Yine Gel Ey Aziz Sevgili; Cemâlin Olmadıkça Perişânlığım Sona Ermez
«Yine gel ey aziz ve güzel sevgili; cemâlin olmadıkça bu perişânlığım sona ermez.» Bu, tasavvufî bir niyâz dili. Sevgili — Allâh; cemâl — O’nun tecellîsi. Mü’min Allâh’ın tecellîsini hissetmediğinde perişândır; çünkü mâneviyât açlığı içindedir. Tecellî gelince perişânlığı sona erer; gönlü huzur bulur. Bu, sufînin yaşadığı hâldir.
«Sevgili» — Allâh
Tasavvufî dilde «sevgili» Allâh anlamına gelir. «Mahbûb» (Sevilen) ve «Habîb» (Sevgili) — Allâh’a hâs sıfâtlar. Mü’min «sevgilim» derken Allâh’ı kasteder. Bu, sevgi dilinin tasavvufî kullanımıdır. Şiirler, kasîdeler, ilâhîlerde bu dil geçer. Yûnus, Mevlânâ, Niyâzî-i Mısrî — hepsi bu dili kullandı.
Cemâl — Allâh’ın Tecellîsi
Cemâl — Allâh’ın güzel tecellîsi. Allâh’ın bizzat zâtını göremeyiz; ama O’nun tecellîlerini görebiliriz. Kâinâttaki güzellikler — gün doğumu, çiçekler, sevgi, mâneviyât — hepsi Cemâl’in tecellîleri. Mü’min Cemâl’i gönlünde hisseder; ve perişânlığı sona erer.
Perişânlık — Mâneviyât Açlığı
Perişânlık — mâneviyât açlığıdır. Modern insan çoğu zaman perişân; ama farkında değil. Maddî olarak doygun, mâneviyâtça aç. Bu açlık huzursuzluk, depresyon, anlamsızlık olarak çıkar. Mü’min perişânlığını farkındadır; ve Cemâl’i diler. Bu farkındalık olmadan tedâvi başlamaz.
Niyâz Dili — Sufînin Şiiri
Tasavvufun niyâz dili genelde şiirsel. Çünkü düz cümle ile anlatılamayan duygular var. Şiir, kasîde, ilâhi — bu duyguları taşıyabilir. Sufî sevgilisine «yine gel ey sevgili» diye seslenirken hem aşkı hem hasreti hem niyâzı dile getirir. Bu dil sevgi diliyle ünsiyet kurar.
«Yine Gel» — Daimi Niyâz
«Yine gel» ifâdesi daimi niyâzı gösterir. Sufî bir kere değil, sürekli «gel» der. Çünkü Cemâl bir kere tecellî ettiğinde yetmez; sürekli yenilenmesi gerek. Mü’min günde, haftada, ayda, yılda hep «yine gel ey sevgili» diye duâ eder. Bu niyâz onun günlük hayâtının parçası.
Cemâl Tecellîsi — Lutuf
Cemâl tecellîsi Allâh’ın lutfudur; ısmarlama olmaz. Sufî niyâz eder; ama tecellînin geliş vakti Allâh’a âittir. Bâzen hemen gelir; bâzen yıllar sonra; bâzen âhirette. Önemli olan niyâzı bırakmamak. Niyâzı bırakan sufî mahrûm kalır; sürdüren sonunda kavuşur.
Niyâz — Cemâli Dileyen Sufî
Niyâz: «Yâ Rab, sevgili, aziz, güzel olan Sen! Cemâlin olmadıkça perişânlığım sona ermez. Yine gel, yine tecellî et, gönlüme nûrunu yansıt. Sufî dilinde Sana yalvarıyorum; perişânlığımı duy. Mâneviyât açlığıma cevap ver. Hayâtım Cemâl tecellîsi ile huzur bulsun.» Allâh muhâfaza eylesin; bizi Cemâl dileyen sufîler eylesin.
Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Cemâl, Sevgili, Niyâz. → Tasavvuf Sözlüğü