
Biz diyeceğiz ki Saddam Hüseyin zalim. Öyle değil mi? O toplum zalimi seçiyor. O toplum zalimi kabul ediyor. O toplum da zalim. Biz şimdi diyeceğiz ki Muammer Kaddafi zalim. O toplum da zalim. Neden Muammer Kaddafi’nin peşinde dimdik durmadı? Toplum. Neden Saddam’ın peşinde dimdik durmadı toplum? Neden şu anda Suriye’de Esed’in arkasında toplum dimdik durmuyor? Şimdi benim AK Partili olduğumu söyleyecekler gene. Neden Tayyip Erdoğan’ı milyon kişi karşıladı yurtdışından gelirken..herkes yurtdışında kalacak derken, milyon kişi karşıladı? Toplum durdu arkasından. Neden gitti yüzde 49 mı kaç aldı? 49.5 oy aldı. Neden? 49.5 oy aldı. Neden aldı? Toplum durdu arkasından. 49.5 oy almamış olsa parçalarlar adamı.
2. Bölüm
Bakın toplum arkasında durmazsa, o topluma zulmederse toplum onun arkasında durmaz. Şimdi burada ben, arkadaşlar, hizmet edenler, gelenin kalbini kırsa kim kalır burada? Bu işin şeyidir, dileyen kalsın canım. Sen Kur’ân Sünnet ahlakından sorumlusun. Sen Kur’ân Sünnet ahlakını gösterdiğinde millet çeker giderse o zaman dersin. Dileyen gidebilir. Ama sen Kur’ân Sünnet ahlakıyla burada insanlara davranmıyorsan, suçlusu sensin. Senin arkanda kimse kalmaz. Hadisi şerif, imamın kötüsüdür, istenilmediği halde orada imamlık yaparsa. Sen istediğin kadar birisini oraya çavuştur tayin et. İstediğin kadar birisini zakir tayin et. O kimse etrafına hardhurt yapıyorsa kimse kalmayacak etrafında. O kendi kendine de terennem yapar.
O kendi kendine de haklıdır o. Herkes nefsine uyuyordur orada. Demez kendi kendine. Ben ne yaptım da buradan insanlar gitti. Demez kendi kendine. Ben ne kusur işledim de insanlar gelmiyorlar derse. İnsan kendi nefsine soracak. O zaman liderler de kendi nefsine soracak. Ben ne yaptım da bu insanlar benim arkamda durmadılar. Ben ne yaptım da bu insanlar benim arkamda durmadılar. Ya ben dört dörtlüküm. Yok kardeş dört dörtlük olursan herkes senin arkanda durur zaten. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin zamanında dinden geri dönen, erteleden kaç kişi var? Yok. Çok az. Çok az. Demek ki o zaman bir lider. Bir lider. Siyasi bir lider. İsterse dini bir lider olsun. O topluluğun aynası hükmünde.
O yüzden Saddam Hüseyin biz otururuz zalim deriz. Veya Muammer Katafi otururuz zalim deriz. Veya Mesut Barzani neden seviyor oradaki Kürtler onu? Irak’taki Kürtler seviyor. Seviyor. Biz şimdi oturacağız şimdi. Seviyor insanlar onu. Diyeceksiniz ki yanlış yanlışını sever. Yanlış yanlışını sever eyvallâh. Ama bir gün o topluluk doğrulduğunda o yanlışı deviririz. Bak meclis başkanı yeni anayasa da layıklık olmasın dindar bir anayasa olsun dedi. Millet başladı açıklama yapmaya. Kılı kımıldadı mı dolar kımıldadı mı? Yok. Düştü daha hala değil mi? Siz bilmezsiniz 10 yıl önce böyle bir şey olduğunda dolar fırlardı devolasyon olurdu. Bundan 10 yıl önce olsaydı 15 yıl önce olsaydı Güneydoğu’daki bu olaylardan kaç sefer devolasyon oldu dedi.
İMF ile kaç sefer imza atıldıydı. İMF’nin önünde kaç sefer sıraya girildiydi. Bundan 15 yıl önce olsaydı orada PKK’ya atacak kurşun bulunmazdı. Şimdi bir şehri yıkıyorlar yeniden yapıyorlar şimdi. 10 yıl önce olsaydı ihtilal olurdu. Allâh iyi etsin. Kişi nefisle mücadeleyi yalnız ya da birkaç arkadaşla yapabilir mi nefsini köşeye sıkıştırmak için. Örneğin birbirlerine ben bugün gıybet etmedim ya da haram işlemedim gibi. Eğer haram işlediyse ben bugün haram işledim gibi. Bunda sünnette pek örneği yok. Ya da biz okumadık. İslam toplu dini ama böyle birbirlerine karşı hatalarını kusurlarını söylemeleri, birbirlerine karşı iyiliklerini söylemeleri de çok hoş karşılanmamış. ben bugün gıybet etmedim demek ki.
3. Bölüm
Tövbeyi gerektiren bir şey. Kişi nefisle mücadelede her yolu deneyebilir. Kur’ân ve sünnet tarihisinde dener. İnsan vücudu 40 günü alıştırırsa helalı bu 40 gün gerçekten kalıcı mıdır? İnşâAllah harama girmezse kalıcıdır. Nefisle mücadelede birbirlerine anlatılan haram işlemmek, nefsi bir davranış olur mu? Bence olur. Nefis çok iyi. Yok. Derler ya hinoğlu hindiye. Bayanların tesettürlü veya açık şekilde Instagram, Facebook, WhatsApp gibi yerlerde fotoğraf paylaşmalarında değinen bir sakınca var mı? Bayanların bu yüzleri, elleri, ayakları müstesna bunların açık dolaşmasında bir beis olmadığı gibi bu tip elinin yüzünü gösteren bir fotoğrafta da bir beis olmaz. normalde kimlik fotoğrafları var ya onun gibi onda da bir beis olmaz ve artı tesettürlü bir şekilde onun fotoğrafında bir beis olmaz.
Bizde şöyle bir algı var. bayanın dışarıda tesettüre riayet ederekten dolaşması caiz. WhatsApp’da böyle bir fotoğrafının görülmesi caiz değilmiş gibi algılanıyor. Bir şeyin haramı helalı bellidir. Bir kadının yüzü açık, elleri açık, ayakları açık. Malum bilek kemiklerinden aşağı. Caiz mi? Evet. Onun her yerde görünmesinde bir sıkıntı yoktur. Caizdir. Kaldı ki. Bir normalde bir kadınınla yüz yüze bakışmak, yüz yüze bakmak, bir kadının canlı bir şekilde yüzüne bakmak caiz değildir. Ama bir kadının fotoğrafına, fotoğraftan bakmak caizdir. Anladınız mı? Burada çünkü karşılıklı etkileşim söz konusu değil. Öbürkünde karşılıklı etkileşim söz konusu şu. Ve erkeğin bakışlarından veya kadının bakışlarından erkeğin yüz yüz olunca etkilenmesi muhtemel.
O yüzden mümin erkeklere de, mümin kadınlara da söyle gözlerini haramdan sakındırsınlar. birbirlerine şehvani bir şekilde bakmaktan, birbirlerini süzmekten, birbirlerini iyice iyice incelemekten. Hazret-i Ali radıyallâhu anh hazretlerinin nakrettiği hadîs-i şerif. Birinci bakış Allâh’tan, ikinci bakış nefisten, üçüncü bakış şeytandan. O zaman karşılıklı kadın ve erkeğin bakışmaları kesişmeleri caiz değil. Öbür türlü bir kadının tesettürlü fotoğrafında bir beis yok. Ne bileyim elbisesiyle, ne bileyim tesettürüyle bu noktada bir fotoğraf çıkılmış. Bunda bir beis yok. Din adına para toplamak, parayı istemek, kermes yapmak doğru mudur? Bunları biz doğru görmüyoruz. Bunları doğru görmediğimizden dolayı da bu tip işlerle iştigal etmiyoruz.
Bunları da ben Allâh affetsin, böyle dini hizmet olarak da görmüyorum. Böyle orta yere çıkıp, filanca yere cami yapacağız, şöyle para toplayalım. Pamuk eller cebe, fişmancı yere kurs yapacağız pamuk eller cebe. Bunlar son dönem olmaya başladı. Son 25-30 yıldan beri oluyor. Ondan öncesinde İslam tarihinde böyle şeyler yok. Cihâd savaş için Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri kim ne tasattük edecekse ederdi. Allâh Resulü sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri istemezdi, dilenmezdi. Bakın istemezdi, dilenmezdi. Mescid-i Nebevi yapılırken dilenilmedi. Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri aldı Mescid-i Nebevi’nin yerini kendi parasıyla aldı. Başladı kermişten yapmaya.
4. Bölüm
Onu görenler ona yardım ettiler orada, kendiliğinden. O buraya mescid yapıyorum deyip de milletten para toplamadı. Bir yere mescid yapacaksa bir kimse gider arsasını alır başlar yapmaya. Ümmeti Muhammed de mescide bir şey yapacaksa birisi gider demirini alır, alır. Birisi gider çimunt alır bir kısmını alır, birisi gider tuğlasını alır, alır. Oraya gider tasattük eder, eder. Malzem olarak aynı ve nakdi derler ya birisi yapar. Bir şey istemek, dilenmek çok hoş değil. Allâh muhafaza eylesin. Âmîn. Yol yürümek isteyen bir insanın mülki idari mesleklere yönelmesi bu yola tezat mıdır? Değil de ne tezat olsun ki? Geçen hafta izah ettiniz hayır ve şerrin Allâh’tan geldiğine inandık. Peki insanın kanser olması Allâh’tan değil midir?
Bakın bütün her şeyi yaratan Allâh’tır. Ama bir şey yok. Ama bir şeyi biz talep ederiz, isteriz, kesp ederiz. Bakın kesp ederiz, isteriz. Beslenmemize dikkat etmeyiz. Sağlığımıza dikkat etmeyiz. Sağlığımız bozulur. Bakın sağlığımızı biz dikkat etmeyiz. Umur cabur yeriz. Çok uyuruz, çok konuşuruz, haram işleriz. Sağlığımızda bir bozukluk olur. Bizdendir kusur. Hata bizdendir. Biz otantik beslenmeyiz. Biz otantik beslenmeyiz. Rahatsız oluruz, hata bizdendir. Bak hepimiz de besili koyunlar gibiyiz. Çok yiyoruz. Çok yiyen insanlar da çok hastalık oluyor. Çok uyuyoruz. Sağlıklı beslenmiyoruz, abur cubur yiyoruz. Çikolataydı, bisküviydi, hazır yiyeceklerdi, hazır gıdallardı. Hazır içeceklerdi. Bunlar toplanıyor bizde.
Toplanıyor. Ondan sonra kanser vakası artıyor, artıyor. Hastalıklar artıyor, artıyor. Şu anda toplumun, mesela kadınlar örneğin, büyük bir çoğunluğu rahim operasyonu geçirmeden hamile kalamıyorlar. Büyük bir çoğunluğu. Gün geçtikçe artıyor bu. Erkekler, büyük bir çoğunluğunda sperm eksikliği var. Gün geçtikçe artıyor bu. Bakın gün geçtikçe artıyor. Yediğine dikkat etmiyorlar, giydiklerine dikkat etmiyorlar. Daracık kotları, pantolonları giyiyorlar. Kadınlar da erkekler de. Her şey plastik. Nylon. Bol değil. Sağlığa zararlı. Ne bulursa yiyorlar. Hamburgerdir, Facebook’dur, bilmem ne. Burgerdir, tavuk çiziktir, bilmem nedir. Bir sürü var. Habire de yayınlanıyor. Kimisinden çok affedersiniz. İnsan pisliği çıkıyor.
Kimisinden fare pisliği çıkıyor. Kimisinden lavam suyu çıkıyor. Kimisinden bilmem ne çıkıyor. Yiyor gene millet ya. Gene yiyor. Hamburgermiş de, Facebook’mış da. Yok tavuk burgermiş de. Yok tavukmuş da, bilmem neymiş de. Hepsi de hazır, hepsi de hastalıklı. Hepsi de hastalıklı. Ben bazen diyorum, tuhafına gidiyor milletin, 15 yıldır tavuk yemiyorum diyorum. 2002’den beri tavuk yemiyorum ben. hazır tavuk yemiyorum. Ya 40 günde bir tavuğun geliştiği nerede görülmüş? 40 gün. Senceciler kaç gün, kesime zamanı, kaç ayda geliyor? 6 ayda anca büyüyor. 6 ayda anca büyüyor. 6 ayda anca büyüyor. 40 günde kasaba, dost doğru, kesimhaneye. Ya bu mümkün mü? Bu tavuklar, İsmail Aleyhisselâm’ın soyundan mı?
5. Bölüm
Haşa. Bir günde, bilmem kaç günlük şey olacak, büyüyecekler. İbrahim Aleyhisselâm, mağarada öyle diyor. Bir günde bir aylık olurdu. Bir aylık olunca bir yıllık gibi görünürdü. Bir yıllık gelince sanki 10 yaşındaymış gibi oldu. Kocaman oldu. E bu ne? E bu ne? Millet yiyor. Ondan sonra hasta herkes. Hasta. E bizim normalde şimdi tohumlar, genetiyle oynanmış. Yiyeceklerin bütün hepsinde genetikleriyle oynanmış vaziyette. Siz domatesin çekirdeğini çıkarıp da bir daha siz domatesi ekebiliyor musunuz şimdi? Hayır. Nerede iyidirler bizim? Kaldırın ellerinizi bakayım. Fatih yapıyor musunuz öyle bir şey? Tutmuyor. Hepsi de İsrail. Bir seferlik değil mi? Yerli tohum kalmadı değil mi elinizde hiç? Hiç kimse de köyde kalmadı değil mi yerli tohum var mı?
Yok. Var mı başka köyde yaşayan hiç? Hangi köy? Var mı yerde tohum eken? Getir oradan bize tohum. Gerçekten. Yerli eğer orada domates, biber, patlıcan varsa getir bana. Ektireceğim husus edilerek. Tamam. Unutma inşâAllah. Çorumun neresi? Tamam. İnşâAllah. Var mı yerli tohum? Bozulmamış denk gelirse getir gel bana. Duruyor mu? Ha iyi onları ben unutturma ya. Tamam. Ama geç kaldık bu sene ya değil mi? Vakit bitti evet. Seneyi unutturma onu şey yapalım. Tamam. İnşâAllah. Fatih yetiştirirsin değil mi? İyidir de. Getireyim inşâAllah ekora. Ben yetiştireceğim onu inşâAllah. Tohum alacağız onlardan tamam mı Fatih inşâAllah. O yüzden normalde insanın kanser olması da insanın kendisinden. İnsanın kendisinden.
Yaratan ne Allâh. Her şeyi yaratan Allâh. Şimdi biraz böyle tuhaf gelebilir size. Yapan bunu normalde bunu kesmeden bunu inşa eden insanın kendisi cüz irade noktasında. Ben cebriyeci değilim, kaderiyeci de değilim. Bir kimsenin cüz iradesinin sınırını çizmeye çalışıyorum. Ya da sağlıklı olması bir hayırdır bu da Allâh’tan değil midir? Cenâb-ı Hak hiçbir kuluna zulmetmez. O yüzden bir kimse hayrı isteyen hayra koşar, şerri isteyen, şerri talebeden şerre koşar. Bak hayır isteyene hayır yaratır, şerri isteyene şerri yaratır ama istemeden memnuniyetsiz bir şekilde yaratır. Memnuniyetsiz bir şekilde yaratır. Hayrı yaratırken de memnun bir şekilde yaratır. Secdedeyken uyumak abdesti bozar mı? Hayır.
Domuz yağından üretilen kremleri kullanmak caiz midir? Hayır. Babamın kapanmayan yarısını da kullanmak istiyoruz. Kantoron yağını kullanın. Sarı kantoron çiçeği vardır. Sarı kantoron çiçeğini bir şişenin içerisine koyun. Böyle örneğin 100 gram ne kadar 100 gram çok da onu böyle bir tutam koyardı annem Allâh rahmet eylesin. Üzerine zeytinyağı konulur. Onu böyle güneşte bekletirler. Güneşte neydi hacı? Güneşte değil mi? Güneşte bekletirler onu. Ondan sonra onu bütün yaraları kullanırlardı. Annem de hatta şeker hastalığından dolayı ayağında yara vardı idi. Kapanmadı idi bir türlü. Doktorlar kapatamadılar. Kadın onu kantoron yağıyla Allâh’ın izniyle kapattı. O yüzden kapanmayan yararlar için aklınızda olsun.
6. Bölüm
Kantoron yağı kullanın. Kantoron çiçeğinden karı kantoron çiçeği. Bir de kara kantoron var. Karı kantoron da zannediyorum bu afse yapan yerlere sürüyorlardı. Solu yağ ile evin yağda 5 kiloluk şişelerde 1 gram transyağı vardır yazıyor. Bu yağlar yenilebilir mi? Domuz yağıdır diye şüphelendik. Transyağı ne ya? Var mı transyağı bilen? Evet. Sağlıklı bir yağ değil. Evet. Ali. Neydi? Üstüde on consensus mi? Evet. Evet. Zararlı ya. Zararlıymış. Bitki şifacımız zararlı. Allâh’ın izniyle neydi? Muslas şifa ürünleri miydi? Evet. Hep şarkısı olacak değil yalan mı? Hayır yarın öbür gün bir de beyaz önlük takıp gelecek buraya. Şifacımız olacak böyle giderse önünü alamayacağız yüksek işiniz. Doktor sakın onu göndermiyorsun sonra Ali’ye.
Yok tamam. Ya. Biz hep çatışıyoruz onunla. Çatışıyorsunuz değil mi siz? Ben şimdi kakıp kontron yağını söyledim. Sana tersler. Siz de çatışmıyorsunuz. Bu şey uluslararası emperyalist güçlerin adamı. Kendi derdine deva olmadığında yani. Bu ne? Bu ne o? Bu gece hastanede. Bu gece hastanede. Bana geldi hastaneye. Eyvah. Gardını düşürdüler senin bak. Videoları bak. alternatif tıp bıraktı ki şey, o da tıpın kucağına geldi. Alternatif tıp. Kendisi ha. Ağlayarak geldi. Eyvah. Üç adet sorum vardır. Bir derviş gönülsüz olacak ne anlama geliyor? Kur’ân-ı sünnetin dışında bir şey ise bunda gönülsüzlük söz konusu olmaz. Burada derviş gönülsüz gerek deyince bir kimse bize karşı haram içecek. Biz onun haramına seslenmeyeceğiz.
Birisi bir kötülük yaşayacak. Biz onun kötülüğüne seslenmeyeceğiz. Böyle algılanıyor. Siz bir kötülük gördüğünüzde eliniz de mümkün değilse diliniz de, o da mümkün değilse kalbim buz ederek önlemeye çalışınız. Bizim dervişlik algımız bir tokat vurdu öbür yanağına çevir değil. Bizim dervişlik algımız bu değil. Derviş gönülsüz olsun. Biz Kur’ân ve sünneti yaşamaya çalışalım. Kur’ân ve sünneti anlatmaya çalışalım. Bu konuda zorluklara göğüs gerelim. Hor görsünler, hakir görsünler, dinlemesinler, bizi ikinci sınıf vatandaş görsünler. Sıkıntı yok. Dervişin gönülsüzlüğü bu. Ama birisi zulmediyorsa zulümle biz mücadele ederiz. Birisi haksızlık yapıyorsa biz haksızlıkla mücadele ederiz. Birinin yanlışlığını kabul etmeyiz.
Hayır. Bir kimsenin hayvaniyetten, nefsaniyetten, şehvaniyetten, şeytaniyetten davranışını kabul etmeyiz. Hayır. Konuşulması gerekiyorsa konuşuruz. İtiraz edilmesi gerekiyorsa itiraz ederiz. Susmayız. Benim dervişlik algım bu. Bir kimse kalkıp da hakaret edecek. Yok kardeş ya. Kimsin hakaret edecek? Bir kimse kalkacak, Kur’ân ve sünnetin dışında bir şey konuşacak. Kimsin kardeş? Ya derviş susması lazım. Susarız. Hak ve hakikat karşısında susarız. Suskunluğumuz Kur’ân ve sünnetin karşısındadır. Suskunluğumuz hayrın karşısındadır. Şerre karşı susmayız. Hayır. Haksızlığa karşı susmayız. Hayır. Mücadele ederiz. Savaşırız. O yüzden derviş gönülsüz gerek. Eyvallâh. Biz kimseye büyüklük yapmayalım.
7. Bölüm
Kibirlilik yapmayalım. Kimseye tepeden bakmayalım. Gönülsüz olalım. Ama birisi kibirlenirse ona kibirleniriz. Kibirlenen, kibirlenen, kibirleneniz. Emir bu. Hazreti Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretinin emri. Bir kimse bize kibirleniyorsa biz de ona kibirleniriz. Hazreti Resûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem hazretinin sünnetidir çünkü. Güzel ahlak onun sünnetindedir. O en güzel ahlak sahibiydi çünkü. O zaman örneğimiz oysa bizim, bizim için gönülsüzlük, Kur’ân ve sünnet tarihinde hak ve hakikat karşısındadır gönülsüzlük. Doğruyu bize kim söylerse alır başımıza tac ederiz. Ahmet söylemiş, Mehmet söylemiş. Toplumun içerisinde beşinci sınıf vatandaşmış, birinci sınıf vatandaşmış. Doğruyu söyledim evet.
Alır kabul ederiz. Ama biz Kur’ân sünneti yaşıyoruz. Sûfî’yiz diye birisini bize hakaret etmeye hakkı yok. Bu kim olursa olsun. Birisi kalkacak Kur’ân ve sünnetin dışında bir işlemde bir davranışta bulunacak. Biz susmayız. Ben susmam. Bu Kur’ân ve sünnetse, ilimse, varsa bir bildiğim ilim olarak koyarım önüne. Koyarım önüne. Derim ki hayır, bunu söylemeye hakkı yok senin. Veya bu o meselede Kur’ân sünnet tarihinde doğruyu biliyorsam ben sonuna kadar mücadele ederim. Nerede olursa olsun. Bu doğru mu doğru? Hakkında âyet, hadîs var mı var? Bitti benim için. Ya derviş gönülsüz gerek, derviş hak ve hakikat noktasında gönülsüz gerek. Birisi Kur’ân ve sünneti bana tebliğ ederse eyvallâh. Başım gözüm üstüne.
Gönülsüzlüğümüz Allâh’a ve Resul’ine ve onun dostlarına ve onun hakikatine. Gönülsüzlüğümüz şeytana şeytaniyete değil, hayvaniyete değil. Birisi hayvanlık yapacak karşımızda, biz de gönülsüz olacak. Hayır. Nerede bir kötülük varsa mücadele ederiz onunla. Nerede bir zulüm varsa mücadele ederiz onunla. Nerede bir şeytaniyet varsa mücadele ederiz. Nerede bir nefsaniyet varsa mücadele ederiz. Ya derviş gönülsüz gerek. Kardeş biz o noktada gönülsüz değiliz. Gönüllüyüz. Öyle, hiç kimse. Hayır damarınıza mı bastılar? Birisi öyle dedi, damarına mı bastılar? Dedim Kur’ân ve sünnetin dışındaki her şey bizim damarımızdır dedim. Basarsanız cevabınızı alırsınız. Senin karşında susacak değilim. Senin karşında ezilecek, üzülecek değilim.
Kalkçak adam dinle alakalı bir şeyde alay edecek ben susacağım. Hayır. Bir kimse dinle alakalı bir şeyde alay edecek ben susacağım. Hayır. Susmak küfür. Bir kimse dinle dinden olan bir şeyden alay ediyorsa ve sen ona karşı susuyorsan küfür. Çünkü küfre düştü, sen onun küfre düşmesinin karşısında sustun. Sen de onu desteklemiş oldun. Sen de onu desteklemiş oldun. Ya kalbim buğz edeceksin diyeceksin ki, Yarabbi benim buna gücüm yetmedi. Bu zalim bir kimse. Bunun zalimliğinden dolayı ben ürktüm, çekindim. O yüzden sustum. Ama ben ondan değilim. Orada müslümanın durması caiz değil. Gücü yetmiyorsa orada, hız da orayı terk edecek. Onun yanında yapıyorsa o da gitti. Allâh’ı seven bir kimse zulmün karşısında dimdik duracak.
8. Bölüm
Allâh’ı seven bir kimse Allâh’ın sevmediği bir şeyin karşısında dimdik duracak. Mücadele edecek. Bize hep böyle Allâh affetsin. Ben etrafta gördüklerime bakıyorum. Ya strateji yapıyor arkadaş. Ya kardeşim bu adam senin aynına iş değerdesin. Biz devlete strateji yapmıyoruz. Değil insanlara yapacağız. Yargılanacaksan gider yargılanırız. Alıp götüreceklerse götürürler. Çıkacaksak mahkemenin önüne çıkarız. Hak ve hakikati söylemekten geri durmak yok. Allâh muhafaza eylesin. Laiklik ne anlamı? Anlam taşıyor. Bir din dersi öğretmeni şöyle diyor ki La demek Arapça hayır demektir. İlk demek Yunancı din demekmiş. dine hayır demek diyor. Acaba öyle midir? Normalde Türkiye’de kullanılan şey o. Laiklik sonuçta Yunanca bir kelime.
La Yunanca da yok demek mi değil mi bilmiyorum. Ama Türkiye’de laikliğin kullanılmış noktası din düşmanlığı. Din düşmanlığı derken bütün dinler değil sadece İslam düşmanlığı. Türkiye’deki laiklik uygulaması bugüne kadar İslam düşmanlığı olarak uygulandı. Zaten bütün Müslümanlara antipatik gelmesinin sebebi bu. Onlar diyorlar ki laiklik din ve vicdan hürriyeti. Kardeşim din ve vicdan hürriyeti bu memlekette Osmanlı’da yok muydu? İslam dünyasında din ve vicdan hürriyeti yok muydu? İslam dünyasında Cebriyeci’den tutun, Kaderiyeci’den tutun, Şia’dan tutun, Fatimiler’den tutun. Bütün o kadar mezhep ve meşrep olmuş. Din ve vicdan hürriyeti olmayan bir yerde o kadar mezhep o kadar meşrep olur mu? Din ve vicdan hürriyetinin olmadığı bir yerde Hristiyan mı olur, Yahudi mi olur?
İslam dünyasının içerisinde onca Yahudiler ve Hristiyanlar var. Katletmişler mi? Bu Yezidilerin hepsi de İslam dünyasının içinde değil miydi? Dürzüler İslam dünyasının içinde değil miydi? Bu Hristiyanlar İslam dünyasının içinde değil miydi? Lübnan’daki, Suriye’deki Hristiyanlar İslam dünyasının içinde değil miydi? Filistin’deki Hristiyanlar, Filistin’deki Yahudiler İslam dünyasının içinde değil miydi? Türkiye’deki Hristiyanlar, Türkiye’deki Anadolu’daki Hristiyanlar, Yahudiler, Ermenler İslam dünyasının içinde değil miydi? Onların hangisini din ve vicdan hürriyetine baskı altında alındı? Hangi kiliseleri yağmalandı? Onlar İstanbul’da kendi Hristiyanlar kendi kiliselerini, kendileri yağmaladılar haçlı seferleri zamanında.
Osmanlı oraya girdi bir tane kiliseyi yağmaladı mı? Gitti Ayasofya’yı kendi akçesiyle aldı. Ayasof da Fatih Sultan Mehmet Han Hazretlerine. Osmanlı Hanedanı’nın Ayasofya. Neden yasa çıkaramıyorlar şimdi? Hristiyanlar kendi vakıf mallarını alıyorlar şimdi. Yahudiler de kendi vakıf mallarını alıyorlar. Müslümanlar kendi vakıf mallarını alamıyorlar hala da. Alamıyorlar. Bu yüzden din vicdan hürriyeti ise var zaten bu İslam’da. Bu topraklarda var din vicdan hürriyeti. Bugüne kadar sen Osmanlı’da sen Alevisin deyip birisini mi katledilmiş? Sen Şiasın deyip sen şusun sen busun diye Osmanlı’da bir şey mi var? İslam dünyasında bir şey mi var? Yok. Aman Türkiye’deki uygulanan layıklık, dinsizlik resmen.
9. Bölüm
İslam karşıtlığı, İslam düşmanlığı, hainlik. Başka bir şey değil. Herkesin kafasında demokrasin kılıcı gibi duruyor. Türkiye demokratik ve ilk bir ülkedir eyvallâh. Ama başkanım 14. maddesinde diyor ki kim bunu bu ırsıcahi faaliyetlere girerse? Bitti. 14. maddeden güldürt gidiyorsun. 4. maddede Türkiye layıktır. Herkesin din ve vicdan hürriyeti vardır. 14. maddede güldürt gittin. Duruyor orada o. Orada duruyor 14. madde. Türkiye’de layıklık hiç bir zaman din vicdan hürriyeti olmadı. din vicdan hürriyeti? Kahrolsun şeriat diye Çanakkale’de yürüyorlar, İstanbul’da yürüyorlar. Kahrolsun şeriat diye İzmir’de yürüyorlar. din vicdan hürriyeti senin benim dinime kahrolsun demeye hakkın var mı? Ne yapalım şimdi?
Yarın biz de toparlayalım kahrolsun şeriat diyenler kahrolsun diye yürüyüş mü yapalım? çıktı çatışma. Türkiye’nin %99’u Müslüman 10 kişi çıkıyor kahrolsun şeriat diye bağırıyor. Hukuk susuyor. Bütün Müslümanlar da susuyor. Bizler de dahiliz derken sözümde buydu. Bütün Müslümanlar suskuyor. Laf hazır. Provokasyona gelmiyorum. Kardeşim ben provokasyona gelmiyorum. Onları ne sanıyorsun? Provoke edenler serbest. Dileyen dilediği zaman pankart açıyor kahrolsun şeriat diye yürüyor. Sen kahrolsun laiklik diye yürürsen anayasaya aykırı hareket etmiş oluyorsun. Sen kahrolsun laiklik diyemiyorsun. Neden? Anayasanın 4. maddesine aykırı hareketten kültürtek içeridesin. Birisi sabahtan akşama kadar kahrolsun şeriat diye bağırabilir.
Bağırır. Sen kahrolsun laiklik diyemezsin. Bütün İslamcı olan kendini muhafaza kar dini kabul eden siyasetçisi de bürokratı da tarikatçısı da şeyhi de dervişi de hepsi de susar. Biz biraz sonra lâ ilâhe illâllah derken kendimizden geçeriz. Geçeriz. Ertesi günde heykelle birisi kahrolsun şeriat der biz görmezlikten gelir yürür gideriz. Ama ne dokunalım ya provokasyona gelmeyelim biz. Evet. Ama bir kendimizden geçeriz ki kimseler tutamaz bizi. Siyasetçilerimiz çıkar bir konuşma yapar. Yürürüz peşlerinden. Doğru söylemiştir onların hepsi de. Ama ertesi gün pankart açarlar kahrolsun şeriat diye. Tabi. Herkes susar. Batılı aaa babalarımız ne der. Ondan sonra dolar ne olur euro ne olur borsa ne olur biz konuşursak kahrolsun şeriat diyenleri bize söylemezsek bizi Avrupa Birliği’ne almazlar.
Hala da siz gerici misiniz derler. Birisi kalkar kahrolsun gericiler der. Kim bu gerici ya? Kimse sormaz. Kim bu kardeşim gerici? Gerici. Neyi kastettin gerici gerici sensin. Yobaz da sensin gerici de sensin. Kimse demez. Kimse demez. Evet Türkiye’deki laiklik din vicdan hürriyeti olarak hiçbir zaman uygulanmadı. Hiç uygulanmadı. Siz bir savcının karşısına gidip de bu maddeleri sizin yüzünüzü okurmadı çünkü hiç sizin. Siz bilmezsiniz. Bir soruşturma savcısı sizin önünüzde bunları okumaz. Tehdit etmedi sizi çünkü. Seni istersen buradan atarım tıkarım içeri demedi çünkü hiçbirinize. Hiç kimseye demedi. O yüzden kahrolsun şeriat demek serbest bu ülkede. Müslümanlara hakaret etmek, Müslümanlara küfür etmek, Müslümanlara ikinci sınıf vatandaş görmek.
10. Bölüm
Müslümanların üzerinde her türlü baskıyı, her türlü zulmü, her türlü algı operasını yapmak serbest. Ve herkes de susar bunu. Koca koca tarikat liderleri, parti liderleri, cemaat liderleri, cemaatlerin gazeteleri, partilerin gazeteleri, basını yayını. Hepsini açarlar. Hiç kimse makını çıkarmaz. Dergahlarda şehirler susar susarlar. Dervişler bir şey konuşacak olursa dervişleri de sustururlar. Aman belli kesimlerle aramız bozulmasın. Çok da zaten işlerine yararlarsa götürürler Amerika’yı zaten orada rahat edersin. Biter mesela. Daha ne zamana kadar bu ülkede Carlos’un şeriat sloganlarını duyacağız bilmiyorum. Evet. Müslümanlar pısırık olduğu müddetçe, pısırık olduğu müddetçe, gavurun bir tanesi bin tane Müslümana bedel olur.
O önceki Müslümanlardı o. Öyle inananlardı ki, inananların diyor, birisi bin kişiye bedeldir. İnananın ama. İnananın. Öyle iman sahibi, öyle inançlı bir kimseyse evet. Bir kişi bin kişiye bedeldir. Bir kişi bin kişiye bedeldir. Şimdi onların bir kişisi bin kişiye bedel. On tanesi çıkıyor, Carlos’un şeriatı diyor, herkes susuyor. Herkes susuyor. Koca meclis başkanı dahi öyle deme dedim de, böyle de dedim de, onu demek isteme dedim de, bunu demek istedim de, şöyle yaptım da, böyle yaptım da bir tek kırnatasıyla zurnası bilmem çalgı aletleri eksik başlayacak oynamaya. Gıvır yavrum, gıvır istediğin yeri. Ne gıvır? Akçagavak yaprağı var. Bizim onlarda çok, neydi onun adı şey? Neydi o açtığın adı?
Galgaç. Değil mi? Bir tarafı beyaz, bir tarafı yeşil mi oluyordu? Kara açmadı galgaç da. Evet ikisi de öyle değil mi? Evet. Bizim orada bir gargaç ağaçları var böyle, bir tarafı beyaz, bir tarafı yeşil. Rüzgar esince rüzgarın durumuna göre, kimisini beyaz görün, kimisini yeşil görüyor. Bir tarafı yeşil, bir tarafı beyazı çalıyor böyle, beyazı değil, gri. Böyle insanın öylesinden kork. İnsanın iki dillisinden, üç dillisinden kork. Hadîs-i şefti diyor iki dilli. Ne iki dillisi ya? Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazreti tevzi etmek değil, o kadar götüleştik ki biz, o kadar aşağı düştük ki iki dil bizim için. ehveni şer oldu. Şimdi çok dilliyiz biz. diyor ahir zamanda öyle kimseler olur ki onlar sizin dilinizden konuşurlar.
Dikkat edin. Sizin dilinizden konuşurlar. Ama sizden değillerdir. Onlar ümmete helaka götürürler. Bizim dilimizden konuşuyor bizi kandıranlarla. Şeyhide, dervişide, siyasetçisi de, belediye başkanı da, bürokratı da, o su da, bu su da, hemen küçücük bir kaytan bıyık, elhamdülillah, subhanallah. İşi götürüyor herkes. Ama hiç şey yok yani. Herkes ne kadar Müslüman, ne kadar Müslüman, ne kadar Müslüman, ne kadar inanç sahibi. Ne kadar Müslüman, ne kadar Müslüman, ne kadar inanç sahibi. Ama beş kişi çıkıp kahrolsun şeriat deyince o iman sahiplerinin hiçbirisine de sessiz oluyor. Yok. Bir hocanın sohbetinde dinlemiştim. Bir insan Allâh şahit ben layıkım derse dinden çıkar diyor. Bunu açıklar mısın sen?
11. Bölüm
Bir kimse ben layıkım derse evet dinden çıkar. Bu çok güzel de. Dinden çıkmış bir anayasanız var o zaman. Bu ülkenin de yüzde doksan sekiz evet dedim ona. Hoş geldin 23 Nisan. Gönderdiğimiz meclis, milletvekilleri yeni bir anayasa yapacak mı? Yapacak. O yeni anayasa yapacak olan meclistekinler şimdiden de biz layıklık koruyacağız diyorlar mı? Diyorlar. Hoş geldin 23 Nisan. Haydi hep beraber şimdi kıvıralım. Ne diyelim şahıs şahıs layık olmaz ama devlet layık olmalı diyelim. Ya bu ne demek biliyor musunuz? Ey insanlar siz istediğinize inanabilirsiniz. Ama sizin bağlı bulunduğunuz devletin inancı yok. Anladınız mı bunu? Siz istediğiniz inanabilirsiniz. Ama sizin devletinizin bağlı bulunduğunuz devletinizin dini yok. dinsiz.
Dinsiz. ne demek biliyor musunuz? Devlet kerhane çalıştırır, meyhane çalıştırır, bunları açar, kumarhane çalıştırır, kumar oynatır. Devlet fuhuş yapar, yaptırır. Bunlardan vergi toplar. Devlet her türlü İslam’ın haram kıldığı her şeyle iştigal edebilir. Siz kalkıp da buna bir şey diyemezsiniz. Layıklıkla devletin bütün haramları korunmuştur. Bu demek, Türkçesi bu bunun. Türk başka bir şey değil benim anladığım Türkçesi bu. Devlet layık dediğinizde, dediğinizde devletin dini yok kardeşim. Bağırma devlet neden faiz alıyor diye, bağırma neden kumar oynatıyor diye, bağırma neden kerhane çalıştırıyor diye. Bağırma neden meyhane çalıştırıyor diye, bağırma kardeşim, bağırmaya hakkın yok senin. Neye tecavüzcüler idam edilmeliymiş, bağırma ne alakası var, tecavüzcüler lazım bu memlekete.
Nasıl yani, basbayağı tecavüz edecekler, girecekler içeri çıkacaklar, bir daha tecavüz edecekler, bir daha girecekler, bir daha çıkacaklar. De lazım tecavüz ettikleri de kendi kendine intihar edecek. Veyahut da ya ben tecavüze uğradım diyecek, başka yapacak çarem yok diyecek. Annesi babası reddedecek, hiç istemeyecek onu, o da gidecek. Çok affedersiniz kerhaneye yazılacak. Bu kimin kızının kimin karısının olduğu önemli mi? Devleti ondan şakır şakır vergisini alacak, imam efendiler de bu vergiden maaşlarını alıp gidecekler. Ondan sonra çıkacaklar minareye Allâh’a ökber diye pezen okuyacaklar. Bu değil mi? Bu. Çık, çık, müftü efendi. Ondan sonra cuma günü öyle bir vaziyet çek, öyle bir vaziyet çekirir.
Çocuğu rüş içerisinde kalacağız. Bir ağlayacağız, bir ağlayacağız, bir ağlayacağız, kendimizden geçeceğiz. O da anlatırken kendinden geçecek zaten. Kimse demeyecek, hocam bu faizi ne yapacağız biz? Kimse demeyecek, hocam bu faizi ne yapacağız biz? Kimse demeyecek bu meyhaneler, bu kerhaneler, bu barhaneler, bu cazhaneler, bu randevu evleri. Bu beş beugünüzde oteller, ne olacak buna kimsesiz, o böyle şeyler. Sorulur mu, konuşulur mu? Devlet layık zaten. Biz, biz iman etmiş Müslümanlarız, kendimizden geçeceğiz biz. Biz o için yaratılmışız. Birimiz Allâh derken titrecek böyle, ne oldu? Cezbe geçirdi. Öbür gün duracak böyle, yapacak. Vay be, müthiş oldu diyeceğiz ya. Bu aradığımız diyeceğiz. Evet.
12. Bölüm
Ondan sonra bilmem hangi Fethullah Hoca’yı arayacak. Evet. Ondan sonra bilmem hangi Fethullah Hoca efendi demokrasiden geri dönüş yoktur artık diyeceğiz. Herkesten vay ya, hoca’ya bak diyeceğiz ya. Demokrasiden geri dönüş yoktur dedi. demokrasi en güzel sistem. İstaf, Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin sistemi aşeri mübeşere. Ya ne alakası var kardeşim ya? ya Hazreti Ebu Bekir, Ömer, Osman, Ali. Çok büyük asabın koyulmuş olduğu bir sistem. Ya İstaf hukuku var mı öyle bir şey ya? Demokrasi en güzel sistem. Böyle herkes de alkışlayacak. Hocamız ne güzel söyledi. Biraz daha milyon dolarlar götürelim. Demokrasiden dönüş yok. E neden? Sen Amerika’nın kucağında oturup da demokrasi, İslam aykırı dersen seni oturtur mu orada adam?
Ne? Amerika demokrasinin beşi. Amerika dinsizliğin beşi. Ama yok. Demokrasiden dönüş yok. hepimiz demokratız. Birisi kerhane açacakmış. Açsın canım, demokraside kerhane mi yasaklanırmış? Birisi meyana açıyormuş. Tabi o açabilir. Birisi pavyona açıyormuş. Açabilir. Ne demek ya demokraside bunlara karşı çıkabilir misin? Çıkamazsınız. Oğlan oğlan erkek erkeği evleniyormuş. Evlenir demokrasi. Daha ileri demokrasi var şimdi Amerika’da. Evleniyorlar. Hollanda’da ileri demokrasi var. Evleniyorlar. Sen oğlan oldu diye iki tane kurban kesiyorsun. Ondan sonra on yıl sonra yirmi yıl sonra büyüyor. Yanında bir tane daha erkekle geliyor. Bu kim? Bu benim kocam diyor. Demokrasi. Sen kalkıp da ona diyeceksin ki Allâh’ın laneti senin üzerine olsun.
Kisinin şahsın özel yaşantısına demokraside müdahale etmekten kültürtek içeridesin. Kültürtek içeridesin. Şahsın özel hayatına dokunamazsın. Demokrasi bu. İleri demokrasi bu. Biz daha ileri demokrasi yakan diyorlar ya bize siz daha ileri demokraside değilsiniz diye. Onun Türkçesi ne biliyor musunuz arkadaşlar? Siz daha kalkıyorsunuz bizim kızlarımızın bekareti diyorsunuz. Kalkıyorsunuz kadınlarımızın namusu diyorsunuz. Kalkıyorsunuz siz eşcinselliğe aykırı davranıyorsunuz. Kalkıyorsunuz eşcinselliği istemiyoruz diyorsunuz. Kalkıyorsunuz siz kerane istemiyoruz, meyane istemiyoruz, bar istemiyoruz, pavyon istemiyoruz, ahlaksızlık istemiyoruz, kumar oynamak istemiyoruz diyorsunuz. O yüzden siz henüz daha ileri demokrasi seviyesine gelmediniz.
Ne zaman iyice namussuz, şerefsiz, haysiyetsiz oldunuz, İstan’daki cinsel suçların hepsi de kalktı hepsi de helal oldu. Hiç kimse onlarla mücadele etmedi. O zaman ileri demokrasi seviyesine geleceksiniz. Tam bir layık olacaksınız o zaman. O zaman demokrasiden dönüş yoktur diyenin kabrine vuracağım kalk bize kalk. Kalk. Kalk ileri demokrasi dediğin ay ne hale geldi. Evet. Hiç kimse burayı görmüyor. Müslümanlar da kendilerince Türkiye’deki İstancı geçinenler. Aman biz de bu demokrasinin faydalarından nimetlerinden faydalanalım. Biz de demokrasi isterim diyorlar. Kardeş yangına gidiyorsun. Deccaliyete gidiyorsun. Şeytaniyete gidiyorsun. Haramın, funşun, şehvetin göbeğine gidiyorsun. Allahsızlığın, dinsizliğin göbeğine gidiyorsun.
13. Bölüm
Sen nasıl istersin böyle bir şey? Sen diyeceksin ki benim yolum Kur’ân’ın üstünden. Ben demokrasiden anlamam, ben layıklıktan anlamam. Benim anladığım bir tek bir şey var. Kur’ân ve sünnet. Benim yolum bu diyemezsin. Benim bu yolum değil diyemezsin. Müslümansan, müslümansan söyleyeceğim tek laf var. Benim yolum Kur’ân ve sünnet. Ben demokrat değilim, ben demokrasici de değilim, ben layık da değilim. Layıklığı da istemiyorum. Layıklığı da istemiyorum. Ana yasada da istemiyorum, baba yasada da istemiyorum, çocuk yasada da istemiyorum, hiçbir yerde istemiyorum. Diyemez zaten bir Müslümanı. Ya ne demek ya, benim devletim dinsiz olacak. Bu ne demek biliyor musunuz? Siz Kur’ân ve sünnetin haram ettiği hiçbir şey anlatamazsınız.
Kur’ân ve sünnetin haram ettiği hiçbir şeyi haram deyip anlatamazsınız. Layıklığa karşılık. Layıklığa karşı çünkü bu. Benim bu anlattığım, yaptığım sohbet layıklığa karşı. Adam isterse beni atar içeri at. Bu memleket yangına gidiyor. Bu memleket yangına gidiyor. Bütün Müslümanlar suskun. Hâlâ da susuyor bütün herkes. Hâlâ da susuyor. Nereye kadar susacak ya bu insanlar? Nereye kadar susacaklar? Ölüm değil mi sonu? Allâh’a kavuşma değil mi sonu? Yok, biz başımız ağrıdı cennetlik olacağız hemen. Biz onu ağrıyoruz. Biz mücadele yok bizde. Neden? Şeyhler nasıl girsinler içeri şimdi? Nasıl anlatsınlar bunları? Karka polisi birisi alır götürürse ne cevap verecek orada? Malını müsaade eder satarsa, götürür müsaade eder satarsa, malını müsaade eder satarsa, götürür iki tane cop bir tarafına değdirirse şehline zeval gelir.
En iyisi böyle götürdükleri zaman, gittikleri zaman en samimi, en kendisini seven dermiş kim? O şeyh o derler çıkarlar. Ne olacak ki? Ya ben şeyh değilim der çıkar. Ne olacak ki? Ya ben normalde üç. Gerçekten o siyasetçiler ne olacak ki? Ne olur adam parçayı toplamaya çalışıyor. Topladı bitti adamın işi. Ne yapacak ki adam? Ama seçim zamanı gelip buraya oturup da bir güzel bize vaz etmesi lazım. Siyasetçi yap. Evet. Ve gönderdiğiniz siyasetçiler de orada layıklığı savunması lazım. Bizden alkışlamamız lazım arkalarından. Evet. Allâh bizi doğru yola ilete. Âmîn. Dikkat edin doğru yolu ne olarak gösteriyor Fatiha’da? Dikkat edin. Dikkat edin. Ne diyor? İhsan ettin. Bak inham ettin. İhsan ettin kulların var ya kim bunlar?
Birincisi peygamberlerin kim bunlar? İkincisi dostların velilerin. Peygamberlerin ve velilerin. İhsan ettin inham ettin. Kişilerin yoluna. Neymiş doğru yol? Neymiş doğru yol? Senin kendi hevandan kendi hevesinden kurduğun Kur’ân sünnet yolu değil. Senin kendi şeytaniyetinden kendi nefsaniyetinden kurduğun yol değil. Senin kendi hevandan hevesinden çıkardığın yol değil. Ya peygamberlerin velilerin yolu. Sırat-ı müstekim neymiş? Peygamberlerin ve velilerin yolu. Bana bir tane peygamber getirin meyhanici, kerhanici, bağırcı. Bir tane peygamber getirin bana lütiliyi destekleyecek olan, eşcinselliği destekleyecek olan. Bir tane veli getirin bana eşcinselliği, lütiliği, kerhaneyi, meyhaneyi destekleyecek olan.
14. Bölüm
Bir tane veli getirin bana. Bir tane veli. Kur’ân ve sünnetin ve inameti ihsan ettiği o dostlarının yolundan aykırı hareket eder. Bir tane veli getirin bana demokrat. Bir tane peygamber getirin bana layık ve demokrat olan. Bir tane peygamber getirin. Kimi? Abdülkadir Geylani Hazretleri mi? Muhammed-i Rufa Hazretleri mi? Kimi? Hazreti Mevlânâ’yı mı? Ben Kur’ân’ın kuluyum. Muhammed-i Mustafa’nın yolunun tozuyum. Kimi getirecekler? Getirirsiniz son iki yüz yılda. Son iki yüz yılda getirirsiniz. İki yüz yıldan öncesinde getiremezsiniz. Son iki yılda gelir. Evet. Sabata isti de gelir. Kendisine satanı da gelir. Kendisine değiştokuş edeni de gelir. Hepsi de gelir. Gelir. Aman şimdi devletler muazzinesinde filancı lan dost olmam lazım diyenler hılır.
Aman Amerika bize ne der, Almanya bize ne der, Avrupa bize ne der diyenler gelir. Gelir. Sıratı mustakim. Bizleri sıratı mustakimdeyle. Âmîn. Sıratı mustakim açıklıyor. İnham ettin, ihsan ettin. O inham ettin, ihsan ettin kullar var ya evet. Onların yolunda eyle. Âmîn. Onların yanında eyle. Onlarla bizleri beraber eyle. Hem bu dünyada beraber eyle. Hem de öbür dünyada beraber eyle. Âmîn. Her nefeste bizleri onlarla beraber eyle. Âmîn. Gözümüzün önünde o ya Rabbi onları görenlerden eyle. Âmîn. Attığımız her adımda, konuşacağımız her kelimede, kalbimizden geçecek her mesele de o sıratı mustakimde olanlarla beraber eyle. Âmîn. Onları göre göre, onların nefeslerini hissede hissede, onların gözyaşlarının içerisinde onların dualarıyla bizleri beraber eyle.
Âmîn. Bizleri layıklarla, demokraatlarla, faizcilerle, fuğuşçularla, kerhanecilerle, meyhanecilerle beraber eyle. Âmîn. Bizleri sünnet-i resûlullâh’a aykırı olan ve onları inkar edenlerle beraber eyle. Âmîn. Bizleri hadisleri inkar edenlerle beraber eyle. Âmîn. Bizleri âyet-i kerimeyi kendi heva ve heveslerine uyaraktan şerh etmeye çalışanlardan eyle. Âmîn. Onların yanında da eyle. Âmîn. Dindik Kur’ân ve sünneti yaşayan, dindik Kur’ân ve sünneti hep beraber nefes nefes, hücrelerinde dahi hissedip öyle bu dünyadan nefesini aldıklarından eyle. Âmîn. Gözümüz göre göre, Muhammed’i Mustafa’yı tanıya tanıya, Cenab-ı Allâh’ın cemalullahına baka baka son nefesimizi verenlerle eyle. Âmîn. Hz. Resûlullâh, Salallahu ve sellem hazretlerinin elinden suyu içe içe, elinden o son nefeste o dudağımızın kırıklığını aldıra aldıra nefesini verenlerle eyle.
Âmîn. Bizleri o Habibinin hayatından, nefesinden, canından, kanından, ruhundan bizleri ayırma Ya Rabbi. Âmîn. Âmîn. Lâ ilâhe illâllah. La ilaha illAllah. La ilaha illAllah. La ilaha illAllah. La ilaha illAllah. La ilaha illAllah. La ilaha illAllah. La ilaha illAllah. La ilaha illAllah. La ilaha illAllah. La ilaha illAllah. La ilaha illAllah. La ilaha illAllah. La ilaha illAllah. La ilaha illAllah. La ilaha illAllah. La ilaha illAllah. La ilaha illAllah. La ilaha illAllah. La ilaha illAllah. La ilaha illAllah. La ilaha illAllah. La ilaha illAllah. La ilaha illAllah. La ilaha illAllah. La ilaha illAllah. La ilaha illAllah. La ilaha illAllah. La ilaha illAllah. La ilaha illAllah. La ilaha illAllah.
La ilaha illAllah. La ilaha illAllah. La ilaha illAllah. La ilaha illAllah. La ilaha illAllah. Lâ ilâhe illâllah. Eşhedü en lâ ilâhe illâllah. Eşhedü en lâ ilâhe illâllah. Ve eşhedü enne Muhammeden abduhu ve resuluhu. Destûr. Eşhedü enne Muhammeden abduhu ve resuluhu. Ve eşhedü enne Muhammeden abduhu ve resuluhu. Eşhedü enne Muhammeden abduhu ve resuluhu. El evvel Allâh celle celaluhu zuhil Allâh celle celaluhu Allahu Elime Elveki, Jelle Celaluhu. Allâh. Allâh, O padişah vallallar, cümlemine mülam geldim sana. İsyadine mülam geldim sana. Ben işledim aç it günah aman Allâh. Ben işledim aç it günah aman Allâh. Cümlemine mülam geldim sana. İsyadine mülam geldim sana. Allâh. Senin adında padişah aman Allâh.
Senin adında padişah aman Allâh. Hay mürtüdü mülam, sert tariqen. Hay mürtüdü mülam, sert tariqen. Kime giden sert tariqen aman Allâh. Kime giden sert tariqen aman Allâh. Cümlemine mülam geldim sana. İsyadine mülam geldim sana. Hay mürtüdü mülam, sert tariqen. Hay mürtüdü mülam, sert tariqen. Hay! Hay! Hay! Hay! Hay! Euzubillahimineşşeytanirracim Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm Laqad ja’akum rasulun min anfusikum azeez alaihi ma’anittum harisun alaikum bil mu’mineena raufun raheem fa’in tawallan fa kul hasbiya Allâh la ilaha illa Hu alaihi tawakkaltu wa huwa rabbu l-arashi l-azim sadakallahu l-azim Subhane Rabbika Rabbi l-Izzati amma yasifun wa salamun ala l-mursalin wa l-hamdu lillahi Rabbi l-alameen Subhane Rabbi l-aliyyil ala l-bahar wa l-hamdu lillahi Rabbi l-alameen wa l-hamdu lillahi Rabbi l-alameen Esselatu ve selamu aleyke ya Resulallah Esselatu ve selamu aleyke ya Habiballah Esselatu ve selamu aleyke ya Emine Vahiyyillah Esselatu ve selamu aleyke ya Hayra Halgillah Esselatu ve selamu aleyke ya Seyyidil Mursalin Esselatu ve selamu aleyke ya Seyyidil Emelina vel Ahirin vel hamdü lillahi rabbi l-alemîn ihdina sırata l-mustakîm şırata l-lezîne en’amta aleyhim gayr-ül mağdub aleyhim vel ebdâllîn sadakallâhu l-azîm subhâna rabbike rabbil-i izzet-i amma yasifûn ve selâmun alel murselîn vel hamdü lillâhi rabbi l-alemîn Allâh vakti şerifleri hayrola hayırlar fethola şerler defola Allahu azimu şan’ın ismine kalplerimiz tâhir tâhir bak ola dinler sefalar müjdad ola ulu başikan baki şaduhandan ola dinli Hazreti Mevlânâ sınır Cenab-ı Şemsi Tebrizî Cerem İmam-ı Ali Şefaati Muhammedun Resulullahun Nebi Fatiha Âmîn
Kaynakça
Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbetinden derlenmiştir.
İlgili Sözlük Terimleri: İhsân, Nefs, Sünnet, Şeyh, Dervîş. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı