Arabide Fusus Okumaları

25. Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi

Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi konusunda Mustafa Özbağ Efendi sohbeti. Bu yazıda Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi hakkında tasavvuf perspektifinden önemli bilgiler ve değerlendirmeler bulacaksınız.


Bu adımı. Sayın. Mustafa. Özbağ. Efendi sahneye davet ediyorum verdi misafirler programımız ikinci kısmı soru cevap şeklinde devam edecektir internetten izleyen. Misafirlerimiz 0535 627 71 45 numaralı. WhatsApp hattına sorularını iletebilirler. Herkese iyi seyirler dileriz abone ol çok. Değerli misafirler her üstadımızın özel isteğidir bir füsusul hikem okumaları her ay burada gerçekleşmektedir bununla alakalı sorularınızı mail yoluyla değil 535 627 71 45 numaralı. WhatsApp hattında gönderebilirsiniz. Bunun dışındaki soruları. Üstadımız özelden cevaplanmayacaktır bu sorular. Bu programlar. Özeldir. Bilgilerinize ö. Ah bu abone ol. Bu din. Allah. Allah bu. Selamünaleyküm abone ol daha özel likle bir daha anons ettirdim ki mail yoluyla kimse sormasın diye bizim sohbetlerimiz genelde böyle bu o ama tipi sohbetler böyle işte kes kopyala yapıştır hazırcevap gibi.

değil. Biraz da burada da ve altta başka yerlerde de biz bu parlayıp da sohbeti oluşturuyoruz burada de. Tabiri caizse ve o esnada her türlü bilgi akışını gerçekleştirmeye çalışıyoruz. O yüzden işte. Buradan çıktıktan sonra buradaki konuyla alakalı bir sorsalar aklımız devreye giriyor. Ama bu sefer. O akılla sufilik bu manada kol kola dolaşacak bir değil sufilik kendine münhasır bir yol olan kendine münhasır bir bilgi akımı olan bir ye. Allah bizi affetsin hele. Oh edin. İbni. Arabi gibi bir şahsiyetin sözlerini sadece akıl yoluyla işin içinden çıkmak biraz güç. O yüzden özellikle söylüyorum burada sohbet ediyoruz arkadaşlar. İnşallah takipçiler yine burada sorsunlar cevaplayabilir sake burada cevaplarınız cevap vermez sakta. Allah kerim canımı tüm kardeşlerimizin bizim gönlümüze ilham eylesin inşallah.

ve buradaki. Şubat programımız abone ol ne demişiz ve buradaki. Şubat programımız oniki. Şubat. Salı. Allah izin verirse inşallah oniki. Şubat salı abone ol ya kaldığımız yerden devam ediyoruz no faslından. İnşallah. Allah kendi zatı hakkında ya neyse kemislihi ona benzer bir yoktur dedi bu nefsini tercih etti ve o iş itici ve görüşüdür dedi ve kendisini tesbih etti ki ve evvelki ayette aynı zamanda kendini hem teşbih etti hem de mi silbe yanıyla. İki leştir dihi ikincisinde tenzih etmekle beraber tek kızı ama tekrar söyleyeyim okuyayım daha doğrusu. Allah kendi zatında da leyse kemislihi ‘ün ona benzer bir yoktur dedi nefsini tenzih ve o işiteceği ve görüşüdür dedi kendisini tesbih etti ve evvelki ayette aynı zamanda kendine hem teşbih.

etti hem de mi silbe yanıyla. İki leştir di ikincisinde. Tenzile etmekle beraber tek kıldı şimdi ya. Deme. Şura. Suresi ayet 11de o gökleri ve yeri yoktan var eden odur o o sizin için kendi cinsinizden hayvanlar içinde kendi cinslerinden eşler yarattı. Allah sizi bu şekilde çoğaltır bu söz konusu olan ayeti kerime onun hiçbir benzeri yoktur ve o herşeyi işiten ve görendir bir hz1z. Allah sizi bu şekilde çoğaltır. Burası sıfat bu onun hiçbir benzeri yoktur. Burası zaten ve o herşeyi işiten ve görendir bu da sıfatı. Ya normalde aslında. Allah. Allah sizi bu şekilde çoğaltır dediğinde ki. Cenâb-ı. Hak çoğaltan sıfatını orada koydu acana. Bak iki ayeti kerimede bu teşbihi tenzih etti o hiçbir şeye benzemez dedi ve.

ardından tenzih ten sonra tekrar teşvik yaptı. O Herşeyi işiten ve görendir dedi. Evet şimdi ayeti kerimede burada bu dersimizde alakalı. Bu konuyla alakalı. Allah’ın hiç bir benzerinin olmadığı. Ben bunu. Cenâb-ı. Hak zaat noktasında bütün her şeyi kendinde toplamıştır ve kendisinin de zat noktasında hiçbir şeye benzemedi mi kendisi beyan etmiştir bütün tesbihleri kendince gece kendisi tenzih etmiştir hem kendisini teşbih eder hem de kendisini tenzih. Eda kendi kendisini teşvik eden kendi kendisini tenzih eden noktadır. Bu hiçbir şeyin benzerinin olmadığı yarattığı hiçbir şeye benzetilmesi mümkün değil benzemesi de mümkün değildir ben buna bütün ulama ittifak halinde muhalefetün lil havadis terler. Allah şiş hiçbir şekilde hiçbir şeye benzemez bu. Cenâb-ı. Hak’kın zati sıfatlarının en önemlisidir. Bir de malum subuti.

sıfatları vardır ama. Allah’ın zati sıfatlarının en önemlisidir. Şimdi bir de hani ayeti kerimede müteşabih ler vardır ya siz müteşabih lerin üzerinde çok tartışmayınız da bunu da. Yasakla bu müteşabih ler artık gibi bunlar bu mu tabi müteşabih yerle alakalı ayet-i kerimelerde de işte. Fecr. Suresi ayet 22 melekler saf olduğu halde. Rabbin geldiği vakit de bu. Peugeot. Suresi ayet 22 melekler saf olduğu halde. Rabbin geldiği vakit t. Tabi bu ayeti kerime kur’an-ı kerimdeki enteresan ayeti kelimelerden birisidir bunu kıyamet ile alakalıdır bu. Kıyamette alakalı ve mahşerle hesap kitapla alakalı bir ayet kelimedir bunda hadisi şerifler var değişik rivayetler var bunda normalde hani değilim. Bu enteresan bir hadisi şerif var işte dünya düzelir. Gökler yıkılır ve bütün yaratılmış olan.

ruh üflenmiş olan varlıklar toplanırlar ve bir kat gökten iki kat. Gökten üç kat. Kaptan 4 kat gökten beş altı yedi kat gökten varlıklar dünya üzerine toplanınca insanlar o gelenlerin üzerine koştururlar. Hani. Rabbimiz sizin içinizde mi diye bu enteresan hadisi şerifler bunu böyle çok okuma mısınızdır bunu böyle çok duymamışsın hızdır bu hadisi. Şerif’i. Belki de bu başka bir ders konusu aslında ama bu ayeti kerimenin tefsirinde var bu hani bir kat. Gökteki varlıklar. Evet şimdi bazen diyorlar ya uzayda yalnız mıyız. Değil mi falan bende değil izliyorum değiliz biz uzayda o kadar çok enteresan varlıklar var ki o kadar enteresan varlıklar var ki bunların içerisinde insanın benzeyeni yok yalnız ve o kadar enteresan varlıklar var işte bunlar soruyorlar.

her gelenlere de. Rabbimiz sizin içinizde mi diye. Tabi. Burada da insanların. Aslında duruş noktası da geçmiş ümmetlerin duruş noktası da var geçmiş ümmetler. Allah’ı hep bir şeye benzettiler. Allah’ı bir şeye benzettik lerinden dolayı birşeye benzeyen bir aradılar kutunun çıkış noktası da budur zaten. Allah’ı bir şeye benzetmek. Allah’ı bir şeye benzeten kimse. Kendi kafasında zaten şirke düşmüştür hiç bir şeye. Ben zaten varlıklardan. Herhangi bir şeye benzeten şimdi buna zaman derslerimizde belki de dönüş yaparız burada. Rabbin geldiği vakit dediğinde burada. Aslında. Cenâb-ı. Hak’kın gelişimi nasıldır. Ökkeş abi bu mesela ve. Cenâb-ı. Hak. Hani. Mahşer halkını görünür mü. Ah gecemde fazlaca bir tartışma yapmak mümkün değil konumuz bu olmadığından dolayı müteşabih ile alakalı hemen dedim ya gelmesi mesela.

Rahman olan. Allah arşın üzerine istiva etmiştir ta. Habeşi. Steve ayı oturmak olarak. Türkçe’ye çeviriler ve hatta dil olarak ama istifanın karşılığı oturmak değildir ama karşı bu ne olduğunu da bilmiyoruz bu müteşabih sıfatlar diyelim veya müteşabih olan şeyler yine hani meşhur ya. Fetih. Suresi ayet 10 Allah’ın eli onların ellerinin üzerindedir. Bu bir antlaşma ile alakalı meselede. İnan ayeti kerime. Allah’ın eli nasıldır. Allah’ın eli onun elini üzerine nasıldır bunun için katlı bir sonuca varmak budur demek mümkün değil bunlardan. Cenâb-ı. Hak. Neyi nasıl kastetti. Allah’ım noktadaki kastın nedir bunun üzerinde. Herkes bir söyleyebilir bu gibi ayetler. Biz. Allah’ın bir şekil tespit etmeyi birşey benzetmeye andıran sıfatlardır bunlar bir şeyi birşeye benzetebiliriz. Allah’ın eli dediğimizde el dediğimizde insan aklımıza.

gelir. Allah’ın eli nasıldır. Ama bilemeyiz bak. Bak kendi elini bu noktada el olarak el olarak tarif etmiş ve hatta ya. Allah’ın iki eli demiş hadisi. Kutsi de buradaki. Allah’ın iki elinden kastı nedir nasıldır. Bunun üzerinde tartışma bugünün konusu değil ama bunlar nedir benzetmeyi andıran sıfatlardır bunun gibi bu meselede mesela ilk bizim. Selef uleması dediğimiz sahabeyi gören sahabeden ilmi almış olan. Selefi. Salih’in dediğimiz. Sedef uleması bunların üzerinde herhangi bir tartışmaya bunları tevil etme yoluna gitmemişler bunları olduğu gibi kabul etmişler. Allah’ın eli. Allah böyle dedi. Bunun üzerine bizim tartışacak bir temiz. Yoktur zaten tartışılmaması ile de alakalı yasak vardır o ama sen hiç tartışmayalım da mış ama sonradan gelenler sonradan gelenler. Milas. Sason 300 400 500 altta.

ileriye doğru bin yıldır sonradan gelenler dediğimizde selef-i salihinden sonra gelenler. Normalde niye yarattıklarına benzediği hissi veren bu. Tıp ayet-i kerimelerin kendi dairelerinde kendi çaplarında kendi noktalarında temin biz bunları tefsir etmeye çalışmışlar. Bunlar ne kadar isabetli olur. Ne kadar isabetsiz olup. Belki de kendi zamanlarında kendi dairelerinde isabet etmiş diyebiliriz. Ama ve lakin insanın. Hiç geleceği ışıklara geleceğin tutan geleceğe ait bir kitap bizim zamanımızda dair bugünkü zamanda dahil. Geleceğe ışık tutan bir kitap. Biz normalde geçmiş ümmetlerin kıssalarını okurken veya onları incelerken bir bakıyoruz ki sanki. Oo kıssalar. O geçmiş ümmetler bizim geleceğimiz de yaşamış gibi önümüzde yemiş gibi veya kendi zamanımızda yaşıyor muşuz gibi ve hatta o bu oo. Meb ve hatta. Musa aleyhisselam ümmetini bugün. Dünya.

üzerinde görmek mümkün veya. İsa. Aleyhisselam’ın. Yahya’nın. Yakup’un. Yusuf un. İbrahim’in. Adem’in. Şit’in hükümetlerini. Dünya üzerinde görmek mümkün bakım mümkün. Ne biz lü tarla selamdan bahsederken normalde. Dünya üzerinde şimdi cinsiyet olarak 3. Sınıf cinsiyet olarak kabul gören. Ama bu 3. Sınıf cinsiyet olarak kabul gören bakın kabul gören amerikası avrupası bu ve. Türkiye’ye dayatılan. Türkiye’ye dayatılan. İslam dünyasına dayatılan bir 3. Sınıf cinsiyet söz konusu o zaman. Lut. Aleyhisselam’ın zamanındaki kavmin. Belki de değişik bir boyutta değişik bir perdede şu anda. Aslında dünya insanlar bunu yaşıyor veyahutta. Biz. Musa ile selamı diyoruz. Musa. Aleyhisselam’ın içinde bulunduğu kavramı anlatıyoruz o kavmi dünya üzerindeki insan toplulukları üzerinde görmek mümkün bence belki de görmem mümkün. Belki de ben öyle kendimce düşünüyorum bugün.

firavun yok mu vah bugün. Nemrut yok mu bu ya bu. İbrahim’i bir söylemin sesini kısmak isteyenler yok mu vah. O zaman bizim kalkıp da hani ne. İbrahim. Aleyhisselam öldü deme lüksüne sahibiz neden nemrutlar öldü deme lüksüne sahibiz. Kur’an öyle bir enteresan ilahi kitap ki bence. Sanki geçmişten bahsederken. Gelecekten bahsediyor ve geleceğimize gösteriyor. Bu açıdan baktığımızda ne henüz daha tam olarak çözümlenmemiş çözümlenmesi de şu anda bu yakın zamanda. Bence mümkün görünmeyen elimizde ilahi bir kitap var o yüzden geçmiş. Selefi. Salih’in bunların üzerinde yorum yapmamış ama sonradan gelenler kendi çağlarında kendi zamanda yorum yapmışlar ama o yorumlar bugün için geçerli mi değil mi. Ne kadar geçerli. Bu da ayrı bir tartışma konusu şimdi bu. Normalde tabi. Allah’ı.

bir şeye benzetme tarih boyunca. Adem’den itibaren. Allah’ı bir şeye benzetme bütün ümmetlerin sıkıntısı derdi olduğu gibi. Muhammed ümmetinin de bu konuda sıkıntısı derdi var çünkü. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretlerine birisi gelip. Allah’ım. Allah neye benziyor deyince nevresimdeki. Allah birdir. Allah. Samet tir o doğurmamış ve doğmamıştır onun hiçbir dengi yoktur bu. Aynı zamanda da bu. Arabi’nin tenzih ve teşbih yine de cevap olmuş oluyor o normalde burada tenzih ediyor. Allah birdir. Bu ne bu tenzih tir hiçbir şeye benzemez. Allah birdir ve teşbih. Samet tir doğurmamıştır doğmamıştır en son ayeti kerime onun dengi yoktur. Hani o hiçbir şeye benzemez. Burada da onun dengi yoktur benzeri yoktur dengi yoktur onu. Benzi. Sonuçta burada da en son noktada tenzih.

vardır mı tabii. Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretlerinin enteresan bu adı. Şerifi de söyleyeyim. Ya normalde birisi diyor ki. Ey. Allah’ım bir ve. Samet olan doğurmayan ve doğru olmayan eşi ve benzeri olmayan. Allah adıyla senden istiyorum. Günahlarımı mağfiret et sen de vursun rahimsin dediğini şiddeti birisi böyle dua etti öyle dua edince. O da şöyle buyuruldu. Hz. Peygamber. Efendimiz o mağfiret edildi. O mağfiret edildi. O mağfiret edildi. Ebu. Davud da geçiyor bir kimse. İhlas suresinde. Allah’ın hem teşvik değil mi bu hem zikretti hem de tenzih etti. Allah bir dedi. Allahu ekber. Allah’ın zevk etti ve aynı zamanda da o kimse hem. Samet dedi aynı zamanda dolmadı doğrulmadı dedi. Normalde o tenzih e devam etti o doğurmaz sıfatından.

da doğrulmaz sıfatından da ne yaptı benzin etti eve dedi ki eşi ve benzeri olmayan eşi ve benzeri olmayan denge olmayan dedi tenzih de artık o. Zirve yaptı. Şimdi bunun için. Hz. Peygamber dedi ki o kimse affedildi o zaman o kimse mağfiret edildi dedi konumuzla alakalı kısacık bu hani şu hiçbir şeye benzememesi ile alakalı. Bu zati sıfatların. Bu bir sıfat dedik ya zati sıfatları bir vücut bu sıfatı. Allah’ın vücudu var olmak. Allah vah her var olan şeyin vücudu vardır. Bırakın zati sıfatlarından birisi vücut dur bu vücut. Evet şimdi bunun şu açıdan aldım. Bütün. İslam dünyası. Allah’ın zati sıfatlarından bir sıfat olarak görür var. Ama vücudun ki bir kısmı. Selam bugün hangi kitabı açarsanız açın akaidle olsun.

fıkıhla alakalı olsun ya. Allah’ın zati sıfatlarını. Sayın desek bu açsanız elinizdeki bizden akıllı mı bizden. Akılsız mı tartışma konusu olan cep telefonlarını ya. Allah’ın zati sıfatları yazsanız birincisi vücuttur vücut. İsmi. Şerifi vücut sıfatı abone ol o yıllar önce birisine demiştim. Allah’ın zati sıfatlarını sayar mısın dedim ben bir vücut dedi bu peki dedim ya. Allah’ın vücudunun dışında bir vücut olur mu dedim ha. Allah birinizi kaldırsam buraya. Şimdi. Yusuf kalkar mısın. Ya sen varsın öyle değil mi o. Senin varlığının dışında sen var mısın başka dahil olarak yoksun değil mi diyebilir miyiz ki. Yusuf’un hayretten bir vücuda da var diye. Bu bir. Işığa doğru dursan da gölgeni görsek abone ol bu şuraya çıksan gölgen. Belki de şeye vuracak.

çok uzun gölgesi vuruyor. Çünkü üd gölgesi vurdu gördünüz mü bu görebiliyorsunuz değil mi bütün salon. Peki bu gölge vücudundan ayrı mı o. Evet efendim abone ol bu vücut olmazsa bu oraya gölge görünür mü bu peki o gölge bir vücuttan bağımsız olabilir mi kolunu kaldır abone ol bu indir. Yusuf kolunu enteresan gerçekten kaldır. Yusuf kolunu bu gölgeye bakarsak. Ne diyeceğiz şimdi biz ve gölge hareket etti diyeceğiz. Öyle değil mi var ama hareket eden gölgemi ki. Çok teşekkür ederim. Yusuf şu bu vücut olmazsa. Allah’ın varlığını konuşamayız ikincisine o kıdem kıdemle varlığının başı ve sonu yok ama. Tüh be kanka sonsuza bu sonsuz bu dördüncüsü ne. Vahdaniyet ne zâtında ve sıfatlarında ve işlerinde ortağı ve benzeri yok bu.

beşincisi. He muhalefetün lil havadis hiçbir şeye benzemek abone ol bu vücudu sıfatları bu altıncısı. Kıyam bi nefsihi varlığı kendinden olup hep var olması için hiçbir şeye muhtaç olmamak. Bu altı sıfatını hiçbiri yaratılmışların. Hiçbirinde yoktur bugünkü dersimizin konusu hiçbir şeye benzememesi. V Matta ya bu ne. Allah’ın zati sıfatları zati sıfatlarından da çok önemli. Burası bir vücut iki hiçbir şeye benzememesi bu gece ile alakalı. Haşr. Suresi ayet 18 O kendinden başka hiçbir ilah bulunmayan hükümran noksan sıfatlardan uzak selamet erdiren emniyete kavuşturan gözetip koruyan herşeye. Galip olan istediğini zorla yaptıran. Herşeyden. Yüce olan. Allah’tır biz bunları. Bunları. Bunları. Bunları yaptırıyor ay yaptırdığı. Herşeyden de. Yücel yaptırdığı. Herşeyden yüksekte ne yaptın ve işlediği bütün. Herşeyden ne yukarıda da aynı.

ilk önce teşbih etti hepsi. Ondan sonra ne yaptı tenzih etti. Haşr. Suresi ayet 18 Allah müşriklerin ortak koştuklarından münezzehtir kim. Allah’a bir. Ortak koşarsa ortak koştuğu her şeyden münezzeh. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretleri diyor ki. Allah’ı. Siz bir şeye benzettiğini zamanda o değildir bir hadisi. Şerif’te yanal’ı birşeye benzettiniz anda o değildir diyor ve diyor ki böyle bir benzetme kalbinize gelirse hemen. İhlas. Suresi’ni okuyun bakın hemen. İhlas. Suresi’ni okuyun veya kalbinizde zât-ı nasıl birşeydir diye bir vesvese gelirse ha bu. İhlas. Suresi’ni okuyun ve hatta. Allah neye benzerdi düşünürseniz hemen. İhlas. Suresi’ni okuyun ve. İşte o zaman içinde. Allah kendi zatında. Normalde hem iş itici hem görüşüdür dedi bu aynı zamanda. Doğu hiçbir şeye benzemez dedi.

devam ediyoruz değiştirseydi. Elbette onlar bu davete uyarlar the. Şu hale göre onları önce açıktan davet etti soraca gizlice davet kaldı ve onlara rabbinizden mağfiret dileyin ki. O günahları örtüdür dedin uh bu suretle. Ya. Rabbi. Ben kavmimi gece gündüz davet ettim bu çağrışım onları kaçırmaktan başka bir netice vermedi diyerek. Ümitsizliğe düştüğü hz. Pir. Kur’ân-ı. Kerim’de. Nuh suresinin 10 ayeti kerimesinin burada bize bildiriyor bizi anlatıyor 10. Ayeti kerimesinin en uh şöyle dedi o. Allah. Rabbim kavmimi gece gündüz imana davet ettim davetim onları senin yolundan daha çok uzaklaştırmak. Tan başka bir yaramadı doğrusu ben bağışlanmak için onları ne zaman imana davet ettiysem onlar parmaklarını kulaklarına tıkadılar beni görmemek için elbiselerine bölündüler erinkarlı ısrar ettiler ve büyük lendik. Çebi.

yüklendiler sonra ben onları açıkça imana davet ettim sonra da onlara bazen açıktan açıyor bazen de gizliden gizliye. Hakkı tarihli ettim ve şöyle dedim rabbinizden bağışlanma nızı dileyin. Şüphesiz ki o. O çok bağışlayandır. Ama tabii buradan hz. Pir. Nuh aleyhisselamın tebliğin metodunu söylüyor diyor ki. Nuh. Aleyhisselam bu iki davet arasını birleştirme di. Tenzile teşbihi birleştirme dedi bu gece gündüz. Hani açıktan ve gizliden gayetle zahiri birleştirme dedi hem tenzih ve teşbih i birleştirmede hem de zahirle batını birleştirme dedi. Eğer bu. Muhammed. Mustafa. Sallallahu. Aleyhi ve. Sellem gibi birleştirmiş olsaydı halkı bunu kabul ederdi diye beyan ediyor bu işi. Arabi’nin ve ilçesinden bakıyoruz kendi ve temizlen değil. Burada. Bu faaliyetlerin hepsini araba. Hazretleri. Allahu alem hem. Peygamber sallallahü.

ve sellem. Hazretlerinin diğer peygamberlerden olan üstünlüğünü hem de. Kur’ân-ı. Kerim’in diğer kitaplardan olan diğer kitapları olan üstünlüğünü anlatmak istiyorum istiyor. Nuh. Aleyhisselam. Çünkü bir zaman insanları hakka. Hakkı açıktan davet etti. Tenzile davet etti. Çünkü. Nuh aleyhisselamın zamanda en önemli mesele putçuluk to insanlar putları ilahileri ne koymuşlardı putları ilahi yerine koydukların dan dolayı putlara tapıyorlardı hz. Nuh onları ol putlara tapınma ktan nehyetti io patlak da çok ve tenzih de çok ileri gidince halkı sevdiklerinin tenzih edilmesinden dolayı ondan. Uzaklaştılar onları dinlemeyince mu sefer. Nuh. Aleyhisselam tesbih cihetine gitti ve o teşbih ve onları anlatmaya başladı. Tenzile anlatamadığını tesbihle anlatırım diye düşündü tesbihle anlatmaya başlayınca halkı bu sefer ondan kaçtı ondan tiksindi ondan firar etti onu istemediler çünkü.

daha önce tenzih ettiği şeyi şimdi ya istemediği kabul etmedi. Ve reddettiği şeyi artık tesbihle. Kabule kabul eder hale geldi bu sefer halk yine ondan ne yaptı onu dinlemedi bu. Normalde. E tabii bu. Nuh. Aleyhisselam kavmi. Aslında kesret-i düşmüştü kendi zamanlarında bir rivayette dört tane bir rivayette beş tane but vardı ve meşhur o beş tane put hepside. Allah adına. Allah dinlemekten ilah denilerek ten onlara ibadet ediliyordu bunları. Allah denemekten ibadet ettiğinde. Bu neydi kes retti beş tane. Allah beş tane ilan vardı. Nuh. Aleyhisselam dedi ki onlara. Allah böyle kesrette değildir. Allah tektir. Bunlar. Allah da değildir dedi. Öyle olunca halk bundan uzaklaştı hiç. Dinlemediler bu sefer. Nuh. Aleyhisselam onlara aynı ipten onların. Normalde sonradan. Peş bihle.

tesbihle dedi ki. Allah sizi şu arabamızı. Örter. Hani teşbih yönüne ve onları. Normalde. İlahları kabul etme gibi değil ama. Allah’ı tesbih sanatıyla anlatmaya çalıştı. Bu sefer onların kalbi onları da kabul etmedi ama normalde hz. Pir diyor ki eğer onda o. Muhammed. Mustafa gibi hem tenzihi hem de teşbihi bir anda birleştirip anlatsaydı. Allah. Kur’an’da çünkü hem tenzih hem teşviği bir anda birleştirip anlatır. O görüşüdür iş iticidir ama hiçbir şeye benzemez bakın burada teşbih vardır. Aynı zamanda. Denizi vardır birleşmiştir bir ayeti kerimenin ya önünde teşbih vardır iki ayeti kerime onun ardından gelen ayeti kerimede tenzin vardır teşbihde teyzeyi de bir anda. Kur’ân-ı. Kerim bize öğretip. Hz. Nuh’un buradaki. Peygamberi metodu önce tenzih. Sonra teşbihi ikisini birleştirme dedi.

Ama şunu unutmayın. Adem’den itibaren. Bütün peygamberler kendi kavimlerinin istidad larını göre. Bey gamber. Lig mesleğini icra ederler ki bunda sakın peygamberlerde bir tebliğ eksik bir olarak görmeyeyim ben buradan. Hz. Muhammed. Mustafa’nın sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretlerinin peygamberliğinin yok ne kadar yüksek olduğunu. Hz. Muhammed. Mustafa’nın ve metodunun bugünkü çağımıza ne kadar uygun olduğunu gösteriyor düşünebiliyor musunuz insanlar akılda mantıkta fıkıhta felsefede de her türlü ilimden o kadar çok ileri gitmiş vaziyette ler ki şu anda. Oğuz’la bir zamanda dahi. Kur’an bütün toplumların ve ülkelerin ve insanların ve felsefelerin önünde koşturuyor. Hz. Muhammed. Mustafa. Sallallahu. Aleyhi ve. Sellem. Hazretleri kendisinden önce ve kendi zamanında ve kendisinden sonra gelen bütün insan bu fırında koşturuyor. Kur’an’la beraber önünde koşturuyor hadislerle beraber.

bütün insanlığın önünde koşturuyor işte. Nuh’un kavmi. Nuh’un. Kavmi bu isimlerin çok yerde görünmesiyle alakalı kesret-i. Alışmışlar the bakın kesret-i. Alışmışlar the çokluğu. Alışmışlar the. O çok mu alışan. Kamil tekniği sununca o kavim onu kabullenmekte zorlandığı. Hatta kabullenme dedi. Ondan sonra putlardan onları tekniğe ve aynı zamanda da hani gece onlara tebliğ etti gece galiba işarettir bu gece kayba işarettir gündüz. Zahire ve gündüz. Allah’ın. Zahir. İsmi. Şerifi gecede. Allah’ın kayıp ismi şerifinin ismidir. Nuh. Aleyhisselam bunu da demedi. Hem onları gaybe davet etti. Allah’a iman kayıptır. Çünkü. Normalde insanlar gördükleri ilahlara takılırken görmedikleri billaha tapınmayı kabullenmek istemediler tabi galbinde kendi içerisinde iki farklı tecelliyatı vardır oraya girmeyelim şimdi de o normalde o gaybın iki farklı tecelliyatı. Normalde insanları.

Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi Hakkında

normalde. Onu da belki de onlara da ağır geldi. Çünkü biz onlara derse ki gel gaybı ve gaybi olarak onlara bu tebliğ etti o zaman orada garip üzerinde de bu konuşmamız lazım neden konuşmamız lazım. Çünkü gaybın bir çok. Allah. Allah abone ol ve o oy bunun içinden nasıl çıkacağız şimdi abone ol. Ya ben bazen hakikati üçe bir tarif ederim ya 13e tarif ederken mesela ise bir ilmel yakîn hakikat vardır ve. Aynel yakin hakikat vardır bir de hakkel yakin hakikat vardır derim. Evet şimdi bu garip. Taha. Aslında bu manada bu en. Ben kendimce o kendi iç derim d3e ben söylerim ilmel yakin garip. Aynen yakin garip hakkel yakin kayıtlarım. Ben bunu uygulama gaybi ikiye böyle. Allah. Allah.

affetsin. Ben şimdi orada ulemanın diline bu vurdum ilk önce a. Ondan sonra dedim ki. Mustafa. Özbağ kendine tenakuz a düştün uygulamanın dibinden sana ne dedim. Ondan sonra içimden. Sen kendi bildiğini söyle dedim. O yüzden durdum şimdi gece tebliğ. Hani. Nuh. Aleyhisselam diyor ya ben onları gecede tebliğ ettim abone ol ve. Gündüzde tebliğ ettim ve. Asıl benim durdum ya burası ayeti kerimede de gecede tebliğ ettim gece tebliğ. Bahattin midir var. Gayet görünür gece hiçbir görünmedi çünkü. Bu tebliğin bir metodu. Gadget metodudur gece tebliğdir gece tebliğ. Nedir o secdedir o zikirde dir ama o ayrı bir batimi bir noktadır var bunun da kendi içerisinde 13 tecelliyatı vardır. Ama bu biraz böyle daha su vize oldu bu gündüz.

tebliğ. Gündüzde zahirle alakalıdır o kimseye görürsün işte. Haramı işlem edersin nasihat edersin bu zahiri tebliğdir naz zahirine nasihattır gece denilince gecede ayrıdır mesela. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretlerinin ilk kıldığı namaz gece namazıdır ve o gece namazına farzdır ve bütün peygamberlere gece namazı farzdır. Adem’den itibaren o. Adem’den itibaren bütün peygamberlere gece namazı farzdır. Adem’den itibaren. Hak aşıkları için gece ibadeti önemlidir bu o. Adem’den itibaren. Hak aşıkları için gece ibadeti önemlidir. Nuh. Aleyhisselam zamanında da gece ibadet edenler var bu. Nuh diyor ki ben onlara gecede tebliğ et gaybi olarak manevi olarak mesele daha fazla ben bu akşam karıştırmıyorum şimdi a. Oyüzden onlar gündüz tebliğlerin i ve gördükleri şeyleri. Nuh. Aleyhisselam terk etmelerini isteyince. Onlar terk etmediler.

bu çünkü o onları tek. İlaha davet edince onlar kabullenme diler. Nuh kavminin halinden bahiste dedi ki. Hz pirden devam ediyoruz ama onlar davet uyuma kutusunda üzerlerine vacip olan bildikleri için benim davetime karşı kulaklarını tıkadılar. Hani yine o ay yukarıda okuduğum ayeti kerimede diyordu ya onlar ne yaptılar kimi. Davet ettiler s ettiyse onlar. Ulu sesini duymak istemediler kulaklarını tıkadılar. Ya aslında onların kulaklarını tıkaması kulaklarının tıkanması bu abone ol bu. Muhiddin. İbni arabi’ye göre. Daveti kabul etmeleri. Ama siz bir doğrudan rahatsız olursanız. Onu duymak istemezsin de dizin doğruya karşı bir imkanınız varsa ve o doğruyu kabul edeceğinizi düşünürseniz inkar edersiniz kulaklarınızı tıklarsanız. Ama siz bir gerçeği görmemek için gözlerinizi kapatırsınız. Bu bir gerçeği görmemek için gözlerinizi kapattığınızda.

O zaman o gerçeği kabul etmiş olursunuz dolaylı olarak bu eğer o gerçeği inanmamış olsanız onu seyretmeye devam edersiniz var ama o göre gerçeğin gerçek olduğunu bildiğiniz için gözlerinizi kapatırsınız veya bir hakikat-i inkar etmek istiyorsanız kulaklarınızı tıkar sınız de aynı şeyi kim yaptı. Mekkeli müşrikler yaptılar. Mekkeli müşrikler ne yapıyorlardı. Hz. Muhammed. Mustafa’yı duymamak için kulaklarını takıyorlardı. Mekkeli müşrikler. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretlerinin dinlemesin ler diye. O konuşurken 60 tutuyorlardı abone ol bu alkışlamanın iki ve. Çetesi vardır bir protesto dır ikincisi sevinçten dir mutluluk tandır kabul gördüğünden dir ve o gün o zaman. Müşrikler. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretlerinin duyulmasını istemem işlerin sebebi bu insanlar ona inanacak diye. Ya ben sebep ne. Aslında onun doğruluğunu.

bildikleri için insanların ona inanmalarını istemiyorlar bu dünya üzerinde hak ve hakikatin sesini neden kesmek isterler bu çünkü insanlar hak ve hakikati öğrenirlerse çok firavunlar aşmış düzenler yıkılacağı için istemezler bu. Nemrut ulaşmış düzenler yıkılacağı için hak ve hakikatin sesini istemezler. Ama neden. Kur’an’ın önüne set çekmeye çalışırlar. Muhammed. Mustafa’nın önüne set çekmeye çalışırlar bilirler ki o. Doğrudur o hak ve hakikattir. Eğer onu insanlar dinlerler s ona uyarlar ona uyarlar sa insanların kendi elleriyle yapmış olduk bu çocuklar ilahiler iş görmez hale gelir bu no zamanında beş tane ilahi vardı şimdi. Dünya üzerinde de beş tane. Bu da inanıyorlardı şimdi. Dünya üzerinde beş tane put var ve. Birleşmiş. Milletler da beş tane asille var. Beş tanesinin bir tanesi bir.

reddederse hiçbir kanun hiçbir insanlığın hayrına. Hiçbir çıkmıyor beş tane put yönetiyor birleşmiş milletleri ve insanlar o beş tane putun önünde secde ediyorlar beş tane butonunda da. Birleşmiş. Milletler. Milletler’deki beş tane. Daimi temsilci. Nuh aleyhisselamın zamanında gelen beş tane put tur bağlarım bir yere bu üçlü teslis inancı müşriklerden gelir lat menat uzza. Avrupa üçlü teslis inancı ile durur laf menat uzza nedir bunlar güç para mevki bu. Avrupa’nın tutumudur dünyanın fotoda nedir beştir bu. Nuh aleyhisselamın zamanında da beş tane put var arka. Kur’an bize geleceği anlatıyor yok ki. Nuh’un kavmi. Bu beş tane puta inanırdı. Bu beş tane butun 5’de kes retti ve kavmi hakikati dinlemek. İstemezdi hakikati de görmek. İstemezdi. Hz pil. Nuh. Aleyhisselam dan. Muhammed.

mustafaya getiriyor bizi diyor ki siz gerçek. Allah’a emanet edin. O hiçbir şeye benzemez. Dünya üzerinde kurulmuş olan sistemlerin hiçbirine benzemez dünya üzerindeki güç adakların hiçbirine benzemez dünya üzerindeki para odakların hiçbirine benzemez dünya üzerindeki hiçbir şeyin hiçbir şeye benzemez ve isterse dünyayı allak bullak eder. Bu bir inanan bir. Gerçekten iman eden bir kimse bütün düzenler altüst edebilir. Yeter ki oh. Peygamberi bir metoda sahip olsun siz ruh gibi nur gibi tebliğ ederseniz başarıya ulaşamazsınız siz kalkar sadece tenzih ederseniz da bu sözün bugünkü siyasilere ait. Ama siz kalkar din adına sadece tenzih ederseniz başarıya ulaşamazsınız. Ey. İslam dünyası sadece tenzil bataklığında boğulmayın sadece teşvik bataklığında da bulmayı tenzih ve teşbih i. Kur’an gibi kendinizde birleştirin tenzih ve teşbih.

i. Muhammed. Mustafa gibi kendinizde birleştirin. Hacer. Muhammed. Mustafa gibi tenzih ve teşbih birleştiremezsiniz. Eğer. Kur’an gibi benzin ve tesbihi birleştiremezsiniz. Nuh aleyhisselamın tebliğde başarısız olduğu gibi siz de başarısız olursunuz. Nuh. Aleyhisselam gece anlattı dinlete medigün düz anlattı dinletemedim bi geceyi ve gündüzü birleştiremezsiniz geceyi ve gündüzü birleştiremezsiniz zahiri mi battı bu değiştiremezsiniz vücudu 2’ler. Sen izin ahımızı yüklemiş olursunuz hayatı a la ilahınız iyileştirilmiş olursunuz. Hz. Mevlânâ Derya göz ikinci var ama bakış tektir 92 lira mı anlayış tektir göz ikidir. Kur’an ve sünnettir bir göz iki derdin noktasında birisi. Kur’an ve birisi sünnettir ama bakış birdir. Kur’an ve. Sünnet birdir bu manada panzi. F teşvik birdir bu manada bir. Gözünüz. Fevziye der bir. Gözümüz teşbih eder ama.

beyin olarak akıl olarak. Oh birleştirilir onu vah beden ulaştırır. Siz. Kur’an ve sünnete ayrı görürseniz vahdede ulaşamazsınız. Kur’an ve sünneti iki gözün 4 bu yerleştirirseniz vahdete ulaşırsınız kalple aklınız birisi tercihtir birisi teşviktir akıl teşbih eder kalp tenzih eder bunu birleştiremezsiniz. Bahattin olarak mânâ dünyasında yine ikiliye düşersiniz. Hz bir o yüzden. Allahu alem. Belki de buraya de vurmak istedi. O bu. Normalde ki de o. Nur aleyhisselâmı burada eksiltmek için değil geçmiş peygamberlerin kendi ümmetleri içerisinde yaşamış olduğu zorluklardan. Bizler bugün bunlardan ders çıkarmalı ve bütün. Nuh aleyhisselamın tebliğinde de ne vardı da tebliğ yer bulmadı bakın ne vardı da tebliğ yer bulmadı bugün ümmeti. Muhammed’den. Ne var ki tebliğ yer bulmuyor mı bu. Hoca. Efendiler bu. Efendiler.

bu din alimleri bu dini çok şeyi bilenler bu televizyonlarda medyalarda toplantılarda belediyelerin paralarıyla din anlatanlar neyi eksik yapıyorlar da insanlarda din tam olarak oturmuyor biz bunları kendimize sormamız lazım. Kendi kendimize bizim geçmiş peygamberlerin hayatlarından örneklere bakarak tan kendimizi çek etmemiz lazım. O yüzden hz. Pir bu noktada muhteşem bir yere bak parmak basıyor bunu bir kısım işte ben biraz bu mezun üzerinde ince sanki. Nuh aleyhisselamın. Bu konuda bir eksikliği varmış gibi algılamış lar sanki hz. Pir. Nuh. Aleyhisselam’ı burada bir eksik görüyormuş gibi bir yanılgıya düşmüşler kıymetli. Dostlar burada. Hz. Pirin ve hazır tipinin herhangi bir peygamber bu peygamberliğinin metodunun üzerinde bir eksiklik görmesi o kimse küfre götürür ne bu böyle bir değil bugün gündüz de küçük.

bir soru sorulmuştu. Ona cevap vermiş demiştim ki. Adem. Aleyhisselam on. Emir’le indir abone ol bu peygamberliğin de bir eksiklik mi vardı. Sağ ol oğlum olan şiddete 30 sayfa. Verildi mi peygamberliğin de bir eksiklik mi vardı sonra 50 sayfa oldu. Onu ilahi kitaplar sonra daha da fazlalaştı. Hz. Musa’ya indirilen kitaplara. İsa. Aleyhisselam’a indirilen kitap aynı değildi daha sonra en. Kamil hepsini birleştirici. Kur’an indirimde şu ifade eden bak bak bana ama ne zaman ederken onları öldüğünü anladılar ve. Nuh’un bu davetinde. Türkan. Ayrılık olduğu için kavminin ona yaklaşmadı karını bildiler. Halbuki vücutta var. Kuran da birlik vardır. Furkan. Ayrılık yoktur. Kur’an’da bulunan kimse her ne kadar. Furkan’ın için de olsa da onu dinlemez. Çünkü. Kur’an’da. Furkan dahildir bir.

ya. Allah’ın dostları velilerin o ve o. Kamil kulaklarını tıkayıp başlarını örtü çekmelerini ve onların. Daveti kabul ettiğine işaret gördüler şu an. Az önce dedim ya bir kimse bir dinlemek istemiyorsun onu kabul etmiştir aslında bu ama o inadından dolayı hak olan bir şeyi dinlemek istemez onun haklı olduğunu kendi iç dünyasında kabul etmiştir ama hani kınamaktan korkmak vardır ya o iman edenler kınamaktan. Korkmazlar ayeti kerime ve sufiler için bu çok önemlidir ve sufiler bu ayeti kerimeyi kendilerini ölçerdi ne la kınamaktan. Korkmaz daha ha inançlarını ve imanlarını ortaya koyarlar ibadetlerini ve ritüellerin ortaya koyarlar. Herkes onların ibadetlerine ritüellerine imanlarına inançlarına. Aşkın. Coşkun akan sevgilerine pimi sıkıpta ile bakar kim ise eleştirir. Dünya üzerinde. Adem’den itibaren en fazla eleştirilen.

ler. Peygamberler ve onları çok seven sufilerde ve sufiler dünya üzerinde dini. Merkezi en çok eleştirilen lerdir bir sufi yolunu seçecek olanlar bu eleştirilere göğüs gelecekler. Bu eleştirileri göğüs gelmezse. Sofiler. Allah olan yakınlık lerinde sorgulanır bu iftiralara gıybetle eleştirilerine halkın içerisinde hor ve hakir görülmeleri alışacak sufle ama bununla yaşamasını bilecekler öğrenecekler. Eren yakın dairede annesi babası eşi çocukları arkadaşlara etrafı ki çalışma mesaisi olan kimseler aynı dine mensup olan kimseler onlara çok ağır bir şekilde eleştirip gıybetle nedir dedik odalarını yapacaklar bu kaçınılmaz sondur. İşte o su filan. O su filan. Nuh kavminin gerçekten ruhun tebliğinin kabul ettiklerine inanırlar bu burada internetten bir vardır. Bu. Nuh’un davetin de ilk davetinde bu. Nuh onlara kesretten vahdete dönüş ister ama.

onlar kesret noktasında durduk larından ve vahdet-i kabul etmek istemezler de aynı. Müslümanlar için de geçerlidir bir. Hani mahallemizde bir hacmini nemiz vardır. Bizim o doğruyu. Biliyordur ya bu veya birisinin dedesinin dedesi şehir ya o doğruyu biliyordur ben çok karşılaştıkları mı söylüyorum ve onun dedesine büyük derviştir onun dedesi böyle derdi var ya bunlar. Normalde halkın içerisinde konuşulan şeylerdir ya siz. Ona doğruyu anlatamazsınız o sizi dinlemez. Çünkü neden dinlemez. Oya kesrette dir kesretli olanı. Siz vahdede anlatırsınız kabul etmez. Vahdet. Tekin’e kesret anlatırsanız o da kabul etmez bu. Nuh kavminin problem buydu bu. Nuh kavmi kesrette iken vahdet-i. Dinlemediler. Vahdet teyken kesret-i ve kulaklarını tıkadılar var zahirde. Ken bâtını görmediler bâtın ehli zahiri görmedi birleştirme diler çünkü bu.

çokluktan kesretten vahdete de bu davet teşvikten tenzih. Eda. Vatan teşbih ediyor her ona benziyor. O hiçbir şeye benzemez dediğinde reddediyor size tenzihi kabul etmiyor aynı şekilde hani. Furkan çokluk ayrılık demek. Kur’an cem etmek toplamak demek ya bir kimse. Kur’an’da cemde ise onun. Furkan ayrılığı anlatmak çok zordur. Ülkün değildir. Hani mesela iki sevgili iki eş gibi ama bir kadın bir koca düşünün. İkisi de birbirlerini çok seviyorlar sa birbirlerinden ayrılmayı düşünürler mi düşünmezler onlar. Çünkü tek olmuşlardır. Ben onları iki görmek yanlıştır öyle seven karı kocalar vardır ki onları iki göremezsiniz onları. Normalde uzaklaştırma nız bir onlara ayırmanız da mümkün değildir. Kur’an’da olan böyle bir şeydir. Bir. Tabi şimdi çok az kaldı böyle kadında erkekte. Allah sizi bu.

konudan biraz uzaklaştırırım ayrılmaz dedim size. Kuyucu dedemle nem anlatayım arada olmaz mı o mı var ya ben de bir. Annemin babası. Efe bu evliliği boyunca anneannemin yanından hiç ayırma mış abone ol ve bir gece dahil abone ol iyi bakın bir gece dahil. Ben anneanneme dedim anneanne hiçbir yerde. Sensiz gitmedim ama gitmedi oğlum dedi ve her gittiği yere seni götürdü mü anneanne dedim her gittiği yere beni götürdüğü oğlum dedi bensiz hiçbir yere gitmez dedi. A yalnız ne yapıyorlardı bilmiyorum galiben dedi abone ol ya. Ondan sonra dedim hadi senin. Bursa’ya götüreyim dedim ben al. Gelemem oğlum dedi. Neden anneanne dedim ben kızar bana dedi anneanne öldü gitti kemikleriyle çürüdü nereden kızacak dedim ya oradan bile kıza romana.

dedi. Allah. Allah. Ne dedi ki sana dedim ama dedi ki dedi la lan garı. Ben öldükten sonra asla evden ayrılma dedim ben durdum demiş ki ona ani. Neriman’a gidebilir miyim demişler manda. Annem bizde baba da yok damat yok evde rahat ona git demiş başka hiçbir yere gitme demiş ama bir düşündüm kadın birkaç yere gitti. Perişan. Ben anneme gittim çabuk dedim ananı al o çabuk dedim. Ne yap ananı al getir buraya dedi. Öyle dedi mi sana sonra söyleyeceğim ben o hemen getirdi. Eğer onu şimdi. Vahdet öyle birşeydir ki onun şerbetinden bir damla içen kesret-i inkar eder bu. Vahdet öyle bir duygudur ki bir damla içen. Bu ayrılık. Onun için ölümdür yoktur bu işte bu hz. Pir.

bu iki. Keskin ucu söylüyor. Yok ki kesrette. Kime. Oh dedi anlatamazsınız. Onun istidadı kesret tir diyor bu. Vahdet. Ehli ne de kesinti anlatamazsınız. Onun da istidadı oturuyor bu ve bütün peygamberler ümmetlerin istidatları üzerine peygamberlik yapmışlardır ve. Bütün veliler. Mürşidi. Kamiller kendi zamanlarındaki sufilerin istidatları üzerine mürşitlik şeyhlik yaparlar iyi bakın istidatları üzerinden ve. Muhammed ümmetinin istidadı. Hz. Muhammed’i. Mustafa’ya like yok. Cem etmiştir kesret-i ve vahdet-i kendim üyesinde toplamıştır ya o yüzden. En üstün ümmettir ya o yüzden en faziletli ümmettir. O yüzden. Kur’an bütün kitapların anası hükmündedir o yüzden. Hz. Muhammed. Mustafa hem. Evim hem de ahir peygamberdir bunun için. Kur’an ancak. Hz. Muhammed’e ve insanlar içinde en hayırlı. Ümmet olan. Muhammed ümmete. He bu hakikat etek.

bir. Emir de birleştirdi ve işte ona benzer hiçbir yoktur ayeti aleti bu. Kur’an’ın üzerinde tecelli ettiği. Kur’an’a benzer bir kitap yoktur. Hz. Muhammed. Mustafa’nın üzerinde tecelli etti. Hz. Muhammed. Mustafa gibi bir peygamber yoktur ümmeti. Muhammed’in üzerinde tecelli etti ümmeti muhammed gibi bir ümmet yoktur ümmeti. Muhammed’in içerisindeki velilerin evliyaların üzerinde tecelli etti ümmeti. Muhammed’in kendi içinde yetiştirmiş olduğu veliler gibi veliler yoktur ve onlar hiçbir şeye benzemez der. Kur’an hiçbir şeye benzemez hiçbir kitabı benzemez ne kendinden öncekileri ne de kendisinden sonra yazılan eserlere hiçbir şeye benzemez. Hz. Muhammed. Mustafa. Sallallahu. Aleyhi ve. Sellem ve kendinden önceki peygamberlere benzer ne de kendi zamanındaki insanlarını de kendisinden sonra gelecek olan insan dağ cm eder. O yüzden kem ettiği için.

Hz. Muhammed. Mustafa’nın ve. Kuran’ı nişik bu karıştırılmıştır bu çünkü ne. Musa gibi tenzih te tokuç bir noktaya ne de. İsa de selam gibi teşvikte bir uç nokta vardır. Musa aleyhisselam da ki tenzih teki katılığını isale selamın tesbihteki yuma şık yumuşaklığı nın ortası vardır ne vardır. Biz de tenzih ve teşbih cm edilmiştir birleştirilmiştir işimiz kolay olmuştur bizim o yüzden ümmeti. Muhammed’in işi kolaydır ve o yüzden değil bütün insanlara şunu gönderilmiştir çünkü bütün insanların kabul edeceği bir noktadır olaydır. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretleri de kolaylaştırınız zorlaştırmayınız diyerekten. Bu meselenin ne olduğunu bize anlatır. Bak arada. Allah sizin için kolaylık ne diler zorluk dilemez ayeti kerimesi bunu destekler. Çünkü cem etmek birleştirmek için kolay tarafıdır ayrıştırma tahsilata.

düşürmek için zor tarafıdır. Furkan. Ayrılık kesret çokluk işin zor tarafı. Iğdır hangi. İlaha inanacaksınız işin zor tarafıdır. Bu bir sürü ilah işin zor tarafıdır ve onların hepsinde tenzih etmek için zor tarafı drama ilah tek kitap tek peygamber tek. İşin kolay tarafıdır tenzih ve teşbih i birleştirmek için kolay tarafıdır o hiçbir şeye benzemez dediğinizde. Siz hepsinde birleştirmiş olursunuz o hiçbir şeye benzemez derken de siz var olanı. Redd etmemiş olursunuz iyi bakın var olanları rehber etmemiş olursunuz onları reddetmeden dersiniz ki o birşeye benzemez. Hatta. Allah hakkında hayalinize gelen işinize geleni dersiniz ki o buna benzemez o buna benzemez demek onu reddetmek demek değildir abone ol ve sen o değilsin reddetmektir ama o buna benzemez bakın burada katı.

bir ehliyetlilik yoktur bakın katı birinci etkinlik yoktur bu onun yemeği daha güzeldi. A bu yemeği reddetmedi ben onu yemedi daha güzel ya o ne omleti ya onun yaptığı omlet başkaydı bu omlete reddetti manası çıkmıyor ya. Ne. Menemenli ya acısı bol dudaklarımız kızlara yemiştik. Bu öbür menemenle reddetmedi var ama bu. Menemen raha fazlaydı daha güzel ve bunun gibi bir. Rahim muydu. Ama o birşeye benzemez ki sağ üst perde bitmeyecek 100 verdi. Evet bu da hep koşma var. O hep daha da hep daha da hep daha da sıvar bu muhteşem. O yüzden onun benzeri hiçbir yoktur abone ol bir saat 10’u çeyrek geçiyor burada bırakayım bu hakkımızı. Eğer. Nuh kavmine bu ayetin benzerine getir eydi a k.

mide kendisine uyardı bu. Çünkü tek bir ayette. Belki de bu ayetin yarısında. Hz. Muhammed hem teşbih hem tenzih etti buradan devam edeceğiz inşallah. Arabi sohbetleri çok uzun olursa bensiz performans düşüklüğü. Siz de görmüyorum da ben kendim de bir anlatma düşüklüğü görüyorum o yüzden ben inşallah ve daha uzun hazırlamış hazırlık yapmışım ama ben inşallah burada bitirmiş olayım sorularınızı alayım ama inşallah. Allah’tan bir gelmezse. Şuraya bir bu not şeyim. Allah rahmet abone ol daha sonra alabiliriz ve yakıt ikmali tamamlar. Ama sen newcomen de gemide kurtarılanlar o zaman hangi kesim dişim. Efendim. Nuh kavminin de teyze edenler anladıkları halde kulaklarını ve gözlerini kapat anlardı anladıkları halde kapatanlar da bir de bir kesim daha vardı belki anlamadan reddedenler vardı.

peki kurtulan hangi kalbimde. Nuh. Aleyhisselam gemisi. Almanlar hangileriydi kimlerdi gemiye binenler gemiye bilenlere bakmıyoruz bu. Alo teşviği ve teyze birleştir bu tebliğ ile alakalı olan metroda bakıyoruz. Bu bir sorum daha olacaktı burada vücut ve gölgedeki ışık olmasa vücutta gölgede görünmeyecek acaba. Muhammed sallasam. Hazretleri ışık mı olmuş olur yazikir. Kur’ân-ı. Kerim orada gölgeye vücudu birleştiren şeymiş. Sadece bu varlığın bir gölge olduğunu savunduğumuz dan dolayı bunu söyledik ya yam derler ya meşhur. Eskiden. Temsilde hata olmaz diye yeme mesela anlaşılsın diye söyledik iki. Hz. İsa yasam sürekli teşvik neydi dedik sürekli. Terziyan. Teyze’ye akıllı mı oluyor o zaman. Yoksa hani teyzeden kalktı dedik ya az önce. Musa ile alakalı. Fevzi katılık var bari. Sales. Selam lan. Akıllı teşbih.

var böyle daha bi var. Hz. Muhammed. Mustafa da ortası var ama biz. Peygamberi metodların üzerinde bu konuşma ediyorsunuz siz bu ikisinin birleştirmesini anlayamıyorum. Ya ben. Zirve teşbihi birleştirmek aynı anda sürekli birleşmiş mi olacak yoksa gene dönem teşvik müzikle birleştiren lerden olmaya çalışacağız abone ol o. Cemal kanka ve melamiler cm kal. Cem makamı mı derler birleştirmeye. Herkese merhaba. Merhaba efendim. Evet şimdi öncelikle bir abi i öğretisi ve düşüncesine ve burada yapılan konferanslara sebep olduğunuz düşündüğünüz ve bizlere bu eğitimden faydalandırma ya vesile olduğunuz için. Sizlere sonsuz teşekkür ediyoruz. Bu anlatacaklarım bu hususta ayrı bir fikir gibi gözükmem iş olsun çünkü. Eğer siz. Bunlara sebep olmamış olsaydınız bunlar hiç düşünmeyecek ve. Ortaya çıkmayacak fikirler o yüzden bu fikirler.

bazen birbirine zıt bile olsa. Evet. Ee bir onlara sebep oluyorsa sevabı ayıp öptüm manevi cenahı ayrı yönü neymiş gibi düşünmelerini başta işaret edip bu yandı demende bulunmuyorum öyle de düşünülebilir. Bunda bir sıkıntı sakınca burada şöyle bir söz konusu bir durum var o kişisel bir fikir olarak bunu ele alalım işte. Hz. Nuh. Aleyhisselam ve diğer peygamberlerin tebliğ metodları burada bakarken şöyle bir kelam geçti bu dünyanın üzerinde bu tür. Kavimler insanlar topluluklar mevcut bu fakat biz tasavvuf öğrencisinde hep şunu alıyoruz şöhreti bir yerde bir hata ve kusur gördüğünde. Aslında o kusur. Senin kendi hata ve kusurunun tezahürüdür azreti. Mevlânâ şöyle diyor insanlardan gördüğünüz zulümler aslında senin kendi huyumdur. Ama bu. Pencereden ve. Tasavvuf öğretisinin üzerinden bakılacak olsak.

Hz. Nuh’un ümmetinin hatası. Hz. İsa’nın reddiye verenlerin onu çağırma gelenlerin hatası. Hz. Muhammed. Mustafa’yı taşlayanlar. Velhasıl kelam işte. Hz. İbrahim. Hz. Şuayb. Aleyhisselâm hazret-i âdem’e. Aleyhisselam’a bu noktada olumsuz reddiye veren ümmetlerin insanların o duygularının hepsine baktığımda çok açık görür kendi içimde bunları görüyorum var benim içimde bir. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretlerine. Taşıyan mekanizma va. Bu benim içerimde. Hz. İsa’yı çarmıha gelen bir var. Onu duyuyorum görüyorum veya. Hz. Nuh’un reddeden bir var bende. Ama siz mürşid-i kâmil siniz o mürşid-i kâmil’i. Red. Dedem. Bunun hakkında olumsuz noktada. Düşünen ve bütün gücüyle bütün peygamberlerin üzerinde mantıksal metod olarak. Kuran üzerinden verilmiş her türlü olumsuzluk bende var ama bu peygamberlerin sesini var ben bu ikisini de ben kendimi.

Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi Sohbeti

ruhum özümde görüp bütünleşti. R biliyorum. O zaman benim. Musa’nın ümmeti. Şuradaki falanca ülkenin o kişilerine benziyor demem benim hakkımda bir yanılgı olmaz mı. Aslında. Kur’an dediğimiz. Yapı tanesinde. Canon tezahürü. Ordu dışarıda görülmüş olmasın işte kendi içimizdeki. Nisan ki oradaymış. Siz gibi görmüyor muyuz ya sendeki bâtın oradaki. Zahir var ama sonuç olarak gel altını. Zahire tecelliyatı olarak görsen onu kendi içindeki batında varlığın olumsuzluğun dışa tezahürü olarak da görebiliriz. O zaman onu ama öz olarak kirlilik bizde. Eyvallah değil mi. Eyvallah benim. Bunları düşünmen ve bunları hissetmem benim için kötü bir değil mı böyle düşünebilir normal bu aynı zamanda peygamberlerin seslerini ve bunların bütün peygamberlerin bu noktadaki öğretilerini hissetmem bu içimde yaşanan. Savaş yanlış bir değil. İyi o.

zaman. Kur’an benim öyle söyleyeyim hakkuran. Benim o zaman eyvallah. Evet şimdi ben bunu buradaki. Hz. Nuh’un üzerinden anladım ben bunu böyle düşünmüyorum bana iki saat önce söyleseniz ben yine derdim ki ya. Evet bak şu. Ve şuna benziyor şundan dıral bu ki bu. Ben denmiş bu. Benmişim ya buradan bu birinci çıkarımı oldu bunu bir. Check etmek istedim. Çok teşekkür ederim ikinci husus. Allah. Allah birşeyi ortak koşmak ne demek bu manada bir kısa yine arkasında bir açıklama var bir kimse bir bardağı. Allah’a benzetsen veya bu. Allah’tır dese. Halbuki. Sonuçta benzeten kendisi bu. Benz ettiğinden ötürü de diyor ki şu şirk dediğimiz mekanizma. Aslında biz. Allah. Hani iki ip. Üçleme noktasında duruyoruz ya bu. Allah’tır desem ben şimdi.

oradaki bardağı bakıp. Ben desem ki bu. Allah’tır teşbih noktasında. Sen. Tesbihçi olursun tenzih. Çin’in birisiyle 55 çivi bir kimse der ki evet. Her şeyde onun eseri var o kimseye. Seni görerek. Tamam ayı bir yoldu da onun senin reddetmez ama tenzih gibi kimse denk gelirse der ki sen şirket düştü bu peki bir. Muhammed. Ümmeti de der ki sen bu. Allah’tır desen sana bu değil demez o hiçbir şeye benzemez vücut tanımının üstünden bunu demin yaptınız bu. Fakat burada şunu söylemek istiyorum hani. Allah’ı ikileme. Allah’ı ikileme. Allah’ı bir şeyler eş tutma ortak tutma diyelim bardak lan. Allah’ı ortak tutuyoruz şimdi bardak. Allah’tır tenzih işçiye göre konuşalım bardak. Allah’tır ama bardağı. Allah olarak gören. Sonuçta benim var bu bardağın.

hiçbir zaman. Allah olduğunun doğruluğunu kanıtlamaz su bardağı. Allah olarak gören ben olduğum için. Allah’ın öğretisinden daha büyük bir öğretiyi. Ben düşünüyorum demektir. Ben diyorum ki ben. Allah’tan. Daha büyüktü o zaman ikilik bu olmuyor mu aslında. Allah bu mantıklı. Allah 3 denemez bu çünkü. Allah en fazla iki yenebilir. Çünkü insanın kendi kendini çok beğenmesi kendi nefsini beğenmiş sonucunda çevredeki nesnelerle. Allah’ı tezahürler. L sıfatlarla sıfatlı ayıp onu bu noktada şirk makam onun öğretisinden daha iyi biliyorum demek bile aslında şirk olur o zaman mesela sen bir kimsenin terbiyesine girdi terbiyesinde. Adam sana diyor ki. Sağdan git sen bu ve çiye göre soldan gidersen yine hakikat manasında şirke düşmüş oluyorsun öyle oluyor o zaman şirk bardak. Allah demek değildir.

İyi o zaman şirk insanın bu noktadaki kendisidir abi düşüncesini. Önder abi de öyle diyor zaten doğru oluyor bu ara bir de öyle diyor ben yine bu konferansta bunu bu çıkarımları yaptığından bir saat önce bana sorsanız. İki saat önce. Bu fikir var mı. Yok buradaki bir sohbetim ellemeleri. Ben bu gece tebliğ ve gündüz tebliğ hususunda da bir sorun ve danışmam olacak. Onun dışında mikrofonu arkadaşları teslim edeceğim inşallah gece tebliğ ve gündüz tebliğ konuşuldu bu burada o hissi ve manevi olarak sizin bir tanımınız var teşbih ve tenzih noktasından fakat şöyle de bir durum var. Hz. Nuh bu yaklaşık bir sene yaşadı bıo onların içerisindeydi ve gündüz tebliğ dediğimiz açıktan tebliğine bulundu dedi ki. Allah birdir peygamberlik. Hz.

Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretlerine 40 yaşında geldi kırk yaşından önce o da o. Ebu. Cehil’in içerisindeydi fakat. Abdülkadir. Geylani. Hazretlerinin de bir sözü var diyor ki biz kuru dalı nazaret yaşatırız fakat. Hz. Nuh onların içerisinde bulunduğundan ötürü ve onların bütün hal davranış ve sistemlerini bildiğinden. Allah’ı tebliğ etti. Fakat. Allah’ı tebliğ ederken. Onların tebliğlerine cevap verebileceğine inanmadı bu açıktan tebliğ etti. Amerika. Ama önceden kalbi onların inanmayacağı na dair bilgisi vardır. Bu yüzden onlar. O’nun. Tebliğ ne cevap vermediler daha sonra bu gündüz tebliğ açık. Devri daha sonradan mı hakikat-ı anladı bu sefer onların üzerinde tasarruf etti manevi olarak. İnandı ama ilk tebliğinin an mamasından ötürü onlar o hislerinden dolu ikinci tebliğden dönmeden. Bundaki delilin nedir. Ya. Rabbi.

Hz. Peygamber. Efendimiz sallallahü ve sellem hazretleri şu iki ömer’den birini bana nasip et önce inandı sonra da. Hz. Ömer hış kendi geldi bir mürşid-i kâmil’in işte. Abdülkadir. Geylani. Hazretleri ve bir mürşid-i kâmil’in önce karşısındakine inanıp önce inanıp hiç âlemdeki tevhidi onun iyi olabilir çok güzel olabileceğim onun verimli olabileceğini onun halini değişebileceğine inanıp bu sefer açıktan tebliğde ya. Evet sen iyi ol hemen simiti bu noktada. Evet şu iki alıp biraz hani. Aslında noeli selam da bir eksiklik değil bu dediğimiz gibi ama ya böyle değil mi en iyi bir yer değil mi. Burası buradaki bir. Burası bir çift bilmiyorum güzel bu gece tebliğ ile gündüz tebliğ açıktan sevgiyle özensiz birisini önce inanırsınız inandıktan sonra söz ve fiillere.

söylediğinizde. Ondaki değişim ve yeşerme daha farklı olmaz mı gece tebliğ daha fazla su fil açısına gaybı. Tebliğler olarak nitelendirilir ben öğlen. İnternet indir gaybi. Tebliğler bu manada adam ha değil midir o insanın iyi olabileceğine dair işte diyorum yazık ki. Ela ile alakalı bir meseledir gaybın. Bu bir kader midir. Bu gayet ile alakalıdır dediğim ya değil midir ya gariplerle 150’nin bir. Peygamberin kalple alakalı olan alente ileri farklı farklıdır kadermidir tasarrufudur bırak buraya. Kader bahsine geçme burada ve gaybi bilgiler parklı tecelli eder ve gaybi bilgilerin geldiği tecelli etti makam ve mertebeler vardır ve gaybi bilgilerin. FC lifti makamı mertebelerin. Hepsi de haktır ama o hakkın tecelli yatları noktasında farklı tezahürleri vardır bu. Şehadet mertebesindeki. Bir kimsenin gaybi.

tecellileri ile. Emir âlemindeki bir kimsenin gayrı tecellileri ile hafif muhafızdaki gaybi tecelliler aynı noktada değildir aynı tecelliyatı ve parlaklıkta ayn-ı hakikat süzme renginde değildir o yüzden gece tebliğ dediğimizde tebliğ edeceği hangi gaybi perdede olduğu önemlidir ve bu görmem âlem-i şehadet alemi deriz şehadet âleminde ki gaybı perdeler ile abone ol o. Emir âlemine düşen gayri perdeler ile. Evet. Ee. Elif muhafızdaki gaybi perdeler da aynı tecelliyat da değildir var bunun bir çıplağı ilerisi vardı şimdi bu mezun büyür dağ da var bunun bir çeteleri sinor mâl de ben bu ne fima hafıza. Bakın bu. Az önce anlattım üç tane de ilmel yakin. Aynel yakin asker yapayım diye oradaki hakkel yakin noktası levh-i mahfuzu mu bu kimler içindir bu.

Normalde belli dereceye kadar onu olan veliler ve peygamberler içindir. Nuh. Aleyhisselam doğudan bunu görüp de bölüm bunu. Normalde. Beach üstü vardır. Pir seviyesinde ve peygamberlerin. Ula zimonlu alanlar için onlar için levh-i. Mahfuz şehadet alemi dir bu yirmi yaşadığımız zalime haşem pardon nedir muhafız onlar için ilmel yakîn noktasıdır veya ilmel yakin noktasındaki gayet tır. Onun bir cadde üstü bir çıt üstü. Ama sen geriye doğru git ne yapıyor mu hafıza gelmeden daha ayağını sabit edilir bu onun buçuk ayın ehliyet 71 ayağına sağlık. Evet onun bir çift süslü vardır hakkel yapayım ilmin çıkış noktasıdır ki odur. Evet şimdi ve gaybi çıkış noktası oto dur o. Ah. Kalbim. Ve gaybi tecelliyat gaybi. İrşat gaybi insanlara tebliğin veya gece tebliğ.

Bu benim anlattığıma göre altı mertebesi çıktı şimdi. Ama bu. Fatiha’nın 7 tefsiri gibi oldu. Evet bu da gaybın 7 tefsiri gibi. O şimdi. A. Ş da dahil ulemaya göre bir kısım. Sufi. Benim anlattığım anlatır kitabidir bu sufilerde ilmel yakin. Aynel yakin askerlerin ayeti kerimesinin tecelli ederek ten şehadet alemi. Emir âlemi ve kitapların anası hükmündeki resim mahfuzdur var ama. Hz. Muhammed. Mustafa sallallahü ve sellem. Hazretlerinin miraçtaki meselesi vardır bu bookboon bu cızırtı nedir. Bu kalemdir un nedir resim hafıza. Hala da yazıp silmekte dir da geçer orayı burasına dikkat edin oraya geçer o. Cebrail aleyhisselamla beraber oraya geçer bu nereye varır onun üzerine araçlarla yalvarır kırar çağla’dan sonra der ki. Cebrail. Aleyhisselam. Bu benim yerim buraya kadardı.

ben onu neden aşağıdan sonra sidretül münteha ya kadar gelir sidretül münteha ya gelin der ki benim yerim. Buraya kadar. Bundan sonrasını sen kendin yürüyeceksin. Burada da üç mertebe çıktı. Nefi muhafız çıktı. Defi muhafızdan sonra ayağını sabit e çıktı ayağını sabit eden sonra ben onunla başbaşa kalan kaldı. Evet şimdi gece tebliğ dediğinizde gece tebliğ eden gece tebliğ eden şehadet âleminde mi o. Emir aleminde mi. Elif muhafız da mı aşağıladı mı streç filmin. Tadı mısın sizde türlü tarihi geçti mi abone ol. O çok su götürür. İyi o zaman bunu böyle uygulayan ve çok içilir bunu. Bu tebliğinin reddedilmesi çok zor hale gelir. Allah. Hz. Muhammed’in. Mustafa’nın ümmeti demiştiniz ya. Buna da o zaman tebliğleri cevap bulamayan kimseler.

ve maneviyatla bilgileri yoktur o. Eller havada. Kopuyoruz bu sabah normalde zahiri lamaya göreve sufilerin. Zahir değil ne diyorlar onlara mütefekkir mi diyorlar. Ne diyorlar onlara sofileri. Zahir onun mu tasavvuf. Tefekkür yok mu tasavvuf böyle bir isim var ya mu. Tasavvuf ne demek bu tasavvuf biliyor musunuz tasavvufu okuyarak. Tan öğrenen kimse mi. Evet tasavvuf bilgisi bu tasavvufu okuyarak. Tan öğreniyor açıyorum kitaptan tasol güzel ahlaklı üstü öğreniyor ne yaşamadı önemli değil şu anda ortalık mu tasavvufla bu mu tasavvufla dolu ortalık. Biz onları. Sufi zannediyoruz onlar birer mu tasavvuf. Bu. Rüya halinden anlamıyor halden anlamıyor zikir halinden anlamıyor işte kabir halinden anlamıyor işte görünen varlıklar görünmeyen varlıklar bir kat. Gök iki kat. Gök 4 5 6 7 lif.

Mahfuz. Emir alemi ruhlar alemi. Ondan sonra işte ve bu muhafız üstü. Avşar’la arsala o gün ne renkti sorsan sen cevap yok aşağı lan ucundan haberi yok devam ediyor bu ama onlar ne mu tasavvur. Her biri bir köşeyi tutmuşlar mı. Evet git sana anlasınlar muhteşem anlatırlar. Onlara göre gayet ne onlara göre. Galip 2-1 hakiki gayet var bir daha izafi galfa. Allah. Allah o gaybın iki hali var ne hakiki gaybi ne var izafi geçici gayet var bu. Onlara göre bu. Sufi ki o. Bursa’dan. Gülizar. Paker. Allah’ı benzetmek ya da aklı düşünmek. İhlas. Suresi’ni hemen okuyacak kadar ince çizgi ise. Hz. Resulullah. Sallallahu vesellem ve. Nuh. Aleyhisselam neden kavimlerine bu şekilde tanıtma gereği duymuştur dağıtma derken keşfetme manasında.

ve enzi ve teşbih zıt iken için aynı manada gizli ve her peygamber çok az önce dediğim gibi. Normalde kendi ümmetlerin istidatları na göre bir tebliğ metodları tutmuşlardır peygamberler kendi dönemlerinde kendi zamanlarında. Hz. Allah’ın emrini yerine getirdiklerinden dolayı kendilerince doğru yapmışlardır onların üzerinde herhangi bir eksiklik veya noksanlık izafe etmemiz mümkün değil ben kendim için söylüyorum o yüzden. Nuh. Aleyhisselam da kendi ümmetine kendince doğru tebliğ etmiştir bu. Özgür. Yalçınkaya. İstanbul. Allah bilinmek isteyip bir yarattı kendini teşvik etti bu zatın sıfatı gereği de hiçbir şeye benzemeyecek kendini tenziye etti o zaman. Allah’ın istediği bu bilinmek yolunda hem teşviği hem temizliği birleştirmek mi yürür ya. Allah’ın istediği bu bilinmek yolunda hem teşbih ve tenzih birleştirmek lemür. Ben de ben.

yapmadım çok değişik millet emziği hem zahirim birleştireceğiz ve lütfen teşhisinden tenzihi çalıştırarak. Tan. Allah’ı bilme noktasında yürüyeceğiz. Hani ben de diyordum ya. Ağaoğlu’nun bir reklamı var diye geliyor bir proje. Bu değil. Bu değil. Bu değil mi hepside proje mi. Evet ama bu değil diyor. Hepsi de onun sıfatlarını. Ya benzet o değil o değil o değil demek. Bunu olur mu ısrar etmek manasında değil o hiç abone ol ne yok abone ol. Ah. Biz hem ha abone ol bu bilgi ki abone ol bu su filan bilgi peşinde değil. Hikmet peşindedir ya o yüzden sufiler hikmetle yoğurduk larından dolayı şirket hattının. Nuri ile. Bakar. Öyle olunca sufinin şirke düşme ihtimali çok azdır bu sufe yusufi biliyorum demez ruhla.

hep. Hikmet’e tabi olurdu ise o kimse için. Allah. Allah taktiri. Allah büyüktür ama her rahatsız etme alakalı ne. Hikmet her an sete de bağlıdır bir feraseti ehli insanlar hikmete. RAM olurlar. Hikmet kalbi bir ilimdir. Akli bir bilgi değildir ya o yüzden o kimseler. Okur bu. A Ha ha abone ol bir kızlar tanınan aşağı inmiş. Hikmet ehli olmayacaklar bilecekler ahir zamanda öyle kimseler çıkar. Onlar benim söylediklerimi söylerler. O sizin. Dilinizden. Konuşurlar. Siz denmiş gibi davranılan bu ama toplulukları helaka götürürler ne demek ki. Onlar bizden miş gibi konuşacaklar bizimmiş gibi konuşacak da biz denmiş gibi konuşacaklar the ama arkalarından giden topluluktan helaka uğraşacağım. Onlar bizden miş gibi konuşurlarken bilgileriyle konuşacaklar. Çünkü oturacak akşama kadar ayet hadis ezberlenecek.

kız seçecek onu ve geleceksen önünde ait. Hadi sokacak ve hatta ayet hadis yazacak bilgi açısından bilgi mükemmel ama hikmetsiz bilgi da insanı helaka götürür hikmetsiz. Bilgi nedir eşyanın hakikatine. Vakıf olmama olayların hakikatine. Vakıf olmama feraset nuruyla nurlanmış olan bilgi insanı helaka götürür. Ama özür dilerim ferasetle bakılmış olan bir olay ferasetle bakılan bir hadisi şerif ferasetle bakılan bir. Kur’ân-ı. Kerim sizde hikmeti doğuracaktır ikmet. Peygamberi bir yol. Peygamberi bir ilimdir. Hikmet ehli demek. Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretleri ve peygamberlerin izini yolunu kokusunu takip etmektir. Maddi manevi. O yüzden normal bilgiyle hikmeti ayıralım bunun en yeni birleştirip de anlatıyorlar bize. Şimdi bizden her bilgi. Hikmet zannediyoruz her bilgi. Hikmet değildir her. Hikmet bilgiyi içinde. Barındırır ama her bilgi.

hikmeti barından içinde barındırmaz. Hikmet. Hikmet bu manada hakikatten düşük gelen bir şeydir hakikatin kendisidir bilgi ise hakikat değildir hiçbir zaman eğer bilgi hakikat olmuş olsaydı bugüne kadar daha önce bilgi ehli insanların yazmış olduğu şeylere reddiyeler yazılmaz the ama hakikat değişen bir değildir tecelliyat noktasında farklı tecelli adları olsa dahi hakikat insanları yanıltmaz bu hakikat insanları helaka götürmez hakikat insanları pişmanlığa götürmez hakikat bundan bin yıl önceki doğruyu bin yıl sonra değiştirmez bu hakikatin böyle bir vardır özelliği vardır. O yüzden bugünkü insanlarımız bugünkü insan topluluğu bugünkü insan ne diyorlar. Bilgi çağı hakikat çağı diyorlar. Bu. Hayır bilgi çağırıyorlar çok bilgi var ya bazen zaman sohbetlerde diyorum ya bugünün insanlarının bildiği kadar sahabeler ayet hadis bilmiyorlardı. Bugün herkes istediği.

kadar ayet ve hadis ezberleyen biliyor. Peygamber sallallahü ve sellem hazretlerinden hikayeler ne ağlıyor çok güzel anlatıyorlar geceliği 5000 liraya geceli 5000 lira anlatıyorlar iki saatliğine misin bu davet edin çağrın yemesini içmesini yapmasın kalkmasını sağlayın 5000 lira geceleri iki saat gelsin burada anlatsın size ağlıyor sizi de bir güzel ağlatsın ama ve o hakikat ilminden uzak. O bilgi sahibi bakın o bilgi sahibi ve o. Hikmet sahibi değil şu. Aradaki fark bu. O yüzden bilgi sahipleri gaybi ikiye böcekten hakiki garip izafi kayıt diyecekler o. Bunlar bilgi sahibi bu tasavvuf var ama gerçekten. Hikmet sahibi soğuk kimse bir meselenin bir meselenin şehadet âleminde ki tecelli adıyla. Emir âlemindeki tecelli atın farklılığını ve o tecelli aynı tecelli tın lefi muhafızdaki.

farklılığını bilecek bakın bilecek. Hatta levh-i mahfuzda mevcut olan hakikatin levh-i mahfuzda mevcut olan hakikatin. Emir âlemine farklı bir şekilde tezahür edeceğini. Emir aleminde farklı bir tezahürün şehadet âlemine farklı bir tezahür edeceğini gördüğünden dolayı o gözünü en üst noktaya takacak ve o kimse. Belki de orada oleff muhafız da yazıların tersini işçi olmuş olacak ama o son nefesinde imanla gidecek. Bütün herkes onu küfür görürken o zat onu bu olarak görmeyecek ve o zaten onun son nefeste imanla gideceğini bildiği için. Onun bütün yaptıklarının ameli salih a yazılacağını bilecek işte hakikat bu ama öbürkü ne yapacak onu öbür. K diyecek ki bu küfür et. Neydi bu küfür edecek onun son nefesine. Vakıf değil. Çünkü o bilgiyle hakikat ehlinin arasındaki.

fark bu şahadet bilgisiyle ve bu muhafız bilgisinin arasındaki fark bu hatta. Emir aleminde ve hatta bir ki bazı kimselerin yaşayacak oldukları o ümmül kitap denilen yerde yazılının şahadete tecelli etmeden. Emir aleminde rüya aleminde tecelli edeceğini bildiğinden dolayı o hakikat ehli ne diyecek ki bu rüyasında geçirdi. Bunu o şehadete geçmeyecek. O yüzden bilgi farklı bir şeydir ne. Hikmet ehli olmak farklı bir şeyler bizim insanımıza şimdi şişiriyorlar bilgi edinin bilgi edinin okuyun okuyun bilgi edinin. Allah. Allah yaşayın diye yok ve bütün herkes biliyor. Zina haram okudum kardeşim. Zina haram okudum öğrendim faiz harap okudum öğrendim iftira etmek. Haram bu. İftira ne bu. Gıybet ne o faizle. Bu uyuşturucu ne bilgi var ne. Hikmet yok ama biz. Hikmet.

elini kaybederken hikmeti de kaybettik. Biz bilgi edinmeyi bilgiyi hikmetten. Üstün gördük bütün insanlık alemi sıkıntımız biraz bu akılsızlık ve akılsızlık defeats ca cehalet ya. Hani bazen zaman söylüyorum ya. Hızır çocuğu öldürdü ya bu ayet ve sabit çocuğu öldürdü. Bunu neden yumuşatmaya çalışıyor su nakliyle yumuşatmaya çalışıyor. Onu kabullenemiyor ve. Akli yumuşatmaya çalışıyor ben onu kabullenemiyor neden bilgi açısından aklına bakıyor çünkü bu diyemiyorum kızların öldürmesi. Allah’ın emriyle de onun kalbine ilham etti. Onun kalbi bir şekilde ona bu noktada böyle bir. Emir verdi diyemiyor. Bir yemeyince de aslında imanen gidiyor mi. Evet buyurun muntes var burada o da. Allah’ı anlamlandırmak adına. Mikrofona konuş. Facebook geliyorum sizin şimdi anıyorum da şimdi internetten de dinleyenler var ya o yüzden soruyorum.

ağzın var ki cevabını anlamaz. Evet şimdi. Allah’ı anlamlandırmak adına bir şeyle teşvik ettim şimdi hala hocanın verdiği örnekten devam edecek olursam bir bardak ile onu tespit ettim şimdi kesrete düşmemek adına da onu sonradan olma tenziye ettim temizledikten sonra şöyle bir durum ufak bir açıklık var kafamda buraya kapatamadım. Şimdi beni kesrete düşünecek olan her bir temsil edecek her şeyi. Deniz edebilecek olacağım. Her. Allah’ım mutlak vahdet-i içinde zaten. Evet şimdi bu hususta. Halit. Hoca’nın. Sen öyle dediğin anda birleştirdim. Ne. Zoruma geliyor musun sen öyle dediğin anda da kestin şeyi de teşviğinde tencerede birleştirdim zaten. Evet şimdi. Halit hocamın ilmel yakin noktasındaki istidadı. Allah’ı o kadar bilmekte yine de şirke düşer mi yok istidad noktasında o kadar soğuk.

kadar neden şirket düşsün ki abone ol var en yaygını bu. Yok şehrinde doğal olarak istiyor sufiler. Bir kimsenin istidadı ne kadarsa an daha önce burada bir istidad muhabbet oldu ya sufilerin bir kısmındaki istidad. Neyse. Oğlum ta. Ben onlardan değilim ya ben istidadın ondan sonra arada değişebileceğini artabileceği ne. İnanıyorum o yüzden. Normalde bir kimsenin istidadın durduğu nokta o kadar soğuk kadardır sözcük laf yok ben onu sunumu bilmek gerekiyor. Aslında onu anlamak demek hiçbir zaman anlayamayacağımız anlamak demek. Bunu istidad e sürebilmek mi gerekiyor. Ben öyle bir de düşünmüyorum abone ol ya ben onu seviyorum bu. Benim bu iş artık. Sohbet etti seni ya. Gündem serbest benim onu anlama gibi bir derdim yok ya abone ol. Ama seviyorsan.

sevdiğini anlama gibi bir derdin mi var ya üzerinde sinüs. Cosinüs tüm hesaplayacağım ama ben seviyorum kardeşim ya var ya seviyor bir insan severse. Neyi anlamak ister ya abone ol. Çok teşekkür ederim bir kıza aşık olduğunu düşün. Ah canım. Ben seni anlamak istiyorum. Niye anlayacağım ya seni seviyorum. Ciğerim yanıyor ya içim kavruluyor ya. Ama seni görmek ayrı bir heyecan görmeyi istemek ayrı bir heyecan gördüğün zaman. Bu. Ne anlaması ya da anlamak. Aklımın işi kardeşim ya bu sevsenizde kardeşim dibine kadar ciğerinizi ya kayak kalbinizi parçalı gözünüzden kana kıta kıta burada gözünden kan akıtma yanlar severken mahşerde kılçıklar var mahşerde kendi gözlerinin kanları içerisinde boğulacaklar. Orhan burada sevipte ciğerini yapmayanlar ha. O benim ha. Ben burada anlamaya çalışmayın.

senin gençler. Sevin sevdiğiniz anlama çalışmayı seven bir insan severse insandır sen. Neyi seversen sevse gülü sevdiğin güle baktıkça onu anlamaya mı çalışıyorsun. Senin için kasın üstünde ona mı bakıyorsun bu en çok sevdiğin şeyi söyle çiçeklerden bu papatya anlamaya çalıştım mı papatya hiç bu ettigi bu onun gibi bir bu harita anlamaya çalışacağım ne anlamaya çalışacağım severim abone ol bu çünkü seversem. Halit’in. Benim de bir anlamı var sevmezsem aletin. Bence bir anlamı var mı kıyak kestim ha bu çatlayacak millet olmak iyi bir insan bir kimseyi severse anlamı var sevmezse anlamı var mı abone ol bu hayatın iksiridir sevmek imanın iksiridir sevmek. İhlas’ın iksiridir sevmek. İhsan’ın iksiridir sevmek. İslam’ın iksiridir sevmek ki. Sevmez sen ne imanının ne islamının.

ne insanlığın hiçbir değeri kalmaz ki abone ol ama inşallah bu geceniz hayır olsun. Selamünaleyküm. Değerli misafirler. Bir dahaki ki bu kaçtı 12 olmuş minik. Değerli misafirler. Bir dahaki ay programımız oniki. Şubat. Salı günü. Akşam sekiz buçukta yine burada gerçekleştirilecektir tüm. Misafirlerimiz davetlidir bu.

İlgili Sohbetler

Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için Tasavvuf – Vikipedi sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi konulu bu sohbet Mustafa Özbağ Efendi tarafından gerçekleştirilmiştir. Daha fazla Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi sohbeti için sitemizi takip edebilirsiniz.