Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi konusunda Mustafa Özbağ Efendi sohbeti. Bu yazıda Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi hakkında tasavvuf perspektifinden önemli bilgiler ve değerlendirmeler bulacaksınız.
Evet. Değerli misafirler. Çanakkale. Onsekiz. Mart. Üniversitesi. Tasavvuf. Topluluğu. Tasavvuf. Vakfı ve. Çanakkale düşünce platformunun düzenlemiş olduğu her ay gerçekleştirdiğimiz bir sosunu kim okumalarını hepiniz hoşgeldiniz şimdi okumanın. Şahin’i gerçekleştirmek üzere. Üstadımız. Sayın. Mustafa. Özbağ. Efendi sahneye davet ediyorum. Değerli misafirler. Programı ikinci kısmında interaktif olarak sorularınızı sorabilirsiniz ayrıca internetten izleyen izleyicilerimiz 535 627 71 45 numaralı. WhatsApp hattına. İsim soyisim ve şehir belirterek sorularını sorabilirler programı aynı zamanda karşıda yansıtılan projeksiyon da takip edebilirsiniz. İyi seyirler dileriz. Biz o mm. Selamünaleyküm. Allah gecenizi hayırlı eylesin gündüzümüze hayırlı eylesin ayınızı yılınızı ömrünüzü hayırlı eylesin ağabey hoş geldin. Ben. Yusuf zor ama ağlık alalım bulsan halleri üzere terkedersen bu kollarını delalete saptırırlar hayrete düşürürler ve onları kulluktan ve. Allah sırrından çıkararak.
kendilerine benzetirler buyruluyor bu hani. Nuh aleyhisselamın kavmi ile alakayı alakalıydı. Nuh. Aleyhisselam onun ağzından söylüyor. Kuran’ı. Kerim’i meğer sen onları diyor bırakırsan kendi halleri üzerine terkedersen okullarına delalete saptırırlar. Bu konuyla alakalı. Muhyiddin. İbn. Arabi. Hazretlerinin bu meseleye tersten baktığını. Hani normal tefsircilerin baktığı yerden bakmadığını onun delalet ten kastının. Hayret olduğunu buradaki delaleti farklı yorum bu söylemiştik hatırlarsanız aynı. Ooo farklı yorumuna devam ediyor hayrete düşürürler ve onları kulluktan ve. Allah sırlarından çıkararak kendilerine benzetirler buyruluyor şimdi kulluk malum. Hani bunu. Normalde sözcükleri açıp baksanız daha iyi bu islamimi ıstılahta bunu söylersek. Eğer. Allah’a karşı hürmet tevazu. Sevgi itaat işte farzları yerine getirme haramlardan uzak durmaya cenab-ı. Hakk’ın. Emir ve buyruklarını yerine getirme ve bunu genel inanış çerçevesinde.
bakarsak her inanın inanışı kendine ait kuralları var. Kendine ait vecibeleri var o kendine ait kurallarını ve vecibelerini yerine getirmeyi. Biz kulluk olarak nitelendiriyor. Uz şimdi tabi. Normalde bu kulluğun kendi içerisinde safaları var mı. Evet ya bir kimse kendince farz ibadetleri yerine getirir kulluk yapmış olur haramlardan uzak durun konuk yapmış olur ama. Su filmleri var ya bu noktadaki duruş noktaları kulluğa bakış noktaları daha farklıdır onlar. Normalde sufiler kulluk bilincine geliştirirler alan kullu sadece ibadet noktasından bakar ve haramlardan uzak durdu ibadetlerini yerine getirdiği anda o kimse kulluk yapmış olduk ul. Eyvallah sufiler bunun üzerine biraz daha kulluk günü en kulun üzerine biraz daha farklı mana yüklerler. Bu nedir. Uhud kimsenin kulluk bilincini geliştirme si kulluk bilinci ise.
o kimsenin bütün. Hayat akışını bütün o kimsenin bakış açısını oturmasını kalkmasını her şeyimi kulluk bilinci üzerine yapmak kulluk bilinciyle hareket etmektir ve bu kulluk bilincinin de bir üstü hani. İhsan noktasına varmaktır sufil erce hani meşhur ya cibril hadisi geldi. Cebrail. Aleyhisselam herkes duya zannetti ona dedi ki. İman nedir o da dedi ki. Allah’ın varlığına birliğine meleklerin varlığına peygamberlerine kitaplarına düğün gününe hayra şeyler kazanın ve kaderin. Allah’tan olduğuna diye. Onu tarif etti ardından. İslam nedir deyince ister la ilahe illallah muhammeden. Resulullah demek namaz kılmak oruç tutmak zekat vermek hacca gitmek. İhsan nedir diye sordu. Allah’ı görüyormuşçasına yaşam andır işte sufiler için kulluk mendilin. Zirve noktası. Allah’ı görüyormuşçasına yaşamaktır o yüzden bu okullu bölen tasnif ettim ki.
herkesin kulluk her grubun kulluk her dinin kulluk anlayışı farklılık gösterir bireylerinde kendilerinde kulluk anlayışları farklılık gösterir ama herkes kendince kendi öğretirsin. CV kendi istidadın. Cabir kullu var mıdır. Evet kulluğun zıttı nedir kulun zıttı da işte kanunları dini emirleri ahlaki kuralların bağlayıcının kabul etmektir bir ne ya bir kimse dinin emrettiği işte ne bileyim ahlaki kuralların emrettiği ve dini hukuku ve hükümdarın emrettiği bir reddetmesi onun dışına çıkması onu kabullenmesi. Bu da o kulun dışında bir şeyler. Şimdi o zaman bir ya hani zıddıyla kimya ya kulluğun zıttı ne. Kur’ân-ı. Kerim’in tabiriyle o kimsenin. Küfür ehli olması veya fâsık fâcir olması bakın bunlarda kulluğun zıttı olan şeyler onu manada bütün insanlar istese de istemese de suyu anlayışa göre. Allah’ın.
kulu mudur. Evet ben sizin rabbiniz değil miyim dediğinde bütün. Ruhlar. Evet sen bizim rabbimizsin diye kabullen. Diler mi. Evet o zaman bütün insanlar bu manada. Allah’ın kulu. Tabii zaman tarihin içerisinde bu mu kulun zıttını mı bir dinin emirlerinin dışına davranan dinin emirlerini hiçe. Sayar ve bir devletin ve bir sistemin kanun ve kurallarını hiçe. Sayan. Biz her bir de biz onları. Eşkiya diyebiliriz ananas isteyebiliriz bayi diyebiliriz. Ne bileyim işte kafir diyebiliriz acil diyebiliriz. Bunlar. Normalde yaptıkları suça göre işledikleri. Normalde fiyatlara göre isimler de değişebilir. Ama bunlar normalde. Ama bir dini ki senin altında ama dini bir felsefenin altında bir mezhebin içerisinde mezhep gibi görünen bir şeyin içerisinde. Bunlar da görülmüş müdür zaman içerisinde görülmüştür. Bunlar kullun.
dışındadır ama burada. Hz pillerin özellikle durdu bu ara. Bunlar. Hani delalete satıyorlar ya delaleti. Hayret olarak nitelendirmesi buradaki asıl işin. Belki de. Merkezi noktası delalete hayret noktasında alması. İnsan bir şeye. Hayret eder ya neye. Hayret eder aniden bir şeyle karşılaşır. Hayret eder aniden bilmediği bir şeyle karşılaşır. Hayret eder aniden bildiğinin tersine bir şeyle karşılaşır. Hayret eder o kimse ne olur hayrette kalır ve ya da hani biz. Türkçe tabirle donakaldı dondu kaldı ve altta. Ne bileyim işte hayrette kaldı. Güven oldu sustu kaldı. Neden. Çünkü onun normalin dışında bir gördüm normalin dışına çıktı normalin dışına çıkınca o kimse normal in the. Bu bir şeyle karşılaşınca hayrette kaldı burada. Nuh aleyhisselamın kavminin. Delal etini hz. Pir. Hayret olarak.
nitelendiriyor zaten diğer tefsirciler den diğerlerinden ayrılan önemli noktalardan birisi bu hani önemli nokta ya işte gittin ne yaptın mesela firma bunun son nefeste iman ettiğine hükmetti. Muhittin. Arabi hazretleri. Dedik olsun nefeste iman etti son nefeste imanın cana baktı kabul etti. Onun diye bu hikmette eşinde tabi böyle. Muhyiddin. İbn. Arabi. Hazretlerinin. Fi susun da ve fıtratında geleneksel çizginin dışında görüş ve düşünceler var geleneksel düşüncenin dışında o fetvalar var ama o yüzden bu fetvalara bu düşüncelere bu tavırlara baktığımızda bir kısmı onun küfrüne o yüzden fetva vermiş ama buradan delaleti hayrete düşürürler ve onları kulluktan ve. Allah’ın sırlarından çıkararak kendilerine benzetirler buyuruyor. Nuh aleyhisselamın ediyor. Ya. Rabbi sen bunların hepsini de yere batırır hepsinde bu kâfirleri sen helak.
et sebep her sen bunları meydanda bırakır açıkta bırakırsa bırakırsan bunlar gelecek olan nesne gelecek olan kullanıp delalete bırakırlar. Ama ayeti kerime delalet ama hz. Pir onu yorumlarken. Hayret olarak yorumluyor bunları hayrete düşürürler bu hale göre bu göre de o kafir lan nefislerinin abone olduktan sonra kendi nefislerine rafları gibi görürler onlar hem kul hem de rapor olurlar birşeyde doğuramaz lar bir netice vermez ve birşeyde ishar edemezler kimi. Bunlar nefislerinin. Kulu nefislerinin. Kulu dediğimizde. Allah’ı dinleme kanun ve. Kural tanımayan ve kendi nefislerine tabi olalım kendi nefislerine tapan kimse ve bir müddet sana da bu kendisini nefsine taparken nefislerinin kuru olduktan sonra önce nefislerinin kullanıyor. Ondan sonra nefislerinden repleri gibi görürler ve ardından nefsini ne yaptın. Rabbi dindir.
onlar hem kıl hem de. Rab olurlar birşeyde doğuramaz var bir netice vermez ve birşeyde isar edemezler bu delaleti olanlar bu hayrette kalanlar. Bunlar. Eğer sağ kalırlar. Bunlar meydanda kalırlarsa. Bunlar kendi nefislerinin kul olduklarına. Sonradan da nefislerinden. Rabbi edildiklerini görürler bunlar. Normalde bir müddet sonra kendi nefislerini. Rabbi edinirler. Ben şimdi bazı küçük şeyler. Size söyleyeceğim toplumda bunları. Siz göreceksin toplumun içerisinde insanların içerisinde bu tip insanların var olduğunu geçmiş dönemlerde varıldı gibi şimdi de var olduğunu göreceksiniz. Allah’ın ibadete itaate ihtiyacım var o. Yok diyeceksiniz. Öyle değil mi. Evet bunu ömür sürü bugün günümüzde. Allah’ın ibadete. Allah’ın iman etmeye i tape ihtiyacı mı var ki biz ona ibadet edelim biz ona itaat edelim o akıl ne kadar güzel.
bir öneride bulunuyor. Öyle değil mi bu sonsuz lütuf. Eyüp. Rami ile sonsuz bağışıyla. Bütün günahları affeder. İyi o zaman için ibadet edelim için itaat edelim ve. O’nun sonsuz bağışında bir eksiklik mi var ve. O’nun sonsuz lütfunda bir eksiklik mi var ki. Ee biz. Ya. Rabbi az. Söyle. Deniz. O da bizi affeder. O zaman bu itaat niye. Kendinizi bu helak etmek mi ya kendinizi. Bu dert sarmalını atmanız diye ve hatasız bu ibadetlerini rötar gideceksiniz ibadetten itaat. Tan tahttan kasıp. Allah’ı sevmektir bir sen. Allah’ını seversen ne itaat lazım. Ne ibadet lazım. Ne haram lazımdı helal ama hala sen bir de ona dost olduysan bütün. Emir ve yasaklar senin için fasa fiso bütün bu. Emirler bu yasaklar bu.
kanunlar. Bu kurallar ona dost olmak için veyahut da onun dostuna dost olmak için insan onun bir dostuna dost oldun mu hiç bir şeye ihtiyaç yok. Allah kalbine bak kalbine kalbin temizse bu başka bir gerek yok. Siz. Beş vakit namaz kılıyorsun o zaman kalbiniz temizleyin ben namaz kılmıyorum ama kalbim temiz. Siz kabul oruç tutuyorsunuz ama kalbini temiz değil. Benim kalbim ama ben hiç geçiyorum ama benim kalbim temiz değil zaten içki haram etmedi iç geçmesini bilmeyenler ağzını yüzüne bulaştırdı için içkiye a rahmette mi. Hatta. Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretleri yoldan gidiyordu baktı böyle. Ne güzel içiyorlar eğleniyorlar. Çalgı. Çengi harika dedik ya ümmetim ne kadar güzel eğleniyor. Mutlular dönüşte baktı. Bunlar birbirleriyle kavga ediyorlar böyle bir hadis.
okumadım hiçbir hadis kitabının ama vah. Bu söyleniyor ya. Dönüşte bu baktı. Kavga görüntü var haram olsun böyle içkiye dedi. İlişki haram olsun dedi. O yüzden dansözler şanti. Özler. Çalgı. Çengi. Vur patlasın çal oynasın eğleniyor. San içki haram değil normalde yenilmesi haram kılınan şeyler ver. Rüya zattan habe. Bu. Mersin’e zengin olan insanlar için o yüzden. Yiyin için. Keyfinize bakın. Bu dünya haramlarla kurulu bir dünya değil bunlar avam için bunlar hastalar için değil duymuyor musun bunları. Ben çok duydum da ben o yüzden duyduklarımı anlatıyorum ben bana söylenenleri anlatıyorum. Ve hatta. Normalde ya. Nedir kardeşim bu. Yasin biz tutturmuşsunuz bir mezhep diye o haram. Buhara moharram. Bu haram. Yok kardeşim böyle birşey bu hadisler zaten sahip değil. Yok.
ya ne alakası var ya. Ya siz bunlardan vazgeçin kardeşim ya. Kur’an muhtarsiz ha var ya namazı nasıl kılacağız. Ya canım kardeşim namaz tarihi bir ibadet et. Şimdi sen bölümünü yaptığımı namazı kıldım. Daha ne yapacaksın o zaman için rüku olmuş secde mi şaman. Bedevi. Bunlar onlara namaz olmuş şimdi bak. Siz burada izliyorsunuz dinliyorsunuz. Bu da bir namaz çalışmak ibadettir bir. Ama bu çalışmak mı yarın. Ama sen çalışmak olmaz. Bir kimse çalışıyorsa iş yerinde iş yapıyorsa o ibadettir namaz ondan sâkıt olur namaz boş duranlara farz edilmiş bir devlet dairesinde çalışıyorsun namaz senden sarkıt oldu dükkanı var namaz senden sarkıt. Oldu kardeşim. Olur mu öyle nasıl basmaya. Ama siz tutturmuşsunuz kardeşim kadınlarla yok sarma aşmak haram yok işte.
yanak yanağa durmak haram. Yok kardeşim böyle birşey tutturmuşsunuz. Biz başörtüsü. Yok kardeşim kadınların başında ama atıyorsunuz siz ya da. Allah bu güzellikleri ishal etmiş herkes görsün. Cenâb-ı. Hak ne kadar güzel şeyler yaratıyor herkes tanısın hazinesinin sunmuş. Cenâb-ı. Hak seni ama hazineler örtüyorsunuz. Ee o açın kardeşim ya. Siz ne yapıyorsunuz ya siz vallahi göreceksiniz ilticacı sana ya. Nasıl ya işte ayet aradıysa kardeşim. Oh ayetler o hadisler. O tarihte geçerliydi ve kurana tarihsel bakalım. Evrensel bakalım. Nasıl ya. Bu tarihsellik evrensellik nereden çıktı. Siz gerçekten çok geri siniz. Biz. Canım. Kardeşim kuranım bu tip yasakları tarihseldir geçmişte o bedeviler için alamayanlar kafaları çalışmıyor cahiller çocuklarını diri toprağa gömüyorlar birbirlerini öldürüyorlar birbirlerini katlediyorlar. Çağdaş değiller ilerici değiller. O yüzden.
Hz. Peygamber çok zeki bir insandı. Onları böyle. Dizayn etmek için bu kuralları koydu. Onlar bu. Bedevi. Arapları berbat insanlardı o kurallar onlar için geçerliydi ne var mı sözlerinde bir yanlışlık ne kadar akıllı mantıklı değil mi. İşte diyor ki onlar delalet de götürürler sapkınlığa götürürler. İşte bu. Normalde bu tip insanlar zaman içerisinde tarih boyunca. İnsanlık tarihi boyunca olmuş mu baktığımızda olmuş. E şimdi de var mı. E şimdi de var işte bu tip nefsini ve. Ömer saniye kuvvetlerini aşağı indiremeyen terbiye edemeyen insanlar. Ya normalde kendi bulundukları durumu muhafaza edememişler koruyamamıştır da aynı sunucuların içerisinde de var mı. Eğer cevap var. Ben yeni. İslam’la tanıştığımda. Mesela ben öyle kimseler tanıştım 23 yıl bir fiil melami meşrebinde. Duran kimselerden.
ibadet sâkıt oluyor dedim. Nasıl oluyor. Nasıl bu dedi. Mustafa. Efendi bizdede 23 yıl bir fiil mesleğin içindeyiz u. Nestle abi dedim lan din öde dedi bana. Ee abi dedim ve bizden dedi namaz. Sakıp oldu dedi peygamberin peygamberlik yılı ne kadar 23 yıl bizde 23 yıl dinin içerisinde bir fiil yaşadık bize dedin ama sâkıt oldu abi dedim o namaz kılmayan arkadaşlar. Bu yüzden mi kılmıyorlar dedim ben evet abone ol ve hatta ezan okunuyordu. Onlar bu kocaman bir çınar ağacı var. Bayındır çok milli topraktır bizim orada her türlü yetişir bu çınar ağacının dibinde karşısında da. Normalde pamuk pazarı camii var ezan okunuyor ezan okunduğunda millet tabi. Caminin önünden ne camiye gideceğiz caminin de kahve var. Çınar var.
herkes camiye doğru gidiyor ezan okununca ölüyor. Ali öğün sizi çağırıyorlar be. Sen bizim bitti sizin daha çok yolumuz var. Onlar oturuyorlar oda. İşte bu. Muhittin. Arabi değil bir daha izin. Ağabey var. Muhammed ağabey var bir de o an abinin sözlerini işte şeyin. Sürgüne gönderilen niye. Hazır mısın sözlerini onları analiz ediyorlar böyle ciddi ki onları anneniz ediyorlar ve bir sufinin onlarla böyle e laf yarıştırması mümkün değil ya o yüzden. Benimle laf yarıştırma mazlar. Mesela ben onların içerisinde yetiştim den dolayı bir kimse gelse ani bir muhabbet açmış olsa ben daha üst perdelerde onu vururum ben neden onların en üst perdelerini de yaşadım orada. Çünkü ani iyi meşhur bir kısa anlatayım dervişim dizisi koşa gelmiş. Efendim. Duydunuz mu.
demiş. Ne evli alınmış. Fidancı. Efendi peygamberliğini ilan etti demiş öyle bir huzur. Etmiş biz azimüşşan öyle bir peygamber tayin etmektedir. Bu böyle yüksek derecesi bu normalde hani. Halit. Hoca’nın bir sözü vardı ya hani hadisleri inkar edenler birer peygamber dedi hadisleri inkar edenlerle rachael. Doğru bir tespit etti. İşte bu tip insanlar tarih boyunca olmuş mu olmuş yok. Bunlar insanların bu hayrette bırakmış. Neden hayrette bırakmış bu tip sözler söyleyerek ten onları hayrette bırakmış demişler ki yüksek perdeden konuşmuşlar kendilerince. BM manevi sözler söylemişler ama ibadet yok itaat yok haram helal tanımıyorlar her türlü nefsani hayata devam ediyorlar. O yüzden onlar konuştukları şeyler. Rabbani sırlardan ama fiil yatar şeytanı oradan hayrette kalıyorlar ve. Hz bir onu. Hayret olarak nitelendiriyor.
delaleti. Allah. Alem doğrusunu. Allah bilir. Çünkü biz de burada hz. Pir yorumlamaya çalışıyoruz bizimki de. Doğru olmayabilir ama benim kalbime gelen gönlüme gelene oldu bir kimse. Rabbani sırlardan işin hakikatinden bahsederken öbür taraf bu. Midyat’ta şeriata aykırı düğün kuron ve kurallarına aykırı davranış ve yaşantınız içerisinde olmak olması ancak fâcir örtülmüş olan şeyi açıklayan ve keffar açık olan şeyi açıldıktan sonra örten kimselerden dir. Bu delaleti oranlar bu hayrette olanlar ancak. Face piyano tutulmuş olan şeyi açıklayan hacira jain. Normalde şimdi açıklayacağım tefat duanı açık olan. Şehit açıldıktan sonra ortadan kimselerden dir facir kelime manası dindarlı perdesini yırtan fütursuzca günaha düşen fütursuzca konuşan. Normalde konuşulmaması gereken de konuşan kimse. Sefaş eden örtü ortadan kaldırır. Ya normalde genel olarak da.
bâtıla satmış. Haktan dağıtılır satmış kimsenin olarak kullanılır. Çünkü fâcir kelimesinin kökünü oluşturan. Fücur şehvet gücü yüksek olan kimse o şehvet gücün yüksek bakan a. Bir çıkarma onunla alakalı bir konuşulmuyor onunla alakalı bir konuşulmaz. Ken. Özülkü onunla alakalı bir konuşmaya çalışıyor kadar örtülü bir kadar ölçülü bir olunca birisi kalkıyor kaderin örtüsünü aradığını söylüyor kart kaderin örtüsünün çekmeye çalışıyor örtülü. Çünkü. Rabbini. Side. Kaderle alakalı bir söylemiş açmış. O da unutmaya çalışıyor çukur hak ve hakikati örten doğru örten manasında küfür ve hatta açıklanmış bir doğru örten kimse küfür kapatılmış açılmamış bu açılması yasak olan bir açan kimsede fâcir. Allah’ın zatıyla alakalı konuşmak yasak. Allah’ın zatıyla alakalı bir kimse konuşmaya çalışıyor. Ne yaptı fâcir oldu ve. Allah’ın sıfatları ile.
alakalı bir öğrenilmiş. Allah’ın sıfatları ile alakalı bir konuşulmuş bunu örtmeye çalışıyor. Küfür ehli ve hatta. Cenâb-ı. Hak’kın. Hak ve hakikat noktasında bir kimsenin şahsına münhasır bir söylemiş o söylenen o kimsenin kendi kalbim perdelerinde kalması gerekirken o onu açığa vuruyor dışarı çıkıyoruz dışarı çıkarıyor. Aslında onu söylemesi uygun değil hani geliyor a. Hz. Cebrail. Aleyhisselam diyor ki bu. İhsan hadisi ile alakalı. Kıyamet diyor ne yapar ve. O da diyor ki soruların sorandan farklı bir ilmi yoktur açmıyor meseli diyor ki soran ne kadar ilmi varsa sorun bu noktada sorularının o kadar ilmi vardır. Kıyamet ne zaman kopacağını ben bilmiyorum demiyor bu. Burası enteresan bir noktadır. Hz. Muhammed ne zaman kopar yok ki sorularının sorandan daha farklı bir ilmi.
yoktur. Ben kıyametin ne zaman kopacağını bilmiyorum demiyor kıyametin ne zaman kopacağını hiçkimse bilmez demiyorum. O görüntüyü bir cevap kıyametin ne zaman kopacağını söylemiyor kıyametin ne zaman kopacağını. Söylemediği halde birisinin kalkıp bunu fazla etmeye çalışması kıyamete saat tanesi. Hani zaman televizyonlarda önceden çıkıyorlardı ya. Ebced hesapları ile hesapları diyorlar işte değişik hesaplama sistemleri koyuyorlar oradan 5 aldım. Oradan 3 attım buraya beş getirdin oraya 7 götürdüm dinleyiciler bir türlü nereden nereye götürdü nereden nereye götürdü kavrayamaz diyor ondan sonra diyor ki şu zamanda kıyamet kopar. Şu zamanda. Kıyamet kopacağına göre o zaman. Mehdi de çıkması lazım. Ahmet de karşınızda duruyor eisa. Lazım. İsa da. İstanbul. Sokaklarında. Mecnun gibi dolaşıyor. Pendik’te. Ne oldu bu dünyanın peygamber konuşmadığı sallallahü ve sellem.
Hz. Kıyametin saatiyle günüyle zamanıyla alakalı. Ee sahabeler konuşmadı geçmiş peygamberler konuşmadı hiç kimse konuşmadı. Sen kıyamet ile alakalı bir rüya gördüm. Veya senin kalbini. Bilhan vardı senin onu açıklama ve hürriyetin. Yok senin onu söyleme hürriyeti yok söylersen. Sen örtülmüş bir şeyi açığa çıkardın acil oldu ama biriyim var. Kur’an’da belli sünnette benzin fıkıhta. Belli her yerde belli sen var olan belli olan bir de açığa çıkmış ya onu örtmeye çalıştın işte bunlar. Ne diyor bu delaleti. Olanlar bunlar bunları yaparlar bunları yaptıkları için. Etrafındaki insanlar hayretle kalırlar delalet hayrete getirir ve. Normalde. Bunlar. Tabii bir de bunlar böyle olur kendi mesela sufilerin ayrı bakış açıları vardır sufiler kendilerince. Ona zevk derler. Mesela bir kimse vardır i ve yanlarında.
delaleti ne sebebiyet verir ortaya da bazen su filan onlara karşı yorumsuz ve hareketsiz kalmışlardır bir neler ki icana bakın sıfatı çalışıyor kendi iç alemlerine ne. Onun sonu demezler sen hoody. İsmi. Şerifi senin üzerinde tecelli etti ya model. İsmi. Şerifi nedir delalete. Normalde düşüren durumunuzdan çıkaran eğri yola satılan manasındadır. Allah’ın isimlerinden bir isimdir. Allah’ın güzel isimlerinden bir isimdir bir şimdi. Normalde banisi kalkar. Mesela işte bu haram mı ya kardeşim ya bu haramlarla uğraşıyorsunuz değil da o kimse gider onu kabul eder unu kabullenir onunla dost olur. Bazen sufler kenara çekilip derler ki bu. Moody. İsmi. Şerifi tecelli etti bu delalete sattırıyor insanları ama birisi de vardır onun üzerine. Hadi. İsmi. Şerifi tecelli etmiştir. O da insanların hidayetine.
Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi Hakkında
sebep oluyor dur bakın ikiside insandır. İkisi de kuldur neresi insanların delaleti ne sebebiyet verir birisi insanların hidayetine sebep verir delalete ne sebebiyet verir üzerine. Moon. İsmi. Şerifi tecelli etmiştir bu düğüm. İsmi. Şerifi hak mıdır. Evet hidayete sebep olan el hadisi şerif onun üzerinde tecelli etmiştir el hadisi şerif hak mıdır. Evet vurdu ne sıfatta cana bakın mıdır. Evet velayetten. İbn arabî Hazretlerinin. Vahdeti. Vücut düşüncesine göre. İkisi de vücudumu içerisinde tecelli eder mi. Evet su filan belli bir noktadan sonra bu işi zevkine bakarlar bunu avvanın zevkine bakması mümkün değildi adam mı el. Hadi ism-i. Şerifi’nin altına girip hidayetine sebep olmak ister herkese ama normalde. O kimseniz işte bakın. Burada cebriye bazen ara bilgilerin bir kısmı cebriye kayar.
cebriye kaymasının sebebi de şudur. Normalde o. Sufi bunu zevk ederken öbür gün üzerinde elma değil. İsmi şerifini üzerinde tecelli ettiğini görünce. Belki onun. Hisset adı elru değildi. Onun istidadı. Elmo değil olduğu için mu. Dillik onun üzerinde tecelli etti o da hak o ölürsün üzerine istidadı el hadidi hidayeti aldıran. Allah’ım. Allah sattıran. Vallahi satılan ve hidayete erdiren da. Allah be nolsun. He bunun zevk edinir kendine kendini dışarı çıkar ama bunu kelama dökme site cirir açığa çıkardı örtülü olanı meydana çıkardı bunu kendi kendisine zevk edilmesi bunu kendi kendisini kendi içinde bunu yaşaması ve el. Hadi ism-i. Şerifi’nin kanatlarının altında durduğu için. Allah’a hamd etmesin ama bu noktada. Allah’ı zikretmesi bunu. Normalde. Cenabı hakka teşekkür etmesi gerekir. Ya.
o kimse bunu faş etti ona dedi ki sen de el model. İsmi. Şerifi tecelli ediyor. Bunu. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretleri biri kulun ben hiç uygulamadır bakın mesela amcası. Ebu. Cehil. Esen. Mudil. İsmi. Şerifi senin üzerinde tecelli etti ben seninle uğraşmam demedi o amca ne zaman iman edeceksin ne zaman benim peygamberliğini kabul edeceksin amca ne zaman. Allah’ın varlığına birliğine veriyorum peygamber olduğumu kabul edeceksin tasdik edeceksin diye. Beher gördüğünde ona tebliğ etti trecana. Bak hayatı kelime dedi ki sen. Hidayet edici değilsin. Hidayet edici. Biz. Hatta başka ayet-i kerimelerde dedi ki delalete satılan da biz. Bu nasıl basma e. Okul delalet istedi delalete gönderdik. Hidayet istedi hidayete gönderdik şimdi bunun gibi bazılarına. Hadi. İsmi. Şerifi tecelli.
eder bazılarının. Odin. İsmi. Şerifi tecelli eden alan ve bu üstünü. Has bunların hangi sıfatları tecelli bekleme etmedi. Ne bakmaksızın onlara nasihat etmeye çalışır. Allah’ım. Hatta cezalandırmaya çalışır dahaki bu model ismi. Şerif’in üzerinde tecelli etmiş demez onun cezalandı hak mıdır. Eğer ama haslar ne yapar onlara nasihat etmeye onlar cezalandırmaktan adı nasihat etmeye çalışırlar ama işin hasıl. Has noktası olanlar onlar için farklı penceresinden bakarlar aslında hiç dokunmazlar ne derler ki odası. Fatsa bir boyut. O da tecelliyat ama bunu dışarı aktarmak bu şuna benzer. Hani o uzat o kimsenin trafik kazasında öleceğini bilir ona yola çıkmadı yola çıkma demez o sorun ölüme gittiğini görür. Bu size tuhaf getir çok birisi işin sonunu görür bir işin sonunu gördüğü için.
ona müdahale etmez birisi için ortasını görür birisi için başını görür işin sonunu görene işini. Başını gören aynı olur mu. Olmaz işin sonunu gören der ki de. End. Buraya kadarmış. Sen hiç mücadele etmez bunu değiştirmeye çalışmaz. Bu da bir yoldur bugün sen de işin sonunu görür sonunu doğru da aldırdım ki. Allah’tan ümit kesilmez. Allah yazdığını bozar mı yazdığını bozardı. Tabii ki su içinde hadisi şerif var mı. Evet var. Bunlar tenakuz gibi görünür tenakuz değildir cahiler bunu ten akıllı girl mesela hadisi şerif işte kalem kurudu onu ilahiyatçılar okumuşsunuzdur bu hadisi hadisleri inkar eden hocaların elinde yetişmeyen ler bunları 1lb okudunuz mu. Hadise kalem kurudu diyor. Öyle değil mi o zati kalemin cızırtısını. Hala özelden duydunuz bu hadisi.
benden duyduğunuz ona. Geleceğim şimdi hadisi şerif ne kalem kurudu her yazıldı bitti gitti değişmesi mümkün mü. Değil vardı şeftali var uğraşlarla kalıbı 51 noktaya çıktıktan sonra bu cızırtını e. Cebrail budur kalemin cızırtısı. Hala da yazar. Bozar. Bu yazdığını siler yeniden yazalım şimdi. İkisi de birbirine tecavüz gibi görünüyor değil. Neden fena kurduğum bu. Allah dostu var o o ellerine bağlıyor kalem kurudu diyor bu onun için dayanak hadisi şerif var mı. At kalem kurudu o müdahil bunun ol müdahil değil hiçbir kıyamet kopsa tebessüm ediyor olcu salatalık tepesi mi diyor ve bazı olaylar öyle zevk ediyor da aynı şekilde. Eğer müdahale edilmesi gereken bir varsa müdahale edenler var o zaman onun için kalem kurumadı cızırtısı devam ediyor yazıp.
bozan mısın diyor yazar bozarsın diyor o zaman. Normalde bunu zevk edinmek bunu dışarı vurmamak bunu açığa çıkarmamak bunu açıya çıkarırsan söylenmemesi gereken söylersen. Fecir sahip oldun insanların attım hayrette bıraktın bir abinin değerini. La hayrette yoksa. Normalde ayeti kerimeye göre delalet der burada. Arabi delaleti ne yaptın saptırdı ya çünkü onu dedi ki hani bununla alakalı ney ben size şimdi mesneviye döndürelim. Hani. Mesnevi’de padişahla. Vezir tanışmıştır ve kendisini. Bir hristiyan olarak tanıtmış. Hatta. İşte tam asılacağı zaman birisini kurt arttırmış kaçırmış ve. Hristiyanların arasına gitmiştik. Hristiyanların arasına gittiğinde hazırlayın padişah ve. Vezir yakıcı padişahla. Vezir mi iğnesi böyle gittiğinde her gruba her gruba. Vezir ayrı dini terminoloji ve şeyler söylüyordu bir yerde diyordu ki. Siz çalışın çabalayın çalışır.
Çabalar sanız her olur öbür tarafta diyor ki diyordu ki çalışmanıza gerek yok. Siz tevekkül edin bir yerde diyordu ki. Siz oruç tuttun oruç tutar. Aktan. Allah’a yaklaşın öbür tarafta diyordu ki siz neden kendinize eziyet ediyorsunuz böyle oruç tutarak. Tanrı’ya zat ederek ten. Allah bu kadar. Nimet var varmış. Siz bu nimetlerin iyiyim için bakın keyfinize bu tarafta diyordu ki mal. Oy kurban olurum kendinize mu haklı bir bulun onun dizinin dibine gidin oturun ondan ilim verenin onun tahta diyordu ki hep sensin. Bir de sensin kalbine. Danış gönlüne. Danış. Her ikisi de senin içinde. Ömür kalp. Hatırladınız mı bu sohbetlere. Evet şimdi. Normalde bakın. Hz. Mevlânâ Celaleddin. Rumi. Hazretleri bunu öyle anlatırken burada muhitinin araba zetor ip aynı.
şekilde anlatıyor normalde herkes oruç tutar. Aktan. Allah’a yaklaşacağını düşünürken öldü diyor ki namaz oruç tutacaksın. Allah’ın orucuna mı. Allah senin orucuna mı ihtiyacı var. Bırak orucu deyince o oruç tutmayı farz kabul ederken. Oh kaldı hayrette kaldı. Ne oldu delalet. Hayret olduğunda bu manada. Allahu alem ve mı. İşte bu hale. Selam dolmuş sana ne yaptı bu ne diye dua etti. Eğer onları yeryüzünde bırakırsan kullarını saptırırlar ve amca günahkâr ve kâfir çocuk doğrula. Tabii. Nuh. Aleyhisselam bunu söylerken de. Cenâb-ı. Hak onun kalbine ilham etti icene abi. Bak onun kalbine şöyle ilham etti. Dedi ki ne kadar uğraşırsan uğraş. Çünkü bir müddet sonra mü hale. Senem. Artık insanları davet etmeye başlamıştı bunu. Normalde hanım. Hem dini tarihçiler hem.
de. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretleri söylüyor hem de bu noktada. Bu meselenin üzerinde kafa yoranlar söylüyor öyle söyleyeyim bir müddet sonra mü hale. Selam kavmine artık hiçbir şekilde ikaz ve inşaatta bulunmaya başladı her şeyiyle gemi iyi olmaya başladı her şeyiyle artık etrafındaki hiç kimse din tebliğ etmiyordu etrafındaki hiç kimse. Dün konuşmuyordu etrafında hiç kimseyi dinle alakalı herhangi bir söylemiyordu sadece. Cenâb-ı. Hak’kın ana vermiş olduğu emri yerine getiriyor virge mi hızlı bitirmeye çalışıyordu tabi gemi hızla bitirirken. Cenâb-ı. Hak o kadar büyük devasa gemi yapmayı da onun kalbine ilham ediyordu. Onur mu. Aleyhisselam peygamberlerin içerisinde onu lazım peygamberlerin içerisinde kalbine en fazla ilhamı vahiy gelen peygamberlerden birisi hz. Nuh kadar böyle ye kalbi vahiy ve ilham.
açık ki enteresan bir ok bu mesela işte peygamberlerin içerisinde çok önemli bir nokta da bu noktadan mm. Peygamberi kimin peygamber’den. Üstün kıldık diyor ya mu. Handa kalbine. Allah. Alem öyle bir. İlhan geldi dedi ki sen bunları ne kadar uğraşırsan uğraş dur bunlardan iman edecek hiç kimse yok oğlum daha iyi hatta meşhur bir hadisi şerif var. Allah diyor. Merhamet edecekse. Seydi. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretleri söylüyor bunu. Allah diyorum birisine. Merhamet edecek olsaydı. Nuh’un kavminden olan bir kadına. Merhamet ederdi o kadın gidiyor. Tufan başlayınca çocuğunu diyor aldı. Ondan sonra koşa diyor ve yüksek bir tepeye gitti sular diyor. Oraya da ulaşmaya başlayınca daha yüksek tepe bu. Sular oraya yaklaşınca daha yüksek bir tepe daha yüksek.
bir tepe daha yüksek bir tepeye en sonda diyor gideceği daha yüksek bir. Tepe’de kalmadı. Sular oraya da yaklaştı önce diyor çocuğunu kucağına aldı sular kucağına kadar yaklaştı bu sefer diyor çocuğunu. Normalde ensesini oturdu baktı gidiyor sular daha da yaklaştı çocuğun başının üzerine oturdu sular daha da diyor başına gelmeye başlayınca ölülerini diyor kaldırdı lan çocuğunu yukarı kaldırdı ama diyor. Allah çocuğunu da kendisinde helak et de batırdı. Hz. Muhammed. Mustafa söylüyor bunu merhamete çek olsaydı diyor. Allah ona. Merhamet ederdi o kadına. Merhamet ederdi. Demek ki. Yandan oradan şuraya bağlıyorum. Demek ki o kanun artık kapısı kapanmış o kadın aday. Merhamet etmedi diyor. Cenâb-ı. Hak. Çünkü bu anneyi. Selam. Sonra kalbine bu manada oradakilerin hiçbirisinin hidayete erme yiyeceğini.
dar kalbine ilham gelince dua etti demek ki de bunların içerisinde iman edecek olan hiç kimse yok bunların hepsini kalbimi hazırlanmış hepsinde gözü mühürlenmiş hepsini bu noktada. İmam etme kapıları kapalı o zamanda da onları yeryüzüne hiçbirisini bırakma hepsini dedik lan baktır be ve onları dedi çünkü bir tanesi meydanda kalırsa kafir ya yine giderdik kafir çocuklar doğrular dedi. Allahu alem şimdi kapalı olan şeyi. Açıklar açığa çıkan oteller bu facir ve kâfir olanlar. Böyle olunca da oy veren şaşırır facirin vücudundaki renk. Aferin küfrün de ki kastığı bilmez o hacir falcılık yaparken. Çağ fil kâfirlik yaparken o kendi kastını bilmez onlar dışarıda kimseler onların kasıklarını bilmez. Neden. Onlar. Çünkü mi nefislerine esir olmuşlar ne nefislerine esir olduğundan dolu onlar.
kendi nefislerine rahat edilmişler kendi nefislerinden. Rabbi etkinliklerinden dolayı onlar çah facir noktasında. Kahta kafir noktasında dururlar bunlar bütün zamanların içerisinde bütün insanların içerisinde her dönem olagelmiştir. Normalde. Hala da böyle ona gelenler var mıdır. Evet. Bu bir kısmı kendisine rabbinin ya bizde. Hürriyet noktasında kimlik kişilik noktasında. Hani rahattan parçaya gibi görürler. Biz. Allah’ın bir parçasıyız. Biz. Allah’ın bu noktada bir anlayan kuluz gibi diyenler sofilikte de var ya sufilikte miyim tasarrufu. Ekoller var ya o yüzden. Normalde. Hepsi de hani bir kısım ehl-i taşırsa kendi batımlarını ilah gören o kendi batımlarını rahat göre ben kendi dağıtımlarını ilahlaştıran kendi rüyalarını ve hallerini ilahlaştıran an kendi manevi kendilerince makamlarını ilahlaştıran ve kendilerini rahat göre bu sapkınlıklar ve sapıklıklar her daim.
var olmuş mudur. Evet her daim var olduğu müddetçe. Bunlar. İnsanları her daim de lezzette tırnak içerisinde hayrette bırakmaya devam edecekler mi. Evet falancanın rızkını. Ben de attım filancanın başından belayı ben kaldırdım filancanın şöyle olmasına. Ben bunu biz yaptık bunu ben yaptım bunu. Bizler yaptım diyenler var mı var kendi enerjisini kendi ben o kendi hürriyetine. Rab değiştiren insanlar var mı elcevap var ve insanlar için bu kapağı herkes açık mı. Evet. Halbuki her iki hali hem fâcir li. Hem kafirliği para bu beni mağfiret et benim. Mevsimi ört ve benim için kapalı bulundur ki. Allah hakkıyla senin taktığın senin kadrini takdir etmedi ayetinde. Kadri’nin bilinmediğini işaret buldu gibi benim de kadın ve makamı bilinmesin anaaa. Babamı da örtüler.
ki ben onların. Mahsun’u ve netice sim onlarda akıl ve tabiattır bu hani. Nuh aleyhisselamın yine. Nuh suresinin 28 ayeti var ya o. Rabbim beni annemi babamı ve bir bak bakalım. Ne geldiyse bu benliğimi emeğini benim. Öp. Öp benim bu noktada benim üzerinden tecelli eden bütün her şeyi senin sıfatlarına döndür senin sıfatların benim üzere. Sağ olasın. Ve senin sıfatların benim üzerinde hakim olsun senin sıfatların benim üzerinde hakim olsun ki benim. Nefsime aklıma herhangi birşey kalmasın. Bu aslında fena halidir. Bu bir kısım. Veli. Allah’ım halidir onlar kendi üzerlerinden tecelli eden herhangi bir şeyi kendilerine ait görmezler hiç kendilerine ait görmedikleri için. Derler ki her daim. Biz ama frete tane. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretleri de ben.
Günde 100 kez. Allah’a tövbe ederim diyordu yayan. Hz. Muhammed. Mustafa da kendi nefsinden bir görünmesini istemiyor ve diyordu ki beni ört. Benimkinin kişinin kalmasın benim hürriyetim kalmasın. Ben kalmayayım ortaya da sadece senin sıfatların görünsün benim bu. Ya ben mevsime pay verme diyordu. Ve bu noktada da senin zati tecelli lerinden gelen her ne var ise hepsi de senin görünsün benden bir görünmesin ve senin zat ve sıfatlarında benim zatı ve sıfatları yok olsun. Kaybolsun ve. Normalde on hz. Pir diyor ya böyle olayım ki hani ben böyle benim zat ve sıfatlarında benim her şeyim yok olsun. Kaybolsun ben görüneyim. Ve hani diyor. Allah hakkıyla senin kadrini takdir etmedi ayetindeki. Kadri bilinmeyen ola cenab-ı. Hakk’ın. Çünkü. Cenâb-ı. Hak kendi.
kendine diyor ki kadın bilinmedi örtüldü kadrimi tam olarak tanımlayan. Kadri bu olarak bilebilen olmadı bu ne en ama y91 yangının alakalı da. Allah. Hiçbir insana bir indirmedi dedi kafirler. Ah. Cenâb-ı. Hak da bunları cevabını diyerekten dedik. Allah’a hakkını hakkıyla takdir etmediler onlar o kâfirler. Allah’ı hakkıyla takdir etmediler. Allah’ın. Kadrini. Kıymetini bilmediler of acılar. Allah’ın takdirini kıymetini bilmediler. Allah’ım insanlar. Hatta. Müslümanlar. Müminler dahi. Allah’ı tam olarak kadını ve kıymetini bilemediler bilemedikleri için tam olarak da takdir etme. Dila. Naz eti dur bu ayeti kerime. Allahu alem şöyle bakıyor ya. Rabbi nasıl kesenin kadının ve kıymetini bu insanlar bilmediler beni da öylesine ört beni de öylesine kendi sıfatlarını ve kendi zatına döndü benim. Ben seninle kıymadım bulunmasın bu.
muhteşem bir insanın kendisini helake helak iyete mahiyet-i atması kendi üzerinde hiçbir görmemesi kendisiyle alakalı görmemesi bu. Tabii yüksek seviyelerde olacak olan kimselerin hali. Allahu alem. O yüzden normalde hani nice. Cenâb-ı. Hak nasıl rahat olarak yoldan zat olarak zamandan zeminden her şeyden münezzeh etse. Bunu öylesine. Tut ki benim de zaten zamandan münezzeh olsun beni öylesin öp ki bunun da zaten yönden mezhep olsun. Ben iyi olursun örtü. Benim de sağım solum bilmesin. Bunu öylesine öp ki ben öyle anlıyorum. Arabi’nin dilinden yıllarda geçsem. Seninle hep dik halayı mı bunca yıl geçmiş. Biz. Arabi konuşuruz abone ol mi. Evet kendi vücudunu görmemek. Kendi vücudunu onun vücuduna bağlamak kendi zâtının zâtına. Ball kendi sıfatlarını. O’nun sıfatlarına bağlamak ve kendisiyle alakalı.
hiçbir görmemek bu sufilikte. Zirve bir noktadır. Bu bizim her daim tek elim ettiğimiz konuştuğumuzda gören gözü duyan kulağı tutan eli yürüyen ayağı söyleyen dili gören göz olmak bu hali halletmiş mi. Evet ve benim evine girer. Anayın öyle dua et diye benim evime giren kalbime sokulan de sana mümin olarak kalbim içinde ilahi haberlerden gelen hakikatleri gerçek leyici olduğum halde perdeler. Bu ilahi haberler. Hz. Peygamberin. Allah muhakkak ki benim ümmetleri mi nefislerinin söylediği şeyden yargıladım mealindeki hadisine işaret buyurduğu haberlerden dir demiş. Hz. Bir benim evine girer. Allah. Allah burada benim evime giren ve o sonundaki. Hadise baktığımızda benim evime giren benim kalbime gelen. İlhanlar benim kalbime gelen hava hatırla benim kalbime gelen ilahi mimler benim kalbime her.
ne geldiyse com. Bu yorumların hepsinde. Earth. Bu bir. Peygamberin kalbine gelen bütün ilhamat ya hepsi de kötülük namına bir yoktur tabii her ne kadar ilahiyatlarda o da bizim. Peygamberimiz sallallahü ve sellem. Hazretleri için onun da küçük günahları vardır bir küstahça öğretisi dini. Öğretim içerisinde katılmaya. Çalışsak da o. Evet acı bir bu ilahiyatlarda ki profesörler ilahiyatlarda ki tefsirciler ilahiyatlarda ki fıkıhçılar ilahiyatlarda ki. Öğretim üyelerinin bir kısmı o. Allah. Hz. Muhammed. Mustafa’nın sallallahü ve sellem. Hazretlerinin de küçük günahlar işlediğini ama. Cenâb-ı. Hak’kın onun küçük günahlarını affetti ne dair tefsir yazıyorlar bu söylemlerde bulunuyorlar. İmam azam hazretlerine göre. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretleri için küçük günahlar işledi demek küfürdür oje. Vay. Hevesinden konuşmadı. Bu ayeti kerime ne.
o hiç heva ve. Hevesinden konuşmadı ayeti kerime kim onun küçük günah işledi derse bu ayeti kerimeyi inkar etmiş olur bu ayeti kerimeyi inkar ettiği için küfür ehlidir tecdid-i iman ve tecdid-i nikâh gereklidir ona. Doğan çocuğu veledi zina olarak dua var ama ne yazık ki. Geçenlerde bana bunu dersi de söylemiştim hediye gelen iki ciltlik bir tefsir kitabında bir ilahiyat tefsir hocası kendi tefsirine böyle bir yazmış ya ben de hayrette kaldım bu ve bunu. Normalde artık okullarda din derslerine giren öğretmenler o. Gencecik çocukların kafalarına s********* var küçücük çocukların kafalarına s********* peygamber de küçük günah işledi diyerekten. Ama bu insanlarımız için çok acı bir çok acı bir ve bu artarak devam ediyor bu artarak devam ediyor. Bir. Hz.
Muhammed. Mustafa’nın günah işlediğini söylemek küfrün dik alası birçok ayeti kerimeyi inkar ediyor bu mesela. Allah muhafaza eylesin bunu bizim içimize yerleştirirler ortaokul çocuklarına söylüyorlar buna ve bunların lise çocuklarına söylüyorlar bunları ilahiyattan mezun olan yeni öğretmenler eski öğretmenler söylüyor. Bunları söyleyen. Mason. Muhammed abduh un öğretisini alanlar bunları söyleyenler. Şia olan. Ali şeriati’nin öğretisini tabi olanlar bunları söyleyenler mezhepleri bozuk meşrepler bozuk akılları bozuk namusları bozuk insanların söylemleri bunlar bunları söyleyenler haram helal tanımaya her türlü haramın mübah. Sayan s**** ya fırçalarının artıları. Bunlar onlar bunları söylüyorlar. Allah muhafaza eylesin. İşte azreti muhd benim evime güvenme mum kadınları o çocukları da dört onlar da. Aslı. Öyle derken. Hz bir bunu diyor ki benim kalbime gelen penaltı. Mümin erkekler ve.
Mümin kadınlar. Mümin erkekler zaten tecelliler. Mümin kadınlar sıfat sal tecelliler bunun olmadığı. Allahu alem hz. Pir bu manada söylüyor diyor ki kalbime gelen zati tecelli leride kalbime gelen sıfat sal tecelli yerlerde ört mağfiret et onları kapat onları. Dışarı çıkarma onları dışarı çıkarsa onların meydana çıkarsa. Normalde bunları kaldırması insanların bunları kabullenmesi mümkün değil o yüzden onlar hayrette kalırlar hayrete kalmakla kalmazlar delaleti uğrarlar. Allah muhafaza eylesin ve eğer ki bir. Mü’min kimsenin. Ya normalde ava müminlerin kalbine de kötü şeyler gelir o. Kötü şeyler gelirse de o hani. Hz. Muhammed mustafaya indirip kullan ayeti kerime vardı ya. Allah sizin kalplerinizden geçenlerden resimli sigaraya çeker. Bakara 284 işte diyor. Normalde onlardan sigara çekilmesinin ve. Normalde benim ümmetimde onlardan ne.
yaptı. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem hazretleri bu ayeti kerimeyi söyleyince asla bir kızdı ortalık çoktur kalbimizden geçenlerden bir sorumlu olacağız kalbinden kötülükler geçti kalbinden kötülükler geçince. Biz hesaba çekileceğiz diye yıkıldı sahada. Herkes birbirine sormaya başladılar bizim halimiz de olur diye hatta gittiler. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretlerine dediler ki bizim halimiz ne olur. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretleri bunları dedik bu çektiniz geçmiş ümmetler gibi duyduk ama itaat etmedik duyduk. Ama kabul etmedik mi diyeceksiniz değil ki de duyduk ama itaat ettik onlar da dediler ki bulduk ve itaat ettik ardından birkaç gün sonra. Cenâb-ı. Hak bir ayeti kerime daha gönderdi onları mağfiret ettiğine dair onları. Normalde affettiğini dair ve onların bunlardan hesaba çekilmeyecek yine dair.
işte. Normalde. Hz bir diyor ki benim kalbime gelen evet hadi selamün üzerinden ayeti kerimeyi öyle tesir ediyor. Bunun kalbime gelen bütün yenilikleri bütün her şeyi ört. Benden bilirmisin bu evet. Hadi diyor kalbime. Nefsime kötülüklerden bir geldiyse de. Muhammed ümmetine indirilen o et kelimeyle ne yapıyor kendisini kurtuluşa doğru götürüyor. Allah bizi o kurtuluşa erenlerden eylesin inşallah akıllı mertebesinde olan müminleri ve nefis mertebesinde olan imanlı kadınları da örtüler karanlık perdeler arkasında çekilmiş kalp ehli. Zalim nerede helaktan başka bir ziyade kılma. Normalde akıllı mertebesinde olan müminleri ve nefis mertebesinde olan îmanlı kadınları 4 var. Ya normalde benim ister aklımdan geçtin istersen hepsinden geçsin. Rob onun her ikisinden nereden geçerse kesin onları ört onları sakla ya onları mağfiret et.
Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi Sohbeti
onları. Normalde. Nur öptün. O değil de öbür tarafta düz yok o. Zalimler var ya. Eğer bu dünyada senden duası. Zalim nerede helaktan başka bir ziyade kılma onlar o da o. Zalimlere deneyap helak eyle. Amin onlar hakkım yüzünü müsaade ettiklerinden dolayı nefislerini bilmez daha muhammediler nazarın nazarında ise her haliktir hakiki bir varlığı sahip değildir. Ancak onun reçine hakkıdır ayeti geldi ve. Nur suresinin sonundaki te bardağı tevak manasındadır. Nuh aleyhisselamın hesabını ermek bilen kimse. Ruhan. Felek. Şemse. Güneş gezegenlerini bulunduğu yere yükselsin bu bahis bizim tenezzül atın mevsim diye attı kitabımızda yazılıdır. Normalde ocağı bu mutfak vücudunda helak olan. Muhammedi alimler arada nefisler olmaksızın arada nefeslere olmazsın hakkın yüzünü müsaade ettiklerinden dolayı kendi nefislerini bilmezler. Hayret ettiler onlar.
Tabiri caizse perdeden perde hayretten hayrete geçtik lerinden dolayı kendi nefisleri ile alakalı bir bilgiye kendi nefisleri ile alakalı herhangi bir şeye sahip değildirler. Çünkü o. Muhammedi. O büyük veliler o düğün saatler bilirler ki. Allah’ın ve. Çin’den başka her helal kolu yok olur bu nedir kasa. Sait 88 dir her bir helak olucudur ancak onun recci her ya. Burcu değildir şimdi o yüzden burada. Muhammedi alimler her şeyin helak olacağını her şeyin yok olacağımı. Baki olanın yok olmayacak olanın. Allah olduğunu bilincindedir la ve bol olunca hani yine. Cenâb-ı. Hak’kın zaten noktasında değil sıfatı noktasında. Cenâb-ı. Hak kendisini bu noktada nitelendirir belki. Allah’ım yüzünden başka ya ve çilemek yüzüdür. Allah’ın veya günüdür. Normalde. Allah’ın ve. Çin’den başka her helak.
olucudur deyince. Allah’ın zatının arasındaki her helak orucudur bir kimsenin yüzü demek zatını zaten. Normalde hiçbir kimsenin bütün vücudumu görmeyen yüzünü görün yüzümü gördüğünüzde o. Halit. Hoca dersiniz o kimsenin yüzünü gördüğümüzde ya. O bizim. Yusuf dersiniz. Normalde neden. Onun yüzü şahsiyetidir kimliğidir. Onun yüzü. Aslında onun kendi zatı dır yüzüyle hiçbir der misiniz. Bir kimsenin yüzünü görseniz ona ya bir mahlukatın yüzünü görseniz yüzünü görseniz dersiniz ki bu balık. Aslında balığın sadece gözlerini görseniz yüzünü görseniz babam vücudumu görmeseniz dersiniz ki bu balık ve hatta bir kedinin yüzünü görseniz kedinin başka hiçbir şeysini görmeseniz yüzünü görür görmez dersiniz ki bugün kedi. Normalde hayvanlar da böyledir insanlarda da böyledir bunu oğlum. Normalde bir insanın yüzüne baktığınızda hiçbir şeysini görmeseniz bu.
filanca dersiniz ve kimliklerimizden fotoğraf var. Öyle değil mi kendiniz de öyle bir fotoğrafta sadece sizin yüzünüz görünüyor. Sizin gördüğünüz görünümünde. Bu ilmimiz sizin hürriyetini sökmene geçmiyor. Evet işte cenab-ı. Hakk’a. Burada her helak orucu. Allah ancak. Allah’ım eşi helak olmaz. Yok olmaz o daim bir o bakidir denildiğinde o zaman. Daimi baki olan. Allah’ın yüzün üzerinde. Allah’ın zatı dır işte. Muhammed’in büyük köylüler her helak olacak her yok olacak dediklerinden dolu. Allah’ın ve. Çin’den başka bir şeye bakmazlar. Allah’ın reçine bakan bir kimse de kendi nefsinden geçer kendi nefsini görmez çünkü onun reçine yüzünü döndüren hiçbir da hiç bir noktada kendisi kalmaz. Alo. Alem. Nuh. Aleyhisselam faslı bitti sorunuz varsa sorularınız alabilirsin. Evet şimdi bu son dediğimiz yerlerde bir.
bağlamak istiyorum ama bu kendi nefsini gördüğü yerde bekçi kalmaz fakat tam bir 15-20 dakika önce söylediniz sufiliğin. Zirvesi olarak bir kimsenin. Allah’ın zatında yok olmayı istemesi onu. Mesela örnek verdiniz dediniz. Seni tanımadılar beni de tanımasınlar noktasında bir örnek verdiniz bunu da sufiliğin. Zirvesi olarak nitelediğimiz ama sonuç olarak bir kimse burada bir istekte bulunmuş olmuyor mu. Mesela. Yine farklı bir sufi öğretisinde. Allah’tan bir istemek de güzel dua etmekle güzel ama yalnızca. Allah’ı zikretmek. Allah’ı zikrederken istek fiilinin dışarısına çıkmak ama bir kimse ara abim. Ha bir de şablonuyla düşünürsek. Sonuçta yine. Allah laşmak noktasını. Allah’tan bir istemiş oluyor o zaman bu sufiliğin. Zirvesi olmuş olmuyor hesap mı olmuş oluyor oraya tezat yok. Yok ya bu kimsenin kendi.
üzerinde bütün kendisinin. Allah’ım sen nasıl kendine ani gizledin. Beni de öyle gizli demesi. Sonuçta. Allah. Belki onun üstünde daha iyi ve daha farklı bir söyledi zatının ve sıfatlarının. Cenâb-ı. Hak’kın zatında ve sıfatlarında yok etmek istiyor. Kendine. Belki de onun için. Allah daha farklı bir hüküm vermiştir mu ayrı bir mesele o kimse. Aman şekle kendince bunun. Allah’ı zikredip. Tamam bana teslim et noktasında durması daha değerli değil mi. Muhakkak. Normalde sen deyince o benim anladığım oydu. Muhyiddin. İbn. Arabi hazretleri beni de öp deyince. Normalde burada bir bu istek sufiliğin. Zirvesi olarak da. Ağrı. Resul. Ben bunu. Normalde bu. Celle öyle böyle değildi ama senin önceki sohbetlerde böyle değil de. Allah’ı zikretmenin. Allah’ı anmanın. Hatta şu örnekleri de.
verdiğiniz vardı. Bir kimse dua edemezse. Allah’ı zikret s. Allah onun ne ihtiyacı varsa verir öğretisinde söylüyorsunuz şunu burada benim aklımda bir ikilem oluştu. Hadi istiyor kimse burada da istiyor işte. Allah’ı zikrederken mi istiyor. Normalde. Ordu. Normalde. Allah’ı zikrediyor. Allah’ı zikrederken bütün istekten kesiliyor örnek ben sizden şahsım adına bir istiyorum ama siz benim için hayırlı olanı benden daha iyi bildiğini ama ben sizin takdirinize müdahale etmiş oluyor bu da okulun önüne halleri vardır ki bu tip zatların öyle bir halleri vardır ki bu onların halleri. Normalde kendi ihtiyarların da değildir. Burada da kah onlar isteme noktasında dururlar kah onlar istememe noktasında dururlar onlar. Normalde nefislerinden geçtik lerinden dolayı onların istemeleri de ondandır istememeleri de ondandır onların istemeleri. Normalde.
kendi cüz-i iradelerini dışında bir isteme dir onların istememeleri de kendi cüz-i iradelerini dışında istemeleridir orada sadece. Oo. Sufi. Allah’ın zikreden. Allah’ı zikrederken kalbine gelen bir perdeden. Normalde isteme dua etme kalbine gelen. Ömür perde değilse huzur içerisinde. Sükun da her ikisi de tecelli edebilir herkesi içinde o kimsenin nefsi ortaya da olmadığından dolayı son filin. Zirve noktasıdır artık o. Allah’ın elinde bir eşya gibidir bu maşa gibidir ya. Allah onu istetir o tarafa döndürülür ya da. Allah bu tarafa döndürülür hiçbir karıştırmaz bu ancak zamanın kutuplarında tecelli eden bir haldir zamanın kutbunu sağındaki kimse mesela istememe noktasındadır sonundaki de isteme noktasındadır. O normalde. Muğla hem istememe noktası hem isteme noktası. Kutupta birleşir. Kutlu bir tarafı isteme noktasındadır bu tarafı.
da istememe noktasındadır. O yüzden. Normalde kutupların sağındaki sonunda kimin haricindeki sandıklar sonunda kıllar ise. Kim. Birisi. Normalde müdahale noktasındadır oda. Bu bir zaten müdahale eder. Allah için en değerli olanlar hangi zamanın kutludur. Herkesi de dağında. Cem olmuştur belki onu. Kutup yapan bu haller midir onu. Normalde milletini da arabaya göre istedi adıdır seçilmiştir bunlar bize midir. Eva lazımdır zevktir ama normalde orada öğretisinin bize faydası nedir çok fena var. Kendi sırrını ifşa ediyor bu bilinmezdi bilinirliğini gösterir. Dur bakalım hakkın olsun kendinden bir parça görür. Sen kendinden birşey görür alanda ona baksak kendinden birşey görür o zaman soğuk bildiğin. Zirvesi diye bir hal sabit bir yok. Onun hiç kimse sabitleme. Zaten ben onu sabitlemek mümkün değil yanar dönerli.
bir o zaman yanar dönerli demeyelim de cana. Bakın iki elin arasında değil. Ne olduğu belli değil ya. O esnada. Tabii ki. Cenâb-ı. Hak ne tarafa döndürülür söyle onun buradaki tabir şu o suşinin ve çiyan yüzü. Onun. Yüzüne dönüktür yüzü. Onun. Yüzüne dönük olduğundan dolayı o kendi nefsinden çok haberdar değildir nefsinden arsızdır. Peki konuştuğu zaman küçülür mü olur konuştuğu zaman onun geliyor olur o zaman ücüncü onun dilinin arasının ayrılmasını. O normalde konuştuğu zaman onu da onların konuşması da kendi ihtiyarların da değil ve onun üzerinden bir açacaksın zaten. Onun üzerinden bir kapatacak sa kapatır o halde ki o halde olan bitti mi senin üzerinden çıkan onu kendi ihtiyarında olmadığından dolayı. O da sorunlu değildir zaman. Bundan dolayı.
hücre işlerim diye korkması. Nedir o normalde yolda korkar o kimse fucur işlerim diye. Oha zeken bir kimse aklına gelmez ki vücudu işledim diye. Sonradan gelirse. Sonradan da gelme zor. Çünkü sıfat sal tecelli yatar. Benim haberim yok bundan da çıkar. Çok sarhoştum. Abi bilmiyorum bitti mi hakimin önüne çıktığında önceden ceza indirimi alıyordu akim ve çok içmiştim. Çok sarhoştum kendimde değilim böyle bir yaptım affını istiyorum diyordu önceki hukukta sarhoşluk ceza indirimi getiriyordu mutfak mı bakma ceza indirimi hiç bir hal mutlak değil hiçbir makam mutlak değil onun yüzünden başka her helak olacaksa bütün makamlarda helak olacak demektir zaman bunu niye konuşuyor bütün hallerde helak olacak demektir bunu. Niye konuşuyoruz yol öğretiyoruz ama mutlak değil mutfak değil tabi benden.
sonra bir başkası gelecek. O da ayrı bir yol anlatacak. Belki de kim dedi ki mutlak diye mutfak olan kuran var mı bu olan sünnet seneye var bu dünya için o zaman bu şimdi için mi doğru tabii daha sonra bizde. Hz. Mevlânâ Gibi. DJ döndüğünde kaldı cancağızım bugün yeni şeyler söylemek lazım diye. Ben. Muhittin. Arabi den bunu anladım ve o ayeti kelimeli böyle yorulmamış dedim bunu anladım ben yarın öbür gün bir başka birisi gelecek bunu başka. Ben böyle anladım diyecek demeyi zaten ama bu hiçbir zaman mutlak kalmayacak hiçbir zaman mutlak kalmayacak kalmasın zaten kendinde tırnak içerisinde mutfak olarak kalacak olan hukuktur bithash ağabeylerine hiçbirisi de mutlak kalmaz zaten. İslam dünyasındaki en büyük sıkıntılardan birisi bu mutlak.
kalıyor mesela. Muhyiddin. İbn. Arabi hazretleri. Bence burada herkesin gittiği yoldan gitmemiş farklı bir açılım yapmış bu diyorum bence bakın bunu bir başkası küfürle yargılanmış çok küfür bu demiş araba için öyle diyorlar ya ama bence farklı bir yol izlemiş buradan şimdi a farklı bir yol izledi diye taşıyabiliriz defa bir yol izledi diye. Alkışla yiyebiliriz de farklı bir yolu. Biz kendimiz de bizim idrakimize farklı yönde açtı. Biz bunu daha da üstüne aşabiliriz de diyebilmeliyiz ben bunu ettin hep. Merhaba. Hazretlerinin. Bu ayeti kerime. Nuh. Aleyhisselam alakalı faslını bu şekilde anladığını zannettim biz anda. Olabilir ama ben onun. Allahu alem zanlı onun anlatmak istediğini. Belki de üstünden konuştum. Bilmiyorum şimdi ve hatta haddimize açmış oluruz öyle söyledi söylersin. Ama.
ben. Arabi’nin. Bu meselede ani üste. Mü’min kadınları da. Affet. Mümin erkekleri de affetti evinden içeri giren diyor elimden içeri giren. Biz bunu. Zahir noktada. Eğer düşünecek olursak bir ev düşün o evden içeri kim girdiyse sen bunları affet bu ne bu içeri girenleri. Affet. Demek ayrı benim evinden içeri giren. Mü’min kadınları ve. Mümin erkeklere. Affet. Demek ayrı ya senin evin içeri girmiş neden ayırıyorsun memnun kadın. Mümin erkek diye tahsilata giriyor o zaman burada tahsilata gelince tecelliyat bir zat idi. Bir de sıfat saldır. Ben de bunu ettiğim araba zaten mi. Normalde bu ayeti kerime. Allah. Halim böyle. Anladın mı düşündüm dedim ki. Kalbe geçişini bir kimsenin bunu da anlayabilmesi için kalbin onu tecelliyat gelmesi lazım kalbine tecelliyat.
geldiğinde kalbine gelen tecelli yapın zati tecelli yapmış sıfatlar tecelliyat olduğunu bilmesi lazım o zaman zaten tecelliyat da bu noktada. Hani. Mümin erkek noktasında işte sıfat saltec 56’larda. Mümin kadın noktasında tecelli eder böyle algılanabilir ve hatta. Mesela bir kimsenin ön bir insan olarak kadın erkek hiç önemli değil mesela ruhu cinsiyet üzerinden konuşmak hoş değil ama erkeksin. Ey nokta nefsi de kadınsal bir nokta olarak görülür bu. Ama son filtre kadın-erkek ayrımı yoktur sunuculukta bu noktada bu cinsiyet. Normalde nefsaniyet ve. Ruha net olarak adlandırılır ve akıllı erkektir nefis. Normalde kadındır önlü adlandırılır şimdi. Mü’min kadınları da. Mümin. Erkekler de. Affet dediğinde benim aklımdan bunun. Zahir noktası. Bu benim aklımdan ve benim nefsimden bir şeyler geçtiyse onları ört. Onları.
Affet veya bunun evine gelen. Mümin kadınlar ö. Mü’min erkeklere ve görme sahibi bir o zaman evime giren dedi evde karttır ev kaybolunca normalde. Bir de kalbi ev hükmü. Sen benim kalbime göre ama aklımdan ama nefsimden ama zati sıfat saldırdı ama zati tecelli yapar ama sıfat sal tecelli. Hatta. Bunların hepsinden ört bunların hiçbirisinde. Benim normalde. Dışarı çıkarma bunları öp ki benden soğudu ya da kalbe gelen dışarı sudur edecektir. Çünkü kalbine gelirse gelsin dışarı sudur adaya gözünden sonra. Vader yok kulağından sudur eder yardımcı olur olmaz ama bir bakalım vücudu olmaz bu sudur etmesi zaten o kimsenin kendi cüz iradesinin dışında nasıl hücre ediyorsa benden şimdi bu cüz iradesinin dışında cüz iradesinin dışında ücretinden dolayı sorumlu değil diyor.
ki onu da diyorum benim üzerimden komple kaldır ki ben de solunum sıfatın nasıl patlama yayın hiç kimse kadrini kıymetini bilmedi ki besinler bende bu durumda kadın ve kıymetin bulunmasın nasıl. Senin kadının kıymetin insanlar tarafından tam bilinmediği ise benim de kıymetin ve. Kadir’in büyümesin diyor ama bir ikimize tecelli yakın içindeyken nasıl. Benim de diyebilir bunu normalde. Onu da bir dedim ya gurbetçisi. Öyle düşünürsen bilmecesi başka türlü düşünür başka bir perde dedi. Başka türlü düşünen diyebilir mi senin tecelliyatı altında. Ben diyebilir mi o normalde tek isterse. Cenâb-ı. Hak bir kimsenin üzerinden 100.000 tane tecelliyat tecelli ederim 100.000 tane o örnek yorum buraya. Ahmet toplanır 100.000 ayrı bir dilde konuşur 100 bölümü de ayrı bir lisanda konuşur yüzünü.
de kimsenin zatından tecelli etmiştir o kimse bakar kendisiyle alakalı 100.000 tanı tecelliyat var hepsi. Doğrudur hepside dur hepsi da haklıdır hepside hattı bu tarafta dua edeni de hakkın öbür bu video beni daha. Tıp. Ömür tahta. Mersin bir şekilde duranı da haktır denizde yüzen e dağıttık güneşte dolaşanda. Hakkı ayı koltuğun altına alanda haktır. Bu bir başkası. Aynı onun koltuğun altında gör bir başkası onu güneşin etrafında dönerken görür bir başkası onu güneşin içerisinde görür bir başkası onu cennetin içerisinde görür bir başkasının peygamberle beraber sohbet edebilirsin. Rabbi olmaz o zaman bu kendine iki bitki muhabbet oluyor bu kendinde değil ki kendi nefsinin. Rabbi olsun kendi nefsinin rabbi olan şudur kendim hepsini reddedilen şudur o odinde ve hatta yolda.
olmazsa olmaz olan bir kuralın yok sayarsa o zaman kendin hepsini. Rabbine. Rabbi oğlu. O yüzden den şeyhi olmayanın şeyhi şeytandır diye neden bir kimsenin şeyi. Yoksa üreticisi yoksa ona yol göstericisi yoksa onun öğreticisine yol gösterici şeytan. Bu yaşlı olur. E şimdi bir yerde bir yerden. Cenâb-ı. Hak. Ramazan orucunu tut demiş. Bir kimse. Ramazan orucunu. Ya ben sizin üzerinden. Sakıp ettim. Oruç mu adam için var siz. Has oldunuz. Has aldığımız için oruç tutmamıza gerek yok diyorsa o kimse kendi nefsini. Rabbi şimdi. Bu öyle değil bu kimse kendinde değil kendinde olmadığından dolayı ol sadece onun yüzüne bakıyor. Boro kimse dese ki ben de kendi. Rabbimin kendinde değilim. Dönmez ki aklı. Okulu esnada hiçbir yok o. Nefsine uyan.
nefsini. Rabbi eden kişi dese ki ben de kendi. Rabbimin tecellisinin altındayım onun o konu şeytanın her söyleyeceğim nefis ona her şeyi söyletir. Önemli değil. Zaten onlar böyle hak ve hakikate ve bugünkü dil lovin deliminde cip. Yok haklı hakikatler hakikate uygun sözler kullanırlar ki zaten biz onlara baktığımızda ondan hak ve hakikati uygun kelimeler cümleler kullanırlar bunda bir beis yok ama bu kullanan kimse kullanan kimse gerçekten. Kur’an ve sünnete uygun konuşuyorsa. Biz ona uygun konuşuyor diyeceğiz uygun konuşmuyorsa peygamberin izinden gitmiyorsa peygamberin izinden giden o asabımı verilerinizin den gitmiyorsa bizim için yanlıştır bize ölçümü ama diğeri. Oo. Allah’ın yüzünü kendisine kıble demiş. Allah’ın yüzünü kendisine kıble edildiğinden onun. Ben onun yüzünden başka bir yere dönmedin den dolayı ondan.
sudur edecek olan. Kur’an ve sünnete aykırı bir değildir ya ondan sudur etmez oruç tutmayanın oruç sizden sabit oldu diye ondan sudur etmez. Allah’ın haram etti yasakladığı bir size caiz oldu demez. Ondan sonra etmez bir duble içerseniz helal olur diye ondan sudur etmez. Siz teyzem izle ilişkiye girebilirsiniz nikahla bilirsiniz diye ondan sudan etmez bazı şialarda çıktı gibi işte halasıyla teyzesiyle nikahlanması mutlu etmesi caizdir gibi örneği abone ol. İyi tamam. Evet efendim şu alan kadrini kıymetini bilin memesiyle nokta noktasında kul alan kadın kıymeti. Nasıl gidebilir o kadir kıymet bilmeyi açabilir misiniz kuzu ile alakalı. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretleri hakkıyla sana kulluk edemedim ya. Mahmut kelimesi bunun çok açık değil tefsiri bunu bir kimse hiçbir.
zaman hakkıyla kulluk edemez. Ona ne kadar kulluk. Sağ ol. Kadir. Kıymet bilmesiyle. Normalde o kimsenin kulluk bilinci ile alakalı. Ben bunu sadece ibadete bağlamıyor o kimsenin kulluk bilincine bağlıyorum biz. Tabii muhakkak kulluk bilincimizi artırmaya çalışacağız. Biz muhakkak ki kendimize ya kulluk bilincimizi arttırırken hem ibadetimizi de eksik noksansız yapmaya çalışacağız hem de normalde kulluk. Çünkü sadece ibadet noktasında değil mesela. Örneğin biz. Bu sadece namaz noktasına ve oruç noktasına ve kimisine göre. Cumadan cumaya noktası kimisine göre bayramdan bayramın kulluk hepside kulluk yaptıklarını söylüyorlar doğru söylüyorlar eksilen konuklarını böyle gösteriyorlar ama burada normalde sadece abitlik ibadet eden değil sadece zahitlik zühti dünyadan kaçınmak değil. Ey kulluk bilinci hem ama bitti. Hamza hitli hem de arifli içinde barındırması lazım.
arifli sadece ariflik olarak görmek ve a bittiği ve. Zahit li görmemek. A burada kardeşlikten kastım. Allah’ı bilmek. Kimisi bütün. Normalde bilgi noktasında mu tasavvuf biliyor ama abi bitti yok ama zahitlik yok oto doğru değil var ya kulluk bilinci bu bütün o kimse hem adetli üzerinde bulunduracak hem. Zahide üzerinde bulandıracak hem harfli üzerinde bulunduracak abi itliğini ve sahipleri bırakmadan. Arif liğe doğru koşacak arifli sonu yok zaten. Ve o kimsenin ariflik ile beraber kulluk bilinci. Kemal erkek bakın kulluk bilinci. Kemal. Ersek. Hz. Muhammed. Mustafa da o kadar. Kemal ermiş ki hakkıyla kulluk edemedim ya muhabbet demiş bu mesela o. İhsan hadis-i şerifinde ki gibi yanım her daim onu görüyormuşçasına. Yaşamak bu muhteşem bir bu onu görüyormuşcasına. Yaşamak.
Demek o kimsenin kulluk bilincinin zirvenin zirvede dolaşması demek hala hadisi. Şerif’te devam ediyor göremezsen. Daha iyi her daim onun seni gördüm hissedip. Yaşamak bu. Normalde. Oğuz zirvenin bir alt noktası ben o zirveyi âşıklık olarak görüyorum ani. Oo aşığın ve. Çin ima şuna çevirmesi. Bazen zaman derim ya orada her daim öyle durmak biraz şeydir. Hani sor bir noktadır bulabilenler olmuştur olmamıştır bir diyemem ben kendim de diyorum ki benim bu kendi bakış açım zordur odadayım olarak o noktada insan kendisini tutamaz. Ama o ölü tutamadığı zamanlar dahi onun seni her daim gördüğünü bunu. Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretlerinin normal hayatında da görüyoruz bize örnek olarak. Hz. Muhammed. Mustafa da her daim sevgilinin. Yüzünü görmeyi de görmek mümkün. Aynı.
zamanda da o sevgilin her daim onu takip ettiğini izlediğini onu gördüğünüz hissetmesin de onu da görmek mümkün o zaman. Hz. Muhammed. Mustafa da ben dedim ya alandan hasılasının zirvesine kadar ondan örnekler bulmak. Mümkün çünkü. Allah’ın zikredenler ezik edenler için. Hz. Peygamber de güzel örnekler vardır ayeti kerimesi bunu ışık tutuyor ya bir kimse. Allah’ı zikrediyor. Allah’ımdan ha sulh aslına kadar. Allah’ı zikrediyor. Allah’ı zikir edenler için ama az önce dedi ki zikirle alakalı o kimse zikrediyor. O zikredenler alanda nasıl asla kadar hepside ayrı bir bu. Gök seni ayrı bir ayna hepside. Peygamber sallallahü ve sellem hazretlerinden örnek var mı. Eğer ve herkes. Oh örneği ondan görmek mümkün mü. Evet öyle olunca. Peygamber’e sallallahü ve sellem. Hazretlerine baktığımda.
o kimse. Kendisinden bir gör. O yüzden bir kimse. Onun. Yüzüne dönmek de ondan örneği var. Yüzünü yüzüne vermek yüzünü dönme kendi yüzüne. Unutma kendi yüzünü görmemek bensiz çok parlak bir şeye baksanız kendi yüzünüzü göremezsiniz aynaya bakarsanız kendi yüzünüzü görürsünüz aynaya bakarsanız kendi yüzünüzü görürsünüz ama aynanın arkasında siyah bir yoksa. Siz kendi yüzünüzde kazanırsınız. İyi o zaman bir kimsenin kendi yüzünü görmesi deh aktif kendi yüzünü yüzüne bağlayıp kendi yüzünü görmemesi de hakkı abone ol ve kanat. Hakkınızı helal edin. Geceniz hayırlı olsun. Sena bakmayınız olsun inşallah. Selamünaleyküm. Bir dahaki ay programımız 12 Kasım. Salı günü yine burada. Akşam sekiz buçukta gerçekleştirecektir bir 10 11 aydı işte oy abone ol.
İlgili Sohbetler
- 13. Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi
- 27. Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi
- 14. Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi
Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için Tasavvuf – Vikipedi sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi konulu bu sohbet Mustafa Özbağ Efendi tarafından gerçekleştirilmiştir. Daha fazla Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi sohbeti için sitemizi takip edebilirsiniz.