Arabide Fusus Okumaları

30. Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi

Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi konusunda Mustafa Özbağ Efendi sohbeti. Bu yazıda Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi hakkında tasavvuf perspektifinden önemli bilgiler ve değerlendirmeler bulacaksınız.


Bu okumalarını hepiniz hoşgeldiniz şimdi açılış konuşmalarını yapmak üzere bu. Tasavvuf. Topluluğu akademik danışmanı öğr et. Dr öğretim üyesi aykuş koyacağımızı sahneye davet ediyorum. Değerli misafirler bugün. Sayın. Üstadımız. Sayın rektör yardımcımız. Biz. Sayın. Deniz teknoloji bilimleri öğretim üyesi sepro fesör. Dr. Murat it hocamız. Aramızda bir de kutlu hocamız var. Kutlu hocamız çok renkli çok. Mütedeyyin bir kişilik. O kendisi. Doğu. Türkistan’da. Doğu. Türkistan’da şu anda. Çanakkale’de. Japonya vatandaşı. Murat hocamla birlikte bütün uzak. Doğuyu. Feth ediyorlar. Allah’ın izniyle en son. G20 zirvesi sırasında da olsa kadar üniversitemiz adına konferans saydılar bu öyle hocamızın. Çok önemli eserleri var. Bunlardan bir tanesi de 1992 yılında ben. Yunus. Emre. Divanı çinceye çevrilmesi hocamız. Aslında. Akademik olarak tasavvuf kökenli. Ocak ve. Hz.

Mevlânâ’nın eserleri onların. Japonca’ya çinceye aklı dinleteceğim işadamı. Sayın. Mustafa. Bey. Mustafa. Özbağ. Efendi ise kendisine bir. Türkçe. Mesnevi takdim edecek. O yüzden. Sayın. Kutlu hocamızı ve. Sayın. Üstadımız davet ediyorum. Buyurun hediyeleşmek ve aktin leşmek üzere bu. Az önce ev sahibi olarak. Mustafa. Bey. Üstadımız. Bir mesnevi-i cildini. Kutlu hocamıza takdim ediyordu laf çekerim. O ne. Bu bir daha bir fotoğraf alacağız takvim sırasında abone ol bu ön. Üstadımız. Sayın. Mustafa. Özbağ beyefendiye. Kutlu hocamız bir. Japonca. Mesnevi takdim ediyorlar abone ol ne dedi bu boşnakçası biliyorduk mesnevinin. İngilizcesini fransızcasını. Boşnakça sını almancasını biliyorduk japoncası bilmiyordum gerçekten çok memnun oldum. Teşekkür ederiz inşallah bunu tekkeye koyalım gelen turistler. Çünkü bir hayırlı. Japon ve. Güney. Koreli turist geliyor onlarda. İnşallah.

faydalan sana da. Teşekkür ederim. İnşallah eğer müsaitse. Kutlu hocamız sizlere bir iki kelam buradan bir mi. Merhaba bir kelam etsin o. Doğu türkistanlı kardeşlerimize hakkında birkaç bir söylesin olur. Selamünaleyküm bu. Amin. İstanbul. Türkiye’nin çok zayıf ama konuşmak istedim ben kendim. Doğu. Türkistan’da büyüdüm şimdi. Japonya’da yaşıyorum. Japonya’da uluslararası ilişkilerinde bunun üst et olacağı şimdi. Çanakkale. Altay oldu burada geldim. Mevlânâ hakkında çok bilgim var çocukluk zamanımızda. Doğu. Türkistan’da. Orta. Asya’dan her yerinde. Mevlânâ’nın mesnevileri meclislerde okuyacak bitti. Bu zamanda bizde. Mevlânâ’nın. Mesnevi’den okuduk. Çünkü. Mevlânâ’nın. Mesnevi düşünmek anlamak için. Paris dilini bile öne öğrenmek daha önemli olduğu için. Bizim meclislerde çocuklar önce kur’an-ı. Kerim oldu. Sonra. Arapçada karışıyor yıllarda bilgi veriliyor mezhebini. Ben çok sevdim içinde olanını mm.

altında. Biz. Japonya’da 15 kişi geldik konuya yaptık. Mevlânâ’nın falan onu da gördük falan. Japonya’da. Mevlânâ hakkında. Mini bu 35’inde. Elif defa abdesti. İbrahim. Türkiye’nin gelen din sonra. Mevlânâ toplantıları. Bunlar devam etti uzun sonra bizim üstazımız. Nimet var hocam da şimdi kadar devam ediyor. Tokyo’da kumamoto her yerinde. Mevla’nın toplantıları var. Mevlânâ Sadece küçük 7 dünyanın heryerinde. Allah’ı sevilen de. Allah’ın sahip millete seven insanların kalbini normal an büyük insanlar hepinize bir ezeldeki. Allah yerini cennet makarnanın mu kamerasının lahananın. Ben yeni herkezden burada. Ha evet hocamdan an sayesinde. Bugün toplantı katıldığım için çok memnun bu. Mevla’nın ve mesnevisinin. Japon çevrende önceden. Japonya’da. Mevlânâ hakkında kitaplar yayınlandı değil. Ben bir yayınlanan yayın vardı onu bile konuştum. Mevlânâ hakkında bir.

kitap yapsak daha güzel olur. Ondan sonra. Mevlânâ hakkında bu yayınladım intoks 190 içinde 2 bir arkadaşım vardı o ilk defa bana divane. Yunus. Emre’nin. İpek indim bana verdim ben divan-i. Yunus. Emre’nin divanın şiirlerini çizim. Biz için. Orta. Asya. Türkleri için daha kolay okumak. Çünkü eski. Çiftçi olan için kelimelerde falanlar da gram açıkladı çok zorluk yok şimdi. İstanbul türkçesinde bizi çok zorluk var çünkü. İstanbul. Türkçesi. Ee çok bir süre. Fransızca. İngilizce böyle kelimeler olduğu için daha eski. Türkçe’nin farklı olduğu için bizi zor ama. Mevlânâ’nın eserleri. Yunus. Emre’nin eserleri eski. Türk edebiyatı nesnedir. Biz daha kolay. Çünkü bunlar önce de. Doğu. Türkistan’da. Orta. Asya’da. Buhara’da semerkant’ta her yerde medreselerde okunuyor sadece. Orta. Asya’da. Doğu. Türkistan’da meclisten sadece.

Kur’ân-ı. Kerim mi. Elif değildir edebiyat. Tarık. Türk tarihi. İslam. Tarihi. Bunlar hem de çocukları bilgi veriyor şimdi kadar. Ama şimdi. Doğu. Türkistan’da çok zorluk var ya. Doktor kişilerde 5 milyonlarca. Doğu türkistanlı kampına. Zindanlarda yatıyor camiler kapandı kurallar yangın içinde kaldı ama buna sahip çıkan insanlar çok az. Mendilim sene oldu. Doğu. Türkistan hiçbir gitmedim hiçbir akrabalarım bilen telefon falan görüşmelerde. Yok onlar mermiden telefonu görürse onların izinden atacak onların görüşmesi yasak. Doğu. Türkistan’da her bir ailenin bir hikayesi bir. Face cesaretimin ailem değildir. Sadece ben değilim her bir ailenin bir faces var onda şimdi kadar dünyanın heryerinde anlatmak istiyoruz bunu. Amerika’da. Avrupa’da. Türkiye’de inşallah iyi günler olur herkesin. O ne gene. Allah’ın istiyoruz. İnşallah iyi olur sizden tanıştırdım.

Şimdi burada olduğum için çok mutluluk. Ben dua edeceksiniz. Doğu. Türkistan. Türkler için. Orta. Asya. Türkleri için dua edeceksiniz herkes mutluluk olsun. Çok teşekkürler bu hocamıza konuşmalarından dolayı teşekkür ederiz. Şimdi sen su lekem okumaları ve şerhini gerçekleştirmek üzere. Üstadımız. Sayın. Mustafa. Özbağ. Efendi sahneye davet ediyorum geldi misafirler programı karşıya yansıtılan projeksiyon dan takip edebilirsiniz programın ikinci kısmında interaktif olarak sorularınızı soğuk. Ee cevaplarınızı alabilirsiniz internetten izleyen ve kişiler içinde 535 627 71 45 numaralı. WhatsApp hattına sorularını iletebilirler burada canlı olarak. Üstadımız cevaplayacaktır. Hepinize iyi seyirler dileriz vizon. Neyse ben söyleyeyim tamam bu internetten izleyenler için tekrar bir not düşeyim. Hakkınızı helal edin çünkü özür dilerim küçümsemek için söylemiyorum ya internetten çok fazla fazlaca izleniyor ev oradan da.

bu sefer izlerken buraya soru sormuyorlar. Benim mail adresime soru soruyorlar ben özellikle oraya da zaman ayıramıyorum cevap yazmak için. Ayrıyetten bir de hani sohbetin sıcaklığında sohbet akıp giderken sohbetin kendi mecrasında sorulursa. İnşallah daha iyi daha güzel olur ve aynı zamanda da buradaki sorulardan bu buradaki. Kardeşler ve sonra da dinleyecek olanlar bu daha fazla faydalı faydalanır diye düşünüyorum. Bir de o içeriği ve dokundukları farklı. O öyle olunca bunu. Normalde işte konuşmak bu manada okumak ayrıyeten incelik isteyen bir biraz böyle. Kendimizi de verdiğimizde akıp gidiyoruz ama sonradan kendi konuştuklarımız a geriye dönüp baktığımızda hangi akıllı onu konuştuk dedi kendi kendimize düşünüyoruz. O yüzden. Normalde bilhassa internetten izleyen arkadaşlar ve kardeşler için sorularınızı buradaki. WhatsApp numarasına gönderirseniz daha.

iyi olur ya kaldığımız yerden devam edeceğiz inşallah o en son. Nuh kavmi aralarında birçoklarını delalete düşürdüler tek olan ilahın çeşitli yönlerini ve nispetleri sayma kutusunda halkı şaşırdılar buraya okumuştuk buradan devam ediyoruz kitaba mirasçı ve arınmış olan nefislerine zulmedenler ise bu zulümlerine arttırma the lar onlar. Kur’an’da sözü geçen üç taifenin birincisidir lan. Çünkü. Allah bu tarifeyi muhtas. It ve sapıklardan önce zikretti bunları ancak. Dalal hayret cihetinden. Üstün kıldı ve bu malum. Hz pil. Fatır. Suresi ayet 32 affediyor bu fatura. Suresi ayet 32’de. Cenâb-ı. Hak buyuruyor ki sonra biz kitabı kullarımızdan seçtiklerimize mirasçı kıldık. Kuran’ı ve hatta. Biz buradaki. Tabii müteşabih bi. Bu sadece. Kuran’ı anlamında. Biz bunu anlarsak ve o da. Adem’den itibaren peygamberlere gönderilmiş olan.

Mukaddes kitapları olarak da algılayabiliriz burada kitap denilince bütün varlık alemini de algılayabiliriz ben burada kitaptan kastım. Muhyiddin. İbn. Arabi. Hazretlerine. Allah. Halim bütün varlığı kast ettiğine inanıyorum. O yüzden normalde. Çünkü bütün varlığı kast etmemin sebebi şu varlığın bütün de. Cenâb-ı. Hak’kın sıfat sal tecelli atları olduğu için o sıfat sal tecelli atlarının hepsini de. Cem olma veya da. Mazhar olma ve. Hatta buradaki kitaptan kasıp. Hz mu. Allah’ın zamanında peygamberler olduğu gibi bu peygamberlerden sonra veliler ve zamanın kutuplarında. Castell da olabilir buradaki. Normalde meseleye. Muhittin. İbn araba setlerinden bakış perspektifi. Hiçbirimiz. Belki de yakalamaya gücümüz yetmez ama bir nebze olsun yaklaşmaya çalışırsak bunu normal olmadı sadece. Kur’ân-ı. Kerim olmadığını hatta bütün kitaplar ve. Bütün veliler olarak da.

algılayabiliriz o yüzden kitabı kullarımızdan seçtiklerimize miras kıldık buradaki kitaptan levh-i mahfuzda çıkarabiliriz buradan kitaptan. Normalde zamanın ve evliyaların verilerini çıkardığımız gibi nefis muhafız da çıkarmamız mümkün onlardan kimi kendine zulmeder bu kitaba mirasçı olanların. Kimisi kendisine zulmeder. Sen kimi. Ortaokulu tutar. Kimi de. Allah’ın izniyle hayırlı işlerde önüne geçer. İşte bu. Allah’ın büyük lütfudur bu. Fatır ait 32a zp burada. Normalde. Kimisi kendisine zulmeder derken bu birinci tarifeyi başa alındığı söyleniyor kendi nefislerine a hz. Pir. Normalde bütün. Peygamber sallallahü ve sellem adetlerinden sonra gelen tefsircilerin yolunu izlemiyor buradan bunu tersinden bakıyor tersinden bakıyor derken nefislerine zulmedenleri birinci alıyor. Bunlar hayrette. Olanlar bunlar hayrette. Duranlar olarak nitelendiriyor bu böyle. Tabi bu açısı biraz o. Bu normal herkesin. Gittiği yol.

değil ben size şimdi bu ayeti kerimede. Hz. Piri daha iyi anlayabilmemiz için herkesin geçti gitti yoldan ilk önce anlatacağım herkesin. Gittiği yol ne birinci taife nefislerine zulmedenler bunlar normal. Kimisi nefsine zulmedici dir. Bunların kim bu kimselere iman edip tak farzları yerine getiren tak günah işleyen kah hatalarını içerisinde boğulan kah. Allah hatırına gelip tekrar geri dönen kimseler bunlarla alakalı ne bunlar nefislerine zulmettiler bunlar. Normalde bu tefritte olabilir. Bunlar da ifade olabilir günah k-bar de olabilir ama iman ehli. Bunlar. Ben. Bakın tekrar söylüyorum bunu herkesin gittiği yoldan anlatıyorum ikincisi nedir ki mide muhtes ettir bunu köftesinden. Ama bunlar farzları yerine getirirler günahlardan uzak dururlar. Bunlar orta yolu tercih edenlerdir bizim ta birimizde. Bunlar orta yolu tercih edip.

Normalde dinlerini makul malum bir noktada yaşayan kimseler kim ise. Allah’ın izniyle hayırda koşanlar dır önde koşan vardır. Bunlar da nedir bunlar o hani hadisi. Kutsi de farzları yerine getirip nafilelerle. Allah’a yaklaşıp. Allah’ı sever bunlar hayır da önde koşanlar mu ayeti kerimeyi. Siz. Normalde ister tefsiri. Kebir e bakın ister. Fahrettin. Raziye bakın. Bütün tefsirlere baksanız bütün tefsirlerde bu. Fatır. Suresi ayet 32 Aynı bu minval üzerine tefsir edildiğini göreceksiniz. Çünkü. Normalde. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretleri de. Tabiri caizse hadi ve bu tefsirleri destekler nitelikte ama normalde. Hz. Pirin tekrar burada bakış açısının farklı olduğunu söyleyeyim. İmam. Muhammed. Normalde bu ayeti kerimenin tefsirinde yine hadislerle. Kur’an tefsirinden bakabilirsiniz o hadislerle. Kur’an tefsirinde. İmam. Muhammed’in bu hadisi şerifini.

almışlar hayırda yarışanlar hesaba çekilmeden cennete gireceklerdir bu 33 taifenin üçüncüsü bu hayırda yarışanlar hiçbir zaman. Hesaba kitaba çekilmeden direkt cennete gidecek olanlardır onların. Normalde hesapları kitapları defterleri kitapları dönülmüş vaziyette ve orta yolu tutanlar kolay bir hesaba çekilecektir hadisi. Şerif’te kendilerine zulmedenler ise. Mahşer boyu hesaba çekilecekler ya. Allah’ın rahmetiyle onları affedecek. Ya ben onlar da diyecekler ki bizden. Üzüntüyü gideren. Allah’a hamdolsun. Şüphesiz ki. Rabbimiz çok affedicidir şükrün karşılığını verendir diyecek olanlar işte bunlardır diyor ve. E tabi böyle olunca. Normalde bu hadisi şerifin ne tipi ve kadar bu. Normalde neden. Hz. Pire kadar hz. Pir bu ayeti kerimeyi farklı bakmış ayeti kerime farklı bakmışlar. Ken hz. Pir. O da. Love hayrette sözünün üzerine bina etmiş bu kimseler.

nefislerine zulmettiler nefislerine zulmettiler derken bunları her daim. Hayret içinde kaldılar her daim hayretten hayrete geçtiler ve kendilerini zorladılar kandil. Bir daha da zorladılar daha da zorladılar noktasından bakmış ve normalde öyle bakınca da bu devam ediyor. Muhammedi ise ben sana olan hayretimi arttır dedi her an her yer vakit bunlara bir ışık görürse onun içinde yürürler üzerine. Karanlık basınca. Kalkarlar. Çünkü hayrete düşen için dönmek vardır dönme hareketi ise. Kutub’un etrafında dır ondan ayrılmaz hz. Pir. Bu bir kategoride nefsine zulmedenler ve dal olarak nitelendirilen bu saatleri. Hayret noktasında görüyor. Ve diyor ki bunlar. Hayret dediler ve hayrette olduklarından dolayı hep dua ederler. Yarın. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretleri. Nisan ile hayretimi arttır diye. Tabii. Muhyiddin. İbn. Arabi.

hazretleri bu hayretim artır bu sözünü bir hadis olarak alıyor. Bunu. Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretlerinin hadisi olarak alıyor. Bu sözü biraz incelediğinizde bazı kaynaklarda bu. Hz bebekler radıyallahu anh. Hazretlerinin sözü olarak da önünüze gelebilir ama. Muhyiddin. İbn. Arabi. Hazretlerinin tabi hadislerle alakalı veya bir sahil. Hadi salgısı farklıdır malum gazete. Pir. Eğer ki bir hadisi şerif manada. Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretleri vardı. Şerifi kendisinin sözü olduğunu beyan ederse. Muhyiddin. İbn. Arabi basittir o. Hadi. Şerifi sahih hadisi olarak nitelendirir ip sahih hadis olarak kabul eder. O yüzden burada da. Muhammedi işte söz ver benim hayretimi arttır sözünü. Ooo ne yapıyor bu noktada gazete. Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretlerinin sözünü affediyor tabi benim hayretimi ara ve her alanda.

benim nasibimi arttır benim. Lütfen mu artır benim ikramı arttır. Bu noktadan biraz daha. Safiye makamının hali bu nefis merak iplerin de. Safiye makamının hali bu halde ne huzur ve. Hayret makamı. Bu makam bu. Safiye makamını ulaşan kimseler huzurda ve her daim hayretler. O yüzden. Normalde o her daim hayrette olanlar aynaya ki noktasına git geçmiş vaziyette. E tabi bu. Hz. Ebubekir efendimizin sözü olarak da nitelendirilir. SD Sonuçta sufilik. Hayrettin üzerine kurulu malum. Biz zfi su okurken. Mesnevi’den çok fazla faydalanıyoruz ben. Mesnevi biraz da. Füsun şerh olarak görüyorum füsus küçük bir eser bakıldığında ama böyle bir tabi rica etsem bir tohum gibi ağacı ve meyveleri da ben onun ağacını fitrata meyveleri dallarını. Gıdıklarım da ben mesneviye benzetiyorum.

ya o yüzden fisu daha rahat anlayabilmek için mesneviye müracaat ediyoruz malum eski. Belki de bu zor bir hepsini birden böyle inceleyip araştırmak ama bence biraz daha doyurucu oluyor çünkü mesnevinin dili anlatımı vermiş olduğu örneklerle. Arabi’nin o kilitli o böyle ne girift halini anlamak ve açmak anlatmak. Bence daha kolay oluyor o yüzden bu ya. Hayret alakalı meselede mesneviye müracaat ediyoruz. Mesnevi’den. Tea hikmetinden sual edilmeyen. Allah’ın işini kim anlayabilir. O işin hakikatine. Kim erişebilir bu söylediğim sözler ancak anlatmak için söylenmiş zararlı söz söyler sözlerdir gah öyle gösterir. Ya bunun aksini dil din işinin künhünü anlamaya imkân yoktur onu ancak hayran olunur fakat din işinde hayrete düşen din işinde ay. RT düşen arkasına ona çevirmiş ondan haberi olmayan.

bir hayvan değil sevgiliye dalmış onun yüzünden sarhoş olmuş kendisinden geçmiş bir hayvandır. Ama bu hayrette olan. Hayret noktasında. Duran. Hayret noktasında durulan. Mümin. Aslında yüzünü sevgiliye dönmüş ve sevgilinin. Cemal’in da kendini kaybetmiş ve sevgilinin yüzünden dolayı sarhoş olup kendinden geçmiş kimse der ancak kendinden geçmiş kimseler hayrette olurlar. Çünkü hayret bu noktada pozitif aklı değil dinin karşısında intiharcı duran dinin karşısında dinle ve mücadeleden akıldan geçmek de mümkündür ve bu noktada bu ev. O kimse kendinden geçmiş. Allah’a hayran olmuş bir kimse ancak. Hayret noktasındadır yine. Mesnevi’den devam ediyoruz. Mısır kadınları da. Yusuf’un güzelliğine daldılar haberleri bile olmadı da ellerini bileklerine paramparça ettiler hayrete düşen ruh ne önü görür near the nice. Baba’yı terler vardır ki savaşta elleri.

ayakları kesilir de yine savaştan el çekmez kendisini sağlam sanırlar fakat sonradan görür ki el kesilmiş. Bir. Hayli de kanatmış da haberi bile yok burada hayreti hz. Pir anlatırken. Yine bize. Kur’an’dan bir kur’an’ ın bahsettiği bir olaya affeder ne yapar. Mısır’da. Yusuf’u görünce ellerini kesen. O Kadınları anlatır ve o kadınlar. Üzül ey ha yakın almışlardı. Üzül. Ey. Han’ın. Aslında kınalıkları. Üzül. Ey. Han’ın aşık olduğu onun aşkını kılmışlardır. Züleyha onlara çok güzel bir ders vermişti ne yapmıştı bütün. Mısır sosyetesinin toplamış hepsinin ellerine birer elma ve birer de meyve bıçağı vermişti bugünkü dinle ve demişti ki hiç kimse. Ben. Haber verince kadar ellemeye. Jack hiçbir şeye ve herkesin tabakları ve bıçakları elmaları dağıtıldığında. Yusuf içeri çağırmıştı. Yusuf’un güzelliğini.

gören nasıl kadınları farkında olmadan hepside ellerini kesmişlerdi işte siz o güzeller güzeli o sevgililer sevgilisini gördüğünüz anda. Hayrettin iz ve hayreti o zaman tanıyacaksınız şimdi hiç güzellik görmeyen. Bir güzellikle karşı karşıya kalınca hayretten kendinden geçer ve. Hayret olunca bir dudak kalmaz göz kulak kalmaz hayrete geçince arkadaşlar alıp da. BİM’den geçer ve yok olur gider kendisini dahi unutur işte. Hz. Mevlânâ Celaleddin. Rumi. Hazretleri bize hz. Pir. Renault hayretimi arttır. Muhammedi sözünü ve hayreti bize böyle. Açıklıyor işte bir. Sufi. Bir. Allah dostu bir. Allah yolcusu. Allah’ın sıfat sal tecelli adlarını gördüğünde o kimse hayrete geçer hayrete geçince de o kimsenin bu manada bu pozitif nokta değil dinle savaşan dinle atışan aklı ondan gider ve yine. Mesnevi’den bir.

Hayret lazım ki düşünceleri silip süpürsün ayret fikirleri de yok eder zikirleri de o. Hayret makamının artık sevgiliden başka bir şeysi gözü görmez ve hayretle olan kimse sevgiliyle oturur sevgiliyle kalkar hayretle olan kimsenin artık sevgiliden başka işi aşırı eşi gücü hiçbir sesi kalmamıştır yine pis olsa dönüyoruz. Halbuki merkezden uzağa giden bir tarafa meyle de merkezden uzağa giden bir tarafa meyleder bir noktada. Bu devir ve. Sebat etmez o. Maksat. Tan uzaklaşmıştır o hayale kapılan an kendi hayalindeki şeyi. Arar onun gayesi o hayali varmaktır. Onun için başlangıç ve son ve ikisi arasında mesafe vardır yollar vardır yollar uzar gider. Ben. Hani bazen bir örnekleme veririm dedim ki bir merkez 345 tarafa yolu var siz o merkezden bir metre.

biraz daha yürürsünüz o. Örneğin işte. Çanakkale’de buradan çıktığınızda bir köprü var köprüden o metre sağ gittiğinizde. İzmir’e gidiyorsunuz bu o metre daha dolaşır sanız. Sen. Bursa’ya gidiyorsunuz bir 10 metre bu tarafa dönerseniz tekrar. Çanakkale’ye geliyorsunuz. Aslında o dönüş. Yollarına baktığınızda çok kısa mesafeye ama çok kısa mesafe yol uzunca ayrı dünyalara gidiyor din algısı böyle bir algıdır merkezde durdunuz müddetçe sizin. Normalde size bir zararı olmaz. Ama küçük yol ayrımları yok öldürülmeye başladığında davası ayrılıklara döner küçücük bir şeyler. Halbuki o yüzden. Hz. Mevlânâ Celaleddin. Yılmaz getir mesnevisinde bu manada dar bizim sivri ucu muz. Kur’an ve sünnete bağlı. O öyle. Derya. Muhammed. Mustafa’nın şeriatına bağlı mı öbür ucumuza alemlere. Seyran ederiz deriz de. Mesnevi’de geçer bu bir.

kimse merkezden ayağını kaldırırsak bu onun merkezdeki duruşu. Bozulur o kimse savurmaya başlar yol ayrımı olur siz küçücük düşünce farklı olarak görürsünüz ama o ileriye doğru yürüdüğünde. Mesela bu parmakların birleşik ama hafiften. Ben burada ayrıldığımda burada kaydı ılık bir santim ise buradaki. Ayrılık on santime daha da ayırdım da de aynı evden çıkmama bir sürü yol çıkmış oldu merkezden ayrıldıkça. Ne oldu birbirlerinden ayrıldılar birbirlerinden ayrıştı lar. Hz. Muhittin’in araba xatir diyor ki. A merkezkaç kuvveti noktasında da gördüğünüzde. Normalde bir şeyi kendi ekseni etrafında döndürdüğünüz de aynı. Merkez içerisinde kalır ama onu. Eğer siz bırakır fırlatır sanız merkezkaç kuvvetiyle ne yaparsa ötelere gider bunu. Normalde arabalarda da vardır ya merkezkaç kuvvetini hesaplayarak. Tan virajları yaparlar. O yüzden bir.

kimse dedin noktasında merkezde durduğu müddetçe bir sıkıntı yoktur ama. Küçücük de olsa sapmalar ileride büyük yol bu ayrılıklarına sebep olur hz. Pir diyor ki. Yol uzayınca merkezden ayrılınca insanlar. Maksat. Tan uzaklaşırlar. Aslında tarihi bir ders veriyor bize. Kur’an ve sünnetin merkezinden uzaklaşanlar bir müddet sonra sakın ulaşırlar. Ve sapıkla sherlar bu çok önemli bir derstir. O yüzden. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretleri. Size iki bırakıyorum kim sımsıkı yapışırsa kurtuluşları bunun birisi. Allah’ın kitabı. Kur’an ikisi de benim sünnetimdir diye buyurmuştur şimdi merkezden ayrılanlar bu noktada. Ne yaparlar. Maksat. Tan uzaklaşırlar hayalet kapılan kendi hayalindeki şeyi ara ve her hayal kuran kimse kendi hayalindeki ne arar bu hayali genişletebilirsiniz bu mesela sında. Normalde hafif gibi görünen bir mesela.

Ama bunu. Allah’ın zatı ve sıfatları noktasında düşündüğümüzde. Allah eşittir nedir diye düşündüğümüzde. Herkesin kendince kendi algısı. Herkesin kendince kendi inanca çıkar ortaya da ve insanlar ten. Dinlenince. Hayal kurallar ve bu hayalin peşine düşer birisi üniversiteye gider. Ben. Türkçe olacağım doktor olacağım da bunun önce hayalini kurar ve bu hayalini kurduktan sonra o hayaline koşmaya başlat kendince o hayalini kurmuştur. Çünkü o hayale doğru konuşacaktım hakkıdır onun. Çünkü o. Hayal kurmuş hayalini. Konuşacaktım ben hayali çok önemserim. Hayal siz insan boş insandır hayalsin. İnsan hedefsiz insandır. Hayal siz ve belki de insan bile değildir neden bir hayali yok bir hedefi yok bu kimsenin bir hayalin olmalı bir hedefi olmalı bu dünya hayatı için de böyledir. Biz ne zaman bir.

Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi Hakkında

şeyin üzerine. Hayal kuramaz. Sak. Biz o geliştiremez. Biz o daha ileriye götüremez. Biz o derinleştiren miyiz. Bir kimsenin bu noktada yüksek. Hayaller olmalı. Ülkesi için yüksek. Hayaller olmalı kendisi için yüksek. Hayaller olmalı. İslam dünyası için yüksek. Hayaller olmalı insanlık için yüksek. Hayaller olmalı ve de. Melike kimse öyle bir hayal kurmalı öyle bir hayal kurmalı devasa bir hayal olmalı ve bütün her şeyle o hayaline koşmalı bu muhteşem bir. Defne zamanki toplulukların hayalleri bitti o toplulukların ümitleri bitmiştir ümidimi ten küfüre düşer. Allah muhafaza eylesin o. Hım bol tembel kenarda duran bir kimse olur. İslam dünyası ümit etme bu değer etmeli o hayalini ve ümidinin peşinde koşma alıp kocaman. Hayaller kurmalı ve hatta kendi dairesinde küçücük. Hayaller kurmalı.

önemli değil. Hayal kurması önemli. Hayal kurabiliyor sa muhakkak bu muhteşem bir noktaya gelir o yüzden. Allah’ı tanıma da ve bilmede de o kimse. Hayal kurmalı hz. Pir. Bu da hayal kuran hayalini koşar diyor ve herkes hayaline koşar hayaline koşarken burada. Allah’ı tanımadı ve bilmede bizim kurmuş ve kurgulamış olduğumuz. Hayaller bizde saplantı olmaması lazım. Hiçbir ve tenzih te teşbihe takılanlar ve tenzih et takılanlar. Allah’ı tanıma da ve bilmede güçlü çekecekler nakıs mi. Hale geleceklerdir bu gazete bir diyor ki bir kimse hayalet kapıldı mı. Kendi hayalindeki şeyi. Arar. Allah’la alakalı da insanlar bunu ara bu. Allah’ı tanıma noktasında da insanlar bunu. Arar. Hani zaman söylerim ya. Birisi. Allah’ı tanımlarken mesela sadece. Rezzak verici olarak düşünün ve hatta.

zaman söylerim ya işte yıllar önce. Birisine sordum cennete girdiğinde ne yapacaksın muz yiyeceğim dedi adam var cenneti mu yeme yeri olarak gördü kendince hayali bu veya tahmini. Hayal kurallar ya kendince o kimse çok güzel hatunlara sahip olacaktır nerede cennette kendince çok iyi adamlara sahip olacaktır nerede cennette. Neden. Çünkü onun adamı ya problemi vardır o adamla problem yaşadığından dolayı o kendi. Çok iyi adam hayalini cennete koymuştur o kadın muhakkak ki iyi bir adam cennette kavuşacak ve hatta bir erkek kendince. Güzel ve iyi bir kadınla buluş ama mıştır tanışmamıştım evlenmemiştir kendince o cennete girecek cennette. Huri alacak o öbürsü kılman alacak öbürkü. Huri alacak. Onun. Dünyası. Bu şunu düşünmez. Ben. Cennete girdim de. Allah’ın cemali ne kadar.

koyacağım her anımın tecelliyatı ayrı düşüncem. Ben cennette onun cemaliyle. Müşerref olacağım ve cemal’den. Cemal. Sen neden perdeye geçeceğim bunu düşünmez o kimse sebebi ne o çünkü kendi hayalinde güzel bir kadın var bizim de bir kardeşim arkadaşım öyle dedi cennete girdiğinde. Sibel. Can alacağım dedi bana ya ben de durdum. Nasıl bir hayal bu diye kendi kendimi adamın. Cennet hayali oydu. Allah bizi affetsin. İnşallah şimdi bunu. Normalde bir kimsenin hayali ve gayesi zamanı mekanı adedi mesafesi belliyse bunun bir başlangıcı ve sonu olmalı o kimsenin hayali bir kadının onun hayali bir kadınsa kadına bulaştığında hayali son buldu onun hayalini çok zengin olmak zengin olduğunda hayali son buldu o kimsenin işine fabrika sahibi olmak fabrika sahibi olduğunda ne oldu.

o kimse hayaline ulaştı başlangıcı ve sonu var başlangıcın ve sonun varsa o zaman o alsa. Allah bilgisi ve. Allah’ı tanıma değildir başlangıcı ve sonu olan. Çünkü. Oo başlangıcı olmayandır. Çünkü sonu olmayanlara daha fazla eylesin. O zaman biz yine mesneviye müracaat ediyoruz bunu anlamak için herkes bir hayale kapılmış bir bucağı leşme dd11 define bulmak için bir mücadele kazma da biri. Bir. Hayal peşine düşmüş azamet sahibi olduğu halde dağlardaki madenlere yüz çevirmiş öbürünün hayale düşmüş sıkıntılı uğraşma larla didişmeleri ince çıkarmak için denize yönelmiş bir başkası papaz olmak için. Kilis’e kapanmış bir başkası da hırsız içindekine tarlaya düşmüş o yol kesen kurtulduğunu hayal etmiş bu ise. Hayal ince bir hastaya merhem olmuş biri. Peri çağırmaya koyulmuş gönlünü aklını.

kaybetmiş öbürü. Yıldız bilgisine katılıp nalını yıldızın üstüne koymuş bu gidişten içteki renk. Hayaller bu dışarıda da birbirine aykırı görünür bu ona bakıp. Ne yapıyorsun. Ne iş istiyor diye. Hayatta bu şaraptan her tadan kişi öbürünün yaptığını boş bulmada önemli kıblesini kaybetmişler bu en önemli burası. Ama bu herkes kendince birer. Hayal kurmuş ve. Hz. Mevlânâ Celalettin. Maze. TP Hayal kuralları böyle bir dolaştırdı bizi o. En son da dedi ki hepside dan kıblesini kaybetmişlerdir. Onun için herkes bir yana yüz çevirmiştir. İşte o kimsenin hayalimi. Eğer ki. Can kıblesi olursa o zaman onun yolu uzamadı. O zaman o merkezden ayrılmadı. O zaman onu herkes de bir şeyin etrafında habire. Sema etmeden bu kutbun etrafında dönme de bu eğer farklı.

hayallere düştüyse. İşte o zaman o ne yaptı bıo savruldu yine ama hiçbir olmayan bir hiçbir olmayan bir şeye aşık olmuş hiç var olmamış hiç var olmamışsın yolunu kesmiştir bu. Hayaller ortadan kalktı mı akla sığmaz şeyleri ne yapacak görünür sana ve bütün bu. Hayaller ortadan kalkınca akla sığmayan at açık görünür sana ya o zaman insanların kurmuş olduğu bu hayallerden kurtulursa insanla ve hayallerini istikametini. Can kıblesine döndürülürse. O zaman o kimse ne yapar menziline kavuşur şaşkınlığım dan bütün. Ömrümce hayalleri kıble edindim onlarda. Ecel gelince kaybolup gittiler. Bütün. Hayalleri kıble edindi hayalleri kıble deyince o şaşkın kaldı. Oysa hayalleri kıble edilmeyecek. Tiya ya. O can kıblesine bakacaktı burada. Sakın ha kendinize. Hayal kurmayı hayalden uzaklaştırmaya kendinize bir hayal.

Çok abes görmeyin kendimizce bir hayale kendinize odaklanmaya haber görmeyin benim bu dedim. Allah’ı bilmeye ile alakalı. Allah’ı sağ tanıma ile alakalı yoksa günlük işlerinizde dünya işlerinizde hayalinizi kuracaksınız. Kutup etrafındakilere dönenlere gelince bunlar için bir başlangıç noktası yoktur bir daire düşünün dairenin başlangıç noktası var mıdır. Hayır o dairenin başlangıç noktası yoktur. Çünkü bir dairenin içerisinde her daim döner ki bir iktidar lazım gelsin bir gaye yoktur ki onun üzerine bir insana hükmetsin. Böyle olunca da ondan tam ve mükemmel bir varlığı. Araştırmalar ve onlara toplu bilgi ve hüküm verildi düştükleri hatadan dolayı. Allah bilgisi denizlerine daldılar. Bu da hayret mertebesidir bitti dağ birşeyin başlangıç noktası bir de. İşe başlama intina da sona erme bu dairenin içerisinde bu kutbun.

etrafında dönenlerin başlangıçları ve sonları olmadı başlangıçları ve sonları olmadığı için ondan. Normalde devamını. Ne yaptılar o dairenin içerisinde duraktan mükemmel bir varlığa dönüştüler işte hani sözün ya dedim ya hz. Pir bu ayeti kerimeyi tersten bakıyor diye a ve diyor ki bunlar hatadan dolayı. Allah bilgisine daldılar bunlar bir hata yaptılar öylesine ağladılar öylesine feryat ettiler. Cenâb-ı. Hak da onlar ne yaptı kendi bilgi denizin attı kimdi bunlar nefislerine zulmeden. L bir tarif etti biz. Oysa normal yoldan gittiğimizde biz bu bir tarife günahkâr ve. Allah’ın. Normalde. Lütfi ile ikramıyla cennete girecekler olarak düşündük buymuş. Tayfun 3D free cennettir. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem azlığın hadisi. Şerif’i gelince. Ama bu üç taifenin bir tarifesini hz. Pir öbür günlerden üste.

çıkarmıştır. O Sen nereden çok daha fazla faziletli görmüştür çünkü bunlar kendi nefislerini ortadan kaldıran kimselerdir. Bunlar yapmış oldukları hatalardan dolayı kendilerini. Zoom nedenlerdir. Bunlar. Adem’in yolunda gidenlerdir. Bunlar kendilerine hatasız kusursuz görenler değildi ama bunları nasıl hataları asıl hataları da kendilerince kendilerini var görme noktasında bulmalıdır bu az epilin durduğu müthiş bir nokta bu kimseler ne yapıyorsun abone ol bu arada ya. Allah’ın işte bu noktada sıfat sal tecelli adlarının üzerinde zât-ı tecelliyat ınsar hoşuna bilmeyenlerdir zât-ı tecelli yatın sarhoşluğu bilmek o kimsenin kendisinde hiçbir varlık görememesidir bir. Çünkü varlık gördüğü için kendisinde kendi kendisini zaten nefsini. Zoom etmiştir varlık gördüğü için ve varlık gördüğü için kendisini her daim yakma ve yanında noktasına götürmüştür ve o kendisinde o varlığı.

dördü müddetçe kendisine en büyük. Günahkar görmüştür bu kimseler nefislerine. O yüzden zulmedenler noktasında her daim kendisini. Hayret noktasında tutan her daim hayrette kalan kimseler olarak görmüştür bu gazete bir burada bu ayeti kerimeyi taştan bak artarslan bakarak tander peki müteşabihtir sonuçta tersten de baksa. Kimse ona neden tersten bakıyorsun demez tersten bakarak. Tanrı nefislerine zulmedenlere daha önde tutmuş daha makbul tutmuş onları her daim. Hayret makamında görmüştür. Allah bizi o. Hayret makamda duranlardan eylesin. Hatta. Hz. Mevlânâ Celaleddin. Rumi hazretleri bu yakınlığı bize bahsederken oradaki ne olacak bu. Hey bilgi sahibi bilgi insanı bilgi iyi bakın bilgi insanı görüşe götürür dünyadakiler yakın sahibi olsalardı. Cehennemi gözleriyle görürlerdi bu görüş şüphe yok ki. Ya kimden doğar. Nitekim hayalde zandan doğmaktadır.

bırakılmaz etti bu söz söylerken bunu da yine bir hadis-i. Şerife dayandırıyor. Hani. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretleri diyor ki eğer yakın sahibi olsaydınız. Cehennemi ayakkabı bağınızı gördüğünüz gibi yakıyla görürdünüz yakın sahibi olsaydınız cenneti de cehennemi de ayakkabı bundan daha yakın görürdünüz yakın sahibi olmak bilgisi insanı yakın olmaya götürmeli yakın olan. Kimse görür yakın görmektir yakın gör. İyi o zaman bilgisi tam anlamıyla o kimsenin üzerinde de merkeze konmuş olur. Yoksa bilir. Siz az önce. Doğu. Türkistan’dan bahsettik. Biz. Doğu. Türkistan biliyoruz en yakın değiliz biz. Doğu türkistanlı biliyoruz. Doğu. Türkistan’da. Zulüm var öğrendik bilgi sahibi olduk ama yakın olmak o bilgi sahibi olduktan sana görmek bu aynı yakin olmak gittik aynı aletin gözümüzle gördük bizi orada.

Örneğin. Çin askerleri polisleri çevirdiler oraya katmak istemiyorlar yolda zorluktan çekiyorlar çıkarıyorlar zulmediyorlar alıyorlar karakollara götürüyorlar orada günlerce sorguluyorlar senin haberleşmeli kesiyorlar hiç kimselerle haberleşme miyorsun seni bir ajanda tutturuyorlar atıyorlar seni cezaevine evraklarını senin oyuna hiçbir zaman işleme tabi tutmuyorlar. Ailen seni arıyor nereye gittiğini içine gitti dedi. Oraya arıyorlar buraya arıyorlar 13 yıl 16 yıl on yıl bakım o kimse. Aynen öylesin olarak bunu yaşadı şimdi. Neden onu gördü bir daha kel yaşım yakayım mı onu görmek ne. Biz dışarıdan gördük bunları aynı. Elif’in oldu hakkel yakin. E bunu yaşamak. Bunu birebir. Yaşamak bu zulmü birebir kendi üzerine tecelliyatı hissetmek bu ne hakkalyakin noktası işte bilmek odur ki insanı yakın niye götürür bilgi insanı yakın nereye götürür ya.

kimlik seni görmeye götürür görürsün ne dedi. Hz. Ali radıyallahu anh. Hazretleri. Ben görmedim. Rabbe namaz kılmam. Devri. Demek ki bilgi odur ki o kimse ne yapacak en yakın niye götürecek yakinlik nedir görmektir yakinlik nedir görmektir işte ondan sonra ne diyor. Hz bir devam ediyor elhakümüt suresinde bu anlatılmıştır bilmen yatın olur bak da gör annene bu sure hatırlayalım. Siz ne diyor surede yakında göreceksiniz ama ikincisinde diyor. Evet. Yakinen göreceksiniz yakında göreceksiniz. Bileceksiniz demiyor. Tabi mufessirler bunu. Normalde nitelendirir. Ken. Aynen yakın birinci yakın görme bu ne bunu. İşte. Kabir azabı olarak nitelendiriyor lar veya kabir hayatı olarak iki aynaya kini hakkalyakin idi onuda diyorlar. Siz o mahşeri ve hatta bu manada işte hesabı kitabı yakında göreceksiniz tabi.

bunlar da müthiş abi ehli. Sufi bunu böyle düşünmüyor ama göreceksiniz bilgi inmez yakın olmaz. Sizi aynı ehliyetine götürmediği müddetçe. Siz çok özür dilerim. Ama. Kur’an’ın tabirinde bunu hani yap 13’ün söyler kitap yüklü eşekler deden. Yahudilerle alakalı o zaman bir kimsenin bilmesi ilmel yakîn olması onu aynı yakın olmasına götürmeli. Aynen ya kimlik de onu hakkel yakîn ne götürmeli ki işte bu. Hak. Gel yetkinlik hayrettir her daim. Hz. Muhittin’in araba. İbn aramaz defteri. O yüzden diyor bu da hayret mertebesidir o kimse. Allah’ın bilgi denizlerine dolar almak bilgi denizlerine dalmak onun aynaya ki. Niye oradan da hak gelirken niye götürür ki de götürür ki bu da diyor ki. Hayret mertebesidir. Tabii o yine arabaya dönelim. Allah bilgisi denizine.

Dalan. Hayret ehli su içinde ateşe girdiler. Allah. Allah bilgisi denizine. Dalan. Hayret eyle su içinde ateşe güldüler muhammediler hakkında ayette denizler tutuştuğu vakit buyurulmuştur nasılki fırını yaptığın vakit fırın tutuştu dersin bu durum içinde. Onlar kendilerini. Allah’tan başka yardımcı bulamadılar. Şu hale göre de. Allah onların. Yardımcısı oldu onlar ebediyen. Allah’ta helak ve fena erdiler bu normalde muhammediler hani. Allah’ı bilme denizin atınca diyorlar ki suya girdiler bir deniz suyu o sularda tutuşturur duvak ip ayeti kerimede var ya o yüzden normalde hani teşekkür suresi ayeti kerime altı denizler kaynatıldığı zaman 2017’nin araba zetor. Bu ayeti kerime yine tersinden yorumluyor denizler kaynatıldığı zaman ve. Normalde. Tabi bu kaynatıldığı zaman derken yine. Abdullah bin. Abbas ta. Bu ayeti kerimeyi tefsir.

ederken yorumlarken. Allah güneşi ayı ve yıldızları durup denize gömecek sonra bir. Batı. Rüzgarı estirecek olur. Rüzgar. Deniz üfleyerek onu ateşe çevirecektir diye bu et. Kerimi tefsir etmesi var temiz bir. Hz muhitinin araba zetleri. Müslümanları bu. Hayret noktasında olan kimseleri suya girmiş denizin. Allah’ı bilme noktasına girmiş de. Allah’ı bilme deryasına girmiş ve orada ilahi aşk da yanlış tutuşmuş kimseler olarak nitelendiriyor bu milletin hepsini araba zeytinin tersten baktığını. Hz ben sana. Cennet durulmaz defteri düzden bakarak tan bizi anlatıyor bir kısayla mı hızlı konuyu kapatacağız. İnşallah sizi daha fazla yormak istemiyorum şimdi abone ol bu hz. Pir. Hz. Mevlânâ Celaleddin. Yılmaz etleri bize bir kısa anlatır bu. Ateş ve. Su bunun içindedir bir. Derviş bir. Derviş ha. Allah.

Allah. Nasıl gördün söyle dedi. A Derviş dedi ki ne lik. Siz niteliksiz gördüm fakat söze getirebilmek için onu kısa bir örnekle anlatayım dedi gördün ki. Sol. Yanında bir ateş. Sağ. Yanında da bir. Kevser. Irmağı vardı abone ol ve solunda. Cihan hıpp ateşe 50-60 bir. Hısım kısım hafta ol. Kevser’e ulaşacağı ndan neşeli ve sarhoş. Fakat bu. Her kötü kişiyle her bahtı yağlar olanı şaşırtacak söz aykırı ve acayip bir oyundu oldu. Kim o ateşe kılıcımı atılıyorsa öbür. Yandık sudan baş çıkarıyordu kim suyu atılıyorsa berhal kendisini ateşin içinde buluyordu oldu. Kim. Sağ yana gidiyor o. Güzün güzelim suya dalıyorsa sol taraftaki. Ateş içinden baş gösterme dedi sol yanındaki ateşe balansa. Sayan’dan çıkma daydı var bunun sırrını pek az.

kişi anlıyor hasılı o ateşe pek az kişi atılıyordu ancak başına devlet satıcısı saçılan suyu bırakıp ateşe kaçıyordu halk evdeki hazır zevki. Mahmut edilmiştir. Bu yasa halk bu oyunu kaybetmiş bu oyunda zarar zararlı girmiştir bölük saf sal kurslarına uyanlar ateşten çekinme de suya kaçmada fakat suya. Dalan ateşten baş gösterme de. Ey hakikaten haberi olmayan ögret. Ali ibret. Cumhuriyeti’nin araba zevklerinin. Allah bilgisinde hayrete dalanlar suya daldılar ve. Ateş içerisinde kaldılar derken. Hz. Mevlânâ Celaleddin. Rumi. Hazretleri aynı meseleye tersinden bakarak. Tanya bu ateşe dalanlar suyun içerisinden baş gösterdiler. Hani bu hadisi. Şerif’i içinde çok hadis-i şeriflerde anlatmaya kalkarsak çok. Ala bişey ahir zamanda iman ateşten bir kor olacak elinde tutan eli yanacak atan dinden imandan olacak şimdi iman.

ateş gibi ani. Yine. Hz. Mevlânâ Celaleddin. Rumi. Hazretleri bize bir. Yahudi padişahtan bahsederdi sohbetleri birbirlerini tamamlayanlar bunu daha iyi anlayacaklar o. Yahudi padişah ne almıştı hendekler kaldırıp iman edenler ateşe arttırıyordu ve kız çocuğunun birisi. Ateş atılınca annesine. Seslendi dedi ki her anneciğim. Ateşe. At kendini. Korkma o dedi tuta secde etme. Ateş at anneside kendisine. Ateş atınca iman edenler teker ne yapıyordu kendilerini ateşe atıyorlardı ve. Ateş bu. İbrahim’i nasıl cennet bahçesi gibi karşıladı duysa o iman edenleri de cennet bahçesi gibi karşılamıştı ve. Yahudi ne yapmıştı askerlerine emretmişti insanlarına teşekkürlerini ya saklıyordu işte. Kur’an ve. Sünnet iman ve. İslam. Allah’ı sevme. Allah’a aşık olma dışarıdan ateş gibi görünür dışarıdan ateş gibi görünür ama o ateşe balonlar kendini.

o. Ateş adamlar. Kevser ırmağından baş gösterirler bu dünyanın zevki sefası nadal’ın artık kendi heva ve heveslerini kendi ipuçlarının peşinden koşanlar da kendilerince ateşten kaçıp suya daldıkları düşünürler ama onlarda. Ne yaparlar ateşin içinde cehennemden baş gösterirler bir diyelim buradan. Evet bu yüksek mertebeler den indirildi den devam ederim. Hakkınızı helal edin. Arabi okumak. Bence hep zevklidir ama aynı zamanda da. Arabi. Zorbey bir kimsedir öyle söyleyeyim. Tabi bu zor kimsenin fisu suyu en zorudur ve cahil cesareti olur this durunca bizde bu en zora burada. Talip olduk. Rabbim inşallah bizi bu zorlukları kolaylığı çevirdiklerini. Dem eylesin tabi bunda bizim. Yunus hocamla. Arabi sohbetlerimiz sebep olduğuydu evet hadi. Hoca ile beraber böyle bir proje oluştu. Bu projede devam ediyor. Allah.

inşallah devam ettirsin. Belki de bir üniversite çatısının altında herhalde. Türkiye’de böyle bir üniversite çatısında. Füsun konuşuldu yegane tek üniversitedir diyebiliriz zararlı başka yok bildiğim kadarıyla değil mi. Var mı başka yok. Bu normal değil. Evet. Ee. Türkiye’de ilk diyebiliriz cesaret edilecek bir değil. Allah bize yardım etsin inşallah. Allah sizlere de yardım etsin sorularınızı açıyoruz inşallah abone ol. Evet efendim yılan gitti. Peygamber. Efendimiz. Sağ olsun annemin duası da okumuştum hangi tatlı okuduğunu hatırlamıyorum ama sihrim açık öyle karışımı kolaylaştır hayretimi çoğalt diye bir. Hayrettin çoğalttı duasını başlangıcı olarak zihin zihni açık eyle vardı zihinden ne anlamalıyız bir de gönülle kalple bağlantısı var mıdır senin. Zihnim açık eyle kısma. Evet. Normalde bir kimsenin zihnin açık olması bir gördüğünü algılayabilmesi.

gördüğüne bir anlam vermesi iki duyduğunu anlam vermiş iki o kimseler ana ayeti kerimede insanlar düşündüğümü ki o insanlara o insanı düşünmeye sevk etmesi zihnini açık evlenmesi. Eğer. Normalde bir kimsenin mi zihni açık değil ise o kimse gördüğünü anlamla ştırma ona mana verme onun arkasını onun daha dar ama onun daha da sını araması mümkün değildir. Mesela zihni açık olan kimse şüphe eder bu bir şüphe onu çok özür dilerim şup onu doğruya götürür zil sesi kapalı kimse şüphe etmez şüphe etmeyin. CD Ben hiçbir zaman derinleşmesi hiçbir zaman yükselemez zihni açık olan kimse. Bu gördüklerinden yaşadıklarından bir ders çıkarız tefekkürü yüksektir zihni açık olan kimse o yüzden bir kimse gördüğüne mânâ ve anlam vermesi için zihninin açık olması.

lazım. Bir kimsenin. Zihni açıksa gördüğü rumuzları çözebilme yeteneğine sahip olur abone ol o zihnin açık olmazsa bu gördüğü rumuzları çözemez ki bu mesela suruculerin üzerine böyle bir iftira vardır ya su filan akla karşıdır ama hem de mücadeleden fıtratta mücadeleden akla karşıdır yoksa. Tefekkür eden anlayan idrak eden akıldır. Siz bir rüya görseniz. Rüya direkt akla hitap rüyayı akıl hisseder akım ona mana verir ve hatta. Siz. Hayret noktasında da sıfat sal tecelli yatlara. Mazhar olsanız bunları bu ilmi aktara bilmeniz için akla ihtiyacımız var bu ilimdir o kimsenin için verilir bir insanlara aydınlatsın diye verilir peygamberlere vahiy gelir peygambere vahiy gelirken peygamber o vahiy gönülden karttan alırken. Bu akıllı olarak da idrak eder ve akıl olarak da onu.

ne yapar hısseder. Hatta. Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretleri vahiy geldiğinde ayeti kerime ile sabit yap tekrar ediyorduk hissetmek için sonra. Cenabı bakıyordu dedik onu hatırlatacak olan biziz onun sana biz indirdik. Onu koruyacak olan da bizi onu sana hatırlatacak olan da biziz dudaklarını kırpıştırma oynatma dedi. Şimdi o vahyi az kılacak olan o vahyi idrak edecek olan yine akıldır buradaki sufilerin itiraz ettikleri akıllı dinle dövüşen dine teslim olmayan akıllı. O yüzden zihnin açık olması gerekir zihnin. Berrak olması gerekir ki gelen tecelliyatı anlatsana bana haram olsun çok kısaca. Evet hocam hoş geldiniz. Sen de hoş geldiniz de helal edin hocam şimdi konuşmanın başında dediniz git kul. Allah’ı görünce ay. Red eder demiştiniz şimdi. Hayret etmek. Allah. Allah ne.

yerde ne gökte memnun olanı kalbinde olduğuna göre. Allah. Allah görür sen. Niye hayret etsin ki o zaman. Hayret edenler imanı sahip olan kişilerdir bu. Öyle de olabilir sıkıntı değil var imanı zayıf olan kimse de gördüğünde. Hayret eder. O da olabilir sıkıntı yok ama neden. Cenâb-ı. Hak bu. Yok canım bakın ister sıfat sal tecelliyat olsun ister zaten tecelliyat olsun hiçbir zaman aynı şekilde tecelli etmez. Öyle olunca her tecelli ve uyu. Bir hayrete gerektirir bir ama o. Allah’ı bilmeyenler için. Allah’ı. Bilenler. İçin. Hiç gerek mi bi hayır. Nihayet ettin ne. Emine gönder diyorum ömrüm kalbinde öldü öpeyim kalbimde olan. Ben gördüğüm zaman niye halledeceğim ki kalbimdesin. Siz. Bensiz bu dakika buna. Hayret edilecek bir yok ki sence.

Allah’ın bütün tecelli. Atını ben görüyorum ben biliyorum. Allah bana bildirmiştir yapıyorum ben kendi inşaatından kendim nasıl şüphe duyarım sıkıntı yok. Ancak imanı. Zayıf olanlar. Hayret edebilir. Vay be deli. Allah’ın büyükmüş neler yapmıştır ayrı edebilir. Ama. Allah’a emanet edenler bu gönlünde yaşatanlar yolunda gidenler diyelim. Allah günahlarımızı affeylesin. Teşekkürler şal 2000’li buraya bir mesele bitince ben buraya bir yapmak istiyorum dokunmak istiyorum. Buse ikinci rüya göremez abone ol. Allah. Allah bilgisi her daim tazelenen bir bilgidir. Allah her daim yeniden daha da daha da. Solan bir bilgidir bir. Allah’ı tanıma da aynıdır. Allah’ı tanımanın sonu yoktur sonsuz olan bir zât-ı tanımanın son olamaz başlangıcı ve sonu olmayanın bu tanımlamada başlangıcı ve sonu olmaz bazen eğer bir kimse kendince buraya.

Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi Sohbeti

kadar dediyse oğlun kadını halidir o orada kalmıştır o kimse. Tabiri caizse saplanıp kalmıştır saplanıp kaldığı için onun. Allah algısı ve bilgisi kendince. Doğrudur ben o yüzden sessiz kaldım onu kendince. Doğrudur mesela. Siz bir. Allah’ın surete bulunursanız surete büründü derseniz ve burada bir suret sizseniz. Haşa. Allah bu deseniz kendiniz ona iman etseniz. Aslında. Siz. Superman adat. Şirk ve küfürle saklandığınız sebep. Çünkü. O’nu tenzih etmeniz gerekiyor teyze ancak yine de ne getirir o yüzden su. Hani dedim ya hep böyle. Sufi başlangıçta teşbih. Denizi teşbih panzi saat bu için ha. Benz etmiştim demiştim ki birisi tesbihtir birisi ten zittir saat. Şarkıcı gibi teşvikte kalırsanız yine kabzali olursunuz transitte kalırsanız yine kabız hali olursunuz ne zamana kadar az önce.

dedim hayret noktasına gelince kadar bi emmare levvame mülhime unutmayın aradım ardiye geçip. Safiye noktasına gelinceye kadar teyze teşbih ve temiz iç alışması gerekir. Şimdi ancak. Safiye makamındaki bir kimse için her tecelliyat odur bu değil mi için yalandır bu bakın diğerleri için yalandır sebep. Sen çünkü o ayeti kerimenin sırrına orayı kelimenin tecelliyatı namazlar değilsin. O ayeti kerime ne tarafa dönerseniz dönün. Allah’ın. Vecihi o yöndedir bu idrakı kavuşuncaya kadar bu idraki buluncaya kadar. Zihnim açık öyle meselesi bununla da bağlantı bu icraatı ulaşıncaya kadar o kimse tenzih ve teşbih çalıştırmak za mükelleftir. Hani o. Ali. Ağaoğlu’nun reklamında örnek veriyordum ya bir sürü proje. Getiriyorlar bu değil diyor bu değildi yatıyor bu da değil diyor bu da değil diyor.

su hu her tecelliyatı kalbinin bir tarafı bu dediğinde. Bu öbür tarafı bu değil diyecek ve ancak 70.000 perdeyi uzatman geçecek nadem ki bizim kalbimize 70.000 perde var. Madem ki. Bizim kalbimizi 70 mi kardeşinde milyonlarca tecelliyat var ama o zaman hiçbir perdede kalmaksızın hep bu değildir ile yürümemiz gerekir ki o zaman biz. Safiye noktasına varalım. O zaman bizim. Kalbimizdeki perdeler yansın ve ortadan kalksın. Eğer ki biz bir perdede kalır da biz bu dersek o zaman sadece ona benzetmiş oluruz ki. Burada şu. Haluk dillerinin putları. Vardı videolardaki bizim ama biz bunlardır. Biz bunlara ibadet ederiz. Bu tane yapıyordu onlara kah gece manalı alakalı onlara irşad etmeye çalışıyorduk tak gündüz. Zahir. Yayınları ne yapıyorduk işaret etmeye çalışıyorduk muzun.

tahminin. O yüzden kafası karışmıştı. Biz. Allah’ım ama noktasında mı baktım noktasında mı tanıyacağız. Bugün bize bâtın noktasını tanıdığı tanıttı baktı gördüğü iş olmuyor hiçbir herkes onu reddediyor. Çünkü önce nereden başladın onların ibadet ettiği. Tanrı olarak gördüğü ilahların. Erentepe metre reddetmekten başladı dedi ki bunlar ilah değil bunları. Bırakın bu sefer ne yaptı kalbi onu dinlemedi ardından ne yaptı. Dedi ki size manalı geriye döndük tekrar ona geriye dönünce kavminin kafası karıştı işte tez ve hiçbir panzi. Eğer bir kimse bir noktada kalırsa kafası karışır saplanır kalır orada ve der ki mesela. Allah’ı tanımlama noktasında bir sıfat sal tecelliyat ama sar oldu. Allah mı dedi. Allah bu dedi anda hataya düştü bu değildi ödemesi lazım. Ne zamana kadar. Safiye.

gelinceye kadar. Safiye geldiğinde ya himin de yakın. Ne oldu ya kimliğinde yakın. Ne oldu o zaman cennette de evinin içindeymiş gibi cehennemde inen içindeymiş gibi. Mahşer. Delinin içindeymiş gibi görünüyor. Artık her şeyi görüyorsa o zaman onun için yakinlik tecelli etti. Ben seni. Kamil var mı var. Bunların adı benim bilgi olarak biliyoruz değil mi. Ama o kabri. Biz normalde gördüğünüz anda ne yapacağız o zaman yakinlik olacağız. Hz. Peygamber sallallahü ve o mezarlıkta giderken durdu bir. Altan’ı hurma balığı bitti bir zarların üzerine hangi sahabe durdu. Belli ki hesabım size bu üç kişiden haber vereyim mi ben ya rasulallah bu dedi ayakta bevl etmekten dolayı kabir azabı çekiyor bakın kabir azabını gördü abone ol. Allah bize dünya anlatıyorlar.

Tabii azabını gördün edersen. Peygamber sallallahü ve sellem. Hz. Hep izlerini takip ediyorsan. Sen de göreceksin bu görmüyorsan kendine eksiklik var. O zaman sen onun ayak izlerini takip etmiyorsun ne dedi buradaki dedi. Zikrullah taki buradaki sohbetteki halinizi. Siz korumuş olsaydınız dışarıda meleklerin size selam verdiklerini görürdünüz dedi bilirdiniz demedi görürsünüz dedi bu görürdünüz ya kimlik görmeyi gerektirir bilgi yakın olmayı yakın olmakta görmeyi gerektirir. Eğer bilgi yakinliği getirmiyorsa çok özür dilerim ama o. Yahudi alimlere söylenen söz olmuş olur. Ne kitap yüklü eşekler. Allah bizi muhafaza eylesin. Evet. Yok cevap yok. Seninki doğru kabul ettim. Hayır bak. Esra almayalım ortalı abone ol. Evet hocam mi. Bunu kalbi sonsuzdur. Onun için. Allah oraya girer sınır yoktur. Ey. Vallah seni. Ruslar.

atılıyorum sınırsız ama eyvallah teşekkürler. Merhaba. Zeynep az önce. Ahmet hocamız vardı uzay birincisi hocamız vardı o olsaydı herhalde biraz daha yerinde olurdu ama şimdi biz böyle irmikler uzay bilginizle şöyle bir paylaşmak istiyorum ben bilindiği üzere. Güneş bir yıldız olarak kabul edilir ve bu yıldızın etrafında da gezegenler vardır ve güneş sisteminin etrafında ve bildiğimiz kadar da belki daha fazla da ama bildiğimiz kadarıyla bugünkü bilim ve teknolojinin ışığında tespit ettiğimiz kadar 9 tane gezegen vardır dünyada bunlardan birisidir bir mahsuru. Peter öğrenmiş. Neptün. Plüton diye sayarız dünyada bunları birisidir ve bu güneş sistemi ve güneş dediğimiz bu bir yıldız ve etrafındaki 9 tane gezegen. Samanyolu galaksisinin bir parçası olmuştur ve yine bugünkü bilim ve teknoloji ile tespit ettiğimiz.

kadarıyla. Samanyolu galaksisi içerisinde 300 milyar 100 milyar. Güneş sistem var yıldızdan bahsediliyor her biri yaklaşık olarak aşağı yukarı. Güneş büyüklüğünde olan 100 milyar bir. Yıldız’dan bahsediyorum bu. Belki daha fazla bizim tespit edebilecekler bir insanlar tefsiri bu 100 milyar gezegenin etrafında yine bilmiyoruz tahminler hareketin her birinin etrafta 9-10 tane gezegen olmuş olsak bir trilyon gezegen yapıyor ve bu gezegenlerden bir tanesi içerisinde dokuz gün. Yıldız sistem içerisinde dokuz gezegenden oluşan bir yıldız sistemini sesi dünyanın büyüklüğü düşünüyor dünyanın büyüklüğü içerisinde yaklaşık şu an bu 7.6 milyar insan yaşadığını düşünürsek ve bizim. Hani bugün karıncayı görüyoruz ama makarnadan daha küçük bir yapımızın olduğunu tespiti ediyorsun nokta bile değiliz nokta bile değil. Çünkü nokta güneş sistemi içerisinde gezegenler ile birlikte.

galaksilerdeki bu. Koskoca bizim. Hani gördüm uzay dediğimiz altta bu uzaydan bir yüz bir yer tane daha varmış. Çok enteresan bilmiyoruz ki. Meğer. Biz. Dünyada kaynak dediğimizi asla ne kadar küçükmüş bu kaynatın içeride 100 milyar tane daha var bu nasıl bir şimdi işte bunu gördüğüm zaman ben hayret ediyorum var ben. Hayrettin ilk bunu öğrendiğimde. Allah. Allah çok büyüktür. Biz ne kadar görüşürüz o nedenle diyor muyuz canım hayrete herhalde bu şekilde tarif edebiliriz elma bunu böyle hissettim gördü de tabii ki. Allah çok büyük olduğunu biz de biliyoruz hepimiz iyiyiz. Elhamdülillah müslümanız herkes ama bunu okuduğumuzda gördüğümüze nokta bile değiliz var ama. Yüce. Mevla ne kadar büyük ki o nokta bir de olmuyor ki nokta olan. Zaten güneşin.

kendisi ve size saptaki kaynat biz onun içerisinde noktanın parçası bile değilken. Yüce. Allah nice yaratanlardan bu insan vücudunu o zerreden daha zerre tost taneciklerden daha küçük parçalar halinde olan bizlere. Evet şu an ben karşınızda konuşuyorum konuşma yeteneği vermiş. İşte o noktada benziyor ki. Hayret çevirin bu hayrete tam bu noktada pozitif akıl noktasından baktığımızda hayrete pozitif. Akın noktasında baktığımızda. Normalde. Oo elim sahiptir düşünmediler mi o ilim sahipleri. Hani. Hayret etmediler mi. Allah’ın yarattıklarına baktıklarında diye. Normalde o defalarca. Kur’ân-ı. Kerim’de bunları beyan eder. Normalde zaten. Allah’ı tanıma ve bilmede bir bu alanı üzerindeki buluşlarıyla alakalı. Allah’ı tanıma ve bilmeleri. Bir de sufilerin metafizik noktadan bu mesele bakış açısı ve yaklaşımları normalde aslında gönül arzu ederdi ki herkesi.

ikisi. Cem olsun birbirinin içerisinde karısının muhakkak ki o pozitif akıl ilim sahipleri kendi yolunda gidecekler zaten. Bunda bir sıkıntı yok ama normalde. Gönül. Arzu. Eder ki bunu böyle. Cem olup daha. Bu meselenin felsefesi otursun ve işin felsefi boyutu olur. Mesela bu pozitif aklın önüne post aklın önü. Sufi felsefesinin su felsefesi bunun önüne geçsin ve bunun önünü açsın. Aslında. Gönül bunu arızada ama inşallah. Onlar da olacak. Hayret hayreti getirecek o hayreti getirsin inşallah. Evet efendim. Az önce söylediğiniz şeyler. Aslında benim sorma biraz cevap olmuştu. Ama yine bazı noktalarda da. Hz. Mevlânâ’nın söylediği. Hayal. Çünkü toparlamaya çalışacağım. Aslında. Siz öncelikli olarak hayalin çok önemli olduğunu bize aktardığınız daha sonra da bir de hayal hayalet akıllı kalmama noktası.

oldu. Bir de onların hayali secde etmeleri hayalden geçip zata gitmeleri gerektiğini söylediniz. O zaman burada da. Hayal algısı da şu an bir değişiklik oldu. Hayal bir dünyami meselelerle alakalı lazım olan bir ilahiyat fakültesinde okuyorsun. Fakültesi’nde okurken bu noktada. Bir. Hayal kurmam gerekiyor. Kendine. Ben. İlahiyat. Fakültesi okuyan bir öğrenci olarak benim gidecek oldum o. Ne o hedefi kendince istikamet tutup. Hayat tutup ona doğru. Koşman lazım bu dünya ile alakalı. Allah’ı tanıma ve bilme ile alakalıdır. Senin normalde kendince bir hedefin olmalı bir hayalin. Olmalı ama. O hayali. Sen az önceki anlattığım gibi bir şekil üzerinde bir bölüm. Normalde herhangi bir şeyin üzerinde odaklar. San o zaman bunu saplantı olur küfür olur ama bu hayat başlangıcı ve sonu.

olmayan bir zatın sıfat sal veya zati tecelli etlerinden sonsuz olacağını mu sonsuz sıfatları ve. TCDD öncesinde hayrettin’i arttırmak olaraksa bu hayale söyleyecek bir laf yok ama yine allah-u teâlâ’nın bilinmezliği gibi zât-ı gibi bir çıkmış oluyor ortaya. Allah’ın bilinmezliği. Yok. Allah’ın bilinirliğini sonu yok. Allah bilinmez demek farklı bir şeydir bilinirliğinin sonu yok demek tatlı bir şeyler onun bilinirliği sonsuzdur. Allah bilinmez değildir. Allah. Allah. Çünkü. Zahir ismi shift asıyla 20 ile bütün sıfat sal boyutlarıyla tecelli etmiş. Allah bilinmez değildir. Ha. Burada. Allah’ım bilinirliğinin sonu yoktur bilinirliğinin sonu yok ile bilinmezlik aynı manada değildir. O bize. Allah bilinmez olarak anlattılar hep. Allah bilinmez değildir. Allah bilinir nedir bilinmekte istediği için insanları yaratmıştır bilinmekle isteyen bir kilo bir zaten.

neden bilinmekte bilinmez olsun. Allah’ın bilinirliğinin sonu yoktur ikisinin arası farklıdır ama biz bilinen bu. Allah’a ibadet ediyoruz biz. Bilmem bir. Allah’a emanet ettik ama bizim bilgimiz tam mânâsıyla. Allah’ın bilgisini kuşatır mı hayır ya. Allah’ın kuşatır mı hayır. O bizim ha. Duanda. Biz kabız hali olduk durdu anda biz saklandık durduğu anda biz kaldık orada. Bu nasıl sıkıntılı. Normalde bilmez bir. Allah’a ibadet etmiyoruz ki. Bilmez mi. Allah’a emanet medic. Ben insanları ve cinleri en iyi bilsinler beni tanısınlar diye yarattım insanlar onu bilmekten ve tanımaktan uzakla bilmekten ve tanımaktan uzak oldukları için bilinmez bir. Allah figürü önümüze koyuyorlar. Hayır canım kardeşim. Allah bilinmez değil. Allah açık meydanda düğümlenir her şeyiyle. Cenâb-ı. Hak kendi zatını zatının ne olduğunu bilmiyoruz.

bilinmez olan anlaşılmaz olan zât-ı dır. Biz zatını teşekkür ederiz. Yoksa. Allah sıfatlarıyla. Evet şu an tecelli etmekte ve bilinir bir. Allah bu noktada. Biz zât-ı mı düşünmek bize yasaklanmış. Zaten neye benzer bunu düşünmek bize yasaklanmış. Yoksa. Allah sıfatlar tecelli eder noktasında bulunan. Allah’tır var bilinen derken özür dilerim işte bir kitap bunu. Allah’ım. Allah’ım. Bilmem kadardır sınır koyamayız bunu mu o yüzden. Kur’an’daki müteşabih diler önemlidir neden önemlidir bundan bir önceki müteşabih anlamıyla bundan bin sonraki müteşabih anlamı aynı noktada olmamalı. Neden. İslam dünyası aynı noktada durmak da aynı anda noktadır durmasının sebebi yeni tefsirler üretmekte yeni. Allah bilgisi üretmekte yeniden dini algılama dini anlama dini yaşamını öğretmekten zevk aldığından dolayı. Bu demektir ki biz. Fıkhı bırakalım kelâmı.

bırakalım. Hayır ama normalde. Biz müteşabih yerin üzerinde. Allah’ı bilme dünyayı tanıma dünyayı analiz etme toplumları analiz etme. Allah’ım bu noktada in ne getirdi. Çünkü bu insanlığa. Allah idare ediyor sonuçta. Bu insanlık burun olmadı bu çok özür dilerim elini kolunu sallaya gelmedi insanlığı tanımlama geldiğiniz zamanı tanımlama ve. Allah’ın mu taşa bizleri ile beraber cam ettiğimizde o zaman yeni bir algı oluşması lazım yeni bir anlayış çalışması lazım eksikliğimiz bu mu yoksa. Normalde de herkes gibi olur çıkarız ve. Müslümanlar herkes gibi olmamalılar var ya. Hala da biz neden bir değiş. İslam mıdır değil midir tartışması yaşıyoruz bütün dünyada ya. Neden bir üretemiyoruz bu bizim. Suçumuz. Neydi. Bizim hatamız o kendi çok özür dilerim bu normalde bana söyler misiniz.

siz dünyada. İslam toplumunu böyle bir org alacak böyle kendine getirecek son yüzyılda bir tane tefsir gösterebilir misiniz bana bu ilahiyat okuyorsunuz en son 18 19 yüzyılda iki yüzyılı 19 olması 19’uncu yüzyılın dokuz bundan 150 yıl önce yazılmış olan tefsir benim ölümü nasıl açsın bakın hocam bir anlatıyor bize diyor ki teknoloji bunu buldu güneş sistemi gibi 100 milyar güneş sistemi var bu yanlış anlamadın değil mi hocam 100 milyar mı demiştiniz güneş sistemi mi 100 milyar 100 milyar bir güneş sistemi var diyor 100 milyar bir güneş sistemi teknoloji. Get gelmiş oturmuş bize. Bize 100 milyarlık bir teknoloji güneş sisteminden bahsediyor. Biz şimdi bundan 100 yıl önceki tefsirde bunu nasıl anlarız biz ve bu. Amerika’nın suçu değil bu.

müslümanların kendince kendilerini geliştirmesi yetiştirmesi biz oturuyoruz. Amerika suçlu. Rusya suçlu. İngiltere suçlu diyoruz biz ne yaptık var bunu bana örneklerim halde olduğumuzu anlatmak için. Eskişehir ilahiyat fakültesi dekanı orada ilaç. Fakültesi’nin öğretim görevlileri orada rektör. Hoca orada herkes orada. Vali bey de orada basit bir söyledim. Dedim ki iki. Eskişehir’in dışından gelen kız öğrenciler ellerini kaldırsın hepside elini kaldırdı. Eskişehir öğrencilere. Eskişehir’den gelen evin kapısındayım koca falında iki kişi kaldırdı eskişehirle peki dedim. Eskişehir’den dışarıdan gelenler beni annem ve ya. Pardon beni babam amcam dayım abi mani mahremin getirdi diye dedim kızlar elini kaldırsın iki kişi kaldırdı. Ben bunu kadın iki kişi bunu kalan hepsi de haram işlediniz dedim. Hanefi fıkhına göre o herkes kaldı sıhhi. Hadi çıkın işin.

içinden dedim. Sen benim her. Birlik edin sünnete seviyede nanikara dedim ki bir kadın kabul edilişinin kızıydı sahabeler esir aldılar. Medine’ye getirdiler. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretleri onları yaptığında çok kızdı götürünce de onu kabul etsene teslim edeyim 10 tane asker verdi yanlarına kız yanında. Mahremi kimse yok götürdüler teslim ettiler bakın yol güvenliğini sağladı onun onu senin yanında mahremin yok demedi yol güvenliği sağlanınca. Demek ki bir kadın seyahat edebilir gelin bunu işte dedin dedim. Hanife’ye göre ve hatta. Malik’e göre neye göre işte edeceksiniz. Diyanet ona işte adetin dedim ilahiyat fakül var toplansın işte adresine ama biz. Ya normalde bunu. İmâm-ı Âzam iki yüzyıllarda işte ad ettiyse. Biz 1200 yıldır aynı işte. Atla duruyoruz 3200 yıllar.

bu abone ol. Bu problem biz bu. Evet sıkıntımız mı abone ol bu. Tekirdağ’dan geldi kaç kilometre burası 370 kilometre 12345 Tekirdağ’dan geldi 170 kilometreye hepsi daha aramış dedi bu. Hanife’ye göre ya o yüzden. Normalde şimdi abi insanlar bilgiye ulaşabiliyorlar şu anda teknoloji öyle bir noktaya geldi insanlar bilgiye ulaşabilirler kenway bilgide kızla derinin devam ederken bir insanlıktan önce koşuyor. Şu anda bilgi teknoloji bir hemen yüzden önünde koşuyor bakın hepimizden önce koşuyor teknoloji bu ama biz konuşamıyoruz sıkıntımız var ama at. Efendi sorum daha olacak. Züleyha. Kur’ân-ı. Kerim’de bize bir aşık örneğiydi ve güzelliği sevdiğini güzelliğini anlatmak için onları kadınların önüne çıkardı. Aslında bu yaptığı çok ilginç bir bunun. Neye dayanarak ya da hani böyle olacağını nereden bizi.

de bunu yaptı bu çünkü böylesine seviyordu öylesin aşıktı ki ve aynı zamanda sevdiği aşık olduğu kimse çok güzeldi o güzelliği görmeyen kimse onun aşkını. Kınay oluyor ve o iman edenler ki kan almaktan. Korkmazlar. Evet şimdi neden onun içine iman etmiştir ki iman ette. Allah’ın güzelliğini ve muhteşem yeni sıfat sal olarak kudret ve kuvvetini görür. A bu kadar aşık olunacak. Bir değil. Pınar onu aynı. Saray çevresindeki kadınlarda züleyha’yı kına yollardı yollarda kesen basit. Bey adamım aşık oldun oldu bu dillere düşecek kendini bu kadar heder edecek ayağı düşürecek dedikodunu çıkaracak kadar bir değil sen ne ama bunu bunlara. Hani bunu aşık oldum diye onu kalmışlardı ama mü. Züleyha. Yusuf’un güzelliğini bildiğinden biliyordu ki. Yusuf’u gören. Her kadının.

eli ayağı bu kargotek alıp. Neredeyse kendi kendine hareket edecekti o yüzden hepsini yerine küçüktür birer tane meyve bıçağı verdi. Her onları daha büyük bir bıçaklanmış olsaydı. Kadınlar kendi kendilerini kesebilirler di parmaklarını değil konuda kendilerini keserlerdi o. Güzelliği görünce. O her kadın onu bilir ki bu kadınlık duygusu var ama bak. O senin uzun. Yalçınkaya. İstanbul’dan sonra sohbette hiç var olmamış hiç bağlanmamış sana aşık olmuş. Beyt’in okudunuz. Bende bunun üzerine hayalimde birini oluşturup karşısında daha aşık olduğu bölümü kurdum. Peki ben ona fark etmediği müddetçe. Hayalimdeki. Aşık kişi karşısındaki bırakıp nasıl hayali kuralım merak edip peşine düşer mi. Bir an bunun yapabileceğini hayal ettim ve bunu. Beni heyecanlandırdı. Allah için de durum böyle midir ona aşık olmamız her.

halukarda kendi hayali midir bir kimse. Normalde. Allah’ın herhangi bir sıfat saldırı zaten tecelli yatına. Mazhar. Olmadıysa böyle birşey. Hayret noktasında görmediyse kendi hayaline aşık olur 122 soruyu bu güzel pa-car istanbul-bursa epifiz bezinin tasavvufla yakınlığı alakalı olduğu söyleniyor başını algılayamadım epifiz bezinin epifiz bezinin tasarruflar yakın alakalı olduğu söyleniyor iki. Kaş arasındaki net olarak ve bu yönde astral seyahat yapabileceği söyleniyor sorunu bunun doğruluğu nedir. Eğer doğruluğu varise. Hayret makamını açılmakta etkileri nelerdir. Her insanın bu epifiz bezini tasavvufi manada çalıştırması etkin hale getirmesi şarkı. Ben hep ives bezine bilmiyorum abone ol ama ben. Oraya bakabilir miyim abone ol bu hepiniz bezenin tasavvufla yakın alakalı olduğu söyleniyor bu iki. Kaş arasındaki nefis olarak nefs olur var ya bu. Astra.

seyahatleri. Normalde anlama bu güç böyle bir yeni bir olgu çıkardılar astral seyahat diye o astral seyahat ettiriyor. Muş. Bir de birilerine gelip olabilir. Bir diyemem. İtiraz etmiyorum. Bu epifiz bezi troid ile ilgili herhalde bir hormon. Benim bildiğim kadarıyla şişe pis olman. Hani tasavvufu normal hormonal bir kitle. Şirin arasında diyor iki kişinin arasında olunca orada. Demek ki bir var bildiğin bir yok. Biz iki kaşının arasından. Nur olarak gidiyoruz. Onur da memnun alakalı var vücut salma olarak soruyor ben bu ben onu normal değil mi fizik olanı bilmem ama bildiğim bir var iki kaşının arasını. Normalde binlerin. Daha doğrusu tamir müminlerin nuru iki kaşının arasındadır. Normalde o yüzden ben sufilikte bu önemlidir bir mürşid-i kamillerin. Nurları iki. Kaşların.

arasındadır iki kaşının arasında ne var ise o kimse. Mürşidi kamildir bu sufilikte önemli bir şeydir ha. Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretlerinin kardeşlerim dediği hadisler uzundur o. Hadi sonun bir kısmını alayım ben hani. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem bu ne soruyorsa haber. Senden sonra gelecek olan o. Kardeşlerin nasıl tanıyacaksın yarısı. Latince yok ki sizin böyle bir. Hani biraz kendimizin adları olsa ve duato adlarının arasında alımları beyaz nurlu atlar sizin olsa siz onları tanımaz mıydınız diyor şimdi işte onlar benim kardeşlerim onlarında alınlarından umutları vardır hadisi. Şerif’te şimdi. Normalde. Oo metni olan kimselerin bunu ben böyle sufle bunu mürşid-i kâmil veya veriyor olarak tırnak içerisinde ayrıldı etmişler ben onu bütün bunları affediyorum bütün. Müminler. Abdest alıp namaz kıldı.

müddetçe bir. Hadi şeftali var çünkü. Mahşer yerinde onların abdesti uzunları muhurludur. Parlar. Ben onları oradan sanırım diye biraz işte var. O zamana bu namaz kılan boş vakit namaz kılan. Müminler nerede olurlarsa olsunlar hem abdest uzunları nurludur hem de bu noktada anılarım var mıdır. Ben onu sadece tırnak içerisinde verirler. Ve zamanın kutupları olarak nitelendirme yorum onu bütün. Ruhlar bütün namaz kılan ve abdest alanlar olarak nitelendiriyor dum bu sulhu ıstılahta bu var ama işte orada bir benzer orada bir ondan sonra ne bileyim işte bu organ var orası böyle olunca. Burası bol olur. Ben. Sufi ıstılah olarak bu sonradan oluşma uzakdoğu’dan rüyada batıda belli maddesel şeylerin üzerine kurulu olan böyle kendi manevi boşluklarını doldurmaya çalışan olguların ve oluşumlardan.

alınma bir olarak ya duruyor öyle söyleyeyim ya bunların sufilik alakaları yok. Su filit kendince. Kur’an ve sünnetten ölçüsünü olur. Kur’an ve. Sünnet dairesinde dönüş. Kur’an ve. Sünnet tarihinden çıkmaz o yüzden bizim için bir doğru olarak doğru olduğunu varsa bilmemiz için hakkında ayet ve hadis olması lazım. Evet tamam. Hakkınızı helal edin. Teşekkür ederim. Allah gecenize hayır etsin inşallahh ahtapota. Belli değil. Neden bir 10-13 Ağustos bayrama geliyor bayrama geliyor tamam bayramdan sonra artık şeyden sonra o zaman görüşürüz onu bakarız görüşürüz ona haberim yok ya keşke deseydin bana gelince kadar yapardık. Yok yok önceden diyorum düğme artışının ve daha önce sosisi neyse bakarız sıkıntı değil bu bir dahaki ayın programını şimdi yılan edemiyoruz. Çünkü tarihimiz de. Kurban. Bayramı.

varmış. O yüzden. Kurban. Bayramı’ndan. Ama önce ama sonra bir gün tayin edeceğiz tayin ettiğimiz de inşallah ilan edeceğiz. Hakkınızı helal edin. Geceniz hayırlı olsun. Sağ olun.

İlgili Sohbetler

Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için Tasavvuf – Vikipedi sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi konulu bu sohbet Mustafa Özbağ Efendi tarafından gerçekleştirilmiştir. Daha fazla Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi sohbeti için sitemizi takip edebilirsiniz.