Yürüdüğün yolu sevgi ile yürü konusu, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbetlerinde ele alınan önemli bir tasavvuf meselesidir. Bu sohbette Yürüdüğün yolu sevgi ile yürü hakkında derinlemesine bilgiler paylaşılmaktadır.
sen öyle zakirlik yap Senden Sonra Kimse o Zakir liği yapamasın Sen öyle bir Çavuşluk yap Senden Sonra Kimse o çavuşluğu yapamazsın sen öyle bir dervişlik yap Senden sonra kimse öyle dervişlik yapamazsın sen öyle bir şeyhlik yap Senden sonra kimse öyle şeyhlik yapamasın sen Öyle bir babalık yap sen vefat ettiğinde çocuklar desinler ki babam Allah’ın lütfuyla bir annelik yap ortadan kaybolunca veyahut da başka bir şeyle karşılaştıklarında çocuklar desinler ki annem Allah’ın lütfuyla bir evlat ol öyle bir evlat ol seni evlendirdikten sonra anne baba saçını başını y olsun bu nasıl bir evlatmış desin Bakın bu insanın kendince kendisini Kemale erdirmesi ile alakalıdır bu böbürlenmek için kibirlenmek için değildir sen öyle bir şey yap zirvede Bırak o zirveye kimse ulaşamasın sen öyle yap Sen öyle çalış öyle gayret et öyle gözyaşı dek Sen öyle sev Senden sonra hep seni bahsetsen o şöyle aşıktı diye sen öyle sev ama bir kimse bir yeri sevdiyse orada hünerini orta yere koyar orada hünerini arttırır ama bir kimse bir şeyi sevmediyse orada hünerini göstermez o orada Durucu değildir orada Durucu olan Hüner üzerine Hüner sergiler orayı seven Hüner üzerine Hüner sergiler örnekli bir kimse ney üflemeyi sevdi mi Hüner üzerine Hüner yayar O bir kimse işte bendiri sevdi mi Hüner üzerine Hüner yayar bendir onun elinde cilveleşen ney onun dudağını gördüğünde kendinden geçer Güdüm ona vurdukça her sesi Allah diye göklere vurur Bu o kimsenin ona kendisini vermesiyle alakalı sevmesiyle alakalı ya yine Sema edeceğiz şimdi ya işte yani Neves sırası bendeymiş ne yapacağım değil ben bu semada Allah’la Cemal şeğ diyorsa Sema Sema olur Ben bu akşamki semada cemale erişeceği Sema semadır ben bu akşam üflerken dinleyecek olan o diyorsa Ney ney olur o mahara vururken güdüme vururken dinleyecek olan o diyorsa o zaman o zaten aşka gelir ayrıdır o zaman onun namesi aynı şey bir insan ha ben burada elemanım 8 saat çalışacağım gideceğim diyorsa o işten hayır bekleme o geliver Ayvazım gidi verum öyle o Ondan bir cacık olmaz hiçbir şey olmaz Ondan o kimse aşkla sarılmalı işine o kimse ciddiyetle işine bakmalı o rafı Dizayn ederken ip gibi yapmalı aşkla yapmalı konuşmalı raftaki malzemeyle konuşmalı sevmeli onu sen neden satılmadan yavrum demeli öpmeli onu sevgiyle yürümeli Hani sufiler Deek böyle bazı Eee ritüelleri Dışarıdan görenler şey yaparlar ya böyle küçümserler ve bunlar şirk ediyorlar filan hani aslında ritüeldir bir kimse dergahın kapısından girerken hani bazıları eşiği öpmüşler Ama ben onu çok hoş görmem kapının bu kilit tarafı var ya hani açtığımız burayı veyahut da kendi boyu ölçüsün öper de geçer der ki ben bu kapıdan öğrendim her şeyi Ve bilmediklerimi ben yine bu kapıdan öğreneceğim Aslında orada kapıya hürmet içerideki hikmete hürmet bir kimse derse gelirken aşkla gelir koşarak gelir uçarak gelir süzülerek gelir kısalır Ona neden zikrullah’a gidiyor sohbete gidiyor derse gidiyor ayakları geri geri gitmez onun yani sohbet var a Başka bir şey de var Yok hayır böyle bir şey düşünülemez O sohbete süzülerek gitmeli O sohbete koşa koşa gitmeli büyük bir aşkla yapmalı işini yemek aşkla yap zeytinyağını karıştırsan dahi şifa bulur herkes lezzet bulur ütü yapıyorsun aşkla yap öyle bir ütüle bozulmaz o akşama kadar aşkla ütüle Ama sen onu sen evine bir şey götürüyorsun aşkla götür isterse bir simit götür eve aşkla götür ama muhabbetle götür Merak etme o simit bütün hane halk yeter ve herkes lezzet bulur tat bulur ondan Derler ki y Bizim aldığımız simit böyle olmuyor olmaz sebep aşk yok sende Çünkü sen aşkla götür kuru simitten lezzet alır herkes Sen aşkla kuru ekmeği karıştır İçine biraz şeker dök biraz da sıcak su dök karıştır karıştır kuru ekmeği aşla onu yiyen var ya manası açılır o kimsenin Sen aşkla karıştır Sen aşkla yap Yapmazsan yiyen bakar şimdi Çünkü her yiyen aşkla yemiyor ki alır Ya bunun tadı olmamış Eğer Yiyen de aşkla yiyorsa sen istersen Onun önüne ne koyarsan koy Hepsi de lezzetli gelir ona neden sevdiği yapmış çünkü sevdiği yapmış O aşk olursa İşte o zaman o kimse efendisinden de razı mürşidinden de razı dergahından da razı her şeyden razı her şeyini seviyor öbür türlü Dervişler bahane söylenenler bahane şu şunu dedi de bu bunu dedi de o onu yaptı da bu bunu yaptı da bu böyle oldu da şu şöyle oldu da gidecek olana bahane çok kalacak olana da kalma malzemesi çok bunun gibi Allah muhafaza eylesin.
İlgili Sohbetler
- Pir seviyesindeki zatlara seyr-i süluk esnasında mürşidlik tacı ve hırkası giydi
- Kişinin çevresindeki insanlara olan sevgisi nefsinden midir gönlünden midir, bun
- Hiç bir sevgi nefrete dönmez, nefrete döndüyse o sevmemiştir 20.10.22
Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için Tasavvuf – Vikipedi sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
Yürüdüğün yolu sevgi ile yürü konusunda Mustafa Özbağ Efendi’nin bu değerli sohbetini dinlemenizi tavsiye ederiz.