Fıtrat: Peygamber Efendimiz’in Şefaati ve Ümmetin Muhtaçlığı
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerine şefaat görevi verilmiştir. Bu husus Kur’an-ı Kerim’de ayet-i kerimelerle, sünnet-i seniyyede hadis-i şeriflerle ve iştihad imamlarının ictihadlarıyla sabittir. Cenab-ı Hak ayet-i kerimede buyurmuştur ki ‘Siz muhakkak ki size merhamet eden, size dua eden bir Peygamber olacaksınız.’ Eğer bir kimse Peygamber’in şefaatine inanmazsa o kimse küfür eylemiştir.
Ne yazık ki günümüzde yeni sapkın akımlar çıkmakta ve Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin şefaati yoktur demektedirler. Bir kimse böyle söylerse küfür eylemiştir. Biz Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin şefaatine inanırız ve iman ederiz. İman hakikatlerinin içinde bunu zikrederiz. Peygamber’in şefaatine inanmayan kimsenin ümmetle bir bağlantısı yoktur.
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri kendi diliyle buyurmuştur ki: ‘Şefaatim ümmetimin günahkârlarınadır.’ Bir insanın kendisi için günahsızım demesi tecdit-i iman gerektirir. Çünkü yalnızca Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri masumdur. Başka masum hiçbir kimse yoktur. Geçmiş peygamberlerin dahi hataları, kusurları olmuştur. Hiçbir kimse şeyhini, âlimini, mürşidini, hocasını masum göremez; gören küfür ehlidir.
Mahşer Günü Şefaat Sahnesi
Hadis-i şerifte Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri bildirmektedir: Mahşerde bütün insanlar kendi peygamberlerinin etrafında toplanırlar ve ‘Bize şefaat eyle’ derler. Peygamberler toplanarak önce Hz. Nuh’a giderler, o ‘Benim elimden gelecek bir şey yok’ der. Hz. İbrahim’e giderler, o da aynısını söyler. Hz. Salih’e giderler, ardından Hz. Adem aleyhisselama giderler. Hz. Adem de ‘Bugün hiç kimsenin yapacak bir şeyi yoktur’ der.
Sonunda bütün inananlar, bütün müminler, peygamberleri başlarında olduğu halde Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin havuzunun başına gelirler ve ‘Ya Muhammed, Rabbine söyle, bizlere şefaat buyur’ derler. O zaman Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri secdeye kapanır ve Allah’tan şefaat diler. Biz onun şefaatinin bizim gibi günahkâr, mahcup, hatalı, kusurlu ümmetinin üzerine olacağına inanırız. Allah bizlere onun şefaatini nasip eylesin.
Fıkhi Meseleler: Tecavüz, Hamilelik ve Çocuk Hükmü
Bir mümin kadına bir kâfir tecavüz ettiğinde Hanefi mezhebine göre kadın kız ise kız hükmündedir, kadın hükmünde değildir. Eğer kadınsa yine ayağına uğramış hükmünde değildir. Hamile kalırsa o çocuğunu doğurur ve çocuğunu İslam üzerine büyütmeye çalışır. Çocuğu öldürmek, kürtaj etmek, gömmek, düşürmek caiz değildir. Allah bir can vermiştir; Hanefi mezhebine göre bu can korunmalıdır.
Yahudi ve Hristiyanlarla Dostluk Meselesi
Ayet-i kerimede ‘Ey iman edenler, Hristiyanları ve Yahudileri kendinize dost tutmayın’ buyurulmuştur. Buradaki dostluk kavramının doğru anlaşılması gerekir: Beraber yemek, beraber düşünmek, beraber hareket etmek, birbirinizin içini dışını bilmek, hemhâl olmak anlamında bir dostluktan sakınılmalıdır. Sırrını söylememek, mahremini muhafaza etmek esas olandır.
Dinlerarası Diyalog Meselesi
Dinler arasında diyalog konusu doğru anlaşılmalıdır. Din Allah’ındır. Dinlerin birbiriyle diyaloğa ihtiyacı yoktur; çünkü Kur’an-ı Kerim bütün dinleri içine almıştır. Cenab-ı Hak Mekke’de haccı yaptıklarında buyurmuştur: ‘Bugün dininizi tamamladım.’ Din tamam olduysa ona yeni bir şey getirip götürecek bir şey yoktur.
Ancak insanlar arasında diyalog farzdır. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri Bizans Kayser’ine mektup göndermiş, ‘Ben Allah’ın Resulüyüm, gel bu dine iman et’ demiştir. Habeşistan’a Müslümanlar gönderilmiş, Habeş Kralı’na din teklif edilmiştir. Allah tebliği farz kılmıştır. Tebliğ edeceğimiz bir alan olması lazımdır: İster Müslüman olsun, ister Hristiyan, ister Yahudi, ister başka bir inanca mensup olsun.
Biz Hristiyanlara da söyleriz: ‘Hristiyanlıkta da içki haramdır, kumara oynamak haramdır, insanların birbirini kırması haramdır.’ Bütün dinler güzel ahlakı tamamlamak için indirilmiştir. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurmuştur: ‘Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim.’ Tamamlamak demek, daha önce bir şeyler olmuş ve eksik bırakılmış demektir.
Diyalogdan Kasıt Dinleri Birleştirmek ise Bu Sapıklıktır
Eğer diyalogdan kasıt bütün dinleri birleştirip tek din haline getirmekse, Kur’an’ın bir tarafını yontup İncil’in bir tarafını yontup ortak bir din meydana getirmekse, bu sapıklıktır, dalalettir. Kur’an bellidir, sünnet bellidir, hadisler bellidir. Bin dört yüz yıllık bir İslam kültürü vardır. Kur’an ve sünnetin üzerinde tartışma yapmak mümkün değildir.
Bir insan ‘Ben Şafii’nin bu fetvasını kabul edemiyorum, Hanefi’ye uyacağım’ dese buna küfür denmez. Bir kimse ‘Ben Mevlidî sevmiyorum, Kadirî olacağım’ dese söylenecek bir söz yoktur. Ama ‘Ben bu Kur’an’ı beğenmiyorum, şurasını burasını yontalım’ derse işte o küfürdür.
Yahudi ve Hristiyanlara Karşı Müslümanın Tutumu
Hiçbir Müslümanın hiçbir kimseye zulmetme hakkı yoktur. Ancak size saldırılırsa o saldırıya karşı savaşma hakkınız vardır. Hanefi mezhebine göre bir askerin sivilleri öldürmesi, onlara zulmetmesi caiz değildir. Mümin dahi olsa Hristiyanlara ve Yahudilere asla zulmetmesi caiz değildir; onlar Müslümanlara zulmetse dahi.
İslam Savaş Hukuku
İslam’ın kendi içerisinde savaş hukuku vardır. İslam ordusu bir beldeden bir beldeye giderken fethettiği beldenin yiyeceğine, içeceğine, ağaçlarına, hayvanlarına, yeşilliğine zulmedemez, yakamaz, yıkamaz. Bir köye girip yakıp yıkmak İslam savaş hukukuna göre caiz değildir.
Hanefi mezhebine göre intihar bombacılığı caiz değildir. Bombayı bağlayıp kendini patlatmak, hem kendi kendini katletmektir hem de ölen masum sivillerin günahını yüklenmektir. Askeri birliğe yataklık eden, yaltaklık eden, mühimmat taşıyan kimse Müslüman dahi olsa onlarla savaşılır. Ama kendi halinde olan Yahudi veya Hristiyan esnafa girip zulmetmek asla caiz değildir.
Peygamber Efendimiz’in Yahudi ile Ticareti
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri bir Yahudi tüccardan borç almıştır. Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: Resulullah’ın kıyafetleri eskimişti. Bir sahabe ‘Ya Resulallah, o Yahudi’den biraz daha kumaş al’ dedi. Hz. Enes gönderildi. Yahudi tüccar ‘Muhammed’in eline ne zaman para geçer ki bana göndersin, eski borcu duruyor’ dedi. Hz. Enes gelip durumu anlattığında ‘Allah’a yemin ederim ki o yalan söylüyor, Muhammed borcuna sadıktır’ dedi. Birkaç gün içinde parasını gönderdi. Bu hadis-i şerif İmam Muhammed’in Kitâbü’z-Zühd’ünde mevcuttur.
Fıtrat ve Ahlak Ayrımı
Hadis-i şerifleri Türkçeye çevirenler önemli bir hataya düşmektedirler. ‘Ahlak’ ile ‘fıtrat’ kavramları birbirine karıştırılmaktadır. Hadis-i şerifte geçen ifade ‘dağın yerinden oynayacağına inanın ama insanın fıtratının değişeceğine inanmayın’ şeklindedir. Buradaki fıtrat ahlak değildir; cibilliyet, yani yaratılış özelliğidir.
Fıtrat Değişmez, Ahlak Güzelleşir
Fıtrat örnekleri: Gözün yüzün önünde olması, ağzın önde olması, erkek erkektir doğurmaz, kadının fıtratı farklıdır. Teninin rengi, gözünün rengi, saçın nereden çıkacağı — bunlar fıtrattır, değişmez. Hormon tedavisi, ameliyat ne yapılırsa yapılsın fıtrat değişmez.
Ahlak ise güzelleşir, terbiye edilir, dizayn olur. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem ‘Beni Rabbim terbiye etti’ buyurmuştur. Terbiye edildiyse demek ki bir değişim olmuştur. İmam Gazali hazretleri İhyâu Ulûmi’d-Dîn’de bu meseleyi çok güzel açıklamıştır: Kötü ahlak fıtrat değildir. Eğer öyle olsaydı Allah kötü ahlakla mücadeleyi emretmezdi; çünkü o zaman kendi yarattığıyla savaşmış olurdu. Nefisle mücadele ahlakı güzelleştirmek içindir.
Aslan aslanlık yapar, çakal çakallık yapar, tilki tilkilik yapar — bunlar fıtrattır. İnsan toprakta yaşar, havayı teneffüs eder, suda yaşayamaz — bu fıtrattır. Ama kötülük yapma, kibir, küfür etme — bunlar fıtrat değil kötü ahlaktır ve değiştirilebilir.
Aile Sevgisi, Muhabbet ve Aşk Ehli Olmak
İnsanın ailesini sevmesi, çocuklarını sevmesi fıtridir. Bunları üzerinden atamaz. Bir sahabe ‘Ya Resulallah, ben çocukları hiç sevmem’ dediğinde Peygamber Efendimiz ‘Senin merhamet kapıların mı kapalı?’ buyurmuştur. Ailesine, çocuklarına muhabbet etmeyen, merhamet ve şefkat göstermeyen kişi cehenneme yakın bir insandır.
Bazı kimseler tarikat ehli olunca hanımdan ve çocuklardan uzaklaşıyorlar; sevgililerden uzaklaşıp Allah sevgisini bulacaklarını sanıyorlar. Hayır! O sevgiyi tatmayan Allah sevgisine ulaşamaz. Çocuk sevgisi Allah sevgisinin ufak bir tecellisidir. Eş sevgisi, hayvan sevgisi, çiçek sevgisi hep Allah sevgisinin var olduğuna işarettir.
Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurmuştur: ‘Kimin sevgisinde ben her şeyden fazla sevilensem onun imanı kemale ermiştir.’ Yaradılışın temeli aşktır. Aşk ehli kötülüğe kötülükle, küfre küfürle, tokata tokatla cevap vermez. Affeder, tebliğ eder, tezkiye eder, düzeltmeye çalışır.
Mevlana hazretleri boşuna söylememiştir: ‘Leyla Leyla derken buldum Mevla’yı.’ Demek ki Leyla olmadan Mevla bulunmuyor. Bir kimsenin hidayetine vesile olmak, bütün insanların ve cinlerin ibadetlerinden üstün bir ibadettir.
Allah’ın Kudreti ve Duaya İcabet
Yedi milyar insanın aynı anda duaya ihtiyacı olduğunda Allah nasıl hepsine cevap verir? Güneş Allah’ın yarattığı bir gezegendir ve aynı anda her yere yetişir, dünyayı ısıtır ve aydınlatır. Güneş kendi içinde bulunduğu Samanyolu’na bile yetiyorsa, Allah neden yetmesin? Cenab-ı Hak ayet-i kerimede buyurmuştur: ‘Allah her an bir iş üzerindedir.’ (Rahman Suresi, 55/29). Bu, O’nun kudretinin sonsuzluğunun delilidir.
Yaratılıştan Öncesi ve Sonsuzluk Kavramı
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerine sormuşlar: ‘Ya Resulallah, hiçbir şey yaratılmadan önce Allah neredeydi?’ O da buyurmuş: ‘Amâ’nın üzerindeydi.’ Amâ kavramı körlük değil, algılanamazlık gibi bir mefhumdur. Yaratılıştan öncesini bilgi ile kavramak mümkün değildir, çünkü bilgi de yaratılmıştır. Bilginin bittiği yerde aşk başlar; aşkın bilgiye dayanması gerekmez.
Allah’ı Tanıma ve Tefekkür
Ayet-i kerimede ‘Allah hiçbir şeye benzemez’ buyurulmuştur. O hiçbir şeye benzemezse, benzettiğiniz her ne ise o Allah değildir. Biz Allah’ın sıfatlarını tefekkür ederiz, zatını değil. Rahman isminin nasıl tecelli ettiğini görürüz, Rezzak isminin tecellisini anlarız. Ama ‘Allah’ dendiğinde orası durur; o hiçbir şeye benzemez.
İmam-ı Azam Ebu Hanife hazretleri ‘Ben Allah’ı doksan dokuz kez gördüm rüyamda’ buyurmuştur. İnsanın bir şeyi anlayabilmesi için ilk etapta şekle ve isme muhtaçtır. Ama bir müddet sonra bu muhtaçlık kalkar. Gönlün, kalbin anlayışı farklıdır; oranın şekle ve isme ihtiyacı yoktur, hitaba ihtiyacı vardır.
Allah nasıldır diye düşünmek ile Allah’ı tanımaya çalışmak farklı şeylerdir. Allah nasıldır dediğinde ona bir şekil izah etmiş olursun. Allah’ı tanımaya çalışmak ise şekilden ve şemalden uzaktır. Şekilsiz ve şemalsiz olan bir varlığı tanımaya çalışıyorsun.
Kadir Gecesi Hatırlatması ve Nasihatleri
Kandil geceniz mübarek olsun. Yarın inşaAllah oruçlu geçirmeye çalışalım. Her mahallede ders var, herkese ulaşmaya gayret edelim. Fitre, zekât verecek olanlar Ramazan’da dağıtsınlar. Çalışmaya ve gayrete devam edilmelidir. Allah gecenizi, gününüzü, ayınızı, yılınızı hayırlı eylesin.
Kaynakça ve Referanslar
Ayet-i Kerime Referansları
- Mâide Suresi, 5/51 — ‘Ey iman edenler, Yahudileri ve Hristiyanları dost edinmeyin’
- Rahman Suresi, 55/29 — ‘O, her an bir iş üzerindedir (külle yevmin hüve fî şe’n)’
- Mâide Suresi, 5/3 — ‘Bugün sizin için dininizi kemale erdirdim’
- Şûrâ Suresi, 42/11 — ‘O’nun benzeri hiçbir şey yoktur (leyse kemislihî şey’un)’
- İhlâs Suresi, 112/4 — ‘Hiçbir şey O’na denk ve benzer değildir’
- Tevbe Suresi, 9/128 — ‘Size kendi içinizden bir peygamber gelmiştir’
Hadis-i Şerif Referansları
- Şefaat Hadisi — ‘Şefaatim ümmetimin günahkârlarınadır’ (Ebû Dâvud, Sünen, Kitâbu’s-Sünne, No: 4739; Tirmizî, Sünen, Kıyâme, No: 2435)
- Mahşerde Şefaat Sahnesi — Büyük Şefaat hadisi (Buhârî, Sahîh, Kitâbu’t-Tefsîr, No: 4712; Müslim, Sahîh, Kitâbu’l-Îmân, No: 193)
- Çocuk Sevgisi Hadisi — Sahabe ile diyalog (Buhârî, Sahîh, Kitâbu’l-Edeb, No: 5997)
- Güzel Ahlak Hadisi — ‘Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim’ (Muvatta, İmam Mâlik, Hüsnü’l-Hulk, No: 8; Ahmed b. Hanbel, Müsned, No: 8939)
- Sevgi ve İman Hadisi — ‘Hiçbiriniz ben ona anne-babasından, çocuğundan ve bütün insanlardan daha sevgili olmadıkça iman etmiş olmaz’ (Buhârî, Sahîh, Kitâbu’l-Îmân, No: 15; Müslim, Sahîh, Kitâbu’l-Îmân, No: 44)
- Amâ Hadisi — Yaratılıştan öncesi hakkında (Tirmizî, Sünen, Tefsîru’l-Kur’ân, No: 3109; İbn Mâce, Sünen, Mukaddime, No: 182)
- Fıtrat Hadisi — ‘Dağın yerinden oynayacağına inanın, fıtratın değişeceğine inanmayın’ (Ahmed b. Hanbel, Müsned; Taberânî, el-Mu’cemü’l-Kebîr)
- Yahudi Tüccar Hadisi — Peygamber’in borç alması (İmam Muhammed b. Hasan eş-Şeybânî, Kitâbü’z-Zühd)
Fıkıh ve Tasavvuf Kaynakları
- İmam-ı Azam Ebu Hanife — Hanefi mezhebi fıkıh hükümleri (savaş hukuku, sivil hakları, ticaret)
- İmam Gazali — İhyâu Ulûmi’d-Dîn: Fıtrat ve ahlak ayrımı, nefis terbiyesi bahsi
- İmam Muhammed b. Hasan eş-Şeybânî — Kitâbü’z-Zühd: Peygamber’in Yahudi tüccarla ticareti hadisi
- İmam Mâlik b. Enes — el-Muvatta: Güzel ahlak hadisleri
- Hanefi Savaş Hukuku — es-Siyerü’l-Kebîr (İmam Muhammed): Sivillere dokunulmazlık, tabiatın korunması, intihar saldırısının haramlığı
- Mevlana Celaleddin Rumi — ‘Leyla Leyla derken buldum Mevla’yı’ sözü, aşk ve marifet ilişkisi
Diğer sohbetler: Dergah Sohbetleri
Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi