Dergah Sohbetleri Serisi

158. Dergah Sohbeti — Kalp Temizliği, Günahın Mühürü ve Hayır Kapısının Sonsuzluğu

Kalp: Günahın Kalbi Mühürlemesi

Bismillahirrahmanirrahim. Cenab-ı Hak buyuruyor: “Biz onların kalplerini mühürlemişizdir.” Eğer bir kimse günah işlerken günahından rahatsız oluyorsa, ciğeri yanıyorsa, kalbi kırılıyorsa, o kimsede hâlâ hayır vardır. Ama bir kimse günahı küçümsüyorsa, önemsemiyorsa, kalbinde hiçbir hüzün yoksa işte o zaman kalp mühürlenmiştir. Artık o kimse için fahşiyet, şeytaniyet ve caniyet normal hayat tarzı hâline gelmiştir.

O iyi sesi kaybeden kimse kendisi o küfür karanlığına dalmış, o sesi kendi elleriyle öldürmüştür. Tıpkı Yusuf aleyhisselam gibi kuyunun içine düşmüştür. Ama dışarıda ağlayan bir Yakup varsa o kimsenin kurtuluşu inşallah vardır. Bir Yakup yoksa ağlayan — yani o kimseye dua eden, onu düşünen, onu kurtarmaya çalışan birisi yoksa — o mühürlenir, Allah muhafaza eylesin.

İyi amelden kendini çıkaran kimse artık her haramı normal karşılar: kızının açılması, hanımının örtünmemesi, yalan söylemek, kandırmak — hiçbirinden rahatsız olmaz. Kalbi ölmüştür. Ona konuşulacak çok az şey vardır; ancak sözü çok tesirli olan bir kimse onu uyandırabilir.


Şeytanın Aldatması: Bir Gecelik Din

Şeytanın insanları aldatma yollarından biri, küçük iyiliklerle büyük günahları örtbas ettirmektir. Namazı olmayan, niyazı olmayan, hiçbir ibadeti olmayan bir kimse bir dilenciye beş lira verir; şeytan ona “sen cennetliksin” fısıldar. Bir hasta ziyareti yapılmış, bir karıncaya yol açılmıştır — şeytan bunlarla kişiyi kandırır.

Adam yılın on iki ayı her türlü melaneti işler, sonra Kadir gecesi bir namaz kılar, bir mum yakar ve “cennetlik oldum” zanneder. Din bir gecelik değildir! Peygamberler, evliyalar, veliler yıllarca kan dökmüş, ter dökmüş, can vermişlerdir. Bir gecede olan şey bir gecede gider. Senenin bir günü ibadet edip üç yüz altmış dört gün yatmak aldanmadır, şeytanın tuzağıdır.


Hayır Kapısının Sonsuzluğu

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurmuştur: “İman yetmiş küsur şubedir. En üstünü ‘Lâ ilâhe illallah’ demek, en aşağısı yoldan bir taşı kaldırmaktır. Hayâ da imandandır.” Her şubenin yetmiş kapısı, her kapının altında daha yetmiş şube vardır. Hayır kapısı sonsuzdur, sayılamaz.

Geçmiş ümmetlerin insanları kar altında kalan kuşlara yem vermek için vakıflar kurmuşlardır. “Bu vakfın geliriyle kuşlara, hayvanlara yiyecek dağıtılsın” demişlerdir. Bir taşı yoldan kaldırmak, bir hayvana su vermek, bir insanın ayağına takılacak şeyi yok etmek — bunlar hayır kapılarının en küçükleridir ama sonsuz bir deryayı işaret ederler.


Üç Aylar ve Faziletli Zamanların Hikmeti

Cenab-ı Hak bazı zamanları diğerlerinden faziletli kılmıştır. Nasıl ki peygamberler arasında fazilet farkı varsa, aylar arasında da vardır. On iki ay içinde en faziletlisi Recep, Şaban ve Ramazan’dır. Haftanın yedi gününden en faziletlisi Cuma günüdür. Gecelerden en hayırlısı Perşembeyi Cumaya bağlayan gecedir. Mekânlardan Mekke en faziletli, sonra Medine, sonra Kudüs’tür.

Allah Teala bu faziletli vakitlerde yapılan ibadete kat kat fazla sevap verir. Normalde üç kazanan bir kimse, bu aylarda aynı ibadetle on üç, yüz üç, hatta bin üç kazanır. Bu, Allah’ın cömertliğinin ve ihsanının tecellisidir. “Az ama devamlı olan ibadet daha makbuldür” hadis-i şerifini unutmadan, bu günleri oruçla, namazla, zikirle geçirmek gerekir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) “Ya Rabbi, Recep ve Şaban’ı bize mübarek kıl ve bizi Ramazan’a ulaştır” diye dua ederdi.


Kalp Temizliği: Niyetin Temizliğinden Geçer

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurmuştur: “Ümmetimin hayırlıları namazlarının çokluğuyla, oruçlarının çokluğuyla cennete girmezler. Allah’ın merhameti, cömertliği ve kalplerinin temizliğinden dolayı cennete girerler.” Allah’ın velîleri ibadet çokluğuyla değil, kalp temizliğiyle cennete girerler.

Kalp temizliği nedir? İnsanın düşünce ve niyet temizliğidir. Günah işlememeyi düşünmek, hata yapmamayı niyet etmek kalp temizliğinin başlangıcıdır. Bile bile günah işleyen kimsede kalp temizliği yoktur. Niyet her şeye vurur: eline, ayağına, gözüne, kulağına, diline. Peygamberimiz (s.a.v.) buyurmuştur: “Dikkat edin, vücutta bir et parçası vardır; o düzelirse bütün azalar düzelir, o bozulursa bütün azalar bozulur. Dikkat edin, o kalptir.”

Kalbinize ne ekerseniz onu biçersiniz. Sevgi ektin mi sevgi biçersin, kin ektin mi kin biçersin. Kibir ektin mi kendini dev aynasında görürsün. Cimrilik ektin mi etrafında kimse kalmaz. “Rüzgâr eken fırtına biçer” — kalbinde zeytin ağacı dikersen zeytin meyvesi toplarsın, zakkum dikersen zakkum biçersin.


Muhabbet, Dostluk ve Gönül Temizliği

Hep “beni sevsinler, beni taşısınlar, benim ayağıma gelsinler” diye bekliyoruz. Ama hiçbirimiz “ben gideyim, ben vereyim, ben ikram edeyim” demiyoruz. Kalbe muhabbetsizlik ekmiş olan kimseden muhabbet tecelli etmez. Bin beş yüz dervişin içinden beş tanesiyle bile muhabbet kuramayan kişi kendi kalbine baksın.

“Bir dostum olsun, varsın ben yedireyim içireyim” diyecek niyet lazım. Bir tencere yemek götür komşuna, kardeşine. “Beni sevsinler” yerine “ben seveyim” de. Kalbine meyveli ağaç dik ki meyve toplasınlar. Kalbine muhabbet tohumu ek ki sevgi biçesin.


Gençlikte Dervişlik ve Haramlardan Kaçınmak

Velîliğin kapısı gençlikte açılır. Yirmi yaşında, yirmi beş yaşında. Kırkından sonra o kapı zor açılır. Gençken nefis güçlüdür ama mücadele de bereketlidir. Gençliğinde hoplayan, nefsiyle savaşan, haramlardan kaçan kimse velâyet makamına ulaşır.

Geçmiş ümmetlerde insanlar ibadetle Allah’a yakınlık buluyorlardı. Şimdi ise haramlardan kaçmakla yakınlık bulursunuz. Gözünüzü haramdan koruyun, kulaklarınızı haramdan koruyun, dilinizi, ellerinizi, ayaklarınızı haramdan koruyun. Beş vakit namazınızı kılın ama asıl mesele hangi haramdan, nereden kaçacağınızdır.


Şeyh Efendi ve Sarhoş: Kalbe Hükmetmemek

Hiç kimsenin boynuna ferman yazmayın. “Bu adam cehennemlik, bu adam yanlış” diye hükmetmeyin; hükmün sahibi Allah’tır. Bir Şeyh Efendi yağmurlu bir gecede dergâhın önünde yatan sarhoşu görmüş. Kimse görmesin diye onu sırtına alıp dergâha taşımış, hamamda yıkamış, kendi elbiselerini giydirmiş, yatağa yatırmış. Sonra namaza durmuş: “Ya Rabbi, dışını ben yıkadım. İçini sen yıka!” demiş.

Sabah uyanan adam bakmış ki bambaşka bir yerde; Şeyh Efendi kahvaltı hazırlamış kapısına. O adam bir daha oradan çıkmamış — dergâhın sahibi olarak kalmış. “Hidayetin sahibi ben miyim?” diyen bir velî, ferman yazmaz; dışını temizler, içini Allah’a havale eder. İşte kalp temizliğinin, hüsn-ü zannın ve merhamet ahlakının en güzel örneği budur.


Kaynakça

Kur’an-ı Kerim Referansları

  • Bakara Suresi, 2/7 — “Allah onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Gözlerinde de perde vardır.”
  • Enfal Suresi, 8/25 — “Öyle bir fitneden sakının ki o yalnız zalimlere isabet etmez.”
  • Tevbe Suresi, 9/36 — “Şüphesiz Allah katında ayların sayısı on ikidir.”
  • Yusuf Suresi, 12/15-18 — Yusuf aleyhisselam’ın kuyuya atılması kıssası.

Hadis-i Şerif Referansları

  • Buhari, İman, 39; Müslim, Müsâkât, 107 — “Dikkat edin, vücutta bir et parçası vardır; o düzelirse bütün vücut düzelir, o bozulursa bütün vücut bozulur. Dikkat edin, o kalptir.”
  • Müslim, İman, 58; Ebu Davud, Sünnet, 14 — “İman yetmiş küsur şubedir. En üstünü ‘Lâ ilâhe illallah’ demek, en aşağısı yoldan eza veren şeyi kaldırmaktır.”
  • Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/259; Taberânî, el-Mu’cemü’l-Evsat — “Ya Rabbi, Recep ve Şaban’ı bize mübarek kıl ve bizi Ramazan’a ulaştır.”
  • Buhari, Rikak, 18; Müslim, Müsâfirîn, 215 — “Az ama devamlı olan amel Allah katında daha makbuldür.”
  • Tirmizî, Kıyâme, 15 (hadis-i kudsî) — Allah’ın velîleri hakkında: “Kullarımdan öyleleri var ki ne çok namazla ne çok oruçla, ama kalp temizliği ve merhametten dolayı cennete girerler.”

Tasavvuf ve Fıkıh Kaynakları

  • İmam Gazâlî, İhyâü Ulûmi’d-Dîn, Kitâbü Şerhi Acâibi’l-Kalb — Kalp temizliği, niyet ve kalbin hastalıkları bahsi.
  • İmam Gazâlî, İhyâü Ulûmi’d-Dîn, Kitâbü’t-Tevbe — Günahın kalbi mühürlemesi ve tövbenin şartları.
  • İmam Rabbânî, Mektûbât-ı Rabbâniyye, 1. cilt, 45. mektup — Üç ayların fazileti ve bu dönemlerde ibadetin önemi.
  • Geçmiş ümmetlerden hayvan vakıfları — Osmanlı’da “kuşevi vakfı” geleneği, kar altındaki kuşlara yem dağıtılması.

Diğer sohbetler: Dergah Sohbetleri

Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi