Takvâ: Takvâ: Allah Sakınanları Sever
Cenâb-ı Hak sakınanları, takvâ sahiplerini sever. Takvâ sahibi, Allah’ın haramlarından uzak durabilen, Allah’ın nehyettiklerinden sakınan, Allah’ın emirlerini yerine getirendir. Eğer Allah’ın sevgisini talep ediyorsak, Allah’ın sevdiği hâl ile hallenmeliyiz.
Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem’e ‘Takvâ nedir?’ diye sorulduğunda buyurmuştur: ‘Haramlardan uzak durmandır.’ Başka bir hadîs-i şerîfte ise ‘Şüphelilerden uzak durmandır’ buyurmuştur. Avam için haramlardan uzak durmak, has için haramlardan uzak durmak, hâssu’l-hâs için ise şüphelilerden de uzak durmak geçerlidir.
Ahde Vefâ: Sözünde Durmanın Önemi
Allah, kıyâmet gününde ahitlerini yerine getirmeyenlerin yüzlerine bakmaz. Biz ahd ettik: Namaz kılmaya, oruç tutmaya, iman üzere durmaya, haramlara girmemeye, takvâ noktasında olmaya söz verdik. Bir dergâha gidip boynumuzu büktük, ‘Yâ Rabbî, biz seni sevmek için yola çıktık’ dedik.
Allah’ın yüzüne bakmaması, cehenneme atılmaktan bile büyük bir ızdıraptır. Seven, sevgilisinin kendisine bakmasını ister. Sevgilinin kızması dahi onunla ilgilenmesidir. Ama yüzüne bakmaması, tamamen ilgiyi kesmesidir.
Sevgi, Kızma ve İlgi İlişkisi
Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem’i rüyada gören bir kimseye darılmış olması bile büyük müjdedir; çünkü sevgiler sevgilisi o kimseyle ilgileniyor. Üstâdın bir kimseye darılması, gücenmesi, kızması da aslında bir lütuftur; çünkü onunla bir ilişkisi, bir muhabbeti var. Önemsiz görseydi hiç seslenmezdi.
Allah’ın ‘Senin yüzüne bakmıyorum’ demesi şu demektir: ‘Ben seni sevmiştim, sevdiğimin yanında bulundurmuştum. Ama sen sevgimin kıymetini bilmedin. Küçük pahaya değiştirdin sevgimi: Bir duyguna, bir sinirlenmene, paraya, pula, makama, mevkiye değiştirdin. Aramızdaki sevgi ahdini bozdun.’
Ahde Vefâsızlığın Sonuçları
İnsan ahdiyle insandır, sözüyle insandır. Bu söz birinci derecede Allah’a, sonra Resûlullâh’a, dervîş için sonra mürşidine, sonra insanların arasındadır. Sözünü kırma, sözünden korkma, sözünden geri dönme.
Hadîs-i şerîfte buyurulmuştur: ‘Dört şey her kimde bulunursa hâlis münâfık olur. Her kimde bunların bir parçası bulunursa onu bırakıncaya kadar kendisinde münâfıklıktan bir haslet kalmış olur: Söz söylerken yalan söylemek, kendisine bir şey emânet edildiğinde ihânet etmek, ahd ettiğinde ahdini tutmamak, husûmet zamanında haktan ayrılmak.’ (Buhârî, Kitâbu’l-Îmân, Hadis No: 34; Müslim, Kitâbu’l-Îmân)
Anne-Baba ve Çocuk Hukuku
Allah kıyâmet günü yüzüne bakmayacakları arasında: Annesine babasına ters girip onları görmezden gelenler var. Çocuklarıyla ilgilenmeyen, çocuklarını terk eden anne babalar da var. Herkes zanneder ki sadece çocuklar anne babaya bakacak. Hayır; anneler babalar sağ oldukları müddetçe çocuklarına sırtlarını dönemezler.
Çocuklarını sokağa bırakan, zâlimlerin kucağına atan, çocuklarının arasında adaleti gözetmeyen, bir kısmını sevip bir kısmını atan anne babaların da kıyâmet günü yüzlerine bakılmayacak. Yapma anne baba, yapma. Çocuklar da anne babalarınıza sırtınızı dönmeyin.
İşçi Hakkı ve Ticâret Ahlâkı
Hadîs-i kudsîde buyurulmuştur: ‘Üç sınıf insan vardır ki kıyâmet günü ben bunların hasmıyım: Bana yemin edip sonra ahdini bozan, hür bir insanı köle diye satıp parasını yiyen, bir işçi tutup çalıştırıp ücretini vermeyen.’ (Buhârî, Kitâbu’l-Büyû’, Hadis No: 2227)
İşçinin hakkını, alnının terini kurumadan ödeyin. Anlaştığınız ücreti tam verin. Ahdini yerine getir; sen Allah’ı sevme yolundasın. Geleceğim dediysen gel, ödeyeceğim dediysen öde, ödeyemeyeceksen ödeyemem de.
Borç Ödeme Kıssası: Allah Vekil
Bir kimse başka birinden bin dinar borç almış. ‘Kefil getir’ denmiş, ‘Allah kefilim’ demiş. ‘Vekil getir’, ‘Allah Vekilim’ demiş. Borç günü geldiğinde parayı götürecek vâsıta bulamamış. Bin dinarı bir ağaç kovuğunun içine koymuş, bir mektup yazmış, denize bırakmış. Alacaklı deniz kenarında beklerken o ağacı bulmuş, eve götürmüş, baltayla yarınca içinden dinarlar ve mektup çıkmış. Birkaç gün sonra borçlu bir bin dinar daha getirmiş. Allah, sözünü yerine getirmek isteyenlere yardım eder.
Kibir: Allah Kibirlenenlerin Yüzüne Bakmaz
Allah kıyâmet günü kibirlenenlerin yüzüne bakmaz. Kibirlenerek yürüme, kibirlenerek elbise giyme, kibirlenerek araba binme. Kibirlenmek için lüks ev, lüks araba, lüks kıyâfet sahibi olma. Kibirlenmek için sakal bırakma, sarık takma, cübbeyle dolaşma. Sana ‘dervîş’ desinler diye hayat yaşama; bizim yolumuzda bu yok.
Hazret-i Mevlânâ buyurmuştur: ‘Ey oğul, toprağın altında usta da bir, çırak da bir. Güzel de bir, çirkin de bir. Zengin de bir, fakir de bir. Âlim de bir, ilimsiz de bir.’ Kibirlenme.
Allah Sevgisi ve Buğzu: Cebrâîl Hadîsi
Allah bir kimseyi severse Cebrâîl’e nidâ eder: ‘Ey Cebrâîl, filancayı sevdim, sen de sev.’ Gök halkına nidâ eder, onlar da sever. Melekler mü’min kulların kalbine ilham eder, mü’minler de onu severler.
Allah bir kimseyi sevmezse Cebrâîl’e nidâ eder: ‘Filancayı sevmedim, sen de sevme.’ Gök halkı da sevmez. O kimse Allah’ı sevenleri sevmez, namaz kılanları sevmez, oruç tutanları sevmez, ahdine vefâ gösterenleri sevmez. Bir kimseye bak: Neyi seviyorsa onunla beraberdir. Allah’ı seviyorsa Allah yolundadır; şeytanı seviyorsa sapıklığın içinde yüzüyordur.
Takvânın Pratik Boyutları
Takvâ çok namaz kılmak değil, çok oruç tutmak değil. Takvâ dengeli hayat yaşamak, haramlardan uzak durmak, israftan, gösterişten, şatâfattan uzak durmak, kibirlenmekten uzak durmaktır. Beş yüz lira maaşın varsa bir milyar lira harcama. İsraf etme. Erkekler eşlerinize merhametli olun; yediğinizden yedirin, giydiğinizden giydirin. Dışarıda kebap yerken evdekiler lahana yemesin.
Senin yüzünden birisi dîni terk etmesin. Senin yüzünden birisi dergâhı, tarîkatı terk etmesin. Hiç kimseyi aldatmamaya, kandırmamaya çalış. Senin elinden, dilinden, gözünden insanlar emin olsunlar.
Kaynakça
Âyet-i Kerîmeler
- Âl-i İmrân Sûresi 3/76 — ‘Allah sakınanları (takvâ sahiplerini) sever’
- Âl-i İmrân Sûresi 3/77 — ‘Allah’a verdikleri ahdi ve yeminlerini az bir pahaya değiştirenler… Allah onlarla kıyâmet günü konuşmaz, onlara bakmaz, onları tezkiye etmez’
Hadîs-i Şerîfler ve Hadîs-i Kudsîler
- Münâfıklığın dört alâmeti hadîsi — Buhârî, Kitâbu’l-Îmân, Hadis No: 34; Müslim, Kitâbu’l-Îmân, Hadis No: 58
- Üç sınıf insanın hasmı Allah’tır hadîs-i kudsîsi — İşçi ücretini vermeyen, ahdi bozan, hür insanı köle satan — Buhârî, Kitâbu’l-Büyû’, Hadis No: 2227
- Borç ödeme ve denize ağaç bırakma kıssası — Buhârî, Kitâbu’l-Kefâle
- Allah sevgisi ve Cebrâîl nidâsı hadîsi — Buhârî, Kitâbu’t-Tevhîd, Hadis No: 7485; Müslim, Kitâbu’l-Birr, Hadis No: 2637
- Eteğini sürüyerek kibirlenerek yürüyenin yüzüne Allah bakmaz hadîsi — Buhârî, Kitâbu’l-Libâs; Müslim, Kitâbu’l-Îmân
- Takvâ nedir sorusuna ‘haramlardan uzak durmak’ ve ‘şüphelilerden uzak durmak’ cevabı — Buhârî, Kitâbu’l-Îmân; Tirmizî
Tasavvuf Kaynakları
- Hazret-i Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî (k.s.) — ‘Toprağın altında usta da bir, çırak da bir’ sözü, kibir reddi
- Ahde vefâ ve mürşid-mürid ilişkisi — Dervîşin sözünde durması, intisâbına sadâkat göstermesi
- Takvânın üç mertebesi — Avam: haramlardan sakınma; Has: haramlardan tamamen uzak durma; Hâssu’l-hâs: şüphelilerden de uzak durma
Diğer sohbetler: Dergah Sohbetleri
Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi