Kibir: Kibir ve Tevazu: Kalpte Zerre Kadar Kibir
“Kalbinde zerre kadar kibir olan cennetin kokusunu alamaz.” Bu durumda ilacı nedir? Kibrin ilacı tevazudur. Etrafınızdaki herhangi bir kimseden kendinizi yüksek gördüğünüz anda kibirliler sınıfına girdiniz.
Allah’a Karşı Kibir
Allah’a kibirli olmak, Allah’ın haram ettiği bir şeyi göz göre göre işlemektir. Allah’a kibirli olmak, Allah’ın emrettiği bir ameli yapabilecek güçte olmasına rağmen kasten terk etmesidir. Allah’a kibirli olanın başka bir kimseye tevazusu aldatmacadır, şeytanın kandırmacasıdır.
Bir kimse Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) Hazretleri’nin sünneti olmasına rağmen, bildiği halde onu reddediyorsa, işleyebilecek güçte olmasına rağmen reddederek işlemiyorsa ve hatta hadis-i şeriflerin hangisi sahihtir diye şüphe atıyorsa, o kimse Hazreti Peygamber’e karşı kibirlidir.
Velilere ve Müminlere Karşı Kibir
İmam Azam’ı beğenmemek, İmam Şafi’yi beğenmemek, velileri küçümsemek, onlarla alay etmek, “tarikat diye bir şey yoktur, tasavvuf diye bir şey yoktur” demek kibirlenmektir. Cenab-ı Hak bunu düşmanlık olarak nitelendiriyor: “Kim benim velime düşman olursa Allah’a düşman olmuştur.”
Bir mümin kardeşinize karşı şedid iseniz, mümin kardeşinize sert, ters davranıyor, dedikodusunu yapıyorsanız o kimsenin kalbinde kibir var, münafıklık var, nifak var.
Eşler Arası Kibir ve Kıyaslama
Evde erkeğin kadını beğenmemesi, eşinin yaptıklarını beğenmemesi, ona tepeden bakması, babasıyla kıyaslaması, amcasıyla kıyaslaması — bunların hepsi kibirliliktir. Veya kadının yaptığını beğenmemek, onu başka kadınlarla kıyaslamak: “Filancanın kadını nasıl kuru fasulye pişirdi, sen daha öyle pişirmedin hiç.”
Kibir gizli işler. O yüzden kendini hiç kimseden üstün görme asla. Hiç kimseyi kendinden aşağıda görme.
Dini Doğrular ve Esneklik: Eşler Arası Hoşgörü
Dinin içerisinde bir meselede üç-beş tane hareket tarzı olabilir. Mesela bir kimse pazartesi-perşembe orucu tutarken, diğeri ayın on dört, on beş, on altısında tutabilir. Birisi diğerine “illaki benim tuttuğum gibi tutacaksın” demeye hakkı yoktur. Bunlardan herhangi birisini eşler, evin düzenini bozmadığı müddetçe doğru olarak kabul edebilir.
Ama eğer “benim doğrum” Kur’an’a, sünnete, imamların içtihatlarına aykırıysa ve “illa ki benim dediğim olacak” deyip bastırmak hem zulüm olur hem kibir olur. Eşlerin birbirlerine zulmetmelerinin sonucu muhakkak dünyada görülür.
Zulüm ve Mazlumun Yanında Durma
Kötülükler ve zalimlikler karşısında susanlar dilsiz şeytandır. Yanınızda bir Müslüman kardeşinizin namusuna laf söyleniyorsa ve siz susuyorsanız dilsiz şeytansınız. Bir mümin kardeşinizin hukuku çiğneniyor da siz susuyorsanız dilsiz şeytansınız.
Orada bulunmayan bir mümin kardeşinizin hakkını savunmak gerekir. Her sessiz duruş o zulme ortak olmaktır ki siz de zalimlerden olursunuz. Mazlumun yanında durmak müminin şiarıdır, sufinin şiarıdır.
Müslümanlar tarih boyunca mazlum milletlerin yanında kalmış, onlara destek vermiş, onları kanatlarının altına almıştır. Yoksa saltanatın zülmünden korkup Yezid’in yanında saf tutarlar, paranın pulun makamın cazcasına uyup zalimlerin yanında saf tutarlar.
Üç Kabul Olan Dua
Allah’ın kabul ettiği üç dua vardır, onların kabul olunacağından hiç şüphe yoktur: Birincisi mazlumun duası, ikincisi misafirin duası, üçüncüsü anne ve babanın çocuklarına yaptığı dua.
Mazlumun Duası
Elinle kötülüğü önlemeye çalışmak bütün Müslümanlara farzdadır. Bir kimse bir kimseye zulmediyorsa o zulmedeni durdurmak bütün Müslümanlara farzdadır. Gücün yetmiyorsa dilini kulla, o da yetmiyorsa kalben buğuz et — bu imanın en zayıf noktasıdır.
Misafirin Duası
Misafiri sevmek Allah’ı sevmek gibidir. Misafire hürmet ve hizmet etmek Allah’a hürmet ve hizmet etmek gibidir. Gelen misafiri bir hurmayla dahi olsa doyurmak, gönlünü almak dinin şiarıdır. Evlerinize misafir alın; misafir alınmayan evler debdebenin, şatafatın evi olur, insana zulüm getirir.
Anne Babanın Duası
Anne babalarınızın duasını almaya gayret edin. Ama anne babalar da “benim duama muhtaç, benim istediğim gibi yapacaksın” deyip çocuklarına zulmetmesinler. Çocuklarının iyiliğine, doğruluğuna, Kur’an ve sünneti yaşamasına yardımcı olmalılar. Kayınvalideler, kayınpederler; kızlarınızın ve oğullarınızın evliliklerine laf söylememeye gayret edin.
Ebu Hureyre’nin Annesi: Dua ile Hidayet
Ebu Hureyre (radıyallahu anh) anlatıyor: “Ben anneme Müslüman ol dedim, o kabul etmedi. Ben de Resulullah’a (sallallahu aleyhi ve sellem) gittim, ‘Ya Resulallah, annem için Allah’a dua et’ dedim. Resulullah dua etti. Anneme döndüm, kapıyı açtı, ‘Ey Ebu Hureyre, ben artık Müslüman oldum’ dedi.”
Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdu: “Allah’ım, kulun Ebu Hureyre’yi ve annesini Sen insanlara sevdir.” Bir kimsenin annesinin, babasının Müslüman olması için dua etmesi müstecaptır.
Ölümden Sonra Anne Babaya İyilik: Dört Haslet
Bir adam Resulullah’a (sallallahu aleyhi ve sellem) geldi: “Ya Resulallah, annem öldükten sonra ona yapabileceğim bir iyilik kaldı mı?” Resulullah buyurdu: “Evet, dört haslet kaldı:”
- Onlara dua etmek ve onlar için af dilemek
- Vasiyetlerini yerine getirmek
- Dostlarına ikram etmek
- Kendi soyundan olan yakınlarına iyilik yapmak
Her dersinizi çektikten sonra anne babalarınızın ruhaniyetlerine bağışlayın. Hiçbir derste bırakmayın. Mümin kardeşlerinize, derviş kardeşlerinize, Allah yolunda hizmet eden Müslümanlara her dersinizde dua edin.
Allah Yolunda Koşmak: Deve Sağımı Kadar Bile Olsa
Hadis-i şerif: “Bir kimse Allah yolunda bir deve süt sağımı kadar koşsa, yetmiş yıl evinde oturup nafile ibadet etmekten hayırlıdır.” Deveden sağım üç-beş dakikadır. Yani beş dakika Allah yolunda koşmak, yürümek, mücadele etmek, bir telefon konuşmasıyla destek olmak — yetmiş yıllık nafile namazdan evladır.
Tarihin her sahnesinde dedikodu üreticileri olmuştur. Oturuyorlar kenarda, bir yere koşmuyorlar ama koşan insanla uğraşıyorlar. Allah yolunda koşan insana laf söylüyorlar. Bu tip insanlar hürküçülükte de vardı, dergahlarda da var, her yerde var.
Herkese Dua Etmek: Sufi Gönüllü Olmak
Sadece kendinizi düşünmeyin, bencil olmayın. Annenize babanıza, akrabalarınıza, komşularınıza, sizi sevmeyenlere dahi dua edin. Sizi arkadanızdan kıymet edip kuyunuzu kazan, dedikodu eden, iftira eden, yüzünüze bakmayana dahi dua edin.
Sufi gönüllü olun. Varsın size düşmanlık etsin, sen dua et. Varsın sana hainlik etsin, sen dua et. Varsın sana kötülük etsin, sen dua et. Sen duadan ayrılma. “Ya Rabbi, la ilahe illallah Muhammedun Resulullah diyen bütün ümmet-i Muhammed’i affeyle!”
Kaynakça
- Müslim, Kitabu’l-İman, 91: “Kalbinde zerre kadar kibir olan cennete giremez.” hadisi.
- Buhari, Kitabu’l-İman, 2/9: “Kim bir kötülük görürse onu eliyle değiştirsin, gücü yetmezse diliyle, o da yetmezse kalbiyle buğuz etsin” — Ebu Said el-Hudri rivayeti.
- Buhari, Kudsi Hadisler: “Kim benim velime düşman olursa ben ona harp ilan ederim.”
- Tirmizi, Kitabu’d-Daavat, 3598: “Üç dua reddedilmez: mazlumun duası, misafirin duası, anne babanın çocuğuna yaptığı dua.”
- Müslim, Fezailü’s-Sahabe, 2491: Ebu Hureyre’nin annesinin Müslüman oluşu ve Resulullah’ın duası.
- Ebu Davud, Kitabu’l-Edeb, 5142: “Ölümden sonra anne babaya iyilik: dua, vasiyet, dostlarına ikram, yakınlarına iyilik.” Dört haslet hadisi.
- Müslim, Kitabu’l-Birr, 2552: “Babanın dostunu koru, aksi halde Allah nurunu söndürür.” Abdullah bin Ömer rivayeti.
- Mülk Suresi (Tebareke), 67: Kur’an-ı Kerim’in 67. suresi — Yenişehir müftülüğü meselesi bağlamında zikredilmiştir.
- Buhari, Kitabu’l-Ezan: Hz. Peygamber’in imamlara tavsiyesi: “İçinde ihtiyarlar vardır, kısa sure oku.”
Diğer sohbetler: Dergah Sohbetleri
Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi