Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Dergah Sohbetleri Serisi ·

22. Dergâh Sohbeti — Doğum Sancısı, Muhabbet Yolu ve Dilin Muhafazası

Mustafa Özbağ Efendi'nin dergah sohbeti: 22. Dergâh Sohbeti — Doğum Sancısı, Muhabbet Yolu ve…. Tasavvuf, ahlâk ve mânevî yol üzerine kapsamlı açıklamalar.


1. Bölüm

Hımm. E, soğumak lazım. Sorularımızın önemsiz olarak gördüğüme dek hakkınızı helal edin, öyle bakın. Acil cevapların durması gereken bir şey vardır diye. Her soru muhakkak velanidir. Ama içindedir, ağacı gördüğüne kavmet olmadan hakkınızı helal edin. Saat de 10’a geliyor. Hayırlısı inşâAllah. Dua edin. Bugün nasip böyleymiş, böyle olmadı. Fakat dünya üzerindeki Müslümanlar doğum sancısı çekiyor. Doğum sancısı nasıl annenin hamileliği 9 aysa, Müslümanların doğum sancıları da 9 aydan fazla olur. Müslümanlar inşâAllah önümüzdeki yılın, yılların, önümüzdeki yılın derken önümüzdeki yılların bu noktada söz sahibi olacaklar. O yüzden Müslümanlar, müminler dinlerine sahip çıkarlar, dinlerini iyi öğrenirler, dinlerinin üzerinde titiz davranırlarsa gelecek onların.

Eğer dinlerinin üzerinde titiz davranmazlarsa, birbirlerine kemiklenmezlerse niyazı ki karanlık günleri artacak. Dünya üzerinde Müslümanların en büyük eksikliklerinden birisi, bir, dinlerine ahlak olarak yaşamamalıdır, iki, buna bağlı olarak birbirlerine kenetlenmemeleri. Birbirine kenetlenmek bu noktada aslında dinin emridir ama biz o ahlakı yitirdiğimizde, biz o emrini yerine getirebiliriz. Aileler parçalanıyor, cemaatler parçalanıyor, Müslümanlar, müminler parçalanıyor ve bu parçalanmışlıktan Müslümanlar, müminler kar etmiyor. Hep parçalanıyor, aralarına parçalanılan sebeplerde hep kendi heva ve hevesleri, kendi nefisleri, kendi baş olma sevdaları, kendi kendilerine, kendilerinin heva ve heveslerine uyaraktan ürettiği şeyler ve o üretmeleri bitmiyor.

Üretmeleri bitmiyor ve üretiyorlar devamlı, ve üretiyorlar ve o üretmenin sonu yok, o vesvesenin o nefsin sonu yok. O yüzden Peygamber, sanallahu aleyhi ve sellem hazretleri birbirlerinizin eksiklerinin kusurlarını örtün derken, Müslümanlar birbirlerinin eksiklerinin kusurlarını araştırıcı ve açıklayacakmışlar. Allâh Resulü, Müslümanlar birbirlerinizi sevin, hepiniz bir vücut halinde olun. Nasıl ki vücudunuzun bir tarafında ağrısı dolursa, bütün vücut onu duymaz mı, ondan etkilenmez mi derken Müslümanlar birbirlerine düşmüşler. Allâh muhafaza eylesin. O yüzden bizim yolumuzda birbirini sevmek çok önemli. Bunu yalnız böyle işin edivyat kısmı var ya, fena fi derviş olma. derviş kardeşinde fena olma.

Bu işin edivyat kısmında olmasın. Derviş kardeşlerinize zarar vermeyin, bu size yeter. Etrafınızdaki Müslümanlara zarar vermeyin, bu size yeter. Ailelerinize zarar vermeyin, bu size yeter. O zaman kendi derviş kardeşlerimize zarar vermezsen, biz onlara faydalı oluruz, merak etmeyin. Bu zarar vermek sadece maddi manada değil, bu zarar verme noktasını manevi manada davrulayın. Birbirlerinizi bu noktada muhabbet besleyin. Yolumuz muhabbetin üzerine kurludur. Yolumuz sevmenin üzerine kurludur. Yolumuz güzel ahlakın üzerine kurludur. Yolumuz çok ibadet etmenin üzerine kurulu değildir. Yolumuz dünyayı terk etmenin üzerine kurulu değildir. Yolumuz dünyaya muhabbet beslememez. Dünyayı sevmemenin üzerine kurludur.


2. Bölüm

Dünyayı terk etmenin üzerine değil. Ticaretlerinizi yapın. Boş kalmayın, çalışın. Çalışmayan insanın nefsi vesvese verir. Dilencilik yoktur yolumuzda. İstemek yoktur yolumuzda. İstemek yoktur. Dilenmek yoktur. Kendi nefsimize fayet çıkarmak yoktur. O yüzden yolumuzun disturlarına, sünneti seniye’nin disturlarına iyi uymaya çalışalım. Ve Müslümanlar birbirlerini sevsinler. Müminler birbirlerini sevsinler. Sizler birbirinizi sevin. Birbirinize destek çıkın. Birbirlerinizi kollayın. Dilimizi muhafaza edin. Dilinizi muhafaza edin. Dilimizi muhafaza edin. Dilinizi muhafaza ederseniz dininizi muhafaza edersiniz. Ya diyeceksiniz ki dille din muhafaza olur mu? Evet. İnce düşün, anla. Dilimizi muhafaza ederseniz vallahi dininiz muhafaza olur.

Yeter ki siz dilinizi muhafaza edin. Hakkınızı helal edin. Derslerinizi çekin. Allâh’ı çokça zikredin. Size çok namaz kılın demiyorum. Çok oruç tutun demiyorum. Geceler boyunca sabahlara kadar ayakta durarak ayaklarınız şişerekten namaz kılın demiyorum. Derslerinizi çekin. Nafili olarak çok zikredin. Devamlı zikir ve hemhal olun. Ahlakınızı güzelleştirin. En önemli unsur o. Ahlakınızı güzelleştirin. Ahlak, şahısların hukukudur. Sizin etrafınızdaki insanların hukukudur. Hanımeşrindir ya adı şerif. Geliyor bedevinin birisi. Bana dinimi söyle. Beş vakit farz namazınızı kıl. 30 Ramazan farz namazını tut. Hiç kimseye kötülük yapmalı. Bu kadar, bu kadar. Söz veriyorum ya Resûlullâh. Sözünde durursa cennette kuresi diyor.

Bakın kimseye zarar vermeyin. Bunu diyor ki kimseye zarar vermeyin. Mümin hiç kimseye zarar vermeyecek. Dilinden, elinden, gözünden, ayağından, kalbinden, cinsel organlarından kimseye zarar vermeyecek mümin. Azalarından komple zarar çıkmayacak. Allâh bizi onlardan eylesin. Eğer öyle olabiliyorsanız, vallahi bugün yeryüzünde dolaşan evliyalarınız, billahi evliyasınız. Namazınızı kılın. 30 Ramazan orucunuzu tutun. Hiç kimseye zarar vermeyin. Vallahi evliyasınız. Çok açık. Evliyasınız diyor bakın. Günün evliyası, yaşayan evliyası. öyle olmak için 40 gün erbayn çıkarlar, ikinci 40 gün, üçüncü 40 gün erbayn çıkarlar. Günlerce oruçlar tutarlar, günlerce sadaka dağıtırlar, tasadüf ederler, malların büyüklüğünü de dağıtırlarmış yani.

Evet, ben onu anlatıyorum işte. Onlar o kadar çok yapmışlar, anca o noktaya varmışlar. Şimdi böyle bir zamanda namazınızı kılın, orucunuzu tutun, haramdan uzak durup hiç kimseye zarar vermeyin başka bir şey lazım değil. Başka hiçbir şey lazım değil. Allâh cümlemizi onlardan eylesin. Mahalle derslerinize, sokak derslerinize, toplantılarınızla devam edin. Zikri, cemaatle olan zikri terk etmeyin, bırakmayın. Bunu böyle cemaatı bir yerde tutmak için söylüyor. Yok kendine adam toplanmak için diye söylüyor diye de düşünmeyin. Öyle bir şeye ihtiyacım yok. Hepiniz deseniz ki şimdi biz terk ediyoruz, terbişliği bırakıyoruz, sizin adınızı üzülürüm. Kendi adıma hiç üzüntü olmaz. Bir kimseyi maddi imanı ayakta tutan, dirençli tutan ve kuvvetli kılan en önemli unsurlardan, etkenlerden birisi Allâh’a zikreder.

Bunu terk etmeyin. Hangi halde olursanız olun, ne halde olursanız olun, bunu kendin üzerinizde muhafaza edin. Hakkınızı helal olsun. Âmîn. Âmîn. Fatiha. Âmîn. Estağfirullâh. Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm. Lâ ilâhe illâllah. Lâ ilâhe illâllah. Fatiha. Fatiha.


Kaynakça

Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbetinden derlenmiştir.

Kaynak video: YouTube

İlgili Sözlük Terimleri: Zikir, Nefs, Sünnet, Muhabbet, Dervîş. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı