1. Bölüm
Selamünaleyküm, hayırlı uğurlu olsun. Allâh gecenize hayırlı etsin. Şükür, Cenâb-ı Hak günümüzü, günümüzü hayırlı etsin. Günümüzü, yılınızı, ömrünüzü hayırlı, hayırlı etsin inşâAllah. Biraz geciktik. Yarın saat hakkınızı helal edin. Böyle muhabbet açıldı yirmi sekiz Şubat’tan, on iki Eylül’den darbelerden filan. Biraz ararak heyecan fazlalaştı. Bu yüzden bir seneyi toparladık da geldik hakkınızı helal edin. Zikrin ve sevginin sonu var mıdır? Allâh’a olan sevginin sınırı var mıdır? Sınırsız olan bir ilahın sınırlı bir şeysi olmaz. Söz konusu olan sınırsızlık ise ondan bir sınır beklemez. Ona karşı olan vasifelerde de sevgilinde de ona karşı olan herhangi bir hareketlerde de sınır. Allâh sınırsızdır.
Ibadet açısından da onun olan ibadet deselesidir. namazın sonu olmaz. O çünkü emretmiş. Konucun sonu olmaz. Emretmiş. Zikrin sonu olmaz. Emretmiş. Sevginin sonu olmaz. Emretmiş. Ve Cenâb-ı Hak sıfatsal açısından sınırsızdır, sonsuzdur. Ya sıfatlarına da adet koyma. Sıfatının da tecelliyatını sınırlamak mümkün değildir. O yüzden Allâh sınırsızdır, sıfatları da sınırsızdır. Ona giden yol da sınırsızdır. O yüzden sözlerden demişler ki yarattığı nefes adedince ona yol vardır. Bu noktada ona karşı olan yol da sınırsızdır. Yolcu da sınırsızdır. Çünkü o Cenâb-ı Hak sınırsızdır. Evveli yok, sonu da yok. Baba. Evveli ve sonu olmayanın bir sınırı olmaz. Bu noktada. O kendisi sınır koyabilir. O kendisinin sınır koyduğu şey, varlığına sınır.
Yarattığına sınır koyar. Yarattığına bak. Dünyanın sınırı vardır, yaşı vardır, zamanı vardır, saati vardır, dakikası vardır. Vakti saati gelince o da eceli takacaktır. Güneşin sınırı vardır, gezeriyenlerin sınırı vardır, insanların bu dünyada yaşamasının sınırı vardır. Insanların veya varlığın uymakla zorunlu oldu. Zorunlu oldu ve sorunlu oldu. Sınırlar vardır. Ama bu sorumlu ve sınırlı şeyler varlığın kendi içerisindir ki kendi dairesinde, kendi matematikinde, kendi hesabında. Ama aynı varlık Allâh’a olan ibadetler ve davranışlarında bu normalde sınırsızlığın içerisinde sınırsızlığı. sevginin şekli şevali bellidir ama Allâh Allâh sevginin ölçüsü yoktur, derecesi yoktur. Sevebildiği yere kadar sever bilir.
Ama bakın sevginin tecelliata olarak uymak olduğu insanların uymak zorunda olduğu bir daire vardır. Ey Habibim de ki eğer Allâh’ı seviyorsan bana uyu. Bakın bu o kulun Allâh’a sevgisini gösterebilmesi için uyacak olduğu kaidelerdir. Ama Allâh’a olan sevgide sınır var mı? Yok. Bir kimse sevebildiği yere kadar Cenab-ı Hakk’ı sever. Sevebileceği yere kadar ve bunun sınırı yok. Hiç kimse de bir sınır koyamaz. Allâh bizi affetsin. Ümmetim yağmur misaldir. Evveli mi hayırlıdır, ahiri mi bilinmez. Hadîs-i şerifini açıklamışsınız. Evet, Hazreti Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hak ettim. Ümmetimin evveli mi hayırlıdır, sonu mu hayırlıdır diye bunu muallakta bırakmış. Ne evvel kimleri hayırlı görmüş, direk bunun evvel kimler hayırlıdır demiş, ne de sondakinden hayırlı görmüş.
2. Bölüm
Bu şu demektir. Ümmetin evveli değil de sonuncusunun arasında Allâh bir farkı var. Eğer ölmüş olmuş olsaydı o zaman Hazreti Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hak ettilerdi ki ümmetimin evveli hayırlıdır. Veya sonu hayırlıdır. Bakın buradaki bir kimsenin fazilet derecesi farklı bir şeydir. Ama hayırla alakalı mesele farklı bir şeydir. Burada şunu çıkarmayın kendinize. Ya biz de evvel kimler kadar faziletliyiz demeyin. Ümmetin en faziletlisi Hazreti Emubekir Ömer Korslan Ali Aşere-i Mübeşir’e sıralanılıyor. Bundan sonra sıralanır. Bu ayrı mesele. Bunun çıkış noktası da zaten bu meselenin çıkış noktası o günkü haricilerle alakalı. İmama Azam Hazretleri’nin bu iştahı koyarken o günkü haricilere bir cevap mütevimleri koyar.
O günkü hariciler, bu günkü Şianı ayrı bir böyle evveli gibi. Onlar derler ki Hazret-i Ali Radıllahu Han Hazretleri en hayırlısı ümmeti bu noktada. Allâh muhafaza eylesin. Bunlar binayet veya Şihanın değişik kollarına binayet. İmam Azam Hazretleri bu iştahı koyar. Tam bu iştahı koyarken de Hazreti Peygamber Sabrular Resulü’nün hadislerinden hareket ederekten söyler ki. Evde sarıkta namaz kılmak mı yoksa caminde cemaat de kılmak mı daha iftahdır? Bu noktada biz cemaate önem vereme ümmetiz. Bizim için evde namaz kılmaktansa cemaatle namaz kılmayı tercih ederiz. Çünkü niyazın ki cemaat olmak, camilere gitme ümmet-i Muhammed’in içerisinde terk edildi. Bunun terk edilmesine sebep ilk böyle cumhuriyetin kurutulmasından önce Osmanlı’nın son döneminde bu gevşeklikler başladık.
Bu gevşeklikler başladıktan sonra bir müddet sonra cumhuriyet kuruldu. Cumhuriyet kurulduktan sonra maaşlı imamlar söz konusu oldu. Maaşlı imamlar söz konusu olunca bir grup insanlar camilerden bu imamların arkasında namaz kılmaz fetvası verip iştahı verip camilere gitmemeye başladıklar hala daha mağazı gruplar bu iştah da bu fetvarda duruyor. Burada bu katil böyle düşünüyor. Bunda bir eksiklik var. Hazreti Peygamber sabırlar ve Resûlullâh’ın adetleri imam Fasık da olsa onun tabi olunur der. Böyle olunca sanki ııı camileri bırakmak, boş bırakmak, orayı cemaatsiz bırakmak bizim rehinize bir şey değil. Bu İslam dünyasının aleyhine bir şey. Türkiye’deki Müslümanların da aleyhine bir şey. Sizin boş bıraktığınız yeri bir şey doldurmuyor.
Heva hevesle nefisten ve şeytandan başka. Ne yazık ki namaz konusunda gevşek bu yüzyılın Müslümanları. Bu yüzyılın Müslümanları kadar namaza gevşek bir yüzyıl görünmüyor. Olduğu hale. Ve bu yüzyılın Müslümanları eğer namaza sıkılaşırlarsa İslam hürmeti kurdurur. Namazda gevşekiz. Haramlardan uzak durmakta gevşekiz. Ibadetlerimizi yerine getirmekte gevşekiz. Acı şeyler. Önceden münafıklar namaz kılarlardı. Şimdi müminler namaz kılarlardı. Bakın dinin zuhur ettiği yıllarda münafıklar öyle bir ikindi namazına gelirlerdi. Öyle bir ikindi namazına gelip sabah akşam meyatsıya gelmezlerdi. Onların münafıklar öyle bir ikindi namazına gelip sabah akşam meyatsı namazına camiye gelmeyenler münafıklık alamet olarak görülürdü.
3. Bölüm
Bir ümmet düşünün ki münafığı dahi namaz kılıyordu. Bakın bir ümmet düşünün münafığı dahi namaz kılıyor. Ama şimdi bir ümmet düşünün iman ettin diyen namaz kılmıyor. Bir ümmet düşünün. Bir cariye örtünüyor. Bir ümmet düşünün cariyesi örtünüyor. Cikazet Ömer’le de Bahman’ın hazretleri cariyenin birisi örtülmüş. Dur diyorum. Dur bakayım. Sen cariyesin. Hür mü? Müslüman kadınlar gibi örtünemezsin. O başındaki örtüyü çıkar. Bu tesettüre sen layık değilsin. Dikkat et. Sen bu tesettüre layık değilsin. Dikkat edin tekrar. Ahtını çiziyor. Sen bu tesettüre layık değilsin. Şimdi ümmet düşünün. Şimdi ümmet düşünün. Örtünmekten sorumlu olmayan cariyenin örtüsünü çıkarıyor tabiri cariyesi örtünemezsin. Hür Müslüman kadınlar gibi diyor.
Ama biz eşlerimizi, çocuklarımızı örtüklüyoruz. O günün münafıkları namaz kılıyor mu? Bu günün müslümanları kılmıyor. Allâh bizi affetsin. Olmazsa olmaz tasavvuf ülkeleri nelerdir? Farzlara sık sık yakışmak. Nafilelerle Allâh’a yakışmak. Ve Allâh’ı sevdektir. Olmazsa olmazdır tasavvuf. Tekrar söyleyeyim mi? Farzlara sık sık yakışmak. Nafilelerle Allâh’a yakışmak. Ve Allâh’ı sevdektir. Her dönem kendince bir tasavvuf ülkesi görmüştür. Siz şimdi bundan üç yıl önce görmüş bir tasavvufî eser alsanız bugün için eğer tasavvuf olmazsa olmazlarına farklı ölçüler görebilirsiniz. Beş yüz yıl öncesinde farklı ölçüler görebilirsiniz. Bin yıl önceki bir tasavvuf hareketinde farklı ölçüler görebilirsiniz.
Hatta İstanbul’un aslında tasavvufun ilk çıkış noktası olan züht kavramının zahitlik kavramının abillik kavramının etrafında toplandığını görebilirsiniz. Tasavvufun olmazsa olmazlarına. Doğru mudur? Her cevap hepsi de doğru. Bugün ehli tasavvuf için olmazsa olması hadisi kutsi mucibince üç ana adımda toplayabilir. Bu fakirin görüşü. Kabul edecekleri ama hadisi kutsi kabul etmesini söylemelisiniz. Ama bunu tasavvufun olmazsa olmazların ortasında görmülmekten bu haksızaydı. Bu manada bugün için tasavvufun olmazsa olmazlığı üç adım üç ana madde. Bir farzları yerine getirmiştir. Bu haramlarda musak durmakla beraber farz olan ibadetlerin yerine Birinci merhale bu. Ehli tasavvufun üzerinde bu olmazsa olmaz.
Bu olmazsa olmaz. İlk sufilikle tanışan kimseler kendilerini bu noktada zaktimat altına alacaklar. Farz olan ibadetleri yerine getirmek ve aynı zamanda da haramlardan uzak durmak. Günah kebalilerden uzak durmak. Ikinci olmazsa olması ne? Nafilelerle Allâh’a yaklaşmak. Bu nafilelerle Allâh’a yaklaşmanın olmazsa olmazı güzel ahlak. Güzel ahlak. Iyi ahlak, temiz ahlak, ince ahlak. Kırmayan, incitmeyen, horlamayan, ötelemeyen, kabadallanmayan, narin, nazik, Kur’ân’ın sünnete bağlı Habibullah’ın ahlakıyla ahlaklanmış bir kimse. Üçüncü adımla Allâh’ı her şeyden üstün tutmak. Allâh’ı sevmek demek, Allâh’ı her şeyden üstün tutmak demek. Allâh’ı sevmek demek, Hazreti Peygamber sabunlar ve selam adetlerinin yürümüş olduğu yolda yürümek demek.
4. Bölüm
Allâh’ı sevmek demek Hazreti Peygamber sabunlar ve selam adetlerinin ayak izini değil, nefesini takip etmektir. Sadece ayak izi değil, nafilelerle yaklaşmak ayak izini takip etmektir. Allâh’ı sevmek onun nefesini takip ediyor. Onun nefesiyle nefes takip ediyor. O yüzden bugün için tasavvufun olmazsa olmaz üç ana maddesi var. Bu üç ana maddelerinin kendi akdında alt maddeler, paragraflar açmak mümkün mümkün? Mesela farzları yerine getirmek. Farzları yerine getirmek derken bir ibadet kısmı var. Ibadet kısmı ne? İslam’ın şartı beştir. Kelimeye şehadet getirmek, namaz kılmak, oruç tutmak, zekat vermek haccet demek. Biz bunun buluma ormanında bir alt kategorida bunu koyabilir miyiz? Koyabiliriz. Bu noktada haramlardan uzak durma kategorisi de ayırırsak yedi tane büyük günah kebaiden uzak durma.
Allâh haşrit koşma. Anne babaya asi olma. Nefisle mücadele savaşından geri dönme. Namuslu insanların görmeden, bilmeden onların namuslarına iftira atma. Gıybet dedikodu faiz. Eşcin senlik. Bunlar bugün toplumu kanayan günahı kebailleri. Gıybet dedikodu iftira toplumu yarayan yaralayan İslam toplumu onu ne yazık ki deccaliyet, şeytaniyet noktasına hallaç bulur bir Bunlardan uzak durmak. Günahı kebaillere yaklaşmamak. Günahı kebaillere yaklaşmamak dediğimizde isterseniz bunları tekrar uzunlara dönerek görebiliriz. Gözün haramları, kulağın haramları, dilin haramları, elin haramları, ayın haramları, cinsel uzunların haramları diye bunları tasdif edebiliriz. Bunlardan uzak durun. Toplumun en büyük kandikaplarından birisi.
Toplumun bu şu. Bu bugünkü noktada haram noktasında gevşek. Ibadet noktasında gevşek. İslam dünyası haramlardan uzak durup farz olan ibadetleri yerine getirmekte gevşek. Toplumun kanayan yarası bu. Herkesin başına bir polis dikemezseniz. Herkesin başına bir asker dikemezsiniz. Herkesin başına bir haramlardan koruyucu bir etken dikemezsiniz. Bugün İslam toplumunun en büyük kandikaplarından birisi. İnsanlar haramı çok rahat işliyor. Çok rahat haram yaşıyor. Çok rahat. Helalı o kadar rahat yaşayamıyor insanda Yemin ediyorum vallahi billahi de helalı yaşamak zor bugün için. Haramı yaşamak çok kolay. Haramı o kadar kolaylaştırdı ki. Farzlarla uzak durmak o kadar kolay ki şimdi insanlar kaçak göçek namaz kılıyor.
Kaçak göçek namaz kılıyor. Insanlar kaçak göçek sübücü olacak diye uğraşıyor. Ibadet edecek kocası izin vermiyor, karısı izin vermiyor, annesi babası izin vermiyor, patronuna izin vermiyor. Ya namaz kılacak namaz kılman rahat namaz kılmıyor mu? Kılamıyor. Haram çok kolay. Sokakta sarhoş dolaşan bir kimseye bir şey diyebiliyor musunuz? Sokakta yürüyen her tarafını açmış kadın erkek bir şey diyebiliyor musunuz? Namaz kılmayana bir şey diyebiliyor musunuz? Oruçluk mu yana bir şey diyebiliyor musunuz? Ama onlar size diyor. Örtülü bir kadın geçerken ötü gibi örtülmüş diyor. Bir kimse sakal bıraktıysa bu ne diyor böyle bu sakalların? Bana bile diyor bak, becağımın sakallarını kessen biraz. Çok iyisiniz.
5. Bölüm
Çok çağdaşsınız. Bu sakallarınızı birazcık kısatsanız. Ya sakal kısaltacaksın daha da onun hoşuna gidecek. Yerine değerini alalım dedim. Beni alan almış, satan satmış. Öyle dedi biraz daha sakalınızı kısalsanız çok yakışıklı olacaksınız. Ben de ondan bırakıyorum dedim. Aa dedim. Evet dedim. Nasıl bir an dedim. Dedim cazife cazife ne ne kadardır? Hiç öyle bir cevap beklemiyor ya. Vay hocam ne kadar de kendinize güveniyorsunuz. Değer dedim güveniyorum kendime. O yüzden dedim ben. Fazla dedim. Cezbede çok on bin diye sakalım bıraktı. Sünnet desen anlamayacak. Oraya kadar geliyor şey değil. Ya düşünebiliyor musunuz? Bir de böyle askılı giymiş. Bildiğiniz kadar askılı. Dedim ben size bir şey diyor muyum dedim.
O yüzden seviyorum seni dedim. Bir şey demediniz dedim oraya. Teşekkür ederim dedim. Ya dedi siz bana bir şey demediniz onu ben size dedim dedim. Harikasın dedim. Biraz daha dedim konuşursan umutlaşamayacaksın. Aşkınızı çok seviyorum. Sakallarınızla dokunabilir miyim? Hayır dedim. Sakın ara. Kendince bu böyle. Onu müdahale edecek. Bakın müdahale ediyor. Farzları isteyenlere müdahale etmek. Serbest. Düne kadar kuaşör tutsuz takılmıyordun dinle. Nasıl kapılarından attılar kızları? Bırakın işe gitmeyi işe girmeyin. Demek ki normalde harami işlemek kolay. Özgürlük diyorlar. Helalı işleyenin özgürlüğü yok. Farzları yerine getirecek olanın özgürlüğü yok. Cumaya gidecek gidemiyor. Gidemiyor. Fabrikada çalışıyor.
Gidemiyor. Gidemiyor. Bakın farzı yaşamak zor. Param kolay. Hiç sıkıntı yok. Hiç sıkıntı yok. Şimdi şimdi rahat. Adam meyhanede vur patlasın, çal oynasın yapıyor. Sen daha iki Allâh diyordun tak polis geliyor. Polise diyorsun kardeş. Millet vur patlasın, çal oynasın yapıyor mu? Yapıyor. On ikileri, birileri kadar havayı fişektirip patlatıyor mu? Patlatıyor. Çalgısından, çenglisinden her şeyi yapıyor mu? Yapıyor. Ya zikrular yaptık. Allâh dedik. Yok. İrticai faaliyetten götürüyor seni. Senin yaptığın irtica oluyor. Farzı bir yerine getirmek zor. Ama bunları böyle tasvufun olmazsa olmazları noktasında altı. Girimler olarak açabilir miyiz? Evet yavrum. Allâh bizi affetsin inşâAllah. Felek nedir?
Bu alem nedir? Feleğe kötü söylemenin büyüklüğü nedir günah mı? Felekten kasıt şu olabilir. Birinci kat gök, ikinci kat gök, üçüncü kat, dördüncü kat, beşinci kat, altıncı kat, yedinci kat. Bunun nesnini söyleyecekler ki veya felekten kasadır. Gezegenler olabilir. Arapça felekten kasıt mı olacak? Efendim? Evet. Alemler. Evet. Sorular bitti. Soru bitti sohbeti bitti. Ali geldi geçmiş sohbeti işte. Ali hoş geldin. Bu bir bayanların sohbeti vardı burada. Gürcüların Gürcülerin birinci sınıf vatandaş olduğunu. Ali’nin bana öğrettiğini söyledim. Dedim ki Gürcüler birinci sınıf vatandaşmış. Ali’den öğrendim. Ne olsun? Bayan kardeşlerinden birisi dedi keferin dedi. Sen öyle deyince dedi. Gürcüler aldı başını gitti burada.
Ben de akşam indireyim aşağı o zaman. Böyle bir indirsem iyi olacak gibi bir hava sesinde. Ali tahtı sallanıyor lafı. Nasıl olsa da evlendi ya. Ondan sonra tahtan indirse de olur artık bıçak yürürse de yok. Evet soru soruların aslı sorusu. İyi vallahi bu erkeklerin sohbeti bayanların hiç böyle olmuyor. Çörmeye fırsat kalmıyor soru soru. Var mı soru soruyu? Bir oturuyor iki buçuk saat valla bir gün işe çıkacak hale geliyor desin yalan olsun. Lâ ilâhe illâllah. La İlahe İll’Allâh Muhammed’in Resulü Allâh Eşhedü en la ilahe ill’Allâh Ve eşhedü enne Muhammed’in abduhu ve Resuluhu Subhane Rabbike Rabbidezzee’ten maalesefun Ve selamun aleyhi ve sellim Alhamdulillah Fatiha Alhamdulillah Ey Hazreti Kaymaklar sallallâhu aleyhi ve sellem Atatürk’ün hadîs-i şerifinde buyurdu ki Bir kimse bir zikir meclisine katılır Orada Allâh’ı zikredirse Allâh bir münavi melek göreverdir O münavi Sesteniz ilan eder Ey zikredenler topluduk Buradan af olmuş olarak kalkınız Ve devam eder Ey zikredenler topluduk Buradan günahlarınız hayrına çevrilmiş olarak kalkınız der Bu bir hac ibadetini yerine getirenlerle Bir de zikrullah alakasına katılanlar var Hac ibadetine Hac ibadetiyle Zikrullah alakasının arasındaki fark şudur Hac ibadetine katılanlar Annelerinden doğduğun günkü gibi tertemiz olurlar Zikrullah alakasına katılanlar Af oldukları gibi Günahları hayrına çevrilir yalnız Aradaki ince fark budursun Bir kimse ramazan vurucunu tutarsa Cenâb-ı Hak onun geçmiş bir yıllık günahını affeder Ama bir kimse zikrullah alakasına oturur Orada devam ederse Allâh onun geçmiş günahlarını hayran sevaba çevrilir O yüzden zikrullah alakasına oturup Allâh’ı zikretmek Dünya ve dünyanın içindekilerden en hayırlıdır Ve ibadetlerin ibadetleri en üstündedir Bir kimse öğlen namazını kılar Sakın namazı hafif görüyormuşum gibi zannetmiyor İkinci namazında kılar Öğlen ve ikindi arasında işlemiş olmuş olduğu küçük günahlara affolur Günaha affolur Ama o kimse zikrullah alakasına oturursa günahı hayra çevrilir Bu ibadetin sizin üzerinize getirmiş olduğu Maneviyatı kapının önünde harcamıyor Yolda harcamıyor Elinizde harcamıyor Muhakkak ki bunlar harcanacak Sakın ha toplu zikirleri ve dersleri terk etmiyor Allâh’tan bu konuda yardım dileyin Nefsinizi buyurun Ben zikrullah hak ediyorum demiyorum Cenâb-ı Hak lütfetti Cenâb-ı Hak ikram etti Cenâb-ı Hak ihsan etti Onun yardım olmasaydı biz zikrullah alakasında duramazdık Onun lütfu ikramı olmasaydı biz zikrullah alakasına devam edemezdik Eğer o bizim nefsimizi burada tutmasaydı biz zikrullah alakasına devam edemezdik O yüzden ya Rabbi sana hamd ediyoruz Sen hamd edenlere nimetini artırırsın Bizim de zikin kallakımızdaki nimetimizi artır deyin dua edin Cenâb-ı Hak bizi bu idrahta eylesin Asla zikrullah alakasına sırt dönenlerden eylemesin Kim Allâh’ın zikrinden sırtını dönerse Cenâb-ı Hak bunun başına şeytan musallat eder Çünkü bu en büyük nimete sırtını dönmüştür Kim zikrullah alakasına sırtını dönerse Allâh ona rızık darlığı müssübeti verir Rızık darlıyacak Bu kimse kendisini cender edemez Zikrullah alakasına devam eden vücudunu darlattın olsa da gönlün ferahdır Herkes onun zikredi de görüp onun kalbi cennettir Onun vücudu hastadır Kalbi iyidir, şifalıdır, diridir O yüzden sakın ne halde olursanız olun Hangi halde olursanız olun Zikrullah alakasına devam edin Kim ne derse desin, kim ne yaparsa yapsın Kim hangi noktaya gidiyorsa gitsin Ben bazen arkadaşlara dedim ki ne günah işlediyseniz işlediniz Ne yaptıysanız yaptınız Zikrullah alakasını terk etmeyin Orada devam edin Kendi kendinize niyet edin ya Rabbi Ölümü vurdunuz Öyle niyet edin Ve asla halakayı zikrullahın terk etmeyin Bu fakir İçinizde herhalde en tecrübelisi, en eskisi belindir 86’ı da ders aldılar İnanmıyor 29 yıldır Nice insanlar gördüğünüz zikrullah alakasını terk ettiler Allâh affetsin Hepsi beraber doğruluğu bıraktılar Maneviyatları helak oldu Eşleri, çocukları hepsi bir tarafa gitti Bunu korkutmak için söylemiyorum Tecrübel Kanımın örtülüydü açılır Çocukların örtülüydü açılır Bunları gördümler Namaz kılıyordu namazı bıraktılar Bunları gördüm hep insanların üzerinde Namaza başlamışlardı ailece Halakayı zikrullahı bıraktılar Teker Hepsi de namazı bıraktılar Bir gün bir baktım Hanımlar açılmış böyle Utancından ne yapacağını bilemedi böyle karşılaştık amir falan yanındaydı Kocası da, karısı da Adamı dedim ki Ne geçti hemler Ne geçti Bana söylemesin Bana dedi ki Amir dediği dönemiyormuş Kim halak etseydim Allâh haleti terk ederse Perişan olurmuşler Ve şimdi de geri dönemiyoruz artık Hanımın kafasına heybet Bir gün sizinle karşılaşacağımı biliyor musun?
Hep karşılaştığımda ne cevap versem diye Dedim Hep kendimce düşünüyorum Ve bir cevap bulamadım Dönün kızım ne cevap vereceksin? Halaka benim halakam değil Halakan Allâh’ın halakası Benim sizden bir farkım yoktu ki Hâlâ da benim bir farkım yok sizden Nefsinden Ben de halakası Zikrullah’ta oturmakla kendimi Bu noktada nefsimi bu noktada İdam ettirmeye çalışıyorum Hazreti Peygamber Salih var Ve Selam Hazretlerinin dahi Cenâb-ı Hak fark görmedi Dedi ki ey habibi O gece gündüz Allâh’ın rızasını isteyin Zikredenler topluluğu var ya Nefsimi onlarla beraber eylem Onları aradım Hazreti Peygamber Salih var Ve Selam Hazretleri hızla çıktı Allâh’ı zikreden bir topluluğu gördüm Ve hızla o toplulara katıldım Onlarla beraber zikrettim Ve dedi ki Cenâb-ı Hak’a hamdolsun ki Allâh’ı zikreden bir topluluğu gördüm Ve dedi ki Allâh’ı zikreden bir topluluğu gördüm Ve dedi ki Allâh’ı zikreden bir topluluğu gördüm Dikkat edin O Ben şuna inanıyorum O Allâh’ı zikreden topluluk Kıyamete kadar Allâh’ı zikredecek olan Temaatler var Ve Cenâb-ı Hak Hazreti Peygamber Salih Hazretleri Alemi manada Bunu gösterdi Ve onların zikrullahına katıldı Ve her zikir cemaatine Topluluğuna Oturduğunuzda Bunu tefekkürüldüm O halaka Muhammed Mustafa’nın Halakasıdır Ve o orada Hazırdır Ve zikrullahı Yapar Yaptılar Yöneten gerçekten O’dur Bak zikrullahı yapar Yaptılar Yöneter gerçekten O’dur Onun Ruhaniyetini ve nuraniyetinden Herkes Zikrullah halakasına oturur O yüzden Zikrullah yaparken dahi Üzerimizde bunun Ruhaniyetini ve nuraniyetini Tefekkürelim Ve değil ki Üzerimizde bunun Ruhaniyeti ve nuraniyeti var Ve şu anda hazır Bütün zikreden cemaatler Zikreden cemaat Tek cemaatler Bakmayın siz Tarikat isimlerinin çok olduğunu Allâh’ı zikredenler Bir cemaattır Allâh’ı zikredenler Bir cemaattır İki değil İsimleri farklıdır Şeyhleri farklıdır Resimleri farklıdır İsimleri farklıdır, rengleri farklıdır İsimleri farklıdır sana farklı gelir Onların hepsi de İsa küpü gibi bir küpün içindedir Dışları zuhur ederken Farklı renklerde görülür O yüzden Zikrullah halakasına otururken Tefekkürelim Bilin ki En büyük işi yapıyorsunuz Bilin ki Bu işi yapanlar Peygamberler Elillah Allâh’ın salih kulları Allâh’ın salih kulları O yüzden halaki zikreden Hiç ayrılmayın Ve son nefesinize kadar Halaki zikreden Kalmaya gayret edin Şeyhiniz kim olursa olsun Hangi tarikata gidersiniz gidin Hangi cemaate gidersiniz gidin Hangi topluluğa katılırsanız katılır Biz adam alçılığından çıkmadık Bizim adam alçılığı, insan alçılığından çıkmadık Dileyen dilediği müstahada gitsin Dileyen dilediği tarikata gitsin Allâh muharek etsin Zikrullah halakasından Ayrılmasın Dileyen helallahu ekber Zikrullah halakasından ayrılmasın Eğer ahiretini düşünüyorsan Eğer Fatiha’nın sonundaki Peygamberlerle Veli’lerle Salih kimselerle Beraber olmak istiyorsan Zikrullah halakasından Ayrılmasın O kimseler Allâh biz onlardan eylesin Zikrullah halakasından Ayrılmasın Fatiha
Kaynakça
Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbetinden derlenmiştir.
Kaynak video: YouTube
İlgili Sözlük Terimleri: Zikir, İhsân, Kalb, Sünnet, Muhabbet, Şükür, Heybet, Hamd. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı