Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi konusunda Mustafa Özbağ Efendi sohbeti. Bu yazıda Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi hakkında tasavvuf perspektifinden önemli bilgiler ve değerlendirmeler bulacaksınız.
Bu mutfak soru sormasın da soracaklar şimdi canlı buraya yine sorsunlar sonradan soru soruyorlar sonra da. Değerli misafirler sonradan programın sonrasında fususu’l-hikem ile alakalı herhangi bir soru sorulmayacak sormak isteyenler canlı bir şekilde program esnasında. Tasavvuf. Topluluğu et gmail. Com adresine. Ayrıca 0535 627 71 45 numaralı. Vakıf numaramıza. WhatsApp yoluyla sorup burada canlı bir şekilde sorularını sorabilirler bu iyi dinle bu. Teşekkür ederim. Selamün aleyküm. Allah. Geceniz hayırlı etsin inşallah. Cenâb-ı. Hak gündüzünü hayırlı etsin hayırlısı yılınızı ömrünüzü hayırlı eylesin inşallah böyle. Sonradan bir de not düşürdük. Hani sorularınızı sonradan yazmayın sormayın diye bu buradaki saygıdeğer dinleyiciler ve isteyecekler için değil bu sonradan internet üzerinden ama mail adresinden ama. WhatsApp’tan buradaki sohbetle alakalı soru yaratıyorlar bunun cevaplamaktan in. Ticaret.
ettiğimiz ve attı istemediğimiz noktası değil ama soru bura değil o sıcaklığını kaybediyor ol sohbet esnasında ki konuşmanın heyecanı derinliği genişliği ki kenarı falan geçiyor ondan sonra işte. Üç gün sonra dört gün sonra ise bazı bu da kardeşler dinleyenler ama içeriden hamur dışarıdan tekrar aynı konu üzerinde soru sormak istiyorlar ve biz burada biraz daha sohbetlerimiz bizim spontane gelişiyor biz kendi yazdığımız adayı kendi kendimize bir bağ kuramıyoruz olayına bağlantımız kesiliyor o esnada sorulması konumunu sıcaklığım alakalı daha iyi olacağını düşünüyoruz zaten zamanla alakalı problemimiz var o yüzden bu tip sorulara cevap verecek zamanımız kalmıyor. Herkes inşallah hakkını helal eder. Bize bizim mazur gör bu geceniz hayır olsun. İnşallah güzel bir gece olur faydalı bir geç olur. İnşallah benim.
de. Sizinde istifade edeceğimiz bir gece olur bir kendimizce o zahirin olarak bir plan yaptık o plan dahilinde kalmaya gayret edeceğiz yetiştirmeye delalete çiz. Biraz uzun oldu belki ama yetiştiremez sektörün. Önümüzdeki ay. Allah izin verirse kaldığımız yerden devam edeceğiz şimdi yine ilahi isimler yönünden tecelli eden. Nimet ve ihsanlar bahsine dönelim bil ki. Allah’ın mahlukların olan. İhsan. I ondan mahluklara rahmettir. Bunların hepsi. Esma yönünden dir bunlarda ya dünyada zevk ve lezzet verici rızıklar ve hoş şeyler gibi kıyamet gününde de hoşa giden. Halis rahmettir ki bunu. Rahman ismi ihsan eder. O da a rahmani bir bağıştır yahut içilme o insanı rahata kavuşturan acı bir ilacın alınması gibi karışık rahmettir ki bu da ilahi bir bağıştır. Çünkü. Allah. Diyelim.
etleri. Hadim isimlerden. Bir ismin. İki eliyle verilmedikçe ona ilahi. Nimet ve ihsan denilmesi mümkün olmaz. Allah bazen bir insanı kuluna. Rahman isminin. İki eliyle verir o zaman tabiata hoş gelmeyen yahut maksadı kendi tarafından yönel mi ve buna benzeyen. İhsan. Pürüzsüz ve ha listir. Allah bazen de ihsanını kuluna vasi isminin elleriyle verir bu hale göre de bağış umumi olur yahut hakim isminin elleriyle verir ve böyle olunca daha en uygun vakti gözetir yahut kulunu bu evlendirmek için vahiy bin elleriyle ikram eder kendisine. İhsan verilen kimseyi. Vahip ismine karşı. Amel ve. Teşekkürler mükellef kılmaz yahut cebbarin elleriyle verir bu halde insanın mahalline ve kulun müstehak olduğu şeye bakar yahut ta gaffarın elleriyle ihsan eder bu halde de mahallini.
ve kulun üzerine sabit bulunduğu hale. Nazar eder. Eğer. Nimet lendi recek. Nimet len dirilecek olan kul cezaya müstahak olacak bir suç işlerse okulunun suçunu. Örter veya cezaya müstahak olmayacak bir halde ise ona müstehak olacak hallerden. Onu korur. Şu hale göre de nimetlerin en kimseye masum ve. İnayet. Ela yık görülmüş ve korunmuş denir. Buna bu isimlerden başkası da hep ilahi isimlerdendir. Nimet ve ihsan ı veren katındaki hazineleri sahibi olması bakımından ancak. Allah’tır. O halde verdiği nimetleri özel isminin. İki eliyle ve böylece ancak belli bir miktarda çıkarır. Böyle olunca da. Adil ve benzeri isimler. İki eliyle her mahluka ya layık olduğu. Hayır ver abone ol. Selam bugün inşallah bitirebilir sake bu parada fakat a bitirmeye gayret içeceğiz.
şimdi yine ilahi isimler yönünden tecelli eden. Nimet ve ihsanlar bahsine dönelim geçen ay biliyorsunuz cenab-ı hakkın zatından tecelli eden ilahi ikramlardan bahsetmiştik. Bunlar neydi hatırlamak babından söylüyorum birisi. Peygamberlere verilen ya bu kendi sahasından. Doğan ilahi nimetler. Bir de neydi peygamber varislerine verilen kendi zatından. Hatta. Son veli son evliya hatemül evliya bahsine girmiştik. O ne yapıyordu direkt. Cenâb-ı. Hak’kın kendi zatından. Nimet deniyordu şimdi hz. Pir ziri ilahi isimlerin üzerinden nimetle ölmeyi bizi anlatıyor ve ilahi isimler yönünden tecelliden nimetleri anlatıyor. Ama bil ki. Allah’ın mahlukların olan ihsanı ondan mahluklara rahmettir. Bunların hepsi. Tea. Esma yönünden dir bir. Cenâb-ı. Hak’kın mahlukları olan. Rahmetini metisilin lütfu ikramı. Cenâb-ı. Hak’kın zatullah ından değil zattan değil direkt isimlerinden tecelli eder. Allah’ın.
sonsuz isimleri vardır sayısız. Ama her ne kadar telimizi de geçen 99 Esmaül hüsnası varise da ve kur’an-ı. Kerim’de yaklaşık mastarların çekimiyle ani bir fiil var. Arapçada enteresan arapçadır. Arapça enteresan mi değildir bir fiilden 10 tane 20 tane isim çıkarabilirsiniz böyle bir zengin bir dildir mastar lardan köklerden üretim bu işi 320 yıl doldur beni işte sonra ama daha ahaa dedim ki bu isimlerinin üst. Cennet tecelli-i mi ne vardı vermiş olur her bu mahlukları nın üzerinde tecelli etti. Herşey. Onlara biraz rahmettir biraz. YouTube dur biraz. İkranur ve hepside cenab-ı. Hakk’ın. Esma larından isimlerinden tecelli eder oradan çalışır. Ali. İmran ayet 37 dişi. Şüphesiz. Allah dilediğini hesapsız bir şekilde rızıklandır. Allah. Lütfü geniş olan ve her şeyi bilendir.
Bakara 268 Allah dilediğini hesapsız bir şekilde rızıklandırır. Ben bunu nimetleri ile alakalı a kafamızın gönlümüzün baş köşesine oturacağız çok fena. Bak bu manada başka bir ayeti kerimede. Allah yaptıklarından sorumlu değildirler çok fena bırak dilediği bir mahluku dilediğince rızıklandırır nimet lendir lütufla andırır ben buna kemmiyet yoktur keyfiyet vardır iyi bir kul gir liralık çalışır 11 lira verebilir ona 10 lira da verebilir ona 100 lira da verebilir ona 700 lira da var ama ona bir lira 10 lira vermek onun adet allahıdır sünnetullah ıdır bire yediyüz de verebilir mi. Evet bu ne kadar vereceği. Onun keyfi değil alakalıdır. O yüzden o dilediğini hesapsız bir şekilde de rızıklandır. IP Nimet lendir lütuf. Londra bilir ve bu konuda. Müslümanlar olarak.
biz hasislik yapmayacağız kıskançlık yapmayacağız onu da var bizde neden yok demeyeceğiz ona verdim. Bize neden vermiyorsun demeyeceğiz diyeceğiz ki biz de. Çalışalım bizde gayret edelim biz de. Efkan ederim. Biz de gözyaşı dökelim. Biz de onun yolundan ve izinden gitmeye gayret edelim muhakkak ki o. Allah’ın lütfu geniş ve her şeyi bilendir ona yaz sanalım onun uyut bunun genişliği ne onun ikramının genişliğine onun fazlanın derinliğine iman ederim yürüyelim bunlarda ya dünyada zevk ve lezzet verecek rızıklar ve o şeyler gibi kıyamet gününde de hoşa giden. Halis rahmettir ki buna. Rahman bu ismi ihsan eder. O da rahmani bir boştur çok fena bakın. Rahman isminin bağışları vardır ki bu bağışlar dünyada da ahirette de katıksız abone ol abone ol.
bu üzerinde. Lekesiz full usuz bağışlar dır hani. Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretlerinin dilinden bir dua var ya. Ya. Rabbi bizlere dünyada da ahirette de afiyet ve iyilik var diye. Rabbena. Atina fiddünya. Hasan’a da. Sefil ahirete. Hasan. Ata. Allah bize bu hem. Kur’ân-ı. Kerim ayeti hem. Peygamber sallallahü ve sellem hazretlerinin duası. Allah. Rabbimiz bize dünyada da ahirette de iyilik var. Ama bu muhteşem duadır. Ama bu duayı bu iltica hiç unutmayın ve bu. Kur’an’ın dilinden. Hz. Muhammed. Mustafa’nın diline düşmüş gönlüne düşmüş ve. Hz. Muhammed. Mustafa’nın sallallahü ve. Sellem’in kişi terketmedi dualardan birisidir o zaman. Rahman. İsmi. Şerifi ismi şeriflerin bütün ismi şeriflerin. Tepe noktasında şemsiyesinin üst noktasında kubbenin üst noktasında gibidir diğer ismi şerifle. Rahman ismi şerifinin.
altında tecelliler hani bir ayeti kerime var ya ister. Allah de istersen. Rahman diyerekten. Allah’ı zikrettiği ye. Evet bu onunla alakalıdır. O yüzden. Normalde bu. Cenâb-ı. Hak dünyada da ahirette de a. Halis rahmetler. İhsan edenler. Vefa tırsa da gayet ki. Allah’ın insanlara göndereceğim herhangi bir rahmeti alır koyup tutacak hiçbir kuvvet yoktur bu onun. Sahibi kimdir. Allah’tır dünyada da ahirette de bu iyiliği tutup sana göndermeyecek olan hiç kimse yoktur. Bunu engelleyecek. Cenâb-ı. Hak’kın sana olan iyiliğini ki engelleyecek bir güç yoktur. Allah bana yardım edecekti filancanın yüzünden yardım etmedi bunlar boş muhabbetler. Allah’ın yardımını engelleyici. Allah’ın yardımını inkıta uğratıcı hiçbir güç yoktur. Araf 32 deki. Allah’ın kulları için var ettiği ziyneti bu ve temiz rızıkları kim alamettir ne.
demek ki. Cenâb-ı. Hak’kın. Biz kulları için hazırladığı var etti yarattığı temiz rızıkları haram edecek olan hiç kimsede yok. Hiç kimse yok. Cenâb-ı. Hak haramları belirlemiş. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretleri bize nakletmiş. Allah ve. Resul’ünün yasakladığı bir şeyi kimse helal edemez. Allah ve. Resul’ünün ya helal etti birşeyde kimse haram edemez ezdin de bu noktada hüküm. Allah ve resulüne ayetler. Allah ve. Resul’ünün dışında. Haramı helâl edecek. Helali haram edecek. İslam dininde başkaca bir hüküm sahibi yoktur hata. Katolik dünyanın hüküm koyma yetkisinin de elinde tutan dini bir otoritedir kendilerince. Papa’nın bir haram etme bir helal etmem bu dini otoritesi açısından öyle kurgulamış lar sonradan oluşan. Hristiyanlık böyle yetkisi var o yüzden. Papa daha önce haram dediğini şimdi.
helal diyebilir daha önce helal dedeni şimdi haram diyebilir. İslam dini böyle değildir haramlar. Kur’an ve sünnetle sabit miştir hiç kimse. Onları helal edemez helâller. Bu mutlu bu manada ömürdür özgürdür. Allah hiç kimsenin sınırlama yetkisi yoktur. Helali sınırlama yetkisi yoktur. İslam’da bu helal mi diye sorulmaz ve bu haram mı diye sorulur de bu helal mi diye soranlar bin cahil yeridir bilmiyordur da. İslam’da. Bu haram mı diye sorulur ya helal anlar. İslam’da sıralanma zge çoktur. Allah’ın. Verdiği nimetler sayısız dır. O yüzden haramlar sayılıdır sınırlıdır haramları ezberlemek kolaydır haram bir haram perspektifi çok geniş değildir 16666 sayfalar dolunca haram yoktur. İslam’da ya helal ları ise saymamış mümkün değildir o yüzden. İslam’da haramlar sayılır. O yüzden günah. K baylar.
sayılır. Cenâb-ı. Hak diyor ki de ki. Allah’ın kulları için var ettiği. Ziynet’in ettiğimiz rızıkları kim haram etti bu. Peki bunlar dünya hayatında iman edenler içindir ahirette ise. Yalnız onlar için olacaktır. İşte biz ayetleri bilen bir kavim için böyle geniş olarak açıklarız. Cenâb-ı. Hak’kın. Dünya üzerinde helal ettiklerini haram edecek olan hiç bir güç ve kuvvet yoktur da aynı. Yeter bu rızıklar ahiret hayatında da iman edip. Salih ameller işleyenler için de devam edecektir bu dünyada helalleri haram eden yok iman edip. Salih ameller işleyenler de ne yapacaklar ahirette de. Cenâb-ı. Hak’kın vermiş olduğu bu nimetlere hırsızlıklara. Nail olup onlara da devam edecekler bunlardan faydalanma. O yüzden. Allah’ın isimlerinin üzerinden gelen bu. Yusuflar ikramlar ihsanlar adına. Biz rızık değildim.
rahmet değilim. Bereket değilim ikram değilim bunların. Çünkü mastar olarak. Arapça masam lalılı çok geniş yelpazesi bunların hepsinde. Cenâb-ı. Hak’kın mahluk anı mahlukatın ama mahluk atlayınca sadece insanlarda girmiyor şimdi içerisine bütün varlık haline geliyor bahşettiği kendi tarafından mi rahmettir ve bunların hepsi de. Cenâb-ı. Hak’kın sayılamayacak kadar çok olan isimlerinden. Zuhur eder ve sayılamayacak kadar çok olan isimlerinden. Zuhur. Eda da o yüzden. Müslümanlar. Müminler bu sayılamayacak bu sonsuz olan bu ilahi rahmet ve nimetlerin. Halis olanlarına gözlerini. Diker bu. Halis olanlar mı. Çünkü. Normalde bunu nimetlerin de. Bu bir. Halis olanları vardı çünkü bu. Muhyiddin. İbn. Arabi hazretleri diyor ki. Halis olanlar var ikincisi onlar diyor ben. Ahmet bir ama karışık rahmettir bir üçüncüsü de mı böyle görünümü.
hani zahiri böyle. Nimet ama içine a. Ondan sonra karışmış mı daha. Bela dışı. Hani bazen dedim ya. Yeşil türbe içi. Estağfurullah. Tabii dışı rahmet gibi görünen. Ama bu. Pardon dışı zahmet gibi görünen ama için rahmet olan nimetler bu. Normalde bu birincisine bunun rahmani olan. YouTube lar ikramla bu. Rahman olan lütufları ikramlar aklıma benim hemen. Fatiha suresini getirdi. Hadi. Biz diyoruz ya. Bizi doğru yola ilet. Sen beni ardından bir nimet verdiğin kimselerin yoluna. O bize doğru yolu ilet. Fatiha’nın içerisinde. GTA 5 ve 6 ayeti kerime. Ha bir de ardından devam ediyoruz. Nimet verdiğin kimselerin yoluna doğru yol ama bir de. Nimet lendir din var ya işte bu. Halis nimete duçar olan. Halis nimet-i alan. Halis rahmani.
lütuf. Lara ikram olan kimseler. Bunlar kimlerdir ve bunlar başta peygamberler. Şehitler veliler evliyalar. Biz ne diyoruz. Bu. Halis rahmet. Halis olan nimet bu. Allah bizi onlardan eylesin. E tabii bu böyle burada mı kalıyor. Hayır. Rahman. Suresi. Allah yeryüzünde yeryüzünü o canlı varlıklar için yaratmıştır orada meyveler salkımlı hurma ağaçları kabuklu taneler ve güzel kokulu bitkiler vardır. O halde rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlar sınız 29 ayet. Göklerde ve yerde bulunan herkes ihtiyacını ondan ister. O her gün bir iştedir. O zaman bu. Halis. Nimet. Bu bir nimetlerin bu noktada rahma nimetlerin başlangıcı. Bir de ikincisine karışık olanlar var bize böyle karışık mı bir gelenler var. Bunlar ne bu. Bu karışmış olan dışarıdan bakıyorsunuz o rahmet bunun içine zahmet yemek.
yiyorsunuz yemek rahmet. Öyle değil mi çok yersiniz ne oluyor o zahmet oluyor dışarıdan nurahmet görünüyor. Çok yersen ne oluyor bu iş zahmete dönüyor bunun gibi. Normalde veya. Bunun aksi var ya dışına bakıyorsunuz bela musibet gibi görüyorsunuz ama içine bakıyorsunuz o. Bela müsibetten sıkıntıdan rahmet doğuyor. Hani ayeti kerimede var ya sizin şer bildiğinizde. Hayır bildiğinizde şer vardır diye bunun gibi. E üçüncüsüne o zaman zahiri bir bela bir sıkıntı var. Onunla beraber bir de zahiri nimet-i var bunun bunu nasıl örnek veririz benim bitki çayı mı. Bu benim bitki çayı acı kokusu falan bir tuhaf içen böyle yüzüne ekşitiyor bunu zahirine bakınca normalde böyle sıkıntılı kokusu. Hoş olmayan bir koku. Sen kimse birkaç kişi böyle işte yavru nasıl.
içiyorsun be. Evet bunun dışı bana kokusu. Hoş olmayan bir ama bana. Nimet rahmet neden cana bakalım bu senin olsun. Ben de şekerle. Bir de o kan damarlarındaki pıhtılaşma ile mücadele ediyorum onunla. Allah’ın izniyle ve hatta. Az önce ben şimdi yemek de sarımsaklı limon kürü. Yemekten önce bir bardak içtim kokusuna bakarsan kokusu sarımsak kokuyor. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretleri demiş ya kokusu demiş. Hani namaz kılma saydık camiye girmeseydik o önemli görüşmem olmasaydı. Her gün sorun sarımsak yardım demiş. Bu dışına baktığımızda kokusu hoş değil ama içine. Onun içi rahmet veya ilaçlar. İçeriz ya önceden daha da önceden ilaçlar böyle öksürük şurupları içilecek gibi bir değildi çocuklara. Binbir tatlıyla öksürük şurup içilirdi. Çünkü nefasetli bir değil normalde.
acı sonradan on numara tatlandırıcı koymaya başladılar artık doğru yaptılar kötü mü yaptılar bilmiyorum da. Çocukken de biz şimdi zehiri balla yemeği. Öğrettiler bize. Allah bize de şimdi zehiri balla sunuyorlar bu çocukluktan itibaren bize başlattılar bunu alıştırdılar ve bu. Deccal. İst sistem bize zehirim balla iyi diyor. Biz de artık kötülükler iyi üzerine iyi elbise giydirerek ten kabul ettiriyorlar çocukluktan oluşturuyorlar bizi ya çocuklar ilaçtan teksin seneler ömür boyu ilaç içmeyecek ler bu ilaca sempati duymayacak var. Ama çocuklarımıza. Biz ilacı tatlılar açtırıyoruz. Bu ilaç. Sanayi kul köle olsun diye. Ve arkada büyük bir tezgahı var o çocuk. Öksürük şurubunu meyve suyu tadında yiyor şimdi daha sonra meyve suyu tadında neler giydiriyorlar biliyor musun çocuklarımıza bu büyüyor çocuklarımız o.
meyve suyu tadında ne zehirler içiyorlar sonra o meyve suyu tadında mı bunlar atışı o. Önceden bu ilaçların kötüydü içi. İyi şimdi öyle değil. Allah bizi affetsin. E bunların. Normalde birincisi neydi rahmanü lütuflar ya o yüzden rahmani lütuf larının adına da ne isim koymuş. Hz bir. Rona. Rahman ismi şerifinin tecelliyatı demiş sakın. Dünya nimetleri ne karşı olduğumuz düşünür. Mason bizim sufilik aldığımı söyle değil biz. Dünya nimetleri ne sırt çeviren dünya nimetlerinden faydalanmayı istemeyenler den değiliz biz. Cenâb-ı. Hak’kın. Bize helal ettiklerini yer içeriz israf etmeyin ama biz temiz olan. Helal olan allâme ve temiz olan. Cenâb-ı. Hak’kın vermiş olduğu nimetleri bu konuda yer içeriz. Şu üç âdemoğlunun saadetindendir. Saliha bir hanım geniş ev rahat binek üstten çok.
sakınsın biz dünyanın nimetleri ne. Aşık olmayız dünya. Nimet için ahiretimizi terk etmeyiz. Biz dünya. Nimet için harama da vermez dünyanın neresinde elde etmek için haram yollara tevessül etmeyiz. O bize alışveriş etmek yasak değil bizi ölçmek tartmak yasak değil bu bizim için rızkın en hayırlı ve helal olanı o. Cihat ganimetinden sonra ticarettir rızkın en hayırlısı en helal ı cihattan elde edilen ganimetler ki bunu sıkı kitaplarında ilmihal kitaplarında kaldırdılar yok ciddiyim. Müslüman istemiyorlar. Ya o yüzden dünya hayatında yiyecek içecek yiyecek bakacak işitecek koklayacak eve nikahlı eşi ve benzeri ileri raises rızıklardan helal temiz rızıklardan kıyamı. Kıyamet gününe kadar yese içse bunlardan bir kimse faydalan sa ben bunlardan hesaba çekilmez bu. Müslüman bunlardan hesaba çekilmez helal. Alman yemek.
içmek giymek bak helalden evlenmek nikahlanmak bunlardan. Müslüman dünyada da ahirette de hesaba çekilmez. Bunlar. O yüzden katıksız bir zil ahirah rahmetler dir bir tutuklar. Iğdır bu. Bunun üzerinde. Şek şüphe yoktur o. Cenâb-ı. Hak’kın vermiş olduğu helal ve temiz olan rızıklardan iyi yedik içtik kullandık diye hesaba çekinmeyiz ahirette de. Buhari her kim. Bu dünyalı tokgözlü olarak alır ve elde ederse kendisi için. Hayırlı ve bereketli kılınır hadisi şerif ve her kim. Bu dünyalı tokgözlü olarak alır ve elde ederse kendisi için. Hayırlı ve bereketli kılınır kimde. Açgözlü olarak alırsa kendisi için bereketli olmaz. İyi de doymayan kimse gibi olur. Veren el alan elden. Time a hayırlıdır. İmam. Buhari şimdi o zaman hadi. Şerif. O zaman bu dünyaya bir.
tokgözlü olarak alır ve elde edersek bizim için o nedir hayırlıdır bereketlidir lütuftur ikramdır ihsandır ahirette onun hesabı da yoktur. Allah bizi böyle rızıklandırır nimetler indirdiği kullarından eylesin yahut içilmesi insanı rahata kavuşturan acı bir ilacın alınması gibi karışık rahmettir ki bu da ilahi bir bağıştır. Çünkü. Allah nimetleri. Evet. Hadin isimlerden. Bir ismin. İki eliyle verilmedikçe ona ilahi. Nimet ve ihsan denilmesi mümkün olmaz az önce söylediğimiz karışık rahmen neydi ilacı dışı. Normalde acı şurubun ama içine ondan bir. Ahmet çıktı benim şeyden ilaçlardan bahsettin mi ilaçlarken benim kendi içtim ottan çöpten yapılamıyor kaçta. Şu ana. Bu dışarıdan içen işte yüzü ekşiyor acımtırak bir şeyler var ama benim için ne işte şekerim benim şekerimle savaşmakta iyi geliyor ne var.
içinde yeşil çay var ve biberiye bak zeytin yaprağı var sinameki var karabaş otu var sıralıyor bak içindekilere de aklıma gelenler bunlar şimdi içinde bir de kekik suyu var bu için kekik suyuna bakıyorsun. Bizim oranın. Bayındır’ın kekik suyu. Uyan içtiğin zaman böyle birşey hoplatıyor insanı ama ise maruz haklarının tutunda mideden tutunda. Adele ağrılarından tutunda. Kalbe ferahlık vermekten tutunda işte bütün 70q sultanı şifası var keki ve kekik suyu unuttuk biz bunları. Evet şimdi. Diyoruz ki ama. Midemizi anda bir harf verinin. Midemiz hopladı bir harf verin hazımsızlık oldu bir harf verin kekik suyu için da bulundun mu evlerinizde de bir tarafımız yaralanıyor ama bir ilaç getirin kantaron yağı kullanın. Zeytinyağı ile kantaron çiçeğinden olan bu dünya ilaç endüstrisine.
Kahrolsun. Deccal lar derken para yatırıyoruz onlara o zeytin yağı kullanan zeytinyağı için bu sürün zeytinyağına şifalı bu. Kuran’ı. Kerim’i okuyun. Şifa dua edin şifalı ya. Neren ağrıyor omuzun ağrıyor koy omuzuna elini ne ya rabbi de oku7 tane. Fatiha. Sen şu. Fatih. Allah’ın yüzü suyu hürmetine şifa ile de da şifalı bu şifalı bu sahabe birisi. Mecnun olmuş kafayı yemiş müşrik. Ben ona. Fatih. Okumuş. Şifa olmuş bu müşteriye bile. Şifa olmuş. Fatiha. Şerife tabi kızacak ilaçlar beni işte böyle bir a karışık rahmet dışı böyle acı gibi görünen ama içine içi insana rahmet veren bir kekik suyu gibi içiyorsun ama normalde ilk önce bir acı veriyor sana acı biber dışı acı. Öyle değil mi şifadır insana mi. Evet.
buluşacağım. A bu da karışık rahmete peygamberler temiz ve helâl rızıklardan yiyin. Salih amelleri işteyim peygamberlerine de diyor ki temiz. Zehra. LOL rızıklardan yiyin ben yine bakar ayet 172 eyman edenler size verdiğimiz rızıkların temiz olanlarından yiyin. İyi o zaman müslümanlara ne düşüyor burada rızık varmış ama temiz olanından bir şeyin patates. Helal. Helal ya cips temiz mi değil yem onu patatesin helal görüntüde helal ya ama için sıkıntılı ol bu ne oldu dışı bu güzel içi. Sıkıntılı rızıklardan oldu ne bakıyorsun rafta işte bir sürü konser gemi yapmışlar dışı güzel mi. Evet içi sıkıntılı onu katkı maddeleri var. Helal olsun olması yetmedi temiz olmasını söylüyor sana temiz mi bu değil içinde katkı maddesi olan malzemeler insan vücudu için temiz.
değil. Siz. Naturel olanı seçin otantik olanı seçip için. Naturel ve otantik beslenir bu. Naturel otantik. PlayStation ibadetlerimizin kabulü için. Dualarınızın kabulu için bu çok önemli bu vücudumuzu sağlığı aklınızın sağlığı kalbi aklınızın sağlığı için bu çok önemli bi gelecek nesillerimizin sağlığı için bu çok önemli bu çok önemli bu ve gelecek nesillerin izin sağlıklı olmasını istiyorsanız. Naturel ve otantik iki temizliğin helal olması yetmez dışarıdan görüntüsü size helal olabilir temiz olacak yiyeceğiniz bir de temiz olacak bak temizliğine dikkat edin temizliğine dikkat ederken. Heijan olmasıyla beraber katkısız olanı seçin. Bu kadınlar evinizde hamuru karıştırın ekşi mayalı ekmek yapın tertemiz içinde katkı maddesi yok ve karıştırın hamuru şu içine. Oo kimyasal mayalardan da koymayın. Ne oldu mayasını öğrenin nohut mayası.
ile yapalım bu ekşi maya ile yapın hamuru karıştırmak. Şit’in ya ondan. Ekmek yapın katıksız ekmek bakın fırınlardan gidip pasta gibi ekmek almazsanız u fırınlarda. Yoo ekmeğe dönmek zorunda kalacaklar almayın ve katkılı hiçbir yemeyin var ya. Yoğurt dolapta duruyor yirmi gün ekşimiyor evdeyim mayalanan yoğurt 3 günde dört gün değişiyor yirmi gün yoğurtlu mayalı muyum ay alıyor evdeki normal yoğurt 3 gün değiştirirken marketten aldığınız. Hangi marka olursa olsun yirmi gün dayanır mı ve katkı maddeli. Allah razı ömrü kaç gün ve 20’nin 30 gün bu paketlenmiş şişelenmiş konserve edilmiş almayı yemi mi kılacaklar bana çok daha 81 size verdiğimiz rızıkların temiz ve helâl olanlarına iyi bu hususta sakın haddi tecavüze kalkışmayın yoksa gaz alma uğrarsınız bez temiz ve.
helâl yemezseniz haddi aşmış olursunuz ne. Allah’ın gazabına uğrarsınız temiz ve helâl olacak yiyecekleriniz temiz ve helâl olmazsa haddi aşıp gazaba uğrayanlar dan olacaksınız helal olması yetmedi temiz de olacak temiz ve helâl olanlar haddi aşmış ve gazabı uğramamış olanlardan olacak bu. Enfal 26 ve. Allah sizi helal ve temiz şeylerle rızıklandırdığı ki şu karısınız bu. Vakıa 88 89 Ben. Buda o öldükten sonraki rahmetli alakalı. Eğer ölen kimse. Allah’ın. Rahmetini. Yaklaştır anlardan ise onun için huzur güzel rızık ve. Naim cenneti vardır o zaman. Ne oldu dünyadaki rahmet ilahi rahmet ahirete de taşındı bu. Mesnevi’den bir beyit ve bu paragrafı bitireceğiz. Allah. Allah. Allah’ın verdiği rızıktan yiyin dedi. Sen burada. Kıbrıslı ekmek sandın hiç kimmet olduğunu anlamadım. Allah. Allah.
verdi rızık insan mı tepesine göre hikmettir onu sık sonunda senin boğazında. Durmaz seni öldürürüm mahvetmez bu ağzını kapadın mı başka bir ağız açılır o an sır lokmalarını yer yutar bedenini şeytan aslanın dan kurtarabilirsen. Allah sofrasında nice nimetler yersin. Bu da rızkın. Nesim manevi tarafta mı asıl hz. Pir de. Allah’ın verdiği rızıklardan yiyin iz ayeti kelimesinde. Vermiş olduğum anı. Cenâb-ı. Hak’kın manevi lütufları ve ikramları. Allah. Allah bazen bir insanın kuluna. Rahman isminin eliyle ve iki eliyle ver o zaman tabii tabiat hoş gelmiyor yahut maksadı kendi tarafına yönetmiyor ve buna benzeyen. İhsan. Pürüzsüz ve halisdemir. Rahman. İsmi. Şerifi. İsra ayet 110 da belirtildiği gibi ister. Allah deyin ister. Rahman mıyım nasıl çağırırsanız çağırın isimlerin en güzeli olun.
dur ayeti kerimesi ile bu tespit edilmiş taltif edilmiş. Allah ism-i. Şerif’in den sonra gelen ve bütün ismi. Şerifleri kendi bünyesinde toplayan bir ismi şereftir ve bütün. Cenâb-ı. Hak’kın bilinen bilinmeyen bütün ismi şeriflerin. Tepe noktasında. Rahman. İsmi. Şerifi gelir işte. Rahman. İsmi. Şerifi de kelime mânâsıyla. Merhamet etmek severek acıyarak korumak zaka anlamındaki kir uhu kökünden. Türeyen. Rahman kelimesidir o ruhun kelime kökünden gelir. Arapçada da ruhum. Kent kökünden gelen bir de rahim. İsmi. Şerifi vardır. O yüzden. Rahman. İsmi. Şerifi ile rahim ismi. Şerif’in. Arapça. Master kökü bir yerden dir ruhum kökünden dir bu emi bie ikisi de aynı köfte geliyor hatam yok bu konuda benim arapçam iyi değildir de o yüzden dedim şimdi ve. Cenâb-ı. Hak bak.
Rahman. İsmi. Şerifi ile rahim ismi şerifini çok yerde birlikte kullanılır. Bismillahirrahmanirrahim deki gibi ya. Allah’ın. Rahman ve. Rahim. İsmi. Şerifi ile başladım gibi. O rahman ve rahimdir dediği gibi bu konuda da şeydir numu. Kur’ân-ı. Kerim’de ikisi beraber kullanılır burada. Yuh bunu. Normalde. Cenâb-ı. Hak’kın 2.50 diyor ya bireye hakkını bir elinde halkın eli olarak yanına alan hak ve bir eliyle verdi hat öbür eliyle aldı halk var burada bir eliyle aldı. Can. Rahman ismi şerifini. Allah’ın üzerinden tecelli ettiğinde. Merhamet etmek severek. Acımak ama bunu. Normalde. Eğer bir şahsın üzerinden buna bakarsak. Yufka yürekli olmak. Acımak birisinin üzüntüsüne ortak olmak birisinin sıkıntısını kederini ortadan kaldırmak için onunla beraber üzülmek. Onunla beraber der çekmek. Bu da ne oldu. Beşer.
üzerine halk üzerinde bu tecelli ederse o kimse. Rahman. İsmi. Şerifi halkın üzerinde insanın üzerinde tecelli ettiğinde. Yufka yürekli temiz yürekli merhametli şefkatli insan bu dünyanın etrafında. Merhamet eden kimse. Cenâb-ı. Hak’kın üzerinden tecelli ederse acıyarak. Tan korumak. Merhamet etmek. Allah’ın üzerinden tecelli ettiğinde. Çünkü cenab-ı. Hakk’ın sıfatları insanların üzerinden tecelli eder bu insanların üzerinden insanlara tecelliler abone ol. Allah. Rahman. İsmi. Şerifi umum mıdır nedir toprağı da tecelli eder taşada tecelli eder meyveleri tecelli eder hayvanlara tecelli eder varlığın bütününde tecelli daha insanların üzerine de tecelli eder ama aynı. Rahman. İsmi. Şerifi insanların üzerinden insanlara tecelli eder. Sen benimle görür benimle. Duyar benimle tutalım bir insanın üzerinden tecelli etti benimle görür benimle koşa bir insanın üzerinden. TC tecelli etti.
birisi size iyilik yaptı. Siz de ona teşekkür ettiniz insana teşekkür. Allah’a teşekkürdür ne olur üzerinden tecelli etti o yüzden. Normalde ya. Allah’ın. İsmet edildiğinde ahman. İsmi. Şerifi tabi insanların üzerinden tecelli eden. Rahman ismi şerifinin devam etti söz konusu olmaz var ama. Allah’ın üzerinden tecelli ederse sonsuzdur çok fena bakın sıfatlarının tecelli adları sonsuzdur. Allah’ın. Rahman ismi şerifinin tecelliyatı sonsuzdur bu isimlerinin tecelli yatları sonsuzdur bu evli de yoktur ahirede yoktur başlangıcı olmadığı gibi sonu da yoktu ama normalde başlangıcı ve sonu yok ama insanların üzerinden tecelli ederse insanın ameline göre başlangıcı ve sonu var bazı kimselerin defterleri kapanmıyor bu farklı ya hani bir kimse iyilikten bir kapatılıyor oradan kaç kişiyi geçerse ona da yazılıyor veya 5 cümlenin defteri.
kapanmaz hayırlı bir evlat yetiştiren talebe yetiştiren okul yurt bir şeyler bu noktada cami yaptıran gibi vik kitap yazan gibi. Ve bu noktada ama insanın üzerinden tecelli ederse. Biz insanın üzerinden tecelliyatı sonsuz diyemiyoruz ama. Cenâb-ı. Hak’kın kendi. İsmi. Şerifi. Sonsuz o yüzden. Allah rahmet kavramı bütün ilahi kitaplarda geçmiş bir kavramdır. Ben bunu. Tevrat’ta da bulmak. İncil’de bulmak mümkündür bu. Aynı zamanda da bu. Kur’ân-ı. Kerim’de var ve ama. Allah’a izafe edilen o rahmet kavramı. Allah. Kur’an’da yüzün üzerinde o kavramla alakalı. Cenâb-ı. Hak’kın kendi zâtının üzerinden tecelli dirdi. Ahmet kavramı yüzün üzerinde. Bunu neden böyle biraz teferruatlı anlatma ihtiyacı duydum onu da söyleyeyim. İslam dini rahmet dinidir ve. İslam başlı başına bir rahmettir bir sufilik başlı başına bir.
rahmettir bu. İslam dini akıl dini değil rahmetli nedir bu aklımıza uyarsak bu ve kâfirlere merhamet etmez. Biz aklımıza uyarsak bu gözümüzü çıkaranın gözünü çıkarırız. Bu bir gözümüzü çıkarının. İki gözünü çıkarız aklımıza uyarsak bizim parmağımızı koparanın kafasını koparız o akıl herkese güçlü görünmek ister çünkü. Oysa. İslam dini rahmet dinidir bir en kıymetlim izi birisi haksız yere katlıdır. Allah bize derki affederseniz daha güzel bir iş yapmış olursunuz. Allah rahmet peynir bir. Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretleri. Akın peygamberliği nitelendirilmiştir. Ahmet peygamber olarak nitelendirilmiştir. Allah. Kur’an. Bu akıllı olanlara bir rahmettir abone ol. Allah rahmet. O yüzden rahmet kavramı. Kur’ân-ı. Kerim’in yüz kusur ayetinde geçer ve belki de. Kur’ân-ı. Kerim’in içerisinde en fazla kelime olarak geçen kelimelerden birisi rahmet.
kelimesi mastar olarak fiyat olarak da bunu cm dersek pek. Yakışık. Belki de 200 yerde. Hem fiili hem isim olarak. Cem ettiğimizde 200 yerde canavar rahmı. Rahim rahmet kelimesini kullanır ya o yüzden. Kur’an baştan başa bir. Ahmet. İslam baştan başına bir rahmet dinidir bu ve. Hz. Muhammed. Mustafa da rahmet peygamberidir bu. Ey. Habibim sen afyonunu seç. Allah rahmet yoludur. Ey. Habibim. Sen eğer kaba ve katı olsaydın etrafında hiç kimse göremezdi bulamazdım ya o yüzden o rahmet dinin temsilcileri yufka yüreklidir bir temiz yüreklidir onlardan rahmet sudur eder rahmet sudura da o yüzden. Komşusu açken biztalk yapamayız gerçekten var ama ne yazık ki o halde değiliz. Sen düşünebiliyor musunuz. Komşusu açken tok yatan bizden değildir rahmet dinidir bir.
Siz aç yatarsınız aç yatıramazsınız. Siz açıkta kalırsınız kimse açıkta bırakamazsınız. Siz rahmet dinin temsilcileri siniz. Allah rahmet dinin abone ol. O Vahşi akla tabi olanlar şeytan anlaşırlar bu kalbi akla tabi olanlar bu. Elhamdülillah. Allah. Man ile şiirler. Ah. Rahman olan. Allah’ın yeryüzünde eli ve kalbi hükmünde olurlar. Allah biz onlardan eylesin. E tabi bir de bu ayeti kerimeyi geçmeden de erhamerrahim elhamdülillahi rabbil alemin. Errahmânir’rahim. Mâliki haketti. Allah bir de nedir erhamerrahim indir. Evet bu da ne demektir merhametlilerin en merhametlisi. Allah. Allah merhametlilerin en merhametlisidir var rahmet saçan varlıkların üzerinde rahmet saçan bir. Allah’tır. O yüzden. Rahman ismi şerifini özellikle hiç unutmaya gayret edeceğiz inşallah. Allah bazen de ihsanını koluna vasi isminin elleriyle verir bu hale göre.
de bağı şu mi olur lan. Cenâb-ı. Hak kimisine. Rahman ismi şerefinden veriyor bu muhteşem bir. Allah. Rahman ismi şerifinden veriyor bu muhteşem ise kimisine de ne yapıyor vasi ism-i. Şerifi’nin üzerinden veriyor abone ol. Evet bu da ovasi. İsmi. Şerifi nimet-i bolova en iyimi rahmeti kudreti af ve mağfireti geniş ve sonsuz olalım vasi ismi. Şerif bu sonsuz değişlik hamill sahibi. İlim ve insanı. Her için. Allah. Çünkü vasip. İsmi. Şerifi. Arapçada kök olarak genişlik imkan zenginlik bir şeye takat getirme bir şeye. Kudret yetiştirme manalarına geliyor o yüzden 100 s a hafızların aranızda. Hafız. Evet düşse. A öyle değil mi şeyler de ayet-i kerimelerde geçer bu 100 s a kökü ya. Allah’ın ilim. Rahmet mağfiret ve kudretinin genişliğini.
vurgulayan ayet-i kerimelerin içinde geçer. Allah mülkünü dilediğine verir. Allah lütfu bol alandır ve her şeyi çok bilendir bakar a247 oraya bak abone ol. Eğer bir hatamız varsa burada düzeltelim. Ondan sonra burada bunu yanlış yaptın diyen olmadı da ama. Biz titiz gidelim. Bakara ayeti 247 abone ol. Ama bu. İsmi. Şerifi. Cenâb-ı. Hak bir kolunun üzerine tecelli ettirdiği gibi unutma mi. Evet o. Asi ve alevler. Normalde bulgur ya bir kulunun üzerinde çok teşekkür eder tecelli eder ya da bu. İsmi. Şerifi. Cenâb-ı. Hak’kın bütün umumun üzerinde tecelli. Eda vasi ismi. Şerife. Hanım birisini vasi tayin ettik denizimiz vasi tayin edildi. Nihan vasi tayin edilen kimse ne yapacak bu vasi tayin edilen o kimsenin yerine ne yapmış olacak bütün.
her şeyi onun adına yapmış olacak bu. Asi bu ya da aynı bunların. Arapça kökenli aynı ne demek ki el-vasi. İsmi. Şerifi bir. Cenâb-ı. Hak’kın kendi zatından bütün umuma olduğu gibi bir şahsın üzerinden. Allah adına da olabilir bu ve ana birisi işte ben az önce no şeker hastalığı ile alakalı bir tarif verdim. Şimdi benim üzerinden. Cenâb-ı. Hak’kın. Şifa vermesi gibi aynı zamanda da bunun üzerine el-vasi. İsmi. Şerifi de ne oldu tecelli etmiş olur yahut hakim isminin elleriyle verir ve. Böyle olunca da en uygun vakti gözetir bu el-hakim. İsmi. Şerifi. Hikmet. En üstün ilimlerle. En üstün hususları bilmektir. Hikmet bu. En üstün ilimleri i. Üstün ince. Latif. Herkesin anlayabileceği ilimlerin üzerinde bir ilim sahip olmaktır bu aynı.
Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi Hakkında
kökten geliyor hikmetle hakim çünkü bu değil mi bi ekmek da hakim de aynı köfte. Normalde hikmetle hakimin kökü de aynı abone ol mı böyle geliyorsun terliyorsun havale ediyorsun. Opet çıkarıyorum. Üşüyorum abone ol. E tabi. Hikmet a abone ol hiç bir şeyi irade etmek bu hakim bir idare etmek bu irade etmek birşeye bu hükmetmek birşeyde. Adalet sağlamak bu hakim denince abone ol bu hakim ve hikmet ya aynı mastardan ya mesela. Hikmet bir şeyi yerli yerinde kullanmak o eşyayı yerli yerinde kullanmak eşya yerli yerinde kullanmak. Hikmet olurken onun üzerinde. Hakimiyet kurarak. Tan yapmak el-hakim ism-i. Şerifi’nin de tecelli etmesi ya o yüzden ben. Allah bunları. Çünkü cana bak ayeti kerimede ardı ardına hepsini alıyor normalde hem hakim.
İsmi. Şerifi ile sik met. İsmi. Şerifi ayet-i kerimelerde ardı ardına aldı. Ben genelde var. O hüküm ve hikmet sahibidir ayeti kerime böyledir o her şeyi olduğu gibi bilir hüküm ve hikmet. Allah’a aittir. Bir ve hatta o azizdir hakimdir. AK Parti kelimelerin sonunda o. Hem ilim sahibidir hem hâkimdir bunları böyle. Cenâb-ı. Hak bak ardı ardına verir ve enterasan bakar a269 Allah hikmeti gibi dilediğine verir bir hikmeti dilediğine verir. Cenâb-ı. Hak peygamberlere kitap ve hikmetle ödüllendirilmiş desteklemiştir bu. Kitabı verir. Allah. Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretleri içindeki. Allah ona kitabı ve ona bir hikmet verdi ve hatta peygamberler için öyle de ona kitabı ve hikmeti öğretti bu mesela şeyle alakalı. Musa aleyhisselam için der ki o kitabı ve.
hikmeti öğretti verdi kitabı ve hikmeti yan yana sırala. Çünkü kitaptan hüküm çıkarabilmesi için bir kimsenin. Hikmet sahibi olması gerekir bu kitaptan hüküm çıkarabilmesi için kitabı anlayıp anlatabilmesi için. Hikmet sahibi olması gerekir. Hikmet. Nedir o zaman meselenin inceliğini bile. Bu meselenin perde arkasını bile gizemli yönlerinde bilen kimsedir. Hikmet sahibi gaybi ilimlere vakıf olan kimsedir. Hikmet sahibi. Allah bunu da el-hakim. İsmi. Şerifi ile merhamet eder lütfeden ikram eder. O hikmet sahibidir hâkimdir. O yüzden kulunu hakim ve hikmet ile. Nimet lendir ve lütufla andırır. O ne yaparsa kitabı onun gönlünü açar. Bu kitabın hükümlerini. Onun gönlüne ne yapar vahyeder de inceliklerini o yüzden o o hakim. İsmi. Şerifi ile yardım edilen. Nimet. Eren. Kulp ve o esnada iyi.
olan. Salih olan hal hareket davranış neyse onu icrâ eder bu hakim ismi şerifinden yardımına lütfuna. Mazhar lan kimse bir şeyin hakikatine. RAM olmuş hakikatine erişmiş kimsedir ki bu da hikmettir. Allah bizi onlardan eylesin. O esnada eşyanın hakikatine. Vakıf olmak olmayın hakikatine hukuku fiyet o anında vakaya iştah at etmektir. Hikmet ehli olmak hakim olmak. O çocuk doktor. Burada şimdi doktorun üzerinden gideceğim çok acil desin değil mi doktora. Acil hasta geldi. O esnada. Hastanın hastalığını teşhis edip ilk müdahale yapıyorsun öyle değil mi abone ol. O hasta hangi hastalıktan gelirse gelsin öyle değil mi o zaman bütün hastalıklardan bilgi sahibi olmam gerekiyor ve eğer bütün mevcut o bölgede yaşanan hastalıklardan bilgi sahibi olmazsa hastaya ilk müdahalede yetersiz kalırsan.
hastayı kaybedebiliriz. İyi o zaman hakim ve hikmet sahibi olan bir doktor gelen hastanın üzerinde nasıl bir işlem yapacağını bilen kimse öyle değil mi. Evet işte. Hikmet sahibi olmak bu doktor mesleğinde. Hikmet sahibi ise gelen. Hastanın hastalığını tespit edip ilk müdahaleyi yaptı bunu. Normalde o zaman bu doktor için hasta için ne oldu bu hakim ismi ve. O rahman ismi şerifinin altında. O hastanın üzerinde doktorun üzerinden tecelli etti mi hepside. Rahman ismi. Şerif’in altında ya. Ya. Hakim. İsmi. Şerifi. Rahman ismi şerifinin askeri hükmünde ve hakim. İsmi. Şerifi. Hadi mi hizmetçisi neyin. Rahman ismi. Şerif’in. Rahman. İsmi. Şerifi neydi. Merhamet eden rahmet eden lütfeden ikram eden. İsmi. Şerifi öyle değilmi şimdi. Rahman ismi şerifinin altında hakim. İsmi. Şerifi.
ve hikmet o hastanın üzerinde tecelli ederek ten. Rahman ismi. Şerif’in. Hadi mi oldu işçisi oldu onun elinin altında çalışan askeri hükmünde oldu ve hasta merhamete masal kaldı ölü değil mi. Evet çalışma sistemini öğrendik değil mi. İsmi şeriflerin hepside. Rahman ismi o dilinin altında her biri onun ismi. E daha önceki. İsim neydi mesela. Ovası. İsmi. Şerifi de değil mi. O rahman ismi şerifinin altı içinde geniş. YouTube. Sahibi bütün lütfeden mânâsına ikram eden manasında aydı bu muhteşem. Evet yine. Rahman ismi şerifinin altında neye geldi sıra yahut kulunu. Mim etlendirmek için. Vahip vahim in elleriyle ikram eden kendisine. İhsan verilen kimseyi. Vahip ismine karşı. Amel ve. Teşekkürler mükellef kılmaz iyi bakın hakim. İsmi. Şerifi ile tecelli etti hakim.
İsmi. Şerifi ile tecelli ettiğinde. O da dinledim bakın. İstanbul. O yüzden. Rahmetini diyorum doktorun eline geldi mi kimse. Doktor onun milliyetin idi niyetini onun. Doktor onun hangi mezhepten hangi mezhepten olduğuna ama bakmadı. Cenâb-ı. Hak onun dinine diyanetine mezhep mezhebine meşrebine bakmadın mı. Rahman ismi şerifinin altında elması. İsmi. Şerifi el-hakim. İsmi. Şerifi el. Rahim. İsmi. Şerifi ne yaptı. O hastanın üzerinde tecelli etti oh rahmeti nedir. Op. Dr ona sormadı. Hangi dindensin diye abone ol. Op. Dr ona sormadı hangi mezheptensin hangi mezheptensin şehrin. Kim demedi ona. Hasta geldi hemen ona ilk müdahaleyi yaptı brahma’nın ism-i. Şerifi’nin altında el. Safi. İsmi. Şerifi da tecelli etti sen ona bir ilaç verdi. Ona bir harf bu ne oldu. Allah. Safi.
İsmi. Şerifi de tecelli etti iyi bakın. Cenâb-ı. Hak’kın bu noktada sıfatları umumi. Ne oldu vi ya. Allah’ın ahlakıyla ahlaklanmak. Bir kulun da üzerinden sıfatlar. Ulvi ve o. Rezzak. İsmi. Şerifi ile kafir idi rızıklandır the bu hesap. İsmi. Şerifi ile aslanı da. Kaplanı da yılanı da fareyi de kurbağayı da ne yaptık rızıklandır dıo. Rezzak. İsmi. Şerifi ile cennetteki de rızıklandırdığı cehennemdeki de rızıklandır the ve o. Rezzak. İsmi. Şerifi ile kâfiri de rızıklandırdığı mürtede rızıklandır dımır şekilde. Müşteki da rızıklandır the siyahını da beyazını da esmerin de sarısını da. Turuncu sunda ne yaptı rızıklandırdığı umumi-i el-vahid bu karşılıksız vermek bağışlamak daha çok vermek pek el-vahid. Bu web hibe kökünden gelme bu vehbi’nin karşılığı hibe olarak uzundan ama abone.
ol bu hibe etmek kaybetmek ne demek karşılık beklememek. Allah. Allah. Rahman ismi. Şerif’in altında ne yaptı karşılık beklemeden bol verdi bir sebep hazine onu hazine onun ya hani bana daha bazen dedim ya. Cennet kimsenin değil. Onun işte ondan. Ya kızım kimsenin değil. Onun işte ondan o isteyecek olduğunuz. Herneyse ve onun ondan. Onun olan bir istiyorsunuz abone ol bu ve o el. Vahip karşılıksız verir bir karşılıksız verir verdiğin hesabını kimse de vermez ben seni ellere verirsin annene eşinden ki parayı kime verdin bu adam eşinin korkusundan anneme verdim diyemez o kadın anasına 2 yumurta götürecek. Nasıl götüreceğim diye on takla ta ya da adam duyarsa benim adam ters de biraz bu. Eğer götüreceksin 2 yumurta 2 peynir.
bu ay yok benim adam bunu duyarsa perişan eder beni ve o karşılıksız sonsuz verir bir de abone ol. Sen düşünebiliyor musunuz sonsuz da karşılık beklemeden abone ol bu daireleri değil mi ya o benim bir amel beklemeden ne verir abone ol bu tam bir insan birisine bir veririm ama bak yarıyormu yardım etti bana bir selam bile vermedi yardım ettim ben ona mı bir selam bile vermedin. Hey yavrum biz onu az mı yardım ettik ya. Bak şimdi görüyor musun sen var ya ona yardım ettim halde. Ya bir insan tebessüm eder ya bakıp karşılık bunlar ve o karşılık beklemeden neler bir saat ayet dokuz yoksa onların yanında her. Galip ve ihsanı bol olan rabbinin rahmet hazinelerini var. Allah.
rahmet hazineleri kime ait bu. Allaha yakın dikkat edin onların yanında rahmet hazinelerini var o evdeki. Ahmet hazineleri var. Cenâb-ı. Hak. Rahmetini koşturmuş. Allah rahmetini akıtıyo. Rahmetini sermiş her. Rahman. Suresi’nin vardı ya rabbinizin. Hangi nimetlerini sayabilirsiniz bir kaç yerde deste söylüyor değil mi rabbinizin. Hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz diye. Allah. Rahman. Suresi hemen sonuna kadar. Onunla gidiyor öyle değil mi. Ama yok işte bu şunu yapan. Allah’tır rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz. Sen neden. Rahman hazineleri onun elinde bir de insanlarda şöyle bir eksiklik var. İnsanlar kendilerine gelen isabet eden kendilerinin masal oldu iyilik mutluluk güzellik tatlılık. YouTube ikrâm. İhsan bunları. Sanki kendileri cayıp ediyormuş kendileri kazanıyormuş gibi kendileri yapıyormuş gibi duruyorlar. Bunların hepsi de. Allah’ın lütfu nerede ayeti kerimede. Allah.
iyilikler. Rabbimizden ve mutluluk resimlenir mutluluk sebepleri rabbinizden bunları inşa eden oh biz bunları gör mutlu ol. Az önce. Cenâb-ı. Hak’kın sana lütfen ettikten ne bak mutlu ol mı bir baksana neler lütfetmiş hem kendi üzerinde hem etrafında ünlü sevmişseniz bütün lütufları ikramları insanları ve bunların karşılığını ödemeye kalksanız vermeye kalksanız mümkün değil zaten tabii bir de. El. Vehhab. İsmi. Şerifi de vardır ya bir de. Vehhab. İsmi. Şerifi vardı ve hatla vahiy bi karıştırmayın aynı kökten geliyor bunlar. El. Vehhab. Lale el. Vahip aynı kökten. Arapça kök olarak şimdi bu. Normalde bu abone ol bu vahiy burada çok ince bir perde var vahib. İsmi. Şerifi bu dünya. Mim etlerinden dünya nimetlerinden karşılıksız veren manasında dünya. Nimet verme bu karşılıksız.
sonsuz bir şekilde var ha dünya nimetlerde işini bazen. Deniz. Ya bunları iman etmedi ama değil ya nimetleri onların önünde ya o dünya nimetlerini karşılıksız veriyor. Sana da veriyorum abone ol da o dünya nimetlerini karşılıksız veriler vahib. İsmi. Şerifi abone ol bu aman insanların üzerinde tecelli ederse ve ha bitmiş. Elif olarak tecelli ediyor ve. Yağmur’u karşılıksız yağdırması el vahim. Bu. Yağmurlar ya böyle değil var mı bir karşılığı yok o abone ol. Ama bu mesela insanların üzerinden tecelli ederse ve ha bu mu bu sınırlı abone ol bu insanların üzerinden tecelli eden bütün sıfatlarda sınır var bu mesela helva vahib. İsmi. Şerifi nice peygamberler vardı. Öyle değil mi. Çok yaşlılar. Bunlardan birisi. Zekeriya yaydı değil mi benim çocuğum.
olmaz diyordu var kısır hükmünde abone ol bu ama canım. Bak onu evlat verdi. Bu bir insanın kendi üzerinden böyle birisinin üzerine böyle bir iyilik yapması mümkün değil bu dünya. Nimet ona mal verir para verir pul verir bu ama bir kısır kadını doğurdu. Ak. Allah’a aittir. Bu bir kısır adamın çocuğunun olması. Allah’a aittir. Evet. Bak burada vahib. İsmi. Şerifi. Cenâb-ı. Hak’kın üzerinden tecelli ederse sınır tanımayan sonsuza bu mesela biz hidayeti mümkün olmayan olarak görürüz biz öyle görürüz ya o ama canım. Bak için güvenli bir değil. Kenan bak dilediğini dilediği zaman dilediği gibi. Hidayet eder bu. Ey. Habibim. Sen dilediğine. Hidayet edici lerden değilsin bizi davet edeceğiz zel vahib. İsmi. Şerifi sonsuz ikram eden. İhsan eden karşılıksız.
Biz o kimseye. Hidayet verdiği karşılıksız derdi bu sonsuz karşılıksız o. Cenâb-ı. Hak iddia etimizi arttırsın. E tabi bu sınırlı olunca. Vehhab ismi şerifinin altına giriyor sınırsız sonsuz olunca vahib ism-i. Şerifi’nin altına giriyor bu. Ali. İmran. Hayat 8 şimdi bize kendi katından rahmet ihsan et bu. Şüphesiz ki sen çok bağışta bulunursun burada ne var sınırı yok çok barıştı bulursun o kadından. Bize hidayet et kadınla neden idare et karşılıksız. Allah bizi onlardan hayırlısı yahut cebbar eli elleriyle veririm bu halde insanın mahaline ve kulun müstehak olduğu şeye bakar seni cebbar. İsmi. Şerifi ile. Nimet len dini düşünür müyüz yok cebbar. İsmi şerifine bu noktada böyle hani yakan yıkan olarak görürüz. Öyle değil mi. Cepa resmi şerefini ayeti kerime.
Haşr 23 O kendinden başka hiçbir ilah bulunmayan hükümran noksan sıfatlardan uzak selamete erdiren emniyete kavuşturan gözetip koruyan her. Galip olan istediğini zorla yaptıran. Herşeyden. Yüce olan. Allah’tır. Haşr 23 bu hani istediğiniz ne yaptı lan yapar. İsmi. Şerifi ne istediğini zorla yaptıran. Ama bu çok fena. Bakın bu. Cepa resmi. Şerifi yine. Rahman ismi şerifinin altında ilahimi lütuftur ikramdır nasıl ilahi lütuf ikramdır bozulan yoldan çıkan bu herşeyi ı zor kullanarak tanyerli yerine getirmek düzeltmek. Bu peynir etmektedir etmek zor kullanarak dan düzeltmek yapar. İsmi. Şerifi ne yaptı demiri aldı kızılın ocakta güzelce. Ben metal işlerinde okudum ya. Emir’i zor kullanarak. Tan ne yaptı. Balta yaptı onunla demiri zor kullanarak tane yaptı işte kazma yaptık kürek yaptık. Çapa yaptı.
demiri ısıttı kaynattı kızdırdı örtündü üzerini koydu zorla. Onunla ne yaptı ta yaptı. Biz. Tanrı deriz. Bilmiyorum siz ne diyorsun helak eskinkin ucu kıvrık tarımı bu daha diyorlar değil mi. Evet o yüzden. Allah bu noktada zor kullanarak yaratılmışların halini iyileştiren. Hakkı. Galip getiren her güçlü kolaylaştıran. Her kırık bir şeyi. Onaran manasında. Cabbar ismi. Şerif. Bu da. Rahman ismi şerifinin. Hadi mi hizmetçisi ama burada cep varlıktan biz böyle anı. İşte bizim onlarda. Ben. İzmir. Bayındır bizim onlar derken bu bölgeden uzak bir yer değil ama bizden no anne. Cabbar adam ya şu tarlayı bu hale getirdi. Cabbar adam çalıştı zorladı tarlayı münbit hale getirdi bu kadın ne. Cabbar çıktı ya evi derledi topladım ha. Bizim orada methedilen kadın.
Cabbar kadın böyle evini derledi topladı çoluğunu çocuğunu bir yerde korudu yapmak böyle şahin gibi bu çoluğunun çocuğunun başında şahin gibi böyle kadın böyle adamı dahi zakatala. O adamın da başında bana tanıyacak var. Bir kadın adam gözünü açamaz onun yanında mutlu. Tamam öyle kadınlar. Biz de çok. Sen bana bu adam hopur oyna unutmasınlar çölde kalmış. Çömleğin içerisinde kumsalı. Anam esas duruşa geçe. Hele bir sufi adamlar cep. Her kadının etrafını karşısında. Sonuçta durur. Allah bizi böyle hıh diyeceksin nokta. Yok sufilik öyle bir kaldı bıktım geçiyor. Evet hocam daha çok derin nefes alacaksın sen böyle. Ben kılıbık sırrını geçiyor deyince sen daha çok. Derine yeleğin düğmelerini aç istersen biraz daha rahatla nefes alma öyle en iyi. Derviş kılıbık.
demiş. Ama sen de sen dedi. Zaten. Ağa takılmışsın yapacak bir yok abone ol ve bu cepar ismi şerifini. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretleri de bunun buna dua ederdi. Ya normalde hazır. İbn. Abbas rivayet ediyor yoktu peygamber namazın iki secde sağlasın da okuduğu dua da. Cebir kökünden. Türeyen. Emir sigarasını kullanarak. Tan. Allah’ım dağınıklığı mı toparla. Sen bana. Dirlik düzenlik ihsan et şeklinde dua ederdik elimizde geçiyor bu yine. Hz. Ali’ye. Nispet ediliyor bir doğada ey her kırılanı 10’ar. Anca bir ve her güçlü kolaylaştıran biye işte bu noktada dua edermiş. Hz. Ali efendimiz de işte bu cebbar içsel manada. C bir anlamı taşıyan unsuru da içinde taşır. Hani cebriye thy’de içinde taş alıp mecbur bırakma zorla yapma.
gibi ama bundan bu. Cebir veya ceberrut ve ya cebbar kulun kötü ahlakın üzerine izafe edilirse böyle haksızlık zulüm ama kötü ahlakı meneden kötü ahlak zulmü meneden noktasında kullanılırsa da haksızlığı zorbalığı kötülüğü önleyen manasında geliyor o. Cabbar adam ne yaptı haksızlığa karşı savaş açtı onun ta haksızlığın karşısında. Cabbar. Ja durdu haksızlık kar de böyle bir göğsünü siper etti bütün gücünü kuvvetini kudretini aklını haksızlıklarla mücadeleye verdi muhteşem bir cebbar ismi şerifinin tecelliyatı o yüzden şu kâinatın üzerinde de. Cenâb-ı. Hak’kın varlığın üzerinde de bu eşyanın üzerindedir cebbar. İsmi. Şerifi nasıl tecelli eder dağlara zorla şekil verir ovalara. Zorla şekil verir ormanlık. Lara zorla şekil verir denizlere zorla şekil vere out cebbâr. İsmi. Şerifi ile. Barbie uygunluğun devam etini.
Sabri bir şekilde ne yapar aynı minval üzerine devam eder varlığın üzerinde de cebbar ismi şerifini yapar bir tecelli eder. Ve böylece o kırılan dökülen ayrılan ayrışan bozulan bir varsa hepsi de düzelir. Ama mesela o kulun üzerinde de cebbar. İsmi. Şerifi tecelli eder mi eder a bu. Hanım bir gün bir. Mesnevi’den bir hikaye. Anlatırım ya. Türk canım birisi geçiyormuş da bir mevcut. Derviş orada oturuyormuş ona selam vermemiş ona selamı vermeyince o mesut da birşey kaçmış yeni demiş. Sen mi tk1 bunu tek yapıyor demiş bu. Öyle olunca o. Düt yarın bütün malı. Ailesi. Çoluğu çocuğu dağılmış cebbar. İsmi. Şerifi onda tecelli etti dağıt to bozdu o en son. Doğu. Türk çark etmiş. Hz. Mevlânâ demiş ki yedi.
yıl oldu demiş elimi attığım dal kurudu aldım baktım sattım baktım eş çoluk çocuk herkes dağıldı. Herkes iş alın demiş. Sen bana beddua etti hizmet etmiş bu hz. Pir böyle bir huzur etmiş demiş filanca köyde filanca demiş her. Yıkık. Virane. Duvarın dibinde bir. Derviş oturuyor demiş bu onun incitmiş sin gönlünü yıkılmışsın gitti. Allah. Allah. Allah işler mi. Elif. Tüccar oraya. Ben ona der ki ben sana selam verdiğinde susacak. Ben de ki. Hz. Mevlânâ’dan. Selam. Getirdim sana bu. İddaa. Selamünaleyküm da kafasını bile kaldırmaz mensuplar sorumlu olmazlar bunlarda abone ol ya. Hani diyor ya hadi şefte çok uyuyan dan uyuyandan uyanıncaya kadar. Deliler en akıllı alıncaya kadar sorumlu değildir diye meczuplar da. Onların sorunu görmeyin onlar sorumlu değildir.
da. Onların sorunu görürseniz aldılar sınız. Ben hatta. Kendimi atarım ya kenara ben sorumlu değilim uyuyandan uyanıncaya kadar insanlar uykudadır bu ya ben de uykuda olanlardan birisiyim akıl gitmiş zaten şeyhim diyordu bana akıl yok bunda diye mi söyledi ya o yüzden ben sorun olmuyor benim raporun eksik. Millet alıyor rapor ya ondan sonra siz onları mahkemeye veremiyorsun mahkemeye verince raporlarını sunuyorlar mahkemeye o ceza ehliyeti yoktur diye. Oh doktor bana dedi sen dedi bizim üniversite gel sohbetlerde anlattıklarını anlatsın sana rapor verirler dedi. Ellerim. Hala da gene aynı noktada mıyım verirlermiş. Tamam şimdi. O mesela oldu geldi oraya ol. Tüccar ondan işte dedik. Hz. Mevlânâ’nın selamı var ne sabah. Aleykümselam dedi ayağa kalktı dedi ki. Efendi böyle bana hakkını.
helal et. Ben bir hata yapmışım dedi ki sen yedi yıl önce. Buradan geçerken bana selam vermedin kibirli bir şekilde geçti bu kedili bir şekilde geçtin. Ben de cenab-ı. Hakk’a dedim ki sen mi mutekebbir bu mutekebbiri dedim dedi. Evet şimdi onun kibirli onun afeti oldu. O bir kimsenin kibirli kendisine afettir bu kimsenin şöhreti kendisine affettir. Bir. Şöhret afet getirir güzellik afet. Bu kibirlilik afet getirir altınlık afet getirir sapkınlık afet getirir fahş yat kuş yat afet getirir. İyi o zaman insanların yapmış olduğu bu büyük günah kebabıyla. Rafet getirir cebbar. İsmi. Şerifi onların üzerine afet gibi çöker dikkat edin afet gibi çöker ama onları hizaya getirir hizaya getirince cebbar. İsmi. Şerifi. Ne. Ahmet oldu ama biz ona baktık.
o. Affet adam zengin değil parası gitti. Vay ya. Ne güzel kadındı. Baba bir cumana kurban gitti babamın meşhur rafı lafını bu atasözü mü. Hey yavrum güzelliğine güvenme. Bir sivilce yeter zenginliğine güvenme. Bir kıvılcım yatarlar be böyle birisi kirlenen ekran görürse o kadınlara bunu söylerdi güzelliğine güvenme. Bir sivilce yeter bu adam narlıdere’deki zenginliğine güvenme. Bir kıvılcım yeter. Arrow sivilce cebbar. İsmi. Şerifi gibi bu baktığında onun güzelliğini bozuyor. Ama bu. Rahman ismi şerifinin tecellisine oldu. O yola geldi o düzeldi başına bir. Afet geldi cebbar. İsmi. Şerifi ile bir bela bir sıkıntı bir müsibet gibi göründü karışık rahmet dedi. Bu dışarıdan rahmet. Hani. Bela musibet gibi göründü ama için ne oldu için. Merhamet. Oldu rahmet oldu içi dışarıdan.
ne belâ musibet gibi oldu. Allah bizi musibetlerden uzak eylesin inşallah o yüzden o. Cepa resmi. Şerifi o kimsenin üzerindeki afetlerin temizlenen bir bu ismi. Şerif oğlu. Ahmet ismi. Şerif oldu yahut da gaffarın elleriyle ihsan eder bu halde de mahalline ve kulun üzerine sabit bulunduğu hale. Nazar eder. Eğer. Nimet len dirilecek olan kul cezaya müstehak olacak bir suç işlerse okulunun suçunu. Örter bu veya cezaya müstahak olmayacak bir haldeyse ona müstafa olacak hallerden. Onu korur. Şu hale göre de nimetlerin en kimseye masum ve. İnayet e layık görülmüş ve korumuş denir. Buna benzer isimlerden başkası da hep ilahi isimlerdendir. Gaffar. İsmi. Şerifi a örtmek gizlemek kirlenmekten korunmak için bir şeyin üstünü örtmek manasında. Gaffar ismi. Şerif abone ol.
E tabi hani. Google. Kuran’ı. Kerim deriz. Öyle değil mi gufrana. Gaffar. İsmi. Şerifi aynı kökten gelme yine gufran. İsmi. Şerifi de mağfiret eden demek zaten. O çok mu alanımın dışına çıktım ya böyle dilin üzerine girmem lazım mı. Sen öyle tebessüm edince dedim hadi haddimi aşmışım. Ben de vaktim yok abone ol sen hakkını helal et olur. Siz zannetmeyin bir olayım o yüzden direk söyledim. Dedim acaba bir tebessüm ediyor da bana oradan. Olur böyle dile hakim yok dedim acaba haddimi. Aştım yoksa dedim ya. Allah affetsin ben buraya gelirken iyi hazırlanıyorum öyle değil. Hamdolsun abone ol. Evet şimdi o mağfiret. Hani örtmek denince bir kimsenin hatasını örtü deriz ya onun kusurunu örttü hz. Pir. Derya hataları kusurları örtmekte.
gece gibi ol yol bu ne. Kur’an ismi. Şerif kafa resmi. Şerifi örtüyor. Hani sufiler derler ya. Bir kimsenin hatasını kusurlu görme ört üstünü onu ifşa etmek. Kimin hatası kusuru ifşa edilir bir. Hadise açıktır anne diyor. Şeyde. Hz. Bülbül diyor ya bir ki misin diyor ceza müstak olacak bir suç istese de okulun suçunu. Örter bak. Cezayir müstehak bir suç işledi cezaya müstahak bir suç işledi ama cenab-ı. Hakk’a full. İsmi. Şerifi ile ne yaptı onun üzerine örttü mü onun hatasını ne yaptı mı örttü onun hatasını kusurlu örtük aforismi. Şerifi ile bir kimse de isimli yenirse insanların hatasını kusurları örten. Ben insanların hatalarını kusurlarını ayyuka çıkarmayan ya hani bilmedikleriniz in üzerine araştırma yapmayınız ayeti kerime mı insanların ayıp.
ve kusurlarını meydana çıkarmaya çalışmayınız ayeti kerime bu insanların ayıp ve kusurlarını araştırmayın ız ayeti kerime. İyi o zaman. Sen. Allah’ın ismiyle isimlendir. Sen üzerine. Gaffar. İsmi. Şerifi tecelli etti o kimse ne yaptın. Ayıp ve kusurunu örttün o kimse tövbe ederse. Buhran. İsmi. Şerifi ile ne yaptın da onu da bu hasret ettin. Gaffar. Gaffar ismi şehriver ile bu far. İsmi. Şerifi aynı maçlardan gelme ve birbirlerini tamamlayan isimler kafa resmi. Şerifi örttü duphar. İsmi. Şerifi affetti ya. Gaffar örten nuphar mağfiret eden affeden demek birbirlerine ilintili birbirleriyle bağı bağlantılı o zaman. Gaf. Allah bir kulun hatasını kusurlu suçunu örtmek isterse. Gaffar. İsmi. Şerifi ile ne yaptı öptü. Eğer bir aynı kul tövbe ederse tövbe ederse kufar. İsmi. Şerifi.
ile de ne yaptı mağfiret etti o zaman örten kapatan bu noktada bu işten. Rahman ismi şerifinin içinde ne yaptı tecelli et de hatta o kimse cezaya müstehak olsa dahi cezaya müstahak bir suç işledi ceza görmesi lazım. Allah kafan. İsmi. Şerifi ile ne yaptın mı örtü onu 14’ü tövbe ederse de ufağın. İsmi. Şerifi. A onu. Normalde devreye girdi onu da ne yaptı onu da affetti ve abone ol. Oh buz. Rahman ismi. Şerif’in den sonra en fazla. Kur’ân-ı. Kerim’de geçen kelimelerden birisidir. Allah. Rahman ismi. Şerif’in den sonra en fazla. Kur’ân-ı. Kerim’de geçen ağır. Allah’ın bağışlayıcı bu frahman ondan sonra gafurul gafa kafir isimleri aynı kökten gelmez een enteresan noktası şu. Rahman ismi. Şerif’in den sonra en fazla.
Kur’an’da geçen kelimelerden köklerden masallardan birisi rahman ve. Gaffar. İsmi. Şerifi. Allah rahmet ve bağışlanma dini rahmet ve örtme dini rahmet ve mağfiret değil mi. Allah bizi onlardan eylesin inşallah o yüzden bunların yanında. Tabi istiğfar etmek var bu bunların yanında istiğfar etmek tövbe etmek geri dönmek pişman olmak. Allah bizi onlardan eylesin. Buruç ayet 14 Allah bu ayeti kerimeyi iyi ezberle. Buruç ayet 14 ki affeden bu ve seven de odur ve bütün bu isimlerden sonra bu ayeti kerime. Buruç ayet 14 affeden ve seven de. Odur budur insanlar affeder ya gerçekte affede olur insanların üzerinden affeder bu gerçek seven. O’dur bu hakikat t. Gerçek seven. O’dur oh severse mahlukat. Sever o severse taş de sever toprakta. Sever seni.
Ben seni o severse bu varlığı tamamı sever bu gerçek seven de odur. Gerçek seven. Sen hiç daireleri geçeyim kapatayım gerçek sevilen de otur ve. İsrail 110 iftar. Allah değil. İster. Rahman değil. Bu nasıl çağırırsanız çağırın isimlerin en güzelini onundur hurma. Nimet ve ihsan ı veren katındaki hazineleri sahibi olması bakımından ancak. Allah’tır ve o halde verdiği nimetleri özel isminin. İki eliyle ve böylece ancak belli bir miktarda çıkarır. Böyle olunca da. Adil ve benzeri isimler. İki eliyle her mahluka layık olduğu payı verir. Mayda 64 ve. Yahudiler dediler ki. Allah’ın eli sıkıdır dediler bu dediklerinde nötr elleri bağlansın ve kendilerine. Lanet olsun aksine. Allah’ın nimet veren iki eli açıktır bu dilediği gibi sarf eder. Eğer. Yahudiler demişler ki.
Allah’ın eli sıkıdır ve. O da diyor ki. Allah’ın nimet veren iki eli de açıktır bu ayeti kerime almamın sebebi o hani lütuflar. İki eliyle veriliyordu ya abone ol bu sohbetin en başında. Hz kılıyorduk. Allah’a. İki eliyle isimlerinin üzerinde ne yapar rahmet. Eder. YouTube bulandırır ikramıdır iki elinde ip kerimdeki karşılığı bu cır ayet 20 21 yeryüzünde sizlere ve rızıklarını veremediklerini z geçim. Yolları yarattık her şeyin hazinesi bizim katımızda andır. Biz onlardan ancak belli ölçülerde veririz de ki bu da imrana 73 bu. Şüphesiz ki lütuf. Allah’ın elindedir onu dilediğine verir. Allah geniş lütuf sahibidir. Her çok iyi bilendir bu şuraya tohnichi göklerin ve yerin anahtarları onundur o dilediğinin rızkını genişletir dilediğinin rızkını daraltır. Şüphesiz kovası çok iyi.
bilendir ya. Allah’ın eli ifadesinde geçen sene elden. Maksat. Herkes bir söylemiş bununla alakalı bunun abi yerlerde okursunuz. Mesela işte bir kısmını dinin içerisindeki bazı mezhepler. Allah’ın eli hükmündedir. Allah’ın emridir onun üzerinde biz bir söylememiz mümkün değildir demiş. İşte. Allah’ı. Kimisi. Evet insan gibi eli vak demiş. Kimisi başka bir şeyler söylemiş. Herkes bu konuda bir şeyler demiş kendince ya. Allah’ın el ile alakalı bir su filler. Allah’ın eli deyince cenab-ı. Hakk’ın kudreti kuvveti rahmaniyet olarak algılarız bunu. Cenâb-ı. Hak’kın sıfatların tecelliyatı olarak algılarız yoksa o hiçbir şeye benzemez o hiçbir şeye benzemeyen. Allah’ın evi derken biz normal insanın eli gibi görmez öyle kas etmeyiz ve. Hatta şöyle de miyiz ya bu müteşabih bir müteşabih bir olduğu için. Onu.
Allah bilir. Biz onu konuda bir fikir yürütmeyi x’de demeyiz. Biz kendimizce bu manada benim kendimce bu düşündüğüm. Allah’ın eli dendiğinde. Allah’ın bu noktada bu kudreti kuvveti sıfatların tecelliyatı olarak almıyorum ve algılıyorum. Hakkınızı helal edin biraz böyle çok teknik gitmiş olabiliriz teknik gittiğiniz içinde sıkılmış olabilirsiniz ama böyle isimler girince devreye biraz böyle. Herhalde fark. Teknik bir sohbet oldu saatte 11 oldu. Ebru’nun tuttum. Belki de. Arabi sohbetler o kadar uzun olmaması gerekebilir ama sürç-i lisan ettiysek affola. İnşallah sorularınızı bekliyorum. Allah’ın isimleri sayısıdır. Çünkü. Bunlar ancak kendilerinde. Zahir olan eserlerle bilinir den devam edeceğiz bir dakika ayda. Evet abone ol. Evet efendim. Vahid ismi şerifini tefsir ederken sonsuz karşılıksızlık bu karşılıksız veren araba son. Efendim sohbetimizin sonunda da.
yeğeni seven ve sevilen. Allah tanıdık sevgili karşılık var mıdır ve sevgiyle karşılıksız mıdır zaman sevdiğine de karşılıksızdır çok seven sevilir bu. Mustafa. Özman sözü çok seven muhakkak sevilir. Karşılıksız kalmaz ya da ama seven severken karşılık beklemeden sever çok seven karşılık bekleyerek ten severse sevgisi onun. Kemal’e ermez çok seven sevgisine karşılık beklerse karşılığı metal. Samet ayı bulur hicret eden neyi hicret ederse onu bulur kadını hicret eden kadını bulur dünyaya hicret eden dünyayı bulur. Allah’a hicret eden. Allah’ın ol. İyi o zaman sevende karşılıksız severse. Ben karşılıksız sevgiyi bulur bu abone ol bu gerçek seven. O’dur seven severken de ben sevdim demez ki o zaman an kendini ben sevdim derse kendisini görmüş olur kendisini görür sonu göremez çok.
seven o derse kendisini görmez sadece onu görür abone ol ve hala da kendisini görüyorsa ya o ikilik tedir iş bul kendi iç aleminde bir su fitikta kıdır ya. Sufi. Normalde başlangıç olarak kendisini seviyor noktasında görür ama kendi içsel aleminde dert. O seviyor bu ama bunu avam noktasında bakarsak o zaman da avami noktada böyle söylemeyiz onu o kul farzları yerine getirmekle. Allah’ın sevgili işi yaptı nafilelerle. Ona yaklaştı ve. Allah’ı sevdi burada kulum gayreti vardır. Çünkü bu kulun bu gayretini. Biz yok edemez alan bu gayreti yok edersek. Avon hiçbir yapmaz bu avam. Çünkü daha onun sevgisini takmadı. Ama onun sevgisini takmadığı için nefisle mücadele etti zorladı kendine kul farzları yerine getirdiği emmareden kurtuldu oldu nafilelerle yaklaştı devam.
eden kurtuldu onu. Sevmeye başladı bilmeden kurtuldu o onu sevdim unutmayın ne oldu ve o yolda bu lazım. Sonra kul sevgide. Kemale erince seveninde sevilenin de olduğunu gördü. Kemal. Eren için o sevindi sevilenin de olması. Kemale. Eren için. Kemal. Eğer söylediğiniz. Evet. Kemale. Eren için. Ooo hala. Erdi ise o zaman zaten kendi benliğinden kurtuldu sevende sensin sevilen de sensin dedi ve o halde gelmedikten sonra onun söylemesi yalancılık oldu. Allah. Allah affetsin. Işıklı abone ol. Evet efendim umuma ait olmayan isimlerinde tecellisi var mıdır. Bir. Hani. Denizde. Bir ismin bir umuma ait tecellisi tecelliyatı vardır. Aynı ismi. Bir de şahsi tecelliyatı vardı el. Şafi ismi umuma tecelliden herkes şifa bulur. Ama bir kimseye özel hosi tecellide bir hastalıktan.
şifa bulur bu hususi tecelli yatır. Eyüp aleyhisselamın mağaranın içerisinde ayağını toprağa vurup oradan bir su çıkıp yıkanıp bu hususi. Şifa bulması hastalıktan kurtulması bu hususi tecelli yatır ama hiç kimse mağaranın toprağına ayağını. Grup çıkan sudan su olarak yıkanıp. Bir de üzerinden hastalığın altın. Kelebekler haline geldiğini göremez bu hususi bir el. Safi ismi şerifinin. Rahman ismi. Şerif’in altında hususi tecelli atıdır bisikleti. Bir de. Cenâb-ı. Hak’kın ismi şeflerinin bütün ism-i şeriflerini bir umuma tecelliyatı vardır bir de hususi tecelli adları vardır o zaten su he. Umut ecel yatan hususi tecelliyatı doğru koşmaya çalışır ama biz er-rahman ism-i. Şerifi el-hakim ismi şerifini helvası. İsmi. Şerifi bütün ismi. Şerifleri onundur ama biz onun hususi tecelli atına koşarız. Allah. Allah tevatır.
kullarına affeder. Ama kendisine daha yakın olan kimse hususi affeder bu örnek bir kimse çok suç işler cezalandırılır ve cezalandıracak olan mesela hadisi. Şerif’te tespit edilmiştir bir kimse bir günah kebabını. Arsız bir şekilde tabiri böyle değil ama manalı. Dur bir günaha kebabı hayasız bir şekilde icra ediyorsa o kimsenin o günahla anılmasını da bir beis yoktur. Gıybet yok değildir. Bu. Cenâb-ı. Hak onu burada örtmüyor bakın. Oysa el-kahhâr ism-i. Şerifi. A örtendir öyle değil mi. Ama böyle arsızlık ta sapkınlıktan da aşırı giden kullarla alakalı yok ki bu. Gıybet değildir bunu örtmeyin öyle anlamanıza da bir öyle anılmasın da bir değiş yoktur diyor. Onun üzerinden. Gaffar ismi şerifini kaldırdı bu sesi manada kaldırdı. Oysa. Gaffar. İsmi. Şerifi umumi. Evet.
ama ha. Bu nasıl bir şekilde sapkınlık yapan hayasız bir şekilde çok özür dilerim. Azgınlık yapan hayasız bir şekilde günah. K barlara. Dalan bir kimse için dedi ki onun günahlarla anılması. Gıybet değildi hadiste sabit ya bu. Ben. Ak ondan hususi bir şekilde eden o örtme fiilini kaldırdı neden onun hakkında ve bunun gibi kusid örtebilir bir kimseye ne yaptı bu. Sale. Selam bir tokat vurdu birisini öldürdüm. Ben ona dediler ki bu şehrin ileri gelenleri seni kat eder öldürürler onu örtüs etti kaçırdı onu o şehirde bu ne yaptı kafa resmi. Şerifi hususi tecelli etti. Onun üzerinde da bu sefer orada beni öldürecekler düşünüp. Saklandı kaçtı gitti. Allah onu örttüğü veya da hani hadisi. Kutsi. Lan var ya kul.
mahşere gelir mahşerde hesaba çıkar. Ondan sonra kul hesabı. Beklerken. Allah kulağına gelir onu sen bu günahları dişlerinden kulağına söyler onu vah şehir halkına ilan etmez vahşi hakkını ilan etmiş olsa faş olacak ifşa olacak. Mahşer altını taş etmez onu kulağına söylersen bu günahları işledik kul başlar feryat figan da ağlamaya tekrar kulağına eğilir. Allah’ın rahmeti der bu maçlardan kimse duymaz bunu kule sevinir ne sevinir ne sevinir sonunda diyor ya o günahlarını da hayra çevirdim seni o günahların daire çevirdim. O yüzden diyorlar. Siz günahlarınızı dillendirmeyin öpmüş. Allah senin sen örttü günahı dinlendiriyor sun. Sen faşe diyorsun. Allah. Öldüysen faşe diyorsun. Bazen gelir arkadaşlar bana işte içiyordum oğlum. Facebook’u anlatma yavrum anlatma. Allah örtmüş tövbe et. Allah yolunu açık.
etsin yürü git. Bu baş etme ve bunun gibi o zaman o hususi bir örtü vardır. Allah onu örtmüş. Bir. Günah işledi ama acana bak örtü onu kimseye de bir zararı yok. Kendi kendine bir günah işledi. Allah. Allah ördüm onu örttü sende ama faşe diyorsun anlatacağım diye uğraşıyorum kafa resmi. Şerifi hususi tecelli etti bu sesi kafa resmi. Şerifi örtü hususi tecelli etti örtüyü de hususi olarak kaldırdı. Ne yaptı bir kimse günahla meşhur oldu onun günahla anılmasına müsaade etti. Allah. Allah razı olsun. Bir de hadisi şerifler bazı hadis-i şeriflerde. Nefsim. Kudret elinin iki elinde olan. Allah’a yemin ederim ki diye başladı. Şerifler var oradaki nefis. Hani bir de ayeti kerime var ya işte o nefsinden hiçbir yapmadı.
Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi Sohbeti
diye oradaki kası. Tom’un. Mevsim. Mevsim iki kudretin elinde olan. Allah’a dedi. Nefsimi kudret eli var ya şimdi artık. Evet ama benim. Nefsim dedi bedeni kendisi komple her kötülüğü emreden nefis değildi gittik. Hadi. Rey alabilir miyiz diyorum hiçbir nefsinden de yapmadı ya tamamen onun içel’in arasında hiçbir şekilde kendine ait bir yok. Her hepsini onun elinde o arada o manada verilebilir. Evet dediniz. Efendim amele bağlı kalmadan da isterse verir diye anlamadım ameli bağlı kalmadan da isterse. Hani verir bu bağlı kalmadan kul kafir. Yaşar. Mümin ölür bir amel mı işledi sahabeden bir kimse vardı. İyi ki. Hat esnasında kılıcın omuzuna vurdu sahabe de değildi iman etmiş değildi. Küfür ehli jdidi geldi dedi ki ben bulmuş. Yeter bu zalimlerle.
savaşmak istiyorum. Allah resulü dedi ki. Müslüman olmadan senin dedi bu yardımını kabul edemeyiz ne yapmam lazım dedi eşhedü enla ilahe illallah ve eşhedü enne. Muhammeden abduhu ve resuluhu diyeceğim dedi o kimse eşhedü enla ilahe illallah ve eşhedü enne. Muhammeden abduhu ve resulu dedi girecek meydana. Şehit. Oldu iç ama istemedi namaz kılmadı sen be ya. Vur. Ya inanmıyor bir amel mı işledik rızıklandırdığı onu anne karnında 12 bu zikir için de geçerli mesela hani beni zikreden i bende daha üstü cemaatle zikrederim yok katında. Hadi kimse oturdu. Allah’ı zikrettiği. Müslüman olduğu için. Allah’tan bu zikretti ve o kasuka olmaz olsun teşekkürler ama normalde. Rezzak. İsmi. Şerifi tecelli ediyor insanlardan hepside ameliyat mı ona iman etmiyor abone ol. Evet.
hocam bir soru şimdi dünyada yosunu z******* var. Japonlar var. Şirinler var. Adem ile. Havva’dan olan nesil. Bu nasıl bu şekilde olmuş bir zahmet. Açıklamasını yapar mısınız sonuçta olarak çekirdek olarak çekirdek olarak. Adem’in üzerinde bütün renkler vardı ondan. Nasıl söyleyeyim şimdi bunu. Mesela bizim orada zeytin ağaçlarına aşı lar adam büyük zeytin ağacı vardır zeytin ağacı bir tanesi bir dalına yemeklik. Biz çok özür dilerim eşek zeytini deriz kocaman böyle olur bir dalına eşek zeytini aşılar. Ömür dalına yağlı kaşı lan. Ömür dalına da yemeklik aşılar evin içerisinde önünde üç beş tane zeytin ağacı vardır 3-5 tane zeytin ağacının dallarına farklı. Ondan sonra zeytin aşklar dut duydum bir dalına. Normalde karadu taşla bir dalı. Karadut verir. Ama öbür dalı.
ne yapar öbür dalı normal aldıkları ad şöyle bir söyleyeyim. Dünyanın çeşitli yerlerinden geçen la lala yosun suyu çamur karıştırıp o yaratılma anında. Cebrail aleyhisselamla alakalı. Cebrail. Aleyhisselam getirdi topraklarla alakalı onu söylerler de normalde aslında toprakta renksizdir biz onu renkli görürüz. İnsanlar da renksizdir biz de onu renkli göz bu farklı bir şeyde ama normalde. Adem’in bünyesinde her türlü renk ve her cins mevcuttur mesela havada. Adem’den olmaz bu. Topraktan çıkan sebze meyveler gibi diyebilir miyiz. Eyvallah. Eyvallah teşekkür abone ol ve bütün isimlerin çatısında rahmet sıfatı var dedik. Rahman. İsmi. Şerifi not almışım işte rahmet sıfatı. Rahman ismi. Şerif var o zaman ebedi cehennemlik olacak. Bir kulun üzerinde. Rahman ismi tecelli ediyor. Video da mesela. Genoa. Normalde ebedi.
cehennemlik ama. Okey okul cehennemde iken bir müddet sonra cehenneme karşı aşinalık peydâ oluyor. Bir müddet sonradan de ebedi kavramı. Kur’ân-ı. Kerim’de var o ebedidir diyor ve sonuçta cehennemde azabın olduğuna dair. Hatta cehennemdeki insanı cennete gidemem ola böyle mi oluyor. Evet daha bitirmemiş. Team şu da o kimse cehenneme. Aşina lık. Beda ediyor oraya. Alışıyor bir. Mite sonra da hadi şerif. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem adetleri eline bir hurma dalı aldı orada hafif bir su birikintisi vardı karıştırdı çamur haline yeterdi dedi ki. Cehennem bir gün böyle olur mı başka bir adı. Şerif çöl bir avuç toprak aldı büfet türdür rüzgara karşı. South durduk. Cehennem bir gün böyle olur dedi perşembe günleri zikrullaha gidemezsiniz ne isterseniz oraya ulaşamam.
Alın siz de bir etkisi olur muhakkak değil mi hiç ulaşamadım lan o. Etkin nasıl olacağını bilmiyorum yok bunu şöyle anlatayım cehennemde mi kimse çamur da olsa cehennemine. Allah’ın nimetleri ulaşamamak dan dolayı yine bir azap çeker onu söyleyeceğim şimdi ebedi cehennemde olan bir kimsenin ama azabın hafifletilmesi dair rahmettir bu ebedi cehennemde duran bir kimsenin bir müddet sonra azabının kaldırılması dahi ona rahmet abone ol. İyi o zaman cehennemdekiler. Demir. Ahmet penceresinde. Altın o açıdan rahmet. Evet ya neyse o azap olmamış olsaydı o azabı yaşamamış olsaydı o en sonunda az arsızlığı yakalamaya caktı. O zaman bizim tabiricaiz daha caizse normal rahmet dediğimiz şeyle cehennemliklerin üzerindeki rahmetin derecesi. Kuvveti ve şairleri tecelli atandır. Allah’ın değişik hallerdeki değişik nimetlerini kendimize.
göre isimlendirilmiş oluyor. Eyvallah o zaman cehennemdeki nin üstündeki rahmetle cennetin üzerindeki rahmet aynı olmadığına göre tecelliyat aynı olma zamanı değil. Allah’ın. O an özel. O ana farklı sıfatları ne. Allah her yerdeki rahmeti derecesi kuvveti ayrı ayrı onu da beyan ettik zaten şu ameli kesilmeyenler konusu geçti defteri kapanmayanlar. Kıyamet bunlar için son mudur değildir kıyametten sonra nasıl bir devam et arkada bırakıyorlar. Ya arkada bırakıyorlar yazıyorum mesela kıyafet. Salih evlat bırakıyor mu kıyametten bu son dünya mesela amelin tarlası tarla bitiyor o zaman onların ailede yönü. Yönelik çalışmalarımız devam ediyor. Ben şöyle inanıyorum onu. Eğer dünya devam etmiş olsaydı onları silsilesi de devam edecekti onların silsilesi devam edeceği için hayır ve. Hasenat devam edecekti o yüzden dünya ortadan.
kalktı onların. Hayır sanatları kalkmadı devam etti bu. Allah’ın. YouTube ve bereketi. Allah verdiğine hesapsız. Deniz cm. Evet abone ol bir insan isimlerden beslenmek sıfatlardan beslenmek. Sonuçta bu muhtaciyet. Allah’a muhtaciyet rahmetine. Muhtacım. Merhametine muhtaç et sevgisine muhtaç ı. Peki insanın veya yaratılmış bir kendi açımızdan tanımlayan muhtaciyet duymadığı bir hal ve yer var mı. Ona muhtaci etini biliyorsa hiçbir şeye muhtaç değildir ama yine ona muhtaç ona muhtaçtır bu muhtaciyet in olmadı hiçbir yer yok. Men bilmiyorum hal ve durum hal ve durum söz konusu değildir. Benim bildiğim de yok mu ya. Allah’ın hiçbir sıfatı hiç bir anda tecelli ederken aynı derecede ve. Aynı ölçüde tecelli etmez deminki örneği de buna vermiştik her daim sonsuz sıfatların tecellisi ve etkisinde.
kalır bu sebeple. Ahmet’e tecelli eden rahmet ismindeki binlerce diğer isimlerin de farklı tecellileri örnek annesi kolu çocuğun kulağını çeker. Oradaki bir fiili yapmıyordu onu öğretiyordu. O bir rahmettir ama diğer yerine. Babası da saçını okşayarak çocuğuna rahmet eder. O da farklı bir rahmettir ama ikisi de rahmettir ama üzerindeki tecelli çeşitli sıfatların etkilerini bakalım binlerce sıfatın etkisinde kalır bazen. Biz rahmet olarak değerlendirirken. Celal sıfatı ağırlık basabilir bir mi oralarda bu niyet. Hayır. Akıbet. Hayır mehmete verilen rahmet sıfatında ki binlerce diğer isimlerin tecellileri de yine bunu etki eder. Büfe. BİM ve bir farklılık göster bu. Allah’ın yaratılışındaki emsalsiz ve eşitsizlik biçimidir ki o zaman dünyanın en başında yaşayan. Hz. Adem’e eden rahmetle hiçbir insanı etki eden rahmet sıfatı.
denk değildi ve hatta bizimle kendi içimizde ömrümüz. Ortalama 80 sene olsa her anında ki ve her saniyesinde ki rahmet sıfatı hiçbir yandaki rahmet sıfatına denk olmayacak o zaman bizim sıfatları bu rahmet sıfatıdır deyip. Celal sıfatıdır deyip işte vasi sıfatıdır deyip. Tekbir fotoda toplamamız ın anlamı ne. Allah bu sıfatlarla mı sınırlıdır ve o bizim isimlendirdiğimiz sıfatlar ona uzanan o zaman. Allah’ın sıfatları. Aslında bizim isimlendirme yiyeceğimiz boyutta mı bizi. Allah’ın sıfatları bizim isimlendir edeceğimiz den çok fazladır o zaman. Allah’ın 99 sıfatıyla sıfat lan durulması. Allah’ın varlığı ve birliği ve büyük bir açısından bir engel olan bir halde yok bir engel teşkil etmez o 99 İsmi. Şerifi. İmam. Tirmizi toplamıştır imamı. Tirmizi da hadislerden toplamıştır. Onu. Allah’ın sıfatları.
bundan ibarettir demek sıkıntı değil mi sıkıntıdır. Allah’ın sıfatları bu 99 İsmi. Şerifi kadardı dediğimiz sıkıntıdır tanımı ve tasvir oluşum sıkıntı zaten onu bütün. İslam dünyası onu öyle kabul ediyor zaten. Bir de mesela. Orada 99 ismi. Şerif al ama. Kur’ân-ı. Kerim’de tespit edilmiş 130’un üzerinde ismi. Şerif var cenab-ı bakarız bu yaratılışındaki her saniyesinde be her anında farklı bir sıfatlar sonsuz sıfat var sonsuz tanımlayacağız derken o koymuşum. Hayır normalde zaten suhide düşünüş sebebi bu. Allah her an her an tanımladığımız ano tanımladığımız andan uzaktadır. O zaman niye böyle bir. Sohbet yapıyoruz bu tanımlama için bu ama tanımlayacağız tanımlama yolunda koşuyoruz her tanımladığımız bizim bilgimizi arttırıyor. Omuzdaki. Bebeğimiz de ki. Allah algısını bu noktada ki o. Kafamızda ve beynimizdeki.
Allah algısı her an değişim üzerinde ya o yüzden tanımlama yolunda koşuyoruz yoksa. Kafamızdaki ve beynimizdeki. Kalbimizdeki. Allah tanımlaması sabitlenecek buna sabit dersek şirkmi. Ona sabitler sake biz körleşir iz. Biz o yüzden her al. Allah’ın yeni bir tanımlama yoluna gidiyoruz. Binlerce yıl önce yazılmış. Metinlerle. Okuyoruz biz. Binlerce yıl yazılmış metinleri okumuyoruz bu binlerce iyi yıl önce yazılmış olan metinleri basamak yaparken ayet okuyoruz. Evet bu da bir kabul edebileceğimiz bir sonuç. Ben şimdi bu akşamki spontane okudum ayetlerle yazmış oldum ayetlere baktığımızda. Allah’ın sıfatları ile alakalı. Tabiri caizse. Belki de 47 tane ait okumuşsunuzdur bu. Eyvah var bunun yanına 10 15 tane daha this koyduğumuzda bu yana yaklaşık. Biz belki de 60-70 tane toplam ayet hadis okumuşsunuzdur ve.
olunca paragrafın içerisinde de metinsel bütünlükten vaktin zamanı ve çevre koşullarına göre bir öğreti varsan herşey yenilendi ve şu anda da tekrar ediyor yenilenme. Allah’ın sıfatlarını değişiyor sıfatlarının tek kendileri de değişiyor etkileri de değişiyor soruyu ilk sorduğum anla şu anda değişti ya ben biz o güncel hali yakalama da nasıl bir yol izleyebiliriz. Evet şimdi bu şatahat olur günceli yakalıyoruz dersek ama normalde. Şimdi biz. Allah’ın. Rahman ismi şerifinin tecelliyatı anlatırken. Hani maçlarını kökünü anlatmakla kalmıyoruz. Mesela işte doktorun hastanedeki. Doktor lundan. Rahman ismi şerifine. Şifa ismi şerifini her. Şafi ismi şerifine nasıl tecelli ettiğini gördük. Şimdi ona baktığımızda. Bu bir. Esra kayıtlı bir sohbet değil bu veya karışık rahip için de geçerli. Yarın için geçerli değil ama bugün.
için bizim burada bu sohbeti dinleyenlerin kafalarındaki mevcut tırnak içerisindeki sabitlenmiş. Allah’ı tanımlama biçimi yıkıldı yenisi kuruldumu. Allah yeni tanımlama biçimi kurulurken yarın ki tanımlama biçimine de o. Kafalar yine muhtaç tam muhtaç ama o zaman o yüzden bir ya o yüzden de her dem her dem yenilenen bir kalbin dizinin dibinde durmak gerek. O zaman şöyle denilebilir birisi çıksa dese ki hani balık vermekten. Ziyade. Balık tutmak nasıl birşeydir diye denilse insanın bu noktadaki kalbinin bunu yakalaması mümkün mü ve neden diyoruz. Allah’ı çokça zikredin diye o zaman bunu anahtarı zikirmidir. Evet ya bir insan her daim. Allah’ı zikret s de böyle kavuşabilir mi o al kavuşur her daim zikrettiğinde. Gözünün önündeki hakikatta her daim değişken olur. Allah’ın lütfu.
screen bağlıdır. Allah’ın lütfu bir bağlı kalmaksızın da tecelli eden bir bağlı kalarak da tc-ld. Allah’ın lütfuna demem dediğimiz gibi örnek verdiniz savaş sırasında ama. Adam ameliyat işaret getirdi. O zaman biz dersek ki. Allah’ın lütfu. İhsan’ı ara ve ikramları sebepsizdir kadriyeden ne farkımız kalıyor olmaz. Cenâb-ı. Hak’kın. Normalde lütuf ve ikramları bir sebebe bağlı kalmaksızın da tc-ld ama. Alem sebep alemi normalde ama ohayo normalde tecelli eder. Allah’ın lütfunu ve ikramını sebebi bağlamak mümkün değildi ama az önce bir sohbet ettim dedim ki biz sufiler bu sesi tecelliyat a koşarız dedim umumi tecelliyat a değil. Allah. Gafur durumu nedir ama biz hususi tecelliyat ana koşarız şunu diyor muyuz. Allah. Allah sebepsiz hiçbir. Siz sebepsiz. Verir mi. Evet o zaman.
Kadriye ci oluyoruz kadar iyice olmuyoruz. Allah sebepsiz herkese rızıklandırır olur elin hıristiyanın peygamber makamının anlamı kalmıyor canım benim da aynı kanunun anlamı kalmıyor canım benim çok güzel. Kadriye’nin göbeğine düşüyoruz canım benim sabırlı ol. Bir hristiyan iman etti. Hayır onun rızık verdi mi. Evet oğlum rızık mı. Evet ama sonuçta. Hristiyan da olsa rızkı istedi en uygun rızık mı. Evet et sebepsiz verdi mi verdi sebepsiz verir sebepsiz aç kaldı hiç sebepsiz verir aç kalmasada kaderiyeciler de bunu hazineciler onu öyle demez. Kadriye. Ciko değildir örnek misin. Yusuf hoca bir istemeden vereceksen verir istemeden de verir ona onun için muhakkak başındaki. Üstadı istemiştir veya birisi kalbinden ya. Allah hiçbir sebebe bağlı kalmaksızın istediğini dilediğine dilediğini verir bir söyleyeyim yoksa.
Allah’ın sebebe bağlamak. Allah’ı bir yere bağlamaktır zaten. Allah bu alemi yaratılışta bir sebebe bağlı. Allah sebepsiz bura alemi de yaratır. Allah sebepsiz bir şekilde dilediğine dilediğini verir. Allah bu konuda sebebe bağlı kalmaksızın verir ama. Allah s bu bağlı kalarak. Tan da verir ya. Allah’ın adetullah ı sebebim üstünden vermek değil mi o bu farklı bir. Biz. Allah’ı sebebe bağlı ya mıyız. Allah. Allah dilerse biz gibi peygamberin kitabımı. Biz. İman ederiz. Allah sebepsiz verir. Bu şehadetle bir sebeptir mesela. Biz. İman ederiz. Allah sebepsiz verir karşılıksız verir karşılıksız başı da hiçbir sebepsiz bahçede buna iman ederiz bunda hiçbir sıkıntı yok. Biz sufiler olarak ondan hususi bir direkte bulununuz onun verişinin kusisi olmasını isteriz bu onun verişinin hususi olmasını.
istemekte bir sebep bir sebep ben onu sebebe bağlı. Eyvallah onu. Bak kusisi ayrı mesela. Allah’ın normal dedim şehadete bağlıyoruz. Güzelim benim. Allah’ın sıfatları sebepsiz bir şekilde tecelli eder örnek bir tanem ve bir sürü var bir tanem kurda da rızık veriyor. Ne. Amel istiyor ki kurt ama. Kurtoğlu talep ediyor a çıkıyor örnek olsun. Ben koşuyor onun acıkması bak orada ki onun acıkması fıtridir. Sen yavrucuğum sebepsizde verir ona. Bu benim anlayabilmemiz için sebepsiz diye bir örnek. Yok ya bir illaki. Sen üniversite kafasıyla sebebi bağlamaya çalışıyorsunuz. Ben sebepten çıkıyorum. Allah istersen sebepsizde verir ben kabul ediyorum. Bunu bu. Aman kadriyesi oluyor bu imanla alakalı bir. Mesela bu iman ile alakalı bir. Allah hiç geçirdiği için içiyor demekle. Allah.
sebepsiz rızık verir demek aynı kategoride değil iyi ama kötü. Aynı yere değil ya onu siz biz diyebiliyoruz ya. Bir kimsenin sebebi içki içmesiyle. Allah’ın sebepsiz rızık vermesi aynı kategoride değil ilk kaderiyeciler diyor ya. Allah hiç istemeseydi çıkmaz yol kadar iyice öyle diyor. Kadir iyice diyor ki bir haram istedim lan. Allah kadir-i iyice diyor ki benim kaderimi haram işlediği için ben işledim gemilerim cebriyeci de diyor ki. Allah bana diyor bunu emrettiği için işledim bu okulun kendi fiilinin üzerindeki pes. Efesi. Allah sebepsiz veriyoruz. Ben. Allah’ın fiilinin üzerindeki tecelliyatı söylüyorum kulun fiili yatılı değil zenalb etmiyor muyuz o güzelim bir dinler misin. Beni. Nikon’un fiilleri ile. Allah’ın fiillerinde aynı kategoriye koyuyorsun. Allah’ın fiilleri sebepsiz tecelli edendir sebepsiz tecelliden.
sebepsiz. Vera sebepsiz yağış verir sebepsiz yağış ver onu birisi istemiştir kulaklık vardır sebepsiz yağış verir hiç kimse de istemese verir semersiz güneşi doğurur hiç kimsenin istemesede güneşi verir. Allah’ın sıfatları. Cenâb-ı. Hak istediğini dilediğine sebepsiz verendir özür diliyorum. Dur bir dakika kesme o kulun fiilleri ise düz iradesiyle dir bir kul düz iradesiyle bir şeyi talep eder. Çok talep ettiği. Makul ve malum sa. Allah onu yaratır o kulun fiilinin üzerinde fiilin kendisi istemesi vardı cezm etmesi vardır kul bir fiil yaptı cezmeden ister. Allah’ını yaratır. O yüzden kul kendi fiyatını üzerinde kaderi ve cebriye dediğinde kendi fiyatın üzerinde. Kadriye ve cebriye düşebilir kulum kendi fiilidir. Ama bu kul ben kendim adım. Ya ben kendim adım atmak istedim ben.
adımlarımı atmayı istedim cenab-ı aktı. Benim adım yollarım atmayı yarattı. Bu benim fiil yattım benim üzerimden. Cenâb-ı. Hak bu fiyatı yarattı hepsinde de böyle değil bunda. Sebep benim. Anlatabildim mi bunda sebeplerim. Ben durup dururken beni mahkemeye bağlayıp sebepsiz olarak. Benim ayağıma attırmadı. Ama bu benim fiil yatın la alakalı ama hiç bir fiil yaptım olmamış olsa dahi. Cenâb-ı. Hak. Rezzak. İsmi. Şerifi ile aleme tecelli eder. Rezzak. İsmi. Şerifi herhangi bir sebebe bağlı kalmaksızın pcl-r. Rezzak. İsmi. Şerifi alemin bunda hiçbir yok mudur gel yok mu. Hayır iste yok ve halifenin isteği yok mudur. Allah birşeyi sebepsiz tecelli ettirir. Allah’ım bir şeyi tecelli ettirmesi için sıfatını. İşletmesi için bir sebebe ihtiyacı yoktur bütün her için böyledir. Allah isterse sebepsiz.
bir şeyi verir. Allah’a. Irmak içersin iman bunu gerektirir. Biz. İman ederiz. Allah sebepsiz bir şeye lütfen ikram eder verir bir sıfatının sebepsiz olarak çalıştırır tecelli ettir sebepsiz derken. Bir amele ihtiyaç duymadan bir karşılığı ihtiyaç duymadan ondan bir beklemeden ondan bir istemeden. Allah ona verir bu mesela bir tek bana söylerseniz. Allah bu çocuktan. Ne. İster şimdi kulluk ya. Allah bundan bir istemez bekleriz. Allah’tan ne isteriz bir yavrucuğum senin istiyorum yavrum mesela. Yalnızlığım. Yağmur. Yağmur. Yavrucuğum neden bu da yemek istiyor yalnızım bu çocuğun. Allah’tan. Allah’ım. Bu çocukların istediği nedir şu anda. Ne olabilir ne ister mı ancak ben kendi dairemde böyle bir istek güncel. Ne. İster çocukta. Allah’a mantıken kulluk etmesini ister hiçbir istemez hiçbir istemez. Bu.
çocuktan. Evet şu anda. Allah’ım. Bu çocuktan beklediği istedi hiçbir yok. Allah. Allah onu yarattı onu kabul ediyorum burada bir sıkıntım yok bak. Allah onu yarattı. Şimdi hiçbir beklemeksizin onu rızıklandır ıyor. Ya. Allah’ını yarattı ondan çocuk gıcıklanma istiyorum ama istiyor çocuk yemek istiyor karnını doyurmak bu doğru değil mi meme kisti en baştan. Yok canım kardeşim ya sen neden illaki anlayamadım dan sonra yok illaki. Normalde o çocuk bu onu istese de istemese de bu isteği sıkıcı yeter. Buna böyle dediğimiz zaman türkcan’ın bize bunu dur canım ya bana ne deyip demem benim için önemli değil ben sadece şunu söylüyorum. Allah dilerse hiçbir beklemeksizin hiçbir istemez sizin dilediğine dilediğini verir benim. Bunu kanun olmam lazım tane olacak bir örnek.
yok buna kanun olacaksın. Evet bu da bir anlatım için bu ama işte yağmur yağdı dediği yok örnek bulunuyor bu iman mı ona iman ederim ve bu. Allah’ın ihtiyacıyla ihtiyaç sızı ile alakalı değil yok bu. Bununla alakalı değil. Allah. Allah dilediğini dilediği kadar dilediği şeyi verir karşılıksız benim an ediyorum ama bunu hani bu böyledir derken bunu tanımlamaya çalışıyorsak oturmuyoruz ancak imanî bir. İkra da zaten iman ben o yüzden diyorum akıl dini değil diye iman. Allah mülkünü dilediğine verir ayeti kerime ve iman ettim bakar ayet 247 Allah. Allah. Lütfü bol olandır her şeyi çok iyi bilendir. Allah’ın dilemesi kulun celbine mi bağlıdır sorduğum bu alıp. Anlatabildim mi. Allah dilediğine mülkü verirsin kulun gel. Bir kulun bunu isteyip.
istememesi önemli değil bir şeyini isteyip istememesi önemli değil. Allah dilediğini dilediğine verir bütün iman ederiz biz buna tamam iman ediyoruz bitti bu kadar o zaman kalbimi cilerden bir farkımız kalmıyor abone ol var ya illa bunu konuşmak zorunda değiliz yanlış bir anlaşılmaz yavrucuğum kafama takılan bir yavrucuğum kulun fiili fiyatlarıyla alakalıdır kaderiye cilik kuldan sudur eden hareketlerle alakalıdır kadar iyi gelir. Ben bugün yaptım. Allah bana verdi dedesi dediği zaman adam ona bir diyemiyorum ben o yaptığı günahı. Ama o zaman da iyilik geldiğinde biz yaptık iyiliği ve talep ettiği söylediğine dilediğini mülküdür. Allah mülkünü dilediğine verir. Evet tamam. Bunda bir sıkıntı yok ben. Allah iyilik ve güzellik verilirken mi dilediğine verip ya kötülüklerimizi öyle bir ayrı mı lan.
orası belki zaman içerisinde daha iyi anlarız bishop var ama kanun olmadı mı. Hani o noktada. Özümse yemedin mi konuyu. İnşallah zaman içerisindedir. Allah bir evlat verir. Öyle değil mi. Allah evlat verirken birisi diyor ki erkek evladım olsun. Su nona kız veriyor birisi diyor ki kız evladım olsun ben onu erkek veriyor bu birisi diyor ki bir oğlan bir kız olsun bu iki kız yoruyor birisi diyor ki bir oğlum bir kızım olsun ona iki ona veriyor. Allah dilediğine dilediği veriyor bu. Selam. Bugün ne yedin. Ne içtin sen böyle damarlar artık almışsın bu balıkların cok. Hayır. Can. Normalde bir söyleyeceğim şimdi abes olacak normalde bir. Allah dilediğini dilediğine vermekle o erkekle kadının cinsel ilişki nasıl bağlantı kurdun bu.
adam normalde evlat değil. Adam cinsiyet talep ediyor ya evlat. Ali besin dilediğine evlat da vermiyor bu. Bu vermiyor dilediğine vermedi dilediğine de verdi dilediğine vermedi dilediğine verdi ben bilemem onu dilediğine verdi dilemediği ne vermedi. Op. Dr ne olmak istiyorsun bu daha önce ne okumak istiyordun ondan önce ne okumak istiyordun tıptan önce bu. Hukuk okumak istiyormuş abone ol bu. Hukuk okumak istiyormuş. Tıp. Okumuş e-psikiyatri olmak istiyordu dahil iyice oluyor şimdi ya. Hayır burada dövmek istediğim şu. Cenâb-ı. Hak bak dilediğini bir kimse çalışır gayrete de bunu sebebidir çalışır gayret eder bunun sebebidir ama sonuç olarak. Allah dilerse verecek onu var makine gibi ben çalıştım o bana verecek. O dilersen acı konu dilemesini. Biz ortadan kaybedermiyiz ki ve.
hatta bir de hiç kimse çiğ hiçbir sebepsiz bir şekilde de ona verebilir bir sebepsiz hastalık verir oturdun sevimsiz yangın verin oturduğu yerde sebepsiz sel olur oturduğun yerde ne yapsın ki burda ne işi var bunu oluruz. Evet o normalde. Oz. Allah. Allah bir sebebe bağlanmamak için bir şeye bağlanmadan da bir şeyi verebilir halk edebilir bu ne sebebi vardı varlığı var etti bir sebepten mi var etti ay. Bu bir sebepten var etmedi ortaya bir madde o gazım benim yaratma esnasında bir madde var mı. Allah’ım yarabbim ya. Resulullah. Allah’ım ya rabbi arasında ben felsefe yapmıyorum ben madde var mı diyorum o felsefe yapıyor hiç bir şeyi yaratırken bir şeyi yarattı yaratmış olduğu bu varlık alemi bir şeyin üzerine.
mi bina etti. Hayır sebepsiz yarattı. Allah’ım yarabbim felsefesi be yavrum ya mat mübarek insan o yaratmada varlık olarak madde var mı taş toprak var mı onu anlatmaya çalışıyorum. Sana seni topraktan yarattı bu. Toprak. Ne oldu senin hammaddenin oldu. Hiçbir hammadde yokken yarattı diyorum hiçbir yok. Kicker bir yarattı bak. Bak bunun için felsefesi. Allah. Allah. Allah. Allah. Allah. Bu ne bir bardak bunun maddesel oluşumunu kul. Ben bunu anlatmaya çalışıyorum. Sana bunun felsefesini değil. Ben diyorum ki hiçbir yok iken hiçbir yokken mı. Hiçbir yok ki birşey yarattı bu hiçbir yok. Bir yarattı yarattığı şeylerden de diğer şeyleri yaratmış olduğu ilk şeyin bayan adı ya madde yok konusu. El. Fatiha. Aman. Sabahat. Ah benim misafirler. Bir dahaki programımız.
26 Haziran. Salı günü saat sekiz buçukta gerçekleştirilecek. Ya hayır ya normalde bak birşeyde algı kapanınca ya onun üzerine iyi algının kapandığını hissedeceksiniz en yaygın diyeceksin ki. Algın kapanmış benim tövbe etsen. Allah’ı zikret sen ya da susacağım şimdi maddeyi söylüyorum sana sen diyorsun ki ben maddesini söylüyorum madde alemi olarak madde varlığın maddesel boyutu olarak. Cenâb-ı. Hak maddesel boyutu neyin üzerine dayanaktan yarattı maddesel olarak ve hiçbir sebebe bağlı kalmaksızın maddesi ona bir yarattı de canım. Yavrucuğum bu felsefesi diyorum ben sana hala da aynı şeyi söylüyorsun. Evet tamam bu gece bitti bak felsefe konuşulurken felsefe birşeyin felsefesi ayrıdır birşeyin hukuksal boyutu ayrılır burada düşünmen gereken şu. Sen bir şeyi maddesel planda anlamaya çalışmak için ona madde ile anlaştı.
anlarsın felsefe planında anlamak için onun felsefesini anlarsın felsefesi konuşurken felsefe konuşulur maddesi konuşurken birşeyin maddesi konuşulur şimdi. Adem annesiz babasız mı yarattı. Evet. Adem’in nereden yarattı topraktan yarattı. Adem’in annesi babası var mı bu noktada yok ama ondan sonra olanların hepsini de sebebi ne annesi babası bu ademin yaratırken anneden babadan yarattı mı hayır rahimden yarattı mı. Hayır çok özür dilerim. Bir dölden mi yarattı. Hayır bir yumurtadan mı yarattı. Hayır şimdi yaratırken nasıl yaratıyor bir yumurtadan. Bir de dön yaratıyor şimdiki yarattığı sebebiyle. Adem’i yarattı sebebi aynı mı değil. Adem’in yaratılışında dair. Peki ben varlığın başlangıcında varlığın başlangıcındaki maddesel boyutu söylüyorum varlığın başlangıcında bir maddesel boyut var mı yok. Allah. Allah’ın iki türlü yaratma sebebi vardır bir şeyden.
bir yaratır bir şeyden bir yarattı basıl yaratması şudur hiçbir şeyden bir yarattı. Ben bunu anlatmaya çalışıyorum. Sana diyorum ki hiçbir şeyden bir yarattı. Sebep ne burada yaratılışın. Sebep olarak felsefesini söylemiyorum sana yaratılışın sebebi felsefik olarak ne dil inmeyi istedi bu ayrı. Bu işin felsefesi. Ama yaratırken kendisini bilecek olan şeyi yaratırken hiçbir şeyden bir yarattı. Bu ne var burada s bu yaratılışın manevi felsefi sebebini demiyorum bunu yaratırken niye karıştırarak. Tan yarattı şimdi ama kimya ver orada kimyacı şimdi onunla onu karıştırıyor bir oluyor öyle değil mi öyle yapıyorsunuz bir şeyden bir karıştırıyor bir oluyor yorum ki hiçbir yok. Allah birşey yarattı bu yaratırken bunu maddesel sebebi ne yok bunu anlatmaya çalışıyorum. Sana mı. Hiçbir yok da. Allah.
hiçbir yokken bir yarattık hiçbir yokken ki bak hiçbir yok iken bir. Bu bir şeyden çok yarattı bu ama nereden yarattı bir şeyden yarattı bunların sebebi ne birşey bunların yaratılıştaki temel sebep bir bunların yaratılışındaki temel sebep bir şeyden çok yarattı tek bir var mı o nerede kaldı sebep bir var mı bunun sebep oldu muydu. Bunun sebebi bu olmasaydı bu olur muydu olmaz da sebebi bu olmadı mı. Onu mu bunun sebebi. Bolu. Bunun sebebi ne. Yok yok sebep sizlere bilirmiş mi abone ol. Allah halk aklıyla halk aklı dedin mi avam aklı değil sıfatların halktan tecelliyatı ile bakıyorsun sıfatlara. Haktan tecelliyat da bakmadın lan kaynaklanıyor sağ alttan tecelliyat da bakmak sebebe bağlanmaktır. İyi tamam canım ben bunu canım.
cancağızım. Ben senin öğrenmek için yaptığını biliyor musun be. Ben öğretmek için uğraşıyorum abone ol. Ya ben öğretmek için uğraşıyorum ben anlatmak için uğraşıyorum ama ben kızmıyorum sana bu tıkanıklığına. Canım sıkıldı bu sıfatlara. Sufi. Kardeşler avam değil. Burada onlar. Ben burada sıfatları anlatırken bir haftan tecelliyat olarak anlatıyorum diyorum ki bunlar halktan tecelli ederse sınırlıdır halktan tecelli ederse sebebe dayalıdır halktan tecelli ederse bir şeye bağlı kalır haftan tecelli ederse halktan tecelli ederse ismi boğulur var ama. Haktan tecelli ederse. Haktan tecelli ederse sıfatların tecelliyatı değişir 16 gerisi da bu burada. Ayrılık gayrılık söz konusu değildir sıfatlar bazen halktan hakkıdır bazen. Haktan halkadır bu. Ben buradan. İmtihanı. Nereden geldin bunu. Düşünmem lazım. Ben buradan imkanı. Nereden geldin bu aklı.
Düşünmem lazım çok renkli gece oldu şimdi an tecelli adıyla. Haktan tecelliyatı aynı perspektifte perdede tecelli etmiş olsa da zaten bu noktada hakkıyla halk karışır bu nerede olur bu hakkın ve halkın hak ile halkın aynı perdede aynı renkte olduğunda da aynı renkte tecelli eden atan o 111 o kulun bu kulağı rızıkta sebep olması ile ya. Allah’ın kulları rızıkta sebep olması. Allah’ın kulu rızıklandır masası ne o ne kadar kız. Ama sen. Sen eşine. Allah rızkını ne kadar sebep olsun bu paspaya ya ne kadar bir kul bir kulağı ne kadar var. Merhamet edebilir ne kadar rızkına kendi öz ne lan. Yok o mana muhakkak. Allah’ın dilediği kadar da bak. Allah’ın dilediği kadar bağlılık bağladın. Allah’ın dilediğine kendine bağlamadı.
Benim dilediğim kadar demedi ya. Allah’ın dilediği kadar peki bir senin arada oyna atabilirsin ya bu normal değil. Allah’ın dilemesini bir kul. Allah’ın dinlemesini coşturabiliyor bir. Coşkun atabilir bu haktır bunun reddetme noktasında değilim. Zaten bunu söyleyen beni bunu öğreten mi ama orada ondan dışarı o zaman. Allah’ın dilemesi her daim kulum dilemesine bağlı değildir ki mi. Evet. Allah’ın dilemesi alın kulun dinlemesine bağlı değildir çocukları nasıl oluyor mu sen mi dinliyorsun onu ya bitti. Ama rahatsız oluyor mu çocuklar. Demek ki senin dilemene bağlı değil herşey çok komik kaç kişi var burada o eli kişi 60 kişi 2 4 5 1 2 3 4 5 sıra 4 sıra 4 sıra 4 8 5 13 sıra. Beşer kişiden yetmiş kişi.
senin dinlemedin mi. O zaman az mı dilediler. O bizim dilemem. Burada şunu diyeceğim şimdi. Sen normalde. O zaman az değildin. Buranın sorumlusu bu. Buranın sorumlusu olarak az dinledin. O zaman neden o peki. Ben dün iftarda bulunan kalabalık mıydınız. Peki ki çok mu. Dilediğiniz onu bak bu. Kullar dilerler isterler bak kullan dile ister. Allah. Allah da kulları dilemesini istemesine cevap ver o. Cenâb-ı. Hak kullarının dilemesini ve istemesini cevapsız bırakma. Bu bir vardır kul diler. Allah ona cevap ver. Allah kulun dilemesine ben şuna inanırım bir kimse. Ya. Rabbi derse. Cenâb-ı. Hak. O’nu karşılıksız bırakmaz. Ama sen burada duruyorsun. Şimdi abone ol. Ama sen diyorsun ki tamam mı birşey oluşuyorsa kulun orada dinlemesi vardır. Doğru dinlemesi doğru yavrucuğum.
doğru ben onu eksik diyen yok. Bir. Çat üstüne 16 bir çıt üstüne çık hiç kimse hiçbir dilemezse dayı o verir. Ama bunlar ayrı felsefeler. Bak bunlar ayrı felsefe hiç kimse hiçbir dilemezse daha iyi. Hiç kimse hiçbir istemese daha iyi. Hiç mi sebep olmasa daha iyi o verir yine değil burası orası dayız yok. Burası orası değil bu. Benim anlattığım odayı benim dediğim o anı anlattım. Bu değilsen daldan dala geçiyor. Ama hiçbir kul hiçbir istemezse hiç kimse hiçbir dinlemezsen. Allah yine de verirsin abone ol bak tekrar söylüyorum. Bütün yeryüzü bütün yeryüzü. Ahmet. Kaya olsa bir tane ot bitmese birtane ağaç bitmese de. Allah onun üstünde insan yaratıp o insanı. Doğu taşın üstünde rızıklandır denir. Ama hiçbir sebebe.
bağlı kalmaksızın. IR önce bunda iman edecek bir kimse. Allah. Allah. Allah hiçbir bal kalmaksızın dilediğini verir. Sen hiçbir şeye bağlı kalmaksızın abone ol dilediğini dilediğine verir dilediğinden dilediği kadarını alır ve bu imandır. Allah sebeplerle verir sebeple alalım mı. Evet ama. Allah sebepsizde verir sebepsiz dal. Ama bu sebepsiz verip ver almasına sebep sizleri kalmasına bir örnek olması şart değil bu iman et bir mesele çünkü abone ol ben buna iman ederiz abone ol bu iman an kalbi bir. Ah mi bir değil ya o yüzden biz. A evet kalbi bir iman ederiz ana ayeti kerimede var ya. Allah yine de elinden aldı darbimesel. Derya. Allah deve iğne deliğinden geçirme hiç indir. Biz bunu akıllı olarak değil miyiz biz.
yine deliğinden deve geçer diye edemeyiz. Ama bu darbimesel. Derya bu. Biz ona iman et. Allah dilerse devi iğne deliğinden geçirildi. Evet evet. Allah sebepsiz bir şeyleri sebepsiz alır ama biz ona sebep aramaya katmamız bizim insanla alakalı kendi aklımıza alakalıdır ama biz ona aklı olarak sebep ararız. İnsanoğlu aklı onu. Normalde her şeyde sebep ara insan haklıdır bir sebebe dayandırma ya çalışır bir şeyi sebebin üzerinden anlamaya çalışır bir şeyi sebebin üzerinden idrak etmeye çalışır. Bu. İnsan aklı bünyesinde mahkumluk doğrudur bu sufilik aklı geçip kalbi kuvvetlendirmektedir. Bu sebepten geçip müsebbibi görmektir sufilik. O çocuğun doğmasını anne ve babaya bağlayıp anne ve babanın haricindeki unsurları yok etmektir akıl. Batı mataryel ismidir. Uğur. Batı materyalizmi aklı ortaya koy a kalbi.
ortadan kaldırır. Oysa su. Fiat felsefesi akıl ve kalp dengesini tutmaktır. Biz her şeyi akla bağlamalıyız her şeyi sebebe bağlama akıl penisli getir bize. Çünkü. Neyi. Rahman ismi şerifinin altında tecelli eder bütün hepsi dedi çünkü ruhun hepsini bağladık. Ya normalde. Cenâb-ı. Hak kendisi bağlamış ister. Allah deli ister. Rahman değildir ister. Allah değil. İster. Celal değil deseydim celâl sıfatının. Altıntop’la caktı bak ister. Allah senin ister. Rahman değilmiş ama biz onu. Normalde o bizim tefsiri miz buradan. Biz bütün sıfatları. Arabi bütün sufiler bütün sıfatları. Rahman ismi. Şerifin de toplamış. Arabi ve e-coli başka bir. Ekoller rap ism-i. Şerifi’nin altına toplamıştır bu çünkü burada. Normal bu şeymiş no bir tefsir bu müteşabih bir meselenin üzerine müteşabih bir tefsir bir.
başkası diyebilir ne alakası var bütün her şeyi. Allah ism-i. Şerifi’nin altındadır da o da arttır ona söylenecek pilav bunu da iddia almaz ve bütün ismi scenes at. Allah ism-i. Şerifi’nin. Cem. Adrian. Cem ceminde toplanmıştır böyle olunca şimdi. Allah ism-i. Şerifi’nin sebebi yok zaten ki sebepsiz bir. Allah ama biz sebepsiz bir. Allah’a emanetsin ki sebepsiz. Her şeyin bir sebebi bulunur aranır. Biz sebepsiz bir. Allah’a emanet ol. Allah’ın sebebi yoktur kendi varlık olarak ama biz. Çünkü. Normalde batır materyal. İsmine göre yürüyecek olursak bir gün adam. Allah’ın sebebini soracak. Bize çünkü. Ama bir gün çıkacak diyecek ki bu sebepten bu sebepten bu sebepten. Allah ne sebepten. Iğdır bu. Oysa. Allah sebepsiz. Allah. Allah sebepsiz al gece. Tamam ya.
bittik ya. Allah severim siz öyle olunca sebepsiz olan. Allah’ın sebebe dayanması düşünülemez o zaman. Cenâb-ı. Hak kendi kendisini sebebi bağlanmış olur. Oysa. Allah kendisi sebepsizdir kendisi sebepsiz olduğundan dolayı bir sebebe bağlı kalmaksızın dilediğini yapar ve o sebepsin sebebe bağlı varlığın üzerinde tecelli eder mi. A ama her sebebe bağlıdır demek doğru değil abone ol.
İlgili Sohbetler
- 1. Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi
- 15. Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi
- 29. Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi
Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için Tasavvuf – Vikipedi sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi konulu bu sohbet Mustafa Özbağ Efendi tarafından gerçekleştirilmiştir. Daha fazla Fususul Hikem Okumaları Muhiyiddini Arabi sohbeti için sitemizi takip edebilirsiniz.