Mesnevi Şerhi

255. Mesnevi Şerhi (1900. Beyitten)

255. Mesnevi Şerhi 1900. Beyitten konusunda Mustafa Özbağ Efendi’nin değerli sohbetlerinden derlenen bu içerik, 255. mesnevi şerhi 1900. beyitten hakkında önemli bilgiler sunmaktadır.

255. Mesnevi Şerhi 1900. Beyitten Hakkında

https://www.youtube.com/watch?v=Wu3Nf

Ezü billahi mineşşeytanirracim. Bismillahirrahmanirrahim. EFT zikir ilah illallah ilah illallah ilahe illallah hak muhammeden. Resulullah cemi. V mürselin elhamdülillahi rabbil alemin. Selâmün aleyküm. Aleykümselam. Allah gecenizi hayırlı eylesin. Amin gündüzünü hayırlı eylesin amin ayınızı yılınızı ömrünüzü hayırlı eylesin. Rabbim cümlemizi cümle. Muhammed’i. Hakkı hak batılı batıl bilenlerden eylesin amin. Hakkı hak yolunda mücadele eden batılı batıl bilip batıla karşı.

Cihat eden kullarından eylesin. Filistin’deki. Türkistan’daki dünyanın herhangi bir yerinde zulüm gören. Müslümanlara yardım eylesin amin onları. Zalimlere karşı hakim eylesin gal galip eylesin. Amin bizleri de. Muhammed’e de. Zalimlere karşı mücadele etme feraseti nasip eylesin. Amin ecmain 1900 beyitte kalmışız aklı külden gelen bu sözler de o gül bahçesinin o servi ve sümbüllerin. kokusudur bunu geçen derste okumuş buradan devam ediyoruz. Gül olmayan yerden.

Kokusu geldiğini şarap olmayan yerden şarabın kaynayıp coştuğunu hiç gördün mü. Bir bahçe düşünün. Gül olmamış olsa oradan. Gül kokusunun gelmesi mümkün değil bahçede ne ekili isse onun. Gelir suf biz buna baktığımızda bir insanın kalbi dükk dili tü o kimse kalbini tenvir eder kalbini temizlerse onun kalbinden tenvirat temizlik kalkar bir kimsenin kalbinde iman var ise dilinde de iman vardır. Bir kimsenin kalbinde muhabbetullah oluştuysa. Onun dilinde de muhabbetullah oluşmuştur münafıklardan münafık uzun müddet münafıklığın saklayamaz bir yerde düşer veya bir kimsede ilimsizlik var ise bir müddet sonra onun ilimsiz liği meydana çıkar veya bir kimse bir istismar ediyorsa bir müddet sonra onun istismarı.

meydana çıkar istismarını saklayamaz o kimse mesela. Sufi topluluklarda. Bir kimse istismarı uzun müddet götüremez saklayamaz bir yerden patlak verir o bir yerden çıkar. Normalde veyahut da. Sufi toplulukların içerisinde bir. Derviş kendince olmadan olduğum. Sevdasına düşerse bir yerde rezil rüsvay olur çıkar meydana. Gül olmayan yerden gül kokusu almak mümkün değildir bir kimsede maneviyat yoksa ondan maneviyat kokusu almak ondan manevi bir almak mümkün değildir.

Eğer bir kimsede. Aşk tecelli etmediyse ondan. Aşkın tecelliyâtı duymak ondan aşkı duymak. Aşkın kokusunu almak mümkün değildir o yüzden. Pir bir beytinde der ki eğer sen aşka ulaşmak istiyorsan kendine bir. Aşık bul der çünkü o. Aşık maşukunun mahallesine gidecektir aşığın yeri maşukun mahallesidir maşukun evidir. Aşık başka bir yerde. arama aşığı arayacaksan maşu. Mahallesinde arayacaksın o yüzden. Normalde o zaman bir kimse önce. Gönül dünyasını kalbini. Gül bahçesine döndürecek.

Bu da neyle mümkün. Bu da bir o kimsenin her şeyden geçip her şeyden geçip sadece. Allah’ı sevip. Allah’ı zikretmesi le mümkün o bütün e tabiri. AE her ne var ise gönlünde sevgi namına onların hepsini atıp veyahut da onların en yücesine. Hakk’ın sevgisini oturtur. Eğer öyle olursa o zaman kalbinde heva hevesle nefsaniyet le alakalı bütün sevgileri temizlerse kalp o zaman gül bahçesine döner burada. Gül bahçesine. Gülle alakalı. Pir’in örnek vermesi genel olarak.

Dünyada daha doğrusu yukarı. Mezopotamya. Sufi dünyasında gül ilahi aşkı simgeler. O zaman o kimsede ilahi aşk gönlüne oturdu. Evet ondan. Kokusu alacağız veya o kimse gerçekten ilahi aşka düştüyse. Evet onda ilahi aşkın şarabını alacağız hani ona. Mansur şarabı diyoruz ya işte o kimsenin kalbi öyle bir noktaya gelince her şeyle. Allah’a yöneldi her şeyle. Allah’a yöneldik sonra onun kalbinde. Hakk’ın ama. Celali ama. Cemali ama zati sıfatlarının tecelliyâtı bu tecelliyât tez hleri olmaya başladığında o kimsenin.

Biz o kimseden ama. Celali ama. Cemali ama zati sıfatlarının tecelliyâtı o kimsede göreceğiz o kimsede aşkın vücuda düşmüş halini göreceğiz o kimsede. Biz aşkın dile gelmiş halini göreceğiz bize hani aşıklık bahsettiğinde diyeceğiz ki evet aşık olan bu ve. Normalde o hale gelen bir kimse için de. Hak ayeti kerimede diyor ki mütf finin suresi onlara mühürlü. bir şaraptan içirilir. Onun sonu mistir. Öyleyse yarışanlar bunun için yarışsın o zaman. Onun kalbi bu kadar temizlendi bu kadar güzel bir hale geldi artık o ilmi ilahiden kalbine ama zati ama sıfati tecelliyât geliyorsa.

Evet ne oldu o. Aşk şarabından. Mansur şarabından içirildi ve onun önü de arkası da misk ne demek en güzel koku demek en hoş koku demek. Ondan biz o kokuyu almaya başlayacağız. Biz ondan o şarabın tecelliyâtı göreceğiz aklı külden geliyor ya aklı külden geldiğinin bize delili olacak tecelliyâtı olacak aklı külden. Bir önceki beyitte diyor ki bunlar aklı külden gelme bu sözler önceki sözlerinin hepsini diyor ki bunların hepsi de aklı külden gelme o zaman aklı külden geliyorsa.

alacağız aklı külden gelmiyorsa. Kokusu almayacağız. Pir burada kokuya girmiş sufiler önemlidir neden sufiler için koku çok önemlidir şimdi. Beytullah’a gidersin. Beytullah’ın bir kendine has kokusu vardır o kokuyu duyarsın bir. Beytullah’ı sıkılan kokular vardır. Beytullah’ı çünkü kokulandırılmış süzdür. Beytullah’ın kendine has vardır kendine has olan kokusu da senin manan alakalıdır medine-i. Münevvere gidersiniz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretlerinin özel kokusu vardır.

Bu senin yine nefis meratib alakalıdır o koku. Sen kaçıncı esmad dasın 5 esmad dasın. Zikrullah da 5 ESM Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretlerinin zuhuratı gördüğünde bir koku aldın o kokuyu aldığın kokuyu ertesi gün nefsine uymadan bin uçağa git medine-i münevvere’ye aynı kokuyu oradan alırsın bu koku kalbi çalışma. başlayan dervişlerde burnu da çalışır onlar da o kokuyu alırlar. Pir devam ediyor koku sana. Kılavuz ve rehberdir seni ta ebedi cennete ve.

Kevser ırmağına götürür bu aklı külden gelen bu sözler aynı zamanda bir koku da ilahi kokuyu aldığında o koku seni cennete. Irmağının başına kadar götürür şimdi ne yazık ki insanlar bir. Çok affedersiniz çok özür dilerim. Bir itin bir kimsenin elbisesini koklat da bütün araziyi dolaşıp o kokuyu aramasını inanıyor da insanlar veya bir kedi veya bir köpek veya bir at hayvan sahibinin kokusunu alıyor da kilometrelerce ileriden sahibine koşuyor. Siz bir kediyi atmaya kalkıyorsunuz bilmem kaç kilometre ileriye götürüyorsunuz o kedi gözünü de.

Bağlasan gece de götürürseniz oraya bıraktığınız eğer o sahibine vefalı. o kokuyla seni bulur yine sen kendi kendine şaşırırsın ya. Bu nasıl buldu gene tekrar eve geldi kokuyla geldi veya bir hayvana bakarsın hayvan alır hayvan. Senin kokunu aldığı yerde sana doğru koşar ben çok anlatmak istemem bir kuzu vardı bende küçücük hediye olarak getirdiler bana ben onu biberonla besledim oldu kocaman. Koç dedemin evinde bakıyordum ben ona. Normalde biraz daha büyüyünce.

Resmen beni takip ediyordu benim kahvede olduğumu biliyordu kahvenin önüne geliyordu. Ben orman işletmesinde çalışıyorum en son. İşletmesine gelmeye başladı hiç götürmedim işletmeye onu ama buluyordu beni işletmede bir gün koşa geldiler dediler bir tane kuzu var kapının önünde kuzu deyince benim aklıma geldi. İlk önce lan benim. Manyak geldi dedim ben bir çıktım koşa geliyor bana. merdivenleri koşuyor dediler. Bu ne sormayın dedim. Bu da dedim bana aşık hep hatunlara aşık olacak değil ya bir de kuza aşık oldu ama bütün hatunlu hiç peşimi bırakmıyordu.

Normalde götürüyorum dedemin oraya kitliyorum duvardan aşıyordu bildiğiniz duvardan atlıyordu anamın ne kapısını bıraktı. Ne penceresini anamın evinde isen bakın kokudan anlıyordu. Nereden biliyorsun değil mi. Ben anamın evindeyim güm. Kapıya bir tosmak kuruluyor. Tamam geli diyorum ben annem diyor koş ne kapı bıraktı. Ne pencere bu ben koşuyorum. Ondan sonra bakıyorum gelmiş böyle bana doğru geriliyor. Sakın ha diyorum. Çünkü böyle bir sefer elimi uzattım.

Neredeyse beni up uzun devirecek yolda giderken birisi isterse bana ters baksın bir yapsın geriliyor böyle bir paş yıyor onun peşinden koşmaya herkes kaçıyor. ya bildiniz aşık. Kuzu benim kokumu takip et ediyordu hayvan kokuyu tanıyor kokuyu biliyor erkeklerin de kadınların da üzerilerinde bir vücut kokusu vardır kendilerine ait. Seven insan sevdiğinin kokusunu alır kilometrelerce öteden burnun da onun kokusu vardır. Hep hiç unutmaz ben o yüzden derim insanlar gerçekten sev konusunda.

Konuşmasınlar. Seven insan yattığında yattığı zaman sevdiğinin kokusuyla yatar uyanır orada mesafe söz konusu değildir şimdi koku bu manada sana kılavuzluk yapar. Sen bir sohbete gittiğinde mana burnun çalışıyorsa. Orada asıl mana kokusunu alırsın burnun çalışmıyorsa koku almıyorsa sen orada hiçbir koku almazsın bu manayla alakalı. O yüzden o koku seni selamete götürür. Meclise gittin oturdun orada bir evliya varsa evliyanın kokusunu alırsın. Meclise gittin oturdun o meclisin başında.

Kamil onun kokusunu alırsın kendimi methetmek için söylemiyorum kokunun ehemmiyeti ile alakalı söyleyeceğim. Allah rahmet eylesin. Efendi böyle tak yandan dokunurdu. Efendi ne diyorsun evladım. Hani bir zatı ziyarete gitmişiz. Ben derdim. Efendim mürşid-i kâmil değil bu kadar sessiz bir şekilde yapardı. Efendi ses kelime yok veyahutta böyle bir dervişlerden bizim yine sohbete gittik bir. Zakir var orada. Dokunur bana ne diyorsun. Şu durumda. Olum benim imtihan ediyor neyi imtihan ediyor bunları soramazsın soruyor sana sen cevap verirsin kokudur bu manevi koku o senin burnun bir mürşid-i.

Kamili kokladı. İsa sen mürşid-i kamil kokusunu 5.000 metreden duyarsın o kokuya aşinalığı var ise o kokuyu aldın ise ne yapar seni. Eder nereye cennete. koku bir mürşid-i. Kamil kusu kokusu ilmi lüden gelir onda ilmi leden gelen bir koku vardır. Onu madden de alırsın manen de alırsın eğer o kokuyu tanıyorsan eğer o kokuyla tanıştı isan veyahut da bir. Üstat bakın. Bunların hepsi de manevi size işarettir. Üstat da tanıştım onun kokusuna. Aşina oldum öyle değil mi.

Evet ben aynı kokuyu başka bir mürşid-i kamilden duyarsam aynı kokudur. Çünkü onların kokuları seçilmişlerin kokusudur seçilmişlerin kokuları çok ince bir. Nüans farkıyla aynı yerden kopup gelir bu biraz size tuhaf gelebilir peygamberlerin kokusuna yakın kokudur. O çok hassas bir burun ikisinin arasındaki farkı fark eder bir kısmı fark edemez hatta şöyle der y aynı. Efendimiz gibi kokuyor bu onu söyler. daha fark ehli değil fark ehli olmadığından dolayı böyle söyler aynı onun gibi kokuyor yalan mı değil kelime biraz insanlar doğru algılamaz.

Çünkü o koku muhteşem bir şeydir zikrullah’a olur. Mesela bir zikrullahın kendine ait. Bir kokusu vardır o geceye ait o femen nuhu dendi mi o koku yayılır halakaya. O yüzden önce. Selam tövbe temizlendi ortalık zikrullah’ı başlangıcı. O yüzden serom isi öyle başlar sereni öyle başladı ü. Tevhit okundu mu oradaki cemaat temizlendi. Tertemiz temizlendi burunlar temizlendi bitti. Şimdi orada kokunun yayılma zamanı burnu koku alanlar o zikrullahın kokusunu alırlar eğer o koku olmuyorsa ya sende sıkıntı var ya orada sıkıntı var.

E kokuyu alıyorsun koku almand problem yok ama orada bir sıkıntı var. Zakir de sıkıntı var çavuşta. Sıkıntı var dervişlerde. Sıkıntı var. Sıkıntı var orada o zaman a neden ya. Dur bakayım ya burada koku alamadık. Perşembe gün derse gidelim. Bakalım gittik derse. Ah kokuyu alıyorsun. E bir gün önce derse gittin koku yok orada sıkıntı var oranın maneviyatına sıkıntı var oturmamış yerleşmemiş bir problem var orada dervişlerin arasında bir problem var bir sıkıntı var orada o sıkıntının giderilmesi lazım birbirlerine buğuz etmişler birbirlerine bir yapmışlar.

Hani ben topluluk toplandığında herkes birbirine hakkını helal etsin diyorum ya. Neden o kokuyu herkes alsın. Herkes hakkını birbirine helal etsin. Helal olsun. Bizden yana da helal olsun o kokuyu burun almaz yoksa o koku önemli ve o koku seni ne yapıyor seni. Kevser şarabına götürüyor. seni nereye götürüyor seni cennete götürüyor o koku kokuyu takip et koku önemli. Peygamber sallallahu aleyh veam. Hazretleri ne dedi dünyanızdan. Bana üç sevdirildi güzel koku güzel kadın.

Gözümün de nuru namazdır güzel koku. Sen o güzel kokuyor. Kokusu leylaktan aktır zannediyorsun o işin. Zahir kısmı başka bir hadis-i şerifte ne dedi. Rahman’ın dedi kokusu. Yemen’den geliyor. Rahman’ın kokusunu almaya çalış onun güzel koku dediği zahirde kalma sen mana kokusunu almaya çalış mesela. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretleri kendisine güzel koku ikram edenlerin hiçbir zaman reddetmedi ve dedi ki birisi güzel bir koku sana ikram ediyorsa onu dedi reddetme güzel bir koku ikram ediyorsa onu reddetme sebep.

Çünkü o güzel koku. Hasenat iyiliktir. kur’an’dır sünnettir ilmi ledden gelen bir ilimdir bir hikmettir. O bir mürşid-i. Veli sana bir söyledi. O senin için güzel kokudur hikmettir ilimdir. O senin için onu reddetme yoksa biz o güzel kokuya. Zahir olarak baktığımızda bildiğimiz misk parfüm diyorsunuz ya siz şimdi işte biz de onu misk diyoruz böyle yağlı ballı böyle güzel sürünüyoruz. Böyle çıkmıyor 34 gün üstümüzden değil mi. Bazıları da var gerçekten böyle koklayınca insanın burun direği sızlayacak onu da nasıl seviyorlar bilmiyorum onu da güzel koku olarak geçiyor herhalde onlara da o onlara da o güzel kokuyor.

Çok affedersiniz bilmem ne böceğine bilmem neyin tatlı geldiği gibi onun da kokusu ona hoş geliyor. O da nereye gidiyor o. Bilmem neye gidiyor ki onu. Anladınız siz onu anlamayan kaldı mı yok işte böyle dilsiz dudaksız anlaşma böyle mecaz anlaşma da böyle bir bakın ona necaset gelmiyor o koku ona. O necaset gelmiyor o büyük bir iş yaptım diye uğraşıyor. Demek ki senin burnun da iyi koku alacak kötü koku almayacak kötü koku iyi koku deme. Kötü kokuya güzel koku da deme.

Hani bir insan var is kokuyor neden is kokuyor çünkü haramın içinde olunca ondan güzel koku gelmez ya hani. Demirci dükkanına giden is kokar diyor ya hadis şerifte. Sen demirci dükkanına gidersen is kokarsın. Demirci dükkana gittiğinde üzerine senin muhakkak diyor. Bir kıvılcım bir ateş senin üstüne bulaşır hadis-i. Şerifin metni uzun ama ben mana olarak aklımda kalanı söylüyorum ama diyor. Sen güzel mis satan bir kimseye gidersen. Sen mis kokarsın mis kokarsın.

O zaman sen nereye gideceksin güzel kokuyu takip et o zaman sana mis kokuları saçan aklı külden gelen. İlm lüden gelen ilme tabi ol güzel koku o yok aklı külden. Sen ilahi ilimden bir kelam konuşmayan kimsenin peşine düşme heva hevesini ilah etmiş heva hevesini ilah etmiş. Nefsini ilah etmiş sen onun peşinden gitme. O kötü kokuyor. Onun kokusu kötü seni zikirden engelliyorsa seni. Allah’ın sıfatlarının tecelliyâtı fikretmek engelliyorsa namazdan abdestten oruçtan zikirden fikirden iyi arkadaşlardan salihlerden seni ayırıyorsa o kötü bir koku ondan uzak dur o seni cehenneme götürüyor onda şeytan kokusu var onda.

Cehennem kokusu var onda. Ateş kokusu var bunun burnu çalışmıyor ya çoğumuzda bizim. Çalışmayınca o konuşan kimsenin konuşmaları bize tatlı geliyor canım kardeşim o şeytanın suretine bürünmüş iki ayaklı şeytan seni manadan uzaklaştırıyor seni. Kur’an’dan seni sünnetten uzaklaştırıyor seni salihlerden uzaklaştırıyor seni zikir halakas andan uzaklaştırıyor seni. Zakir çavuştan uzaklaştırıyor seni. Allah yolunda koşuşturmaktan uzaklaştırıyor. Sen nereye gittin geceni nerede geçirdin neyle geçirdin gündüzünü nerede geçirdin neyle geçirdin o arkadaşınla beraber oldu arkadaşım dedin ya o seni nereye götürdü.

Kanka hadi ya gel işte bilmem ne kahvesi içelim kahveye gidelim gittin. Nereye gittin bilmem ne kahvesi içmeye gittin nerede. Nerede içtin. Çok matah bir yaptın nereye götürdü seni deccaliyetin ibadethanesine götürdü nereye götürdü seni vahşi kapitalist sistemin ibadethanesine götürdü nerede şimdi gençlerimiz vahşi kapitalizmin kucağında. Bilmem hangi markanın gömleğini giyecek. Bilmem hangi. markanın pantolonunu giyecek. Bilmem hangi markanın kahvesini içecek.

Bilmem hangi markanın sinemasına gidecek. Bilmem hangi markanın barına gidecek pavyonuna gidecek. Bilmem hangi markanın bilmem nesini yapacak nereye götürdü arkadaşın seni deccaliyet götürdü. O kendisini şeytanı k vermiş onun ev sahibi şeytan olmuş o koku nereye götürdü seni harama götürdü yanlışa götürdü eksiye götürdü kimin kokusu bu şeytanın kokusu. Mustafa’nın kokusunu ara onun kokusunu bul onun kokusunun. Aşina olursan her gittiğin yerde onun kokusu ararsın o kokuyu bulamazsan orada o kokuyu orada bulamazsan dersin ki burası o kokmuyor bu sende bir müddet sonra bu kokuya.

Aşina olur alışkın olursan kadın erkek. Hiç değişmez eşinde bile o korkuyu aramaya başlarsın eşinde o kokuyu bulamazsan için soğur ondan çocuğunda o kokuyu. ararsın çocuğunda o kokuyu bulamazsan için soğur. Arkadaşın da o kokuyu. Ararsın onu bulamazsan için soğur bu. Resul halidir. Bu fena bir. Resul halidir. O esnada o kimsenin etrafla olan ilişkilerinde sıkıntılar yaşanmaya başlar kokladığın her şeyde o kokuyu ararsın o koku seni sarhoş eder o koku seni sarhoş eder ama o koku.

Aynı zamanda da kılavuzdur sana. Sen üstadın kokusunu aldıysan manevi olarak ama rüyanda ama halinde ama. Zikrullah esnasında o koku kılavuzdur sana bak o koku sana. Kılavuz olur. Pir diyor ki o koku sana. Kılavuz ve rehberdir seni ta ebedi cennete ve. Kevser ırmağına götürür o manevi koku devam ediyor. Pir koku göze ilaçtır nurunu arttırır. Yakup’un gözü bir kokudan açıldı kötü. koku gözü karartır. Yusuf’un kokusu ise göze. Nur verir koku buruna ilaçtır demiyor dikkat edin koku göze ilaçtır diyor.

Biz şimdi yine. Yakup’un meselesine dönecek olursak. Yakup aleyhisselam ne yaptı öbür. Kardeşler 12 Oğlan ya. Yakup rüya gördü. Yusuf rüya rüyasında 11 tane yıldız ve ayın kendisine secde ettiğini gördü bunu babası. Yakup’a anlattı babası. Yakup da dedi ki evlat bunu kardeşlere anlatmasın iyiydi şeytan insanın apaçık düşmanıdır dedi kardeşlerin senin apaçık düşmanındır demedi şeytan insanın apaçık düşmanıdır dedi ayırt etti velev ki sonra o. Yusufu çekemediler kıskançlık yaptılar.

Aleyhisselam bu rüyadan sonra. Yusuf’u koruma altısını almaya başladı. Yusuf’u korumaya başladı. Yusuf’u korumaya başlayınca öbür. Kardeşler hasis lendi kıskandılar bu sefer ne yaptılar babasına işte yalan. söyleyerek biraz kandırarak. Tan dediler ki. Yusuf’u pikniğe götürelim bu bugünkü dille sonra götürdüler. Ne yaptılar onu kuyuya attılar gömleğini de çıkardılar orada bir hayvan kestiler hayvanın kanıyla onu kanlandırır döndüler. Hepsi de hüngür faşır ağladılar.

Yakup’un önünde dediler ki inanmayacaksın ama. Yusuf’u dedi dediler kurtlar kaptı. Yakup rivayet edilir baktı kanını gömleğe dedi ki bu. Kurtlar ne kadar iyi bir kurtmu ki. Yusuf’un gömleğini bile yırtmış dediler dedi ve dedi ki bana sabretmek düşer velev ki sonra. Yusuf’u ne yaptı o bölgeden geçen bir kimse aldı. Mısır’a götürdü. Mısır’da başına bazı işler geldi sonra. Mısır’da önemli bir geldi sonra. Mısır’da önemli bir göreve geldikten sonra işler değişmeye başladı.

Amma ve lakin bizim koca. Yunus’um da. Yakup aleyhisselam’la. alakalı meseleye aldı bir nefesle dedi ki. Kendi halim. Haydi bakalım usat. Kendi halımda yar yar ben bir yaku bdim kendi hal ımda yar yar mevlamın kelamı vardı dilimde mevlamın kelamı vardı dilimde kaybettim. Kenan elinde. Yar kaybettim. Kenan elimde. Yusufum deok. Gelmedi vah yavrum de. Bezirgan geldi üç aylık yoldan yar yar bir. Bezirgan geldi üç aylık yoldan yar yar çıkardı. Sev içle koydan çıkardı.

Yusuf sevinçle koydan keremkar kıldı. Kari kıldı mıra. Ağlar yuar. Yusuf’um de. Gelmedi vah yavrum de eyvallah ustat. Allah razı. olsun böyle bugün sohbeti böyle bir gözden geçirirken aklıma kah tlı ne kah talı demişim. Bedih aklıma geldi. Bedih dinledim. Bunu daha önceleri de çok dinlemiştim kendi kendime dah hayıflandım bir gidip dedim. Bedih bunu sıra gecesinde dinleyemedim sonra dedim vuslata atayım bunu da. Akşama bunu söylesin dedim. O da maşallah. Hemen bir saat bir buçuk saat içinde.

CD haline getirmiş attı bana bedihi de aratmış orada daha güzel böyle sö orada okumuş. Şimdi de böyle müziksiz çıplak sesle okumak herkesin harcı değildir öyle çıplak ses. Adamın her şeyini çıkarır meydana maşallahı var çıplak ses de onu okudu işte ne oldu. Yusuf kuyudan sonra gitti. Mısır’a sonra. Sultan oldu öyle diyelim ve. Aleyhisselam. öldüğüne hiç inanmadı inanmaması bir. Yusuf’un kokusunu alıyor. Yusuf’un kokusunu aldığından. Yusuf’un öldüğüne inanmıyor bir delil daha var.

Aleyhisselam’a. Yusuf’un görmüş olduğu rüya bakın. Rüya ne kadar önemli. Ben bazen dervişlere derim rüyanızda görün de ders alın neden o rüya sahih is. Senin önünde hep delildir. Aleyhisselam. Yusuf’un rüyasını dinledi. Yusuf’un rüyasını dinleyince 11 tane. Yıldız on önünde eğiliyor 11 kardeşi ona tabi olacak ay da onun önünde eğiliyor ayda. Yakup aleyhisselamın kız kardeşi. O da onun halası. Halası da ona tabi olacak. Aleyhisselam. Bu rüyayı bildiğinden. Yusuf’un üzerinde rüyaya itimadı tam.

Sufi kardeş ahmaklık. Yapma yol çok çetindir önüne bir sürü imtihanlar geçer kendi gördüğün rüyanı kendin itimatsızlık edip yalanlama. Kendi gördüğün rüyayı kendin itimatsızlık edip yalanlama gördüğün rüya hakikate de aitse şekline. Şemal girmeyen bir delilli rüyaysa. Otur oturduğun yere kımıldama hiç kımıldar. San yerine başkasının oturduğunu görü verirsin bu meydandan kimler gelmiş geçmiş bir tane de sen olursun. Geldi de gitti derler orada eksilmez bir.

Sen gördüğün rüyaya kendin. İtimat et rüyan sahih ise bak. Yakup kendi rüyasından oturdu. Yusuf’un öldüğüne hiç inanmadı öbür oğulları ve etrafı dediler ki sen. Mecnun oldun bu konuda artık sen aklı dengeni de kaybettin gözleri kör oldu. Ağlamaktan. Hasretinden gözü kör oldu. Sevmek böyle bir şeydir gözün kör olur sevdiğinden başkasını görmezsin. Yakup’un körlüğünü. Zahir körlük de görme o sevdiğinden başkası bir şeyini görmedi hani ne dedi. Resul sallallahu aleyhi ve sellem.

Hazretleri seven hem kör hem sağırdır dedi seven kördür sevdiğinden başkasını görmez seven sağırdır sevdiğinden başkasını duymaz. Eğer senin gördüğün ve duyduğun başka şeyler varsa sen bu meydana. Seviyorum diyerek çıkma sen sevdiğinden başka şeyler görüyorsan aşıklık iddiasında bulunma haddi aşma de ki biz aday adayıyız aday adayıyız de o yüzden. Yusuf’tan başka bir görmedi gözünün kör olması mana itibariyle mana itibariyle. Yusuf’tan görmemesi bakın.

Yusuf’tan başka bir görmemesi ydi sonradan. Tabii gittiler kıtlık oldu kıtlık olunca duydular. Mısır’da yiyecek içecek var. Yakup oğullarını husisi gönderdi dedi ki. Mısır eline gidin. Mısır elinde bir hükümdar var yardımcı olacak. Bünyamin’i de yanlarına aldılar bam yanlarına götürmek istemediler önce. Yakup dedi ki. Bünyamin’i de. Bünyamin’i de götürdüler. Bünyamin gitmedi gittiler. Yakup’un diğer oğlanları. Yusuf bunları ağırladı bir kile istediler iki kile verdi onlara dediler paramız yok sonra getirin onlara bunlar.

255. Mesnevi Şerhi 1900. Beyitten – Sohbet Notları

Çok sevinçli geri döndüler. Yusuf’un kokusunu alıyor onları bir kısmını sattılar onlar paraları tahsil ettiler bir kısmını da kendilerine aldılar. Dünya böyle bir şeydir. Çünkü dediler ki babacığım. Biz gidelim. Tekrar oradan hem buğday alalım hem aldıklarımızın parasını diyelim. Yakup dedi ki götürün. Bünyamin’i de götürdüler. Yusuf’un ufaa. Bünyamin’i de götürdüler. Bünyamin’i götürünce bakın. Bunlar kelamsız anlaşıyorlar ikisi de peygamber. Yakup da peygamber.

Yusuf da peygamber. Bünyamin de gelince o günün için. Mısır’ın bir kanunu var. Birisi hırsızlık yaptığı anda kimin malını çaldıysa onun. kölesi oluyor o ister affediyor ister onu kendisine köle ediyor isterse onu satıyor. Yusuf bir oyun yaptı. Bünyamin’in heybesine k kesini koydu kendi adına yazılı bir kabını koydu su kabı gibi bir arayın dedi bu gidecek olanları onlar buğdayları aldılar sevinçlere her şeyi aldılar. Çok sevinçer. Yusuf’un askerleri aramaya başladılar onlar itiraz ediyorlar.

Biz çok iyi bir adamın oğullarıyla hırsızlık. Yapmayın böyle bir ahlakımız. Yok önce büyük abisinden başladılar aramaya hiçbir yok hiçbir yok hiçbir yok en son. Bünyamin’e geldi. Bünyamin’den kap çıktı kap çıkınca şaşkınlar. Hepsi de böyle bir olamaz diye her biri telaş içinde. Mısır’ın kanunu geçerli dedi ki. Bünyamin benim kölem oldu bu kap bana ait bana ait olan kapı çalmış o yüzden dedi çalma da geçmiyor. bana ait olan kap onun yükünde çıktı çalma değil yükünde çıktı dedi ki.

Bünyamin benim kölem. Mısır kanunlarına göre çünkü başka türlü de. Bünyamin’i orada alabilme zaptetme. Hakkı da yok. Kanun bu ya onun üzerinde bulundu mal onun oldu bu sefer. Yusuf bü yanına aldı onlara dedi ki siz serbestsiniz gidin ailenizi de alın gelin buraya dediler bizim bir yaşlı babamız var. Biz bir kardeşimizi kaybettik kurtlar onu kaptı gitti parçaladı kurtlar onu parçaladığı için o. Ağlamaktan gözleri kör oldu gözü görmüyor. Bünyamin eğer onun çok sevdiği koruduğu kardeşlerimizden birisiydi.

Sen de bunu alık koyarsan bizim babamız perişan olur bunu kaldıramaz hangimizi istiyorsan onu al. Bünyamin’i serbest bırak dediler dedi ki kanun bu. Bünyamin bende kalacak gömleğini çıkardı. dedi ki götürün bunu babanıza bunu babanıza götürün babanızın sürün babanızın gözlerine sürün. İnşallah gözleri açılacak dedi. Bunlar orada konuşurken yola çıktık çıktığında. Yakup etrafına diyordu ki. Yusuf’un kokusunu alıyorum diyeceksiniz ki dedi bu yine bunadı delirdi sayıklıyor diyeceksiniz ama dedi.

Yusuf’un kokusunu alıyorum. Mısır’dan gömlek yola çıkarken. Gömleğinin kokusunu alıyordu ve gömleği getirdiler. Yüzüne gözüne sürdü gözleri açıldı dedi ki. Yusuf’um yaşıyordu öldüğüne hiç inanmadım işte koku. Göze ilaç oldu manevi koku göze de göne de ilaçtır manevi koku mana gözüne ilaçtır senin mana gözünü harekete geçirir o manevi koku burna değildir edir. Çünkü sen bir karanfil koklarsın. Burnunla koklarsın o koku zahiridir bir gül koklarsın o koku zahiridir burun senin.

zahiri kokular alıyor. Eğer bir mana kokusu alıyorsan. Gül olmadan da gül koklarsın. Eğer gönlün mana kokusu alıyorsa. Karanfil olmadan da karanfil kokusu alırsın yok. Sen mana olarak. Mansur şarabını tattı isan su da senin için. Mansur şarabıdır çay da senin için. Mansur sevgilinin. Cemali de senin için. Mansur şarabıdır. Sen bir ama. Celali ama. Cemali bir tecelliyât. Hem senin için mana kokusudur hem de senin için mana şarabıdır sen bir. Cemal kokusuna kendini değil bütün alemi kurban edersin bir.

Cemal tecelliyât ina bütün hayatını ömrünü feda edersin o öyle bir mana kokusudur ki o öyle bir mana gözüdür ki sen gönül olarak hem koklar hem seyredersin. O yüzden o koku bu manada nedir göze ilaçtır manevi göze ilaçtır zahiri. göze de ilaç mıdır zahiri göze de ilaçtır. Eğer sende. Var ise bu göze de ihtiyacın yoktur. Var ise sende. Var ise görmeden gözünü açmadan da görürsün sende mana varsa gözü kapalı görürsün gözü kapalı görürsün sende mana varsa duvarın arkasını da görürsün sende mana varsa 5.000 metre öteye değir 50.000 metre öteyi de görürsün sende mana varsa 5 yıl sonrasında görürsün 10 yıl sonrasında görürsün 30 yıl sonrasında görürsün.

Bu sendeki. Manay la alakalı bu. Çıplak gözle alakalı değil bu manayla alakalı kötü koku gözü karartır sen bir harama dalarsan mana gözün kapalı senin sen harama bakar haramla iştigal edersen. Gönül gözün kapanır. Gönül kapın kapanır. Gönül penceren kapanır senin. Gönül dilin lal olur konuşmaz. Neden sen harama. Düştün sen yanlışa düştün. Sen bir mürşid-i kamilin aleyhinde konuşursan sende göz. Allah’ı zikredenlerin aleyhine düştüysen. Küfür ehli olarak. Göçer gidersin kalbin mühürlenir senin ne çıplak gözün kalır ne mana gözün kalır kötü koku.

Senin gözünü karartır kalbini karartır bakışını karartır duyuş unu karartır. Karanlığa düşersin neden. Sen çünkü harama düştün haramla iştigal ettin sen. Haramı helal gördün sen. Allah’a küstahlık ettin sen. Allah’a kibirlilik ettin sen peygamber. Sallallahu. Sellem’e küstahlık ettin sen. Mustafa’ya kibirlilik ettin. Senin hiçbir tarafın açık kalmaz her yerin kapanır. Yusuf gibilerin kokusu göze şifadır. Yusuf gibiler dedim ümmetimin mürşid-i kamilleri velileri zamanın ümmet-i.

Muhammed’in ümmeti. Muhammed’in zamanın kutupları. İsrail peygamberleri mesabesindedir. Sen bir kutbun gönlünü kırma. Sen bir kutba küstahlık etme. Üstada küstahlık etme kalırsın meydanda kalırsın. Kim bu diye bakan olmaz unutur herkes seni. Sen de kendini. Allah’ı da unutursun. Allah da seni unutur namaz kılarsın. Allah’ı unutmuş vaziyette namaz kılarsın namazın da namaz olmaz oruç tutarsın. Allah’ı unutmuş vaziyette oruç tutarsın orucun da oruç olmaz. Sen çünkü bir.

Yusuf gönüllünün gönlünü kırmışsın. Yusuf gönüllünün gönlüne girmemiş. Yusuf gönlün gönüllünün gönlüne girseydin. Sen kurtuluşa erktin. Gözün gönlün açılacaktı. Ama sen kötü kokulara gittin gıybete gittin dedikoduya. Gittin iftiraya gittin sen yalan yanlışa gittin sen. Kur’an ve sünnetin dışına çıktın sen kötü kokuların tecelligahı oldun senden hayır gelmez. Sen ancak cehenneme. odun olursun. Başka bir olmazsın. Allah muhafaza eylesin. Yakup ol onun gibi matlubuna erişmek.

Yusuf gibi güzel değilsen. Yusuf gibi. Posun yerinde değilse. Yusuf gibi. Dünya üzerinde en güzeller sınıfında değilsen. Yusuf gibi seçilmiş değilsen. Hiç olmazsa. Yakup ol da ağla. Bir insan bir sufi ya aşıktır ya maşuktur ya da hem aşıktır hem aşıksan aşıklı bil matlubun. Ağla gece gündüz. Ağla kime aşıksan. Ağla kime aşıksan. Onun için ağla. Vallahi de billahi de tillahi de yeminle söylüyorum o maşukuna ulaşırsın gerçekten aşıksan maşukan. Yunus gibi naz et maşukan sende o güzellik var ise.

Vallahi de senin hakkın billahi de hakkın ama sana işin en zorunu söyleyeyim. Kardeş sende. hem aşıklık varsa hem maşuklu varsa dünyanın da ahiretin de yükü. Senin üstünde. Sen bir tarafın. Aşıksın kime. Aşıksın ona bir tarafın. Seni seviyorum diyenler var en zor şeydir birisi seni seviyorum diyorsa. Yalandan da dese. Yalandan da dese onu gerçekten demiş gibi seversin maşuklu onu ister maşukan her seviyorum diyene kanadını gerersin maşukan her geleni kanadının altına alırsın ayıramazsın.

Seni seviyorum diyeni ayırırsan. Maşuk değilsin sen ilmi ilahinin kokusunu almamışsın ayırıyorsa sen o. Mansur şarabının tadını almamışsın yalancının tekisin çıkma meydana yalancının tekisin çıkma meydana maşuklu taslama iğne battığında of diyeceksen maşuklu taslama zoru gördüğünde kaçıp gideceksen maşuklu taslama aç kaldın da aç kaldım diyeceksen maşl taslama. Allah için dediklerinde vermeyeceksen maşuklu taslama. Allah için dediklerinde sevemeyecek sen maşuklu taslama içinde çirkinlik akıyorsa.

Maşuk taslama bir gün gerçeğin çıkar meydana yaldızlı bir ürün gibisin iki yıkamada altından gerçeğin çıkar yaldızlı bir ürün gibi küçücük bir ateşi görse. Bakırın bakırlığı demirin demirliği çıkar meydana onu altına boyasan. Altına boyadın aldın bakırı altın suyunun içerisine battın çıkardın o altın olmadı. Kardeş canım kardeşim benim o altın olmadı o küçücük bir ateşi gördüğünde bakır olduu çıkacak meydana o parayı gördüğünde bakır oldu çıkacak meydana o kadın.

Gecenin yarısında geldim kapındayım beni al dediğinde açacak o kapıyı o namussuz bir adam çünkü alacak onu o bakır o ona el atacak şeyen illah ben kiramı ödeyemedim diyecek ona sırıtcaklar öderim diyecek ama belli şartı onun çıkacak bakırlığı. sahtekarlığı çıkacak bir imtihanda çıkacak bir meselede çıkacak çıkma resil etme kendini maşukum diye ortalıkta di gerinme sakın olmadan oldum derdine düşme. Senin için o daha hayırlı yakl değil. Yusuf olacak diye bir kaydı yok işte ya.

Yusuf değilsen ki değilsin. Yakuplu da kal. Ağla yalvar. Yusuf’un kapısını otur ben yakub’um sen yusufsun de ben aşık olmaya çalışıyorum. Sen maşukum musun de ben. Maşuk değilim. Ben ilmi ezeliden seçilmemiş sen seçilmişsin de otur oturduğun yere senden kimse maşuklu beklemiyor senden. O aşıklık bekliyor zaten bir. Maşuk var bu alemde iki. Maşuk olmaz otur hiçbir zaman aşıklı elinden bırakma. Maşuk olsan dahi aşıklı elinden bırakma. De ki ben aşık olmaya çalışıyorum ben aşık olmaya çalışıyorum.

O yüzden sen. Yakuplu seç yusuflu özenme o. Yakuplu her zaman için her zaman için biz. Fukara sufiler için mükemmel bir noktadır. Hak sana maşuklu kisvesi giydirdi isse de zaten itiraz edecek bir şeyin yok herkeste de bir nebze mahşuk maşuklu kisvesi vardır zaten orayı anlatmıyorum sana nefsine uymayın diye herkesin bir tarafında mukluk kisvesi vardır kadında erkekte. Ama sen oraya bakıp da nefsine uyma sen ben aşıklık yolunda gideceğim de hakimi gaznevi şu nasihatini dinle de eski vücudunda yenilik bul gaznevi.

Aslında bu bir. Edebiyatçılar yukarıda var mı. Edebiyat okuyan kim vardı korkmayın kaldırın elinizi sorguya çekmeyeceğim. Hani sizde. Senai olarak mı okutuluyor. Normalde halk dilinde. Senayi olan gaz. Aslında onun adı gaznevi hakim gaznevi ilmi literatürde. böyle halk dilinde. Daha doğrusu sufiler dilinde e. Senay olarak geçer. Sonradan bir senail daha çıktılar ama o. Senayi değil bazen halk türküsünde senen alınma filan diyorlar. O Senayi değil. Bu benim dedim eski bakın haz.

Pir senii da ondan nakil yapıyor. Naz için gül gibi bir yüz gerek. Öyle bir yüzün yoksa kötü huyun etrafında dönüp dolaşma nazlanma çirkin ve sarı bir yüzün nazı da çirkindir gözün hem kör hem de hastalıklı oluşu müşküldür. Yusuf’a karşı nazlanma güzellik iddia etme yakupça niyaz etmek ve. Ah eylemekten başka bir yapma o zaman. Naz için gül gibi bir yüz gerek senin manan çok temiz olması lazım görüntü yüzü değil bu. Bu senin mana yüzün iç yüzün bu manada suret.

olarak senin suretine benzer ama orada manada güzel ise dersin ki. Bunun manası bazen manada güzel olmayan dahi bir yusufun nefesiyle manası güzelleşir yusuf nefesiyle yusuf gömleğiyle yusuf dokunuşuyla manada güzelleşir. Hani az önce dedim ya bir okursun bir. Tevhit herkesin manası değişir orada o yüzden deriz. Zikrullah alakasını terk etme o yüzden deriz gelin. DNA’ların düzeltin burada gel o halakaya otur manan güzelleşsin. Cennet yüzlü ol melek yüzlü ol öyle.

Cennet yüzlü ol. Melekler el pençe. Dursun senin güzelliğinde öyle. Cennet yüzlü ol cennetteki huriler başını saklasın senden. Cennet yüzlü ol cennetteki adamlar adamlığından geçsin desin inler ki. Adamın hası geldi hangi güzel. Mustafa’nın güzelliğinden güzelliğinin yanında esamesi okunur ki hangi güzelin. Yusuf’un güzelliğinin yanında esamesi. okunur ki hangi güzel. Hatice’nin mana güzelliğinin yanında esamesi okunur ki hangi güzelin. Fatıma’nın. Cennet güzelliğinin önünde güzelliğinin esamesi okunur ki hiçbirinin okunmaz ama o mana güzelliği.

Zahir güzellik gibi değildir sen yüzüne bakarsın kara kuru dersin bu neye benzer dersin manası öyledir ki manaya baktığında gözünü ondan alamazsın manada böyle bir güzelliğin yok ise. Etme bu naz sana yakışmaz öyle bir yüzün yoksa kötü huyun etrafında dönüp dolaşma nazlanma. Sen kendine bir bak. Tefekkür et sende. Yusuf güzelliği yoksa kendi kendine kibirlinin güzel görüp de ben güzellere layıkı deme. Sen güzel olmaya çalış bir güzel de sana el uzattıysa sakın onu ity deme öp başına koy öp gönlüne.

Tac eyle de ki bir güzel. elini uzatmış. Ben o eli öpmüşüm. Ben ona nasıl vefasızlık ederim. Otur oturduğun yere sakın çirkinsin kendi çirkinliğini biliyorsun. Dalmışsın heva heves çukuruna. Dalmışsın nefsaniye. Şeytaniye kendini güzel göstermeye çalışma sende ilm-i ledün iyisinin noktasının zerresi yok kendinde ilm-i ledün varmış gibi gösterme sende güzelliğin esamesi yok. Sen kendini güzel görüp de. Caka satanlardan olma sen tövbe edip zikreden afed af dileyenler ol sen.

Yakup’un yolunu seç çünkü. Yakup’un yolunu seçmezsen bu dünyadan kör olup. Gidenlerden olursun. Hani bu dünyadan kör gidenler mana olarak öbür dünyada da kör olarak halk olacaklar. Sen bu dünyada mana gözünü açmanın yolunu ara bir güzel. Bul o güzelin elini öp dizinin dibinde otur o güzelin yolundan git güzelin hürmetine. Sen de geçenlerden olursun dedi. Allah resulüne dedi sahabeden bir kimse biz dedi. Senin yaptığın amele yetişemeyiz. Ama biz seninle beraber olmak istiyoruz kişi sevdiği nir kişi sevdiği lir kişi sevdiği lir dedi.

Yusuf yüzlü bul da bir. Yusuf yüzü bul onun elini sıkı tut da yürü seviyormuş gibi yapsan da onun elini tut. Yürü geri kalma. Hani başka bir sahabe geldi ya dedi ki bu amelleri işleyemiyor ama onları seviyorsun dedi ya sen. Onları sevdiğin için o ameli işlemez dahi onlardan sayılırsın dedi. Sen onlardan sayıl bir. Yusuf yüzlerinin. İçine otur da onlardan sayıl ama kendince kendini bil de ki ben nasıl bir sevap işedim. Ben nasıl bir dua aldım beni manada kim başıma okşadı da ben bir.

Yusuf yüzlülerin arasına. düştüm ya rabbi sana. Sena ediyorum de. Allah’a hamdet ona yalvar yakar ya ben bu mutluluğa nasıl eriştim de bana lütfettin. Bana ikram ettin bana ihsan ettin sen beni bunların içine koydun de sakın nefsini uyup da kendini kibir dünyasına atma. Allah muhafaza eylesin. Yusuf’a karşı nazlanma güzellik iddia etme bir mürşid-i kamilin önüne oturduğunda nazlanma ona mürşid-i kamillik taslama ona bilgiçlik taslama ona biliyormuşum gibi gösterme kendini havalara uçurma haddini bil haddini bilmek en büyük ilim dilini tut haddini bil dilini tutup haddini bilmezsen orada.

Bırakmazlar seni ancak edepli olanlar yol alır ancak edebini muhafaza edenler orada oturur. Yakup çasa niyaz etmek ve. Ah eylemekten başka bir yapma. Sana nasihat sen yakupça ağla inle yalvar. Yakar gözün. Rabbim bizi onlardan eylesin amin. Pir diyor ki hani. Dudu öldü numarası yaptıydım niyazlı. Sen de niyaz ve yoksullukta kendini ölü. Dudu öldü numarası yaptı. Sonra özgürlüğüne kavuştu ya sen de diyor dudunun ölümün manası niyazdan. Sen de öyle yap diyor özgürlüğüne kavuş bu ruh bu.

Tenden çıksın bu ruh bu. Tenden çıkaraktır kavuş diyor. Allah bizi onlardan eylesin amin. İsa’nın nefesi seni dirilsin kendisi gibi güzel ve mutlu bir hale getirsin buradan devam edeceğiz bir nokta işaret edeyim geçeyim. İsa ne yapardı. İsa’nın en büyük mucizelerinden birisi neydi. Ölüyü diriltmek. Ölüyü diriltmek. Yusuf yüzlü zamanın. İsa nefesini bul da git o sana bir hu desin de sen yeniden manen. Allah bizi. onlardan eylesin amin. Fatiha salavat. Amin şimdiden ramazanların mübarek olsun.

Hak ramazanın sonunda beratını alanlardan eylesin amin. Hakk’ın cemaline. Nail olanlardan eylesin amin oruçla alakalı çok sohbet ettik çok söyledik yine böyle. İnceden bir dokunu vereyim uykuya ve yemeğe. Oruç tutt durmayın dillerinizi muhafaza edin dillerinizi muhafaza edin ve orucu. Ölüler gibi tutun dilinizi muhafaz ederseniz. Ölüler gibi oruç tutarsınız ölü günah işler mi işlemez günah işlemekte ölü gibi olun. Ramazan boyunca kendinizi daha da böyle mana alemine koyun kur’an-ı.

Kerim okuyun bu konuda kardeşleri zayıf görüyorum biraz kur’an-ı. Kerim okuyun yapabilirseniz ramazanın en büyük sünnetlerinden birisi mukabelede takip etmeye gayret edin. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretlerinin. Ramazan’da en büyük iki sünneti vardı birisi. mukabeleyi birisi itikafı. İlk zamanlar. İlk 10 gün sonradan ortadaki 10 gün sonradan sondaki 10 gün itikaf yaptı ve sonradan. Son 10 günde itikafta. Mukim kıldı. Kadir gecesini itikafta karşıladı.

O yüzden bütün. Ramazanınız itikaf gibiymiş geçirin öyle geçirin ve oruçlarınızı düzgün bir şekilde tutun böyle dillerinizi muhafaza ederekten çokça zikredin çokça kur’an-ı. Kerim okuyun çokça. Tövbe edin zekat verecek olanlar. Ramazanda zekatlarını hazırlayıp versinler daha sevaptır tasadduk edin zekat veremeyecek. Seniz dahi. Mümkünse her gün küçük tasadduk edin haliniz vaktiniz bir kişiyi doyurmak gibi bir kişiye iftar ettirmek gibi bir kişiye iftarlık vermek gibi herkes haline göre herkes durumuna göre.

Ama böyle küçük günlük böyle günlük o günü sadakası geçirme o günü. Duasız geçirme o gününü zikirsiz geçirme o. gününü kur’ansız geçirme bakın kur’ansız geçirme ramazanı bir sayfa da olsa oku. Fatiha olsa da oku muhakkak oku bir oku. O sünneti işle o sünneti işle yapabilenler mukabele yapabilenler yapamayanlar kendilerince bir sayfa olsa. Yarım sayfa olsa veya iki sayfa 3 sayfa kendinizi virt edin 5 sayfa her gün okuyun derslerinizi iyi takip edin zikirlerin teravihler kaçırmamaya gayret edin teravih 2 4 6 8 10 12 16 18 20 2’den 20’ye kadar ama ortası ne 8 rekat.

Allah resulü sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretleri genelde 8 rekat filan kıldırmış ilk kıldırdığı da 8 rekat kıldır zaten ha 8 rekat 20 rekat harika. Ama nefsin yetmedi 8 rekat bari kıl yetmedi 4 rekat kıl o teravih sünnetini yerine getir. Hatta kaza borcun var teravih yerine kazaya. Niyet et yalnız camide yapamazsınız camideki teravihe niyet ediyor. Çünkü değil mi hocam teravihe niyet ediyorsunuz onu. Mesela sen şöyle de di diyebilirsin arkamda kaza namazı kılacak.

Olanların da ama olmaz arkadaki hangi kazayı kılacak ki yok teravihe niyet ediyorsunuz hangi camiyi senin. Veysel karahane inşallah orada 20 rekat mı kılıyorsunuz 20 Tamam gelelim bir gün senin camiye. İnşallah ya pazar günü başlıyor değil mi. Yarın akşam başlıyor. İnşallah yarın akşam gelmeye gayret edeyim senin camiye. İnşallah teravihi orada kılmaya gay nerede. V karar nerede bilmiyorum ki nerede atıcılardan kalan var mı. Bilen ben çok bildim ya orası değil diyor.

Durun bir saniye ha ben. Yasin telefon dükkanını biliyorum ya anan ne. kadar çok hiçbir bilmiyormuşum. Ya ben ha gruba konum atın. Helalim var. Salim ya teknik. Adam oluyor teşekür ederiz. Tamam inşallah. İnşallah pazar günü akşam teravihi. Sen de kılmaya gayret edelim inşallah. Allah’tan bir gelmezse teravihler o yüzden dikkat edin ders yaptığınız yerlerde 4 rekat 8 rekat teravih kılın bunu ihmal etmeyin perşembeleri muhakkak teravih kılınacak geçen sene kılınıyordu.

Aga kılınıyor değil mi. Pazartesileri de kılıyorsunuz orada. Evet teravihler amana önceden. Bizim çocuk çocukluğumuzda. Kadınlar da evlerde toplanır teravih kılınırdı hanefiler buna fetva vermişler. O teravih kılacak kadın böyle bir adım kadınların önünde dururdu tekrar söylüyorum hanefiler. Buna fetva vermişler öyle teravih kı kılarlardı. Bizim çocukluğumuzda. Evet böyle. Neydi şeyin. Dinç’in nenesi vardı ya hö aşin evinin karşısındaydı. Allah iyiliğini versin ya senin ya lan.

Bayındır’dan ne sorsam sana diyorsun ki hatırlayamadım. Kemal vardı ya. Kemal nenesi nenes sinin adı neydi. Kemal’i de mi hatırlayamadım ş. Bayındır’dan birisi yazmıştır şimdi ana. Bayındır’dan da kimse demek takip etmemiş bugün. Eyvah yandı. Bayındır neydi hocaydı kadın ya değil la havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azim o kadınca kıldırıyor teravih o kadını da neden unutmuyorum şundan unutmuyorum. Ondan sonra bak ya. Ya gözünü seveyim ya. Bayındır herkes akıllı olsun herkes bu kadar kıdış.

Evet ama bu kadın böyle sufiyi dervişi melamiye. İbrahim mahallesi’de ilk. Zikrullah yaptıracağım zaman bütün herkesi çağırdık. Biz şeye camiye. Apollo la ilan ettirdim. Hasan özbak’ın ruhuna mevlut okutulacaktır diye herkes toplandı. Kadınlar da geldi. Annem dedi herkese söyleyeyim herkesi davet et dedim. Herkes geldi taktı takıştır dı bizim orada mevlütler düğün gibi oluyor yeni gelinler ne kadar altın takım taklavat varsa takıyorlar iğneli oyalı. Evlenecek olan genç kızlar da onlar da böyle işte beni de böyle beğensinler deyip onlar da takıp taktırıp geliyorlar üst kat böyle full yeni gelin evlenecek ve evlenmiş olanlar hısım akraba.

O da oradaymış. Zikrullah başlayınca yukarıda bir çalkalanma olmuş kadınların arasında kadınlara demiş oturun. Allah’ı zikredin demiş. Aferin demiş. Mustafa demiş. Dost doğru yola girdi demiş oturun bakalım hepiniz demiş o da hoca herkes biliyor onu herkes oturmuş. Tabii o gün oldu o normalde anamın. da hocasıydı. Ya tabii ertesi gün dedi. Oğlan 10 numara olmuş benden için hani. Zikrullah gitmişti. O kadıncağız yapardı. Ne o teravih kıldırır toplanır lardı böyle mahallede işte yarın filancanın evinde ertesi gün filancanın evinde ne güzelmiş ya bunlar böyle kadınlar orada toplanır 1520 kişi orada.

Normalde yaparlar. Hani teravih kılarlardı kadınlar işte dua ederler salavatı. Şerifi okurlardı çocukluğumuzdan biliyorum ben bunları ve böylece. Hani ramazanı böyle kadın lar da kendi aralarında teravih kılarak. Tan mahallede dolaşarak tan teravihler kılarlardı 30 Ramazan. Herkes bir evde böyle mahalleden mahalledekiler böyle sıraya girerdi. Yarın bende ertesi gün bende ertesi gün bende teravih kılarlardı. Rabbim hepsini de affeylesin amin. Çünkü onlar öyle din bilmedikleri halde bu tip şeylere sahip çıkarak dini ayakta tuttular.

farkında değillerdi ama dini ayakta tuttular dinle alakalı insanların bağı kesilmedi teravihle alakalı insanların bağı kesilmedi oruçla alakalı insanların bağı kesilmedi. Şimdi bu yeni yetme selefiler. Hani bunlara hepsini de bidat deyip atıyorlar ya bu insanlar bu tip dini ritüellerle ayakta kaldılar dinlerini ayakta tuttular. Allah bizi affetsin. Amin inşallah haklarınızı helal edin hel ed da helal olsun. Selâmün aleyküm. Aleykümselam.


Kaynak

Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı yukarıdaki YouTube oynatıcısından izlenebilir.

İlgili Sohbetler

Bu konuyla ilgili diğer sohbetler: GÜRSU Kutlu Doğum Programı – 19 Nisan 2013, KONYA Yunak Kutlu Doğum Programı – 5 Nisan 2013, KADİR GECESİ / SEMA / DUA 27.04.2022. Tasavvuf geleneğinde bu konular ele alınmaktadır.

İlgili Sohbetler