Arabide Fusus Okumaları

31. Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi

Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi konusunda Mustafa Özbağ Efendi sohbeti. Bu yazıda Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi hakkında tasavvuf perspektifinden önemli bilgiler ve değerlendirmeler bulacaksınız.


Bu ve. Çanakkale düşünce platformunun her ay düzenli olarak gerçekleştirmiş olduğu fususu’l-hikem okumalarına hepiniz hoşgeldiniz bu iki kısmında ise interaktif olarak soru ve cevap şeklinde devam etmektedir şimdi okuma ve. Şahin’i gerçekleştirmek üzere. Üstadımız. Sayın. Mustafa. Özbağ. Efendi sahneye davet ediyorum. Değerli misafirler programı iki kısmında sorularınızı sorabilirsiniz. Ayrıca karşıda projeksiyondan okumaları takip edebilirsiniz. Hepinize iyi seyirler dileriz o. Ya oğlum bu. Selamünaleyküm. Allah gecenize hayırlı eylesin inşallah. Cenâb-ı. Hak ayınızı yılınızı ömrünüzü hayırlı eylesin her. Arabi sohbetine başladığım gibi yine öyle başlamak istiyorum. Arabi şerh etmek bizim haddimize değil biz. Okumaya çalışıyoruz okuduğumuzu da. Anlatmaya çalışıyoruz. Arabi. Çünkü başlı başına kendine münhasır bir zât-ı. Şerif öyle söyledim onu. Normalde şahıs etmek gerçekten girift bir konu tarih boyunca herkes kendi.

anladığında. Şah etmeye çalışmış. O şarj etmeye çalışanlar. O günkü dilde. O günkü anlamda. O günkü manada şerh etmeye çalışmış lan herhalde dünya var olduğu müddetçe yeni. Arabi. Arabi herkes şarj etmeye çalışacak herkes anlamaya çalışacak. Belki de. İslam medeniyetinin içerisinde anlaşılması en güç ve anlaşılması girift olan zatlardan birisi çünkü normal akla dayanan bir. Metafor yok genel olarak işin hep metafizik boyutunda işin metafizik boyutunda olunca biraz metafizikten anlamak metafizikten biraz yaşamak gerekir. Allah bizi affetsin kaldığımız yerden inşallah bu test en son kaldığımız yer. Hani denizler tutuştuğu vakit buyurulmuştur nasıl küfürünü yaktığın vakit fırın tutuştu dersin bu durum içinde. Onlar kendilerini. Allah’tan başka yardımcı bulamadılar şu hali göre de. Allah’ın onların. Yardımcısı oldu onlar ebediyen. Allah’ta helak ve.

fena erdiler burayı okumuştuk buradan devam ediyoruz. Allah onları kıyıya ve tabiat alanına çıkar. A7 bu yüksek mertebeler inden indirdi her ne kadar kül. Allah için ve. Allah ile ve belki de belki ancak. Allah hisseder ama o önümüz bütün varlık alemi olarak nitelendirebiliriz. Ama bu o gün. Zahir. Taraf olur. İşin birde bâtın tarafı vardır. Bunu da biz. Hz. Mevlânâ’nın mesnevisinden şerh edelim bâtın tarafına. Hz. Mevlânâ Celalettin. Rumi. Hazretleri tabiat tabiatı iç tekgönül de bir afet olarak görür ve derki tabiat içte. Gönülde. Bir afettir bir tabiatı bir kimsenin. Normalde yaratılıştaki fıtratı noktasıdır ve. Normalde tabiata o kimse kendini bıraktığında. Mesela çocuk taksit etmiyor başta ve hatta ona hiçbir bilgi bir eğitim vermezseniz çocuk taksit üzerine gider ve.

ailelerde bir aile adabı. Erkan’ı ailenin içerisindeki. Design. Neyse. Çocuk onu taklit eder tabiat onu gerektirir çünkü ya. Ne diyelim ki eşini döven bir baba düşünün. O çocuk babasını devamlı eşini dövdüğünü görürse buna bir itiraz olmuyor seven içerisinde u çocuk yeni bir eğitim almazsa o çocuk da evlendiğinde eşini dövmeye başlayacak bu tabiatın getirdiği bir şeydir. Çünkü ve altta. Anne evde bir yapıyorsa kadınlık ve alakalı ve kız çocuğu da annesini gördüğünden onu taklit edecek aynı takdirde devam edecek bir eğitim almazsa ama farklı bir eğitim aldığında ailenin diğer tabiat örnekleri onunla çatışacak. Yok ya. Ne olacak mesela o tabiatın getirdiği şeyden dışarı çıktı normalde. Baba dövüyordu anneyi ama o çocuk. Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretlerinin ahlakıyla yüzleşti karşılaştı.

bu eğitimi aldı. Artık erkek çocuk anneye dönük adına dönmeyeceğini anladık adına dönmeyeceğini anlayınca o dövmeye kastetti. Hatta bir çıta ileri gitti dedi ki baba nereye dönüyorsun sen annemi doğum hemen gerekir çatışma başladı işte. Hz. Mevlânâ Cahit. Yılmaz etleri meselenin tabiatına bakılınca bunu dar ki bir afettir. Neden affettir. Çünkü ne bu insanı taklide götürür. Oysa. İslam takiptir. Bu taklit değildir. İslam. Zahir olduğu kadar da bâtıldır işte hz. Pir diyor ki onları tabiat alanına çıkar saydı onlar makam olarak aşağı düşürmüş olurlardı ne yaptı. Her ne kadar. Kün içinde kül için tül. Allah için. Allah ile ve belki de ancak. Allah ise de o zaman onlar. Allah’ta helak oldular onlar sonsuza dek. Allah’ta yok oldular. Fani oldular bu.

halde tabiata bırakmayın. Allah’ta. Fani olma hali. Normalde. Baki olacaktır. Çünkü her fena olan. Allah’ta bakıyor olur bir yerde biz onu fena oldu gibi görünür ama o yeniden doğumu. Allah’ta. Baki bu. Fena perdesi buysa bekar perdesi budur o kimse fena perdesinden direkt bekar perdesine geçer. Ben bunu karşılıklı söyledim bunun arasında bunun arka arkasına olun olarak düşünün bu duvarın büyüsü fena perdesi ise arka yüzü bekar perdesidir. Normalde bir kimse bu manada. Allah’ın fena perdesinde yok. Olursa bekar perdesinde yeniden var olur geçici olmaz bekâya geçen kimse ebedi olarak bekar perdesinde kalır. Bunu. Az önce burada sohbet ederken buna yakın bir bahis açılmıştı. Hz. Mevlânâ Celalettin. Rumi. Hazretlerinin. Hani. Pergel. Metal. Bu bahsettiğim. Ben orada. Dedim perdis pergelin iki.

sivri ucu gibiyiz birisi şeriat. Ahmediye bağlı öbür ucu muz. Alemleri. Seyran ederiz bekar perdesine geçen bir kimse ebediyen artık döker perdesinde kalır peygamberlerin büyük velilerin halidir bu. Bunun içerisinde. Normalde bir kısmı tekrar geriye gönderilir ki onların bir ayağı geriye dedim tekrar oraya geliyor. Dönmez onlar bir ve çetesiyle artık insanlara faydalı olma insanlara. Allah’ı tanıtma. Allah’ı bildirme. Allah’ı sevdirme vazifesi alır çünkü o göreceğini görmüştür şehadet etmiştir şehadet ettiği için şehadet ettiği şeye çağırır insanları ve insanlara faydalı olmak mı. Allah’ı tanıtmayı. Allah’ı bildirmeyen kendine ne yapar. İlke edinmiş olur. Normalde. Onlar bu o. Cenâb-ı. Hak’kın. Hani zaman ilahi ilminde gark olmak veya zât-ı ilminde. Dark olmalı olarak nitelendirdi mhhe. Ali yaşarlar onlar eskilerin deyimiyle. Allah bizi affetsin.

Beta billaha. Beta billah tazesine geçen aynı zamanda ilmi billah olur onun. İzmir’de hakikat ilmi olur. Onun ilmi de kalıcı oğlu onun ilmi kalıcı oraya dört. Çakar. Tabiri caizse ilimler vardır gelip geçicidir izinler vardır hakikatin hakikatine ulaştırır insana hakikatin hakikatine ulaştıran ilim. Oğlum ilahtır bırak zatın bir dereceden tecelli etti alandır o yüzden da. Arif likte. Tabiri caizse. Zirve noktalarıdır ama normalde o. Beka billah noktasına gelen bir kimse artık ilim noktasında da 20 billah ayrılır ve. Hz. Perin dediği gibi orada. Allah için. Allah ile bu ve ancak. Allah’la. Iğdır o orada. Beka billaha gelen bir kimsenin üzerinde kendi sıfatı kalmamıştır artık bekabillah ha gelen bir kimsenin. Tabiri caizse. Aslında kendisine kalmamıştır. O yüzden bunun en yüksek derecesi.

olan. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretleri için o hiç heva ve. Hevesinden konuşmadı o harfi ile konuştu lafz-ı bunun en yüksek derecesidir bunun bir alt derecesi olan ve gönüllere hastalandı derecesi o gören gözü duyan kulağı tutan eli yürüyen ayı söyleyen. Bunu gören gözünü olmuştur. Bu. Normalde velilerle alakalı bir makam bu tecelli yatır bunun üstü. Hz. Muhammed. Mustafa aittir ki o hiç heva ve. Hevesinden konuşmadı o göreceğini gördü gözünde kalbi de şaşmadı dediği halde. Ama bu. Hz. Muhammed. Mustafa’nın durduğu makamdır öyle söyleyeyim. Dur makam son makam değildir. Bu durdu makamdır bunun bir çatı altına. Muhammed’in. Yeniler için konulmuş olan makamdır ki işte gören gözü duyan kulağı tut araba. Hazretlerinin. Vahdeti vücut metaforunu var derdi. Vahdeti. Vücut.

metaforu. Güler. Çünkü 10.00 gerçek manada. O da. Allah’ta helak olduğundan orada kendisiyle alakalı hiçbir kalmadığından onun üzerindeki tecelli atın hepside ı ruhu. Bulut’tan gelen bu o tecelli yaptır artık onun üzerindeki tecelli et okulun kendi zatına ait bir tecelliyat değildir aslında işin hakikatin de hepsi böyledir ama işin hakikatin de hepsi böyledir. Fakat burada su filan ince bir perde çizerek ten ârif-i billâh olan. Arif alanların bu noktada fiyatlarını zata. Bağlamışlar bunu da ince bir perde var çünkü avam çok özür dilerim sizlerle alakalı değil su. Fizikten uzak olan. Sufi terminolojisi ve. Sufi hallerinden uzak olanlar için banka bunu anlayabilecek bunu kaldırabilecek noktaları yoktur bilhassa şehitleri olmayan hiç kavrayamaz hiç anlayamaz sebep. Çünkü bir sufi yol yürürken. An. Gelir.

şehrin defa ne olur bu. Yalnız bu hani çok ön televizyonlara çıkıp ta tarikatlara sufiler edemiyorum bakın tarikatları laf söyleyen işte siz ölünün elinden. O gassalın önündeki ölü gibisiniz. Hani sözüyle alay etme noktası değildir. Bu on. Yetkin bir. Mürşid ise. Yetkin. Bir mürşit söylediği yaptığı etti bu manada. Araba nedir. Rabbani olduğu için teslimiyet gerekir. Rabbani mürşitler için söylüyorum. Onu yol kesici aldatıcı bu noktada. Yetkin olmayan kimseler için değil hani açık kalp ameliyatı olacaksınız ve hatta bir beyin cerrahına gideceksiniz haldır dolaşır sınız iyi bir kaçı bulursunuz öğretmez. Bu konuda bir. Ne dersiniz ki ya gideyim ben profesör emi ameliyat olayım sebep çünkü en etkili olur nice ameliyatlar geçirmiş nice insanların g********** yazmış kalplerin ameliyat etmiştir. Yetkin mi.

kimse. Arar insan. Mesela işte burada bir daha sistem var derler hiç kimse asistana görünmek. İstemez hiç kimse ameliyatı. Asistan ameliyat olmak istemez gücü yeter seven durumu müsaitse o profesörü ameliyat olmak ister mürşitler de aynıdır bir üniversitedeki bir öğretim üyesi de bir sınıfındadır üniversitedeki. Doktor ayrıdır. Doçent aynıdır bizim kadarıyla çok yeterli türlü bilmiyorum. Profesör aynıdır şimdi profesörle ondan sonra herhalde yeni gelen bir öğretim üyesinin üniversitede aynı o değildir bu manada ariflerde kendi içinde evliyalar da kendi içerisinde bu manada sınıf sınıftır hepside evliyadır hepside ariftir ama ârif-i billâh hayırlıdır hepsine peygamberdir. Adem’den. Hz. Muhammed mustafaya kadar isimleri bir konuşsa da konulmasa da bilinse de bilinmese de biz birçok peygamberin geldiğini iman ederiz ki hadi. Sevde 124.000 olarak.

nitelendirilir böyle olduğu halde mesela. Kur’ân-ı. Kerim’de yirmi kusur tane peygamber ismi geçer ama hepsinde biz bu noktada peygamberin iyiyim ölünün içinde. Hz. Muhammed. Mustafa da onların üstünde ayrı bir yetkinlikte dir. Ha demek ki buna da velilerde. Mürşidi. Kamiller de kendi içlerinde kendilerince ve yetkinlikleri vardır şimdi o normalde rububiyet perdesi ve makamında duran bir mürşid-i kâmil ile. Onun altında olanlar aynı noktada değillerdir ve hatta peygamberler noktasına baktığımızda her peygamber. Muhyiddin. İbn. Arabi. Hazretlerinin deyimiyle ehadiyet makamında değildir her peygamber at çünkü bir hadisi. Şerif’te ümmetimin öyle veliler vardır ki onlar beni. İsrail peygamberleri mesabesindedir dedi onu olunca. Demek ki peygamberlerin de yetkinlikleri peygamberlikleri aynı noktada ve dairede değil. Burada. Normalde. Hareket edersek. Çünkü. Normalde rububiyet noktası cenab-ı.

Hakk’ın. Allah lafzının sıfatları bulunup tecelli etti alandır. Allah lafzının ha ama biz. Arabi sohbetlerinin başında dedik yap. Allah bilinmezdi bilinmez dedi. Başka bir hadisi. Şerif’te. Ben bilinmez bir hazineydim bilinmek değil istedim o zaman bilinmekte istediğinde. Allah’ın. Allah olduğu çıktı meydana ismi var artık. Allah önceden bilinmezdi. Ne ismi var ne cismi var. Normalde hiçbir sesini bilmiyoruz oradan konuşmak mümkün değil zaten iyi bakın oradan konuşmak mümkün değil. Neden bilinmez bir hazine neydi hazine kelimesi dahi mutlak manada değildir bakın hazine kelimesi. Dayı mutlak manada değildir ne olduğunu bilmiyoruz ama burada bir. Tabiri caizse teşbih sanatı var o teşbih sanatı oraya hazine olarak nitelendiriliyor hazinen içerisinde her var. Ama dışarı çıkmış hiçbir yok dışarı çıkmış hiçbir olmayınca hiçbir bilinmiyor.

bakın hiçbir bilinmiyor ve büyümekte istedi bu ilmekte isteyince. Allah’ın. Allah oldu çıktı meydana. Allah’ın. Allah olduğu meydana çıkınca ardından. Allah’ın sıfat sal peceli yatları başladı hani yine hadisi. Şerif’te sahabe sordu. Dedi ki hiçbir yokken. Allah neredeydin ve o da dedi ki ama daydı ama. Arapça karşılığı bulutumsun işe bakın ama. Arapça karşılığını bunu tutumsuz bir tarif edilirken şimdi unuttum su bir daha döneceğim ne. Musa’nın haccına bakla konuşma hali hani eski ahit’te ve yeni ahit de. Musa aleyhisselam konuşurken ve bu konudaki bir hadisi. Şerif’te var konuşurken. Musa ile salam bulutumsu birşeyin içerisinde. Allah’la konuşuyordu bulutumsun bir şeyin içinde bir perde düşünün bulutumsu orada bir cisim yok orada bir görünen bir yok. Orada herhangi bir yok bir kelam.

var o cisimsel olarak madde sana olan hiçbir yok bulutumsu. Bir tek kelam var orada bakın bir tek kelam var o kelama o hitabı masal olunca. Musa aleyhisselam dedi ki seni görmek isterim işte. Cenabı peygambere sordular hiçbir yokken. Allah neredeydi. Allah’ına bakın kelime olarak bak ama daydı ama ne bulutumsu bir temiz daha varlığı herhangi bir sudur etmemiş. O zaman şu onu isimler. İnce mi. Allah ismidir ya isimlerin. Hepsi de. Allah için olursak içinde. Burası tehlikeli yap iyi bak. Allah. Allah ancak kendi zâtının bulunduğu yerde görünür bir diş sağlığı çoktur bunda burada. Muhittin’in araba zte’nin vahdet-i vücudundan gidiyorum şimdi. Allah bu noktada isimlerin. Hepsi de. Allah’tan toplandı. Allah için olunca bu isimlerin görünme yerleri tabi suretleri de.

Hepsi de. Allah için oldu. Akın tabi suretleri de. Allah için. Allah buradaki. Beka billah anlatıyoruz ama sakın aşağılara doğru düşünmeyin ve de bundan sonraki de görünmeyenleri bundan sonraki görünüme yerlerinde hepside birer geçici vücut haline geldi aslında burada kuantum fizikçileri nin geldiği noktayı. Muhyiddin. İbn araba zaten o zaman ben söylüyor bu vücudun normalde. Allah için tabii olarak görünme yerleri. He en eski dilde kesif geçici hakikat değil hani. Hz. Mevlânâ Celaleddin. Rumi. Hazretlerinin bu alım. Hayal üzerine yürüdü gör dedi hayalimsin şeyler ama normalde işte bu noktada gerçekte yine. Muhyiddin. İbn. Arabi. Hazretlerinin. Vahdeti. Vücut düşüncesine göre. Cenâb-ı. Hak’kın vücudundan başka ikinci bir vücut yok. Biz şimdi soymac oğlu hacı oğluyla ikimiz ayrı birer vücut gibi görünüyoruz bu.

Şehadet mertebesinde ama. Bizler alırız vücutlar değiliz aslında abone ol. Evet şimdi mesela kuantumcular madde 6 bu oluşumları inceliyorlar ya o. Geçenlerde bir arkadaş göndermiş bana bu sohbetleri takip eden bir arkadaş dedi ki işte. Amerika’da. Bu araştırma yapanlar bütün kainatın birbirinden etkilendiğini bir su gibi düşünün. Bir kocaman bir havuz düşünün. Havuzun kenarında küçücük birşey oluştuğunda bütün. Havuzun etkilendiğini bu. Normalde bilim insanları bunlarla ilgileniyorlar ya. Böylece bütün kainatın da aynı olduğunu kainatın her hangi bir yerinde küçücük birşey olmuş olduğunda bütün kainatın atom parçacıklarının bu acıkları bundan etkilendiğini. Hatta o atan parçacıklarının al parçacıklarının. Sen. Kendi başlarına münhasır hareket etti. Kendi başlarına mü nasıl hareket etti aynı şekilde devam ettiğini söylüyorlar şimdi. Normalde onun vücudundan başka bir vücut.

yok bundan dolayı mutfak vücut bu mutlak vücutt kendisinin tanınması için kendisinin tanınması için bir kayda bir isme bir ürün. Evet en meydana çıkıyor. Bir isme bir kayda gülmekten meydana çıkıyor yukarı dur çıktığınızda ehadiyet makamı. Eh adet. Bakanlığı’nda hiçbir suret yok hiçbir sûrette yok. Tabiri caizse yazılım mı. Yok oradan sudur ediyor her ana. Allah her şeyi yoktan yarattığı görünmüyor. Çünkü hiçbirşey. Ne oldu orası bilinmiyor. Öyle olunca aşağı doğru geldikçe bunu eski. Arabi sohbetlerinden alıntı yaparaktan bunu anlamaya. Çalışın aşağı doğru geldikçe. Görünürlüğü bilinir li artıyor. Görünürlüğü bir bu artarken kendisinden farklı bir noktaya tecelli etmiyor yine kendi içerisinde o tecelli devam ediyor. Şimdi abi ve o zaman bölünme yerlerinin vücutları görülme yerlerinin vücutları bu noktada. Kendi başlarına.

müstakil değil. Ben geçici bizim üzerimizde tecelli eden isimler. Kalıcı değil bu geçici ne zaman geçici. Biz toprağa geldiğimizde bizim. Üzerimizdeki sıfat sa boyutlarını hiçbirisi kalmayacak geçidi biz bu halden bir hale geçince bu önceki sıfatların tecelliyatı kalmayacak geçecek bu vücutlarda bizde geçeceğiz. Zaten işin hem enterasan noktası da bu böyle çocuklarda. Kalıcı değil. Haydi gelin hep beraber mesneviye. Nur devam edelim bunun. Dilini daha iyi anlayabilmek için. Arapça bizi sizi test edebileceğiz. Padişah da biziz hepsi bizi. Siz ezelde mahrum olanlar bunu anlamaktan mahrum kaldılar herkes alınacak diye bir kadro ezelde mahrum olanlar dediğini ayağını sabit. M ayağını sabit de mahrum kalanlar. Hadi. Muhyiddin. İbn. Arabi. Hazretlerinin ayağını sabit de metaforu var ya o ruhların işte cenab-ı. Hakk’ın ilmi.

Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi Hakkında

olarak tecelli ediyor orada mahrum kalanlar bunu anlamaktan uzaklar diyor. Hz bir bu ayrımı değil. Allah ona dedi ki. Allah ona dedi ki ben dilim sen vücut. Sun. Ben senin hislerin memnuniyet ve gazabını myor uyu benimle. Sen benimle. Gören. Sensin sırf sahip olmak da ne demek bizzat sıfır sensin. Sen. Mademki. Hayret aleminde yelilla sığın ama sar oldun bende senin olurum çünkü kim. Allah’ın olursa. Allah olun olur. Bu da. Mesnevi’den bu fakirce bu okuduğumuz. Arabi’den bir paragrafın sanki tefsiri gibi ben. Mesnevi arabanın füsus tefsiri gibi olarak görüyorum. Hakkınızı helal edin devam ediyoruz. Arabi’den nasılki muhta. Rabbi dedi ilahi demedi. Çünkü rap yap bu ne işe değişmez ilahise isim ve sıfatlarla değişmektedir o vakit. O her vakit bir.

şenlendir ayeti gelince. Baymak. Kazan hale girmektedir. Nur rap hitabıyla değişiklikten sübutu. Dur akşam imrad etti. Çünkü. Ondan başkası doğru değildir. Ya. Rabbi bi yer yüzünde kâfirlerden hiçbirisini bırakma ayetindeki lisan ile kavminin yerin dibine geçmesi için. Beddua ettim malum. Biz. Hani bazen dualarımızda. Rabbim deriz ya. Bütün peygamberler cenâb-ı. Hakk’a dua ederken rap kelimesiyle dua ederler onut. De çevirenler verdiler. Onu. Allah’la çevirdiler mesela aslında o peygamberler dua ederlerken. Allah’ın. Dönmez. Rabbim ver. Eğer birşeyde keskinlik ve kalıcı bir istiyorlarsa. Rabbim derler bakın kalıcı ve keskinlik istiyorlarsa mesela. Allah sana. Hidayet etsin kalıcı ve keskinlik bir değildir bir. Allah’ını sıfatlı ona tecelli edeceği hangi sıfatla. Hidayet edecek. Allah’la. Allah’la alakalıdır. Rabbim sanayide teslim dediğinde bunda kesin kalıcılık vardır. O.

yüzden. Nur tehdit. Nuh. Suresi ait 26 Rabbim kâfirlerden yeryüzünde. YouTube’dan hiç kimseye bırakma. Ama bunu sadece muhteme di buna. İbrahim dedi kendi duasında. İbrahim. Suresi ayet 35 36 Rabbim beni de bu durumda bu top atmaktan uzak tutup. Rabbim. Çünkü onlar insanlardan birçoğunu baştan çıkardı var yine. Musa dedi ki. Rabbim beni. Yalanla mallarından korkuyorum şu ara ayet 12’si işte burada. Normalde. Arap dilinde de rahat kelimesi. Arap dilinde rap kelimesi kendisine itaat edilen efendi bir şeyi düzeltip ıslah eden ve bir şeyin sahibi manalarına geliyor 3 manaya geliyor rap kelimesi dır kendisine itaat edilen. Efendi iki bir düzeltip ıslaha dan 3 bir şeyin sahibi manalarına geliyor ben olunca. Cenâb-ı. Hak. Hanım mi bu üç şeyi rap kelimesi bu.

sefer dong bu olmayan bir isim olmuş oldu dengi olmayan bir isim ve bu isim başka hiçbir şeyin üzerine konulacak bir isim değil rap ismi bakın bir ilah edinmek vardır bir reddinde çoktur enteresan bir şeydir bu şimdi o yüzden. Allahu. Teâlâ için bu su he noktada rububiyet makamının ismidir lapis mi. Cenâb-ı. Hak’kın rabbinin tecelli etti rububiyet makamı mı şimdi. Nur niyet makamının özel kendine münhasırdır ismidir rap ismi bu ve bu isimle. Cenâb-ı. Hak her şeyi var mı tamamını turkp. Özlem olur. Uğurlu biletten alır bu isimler her şeyin ondan alır rububiyet makamından. Rabbi isminden alır yaptığımı onunla yapar bari ihtiyaç duyduğu şeyler de ona müracaat eder varlığın tamamı. Bakın bu varlığın tamamı mı. Hz murta duasında. O.

yüzden. Rabbi dedi ilahi demedi. Ey benim rabbim değil. Red nefsini o. Rabbine bağladı neydi üç tane özelliği vardı itaat edilecek efendisiydi bağlanılacak kimseydi. Öyle değil mi. Rabbi ismi ve rabbis mi bu noktada hangi isimde olursa olsun bağlanma bağlanmış. Hadi edilmiş bitişik ondan aynı değil ona ulaşılmış manasına gelir. Böyle olunca rahat da kendi kullanın ihtiyaçlarını yerine getirmek için. Rabbim de hep sabit durur kendi kullarının bütün ihtiyaçlarını onları terbiye etme onları dizayn etme onları bu noktada rızıkların dan tutun. Kudret kuvvetleri ne kadar ve bütün isteklerini yerine getirmekte sabit durur ve onların ihtiyacı olan bütün her şeye kafirler nurt ve melekut görünen ve görünmeyen âlemdeki bütün varlık bütün. Varlık ve bütün. Suretler o. Rabbani isimlerinin birer sureti ve.

tecelli atıdır olunca. Allah yine. Arabi c düşündüğümüzde ve her varlığı ayağını sabit esinde ve uygun olan neyse ayan-ı sabite esinde onun ismi neyse ve o isimli. Onu terbiye eder ayağını sabit esindeki isim. Neyse onun o hayatın sahibi tesinde. Kahhar ismini terbiye edilecekse o. Kahhar ismiyle tercih edilir onun. Latif ismi ile terbiye edecekse ol atıp ismiyle terbiye edilir. O Cemal ismini terbiye edilecekse o. Cemal ismiyle terbiye edilir. Burada soğuk. Onun ayağını sabit esiyle alakalıdır bu ayağını sabit esinde. Hangi isme müsemma oldu hangi ismi aynı olduysa o ismin terbiyesinin altına girer ve bu isim kendince ve onun. Has ismidir bir kimse verirse. O ne. İsmi. Şerifi ile terbiye olur. Onun. Has ismidir aslında işte bir kimse. Örneğin.

el. Cemil ismi. Şerifin de terbiye edildiği ise gerçekten. Nedir o. Cemil ismi. Şerifin de diro. Cemil ismi. Şerifin de terbiye olurlar orada. Yaşar zaman bazı zatların isimleri ayağını sabit evdeki isimlerle denk gelebilir ama ben gelmediği zamanlarda olabilir dünyadaki onun o ismi o kadar çok önemli değildir. Mesela hadi ismindeki bir kimse ayağını sabit esinde abdull şeyde abdulhadi dir. Örneğin bir hadîs-i şerîf o aynı sadece da. Abdullah dur adı. Ama gerçekten. Abdullah değildir örneği ve hatta ismi. Abdullah tadıdır. Abdullah tır dünyada mı aynı saatte de. Abdullah değildir burada. Aslında farklı şeyler giriyor ama bu sonraki sohbetlerde bu noktada her bir isim her bir isim şimdi oraya da bir de vuruyorum gideyim her birisinin terbiye etti varlıktan. Allah.

razı evde o zaman razı olduğu zaman o varlık da o isimden razı olur evet hadi gelin bir ayeti kerime full. Rabbimden razı olur abby kolundan az. O her ismin tecelliyat var. Her isim bir varlığı bir şeyi terbiye ettiğinde terbiye etti. Onu terbiye edilen ondan razı olduğundan razı olmuş oldu. Allah. Allah biz onlardan öylesin inansa anne azepler dedi ya rabbi dedi ilahi demedi mi ilahiden aman ilahise tapınılan bu yüceliği karşısında hayrete düşüren gönülden bağlanıp sunulan duyularla idrak edilemeyen varlık. Normalde. İslam aleminin büyük bir çoğunluğu buna uluhiyet kavramı olur hep olarak görmüşler. O zaman o. İlaha mutlak manada ibadet etmek ve bu noktada o. İlaha tapınmak söz konusu ben olunca ilah belirli bir sıfat ve özel bir.

isimle kanıtlanmış. Bey ilah kelimesi. Çünkü sıfatlarını isimlerin hepsini de. Şamil ol ya hani ilah dediğimizde aklımıza. Allah gelir ya. Allah bu noktada bütün isim ve sıfatlarının. Hepsi de kendisinde topladığı ilbet76 kelime. Göklerde ve ya da kim varsa hepsi de ondan ister. O her gün bir şeyin içindedir. İşte o normalde. İlla her gün bir. Şen üzerine. Bir iş üzerine ve. Normalde bul her gün bir. Şen üzerine olunca her gün ayrı bir sıfat sal tecelli adları. Her. Gün. Ayrı. Bir ismi bulunma sonsuz isimleri bölünme sonsuz isimler üzerinde tecelli etmesi söz konusu olunca onun üzerinde mu sadece şunu işi şu işi yapar dememiz yok. O her yapar. Ben her zaman her bir iş üzerinde ama rap kelimesi öyle.

değil. Rabbim ve bu sesim isim terbiye edecek bağlanılan. Efendim hükmün da bu üçünün dışında bir yok. Öyle olunca uğrar kelimesi her an ayrı bir işte her an ayrı bir nokta btc led’i heron ayrı bir perdeden ve sonsuz isimlerle tercih eder tecelli eden ve sonsuz isimlerin sahibi oluyor böyle olunca peygamberler hep. Ne yaptılar. Rabbi dediler. Çünkü ila her daim sureten her daim suretleri çeşitlenen birisi mânâsına geliyor cenab-ı mı. O yüzden. Rabbi seslen işinden sonra ama mühim de onların yeryüzünde kalmayıp yerin içine gitmelerini ve kendilerini. Zahir bu ismi perdesinde bırakan vücut geçici vücutlarından kurtulup manatına tecelli etmenleri için ne yaptı dua etti. Aslında ve bu ortalığı karıştıracak bir söz olacak ama aslında bu hale. Selam o inanmayan.

karne beddua ederken onların yeni istedi abone ol ne var o kavim yeryüzüne batılı olmasaydı o kafir kavim kâfirlik. Apar alımından dolayı devam edip gidecekti onların. Cehennem azapları şiddetle ne cekti daha de biraz böyle tersinden bakmakta fayda var bir hayır dakika paralar sayıdan. Kaç kişi geçerse sevabını alır. Serden kapı aralayan. Kaç kişi geçerse şerden devam eder öldükten sonra da insanların. Amel defterleri öldükten sonra da çıktı kimin amel defterine çıktık işte bir öğrenci yetiştiren bir yol yapan bir. Çeşme yapan bir okul yapan bir hayırlı bir kitap yazan hayırlı evlat yetiştiren bunların. Amel defterleri öldükten sonra da kapanmaz aynı şekilde karşısı zıttını kim hayırdan koparılırsa oradan. Kaç kişi geçerse onlarında bütün hepsinden günahlarını alırlar o zaman sherby insan.

Lan o şenlik öğretti müddetçe o şeyin başı olduğundan reşe ve devam ettiğinden onun yetiştirdiği. Bu şallardan da ne yapacak günahımı alacak. Aslında ruh kendi kavmine bu noktada iyilik yaptı bize beddua gibi görmeyen bu. Tartışma götürür başka müzikten bakabilir. Herkes bu normalde hani bu doğal gibi görünen. Hani bazen bir kötülük görürüz ve bir kötü görür. Ya. Rabbi sen bunu helak ettiniz. Yok mu dünyada neden bu kötülüğünü bir başka yere daha götürmesin bu manada. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretlerinin savaşlarının da rahmet olduğunu düşünürüm normalde kâfirlerle savaştı kafirlik sormuyorsun diye bir kâfirlik son bulursa. Hidayet devam edecek ruhu da için devam ettiği için bu. Mustafa normal ama kızma. Mustafa yasa onları kızarsan hep zıttını yaparlar da kendime.

de pay çıkarayım. Şimdi mi. Peygamber sallallahü ve sellem adetten ve diğer peygamberlerin savaşları da aslında birer rahmettir bu noktada ve hatta rahmettir. Ya anne çocuğuna bir tokat vurur terbiye etmek için dışarıdan baktığımızda o. Tokat. Normalde ters bir şeymiş gibi hani gelir bize. Ama anne. Onun. İliğini düşündü. Onu terbiye etti. Onu terbiye etmek için. Tokat durdu onu kurtarmak için ona tokat vurdu ve hatta hani ama yine vurunca. Sen iyileşeceksin ama iğne muhakkak acıdır insanın kolun acıtır ve inan çıtır insana öyle mi. Dr bu ne hele benim gibi hasta birden gel sen yandı. Keten. Helva o nuraş artık. İşin gücün yoksa deveye hendek atıp daha iyi şimdi oynamayınca. Normalde. İnsan bakar acımış gibi gelir insana o ama.

15 Şifa vardır ve hatta peygamberlerin söyledikleri şeyler nefs acı gelir önce ama 15 Şifa vardır ve büyük gönülleri mürşitlerin söylediği şeyler vardır adamı tane ters köşe yapar. Aman da şifa vardır onda bir rahmet bir bereket vardır senin nefsinin hoşuna gitmez ama işte örneğimizde belki bu işi bırak o işi bırakmak zor gelir sana ve oradan değil buradan gittiler oradan gitmek zor gelir sana veya bir işi bırakacaksın dır bırakma. Buna devam et der zor gelir sana wp evlenmeyi düşünmüyorsun. Dur çıkar gelir bugün. Evlen der görmedi adamla evlenmek zorunda kalırsın zor gelir insana. Şimdi gerçekten zor gelir düşünebiliyor musunuz insanlar madık sen adını değiştirir. Ben normalde bunları böyle biridir bir zaten yaşamış insanım şehrinden. Öyle olunca. Belki de.

ilk etapta. Hani. Aşıklar vurduğumda vurursan rahat edersin vurur geçersin böyle olacakmış dersin ya sen tam düzenimi kurdum o evimde güzel. Bartın’da güzel kendi. Memleketim dersin göç. Buradan da sen her şeyi bırakıp göçmek zorunda kalırsın bu. Normalde insanın hayatını değiştiren bir zordur. Bu gerçekten kolay bir değildir. Ben hiç kolay olarak nitelendirme myan. Çoğu arkadaşlar nasıl bunu yapmadan kalırsın orada kaldığın yerde. Oysa kafanda ne hayaller kurdun da planlar kurdun yapma dedi kaldım orada ama. Ondan bir. Ahmet çıkar. Bu. Bereket çıkar şimdi. Nuh’un duasına baktığımızda hani kendi ümmetine kendi kanuna böyle hani beddua eden bir peygamber miş gibi görünüyor ve bu peygamberlere. Laf söyleyecek olan kısa akıllılar bütün meselelere farklı cenahtan yaklaşarak. Tan bak peygamberler bile doktora etti.

İşte onlar da günaha girdi ama beddua edilir mi falan derler değil. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretleri ve diğer peygamberlerin bedduaları rahmettir berekettir ikramdır ihsandır. Nuh. Aleyhisselam kendine iman etmeyen. Oka. Mini. Ya. Rabbi bunları sen yerin dibine batırır bunları helak et derken bunları. Kendi zatına al. Yerin. Dibi. Allah’tan gayrı bir değil ki. Tabiri caizse kabirler zarf gibidir. Çünkü biz kabre gideriz yeniden kabirden kurtuluruz kabirden çıkarız hani. Peygamber sallallahü ve sellem. Hz. Birisi oldu da cenazesine gitti. Han cenazeye almış da. Toprak atmanın sünnet olduğu nokta o cenaze böyle kürekle değil. Eskiler vardır o. Eskiler çok oturamıyorum. Hakkınızı helal edin. Şimdi mesela o köylerde kasabalarda kalmıştır yaşlılar 60 70 yaşında olanı onlar ol sünnetin oradan geldiğini düşünürler.

Hani herkes kürekle kazmayla atar bir bakmışım benisi. Bir avuç toprak atıyor. Cenazenin üstüne o kalkar diğer uçta atar o kalkar bu olmuştu. Hatta. Evet şimdi onun. Nereden geldin ona sorsanız o bilmez. Hani ve abilerin karşı çıktığı şeyler. Buna hani böyle birşey olmadı anlamını yapıyorsun ya falan yok balım. Dün de böyle bir deyip atıyorlar ya bağ bile oy sorun sünnet nereden sünnet. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretleri mi bu sonra diğer uçta. Toprak hattı dedi ki buna döneceğiz biz sonra tekrar doğuştan. Toprak attı bu dedi ki buradan yeniden halka olacak deneyeceğiz şimdi. Toprak. Sonuçta beden ne hale geldi beden nereden geldi topraktan geldi. Nereye gidecek yine toprağa gidecek var mı bu. Tadım. Bey kalıcı. Bey devamlı.

değil ne olacak ya. Tekar yok olduğu yerden topraktan yeniden ne olacak halk olacak şimdi cevabını bütün kavmi küfür olduğu size dedi ki. Hz mu bunlarda mı küfürü ne devam ederlerse aydı kelimenin dağında var yeryüzünde kötülük hakem olacak. Sende de bunların bir tanesini bile yeryüzünde bırakma bana. Aslında mı o küfür ehline dahi şefaat ediyor. Merhamet ediyor yoksa bunların bir tanesini daha yeryüzünde bırakma hepsini bunların kendi vücudunda zatında helak et. Ama sen bunları kendinde yok et ki bunlar küfürlerine devam edip daha da büyük. Eza ceza çekmesinler daha büyük zararlar yapmasınlar işin tersinden baktığımızda. Hani bir kimse yardım ediyorum dersiniz. Siz. Ama onun şehrini arttırırsınız sizin hayır bildiğinizde şer bildiğinizde hayır vardır da ya da. Ama sen kendi.

cüz-i irade noktasında da kendince dersin ki be. Hayır işçiyim ama bilemezsin. Belki dışarı istemişimdir bir o yüzden. Cenâb-ı. Hak bunu tasnif etmiş. Hani sadaka kimlere verilir önce işten fakirleri demiş. Sonra miskinlere ya ondan sonra. Allah yolunda. Cihad eden konuşturanlar ondan sonra borçlular ondan sonra demiş yolda kalmışlar var. Neden sen hayır bildiğin şal vardır şerbetin. Hayırdır sen bu istikametten yönü demiş. Hani biz onun istikameti takip etmekle mükellefiz. O yüzden. Normalde. Nuh. Aleyhisselam. Allahu alem kavmine bu noktada iyilik yaptı aleyküm. Muhammed. Indian. Azeri. Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretleri. Eğer siz herhangi bir noktadan bir ip sarkıt saydınız. Allah üzerine düşer dedi semalarda ve yeryüzünde olan her hakkındır. E şimdi temizliğine geçiyor bu hadisi şerif. Muhammed’in nefsi kudret.

elinde olan. Allah’a yemin ederim ki eğer siz no arıza. Bu dünyaya bir insan bu olsanız. Allah’ım üzerine düşerdi. E şimdi o zaman öyle olunca. Hanım 17’nin araba zaten rahat etti vücut düşüncesi inancı rahat. Ah metaforu siz ne dersiniz bunu bu harekete geçiyor oğlum olunca o zaman ipi sarkıt anda ipte ipin sattığıma halde hepsini. Allah’ın vücudunun içerisinde tecelli etmiş oldu ha. Midemiz çalışıyor şimdi mide bu vücudun dışında mı değil kalp çalışıyor vücudun dışında mı değil. Ömer madde kafamızdan beynimizin üstünden bir iğne yapmış insanın oyunu boşluğa mı düşecek. Hayır vücudun içinde bir vücudun içinde bir yaptınız. Hepsi de vücudun içinde olduğumu tut o bu birbiriyle tam alakalı ani yine. Müslümanlar bir vücut gibidir bir yerlerde bir olursa.

bütün vücut orası hisseder ön olunca o zaman bütün talimat bütün varlık bir vücudun içerisinde bir tarafından bir olursa bütün varlıklarını hissedecek mi. Evet. Haydi dostluk. Kuantum fiziğine. Kuantum fiziğine göre bu kâinatın her hangi bir yerinde herhangi bir olursa uzaklık yakınlık hiç önemli tayin atın öbür ucunda o hissedilecek mi. Ha evet o zaman bütün varlığın içerisinde herhangi bir tecelli et ve zuhurat olduğunda bütün. Varlık ve tecelli yap uzun rattan etkilenecekmi. Evet o zaman siz bu varlığın üzerine birine atarsanız sarkıtır sanız varlığın içerisine bir havuz misali. Havuzun içerisinde bir kenara bir taş atmış olsanız bütün havuzda dalgalanma mı götürecek mi. Evet. Havuzun içerisindeki bir taşı yerinden oynarsanız bütün havuz bundan etkilenecek mi. Evet. Havuzun içerisinde bir balık.

Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi Sohbeti

düşünün. O balık bir kanat çıktığında ve hatta bir kuyruk çıktığında bütün havuzu bir dalga boyayacak mı. Evet o zaman o varlığın içerisinde sonsuz isimlerin ve sıfatların tecelli ettiği şeyde her an dalgalanma da. Harem oynaşma da her an cilveleşme de ve her an ayrı perdede ayrı şeyler tecelli etme de o zaman siz ne tarafa dönerseniz dönün. Allah’ın. Ve çoğu tarafta olmuş. Oldu o zaman ya diğerlerinde göklerinden onu. Allah’tır ayeti kelimesi mucibinde yerde dv4td ne varsa hepsi de. Allah’ın nuru olmuş oldu. Biz aslında kötü. Gördük onu. Biz aslında eksik gördük. Biz aslında yanlış gördük ve son filmlerin buradaki metaforu çıktı bu nereye bakarsan bak onu. Rabbi konuştuğunu. Rabbi o zaman aldattın. Rabbi. Aldattım. Aslında kendini aldattın o.

zaman yalan söyledin. Rabbe yalan söyledin. Aslında kendimi aldattın o kimse aldatmış kimilerinin ama kendini aldattığını. Hz. Mevlânâ’nın mesnevisindeki. Access. Eda’ya geldik yine. Sağ ol. Her bir aksi sedadır. O zaman bu aksi. Seda senden çıkmakta ve vücudun içindesin ve annem vücudun içindesin ve aynı vücudun içerisinde yürüyüp gitmek. Sen gitmek desin ölsen de. Allah’ın bu noktadaki. Vücudumun içindesin toprağı tabi. Rica etsem raflarının koydum vakti geldiğinde zarf açacak yine çıkacaksın veyahutta. Aslında zayıfladım toprağa kondum zarf açıldı çıktım dünya üzerine ve zarf kapandı tekrar zarfa koydum toprağın içine ben yine topraktan zaten çıkacak bu. Suna benziyor bir çekirdek gibi bir şekilde taşıyorsunuz geminizin öne cebinizde bir çekirdek taşıyorsunuz bu şekilde diğer ediyorsunuz çekirdeği bir yere dediğinizde o çekirdek ve.

Şeftali. Ağacı şeftalinin bütün hassası bütün özellikleri şeftalinin üzerine her ne var ise o çekirdekte giy ve o çekirdeğin içerisinde gezi işte. Cenâb-ı. Hak da bütün varlığı yaratırken bir çekirdek ruhundan ve nurundan bir yarattı bu ruhundan ve nurundan bir. Yarattım. Ondan bütün her yarattı ruhun ömrü bir insanın dışında olamayacağını kadar bir varlığın dışında olamayacağına göre bu allık. Tabiri caizse bir balon misali onun kendi vücudunda büyüdük gidiyor ve. Normalde işte bu noktada dörtlerde mi yollarda. Her ne kadar ne suret varsa hepsini de tepsinin de gelmiş olduğu suret geçicidir bir o. Hz. Mevlânâ’ya gidelim. Hz bir der ki elbise orada durur da onu birisi giydiğinde canlının hareketlenir bir kimse onu. Gelmezse canı hareketlenir mi. Hayır işte bütün. Suretler.

onundur. Can. Ama bu hareket ettirir ufler. Oo üflemez s. Az önceki senin sözüne geleyim resimden ibaret i abone ol bu wessam. Kiminle aslan resmi çizmiş kendine kedi resmi çizmiş resim ama sonuçta. Bir. Rüzgar. Eser taahhüt. Ellerden resim hareket eder karşıdan gören. Rüzgarı görmez de resmin hareketine görürler. Onu hareket ettiren rüzgardır. Rüzgar üfleyen de odur. Sen sebebin arkasındaki sebebi değil onun arkasındaki hakikati gör hakikati görmezsem sebepte kalırsın. O bırak resme bakma hakikate bak. Evet tamam melamilerin güzeli. Güzel gören doğru güzel gösteren de güzeldi o bu dövüştüm ne. Allah göklerin ve yerin nurudur. Nur 35 yok benimle yeni video. Onun bu diriltir öldürür ve o her kaldırdın hadideki hiçbir yoktur ki onu hamd ile tesbih etmesin fakat.

siz onların tesbihlerini anlamazsınız. İsra 44 hiçbir yoktur ki hiçbir yoktur ki onu hamd ile tesbih etmesin. Hiçbir yoktur ki bunu düşündüğünüzde büyük bir zikir hayırlısının içerisinde yüzünüzü gör açalım kulaklarımızı ya o yüzden dedi. Sordum. Sarı. Çiçeğe bu sarı çiçek mi var ki bu sarı çiçeğin deli kim abone ol bu sarı mı ki rengi. Kim bütün her onu hamd ediyorsa her. O’nun boyasına boyanmış. Sen onun boyasını gör abone ol. O senin sarı gördün sarı değil mavi gördüğüm mavi değil hani. İsa. Aleyhisselam’ın için dört yaşındayken annesini. Mustafa götürdük açıldı müşriklerden. Orada bir. Boyacının yanına çıraklığı vermişti ya hani bir boyacı da ona dediydi bu işte mavi tekne bu sarıdır bu siyahtır bu kırmızıdır bu beyazdır bunu maviye.

boyayacağım bunu kırmızıya bunu beyaza boyayacağız bunu da siyaha boyayacağım dedi yürüdü gitti. Akşam olduğunda geldi ve imzalı. Selam bütün kumaşları ve elbiseleri bir tekne atmış. Sen boyacı ve yanında müşteriler geldiler hışımla dediler ki sen ne yaptın evladım ben sana demedim mi bunları böyle böyle bu uyuyacaksın. Nisa ile. Selam boyacı. Hiç bakmadan bu döndü müşteriye senin neyin vardı dedi elbisem dedi neye boyanacak dedi yeşil dedi elini attı bi kırmızıydı dedi attı eline küpün içine. Onu kırmızı çıkardı ona verdi beyaz isteyene beyaz yeşil isteyene işi siyah isteyene siyah sarı isteyene sarı kırmızı isteyene bu. İsa küpü. Bu alem. Ya sen beyaz istersen beyaz görünür siyah istersen siyah görünür. Sen onun rengine boyanmaya bak sigara tullah. Allah’ın boyasıyla.

boyanmak o zaman bütün boyalar. Sen de o zaman bütün renkler ya sen de o zaman şunu iyi anlayalım hiçbir yoktur ki onu hamd ile tesbih etmesin. Ben senin kötü gördüğün daha iyi kötü gördün onun vücudu onun fiziği hamd ile. Allah’ı tesbih ediyor ağaçlar çiçekler böcekler taşlar. Kayalar oyalar denizler ve içlerinde ve üzerlerinde bulunan mi kavana tamamıyla her onu hamd ile tesbih ediyor. İsra 44 Sen yere gömüldün vakit. Onun için desin. O senin zarfın dır onun için de sizi tekrar meydana çıkarız ayeti wedge lerden değişik olması dolayısıyla. Sizi başka bir seferde ondan çıkarız demektir v300 perdedir bir ayeti kerime topraktan ondan yarattık. Sizi orada döndüreceğiz ve sizi bir daha oradan çıkaracağız. Taha 55 o zaman bu.

olan yarattık topraktan oraya döndürüleceksiniz toprağa ve sizi bir kere daha o adam çıkaracağız nereden topraktan bu işin vs. Zahir tarafa bu avam iç sana kendi ruhundan ve nurundan üfledi. Öf led’i o toprağa gömülmez cancağızım ben onu topraktan yaratma. Bu ayeti kerimenin. Aslında zaten geldiğinde topraktan bahsediyor ama bu ayeti kerimenin aslında başlangıcında ondan diyor toprakta demiyor daha ölmüş nerede. Ayşe bak aşağıda hayırlı beşe ondan yarattık öbür ayeti kelimelerinin ışığında bakarsak yatakta da ama ömür ayıp kelimeleri ışığında bakmazsa ondan yarattık oraya döndüreceğiz ve sizi bir kere daha oradan çıkaracağız ölüm. Hadi şeftane. Uyku nedir ya oğlum dur. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretlerine de ruhu öldüğünüzde sizden alınır nereye gider. Hoş geldin yabani. Ruhlar alemine. Nereden geldin.

Ruhlar âleminden ölümle karşılaştığında nereye dönecek mi yeniden. Ruhlar alemine. Peki yeniden. Mahşer kurulduğunda nereye dönecek yeniden bu aleme dönecek bu işin. Zahir tarafını topraktan yaratıldık babam bunu toprağa döneceğiz beden ne yine topraktan yaratacağız görünen. Alem la şehadet alakalı. Sen yeniden ona döneceksin o ruhun nereye dönecek. Ruhlar alemine dönecek yaratıldığı ya da. Cenâb-ı. Hak ruhları. Yarattım yarattı ğı arrest dedi mi dedi bize dedik mi bi misin ve dönüşünüz rabbinize dedi dönüşümüz iğne nereye oraya. Evet ön olmadı bizim başlangıcımız bu manada. Zahir manada topraktır başlangıcımız. Zahir manada topraktır ama başlangıcımız mana noktasında ruhtur. Aslında ruhtan geriye doğru gidin başlangıcımız ilmi ilahidir bu bilmeyiz ailesinde var olmayan bir. Ruhlar aleminde var olması mümkün değildir değil mi ilahiden kopuk.

gelmişiz ilmeğin aydamar etmişsin anca kendimizi ilm-i ilahide var edip bizi. Ruhlar alemine doğru göndermiş. Ruhlar alemine görmez değil mi göndermez den önce lehim hafıza yazmış. Ne zaman. Havuzdan sonra ruhlar alemi. Çünkü mahiyetinin araba zaten sıralamasına göre. Evet kızım. Havuzdan sonrakine. Elif mahfuz’un olacak olan bütün her şeyi yazıldığı yer ise o zaman ruhlar alemine zaman. Havuzdan sonra. Ama ne olur mu hafıza yazan kalem oh iradeyi nereden aldın ki ilahiden aldı ilm-i ilahide var olmamış olsaydı o kalemde bir olur muydu olmazdı. O zaman biz ilmi ilahiden dönüp gelmişiz. Biz bana onu bazen sitemkâr olarak söylüyorum ilm-i ilahide. Sürgün yemiş izliyorum. Ne. İster miydik mahkeme halinden ayrılalım ister miydik yüreğinden kopup gelelim ister miydik ayrılık acısı bizim canımıza.

tak etsin yüreğimizi yazsın. Ne. İster miydik gözlerim gözlerinde yken önce mali ne. Cemalim gark olmuşken senin gözlerinden değil. Senin gözünden kendi gözünü görürken senin dilinden. Sana. Şarkılar söylerken senin dilinden sana. Nağmeler okurken. Sen ister miydi ki araya perdeler girsin gül bahçesinde. Gül derken ister miydi ki. Araya ayrılık perdesi gelsin yine sabretmek düşer. Her ayrılık perdesine. Ümit etmek düşer yine. Usta penceresine ulaşmak için bu. Haydi kalk melami kardeş bu gece. Sonsuzluğa bir kanat çırpalım geçelim kendimizden vücut şehrini bırakalım. Çanakkale. Boğazı’na alsın götürsün okyanuslara bu köpeklerine yemezsin balıklarına. Şifa. Biz terkedelim vücudu bırakalım. Çanakkale geçitlerinde de üvey kuşu gibi değil. Onun kanatlarına verip onu da olacağım olmaz mıydı. Evet o sizi çağırdı gün hamd ederek davetine uyarsanız.

ve çok az kalmış olduğunuzu zannedersiniz. İsrail’deki o bu çağırış bir küllidir bir mecbur. Instagram ha istikamet çağrış ölümdür bir. Herkes bir gün her nefes. Her nefis ölümü tadıcıdır. Ya ben tekrar. Özür dilemekten söyleyeceğim avvam içiniz he has için ölmeden önce ölünüzü takmak vardır he has için onun çağrısını beklemek vardır ve yine. Araf. AET 25 burada. Yaşar orada olur ve oradan çıkarırsınız var bunun. Toprak bazında alırsak. Evet burada yaşarız burada oluruz buradan tekrar çıkarırız yak bunu da teller olarak düşünmeyin. Allah bizi onlardan eylesin nur da davetinden kaçınmak ve gizlenmek için ölçülerini bölünen ve parmaklarıyla kulaklarını tıkayan kâfirlerden yeryüzünde dolaşan tek bir insan bırakma dedi ta ki davet ömürlü olduğu gibi menfaat oğlumuz mi. Evet ne yaptın.

ruh 26 dedi ki. Rabb’im kâfirlerden yeryüzünde yurttutan hiç kimse bırakma. Hatta meşhur duruyor var oğlu dedi ki hani daha sığınırım beni sudan kurtarır demişti bu nokta dedi ki bugün rahmetine. Erişen den başkası için. Allah’ın burundan. Kurtuluş yoktur aralarına dalga girdi oğlu da bulanlardan oldu. Hut 43 mi. Evet. Önümüzdeki ay buradan devam edeceğiz inşallah. Hakkınızı helal edin sürçü lisan ettiysek affola ben yine sözümün sonunda bunu söyleyeyim. Arabi okuyup şerh etmek bizim haddimize değil biz okuyoruz anladığımızda dilimize geleni aktarıyoruz. O yüzden muhakkak ki yeryüzünde arabayı bizden daha iyi bilen dahi değerlendire bu noktada daha iyi. Işık saçacak insanlar vardır ya o yüzden yeğenin değilse her zaman için bulunca çinilerden. Özür diliyoruz soru servis. Bu arada ayeti kerime.

bakabildin mi bi. Arapça’sını oku. Emin halaknaküm ve fiha. Noel hüküm. Emin. Haluk rüküm taratan uhra minha ondan halaknaküm sizi yarattık ve fiha ve tekrar ondan. Noel döküm döndürüleceksiniz döneceksiniz ve minha ondan. Ohrid hüküm çıkartacağız sizi tam bu tekrardan uğrayan tekrardan son bir kez daha çıkaracağız aslında. Toprak kelimesi geçmiyor burada meallerde. Yine toprak yazmışlar meallerde. Toprak yazmışlar değil mi. Ben de o yüzden. Normalde özellikle. Baktım ya benim arapçam çok iyi değil ama orada. Çünkü. Toprak kelimesi geçmiyor ayetin başında da bu yeryüzünde sizi yarattığından bahsediyor ve. Allahü teâlânın yine in. Nefize like onu da var la yeten deliller. Elbette. Elbette deliller vardır lille’in ha o akıl sahipleri için deliller vardır diyor daha sonra ondan yarattı sizi ben.

direk. Toprak ibaret yok mi. Ha dedi. Toprak da olabilir işaret zamiri. Hani ha işaret zamiri ha işaret zamiri oradan manasında minden manasını hale birleşince ondan manasından deyince neden işte. Ondan o aynı zamanda şahıs zamiri beni. Evet tabii. Ondan deyince o you. Normalde hudâ Oo bin ha deyince mi noda şahıs amerie. Muhtemelen. Tarık. Toprak kelimesi mühendis bir kelime olduğu için ha işaret zamiri de mi annesi burada o şekilde oradan yorumlamışlardır bu ölüme. İlahiyatçı var burada bir tane toprağım işaret ediyorum. Evet. Evet hocam da toprağı işaret ediyor dedi. Yusuf. Hocam. Allah’ın varlığına deliller için gibi buradan yorumlarsak da yine allah-u teâlâ’ya çünkü en son söylediği topraktan bahsettikten sonra la yattım diyor. Elbette deliller vardır o delil kelimesi.

de mi. Annesi bir var oradan da. Alo talyan ilahiyatçıların içine bir bomba açacağım. Böyle. Giderse benim küfürlü feda verebilirler ara hoş. Bizim ilahiyatın eski dök hanımıydı gelen sohbetlere gelen eski dekanı değil mi o küfür ve fetva vermedi ama evet. Teşekkür ederim. Estağfurullah. Allah razı olsun ama yine de bir hata yapmayalım o yüzden baktırdım yandan böyle benim araba. Arapça çok yakın çok. Yok değil miyim hiç yok abone ol bu toprağı yorumlamış lar yorumlayarak. Tan gelmişler. Ama hocam yorumlayarak da demiyor. Yusuf. Hocam kesin kattığı söyle de mi. Yusuf. Hocam. Yok. Öyle değil mi. Toprak mı kast orada tamam sıkıntı değil normalde. Toprak takas edilse. Zahir mana çıkıyor oradan aman ondan deyince işim birde. Batın manası var. Her.

ne kadar ilahiyatçılar ve. Diyanet işaret tefsirleri karşı. Sada sufiler işaret testidir ve sufiler birazdan manaya. Bakar. Öyle söyledi ya da. Can nasıl olsa. Burada bir hoca var manası nasıl saçı ben o yüzden rahat konuşayım hocam sen varsın de rahat konuşuyorum. Bakalım kutlar. Hocam siz hem. Mesnevi çevir misiniz hem. Yunus. Emre çevir misiniz. O yüzden siz mânâ tarafında sınız bir kimse. Çünkü bakalım hem. Mesnevi çeviriyorsa dinamosu çeviriyorsa mana hile demektir. İnşallah hem son toprak kelimesi de aslında geçmiyor artık kelimesi geçiyor. Daha önceki artık geliriz. Evet artık bu. Aleykümselam hocam ben bir sormak istiyorum. Benim inanmayan bir arkadaşım var ve bay. Evet efendim. Ne güzel dedim ve bana şeyi sordu odun eden yarattın içinde. Didim mesela ama.

âlim dediniz de yaratıcı için ve son bilmek istiyordu ve sonra bilindi ve bende şöyle cevap verdim din kültürü. Öğretmenim bana. Neden bizi rahat diye sorduğunda gitsede. Yok onu biraz onu bir. Sanatçı kelbi sanatçı olarak düşün dedi ve sanatçı ne yapar yaratır dedi. Ben de bu şekilde cevap verdim. Ama tabii ki tatmin olmadı ishal eden söylemişim nasıl buldun mu beni okumadım okumayı istiyorum misafirler öyle örnekler verir. Evet. Nasıl onlar bir yanıt vereceğimi bilemedim. Bir de dedim burada ince bir çizgi işte burada başlıyor. Ben de bu sorunun cevabını çok fazla merak ediyorum ama bu sorunun cevabı ama öteki tarafta öteki. Alem deyken sormak istiyorum. Ve o şekilde alabileceğimi düşünüyorum burada normalde hani yaratılışla alakalı bu döngü hadis.

Kutsiye bağlıyoruz bilinmez hazineydim bilinmek li istedim evet. Ama normalde bizim ona verebileceğimiz. Bu noktadan için yaratıldık iyi yaratıldık sorusunun cevabı bu dinin vermiş olduğu cevabı bilinmez bir hazineydim bilinmek ne istedim. E şimdi. Normalde zaten bilmez bir hazine bilinmektedir istemesi kadar normal bir değil normal bir normalmiş ya. Evet tabii. Ben ona bazı şeyler de söyledim. Örneğin dedim düşün ki dedim sen haklısın toprağa karışınca yedim hayat boyu mesela hani kötü alışkanlıklardan vazgeçmiş ve iyi bir hayat yaşamış olarak öleceğim. Ve toprağa karışacağız bir düşünelim ben haklıyım o zaman ne yapacaksın dedim biraz düşündü. Ama tabii yeterli olmuyor. Belki benden daha dolayı eksik bir. Öyle düşünme sonuçta. Dünya üzerinde herkesin ancak değil ayeti kelimede çok ağzınızı iman etmiş demiş.

Bir de bir daha sorabilir miyim. Nuh. Aleyhisselam kendi kalma için demişti ya. Allah’ım sen onları kendi dizi zihniyetinde yok et diye ben burada şunu merak ediyorum anlattıklarınızı böyle. Tüylerim diken olarak dinlettim bir nevi onun zürriyetini de yok olmuş başımıza gelen her şeyi baktığımız her yaratıcı gibisinden hissettim ve onun zirvesine yok olmak. Hani demiştiniz ya bu. Beddua değil aslında güzel bir. Peki bu insanlardan onlar. Rabbin. Rabb’inin zürriyetinden yok olduklar doc ve ahiret gününde hesaptan hesaba çekilecekler mi yoksa hesaba çekilecekler tamam mı hesapları çok şedit olmayacak mesela on yıl günah işleyen bir kimseyle. Yüzyıl günah içen insan aynı şehitlikte olmaz. Hatta. Yüzyıl günah işledikten sonra günahı miras bırakan bir kimsenin cehennemdeki azabı aynı şehitlikte olmaz arkadaşsınız. Çok.

teşekkür ederim. Kim. Soracak sana sorsun hali dinine geçmeden mikrofon tamam mı bu bir dahaki ay. Programı 8 Ekim. Salı günü. Akşam sekiz buçukta yine burada gerçekleştirecektir tüm. Misafirlerimiz davetlidir. Hayırlı akşamlar abone ol.

İlgili Sohbetler

Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için Tasavvuf – Vikipedi sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi konulu bu sohbet Mustafa Özbağ Efendi tarafından gerçekleştirilmiştir. Daha fazla Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi sohbeti için sitemizi takip edebilirsiniz.