Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Dergah Sohbetleri Serisi ·

32. Dergâh Sohbeti — Haramlarla Ölçülen Yakınlık, Niyet ve Nefse Zulüm

Mustafa Özbağ Efendi'nin dergah sohbeti: 32. Dergâh Sohbeti — Haramlarla Ölçülen Yakınlık, Niyet…. Tasavvuf, ahlâk ve mânevî yol üzerine kapsamlı açıklamalar.


1. Bölüm

Selamun aleyküm. Bir mü’minin Allâh’a yakınlığı ve uzaklığı ne ile ölçülüyor? Haramlarla ölçülüyor. Üzerinde bir kimsenin ne kadar haram az ise o kadar Allâh’a yakındır. O yüzden haram, hem sevginin zeminidir hem mü’minin zeminidir. Bir kimse hem haramla iştigar edip hem de Allâh’ı seviyorum iddiasında bulunamaz. O yüzden Allâh’ı seven kimse Allâh’ın yasaklarına uzaklaştırır. Allâh’ı seven kimse Allâh’ın yasaklarına riayet eder. haram kıldığını kıldığından uzak durur. Bakın çok ibadet eder demiyorum. Mü’minin ölçüsü haramla sınırlıdır. O yüzden haramlardan uzak durur. Haramlardan ne kadar uzak durursanız Allâh’a o kadar dostluğunuz artar. Kadınların dar kıyafet giymesi haram olduğu gibi erkeklerin de haram mıtır namazdaki hükmü nedir?

Tesettür ile alakalı. Kadınların vücut hatları belli olmuyor. Kadın keçeden daracık bir elbise girer. Keçeden vücut hatı belli olur mu? Olmaz. O zaman vücut hatını belirleyen şey kumaşın yumuşak olması, ince olması, vücudu sarması ile alakalı bir şeydir. Bu erkekler için de geçer. Erkeklerin de uzuvları belli olmayacak. Erkeğin kolunun darılması, bacağının darılması bir şey ifade etmez. böyle bir kendi kafanızdan bir oluşum da oluşturmayın. Erkeklerin, çok özür dileyerekten söylüyorum, avret mahalleri belli olmazsa bu darılıkla alakalı konuya riayet etmiş olurlar. Amel ne demektir? Amelsiz Müslüman kimdir? Amel bir kimsenin işlediği iştir. Hareket etmesi, davranması, bir fiiliyat içerisinde bulunması o kimsenin amelidir.

Dini terminolojik açısından bakarsak bir kimsenin hayır, hasenat işlemesi, namaz kılması, oruç tutması bunlar iyi amel hükmüne geçer. Kötüler de ne? yalandır, yemindir, gıybettir, delikududur, haramlardır. Bunlar da ne? Bunlar da kötü amel. haram işleyen şeyler. O yüzden amelsiz Müslüman da hayır, hasenat yapmayan, haram ibadetleri yerine getirmeyen kimseye amelsiz Müslüman demektir. Zikre gelirken ve bir dostun sohbetine gelirken nasıl bir kalpte ve nasıl bir görünle gelelim ki o zikirden ve sohbetten nasibimizi alalım. Kitaplık bir soru. Ameller, amelden laf açılmışken amelden devam edelim. Niyetlere göre. İslam dini niyeti o kadar çok önem vermiş ki bütün her şeyin başını niyete bağlamış.

Bir kimse aç kalsa, orucu niyet etmemiş olsa aç kalmış olur. Bir kimse namaza niyet etmemiş olsa, rükuseyi de yapmış olsa aerobik yapmış olur. niye? Meselenin özü hükmündedir. Başlangıcıdır. O öz, o başlangıç sağlam zemin üzerine oturursa üzerindeki bina da sağlam olur. O zaman bir kimse zikrullah’a gelirken niyetini bu noktada temiz tutacak. Diyecek ki ben bugün af olmaya gidiyorum. Ben bugün uslat olmaya gidiyorum. Ben bugün Allâh’la sohbet etmeye gidiyorum. Ben bugün Allâh’a dostluğumu ispat etmeye gidiyorum. Ben bugün Allâh’la hemhal olmaya gidiyorum. Niye? Ya gideyim bakayım ne yapıyorlar orada. Ya gideyim orada bir bulunayım ya. Orada bir görüneyim. Yarın öbür gün düğünüm olur, derneğim olur, kimse gelmez sonra.


2. Bölüm

Ya gene de bir görüneyim de bakarsın bir şey olduğunda hiç olmazsa bize yardım olur. Yardımlar olur. Niye? Bu her şey de böyle. O yüzden niyet neyse o kimsenin niyeti kadar olur. Zikrullah. Bir kimsenin birini görmeye dair gelse af olmuş olarak çıkar. Ama onun zikri uslat olmaz. Allâh bizi muhafaza eylesin. Hayır zamanda ümmetinden bir kısım kişiler vardır ki cami ve mescitlere gelerek halka olup otururlar. Bütün zikirleri ve düşündükleri dünyadır ve dünya sevgisidir. Onlarla asla oturmayın. Allâh’ım onlarla bir haceti yoktur diye buyurmuştur. Bu kişiler de namaz kılınır mı? Ya namaz kılınır camiye kim gelirse gelsin mescitten kim girerse girsin namaz kılınır. Ama onlarla oturup sohbet edilmez.

Camide, mescitte, dergahta, misafirhanede, tekkede, dünya ile ilişkili şeyler konuşuluyorsa onlardan uzak duracaksın. Alamadın da satamadın da, yan geldi de, çamura battı da, şu şöyle zengin oldu, bu böyle fakir oldu insanı dünyaya doğru yönlendirir. Allâh muhafaza eylesin. Dünya öyle bir şeydir ki, ahtapot gibi insanın her tarafını sarar. Ahtapot gibi. Adam sabahtan akşama kadar almayı satmayı düşünür. Ve insanın gönlünde ne varsa dilinde de o vardır. Bilhassa, bu tip ibadethanelerde kesinlikle dünyaya konuşmayın. Allâh muhafaza eylesin. Bazı kişiler sıcak havalarda oruç tutma. Nefsine zulüm ediyorsun diyorlar. Eğer kişi oruç tutmaya alıştıysa nefsine zulüm etmiş midir hakkınızı helal edin.

Nefse zulüm etmek oruçla alakalı hiç iftar etmemektir. Bir kimse akşam olduğunda iftarını ediyorsa, o kimsenin oruçla alakalı nefsine zulüm etmemiş olur. Ama iftar etmeden orucuna oruç ekliyorsa bu sefer nefse zulüm etmiştir. Din bize böyle bir orucu evretmiyor. Ashab böyle bir oruç tutmamış hiç. Ashabdan sonrakinler de tutmamış. Bazı tasavvuf kitablarında bu tip şeyler okuyabilirsiniz. filanca zat-ı muhterem hiç iftar etmez, günlerce iftar etmez. O din değildir kıymetli kardeşler. Din, Kur’ân ve Sünnettir. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem adetleri bize üç kişi ile alakalı bürtme etmiş. Onları hükmederken aslında bütün 1400 yıl içerisinde bugüne kadar ve bundan sonra da kıyamete kadar bütün Müslümanlara bir ölçü vaz etmiş. üç kişi kendi aralarında söz vermişler ya, birisi hiç uyumayacak, birisi hiç yemek yemeyecek, birisi de hiç evlenmeyecek.

Cebrail aleyhisselâm gelir bunların üçünün halini Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem adetlerine nakleder. Allâh Resulü sallallâhu aleyhi ve sellem adetlerine onlar gelirler bu kararlarını bildirmeye. Allâh Resulü der ki size ne oluyor ki? Allâh’tan en fazla korkanınız benim. Yerim, uyurum, evlenirim. hanımlarımla cimayla. Eğer siz yaşayacak kadar, ayakta duracak kadar, en uzun günlük işlevlerinizi işlerinizi yerine getirecek kadar yemek yemeniz şart. Ertesi günü götürebilecek kadar uyumanız şart. Mali ve fiziki problemi olmayan bir kimsenin evlenmesi şart. Evlenmekten neyi kastettiğimi anlıyorsunuz öyle değil mi? Evlenecek, cima edecek hanımıyla. Hazret-i Ali efendimiz’e sorarlar, Allâh razı olsun Hazret-i Ali efendimiz’e der ki en az dört günde bir sefer cima et kendine.


3. Bölüm

Onu dahi öğretir bize değil. O zaman nefse zulmetmek nedir? Bize helal olanı haram etmektir kendi kendimize. Kendi kendimize yeni bir ibadet tesis etmemizdir. Bize sabahlara kadar paso her gün namaz kılmak emredilmedi. O eski bazı kitaplarda okuyorlar kardeşler, değişik yerlerde de soruyorlar. hiç iftar etmemiş, hiç namazdan, secdeden kafasını kaldırmamış, şunu yapmamış filan. Biz yeriz, içeriz, israf etmeyiz. Evleniriz de uyuruz da, oruç da tutarız, iftar ederiz. Namaz da kılarız, günah da işleriz. Evet, bu adam günahsız denmektense bu adam günahkar denmeyi tercih ederiz. Bu adam havada uçuyor denmektense bu adam bunun üstü yerlerde sürünüyor denmeyi tercih ederiz. Allâh muhafaza eylesin. Allâh muhafaza eylesin.

İnsanız, insancı yaşarız. Bütün insanlar nasıl yaşıyorsa biz de öyle yaşarız. Sakın kendinize din adına, tasavvuf adına ayrı bir süs, ayrı bir eda vermeyin. Bu nefsin oyunudur. Biz uyumayız geceleri sakın demeyin. Bunu demektense paso yatıp uyuyun biz horul horul uyuyoruz diye. Biz yemek yemeyiz demektense oturun paso yemek yiyin. Allâh muhafaza eylesin. Sakın ha. Allâh’ım korusun inşâAllah. Kıldığımız namaz secdadelerinin namaz bitiminden sonra köşesi katılıyor. Bu uygulama dinimizce caiz mi yoksa caiz değil mi? Dinimizce böyle bir kanun hukuk mu var ki bunun sorusunu soruyorlar. Burada namaz kılarsanız halının neresini kaldıracaksınız ki? Evet secdadenin yazılması demek oradaki halının çok temiz olmamasından kaynaklanan bir şeydir.

Ama müminin, müslümanın evinin bütün her yerinde namaz kılınabilmeli. Secdade serilmeden. Bir yere secdade serilmesi demek benim halımda necis var. Benim halımdaki necisten dolayı sen namaz kılamazsın bu halının üzerinde demek. Evleriniz necisin içerisinde dolaşmasın. Yüzmesin halılarınız neciste. Ben secdade kullanmam evimde. Secdade tekrar söylüyorum. Normalde etrafınızda namaz kılacağınız yerde necis varsa secdade o yüzden kullanılmaz. Eğer namaz kıldığınız yerde necis yok ise o zaman secdade de kullanılmaz. Ve secdade kullandıysanız orada etrafta necis vardır. Necise basıp secdadenin üzerine de basarlarsa necisiz secdadenin üzerine taşıdıklarından dolayı o secdade de bir daha namaz kılılmaz.

O secdade de bir daha namaz kılılmaz o zaman katlayın secdadenizi kaldırın. Veya secdade olduğunu belli edin bir tarafını bir tarafına katlayın ki tekrar secde edeceğiniz tekrar namaza duracağınız yer kirlenmesin pislenmesin. Mesajı aldınız herhalde öyle değil mi? Doğal yer körbe mezar gibi ziyaretlerde koku geliyor. İnsan bu kokuları nasıl aşar mı? Neden kokuyu aşmayı düşünüyorsunuz ki? Koku istemiyor musunuz? Güzel koku Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerine sevdirildi. Ümmet hem kendisi güzel kokacak hem yaşadığı yer güzel kokacak. Evlerinizi kokulayın kendinizi kokulayın güzel kokuyla kokulanın sünnet. Ter kokmayın pis kokmayın iş kokmayın. Kokmayın güzel kokun. Sabahları kokulanarak evinizden çıkın.


4. Bölüm

Akşam eve gittiğinizde hanımlarınızda kokulanın. Resûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri kokulanırdı. O yüzden türbelere de gittiğinizde türbelerde de güzel koku duyarsınız. Mezarlıklarda güzel koku duyarsınız. İnsanlık tarihinde mezarlıklarını çiçek bahçesine dönüştüren bir tek İslam vardı. Biz mezarlıklarımızı yeşile ve çiçek bahçesine dönüştürürüz. Ne yazık ki Hristiyan adetlerine uymaya çalışıyorlar mermer dolduruyorlar mezarlıklarına. Gösterişli kocaman bina gibi mezar taşı yapıyorlar. İslam’ın kendi içerisindeki adap ve ahlakında böyle bir mezar anlayışı yok. Kocaman kocaman gösterişli mermerden granitten mezarlar. Böyle bizim bir mezarlık anlayışımız yok. Bizim inanç ve kültürümüzün dışında bir şey.

Mezarlıklar karanfil kokmalı, gül kokmalı. Mezarlıklar lale kokmalı, zambat kokmalı. Mezarlıklar dehne kokmalı, çam kokmalı. Yeşillik olmalı, ağaçlık olmalı, ormanlık olmalı. Taş olmamalı. O yüzden mezarlıklar da güzel koksun inşâAllah. Sigaraya verilen para israf mı? Bunu sorman da iyi israf. Sigarayı para vermeyi bırak, bunu sormak da iyi israf. Bakın sigarayı insanı ne kadar israfa götürüyor? Arkadaş öyle bir fetvayı kimse veremez diyor. Sigaraya verilen para israf değil diye iddia ediyor. Ona israf değil diye iddia eden kimseye aklından sorarlar. Yerinde mi diye doktora göndereceksin onu. Gerçekten sigaranın aklın muhafazenisini bozmuş olabilir. Çünkü sigara gerçekten tibya gizli bir şey değil.

Çünkü sigara gerçekten tiryaki olanların akıllarını boza. Sigara içen insanlar normal, doğru dürüst düşünemezler. Doğru dürüst karar veremezler. Sağlıkları bozuk durumların. Tiryaki ise eğer mesela sigara içmediği bir zamana denk geldiyse aklın muhafazenesi denk olmadığından şahitli bir plan kabul edilmez. Sigara içen adama soracaksın o esnada kafan yerinde miydi değil miydi? Sigara içmiş miydin içmemiş miydin? İçtim derse sigara çünkü içtiğinde onun kafası denk gelir. O öyle görür çünkü. Sigara içmeyen adam 3 saat 5 saat içmese psikolojisi bozuluyor tiryakilerin. Doğru mu? Bozulmuyor diyorlarsa neden o zaman bozulmadığı diyorsa neden ben sinirleniyorum sigarayı bırakınca hanımı dövüyorum çocuklara ters davranayım diyorlar ki.

Demek ki sigara onların psikolojisilerini bozuyor. Psikolojisi bozuk olan bir kimsenin şahitlik kabul olur mu? Olmaz. Ve kimsenin şahitlik yapabilmesi için psikolojik hengesinin olması gerekir. Ya psikolojik dengiyi bozan bir şey miyiz nasıl doğru kabul edeceğiz ki? Sigara içmeyin. Yok israf değilmiş. İsraf değil diyen kimse peygamber salallahu aleyhi ve sellem hazretlerinde çok güzel tüttürürdü mü diyecek bize? Düşünebiliyor musunuz peygamber salallahu aleyhi ve sellem hazretlerinde sigara içtiğini? Bizim dinimiz helal olan yemeği dahi duymayanı eğer tok olarak kalkarsan israf etsin demiş. Ya helal adamın kendi yemeği tok kalkmayacaksın demiş aç kalkacaksın yemekten. Onu israf görürken sigara mı israf görmeyecek?


5. Bölüm

Onun dengesi yok o arkadaşım o yüzden. Gerçekten sigara içenlerin psikolojik dengesi yoktur. Ben o yüzden sigara içenlerin bu tür tepkilerinin normal görüyüm dengeleri yok çünkü. Bir insanın süt annesi olabilmesi için ne kadar süt emmesi gerekir? Haneviler bir ağız dolusu demişler. Öyle mi mullah? Öyle miydi biraz dolusu mu? Bir ağız dolusu iki sefer mi? Bizde iki seferin doyması lazım. Evet iki sefer doyması lazım. Müslümanlar birbirlerine yardım etmiyor nedendir? Müslümanlar birbirlerine yardım ediyor. Sana yardım etmedilerse bütünü hiç kimseye yardım etmiyor diye bir kayıt yapmıyor. Müslümanlar birbirlerine yardım ediyor. Müslümanlar birbirlerine yardım ediyor. Sana yardım etmedilerse bütünü hiç kimseye yardım etmiyor diye bir kaydı yok.

Veya birisine yardım edecek diye bir kaydı da yok. İmtihan müslümanlar birbirlerine yardım ediyorlar. 19 Mayıs’ta resmen sigara yazılı başlıyor. Sigara dinle, sigara helal mu, mekruh mu? Dinle de yasak mı? Sigara isen keman, şehleri gördün doğrusu nedir? Şehler içer. Şehler de kısım kısım çünkü. Cigaracı olanlar var, cigara sıdı olanlar var. Cigara şeyhadın neden içmesi? Şeyh deyince ne antımıza geliyor ki? Şeyh deyince bir konuda ihtiyarlamış, onun tecrübe sahibi olan, şeyh deyince ne antımıza geliyor ki? Şeyh deyince bir konuda ihtiyarlamış, bir konuda ihtiyarlamış, onun tecrübe sahibi, pirifani bir kimse. Evet, sigara konusunda uzmanlaşmış, ihtiyarlaşmıştır. Sigara şeyhidir içer. Ne gülüyorsunuz ki?

Onun mürid derdi içer. Yerine iyi cigara içer, bu mürid bırakacak. Neden içmesin ki? Normal ama tasavvufî, tasavvuf terbiyesi veya tasavvuf terbiyesi açısından soruyorsanız, bu da farklı. Onlar da kuru kuru. Mesela bir kısmı var, Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin sünnetini ve cihari güzene efendilerimiz başta olmak üzere, ashabın yolunu tercih edenler var. Bir de bu yolun arasında kendi kafasına göre yol kuranlar var. E bu yoldan gidenler, hiç duydunuz mu? Şahı’nın gaynaninin, Ahmet Erfurf ayini, Şahı’nın Akşübendini, İmam-ı Rabbani’nin tütün içtiğini, duymadınız değil mi? Demek ki onların yolundan gidenler içmiyorlar. E kendilerine yeni bir yol tahsis edenler, tesis edenler içerler.

Allâh muhafaza eylesin. Hem bir de yani, cigara helal mu, mekruh mu, dininde yasak mı derdinde, bakın, ciganın üzerindeki ibare var ya, sağlığa zararlıdır. Öyle değil mi? Bu ibaliyi koyan kimse, koyulmulurken, tıp dünyasının, tıp dünyasının tespit etmiş olduğu hastalıklardan dolayı kondu, öyle değil mi? Size bir şey söyleyeceğim şimdi. Bir kimse şeker hastası. Doktoruna perhiz veriyor. Diyor ki şekerli yiyeceklerden uzak duracaksınız, şeker yiyeceksin. O hastanın şekerli yiyecekler yemesi haramdır. Nefsine zulmetmiş oldu. Sağlığı için, sağlığını koruması bir kimsenin farz. Sağlığını koruması için doktor ona dedi ki, şekerli bir şey yemeyeceksin. Ona farz oldu. O şekerli muhafaza edecek, koruyacak.


6. Bölüm

Ayağınız kırıldı. Doktor ne diyor? Ayağının üzerine basma. Öyle değil mi? Hadi bas üstüne. E basmıyorum. Neden? Ayağım sakat kalıyor. Basarsan haram işlemiş olur musun? Evet. Basarsan ayağının üzerine haram işlemiş olursun. Sağlığın sana emanet, basmaman farz olur. Yazıyor üzerinde, sigara sağlığa zararıldır. Senin onu terk etmen farz olur. Akciğerle alakalı, kanserle alakalı, kanser ve akciğerle alakalı hastalıkların %80’i sigaradan. Tütünden bir tane kişi diyemez ki, sigara sağlığa faydalıdır. Deli olması lazım adamın. Hakan böyle öldürür diye yazıyor. Sigara öldürür diye yazıyor. Deli olması lazım, deli. Akıllı, normal akıllı insanlar sigara içmezler zaten. Gerçekten. Bunun psikolojik dengesi bozuktur.

Psikolojik dengesi bozuk olanlar sigara içerler. Bunu sigara içerler. Bunu zikre olarak söylüyorum ha. Gidin isterseniz bir psikiyatrilere sorun. Sigara içen bir kimseyle, sigara içmeyen bir kimsenin psikolojisi aynı mı diye. Sigara içen bir kimsenin psikolojisi bozuktur. Ama psikolojisi bozuk olan adam şeyhlik yapabilir mi? Dervişlerine yön çizebilir mi? Allâh muhafaza eylesin. Sadece üzerindeki, şimdi öldürür yazıyormuş. Ben sağlığa zararlıdır olanı biliyordum. Öldürür yazıyormuş. Sadece o öldürür yazısından dolayı bir kimse, dinen ona haram fethetti. Sadece o öldürür yazısından dolayı bir kimse, dinen ona haram fethetti. Sadece o öldürür yazısından dolayı bir kimse, dinen ona haram fetheti verir.

Hazreti Mevlânâ zaten içmesinler demiş, yasak etmiş, haram etmiş. Demek ki pin efendilerinin birisinin haram ettiğini öbür günler helal edebiliyor. Allâh rahmet eylesin. Bizim üstadımız öyle dedi bana. Oğlum sigara içen adamın dedi, manen hali bile açılmaz dedi. Kabur haline dahi vakıf olamaz dedi. Ben de dedim efendim, sizin dediğiniz gibi, şeyhler var dedim sigara içiyorlar. Ne şeyim usta efendi? Burnumlarının ucunu dahi göremiyorlardı. Sen bir şey mi diyorsun? Rahmetli şeyh efendi, bunu da söylemişti galiba, sigara içen insan dedi, abdesti bile abdest değil, abdesti bile tutamıyormuş. Değil mi? Daha da ilerisinde söyledi de anlamıyorum. Daha onun o sigara gelerek birkaç daha tespiti var, ben konuşmak istemedim.

Aile de koca ile, hanımın malı ayrı ayrı budur. Bütün ortak malı. Ayrı ayrı. Herkes malı kendiler. Bir kadına, annesi, babası bir mal hediye etmiş olabilir, kendisine miras kalmış olabilir, kendisinin bir işi olmuştur, ortam para kazanmış olabilir, o kadının kendi malıdır. Aileye harcamak zorunda da değildir. Ailenin iyaşesi ve bakımı erkeğe aittir. Erkeğin malı da hanımın olmaz. Erkeğin kazancı da hanımın olmaz. Kadın da şunu diyemez, bu para ortak. Hayır, onu adam kazandı, adam çalıştı, adam istediği yeri onu harcattı. Evine bakmak şartıyla. Saçları dikmek günah mıdır? Günahsa neden. E günahsa günahın nedeni olmaz ki zaten. Günah günahdır. içki içmek haram neden. Kımar oynamak haram neden o zaman.


7. Bölüm

Habire neden ekler. Din bir şey haram etmesi haram etmiştir. Günahsa günahtır. Günahsız günahdır. Günahsız günahdır. Günahsız günahtır. Ama saç ekmek günah değil. Gübreleyip bir de çapalayın. Sulamayı da ihmal etmeyin. Şimdi nereden diyeceğimiz öyle değil mi? Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem haddettir ashabdan birisinin sakalı çıkmıyordu. Kendi sakalından aldı. Onun biraz çizdiği yanağını kendi sakalına oraya yatırdı. Ve o ashabın da sakalı çıktı. Onun sakalsızdı yüzü çok para baktı. Allâh Resulü sallallâhu aleyhi ve sellem haddettir ona böyle bir şey yaptı. O yüzden normalde bir kimsenin saçı sakalı çıkmıyorsa hatta Ehl-i Tasavvuf kendi içerisinde bunu bir sünnet ve adab kabul etmiş. Üstadlarının sakallarından alıp başlarını yarıp oraya sakal yatıranlar veya yanaklarını yarıp oraya sakal yatıranlar tarihte görülmüş.

Sakın saçımı sakalımı da yolmayın bunun sonra. Bunu bir adab, bir edeb, bir sünnet olarak görmüşler bunu icra etmişler, yerine getirmişler. O yüzden bir kimse fizik olarak bir kimsenin kafasında saç olması yanında sakal olması fıtrayıdır. Fıtrayın. Sakal fıtraktandır. Saç fıtraktır. Saçın olması da fıtraktır. Ha değişik hastalıklardan dolayı ve hatta cinsten, cinsiyetten dolayı kimsenin saçı dökülebilir, rahatsızlıktan olasıdır. Fıtratı tedavettirebiliyorsa edebilir. Fıtrata uygun çünkü bu. Veya sakalı çıkmıyorsa, sakal çıkması için kendisinin tedavettirmesi fıtrata uygun, fıtrata aykırı bir şey değil. Bu Hadîs-i Şerif’i bir yerden daha sormuşlardı ama ne zaman sormuşlardı toparlayamadım. Allâh’ın daimi ikamet yeri olan ahirette kötü komşudan sana sığdırırım.

Çünkü dünyadaki komşu değişir, buyuruyor, ahirette kötü komşu nasıl olur açıklar mısın? Ahirette deyince aklınızda bir tek cennet mi geliyor sizin? Cehennem ahirette değil mi? Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri öyle güzel dua etmiş ki beni cennetine koy demiyor musun? Beni kötü komşulardan uzak eğilir misin? Kötü insan nereye yakışır? Cehenneme. Kötü komşu cehenneme yakışır. Yaz bir şekilde Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri kötü komşulardan beni uzak tut derken cehennem azamından beni uzak tut manasını getiriyor. Siz de çok dua edin öyle. Tabii bu dünyadaki komşular değişir. Ahiretteki komşuların iyi ve güzel olsun diye dua edin. En hayırlı en iyi komşular bizde olsun diye dua edin.

En iyi komşu kim olur ahirette insana? Muhammed Mustafa olur sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri. O zaman ondan Allâh’tan onunla komşuluk dileyin. Allâh cümlemizi onlardan eylesin. Hiç ihlatsız. Âmîn. Lâ ilâhe illâllah. Lâ ilâhe illâllah. Fatiha. Fatiha.


Kaynakça

Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbetinden derlenmiştir.

Kaynak video: YouTube

İlgili Sözlük Terimleri: Zikir, Sünnet, Şeyh. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı