Yönünü Allah’a çevirirsen o zaman hakikatin konusunda Mustafa Özbağ Efendi sohbeti. Bu yazıda Yönünü Allah’a çevirirsen o zaman hakikatin hakkında tasavvuf perspektifinden önemli bilgiler ve değerlendirmeler bulacaksınız. Bakara ayet 144’te hemen yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir. Ey müminler siz de nerede olursanız olun yüzünüzü onun tarafına çevirin. Hani Mescid-i Küba’da eee Hazreti Peygamber sallallahu. Aleyhi ve sellem hazretleri bizim şu anda eee ilk kıblemiz olan ama işgal altında olan Mescid-i Aksadan eee Mescid-i Harama’a döndürdü.
Ama biz şimdi hani Mescid-i Aksa aklıma gelince oradaki zulüm gözümün önüne geldi. Şu anda bütün 2 milyar İslam aliminin ilk kıblegahı işgal altında ve 2 milyar Müslüman uykuda. 2 milyar Müslüman o Mescid-i Aksay’yı şu anda özgürlüğüne kavuşturamıyor. Ve Mescid-i Aksa’da pis Yahudiler, pis siyonistler, katiller, çocuk tecavüzcüleri kol geziyor. Çocuk tecavüzcüsü bunlar. Ve İslam dünyası derin bir uykuda, bu derin uykudan uyanmamakta ısrar ediyor. Ve nasıl bir üzerine ölü toprağa döküldüyse atıldıysa, kalplerine nasıl bir korku yerleştirildiyse, kalplerinden imanın hakikati nasıl alındıysa zerrece bu konuda bilhassa İslam dünyasının başındaki siyasetçiler, bürokratlar İslam dünyasının önünde en büyük engeller ve pis İsrail Pis Yahudiler pisliklerini Mescid-i Aksayya akıtıyorlar.
Diledikleri anda Mescid-i Aksayya operasyon yapıp oradaki Müslümanlara zulmediyorlar. İbadetleri engelliyorlar. Her türlü katilli zalimliğ, ahlaksızlığı, her türlü namussuzluğu, şerefsizliği, haysiyetsizliği, her türlü hayvandan daha aşağı mahlukluğu icra ediyorlar. İşte Cenabı Allah Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerine Mescid-i Aksadan Mescid-i Harama’a için ayet-i kerime namazın ortasında geldi. Tabii burada yüzünüzü Mescid-i Harama’a çevirin demek yüz insanın fiziki olarak en güzel yeridir.
Cemaldir çünkü cemal sıfatıdır bir insanın yüzü. Bir insan yüzünü bir tarafa döndürdüğünde o taraftan sayılır. Ve başka bir ayet-i kerimede de yüzünüzü ne tarafa çevirirseniz çevirin Allah’ın veçi oradadır der. O yüzden insanın yüzü önemlidir. Ama burada ayet-i kerimenin zahiri insanı kıbleye yönlendirir. Ama normalde batinen, kalben kıbleye yönelmek gerekir. Batın kıbleye yönelmek demek Allah de ötesini bırak. Kısacası bu da ayet-i kerime. Allah de gerisini bırak.
Allah de gerisini bırak. Kıbleye yönelmek odur. Namazda kıbleye yöneldin. Vücudun yöneldi. Kalbin de yönelsin. Kalbin de namaza yönelsin. Kıbleye yönelsin. Aslında kıbleye de değil. Kalbin de ona yönelsin. Kıble sadece bir yöndür. Biz ona yöneliriz. Ona yöneliriz. Namazın dışındaki farzıdır. Kıbleye, Beytullah’a doğru yönelmek. Namazın dışındaki farzıdır. Namazın içindeki farzı ise kalbi olarak Allah’a yönelmektir. Her şeyinle. Eğer her şeyinle Allah’a yönelmiyorsan tabirimi mazur görün.
Yönünü Allah’a çevirirsen o Hakkında
Kıldığın namaz namaz değil. Her şeyini Allah’a yönelteceksin. Her şeyiyle Allah’a yönelenin bir kimsenin ibadetini Cenabı Hak kabul eder. Eksiği, noksanı olsa da kabul eder. O kimse her şeyle Allah’a yönelse, Kur’an-ı Kerim okusa, hani harfleri eksik çıkarırsa, Cenâb-ı Hak her harfe bir melek görevlendirilip o melek vasıtasıyla harfleri düzeltip de katına alıyor. Ya işte sen öylesine yönelirsen Allah’a senin namazındaki eksikliğini ama okuma eksikliği ama başka eksiklik kendinde değilsin.
Çünkü kendinde değilsin. Öylesine yönelmişsin ki kendinde değilsin. 3 mü kıldın, 4 mü kıldın, 5 mi kıldın? kendinde değilsin. 3 kıldıysan Cenabı Hak eksiğini tamamlayacak. 5 kıldıysan yine bir ilave daha yaptıracak. 6 olarak kabul edecek. Kimlerden sorumluluk kalkmıştı? Uyuyanlardan. Ne güzel bir şey. Uyuyun paso. Aklını gidenlerden. Kendinde değil. Bir de neden unutanlardan? O kimse kendinde değil. Kendinde değilse eksikliğini Allah tamamlayacak. Neden kendinde değil?
Dünya sarhoşu değil. O Allah sarhoşu oldu. O öylesini kendisini Allah’a teslim etti ki saymayı da bıraktı, hesaplamayı da bıraktı. kendinde değil. Çünkü kaç rekat kıldığını da bilmiyor. İşte o kimse o zaman kendinden geçti. Kendinden geçince o zaman tavafı tavaf oldu. O zaman namazı namaz oldu. O zaman zikri zikir oldu. O zaman duası dua oldu. O zaman zekatı zekat oldu. O zaman sadakası sadaka oldu. O zaman yaşamasının bir anlamı oldu. O zaman normalde yönünü gerçekten Allah’a hakikat noktasında çevir.
Nefis noktasında değil. Hakikat noktasında yönünü Allah’a çevirirsen o zaman hakikatin sende tecelli ettiğini göreceksin. Kalbinde hakikat pınarlarının coştuğunu göreceksin. Kalbine hakikat damlalarının aktığını hissedeceksin. Hissedeceksin. Hakikat dediğimiz şey bu duvarın arkasında görmeye çalışmak değil. ilmi ledün hakikat dediğim şey varlığın hakikati, ibadetin hakikati, imanın hakikati, İslam’ın hakikati. Hakikat dediğim şey o. Çünkü başka bir hadis-i şerifte nice oruç tutan vardır ki sadece aç kalır.
Yönünü Allah’a çevirirsen o ve Önemi
Nice namaz kılan vardır ki sadece yorgun olur. İbn Mac’de bu o zaman hakikat noktasında ona yönelirsen o zaman namazın namaz olur, orucun oruç olur. Yani zahirde yapılan ibadetler, zahirde yapılan ibadetler eğer hakikate, hakikatte bir yöneliş değil ise, hakikate doğru yol yürümüyorsa, hakikate kanat çırpmıyorsa o kimse kendi nefsine doğru yürüyor. Allah muhafaza eylesin. Bu doğru değil. O yüzden normalde sen eğer o hakikati bulma noktasında her şeyinle Allah’a yöneldin.
Her şeyinle Allah’a yöneldiysen o zaman tavafın tavaf oldu. O zaman namazın namaz oldu. O zaman orucun oruç oldu. Ki sufilin maksadı amacı budur. Sufilin amacı maksadı güzel ilahi söylemek değildir. Sufilin amacım maksadı. Aman sarın çok güzel olsun. Kılın kıyafetin çok güzel olsun. Vay ne derviş desinler ya. Şöyle bir yürü de ortalık derviş görsün. Bu değil sufilin hakikati. Sufilin hakikati senin senliğinden geçmesidir. Sen senlikten geç. Yani kendi nefsine söyleyeceksen bunu ben kendi nefsime söyleyeyim.
Ben benliğimden geçmediğim müddetçe o hakikate ulaşmayacağım. Ben ancak benliğimden geçersem hakikate ulaşacağım. Ben ben olduğum müddetçe hakikat bana uğramayacak. Sen sen olduğun müddetçe hakikat sana uğramayacak. O boğumlarda kalacaksın. O boğumlarda kalmayalım. Allah muhafaza eylesin. O yüzden Hazreti Pir bu beyitinde bize diyor ki işin gösterişinden uzak durun. İşin zahirinden bakmayın. Ya zahir lazım mı? Taklit lazım mı? Ama sen hakikate yönel. İşin içine doğru yürü.
hala daha bu nefis terbiye yolculuğunda ben diyorsan hala daha nefsinin oyunlarıyla uğraşıyorsan hala da şeytanın vesvesesine kanıp onun deryasına dalıp şeytanla beraber yüzüyorsan olmadı o sufi filik değil. Allah muhafaza eylesin.
Kaynak
Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı yukarıdaki YouTube oynatıcısından izlenebilir.
İlgili Sohbetler
Daha fazla bilgi için Tasavvuf hakkında kaynaklara göz atabilirsiniz.