Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Dergah Sohbetleri Serisi ·

349. Dergah Sohbeti — Ümmetin Birlik Sorunu, Cemaatlerin Yönlendirilmesi ve Hilafet Gücü

Mustafa Özbağ Efendi'nin dergah sohbeti: 349. Dergah Sohbeti — Ümmetin Birlik Sorunu, Cemaatlerin…. Tasavvuf, ahlâk ve mânevî yol üzerine kapsamlı açıklamalar.

Ümmetin: Müslüman Cemaatlerin Yönetilmesi, Yönlendirilmesi ve Ümmetin Birlik Sorunu

Cenab-ı Hak ömrümüzü hayırlı eylesin. Geçen haftaki sohbetimizde ittifak halinde olmanın gerekliliğini söyledik. Mısır ve Suriye’de yaşananlar sadece oralarda değil; Müslümanların kanı Irak’ta da, Afganistan’da da, Pakistan’da da, Hindistan’da da dökülüyor. Dünya üzerinde Müslümanların kanının dökülmediği herhangi bir alan yok.

Hadis-i şerifte Hz. Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem Hazretleri’ne soruldu: “O gün Müslümanlar kalabalık olmayacak mı ya Resulallah?” Hz. Peygamber buyurdu: “Evet, kalabalık olacaklar ama denizin üzerinde köpük misali olacaklar.” Müslümanların bir ağırlığı olmayacak, bir yaptırımı olmayacak.

Hilafetin İlgası ve İslam Dünyasının Parçalanması

Müslümanların bir yaptırımı ve ağırlığı olmadığından dolayı, devlet veya hükümet dediğimiz yapılar kendi vatandaşının, halkının inancının, örf ve geleneğinin üzerine kurulmadığından dolayı herhangi bir ağırlığının olması mümkün değil. Zaten Osmanlı’yı yıkmalarının sebebi de ağırlığı olan Müslümanların ağırlıklarını yıkmaktı.

Osmanlı’nın yıkılışıyla Osmanlı topraklarının üzerindeki bütün İslam halklarının, İslam kavimlerinin başlarına o günkü kafirlerle iş birliği yapan, ruhunu, kalbini, dinini, imanını satmış insanlara hükümet ve devlet kurdurdular. Osmanlı İmparatorluğu’ndan sonra kurulmuş olan bütün devletlerin yöneticilerinin yüzde seksen beşi kafirlere ruhunu satmış, Sabetaist, dönek, bozuk insanlar ve ailelerden oluşur.

En önemli nokta hilafetin ilga edilmesidir. Çünkü hilafet ilga edilince İslam topluluğu hakkını savunacak siyasi noktasını kaybetmiştir. Şimdi İslam topluluğu kimi dinleyecek, kimi dinlemeli, hangi fetvaya uymalı, kimin peşinden gitmeli? Hepimizin önüne küçücük kavim devletleri kurmuşlar. Petrollerini yiyebilmek, aşırmak için küçücük hanedanlıklar kurmuşlar, bu küçük hanedanlıklarla oraları sömürüyorlar hâlâ da.


İslam Dünyasının Kendi Meselelerini Çözememesi

Bireysel ve toplumsal olarak çok şey yapabiliriz ama hiçbir şey yapılmıyor. Ne acı ki İslam dünyası Birleşmiş Milletler’den, o beş büyük devletten müdahale etmesini bekliyor. Ne acı ki İslam dünyası kendi içerisindeki bir meseleyi kendisi halledemiyor.

Mısır’daki darbecilere parayı kim verdi? Bu paralar halkın içerisine mi yatırıldı? Hayır. O kadar milyar dolarlarla Mısır’daki bütün aileleri satın alabilirsiniz. Mısır’da verdiler; Türkiye’deki 28 Şubatçılara ne verdiler? 28 Şubat’ın yapanlarına kaç milyar dolar verdiler ve kimler bu paradan pay aldı?

Mavi Marmara Hadisesi ve Sessiz Kalan Cemaatler

Hükümet İsrail’e, Gazze’ye yardım götürmek için sivil toplum kuruluşlarına destek verdi. Sivil toplum kuruluşları Gazze’ye yardım etmek için gemilerle çıktı. Katil İsrail uluslararası sularda o sivil yardım gemilerine saldırıp insanları katletti. Topyekun “kahrolsun İsrail” diye yollara çıkıp nümayişler edeceğimize, içimizden bazıları dedi ki: “İsrail Devleti’nden izin alınması gerekirdi.” Hiç kimse dönüp bu sözün üzerine bir söz koymadı. Yuttuk, sinemize çektik kardeşlik hukuku adına.

Cemaatlerden, cemiyetlerden, tarikatlardan, şeyh efendilerden bir söz gelmedi. Ulema kesiminden hiç kimse “sen katilden yana mısın, mazlumdan yana mısın?” diye sormadı. Yuttuk. Bölünmüştük, yönetilmiştik, yönlendirilmiştik. Korku işlemiş içimize.


Gezi Parkı Olayları ve Darbe Girişimi

Gezi Parkı eylemlerinin bir darbe girişimi olduğunu diyemedik. Gezi Parkı eylemlerinde yakanlara, yıkanlara, fütursuzca davrananların karşısında ilk günlerde hiç kimse “ne yapıyorsunuz bu memlekette?” diyemedi. Hatta başbakan “birkaç çapulcu” deyince ayar kalktılar: “Nasıl çapulcu dersin onlara?” deyip o söyleme katıldılar. Başbakan sert çıkınca ondan sonra toparlandılar.

Bazı şeyh efendiler kapalı kapılar ardında görüşmeler yaptılar. Bazı cemaatlerin ileri gelenleri gittiler, görüşmeler yaptılar. Bazı tarikatlar, bazı cemaatler, ipleri İsrail’in ve ABD’nin elinde bulunan içimizdeki hainler cesaretlendiler. Eğer Allah’ın kudreti semadan Türkiye’nin üzerine inmemiş olsaydı ve hasbel kader kendince bu oyunu çözen bir kısım ehli tarikatın dualarıyla, gayretleriyle Cenab-ı Hak bu memleketin üzerine o kara bulutu kaldırdı.


Ümmetin İttifakı ve Cumhuriyet Kavramı

Ümmet yanlışta toplanmaz. Ümmet yanlışta toplanmamış, namaz kılan, oruç tutan, Kur’an-ı Kerim okuyan, imam hatip meselesini çözmüş bir başbakan çıkarmış. Bu müminler, ümmet toplanmış, ittifak etmiş, onu başbakan seçmiş. Sen bu ümmetin ittifakına laf söylüyorsan, fitne sensin başka kimse değil.

İttifak var Hz. Ebu Bekir Efendimiz’de. Hz. Ali altı ay sonra gitmiş, biat etmiş. İttifak var. İttifak var Hz. Ömer Efendimiz’de. İttifak var Hz. Osman’da. İttifak var Hz. Ali’de. Hz. Ali Efendimiz’e biat etmeyen Muaviye, bakın kimse çocuğuna Muaviye koyamıyor. Hiç kimse çocuğuna Yezid ismini koymuyor. Sen ümmetin ittifak ettiğinde ittifak etmezsen, Yezid’den bir farkın kalmaz.

Cumhuriyet dediğimiz şey budur: Cumhur’un reisi, cumhur’un imamı, cumhur’un temsilcisi. Ümmet ittifak etmiş. Sen insanların ittifak ettiği kimseye laf söylediğin anda sen de siyasetçi olursun.


Cemaatlerin ve Tarikatların Asıl Vazifesi

Cemaatlerin, tarikatların bu tür toplulukların işi Allah’a ve Resulüne hizmet ederken insanlara hizmet etmektir. Siyaset yapmak değildir, hükümet kurup hükümet yıkmak değildir. Ne zaman ki cemaatler, tarikatlar, bütün dini kurum ve kuruluşlar siyasetten uzak durur, vatanına, memleketine, insana hizmet ettiler, başımızın tacıdır.

Ama ne olur, lütfen gidip parti liderlerinin etrafında “bizim cemaatimize kaç milletvekilliği vereceksiniz?” demeyin. Gidip parti başkanının önüne “bizim bürokratlarımızı konuşlandırın” demeyin. Sizin işiniz Allah rızasından çıkmış oluyor. Siz cemaatinizi, tarikatınızı büyümek için mi yaptınız, Allah ve Resulüne hizmet etmek için mi yaptınız?

Cemaatlerin İçindeki Tehlike

Normal kendi hayatında başarıya ulaşamamış, bir taş üstüne taş koyamamış, herhangi bir şeyi başaramamış kimseleri gidip bir cemaatin bünyesine girip, orada şakşakçılık yapıp, orada bir şeyler kapmaya çalışıyorsa, bütün ümmet-i Muhammed’in kendine gelmesi lazım. Bunu Allah için yapıyorsan bunun karşılığında ücret alıyorsan, bu Allah için olmasını ortadan kaldırır.

Burada bir kardeş çay dağıtıyorsa, o çay dağıtmanın ücretini maddi olarak alıyorsa, bu çay dağıtmadan Allah’ın rızasını beklemesin. “Vay bu abimiz ne güzel ilahi söylüyor” desinler diye ilahi söylüyorlarsa ücretlerini alırlar. Ben de sohbet ettiyse, “vay ne sohbet etti” desinler diye konuştuysa, o da ücretini aldı. Allah için yaşamak o değildir.


28 Şubat Hatıraları ve Yönlendirmeye Direniş

28 Şubat’ta basılmadık günümüz kalmadı. İş yerini kapattık, içindeki malıyla beraber. O yüzden darbeye karşı sertiz. O yüzden birisi bir gedik açtığında dergahımızın galeyana gelmesini hoş görün. Biz o sıkıntıları yaşayarak geldik. Hâlâ iki buçuk trilyonun üzerinde kesilmiş ceza var; vergi dairesinden mahkemeleri kazana kazana geliyorum.

Biz yirmi yıldan beri basılma korkusuyla yaşadık. Her an evden götürülme. Kapının önünde polis arabası. “Aman arkadaşlara fark ettirmeyin, aman söylemeyin, millet korkmasın, ürkmesin” diye yaşadık. Bir sefer basıldık, herkes eline kimliğini alıyor, geçiyor kameranın karşısına; ad, soyad, adres söyleyip gidiyor.

Yine bu memlekette bir darbe olursa sıkıntıyı yaşayacak olan biziz. Darbecilerle anlaşanlar, darbecilere kol kanat gerenler, ruhları satılmışlar çıkar. Bizim içimizden de çıkar. Bunları yaşamış biri olarak hoş görün.


Müslümanların Birliği İçin Caydırıcı Güç

Gönlüm arzu eder ki Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin şemsiyesinin altında bir hilafet gücü kurulsun. Bu hilafet gücü müdahale edebilecek yetenekte ve güçte olmalı. Müslümanlar buraya cihat erleri olarak, gönüllüler olarak yazılmalı. Eğitimden geçirilmeli, müdahale gücü olarak hazır bulundurulmalı. Nerede bir Müslümanın kanı akarsa o mücadele gücü oraya müdahale edebilmeli.

Bu caydırıcı güç lazım. Adam çok rahat bir şekilde bir Müslümanı katledebiliyor. Bunu durduracak siyasi, askeri, ekonomik bir caydırıcı gücün kurulması lazımdır. Böyle bir güç kurulmuş olsa bütün dünya ayağa kalkar. Türkiye’de böyle bir şey duyulsa bütün Müslüman ülkelerden insanlar gelir kaydolurlar. Bir anda dünyanın en büyük askeri gücü kurulur.

Bu askeri gücün başına kırk kişilik bir istişare heyeti kurarsın, başına bir imam tayin edersin, onun altına komutanlar koyarsın, eğitirsin. “Ey dünya! Bir Müslümanın kanı akarsa burada hesabını soracak bir askeri güç var.” Bitti. Nerede olursan ol, nerede kan akıtırsan haksız yere, hesabını soracak bir güç var burada.


Ümmetin Birliği İçin Son Söz

Kardeşler, ittifak edelim. İttifakta, birleşmekte rahmet var. Ümmetin birleştiği yerde birleşelim. Gözümüzün içine baka baka hançerlemeyin bizi. Gözümüzün içine baka baka aldatmayın bizi. Gözümüzün içine baka baka Müslümanların parasıyla Müslümanları katletmeyin.

Ben ümmet-i Muhammed’in içerisinde ayrılık düşmesini istemem. Ben o yüzden her zaman derim ki: Tarikatçılık yapmayın, şeyhçilik yapmayın, cemaatçılık yapmayın. “Bizim şeyhimiz” demeyin, “bizim tarikatımız” demeyin. Ümmetin bundan çektiği kadar hiçbir şeyden çekmedi.

Gönlüm arzu eder ki ümmet bir noktada olsun. Herkes tesbihini doldursun, herkes bir yerin bir şeyin ucundan tutsun. Ama nimete hainlik etmeyin, nimete nankörlük etmeyin. Bir olun, beraber olun. Bu memleket hepimizin; hep beraber o güzel sona doğru koşalım. Derdimiz bu, başka bir şey değil. Allah bizi affetsin.


Soru-Cevap

İstihare ve Sevgi Meselesi

“Sevdiğim kız için istihare yaptım” diyen kimseye cevap: Sevseydin istihare yapmazdın. Sevmek, baktığın yerde sevdiğini görmektir. Sevmek şüphe etmek değildir. İstihare yapmak şüpheyi izale etmek içindir. Hadis-i şerifte “Siz bir meselede şüphe ederseniz, kalbiniz mutmain olmazsa istihare yapın” buyrulmuştur.

Evlilikte Tek Taraflı Bakış

Yirmi beş yıllık evliliği olan bir kadın kocasından hakaret işitiyorsa ve kocası internette başka kadınlarla mesajlaşıyorsa; bu uzun bir meseledir ama meseleye tek taraftan bakmamak lazımdır. O kadın da kendisine çekidüzen versin. Erkekler de kadınlar da kendilerine bakmalıdır. Karşı taraftan bir şey beklenti içinde olup kendimize bakmamak evliliğin en büyük sorunlarından biridir.


Kaynakça

  • Kur’an-ı Kerim, Maide Suresi (5:51) — “Ey iman edenler, Yahudileri ve Hristiyanları dost edinmeyin”
  • Kur’an-ı Kerim, Bakara Suresi (2:120) — “Sen onların dinlerine uymadıkça onlar senden asla razı olmayacaklardır”
  • Kur’an-ı Kerim, Fetih Suresi (48:29) — “Müminlere karşı şefkatli, kafirlere karşı şedittirler”
  • Kur’an-ı Kerim, Âl-i İmrân Suresi (3:110) — “Siz insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz”
  • Kur’an-ı Kerim, Şûrâ Suresi (42:38) — “Onların işleri aralarında istişare iledir” (ümmetin ittifakı)
  • Sahih-i Müslim, Kitabu’l-Fiten, Hadis No: 2896 — “Müslümanlar kalabalık olacaklar ama denizin üzerinde köpük misali olacaklar” hadisi
  • Sahih-i Buhari, Kitabu’l-İman — “Mümin ısırıldığı delikten bir daha ısırılmaz” hadisi
  • Sünen-i Tirmizi, Kitabu’l-Fiten — “Ümmetim dalalet üzere birleşmez” hadisi (ümmetin ittifakı)
  • İmam-ı Azam Ebu Hanife (ö. 150/767) — Abbasi Halifesi Mansur döneminde kadılık görevini reddetmesi, hapsedilmesi ve şehit edilmesi
  • İmam Ebu Yusuf (ö. 182/798) — Harun Reşid döneminde kadılkudat (baş kadılık) görevini kabul etmesi (içtihat farkı)
  • İmam Muhammed eş-Şeybani (ö. 189/805) — Devlet görevini kabul etmemesi
  • Hz. Ebu Bekir (r.a.) hilafeti — Ümmetin ittifakı ve Hz. Ali’nin altı ay sonra biatı
  • Hz. Ali (r.a.) hilafeti — Muaviye’nin biat etmemesi ve sonuçları (Yezid meselesi)
  • Said Nursi (ö. 1960), Risale-i Nur Külliyatı — Türkiye’deki Nur hareketinin bölünmeleri (Yazıcılar, Okuyucular, Yeni Asya, Gülen, Zehra)
  • Necmettin Erbakan (ö. 2011) — Refah Partisi ve 28 Şubat 1997 post-modern darbe süreci
  • 28 Şubat 1997 Post-Modern Darbesi — Askeri müdahale, cemaat ve tarikatlara yönelik baskılar, vergi cezaları
  • Mısır 2013 Askeri Darbesi — Mursi’nin devrilmesi, Rabia Meydanı katliamı, İhvan-ı Müslimin’e yönelik baskılar
  • Gezi Parkı Olayları (Mayıs-Haziran 2013) — Darbe girişimi niteliği tartışmaları
  • Mavi Marmara Hadisesi (31 Mayıs 2010) — İsrail’in uluslararası sularda Gazze yardım gemisine saldırısı
  • Mehmet Kutlular (Yeni Asya) — Kızının şüpheli ölümü ve yönlendirme meselesi

Diğer sohbetler: Dergah Sohbetleri

Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi

İlgili Sözlük Terimleri: Şeyh, Halife, Dergâh. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı