Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Dergah Sohbetleri Serisi ·

457. Dergah Sohbeti | Terörle Mücadele, Mehdiyyet, Haç Hazırlığı, Zikrullah

Mustafa Özbağ Efendi'nin dergah sohbeti: 457. Dergah Sohbeti | Terörle Mücadele, Mehdiyyet, Haç…. Tasavvuf, ahlâk ve mânevî yol üzerine kapsamlı açıklamalar.


1. Bölüm

Selamun aleyküm. Allâh gecenizi hayırlı eylesin inşâAllah. Selamun aleyküm. Allâh gününüzümüzü hayırlı eylesin. Allâh’ım yar ve yardımcımız olsun inşâAllah. TSK’yı başarılı buluyor musunuz? Evet. Şu anda benim nazamda dünya üzerinde en başarılı ordulardan birisi bunun son terörle mücadele mücadeleyi bazılaraktan söylüyorum. Çünkü terörle mücadelede dünya standartının çok üstünde. Terör çünkü böyle gayri nizami böyle gerillahıyla savaşan düzenli ordular bir gerillahya bir teröriste on asker koyarlar. bir terörist öldürmek için on asker zayiat verir o gözle bakarlar. Eğer bir terörist iptal etmek için beş asker verirsen çok çok başarılısındır. Şu anda dünya üzerinde terörle mücadelede şu anda en başarılı silahlı kuvvetler.

O yüzden zaten Avrupa ayakta Amerika ayakta bütün devletler ayakta Türkiye’nin TSK ‘dan bu kadar bir başarı beklemiyorlar. Şoktalar. Bildiğiniz şok yaşıyorlar. Bakmayın siz böyle biraz millet metanetini muhafaza etmiyor, koruyor. Biraz da muhafaza edemiyor, koruyamıyor. Biraz da böyle teröre karşı tepki oluşturmak için böyle şehit cenazelerinde böyle bağrıltı çağrıltı yırtılma bunlar dinen de caiz değil. Saçını başını yolma böyle fazla feryat fiyan etme dinen caiz değil. Bunlar olmasa böyle çok sükunetli vakarlı bir cenaze şehit cenaze törenleri uygulansa dağılır ortalık. Bu teröristlerin ekmeğine yağ sürüyor milletin bağrış çağrış feryat fiyan etmesi. Bir şekilde Türkiye düşmanlarını da sevindiriyor.

O yüzden Türk Silahlı Kuvvetleri bu son dönem terörle mücadelede benim nazamımda çok başarılı. Çok çok başarılı. Sadece şey değil askerler değil, polisler de çok başarılılar. Ben çok başarılı buluyorum. Hiçbir çatışmada çatışma noktasında bir kayıp vermiyorlar. Dikkat ediyor musunuz? Kayıplar tuzaklarla. Tuzakla kayıp verdiler. Filancıyer’deki çatışmada üç asker şehit oldu, iki polis şehit oldu, çok yok. Çatışmada şehit olanlar polisler. Bunlar da normalde ııı polislerin bu noktada çatışmaya hazırlıksız yakalanmasına. O polisleri de orada değiştirecekler. Eski neydi o ekibin adı? Özel harekatçıları orada koyacaklar şehirin içerisine. Görüldü ki o bölgede şehir içinde özel harekatçılar görevi olacak.

Görüldü ki orada hazır kırmızı bereli, mavi bereli, yeşil bereli bir sürü bere rengi yapıp o berelileri oraya koyacaklar. Alternatif yok. Dağlıca’daki şehitleri arada aracı koyularak alındığı söyleniyor. TSK bu kadar aciz mi? Bunların hepsi de algı operasyonu. Yok aracı konmuş da aracı konarak da şehitler alınmış. Bunların hepsi de algı. Boş muhabbet bunlar. Bunlar insanların psikolojisini bozmak için psikolojik harp oyunları. Türkiye yerle bir eder adam. Doksanların Türkiye’si yok. Öyle Avrupa’dan veya Amerika’dan veya İsrail’den sayılı bomba alacak. Onlar da eskimiş bomba. Attığında hiçbir işe yaramayacak. Attığından kalacak. Eskimiş silahlar, günün geçmiş silahlar, onlar da alıp terörle mücadele yapacak.


2. Bölüm

Adam füzeyi atacak ama füzenin hiçbiri tesiri olmayacak. Onlar bitti. Onlar bitti hepsi de. Geçti onlar. Şimdi attığını vuruyor, vurduğunu düşürüyor şimdi. Allâh hesap ettirsin hepsine. Türkler ve Kürtler arasında çatışma çıkacağı ile ilgili söylemler var. Katılıyor musunuz? Ben katılmıyorum. Ama muhakkak Türkiye bu noktada Orta Doğu’nun en önemli bir ülkesi. O Orta Doğu’nun en önemli ülkesi Orta Doğu’da abilik elbisesi giymek için yürüyorsa o elbiseyi sana git oradan askıdan algey dedirttirmezler. Muhakkak uğraşırlar. Işin bir bu tarafı var. Ama şunu unutmayın. Müslümanlar bilhassa Anadolu Müslümanları birbirleriyle tarih boyunca hiç çatışmamıştır. Bin yıldan beri. Bin yetmiş bir Malazgirt girmişiz bu topraklara, Türk’üyle, Kürdüyle, hepsiyle.

Girmişiz bu topraklara. O Türk üst kimlik olmuş. Üst kimlik olmuş. Bu o üst kimlik çatısının altında girmişiz. Hiç bugüne kadar bu çatışma olmamış. Anadolu’da yaşayan Kürtlerin hepsi de sünnidir. Din olarak. Ama şafi ama hanefi önemli değil ama mağturi değil ama eşyarı önemli değil. Hepsi de sünnidir. Hepsiyle de kardeşizdir. Türk-Kürt çatışması İngilizler iki yüz yıldan beri üç yüz yıldan beri. Kaşıyorlar. Beceremediler. Osmanlı imparatorluğunun sınırlarının içerisinde Anadolu’dan gerisinde hiç etnik çatışma olmamıştır. Hiç. Osmanlı askerini bunu böyle kinlenin diye söylemeyeyim. Söylemiyorum. Kindenin diye söylemiş olarak kabul etmeyeyim. Osmanlı askerine arkadan vuran Osmanlı’nın son döneminde bir tek Araplardır.

Bunu böyle açık açık konuşayım. Tarih bilin. Arapların içerisinde de Suvidilerdir. Bu şu anki devleti yöneten Suud aşiretidir. Osmanlı’yı dışarıdan arkadan vuran bu Suud aşiretidir. Suud aşireti Osmanlı’nın içerisinde hiç kayda değer bir aşiret değildi. böyle toplumun en zayıf en saygı duyulmayan toplulukları vardır ya onlar bir toplumda hep eksik yanlış işler yaparlar. Mesela mahallelerde böyle sülaleler vardır. Bir sülale vardır hırsızlığıyla ünlüdür. Bir sülale vardır mesela örneğin namus yönünden iffetini çok muhafaza etmeyen bir sülaledir. Bir sülale vardır mesela faizcilik yapar. Böyle sülaleler vardır ya bunun gibi. O sülaleler de toplum içerisinde çok saygınlığı yoktur. Aileler. Suud sülalesi bu noktada Arap yarımadasının içerisinde saygınlığı olan bir kabile değil.

Bunun saygınlığı İngilizlerle ortak hareket etmeye başlayınca İngilizlerle ortak hareket etmeye başlayınca İngilizler bunları parlattılar. Tabii Abdurrahman Vahabi de bunun bunların yanına sığındı. Abdurrahman Vahabi de bütün kabileleri dolaştı. Onun din algısını ve din anlayışını İbn-i Teymiye’nin talebesinin talebesi hükmündedir böyle. Onu daha da çarpıtır. Teymiye o kadar çarpık değildir çünkü. İbn-i Teymiye çarpık değildir. Ibn-i Teymiye’nin fıkıhı sağlamdır mesela. Akkidiyesi sağlamdır. Ibn-i Teymiye kendi zamanındaki sûfî hareketlere bakar. O sûfî hareketlerin eksikliklerinin noksanlıklarına bakaraktan onlara karşı bir karşı duruşturur. Bu tasavvufa karşı duruşu değildir aslında. Ibn-i Teymiye’nin duruşu böyle daha böyle Kur’ân sünneti zahir kısmına bakaraktan o hukukun zahir tarafına çok imtina çok böyle titiz durur.


3. Bölüm

Onun üzerine imtina eder. Ibn-i Teymiye’nin duruşu budur ama Ibn-i Teymiye’den sudur edenler farklı cenallara gitmişlerdir tarih boyunca. Bu farklı bir şey. Aynı Arabi’den sudur edenlerin farklı taraflara gittiği gibi. Normalde bu Abdurrahman Vahabi’yi de yanına alınca Surut ailesi o zaman parlamaya başlar. İngilizler de bunları destekler. Ve bunlar da İngilizlerle beraber hareket ederler. İngilizlerle beraber hareket etmenin de faydasını kendilerince görürler. Orada Osmanlı geri çekilmek zorunda kalır. Osmanlı geri çekilince oralarının idaresini bir kardeşini Ürdün’ün başına bir kardeşini Irak’ın başına bir kardeşini de Suud’un başına koyar. Ürdün’deki akrabalar devam ediyor. Onlar yine Suud hanedanlığındandır.

Ama Irak’takını da şey devirir. Bağas rejimi devirir. Irak’takının Bağas rejimi devirdiğinden beri Irak zaten sükunet bulmuyor. Tabii bu Suud’da sükunet bulması da Suud’un zalimliğiyle. Başka bir şekilde değil. O yüzden normalde Türklerle Kürtler bin yıldan beri hiç savaşmamışlar. Hiç birbirlerine karşı kılıç çekmemişler. Bu saatten sonra da çekmez. Zaten önceden böyle bir ayrım bile yoktur. Ve şimdi zaten olması hiç mümkün değil. Kürt nüfusun büyük bir çoğunluğu batıda. Herkes evlenmiş, barklanmış, çoluk çocuk sahip olmuş. Herkes birbiriyle kardeş olmuş, arkadaş olmuş, dost olmuş. Bu saatten sonra onu başarmaları mümkün değil. Ama mümkün değil de uyumamız mı lazım? Hayır. Bu noktada provokasyonlara kimse gelmeyecek. bu iş yeri Kürt’e ait, burası bunlar Kürt deyip de oraya taşla sopayla o tarafa doğru saldırmak, onlara kem gözle bakmak, yanlış gözle bakmak en büyük cahillik ve ahmaklık olur.

En büyük hainlik de bu olur. Bu memlekete hainlik yapmak isteyen birisi var ise o da kalkıp bu Türk, bu Kürt deyip veya bu Laz, bu Çerkez deyip ayrım yapıp onu, onu rahatsız etmektir. Bakışlarınızla dahi hiç kimseye ne Kürt’ün Türkiye ne Türk’ün Kürde ne Laz’ın Çerkezi ne Çerkez’in Laz’a ne Arap’ın Türkiye ne Arap’ın Türk’ün Araba bakışıyla dahi yanlış bir bakışla bakması caiz değildir. Ben buna da katılmıyorum zaten. Dağılıca operasyonlu yabancı istihbaratlar yaptığı söylenir. Sizce doğru mu? Değil. Bunlar normalde HDP’lilerin bir şekilde parti ismi vererekten söyleyeceğim. HDP’lilerin bir ııı ciddi bir şekilde veyahut da HDP’yi parlatmak isteyenler HDP’yi bizim gözümüzde masum bir hale getirmek isteyenler dolayısıyla PKK’yı bizim gözümüzde masum hale getirmek isteyenlerin algı operasyonları yanlış sonuçta o bomba düzenekleri oraları kurulmuş askerde gizli görevlerde olanlar bilirler.

Askerlerin elinde gizli mayın tarlalarının krokileri vardır. Bu gizlidir. Döşenmiştir bundan yirmi yıl önce oradaki mayın krokileri hep bellidir. Elden ele hep gider. Onlar muhafaza edilir, korunur. Eğer gerektiğinde oradan geçiş olacaksa o mayın krokileri kullanılır. PKK, KCK ismini bütün isimleri sıralayabilirsiniz. Bir sürü isim var. Hepsi de bir ne hangi isim koyarlarsa koysunlar. Sonuçta Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin askerine ve polisine karşı silah çekilir, çekiliyorsa hepsi de teröristtir. Hiç ayrım yapmanıza gerek yok. Isimlerle, harflerle uğraşmayın. Hepsi de düzenlenmiş, tanzim olmuş şeyler. O yüzden normalde yine böyle bir pusu sonuçta yol YSY’ni yeni yapılmış. O yeni yapılan yolun altına bombalar kim bilir ne zaman kondu.


4. Bölüm

Bu çözüm süreci zamanında bunları yapmışlar. Silahlanmışlar. Değişik yerlere bombaları koymuşlar. Benim kanaatimce o bombaları koyanlar nereye koyduklarının için ne yaptıklarını da bilmiyorlar. Belki de onlar manyatik veya manyatik olmayan düzenekler var. Birisi bir cep telefon numarasını ararken onu da patlatabilirler. Sonuçta yabancı kaynakların bu noktada sadece lojistik ve istihbarat desteği olabilir. O askeri konvoyun oradan geçtiğine dair askeri istihbarat olarak yukarıdan uzaydan izleyebilirler. Şu saatte buradan geçecek, şu saatte patlatın bunu diyebilirler. Ama bunu yabancı istihbaratın yaptığına inanmıyorum. Çünkü bu bombo düzenekleri konulmuş. Ha PKK yabancı istihbaratların emrinde mi?

Evet. Onların içindeki istihbarat elemanları daha önceden bunu yapmış olabilirler mi? Evet. Ama onların da gözetiminde midir? Evet. O yüzden sadece bunu yabancı istihbaratlara bağlamak doğru değil. Kendimce. Kötler kendilerini hep suçlu olarak görüyor. Bunun hikmeti nedir? Bunda Kürt kardeşlerin kendilerini suçlu görmelerine gerek yok. Evet bu başlangıç olarak bir Kürt hareketi adı altında başladı. Kendilerini suçlu görmelerinin kendi isimlerinin kullanılmalarındandır başka bir şey değil. Bu ama hiçbir zaman Kürt hareketi olmadı. Hep bunun arkasında daha önce Osmanlı’nın son dönemlerinde İngilizler vardı. Bunun arkasında. Ve bunun arkasında Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurulduğunda yine İngilizler vardı.

Hala da İngilizlerin bu noktada fikri var, parmağı var, aklı var. Hala da bunun arkasında Batı’nın parmağı var, aklı var. Bunun arkasında oradaki PKK terör örgütünün arkasında Rusya’sından Amerikaya’sından İsrail’inden, İran’ından batısına kadar hepsi de var. Bu başlangıç olarak kendisine real zemin bulmasının sebebi de buydu zaten. İngilizler bir taraftan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne ırkçı ırkçı bir kemanist sistemi oturtururken öbür taraftan da bunun karşıtlığı olarak Kürtlerin özgürlüğünü ve Kürtlerin sosyal hayattaki istenlerini dile getirmek gibi makul bir fikirle ortaya çıkdılar. Bir taraftan Türkiye Cumhuriyeti Devleti bölgelerin diline, bölgelerin ismine, bölgelerin kendi yaşam standardına ve düzenini değiştirerek de zorba hepsinde kemalist milliyetçisi yapma yanlışlığına düşürdüler zorla.

Bir taraftan da dediler ki bunlar sizi asimile etmek istiyor. İngilizlerin oyunu bu. Onlar bunlar bizi asimile etmek istiyor. Bizim köy isimlerimizi değiştirdiler. Biz isimlerimizi koyamıyoruz. Kendi dilimizi de konuşamıyoruz diyerekten bakın bunlar normalde onların hakkıydı. Bu hakkı devlet onlara vermediği için onların mücadele etmesi hakmış gibi göründü. Eğer bu silahlı mücadeleye dönmemiş olsaydı bunda hiçbir sıkıntı yoktu. Ama şu anda silahlı mücadele edecek bu tip bu noktada bir haksızlık yok. Hatta güneydoğudaki Kürtler batıdaki Türklerden daha fazla hakkı ve hukuka saydık. Diledikleri zaman no diledikleri zaman demeyeyim. Hiç elektrik parası ödemiyorlar. Elektrik parası yok, su parası yok, vergi yok.


5. Bölüm

SSK, Bakur yok zaten. Olsa da yok. devlet doğu ve güneydoğudan edebileceği kadar zararı ediyor. Artı bir de güvenlik zararları var. Artı bir de silah mühimmat gidiyor. Artı bir de şehitlerimiz var. Düşünün artık güneydoğunun doğunun ve güneydoğunun Türkiye’ye olan zararını. Zaten böyle bir zarar politikası giderekten buradakileri şunu diyorlar. Burayı ayırın, rahat edin. Ama Anadolu insanında da böyle bir saplantı halinde. Ayrılmayız, bölmeyiz, daha fazlasını isteriz diyorlar. Haklı olarak. Bir ara bu Avrupa Birliği’nde filan konuşuldu. Avrupa Birliği’nde bundan on beş yıl önce yirmi yıl önce doğu ve güneydoğunu ayırın. Oraya özellik veyahut da kendi başına otonom bir bölge ilan edin. Size Avrupa Birliği’ni alalım demişlerdi.

Bunlar konuşuldu. Ama buna cesaret edecek bir siyaseti yok Türkiye’de. Türkiye’de buna kimseye de cesaret ettirmez halk. Bunu birisi aklından geçirmeye kalksa bütün herkes gözüne diker, aklından bile geçirme der. Buna ancak ne yapar? Der ki ben Osmanlı’yı kuruyorum, iyi. O zaman şu Şam bölgesini komple al. Osmanlı’daki gibi bir Şam eyalet valisi ata. Bir tane Halep eyalet valisi ata. Bir tane Bağdat eyalet valisi ata. Bir tane diye Diyarbakır eyalet valisi ata. Bir tane Kerkut eyalet valisi ata. Bir tane Dedeaç eyalet valisi ata. Bir tane Bosna sancak beyliğini kur. Bir tane Kosova sancak beyliği kur. Bir tane Mısır eyalet valisini ata. E bir tane Cezayir, Fas, Tunus. E bir tane Yemen eyalet valisi.

E bir tane Hicaz eyalet valisi lazım o zaman. E ileri doğru git. Bir tane Peshavere lazım. E ileri doğru git. E İran’ın içerisindeki Kuzey Azerbaycan, Tebriz eyalet valisi lazım. E öyle olursa aşağı doğru in, İran’ın başkenti neresi? Tehran’a bir tane eyalet valisi ata. O zaman olur. O zaman hepsi de iç işlerinde hür, dış işlerinde merkeze bağlı her biri eyalet valisi harika. Bu muhteşem bir senaryo zaten. Sizin bile gözlerinizin içi güldü. Hayali bile güzel. Öyle değil mi? Evet. Evet. Oradaki Kürt kardeşler kendilerince böyle bir özlem çekiyorlarsa hep beraber bir Mehdi ordusu kurup o Mehdi ordusuyla Osmanlı’nın ilk etapta sınırları nereden geri çekildik biz çünkü? Yenilerekten biz vuruşarak dönmedik geri.

Biz oranın halkı madem ki kendi kendine idare etmek istiyor dedik, geri çekildik. Dikkat edin. Biz Kosova’dan geri çekildik. Biz Bosna’dan geri çekildik. Biz Sofya’dan geri çekildik. Biz Yemen’den geri çekildik. Geri çekildiğimiz yerlere teker teker gideriz o zaman hep beraber. Anadolu Müslümanlar olarak bir Mehdi ordusu kurulur. Bu Mehdi ordusuna bütün Türkiye’nin önderliğinde hatta Büyük Millet Meclisi’nin önderliğinde. Çünkü Hilafet Büyük Millet Meclisi’nde Büyük Millet Meclisi hilafetliğini ilan eder. Hilafetini ilan ettikten sonra büyük Mehdi ordusu kuruyorum der. Büyük bir Mehdi ordusu kurar. O bir Mehdi ordusuna bütün Müslümanlar gönüllü olaraktan gelirler, bağlanırlar. Aynı zamanda bağlanan bu askerlere bütün Müslümanlar kendilerince tasattuk ederler.


6. Bölüm

Zakatlarından, sadakalarından dünyanın en güçlü ordusu olur. O zaman o orduya da ıra bi iltimatam verirsiniz. Derhal bize tabi ol. Mehdi ordusuna tabi olmazsan gelir seni tabi ederiz deriz. O zaman ırak gelir tabi olur. O da Mehdi ordusunun, Mehdi devletinin bir parçası olur. Ardından Suriye’si ardından İran’ı, Yemen’i, Suud’u, Ürdüm’ü, Kuwait, Bahre’yi o bölge komple gelir. Mehdi ordusuna tabi olur. Ardından tabii bu orada durmaz. Ve bu oradaki yerler bize tabi olursa ondan sonra batı emperyalistleri rahat durur mu durmaz. Ondan sonra da ne yaparlar? Gelirler savaş ilan ederler. Gelip savaş ilan edilince de Deccâl bütün ordularını toplar. Bu Mehdi ordusuyla çok kanlı savaşlar olur. Ve sonuçta Deccâl ordusu bu Mehdi ordusunun karşında karşısında perişan olur, yenilir, yıkılır ve ondan sonra da Mehdi hala Resul bu ordunun başına geçerekten dünyada yeniden bir sistem kurulur ki bu sistemin adı Mehdiyettir.

Bu bir rivayette kırk yıl, bir rivayette yedi yıl ama bazı şeylerde tam böyle geleceği kati inanılsın diye Hazreti Resûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem haddede der ki bir gün dahi olsa Mehdi benim soyumla Mehdi gelecek dünyaya hükmedecek der. Ama ben bunun kırk yıl olacağına inananlardanım kırk yıl çünkü bir neslin ortasıdır. Otuz yaşına gelen bir kimse elli yaşında ölürse yirmi yıl Mehdi ordusunu görür. yeni doğan bir kimse de yirmi yıl otuz yıl kırk yıl Mehdiyetin faziletini, lezzetini, İslam’ın hikmetini, lütfunu, ikramını, hidayetini ve dünyayı nasıl barışla yönettiğini görür. Ve böyle dünya cennet bahçelerinden bir bahçe olur. Inşallah. Bu olmadığı müddetçe Müslümanlar ne yazık ki kan ve gözyaşın içerisinde bocalanıp dururlar.

Bugün PKK biter, KCK başlar, KCK biter, TTT başlar, isim olarak ne koyarsanız koyun. Türkiye çünkü Mehdiyetin zuhur edeceği yerdir. Türkiye Mehdiyetin zuhur edeceği, doğumun olacağı yer olduğundan dolayı sıkıntısı da çoktur. Bu hilafet sonuçta Türkiye’dedir şu anda. Hilafet Türkiye’de olduğu müddetçe bu olacaktır. Bunun arkasında hilafet savaşları da var. Çünkü yurtdışında halife tanzim ediyorlar. Ama yurtdışındaki tanzim ettikleri halifeler bir türlü vücuda uyuşmuyor. vücuda sonradan bir şey ekleme yaparlardı. O ekleme bir türlü vücutla intibak sağlamaz ya. Bunun gibi. Bunun arkasında İngilizlerin halife savaşları var. Hilafet Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bunu yapamadılar. Hilafet Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde değil, Angelikan Kilisesi’nde olacaktı.

Hilafeti İngiltere’ye götürüp hilafeti normalde İngiltere merkezi yapacaklardı. Hala da büyük savaşın sebebi bu. Bir uydurup dandik bir halife tayin edip onu İngiltere’de besleyip büyütüp İngiltere’de oturtturacaklar. Bütün Müslümanları da o İngiltere’deki halifeye itaat etmesini isteyecekler. Bunu bunu destekleyen Masonlar bunu destekleyen İsrail, bunu destekleyen ABD, bunu destekleyen Almanya, Fransa, bunu destekleyen Rusya, Çin. Çünkü dünya Deccâl sistemiyle mücadele edecek olan dünya Deccâl sistemini kabul etmeyen bir tek inanış kaldı. O da İslam. Ve bir avuç Müslüman yirmi sekiz Şubat’la planladıkları şeyi gerçekleştiremediler. Yirmi sekiz Şubat’la planlanan şey şuydu. Türkiye’deki dini, İslami gelişmeler olduğu gibi yok edilecek.


7. Bölüm

Ve bu olduğu gibi Türkiye’deki halkın içerisinden çıkmış, kendi inanışından çıkmış olan, a ister sûfî, ister siyasi olan bütün kanatlar tasviye edilecek ve bir tek ortalıkta cemaat kalacaktı. Bu tasviyenin neticesinde cemaat tek başına kalacak ve cemaat dünya üzerindeki İslam’ın temsilcisi olacaktı. Ve cemaatın başındaki kimseyi de veyahut da başka bir kimseyi de halife olarak tayin edip İngiltere’ye o tutturacaklardı. Tutmadı. Bu millet yirmi sekiz Şubat’ta sokaklara dökülmedi. Askeriyle Türkiye’deki Müslümanlar, Türkiye’deki sunfiler, dervişler, şehirler, üstadlar yirmi sekiz Şubat’ı desteklemeyen İslami kurum ve kuruluşlar büyük bir feraset göstererekten yirmi sekiz Şubat’ta askerle ve polisle devletin güvenlik güçleriyle savaşmadılar.

Didişmediler. Bizim askerimizdir, bizim polisimizdir dediler. Böyle denilmesi gerekiyordu zaten. Böylece Türkiye’deki bu sessiz çoğunluk gerekli olan dersi verdi. Yirmi sekiz Şubat’ın siyasi kanadını, yirmi sekiz Şubat’ın askeri kanadını, yirmi sekiz Şubat’ın ekonomik kanadını, yirmi sekiz Şubat’ın dini kanadını tasfiye etti. Şimdiki acı yirmi sekiz Şubat’ın dini kanadını tasfiye ettiğinden acı çekiliyor. Yirmi sekiz Şubat’ın dini kanadı da tasfiye ediliyor. Allâh’ın eziyle yirmi sekiz Şubatçıların ne dindar olanından ne dini kanadının ne siyasi ne ekonomik ne askeri kanattan hiç kimse kalmayacak. Baba biri mi oldu? Tabii yirmi sekiz Şubat’ın bir destekçisi de PKK’ydı. Siz hiç böyle analiz dinlememişsinizdir.

Bana yirmi sekiz Şubat’ta PKK’nın bir tane olayını gösterin. Ama yandık. Şimdi aynı yirmi sekiz Şubat’ın yirmi sekiz Şubat’ın şu anda dini ve terör destekçileri tasfiye olacak Türkiye’de. Bu batının istemediği bir şey. Bu Amerika, ABD, İsrail, İngiltere, Fransa, Almanya, Rusya çetesinin istemediği bir şey. Türkiye bunun altından kalktı. Cenâb-ı Hak yardım etti, ilham etti, ikram etti, ihsan etti. Bu Cenâb-ı Hak’ın çok özür dilerim ama gökten indirdiği bir elle olan bir şey. Bu böyle sadece AK Parti’ye sadece B Parti’ye B tarikatına bağlanılacak bir şey değil. Sakın bu eksikliğe de düşmeyin. Bu Cenâb-ı Hak’ın bir lütfi ikramı bu yirmi sekiz Şubat’a sabreder. Yirmi sekiz Şubat mağdurlarının ahı.

Hiç ümitsizliğe düşmeyin. Hiç yeğese düşmeyin. Hiç sakın ağam. Böyle kendi kendinizi böyle ümitsizlik deryasına atmayın. O kadar çok ümitliyim ki bugüne kadar olmadığımdan fazla ümitliyim. Bugüne kadar olmadığımdan fazla güvenliğim, fazla eminim, bugüne kadar olmadığımdan daha iyiye gittiğimize inanıyorum. Hiç, hiç. Burada düşen vazife biz asla kardeşlik hukukumuzu bozmayacağız. Millet olarak. Biz devletimizin arkasında duracağız. Millet olarak. Devletimizin yanlışlıkları, eksiklikleri vardır. Bürokratlarında, siyasetçilerinde, hepsinin de yanlışlıkları, eksiklikleri vardır. Devletin işlemesinde yanlışlık, eksiklik çoktur. Ama bunun çözümü silah değildir. Devlet vazifesini yapmıştır. Çözüm süreci içerisinde barışı denemiştir.


8. Bölüm

Tam çıplaklığıyla. Tam bir saflığıyla. Evet. işte senin gözün görmüyor muydu bombalar yerleştirilirken gözün görmüyor muydu silahlar kurulurken? Ya şöyle düşünün. Ben öyle düşünüyorum. Evet. Onlar çok safiyane ellerini uzatmış devlet olarak. Oradaki terör örgütüne elini uzatmış. Demiş ki gelin barış yapın. Ama onlar yabancı devletlerin istimparatlarının oyununa gelmişler. Devlet barış için elini uzatmışken onlar o barış elini bomba bombayla kopartmaya çalışıyorlar. Bundan sevinin. Bu toprakların bağrından çıkan bu devlet ve bu devleti idare edenler gayet İslami düşünerekten önce barışı ele almışlar. Din önce barışı ele alır. Sizin evinizde problem varsa önce oturur konuşursunuz. Eşinizi önce dövmezsiniz.

Dövemezsiniz. Önce tebliğ edersiniz ona. Önce anlatırsınız. Siz bir derviş kardeşiniz yanlışlık yapıyorsa önce nasihat edersiniz. Bir daha nasihat edersiniz. Bir daha nasihat edersiniz. Siz bir iş yeri idare ediyorsanız yanınızdakinlere nasihat edersiniz. Bir daha söylersiniz. Bir daha söylersiniz. Yapmıyor. Işinin aklına son verirsiniz. Din budur. Devlet barış elini uzatmış. Risk almış. Devleti idare eden siyasetçiler de kendilerince risk almışlar. Demişler ki gel bu kan bu gözyaşı dinsin bitsin. Ama o savaşmayı tercih etmiş. Şimdi devlete düşen, şimdi devlete düşen eli silah elinde silah olan son terörist ölünce bu ülkeden terk etmek değil. Ölünceye kadar devletin o teröristle o terörle mücadele etmesi farzayı şimdi.

O bir teröriste bin kilo bomba gidecekse iki bin kilo harcayacak. Iki bin kilo harcayacak. Bilecekler ki devlet barış elini uzattığında bir daha devletin parmaklarının arasına bomba sıkıştırılmayacağını öğrenecekler. Buradan geri dönüşü yok şu anda. Zaten buradan geri dönerse devlet, hükümet, siyaset ne kimse en büyük hata yaparlar. Yok. Bu son, hiç sonuna kadar kaç yıl sürerse sürsün bu zaten sonra. Bunu sonuna kadar temizlemekle mükellefler. Bu noktada Kürt kardeşler PKK’yı kendilerinden görmesinler. PKK’yla aralarına bir set çeksinler. Mesele biter. Kim PKK’yla arasına set çekmezse o zalimdir. O haindir. O bizim de bu noktada mücadele etmemiz gereken bir organdır, şahıstır, kimliktir. Ben açık söylüyorum, HDP’yi bir siyasi parti olarak görmüyorum.

HDP’nin PKK’dan bir farkı yok bence. O yüzden hukuk tarihisinde onunla da mücadele edilmesi farzaydı. TSLK ve hükümet bu olayların üstesinden gelecek güce sahip mi? Sahipler olayların üstesinden geliyorlar. Siz herhalde bazı basın yayın organlarını fazla bilmiyorsunuz. milletin paralarıyla himmetiyle kurulan basın yayın organları var ya. Bunları çokça dinliyorsunuz galiba. Çünkü bu gelen şehitler onlar için az. Onlar kendi içlerinden daha fazla şehitler gelsin. oradaki güvenlik güçleri daha fazla kayıplar versin. Daha fazla kayıplar verirken daha fazla infi haller olsun. Bu millet ne duruyor? Bu millet ne yürümüyor? Çıksınlar, yürüsünler. Neyi devirecek bu millet? Kendi devletini mi devirecek?


9. Bölüm

Bunlar böyle hain. Bu millet yürüyecek neyi devirecek? Söyleyin bana. Bu millet yürüdüğünde neyi devirecek? Yürüyecek neyi devirecek bu millet? Bana birisi bunu açıklasın. Kime karşı neyi devirecek? Bu milleti yürüyün, devirin derken neyi neye yürüyecek, neyi devirecek bu millet? Hadi bütün televizyon basın, yayın, hadi söylesin. Hüra, PKK’ya karşı yürüyelim desin. Biz gidelim Cizre’de ne kadar evde bomba, silah varsa hepsini dökelim aşağı. Ona karşı yürüyelim. Ne kadar doğuda, güneydoğuda askere mühimmat askere karşı güvenlik kuvvetlerine karşı askeri mühimmat depolandıysa biz gidelim o depoların hepsini sıyıralım. Hepsini de temizleyelim. Ne kadar terör örgütü ve terörist var ise hepsini de temizleyelim, yürüyelim.

Yürüyen yürüneceksen her oraya yürünmesi lazım. Bu millet yürüsün. Nereye yürüyecek? Kime yürüyecek? Tabii dese ki bu millet devlete yürüyecek o zaman onların boyası çıkacak meydana. Bu bir de suç. Halkı devlete karşı isyana teşvik etmek. Bunu söylemiyor mu? Örtülü söylüyor. Bu millet hâlâ da uyuyor. Bizim dün akşam da şeyde NTV’de bir tüm genera konuşuyor. Bizim insanımız biat kültüründen gelme. Biat kültürünü askeriye de sen öğrettin. Tuğgen Eren. Sen askeriye de biat kültürünü öğretmek için ağaca selam verdiler sen değil misin? Biz biat kültürüne askeriye değerlendik. Şimdi bundan mı rahatsız oldun? Bu millet kafası çalışmayan salak aptal biat kültürümüş. Sufiler de yok. Böyle bir biat kültürü.

Herhalde sen bu milleti başka şeyle karıştırdın. Hâlâ da insanlar bu milleti saf geri zekalı kafası çalışmayan. Hayır. Bu millet neyin ne olduğunu biliyor. Senden iyi biliyor. Bir kısım dinsiz, imansız, milliyetsiz neydi? Belirsiz insanların peşinden gidilmeyeceğini bu millet çok iyi biliyor. Onların peşinden gidersen entel üyekte ersin. Biat kültüründen kurtuldun. Niye biat ettin? Şeytana. Sizi gidin şeytan biatçıları sizi. Şeytana biat edersen biat kültürün yok. Neden? Şeytana biat ettin çünkü. Allâh’a biat edersen tuğ kakası. Milleti kalayana getiriyorlar. Yürüyün. Nereye yürüyeceğiz? Hedef söyle bize. Yürüyelim hadi. Arkasında koyunu görüyor musun? En acısı da devlet bahçelerinin bu millet saraya yürüyüş yapar demesiydi.

Hoş geldin yirmi üç Nisan. Görüyor musunuz nasıl anarşiyi? Nasıl terörü ince ince milletin damarlarını enjekte diyorlar. Tabii din olarak da birisi fetva veriyor. Firavun, Yezid, Nemrut adına ne gelirse Hazret-i Ali efendimizin de küfrüne fetva vermişlerdi. Hazret-i Ali efendimizle mücadele edenler savaşanlar Hazret-i Ali efendimizin küfrüne fetva verdiler. Hariciciler dediler ki kafir Hazret-i Ali radıyallâhu anh hazretleri haşa biz dediler onunla savaşmayı kendimize farz kıldık ve Hazret-i Ali radıyallâhu anh hazretlerini şehit eden harici Hazret-i Ali radıyallâhu anh hazretlerini şehit eden harici Hazret-i Osmân radıyallâhu anh hazretlerini şehit eden Hazret-i Osmân’ın evini muasara altına alan Müslümanlar Onlar da yönetimden memnun olmuyoruz.


10. Bölüm

Memnun değiliz deyip değişik valiliklerden, değişik eyaletlerden gelip Medine-i Münevvere’de altı bin kişilik orduyla altı bin kişilik, altı bin kişi Gezici onlar da işte. Çapulcular geldiler Hazret-i Osmân radıyallâhu anh hazretlerini Kur’ân-ı Kerim okurken şehit ettiler. Ve o çapulcuların gözetimini yapan muaviyenin üç bin kişilik Medine’nin dışında duran ordusuydu. Tam teçhizatlı. Halife, Hazret-i Osmân’ın sunn-u rehin, Hazreti Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin melekler onları görün, onu görünce edeplerinden ne yapacaklarını şaşırıyorlar deyip bacaklarını örktü Hazret-i Osmân. Muaviye’nin üç bin kişilik ordusu Medine’nin dışında bekler. Muaviye’nin verdiği emir şudur talimat.

Ben emir vermedikçe hiçbir şeye karışmayacaksınız. Üç bin kişilik Hazret-i Osmân radıyallâhu anh hazretlerine bağlı olan sözde muaviye’nin ordusu. Hazret-i Osmân efendimizin haberini aldıktan sonra pırtısını pırtısını toplar, Şam’a gider. Çünkü istenilen gerçekleşmiştir. Hazret-i Osmân şehit olmuştur. Ama kader ağını örmüş ya muaviye seçilmez, Hazret-i Ali radıyallâhu anh seçilir. Kader ağını örmüştür çünkü. Ama Hazret-i Ali radıyallâhu anh hazretlerini şehit eden ağırcılardır. Hazret-i Hüseyin efendimiz de şehit eden Yezidin ordularıdır. Tarih tekerrür ediyor. Birileri de bize diyor ki yürüyün. Nereye yürüyeceğiz? Kime yürüyeceğiz? Bu devleti size yıktırmayız. Bu ülkeyi de size parçalatmayız.

Devlet kötü de olsa bizim devletimiz. Bu devlete bir şey olursa kesin Suriye üretten daha kötü oluruz. Amacım devleti kutsallaştırmak değil. Maksadım devlet çok iyidir. Ona normalde no dinlardır demek değil. Böyle bir derdim yok. Siz beni tanıyorsunuz. Ama bu devleti yıkmaya çalışırsa birileri bu sûfîler ona karşı çıkar. Bu vatanı bölmeye kalkarsa birileri bu sûfîler buna karşı çıkar. Buna tahammülümüz yok. O yüzden devlet de hükümet de bugünkü hükümette gelecek hükümette bu olayların üstesinden gelecek. Biz de bu devletin arkasında saf tutacağız. Evet. Biz günlük siyasetle işimiz yok. Biz partici, partici değiliz. Öyle aranızda da parti kavgasının olmasını istemem. Asla hiç kimse bir partinin savunuculuğunu yapmasın burada.

Böyle bir derdimiz yok. Bizim siyasetimiz kural sünnet vatan millet. Oy zamanı gidip nereye oyunuzu verecekseniz verin. Bizi ilgilendirmez. Beni ilgilendirmez. Dergahın yönetiminde olan kimseler de ders yaptıran kimseler siyaset olarak parti siyaset olarak nötr olacaklar. Bunun altını çizeyim. Kadın erkek bir yerde ders yaptırıyorsa parti siyasetine girmeyecek nötr olacak. Parti siyasetine girecekse bir kimse gelecek helallığını alacak. Ben X Parti’de siyaset yapmak istiyorum diyecek. Müsaade edersek gidecek. Bu parti siyaseti de dergahımızda yasak. Kimse birbirine partisi için bir laf söylemez. Bizde AKP’li AKP’lisi de var. MHP’lisi de var. CHP’lisi az ama var. HDP’li yok bildiğim kadarıyla.


11. Bölüm

Var mı içimizde HDP’li? Linç etmeyeceğiz merak etmeyin. En güvenli, en emin yer burası. Ciddiyim bu konuda. Burada bir kardeşimiz HDP’liyim de dese emindir. PKK’lıyım da dese emindir. DH kahveciliyim de dese emindir burası. Burada hiç kimse ona yan gözle bakmayacağını ben tavsiye ederim. Onun her türlü güvenliğini sağlamayın da Allâh’ın izniyle tavsiye ederim. Allâh’ı zikredilen meclisler emin meclislerdir. Kimsenin burada siyaseti, ırkı, rengi, hiç kimseyi bu noktada ilgilendirmez bu daire. Allâh muhafaza eylesin. Seçim tahminlerinizde bir değişiklik var mı? Yok. Benim tahminlerimde bir değişiklik yok. Ben yazdırdım. Halit daha doğrusu yazdı tahminimi benim. Bir tahminim var. Yeni tahminim.

Bu önümüzdeki seçimlerde büyük bir ihtimalle bir parti referendum milletvekilini tutturabilir. O oy oranı o oy oranını tutturacaktır. Tamam mı? İnşâAllah. Zikir mi üstündür yoksa insan mı? Insanı üstün kılan zikir midir? Allâh’ı zikretmek en büyük iştir. Fiyat açısından yapılan iş açısından. Ama insan halifedir. Zikir insanı daha da yüceleştiren bir fiiliyattır. Dolar tahmininiz nedir? Dolar da çok böyle absürt dikine yukarı giden hareketler beklemiyorum. Evet normalde bu önümüzde kaydan sonra gevşeyeceğine inanıyorum. Çünkü Türkiye’nin burada duruşunu destekleyen dünya devlerinin içerisinde mesela Amerika’nın İsrail ııı Masonik kolu ile tarafı ile paracı finansçı tarafı Türkiye’nin aleyhine çalışıyor.

Ama Amerikan devleti devlet olarak. Türkiye’nin lehine çalışıyor. İngiltere, Fransa, Almanya, Türkiye’nin aleyhine çalışıyor. Bunlar finansçıdır hepsi de. Rusya birinci derecede kendi haklarını kendi konumunu güçlendirirken ikinci derecede Türkiye’yi kolluyor. Putin bir koluyla diyor ki benim Suriye’de ve Irak’ta emellerim var. Bunlara sen karışma. Bunlara karışmadığım müddetçe fazla da yükselmediğin müddetçe ben sana sıkıntı yapmam diyor. Ama bir taraftan da Türkiye böyle fazla adımlar atınca Türkiye’nin göğsüne de bir el koyuyor. O yüzden Türkiye ne tarafta ne taraf Türkiye’de ne galip gelirse Türkiye’de iki savaş var. Bir finansçılar, iki devletçiler. Finansçılar kendilerini belli ettiler.

Diyorlar ki bir devlet bu kadar milliyetçi olmamalı. Bir hükümet de bu kadar milliyetçi olmamalı. Siz zalimsiniz. Siz yezitsiniz. Siz finanssınız. Eee siz çekilin kenara. Kim gelecek? Kime istiyorlar? Tayyip Erdoğan’ın yerine Türkiye’de kime istiyorlar? Yok. Tayyip Erdoğan’ın yerine. Kemal Derviş’i getiremeyeceklerini biliyorlar. Abdullah Gülü istiyorlar, değil mi? En son çalıştığı kuruma bakın. Okurken nereden? Ne diyorlar okuyanlara verilen şey? Yok burs. Okurken nereden burs aldığına bakın. Finansçıların medya yakindir. Türkiye’de doğandır. Değil mi? Size bir tiye vereyim. Doğan grubunun sevdiğini sevme, sevmediğini sev, doğru yolu bulursun. Doğan grubunu komple gazetesinde, televizyonuyla, kimi parlatıyorsa bak ona üzerine bir siyah boya çek.


12. Bölüm

Kimi karartıyorsa karartılan şeyi elinle sil, pırıl pırıl yolunu çiz. Bak Türkiye’de hürriyet, cumhuriyet, ondan sonra sıralıyorsunuz ya sizin. CNN, NTV bunları izle. Bunların iyi dediklerine dikkatle bak. Onun altında bir çapan oğlu çıkacak. Elli dört yaşındayım ben bunu izledim hep. Onlar bu olayda bu iyi oldu derlerse sakın ha o iyi değildir. Bu memleketin faydasına değildir o. Onlar şu siyasi parti desteklenmeli. Biz bunu buna destekliyoruz. Dediğimde sen kaç ondan? Kesin. Başka hiçbir şeye gerek yok. Cumhuriyet, hürriyet, CNN, ondan sonra NTV, ne başka? Ha bir de Kanal D çıktı, oradan STV çıktı. Başka? Fox var, bak ne kadar minnet bak bir de şey diyor ki ne o? Tuğgeneral diyor ki bizim insanımız biyat kültürü var.

Haa demek ki bizim insanda biyat kültürü yok. Bak benim söylemediğim televizyon kanallarını söylüyorlar. Eğer bizim toplumumuzda biyat kültürü olsaydı ikide bırakacaktınız. Anladınız mı? Arttırıyorsunuz bak açık arttırma gibi. Demek ki sizin de bir analiziniz var. Harika. Teşekkür ediyorum. Siz de bu konuda kafa yürütmüşsünüz bak beyin patlatmışsınız. Bizim Mehmet Aslan bile aykırdı. Neydi Mehmet Aslan? Sesini duyamadım. He az önce bir gazete ismi söyledin. Sesini duyamadın. Tamam Aslan. Sen de mi korktun paralelden yoksa? Senin de mi seyidilerin var yoksa? Aklıma geldi bu ses yan tarafa gitmiyormuş. Şikayet ediyorlar ona göre. Nasıl o sesim yan tarafa gitmiyormuş. Hep bunu bana birkaç seferdir söylüyorlar sohbetlerde.

Onun ayarı farklı ise onun sesi oranın sesini yükselt olmazsa. AKP tek başına iktidara gelemez ise Türkiye’de kaos kriz olacağı söyleniyor. Katılıyor musunuz? Hiç katılmıyor. Bir daha seçim yaptırır. Ya neden bağırışıyor ki millet? Ya Süleyman Demirel darbe yaptırdı bu ülkede. Kimse bağırışmadı. Süleyman Demirel mevcut seçilmiş. Seçilmiş hükümeti yerli bir etti gitti. On tane milletvekili olan bir adama göre verdi. Ne bağırışıyorlar ki? O gün için yapılan şey demokratikti de şimdi yapılan demokratik değil mi? O günde bağırsaydın diyecektim kalkışıyorum seni. Bağırdım. şu anda Cumhurbaşkanı’nın yaptığı şey anayasa kurallarının içerisinde ne bağırıyorsunuz? Bu milletin yüzde elli ikisi oy vermiş, Cumhurbaşkanı seçmiş.

Öyle gizli kapaklı perdenin arkasında milletvekillerini tehdit ederekten, paralar vererekten, bilmem neler olaraktan, bir sürü kaydırı kupaklar dönerrekten meclisten seçilmiş bir Cumhurbaşkanı değil. E ben onu da gördüm. Süleyman Demirel’de. E Süleyman Demirel Cumhurbaşkanı seçildiğinde bu kadar arkasında oy mu vardı? Yüzde on altı, yüzde on yedi oy almış bir Süleyman Demirel Cumhurbaşkanı seçildi. Partisi. Refah Partisi’nin normade hükumetteyken darbe yaparken Refah Partisi ondan fazla oy oranıyla hükümete gelmişti. Kim darbe yaptı? Ondan daha az oyla Cumhurbaşkanı seçilen Süleyman Demirel ve demokrasi havarileri ve kendini bu noktada çok bilgi çıkgörenler Süleyman Demirel’le o zaman için ne savaşmadınız?


13. Bölüm

Sizi gidin satılmış Mason kafalılar sizi. E iyi kötü. Ben oy filan vermedim. Beni ilgilendirmiyor. Ama ben memleketimi düşünüyorum. Yüzde elli iki oy almış gelmiş Cumhurbaşkanı seçilmiş. Şimdi seçim olsa gene birinci olacak, gene Cumhurbaşkanı seçilecek. On sefer seçim olsa on sefer Cumhurbaşkanı seçilir o. Yirmi sefer seçim olsa bu ülkeden yirmi sefer bu adam Cumhurbaşkanı olur. Sevseme. Sevseme. Koştur, geçsin gitmesin. Aha bütün herkes karşı çıktı. Yürüdüler, koşturdular. Herkes bir laf söyledi. Yüzde elli ikiyle tek seçimde Cumhurbaşkanı oldu. Sen devletine karşı sen milletin ahmak salak mı sanıyor? Yüzde elli ikisi bu memleketin çoğunluğu salak ahmak da senin mi kafan çalışıyor? AKP tek başına iktidar gelmezse gene aynı olursa gene hükümeti kuramazlar.

Bir daha seçim olur. Ne olmuş seçimden korkuyorsunuz mu? Anayasa bu. Bize çok böyle met etip yağlayıp pullayıp allayıp süsleyip önümüze koyup demokrasi dedikleri şey bu. Bu. Eee? E şimdi Tiansı mı diyeceksiniz? Eee Türk milleti? Eee ne oldu? E bunu bize en güzel sistem diye sen koydun önüme. Ben demokrat değilim. Demokrasiyi de beğenen değilim. Ben demokratı demokrasiye de bu mevcut demokrasiye de karşı bir insanım. Benim. Şimdi değil. Ama sistem bu çarpık düzgün. Sen bunu düzgün bir sistem diye önümüze koydun. Seçim ne gelecek? Seçim ne gidecek dedi. Eee? Farklı bir şey mi söyledik biz de? Ben böyle söylüyünce sen tayyipçisin diyorlar. Eee ne yapayım? Seçimi de mi istemeyeyim diyorum ben. Ha seçim seçim diye tutturan sizsiniz.

Seçimle bu memleket idare edilecek diyen de sizsiniz. Eee? En tek başına iktidar çıkmazsa ne olur? Bir daha seçim olur. Yine çıkmazsa yine seçim olur. Yine çıkmadı. E gene seçim olacak. E gene olmadı. E ne olacak? Bir daha seçim olacak. Ya kurduğunuz sistem bu. Kurduğunuz sistem bu. Hiç kimse sistem yanlış demiyor. Sistem yanlış. Neden? Ya yanlış. Yanlış diye çıktı meydana. Olmadı şimdi. Aynı oy oranlarında çıktı. Gene uyulaşamadılar. E zaten gelene de hayır, gidene de hayır diyen bir devlet bahçeli var. Alayına karşı. Tamam. E ne yapacaklar? O zaman MHP’ye operasyon yapacaklar, devlet bahçeliye indirecekler. Eee CHP diyor ki ben AK Parti’yle bir araya gelmem. Önceden öyle dediler. Asla olmaz.

Eee hadi CHP’de bir operasyon yapın. E ne yapacaksınız? Millet vekillerine mi seçilmiş milletvekilleri mi yok edeceksiniz? Hayır. E HDP zaten PKK’nın uzantısı diyor CHP’si de MHP’si de AKP’si de. Onlarla zaten yapmayız diyorlar. E ne oldu? Ne kaldı geriye? Gene seçim kaldı. Yarın gene alacaklar. Sen gene Akşehir’sin. Ya ne alakası var? Kurduğunuz sistem bu. Ben o yüzden başkanlık sistemi olsun dedim. Bir sefer seçim olacak. En fazla o yalan gelecek, hükümeti de kuracak, devletin başına da oturacak, kaç yıl seçildi, dört yıl, dört yıl sana bir seçim daha olacak, oturacak devletin başına, geçecek, gidecek, yürüyecek. E bu böyle değil. Böyle olmayınca ne olacak? Hazır olun. Eğer böyle giderse. Her sene seçim var ülkede.


14. Bölüm

Deliye her gün bayram. E o da yüzde elli ikiyle gelmiş cumhurbaşkanı olmuş. O da kaptırılmaz. Kaptırmaz. Mühür elimde. Bakın mühür elinde. Isterse istediği zaman seçime götürür. Sistem bu. Diyor ki Cumhurbaşkanı gerekli gördüğünde ülkeyi seçime götürür istediği zaman. Adam sabah kaktı, gerekli gördü, mülkeyi seçime götürüyorum dedi. Ne yapacaklar? Daha önce yaptıkları gibi yapacaklar. Gidecekler Cevdet Sunay mıydı? Neydi? Deli raporu almışlardı. Hiç görmez raporu. Tabii. Geçmiş gün şimdi hatırlamıyorum da üç yüz kusur tane doktor raporuna imza attı adamın. Hiç görmez raporu verdiler. E tabii yarın öbür günde cumhurbaşkanı için birileri böyle bir rapor isteyebilir. Bekleyin. Öyle mi? Tamam. Çünkü cifirciler boyuna okuyorlar aklı dengesinin kaybetsin diye.

Onlar kendi okuduklarına inanıyorlar ya. Yasinler okuyorlar, cifir okuyorlar, hüddamcıları tuttular. Her türlü ebce hesaplarını yapıp okuyup üfleyip üç ay içinde aklı dengesinin bozması lazım diyorlar. O da meleleri tuttu diye anlattı alt kadını. Meleler cifirciler okuyor, cifirciler onları okuyor. Savaş tüm gücüyle metafizik alemde devam ediyor. Ve inanıyorlar, diyorlar üç ay sonra aklı dengesini yitirecek, hemen rapor aldırırız, deliririz aşağı. E bu millet de derse deli ise bizim delimiz kardeşim. Biz onu istiyoruz tekrar. Haydi bir daha sinema çıkacak. Ne yapacaksınız? Bu millet diyecek deli meli bizim kardeşim. Biz bir tek tekrar istiyoruz. Bir daha aday yaptık dese ne yapacaksınız? Türkiye burası kurulan sistem bu.

İngiliz gelmiş öyle bir sistem kurumuş bize. Bunlar işin içinden çıkamasınlar hiç demiş. Biz işin içinden çıkamıyoruz bir türlü. Ne tarafını tutsak elimizde kalıyor. Amaçları da bu zaten. Ama hiç böyle Müslümanların Türkiye’de böyle İslami böyle duyarlılığı olanların kuvvetlenceyi hesaplamadılar hiç. Bunların hepsi de gayri İslami gücün üzerine kuruluydu. Ne zaman böyle İslami duyarlılığı olanlar kuvvetlenince bomba ellerinde patladı. Şimdi ne yapacaklarını bilemiyorlar. Adamın elinde mühür, istediği zaman seçime götürür. Bu adam da götürür mü? Götürür. O öyle bu yok şu kırılacak, bu üzülecek. Buna ne cevap vereyim diye böyle bir hesabı yok. Benceleyin yürüyor. Bizden mi gaz alıyor birine? Biz burada bir gaz veriyoruz herhalde.

Ertesi gün bombardıman yapıyor ortalığı. Aman bize takılmasın. Mürşidi Kamil olmak için yetişmiş olmak mı lazım yoksa seçilmiş olmak mı lazım? Gidip bir mürşidi Kamil’e sormak lazım. Seçilmiş mi olmak lazım? Yetişmiş mi olmak lazım diye. Herhalde o böyle bir cevap verebilir. Bu bayağı sorulara takıldık kaldık. Bu sene hangi acca niyet edeceğiz? Kardeşler ben genelde ifrada niyet ediyorum. Allâh rahmet eylesin. Şeyhim bana ifrat acını niyet ettirdiydi. Ben kendimce orada kalıyorum işte. Biat kültürümüz var ya bizde. O yüzden Allâh izin verirse bir değişiklik olmazsa ben yine hacı ifrata niyet edeceğim. Kardeşler bu noktada serbestler. Inşallah Allâh şimdiden haçlarını makbul eylesin. Allâh izin verirse pazar gün saat ikide mi çıkılıyor?


15. Bölüm

Nerede? Var mı? Cafer burada mı? Geldim. Cafer iki değildi değil mi? Cumartesiyi pazara bağlayan gece saat ikide Haşim İşcan Caddesi’nden otobüs kalkacak gidecek olanlara duyurulur. İhrama isteyen evinde girer, evinde ihramlanır, niyet eder, namazını kılar, lebbeykini çeker, otobüse öyle de binebilir isteyenler. Yok böyle yapmayanlar. Geçen sene yaptığımız gibi havaalanında da yapabiliriz. Bu konuda ben havaalanında ihrama gireceğim. Orada girmeyen arkadaşlar varsa oradan buradan gelenler hep beraber orada ihramlanır. Orada inşâAllah ııı Allâh izin verirse niyetimizi yaparız diye düşünüyorum inşâAllah. Pasaportlar falan geldi, vizeler hazır. Her şey bir tamam. Otobüs tutuldu. otel orada hazırmış.

Bir iki arkadaş uçakta yer olmadığından önden gitti. Ibrahim orada şu anda. Normalde herhalde otel geçen seneki yerden daha yakın bir yer demiş. Ne bölgesi diyorlardı? Şey geldi mi? Demirci geldi mi? Meaap da bölgesindeymiş otel. O zaten o bölgeyi bize bizim ııı şey dünyamında söylüyordu. Meaap da bölgesinde olsa otel iyi olur filan diye. Orası geliş gidişi daha yakınmış. Daha kolay olduğu söyleniyordu. Geçen sene de öyle söylüyorlardı. O yüzden o Meaap da bölgesinden kaç dedi? Şey bin beş yüz metre mi? Iki bin beş yüz metre mi? on dakika mı? On beş dakika. Ne? Iki bin metre. Iki bin metre. Evet düz bir olmuş. Evet. Yirmi dakikada mı gidelim? Orta haliyle yirmi iki bin metredeymiş. O yüzden efendim iyiymiş otelin durumu.

Öyle söylüyorlar. Inşallah yolculuğumuz böyle başlayacak. Iıı zannediyorum yirmi dokuzuydu değil mi? Yirmi dokuzunda dönüşü almış. Inşallah. Allâh giden kardeşleri inşâAllah yardım etsin. Âmîn. Dua edin inşâAllah. Cenâb-ı Hak sağ salim gidip gelmeye nasip etsin. Âmîn. Tabii haç önemli bir ibadet. Inşallah gitmeyen kardeşleri de Cenâb-ı Hak nasip etsin. Âmîn. Eee bu Türkiye’de mevcut diyanetle kurayla gidilirse bu sene sekiz sene önce yazılanları götürüyor bildiğim kadarıyla. Sekiz sene bekleyecek insanlar. Eee bizimki de işçi vizesiyle onu da söyleyelim. O yüzden işçi vizesiyle gideceğiz inşâAllah. Allâh’tan bir şey gelmezse. Saat doğru mu? Lâ ilâhe illâllah. Allâh. Âmîn. Hacca giden kardeşlere haklarınızı helal edin.

Helal olsun. Hepsinin adına da bizden yana helal olsun inşâAllah. Haklarınızı helal edin. İlan olamazsa gelsin, ilanını yapsın. Yoksa sorulara devam edeceğim. Arkadaşlar serbetsin. Fitne çıktığı zaman ata binen insin, koşan, yürüsün, yürüyen dursun, duran otursun. Badi şerifi hayatımıza nasıl adepte edeceğiz? Sonu bilinmeyen şeylere bakmayacağız hiç. Bu yoğunlaşmak, onun üzerinde yoğunlaşıyorsun. Bu meseleyi nasıl hallederim diye yoğunlaştığında Cenâb-ı Hak sana farklı bir pencere daha lütfedir. Yolumuzda mücahede edenlere yollarımızı açarız. Biz bir meseleyle yoğunlaştık. Bu işi nasıl yapalım diye elimizde üç dört tane alternatif var. Üç dört tane alternatif düşürürken, düşünürken Cenâb-ı Hak beşinci alternatifidir lütfetti bize.

Bizim görmediğimiz, bizim fark edemediklerimiz beşinci bir kapıyı da bize lütfetti. Öyle bir şey. Bizim görmediğimiz, bizim fark edemediklerimiz beşinci bir kapıyı da bize lütfetti. Öyle bir şey. Allâh’ın lütfu demek. Senin düşüncen de Allâh’ın lütfu zaten. Hayvanın karşılığı zikirdir zaten. Araf âyet 201. Şeytan size vesvese verirse, gaflette kaldığınızda hemen Allâh’a zikir. Hilacı ol. Gaflet hevadır. Boşluk. O boşluk, o hevayı normalde def edecek, kovacak. O şeytanın vesvesesine engel, o kimsenin zikir gücüdür, öyle söyleyeyim. Cenâb-ı Hak bize şeytanın vesvesesini bizim önümüze koymuş. Ama onun yenmenin yolunu da hemen zikreder. Elbette. Yenmenin yolunu da hemen yiyip zikreder. Bu şeytanın vesvesesini bizim önümüze koymuş, ama onun yenmenin yolunu da hemen zikreder. iman tişagı var Sen zikrullah alakasına oturdun da zanna düşersen evaya düşersen Zikrullah halakasından ayrıldığın an zanla düşüp cennet bahçesinden çıktığın an.

Burada cennet bahçesinden çıkan öbür tarafta cennete mi gideceğini düşünecek mi? Buradaki cennet halakasından bir zan kurban olup gitmemeye bak. Kalp dediğimiz gönül dediğimiz şeyin içerisine hiç adım attın mı? Hiç birini sevip sabaha kadar ağladın oldu mu? O zaman akılla hem halsin. Hiç birini sevip yemek yemeyi unutup uykuyu unuttun zaman oldu mu? Hiç birini sevip yemek yemeyi unutup uykuyu unuttun zaman oldu mu? Birini sevdiğinden dolayı gideceğin yeri unutup sevdiğinin kapısının önünde durduğunu o esnada kendine geldiğini hiç gördün mü? O zaman o kimse akıl mı gönül mü üstün olup olmadığını idrak eder anla. Öbür türlü kelamdan başka bir şey olmaz. Hazreti Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin her şeyi nurdu.

Hazreti Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin her şeyi nurdu. Bir şey daha derim akıllar kabul etmez de onun necaseti de nurdu. Onun her şeyin nurdu. Bu kadar basit. Hakkınızı helal et. Selamun aleyküm.


Kaynakça

Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbetinden derlenmiştir.

Kaynak video: YouTube

İlgili Sözlük Terimleri: Mürşid, Zikir, İhsân, Sünnet, Muhabbet, Dervîş. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı