Ahlâkı: İyilik Yüze Vurulmaz: Riya ve Derviş Ahlâkı
Bir kimse bir iyilik yapar da o iyiliği birisinin yüzüne vuruyorsa, o kimse riya yapıyor demektir. Herkesin içinde birisine iyilik yaptığını göstermek, anlatmak riyadan başka bir şey değildir. Bunu arası bozulunca karşısındaki kimseye ‘Ben sana şöyle yapmadım mı, böyle yapmadım mı?’ demek ise meselenin çığırından çıktığına işarettir. Bu insan ahlâkı değildir, mümin ahlâkı değildir, derviş ahlâkı ise hiç değildir.
İyilikler gizli yapılır, kimseye gösterilmeden yapılır. İyilik yaptığın kimseyi incitmezsin, acıtmazsın. Nefsine uyduğu zaman insanın en rahat eleştireceği, en rahat hançerleyeceği kimse derviş kardeşleridir. İyi insanlar en rahat eleştirilir, arkalarından en rahat konuşulur. Toplumumuzda kötüye karşı daha fazla saygı ve hürmet varken, iyi insanlar basit görülür.
Hazreti Peygamber’in Yüzünü Tasvir Etmek
Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerinin yüzünü tasvir etmek, resmini çizmek, sinema filminde birisini onun yerine oturtmak haramdır. On Emir filminde Hazreti Musa aleyhisselâmın yüzü gösterilmişken, Çağrı filminde Peygamber Efendimizin yüzünün gösterilmemesinin sebebi budur. Hazreti Peygamber’in cemâl-i şerîfi hiç kimsenin cemâline benzemez.
Dua ve Vesile Meselesi
Dualarımızda Allah’ın dostlarını, velileri vesile kılarak ‘Onların yüzü suyu hürmetine’ diyerek istemek caizdir. Hazreti Ömer radıyallahu anh bir yağmur duasına çıkarken Hazreti Peygamber’in amcası Abbas’ı yanına almış, onun ellerini semaya doğru açtırarak ‘Ya Rabbi, aramızda Peygamber’inin amcası var, onun yüzü suyu hürmetine bize yağmur ver’ demiştir. Daha o bölgeden ayrılmadan yağmur yağmaya başlamıştır.
Bir kimsenin birinden dua istemesi de caizdir. Hazreti Peygamber, sahabe-i kirâma ‘Siz günahsız ağızlarla dua edin’ buyurmuştur. Birbirine yapılan dua günahsız ağızlarla yapılmış dualardır. Ayrıca Hazreti Peygamber, umreye giden Hazreti Ömer Efendimize ‘Ya Ömer, oraya gittiğinde beni de hatırlar mısın, bana da dua eder misin?’ demiştir. Başkasından dua istemek sünnet-i Resulullah’tır. Bazıları vesileyi caiz görmezler; bunlar genelde Vehhâbî anlayışındandır.
Niyetin Önemi: Her Amelin Özü
Hanefiler, ‘Ameller niyetlere göredir’ hadis-i şerifini ölçü alarak her ibadette niyeti şart koşmuşlardır. Bir kimse yatarken, otururken, yemek yerken, yürürken, derse giderken her yaptığı şeyde niyet ederse o ameli ibadete dönüşür. Su içerken şifa niyetine içersen şifa olur, yemek yerken ‘Senin yolunda koşuşturacak güç kuvvet ver’ niyetiyle yersen o yemek sana Allah yolunda güç kuvvet olur.
Kazık Çakan ve Söken: İkisine de Sevap
Hadis-i kutsîde şöyle anlatılır: Bir kimse bir kuyunun yanına kazık çakar, ‘Bir yolcu geldiğinde hayvanını bağlasın’ der. Ardından başka birisi gelir, ‘Birinin ayağı takılır, kuyuya düşer, boğulur’ diye kazığı söker. Cenab-ı Hak her ikisine de on sevap verir, on günahını siler. Niyetlerinden dolayı. Niyet her şeyin özü hükmündedir.
Kalbî Temizlik ve Sûfî Ahlâkı
Şerî hükümde bir kimse içinden kötülük geçirip yerine getirmediyse günah yazılmaz; hatta yapmamasından dolayı sevap bile verilir. Ancak sûfîler sanki o nesih âyeti inmemiş gibi, içlerinden geçirdikleri kötülüklerden hesaba çekilecekmiş gibi davranırlar. Sûfî ahlâkı budur: karşısındaki kimseye kötülük düşünmez, incitmek kırmak noktasında durmaz, diline, gözüne, kulağına, eline, ayağına sahiptir.
‘Sizde öyle bir şey vardır ki orası iyiyse bütün vücut iyidir; o da kalptir.’ Düşünce kalbin içindedir. Bir kimsenin kötülük düşünmeye başlaması kalbinin bozulduğuna işarettir; bu o kimsenin zikretmediğini gösterir. Kalpleri temizlemenin yolu tövbe ve zikirdir. Eğer birisi hakkında kötü düşünmeye başladığınızda kelime-i tevhide sarılın.
Namazda İşaret Parmağı ve Tevhid İşareti
Teşehhüdde ‘Lâ ilâhe’ derken sağ işaret parmağını kaldırmak sünnettir. Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri bunu terk etmemiştir. Bazı mezheplerde bütün tahiyyat boyunca işaret parmağını dik tutmak sünnettir; Hanefiler sadece ‘illallah’ kısmındakini almışlardır. Bu hareket insanı namazda gafletten kurtarır.
İşaret Parmağı ve Mehdî Aleyhisselâm
İşaret parmağının kaldırılması tevhidin, Allah’ın tekliğinin ve birliğinin işaretidir. Bu, Muhammedî bir işarettir. Mehdî aleyhisselâm da bu işaretle çıkacak, sancağında ‘Lâ ilâhe illallah Muhammedü’r-Resulullah’ yazacak ve herkes o sancağın altında toplanacaktır.
İsa aleyhisselâm yeryüzüne indirildiğinde Mehdî aleyhisselâm ile buluşacak ve o da Muhammedî işareti kullanacaktır. Bütün Hristiyan âlemi bunu görecektir. Hazreti Peygamber’den sonra bir nebî, bir peygamber, bir resul geleceğine inanan küfür ehlidir. Kendini öyle gören de küfür ehlidir.
Kaynakça
- Kur’an-ı Kerim, Bakara Suresi 2/264 — Sadakaları başa kakmak ve incitmekle boşa çıkarmak
- Kur’an-ı Kerim, Bakara Suresi 2/284 — ‘İçinizdekileri açığa vursanız da gizleseniz de Allah sizi hesaba çeker’
- Kur’an-ı Kerim, Mâide Suresi 5/35 — ‘Allah’a yaklaşmaya vesile arayın’
- Sahîh-i Buhârî, Bed’ü’l-Vahy, No: 1 — ‘Ameller niyetlere göredir’ (Ömer b. Hattâb rivayeti)
- Sahîh-i Müslim, Birr ve’s-Sıla, No: 2564 — ‘Allah sizin sûretlerinize ve mallarınıza bakmaz, kalplerinize ve amellerinize bakar’
- Sahîh-i Müslim, İman, No: 131 — İçinden geçirilen kötülükten hesaba çekilmeme (nesih meselesi)
- Sahîh-i Buhârî, İstiskâ, No: 1010 — Hz. Ömer’in Hz. Abbas’ı vesile kılarak yağmur duası
- Sahîh-i Müslim, Hac, No: 1773 — Hz. Peygamber’in Hz. Ömer’den umrede dua istemesi
- Sahîh-i Buhârî, Da’avât — ‘Günahsız ağızlarla birbirinize dua edin’
- Hadis-i Kutsî — Kazık çakan ve söken: niyet üzerine sevap (geçmiş ümmetlerde tecelli eden kıssa)
- Sahîh-i Müslim, Salât, No: 580 — Teşehhüdde işaret parmağı kaldırma sünneti
- Ahzâb Suresi 33/40 — ‘Muhammed peygamberlerin sonuncusudur (Hâtemü’n-Nebiyyîn)’
Diğer sohbetler: Dergah Sohbetleri
Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi