Var olmak, varlığın özünde olması gereken bir şeydir konusunda Mustafa Özbağ Efendi sohbeti. Bu yazıda Var olmak, varlığın özünde olması gereken bir şeydir hakkında tasavvuf perspektifinden önemli bilgiler ve değerlendirmeler bulacaksınız. Ontolojik eleştiriler, ontolojik argüman tanrı tanımı gereği vardır. Birçok filozof tarafından bir kelime oyunu veya mantık hatası olarak görülmüştür. Var olmak bir varlığın özüne eklenen bir özellik değildir. Var olmak bir varlığın üzerinde Allahsa bu söz konusu.
Var olmak bir varlığın özünde olması gereken bir şeydir. Yoksa biz var edeni tanımamış oluruz. Var edileni de tanımayız. O zaman ben normalde bir var eden bir de var edilen olarak görürüm. Ben panteist değilim. Her şey o değil benim için. Ben ondan bir parça değilim. Varlığın herhangi birisi ondan bir parça değil. Bir var eden var. Bir de var edilen var. Ama bu noktada bir kimse eğer ki var olmak varlığın özüne eklenen bir özellik değildir dediğinde o zaman o kimse kendisini de inkar eder.
Var olmak, varlığın özünde Hakkında
O zaman bu ana kadar gelen soruların hepsi de hiçe gider. Sebep sen yoksun ki bu soruların nereden geldi? Sen yoksun ki bu düşüncen nereden geldi? Kendi kendisini inkar etmektir bu. Bir var eden var, bir de var edilen var. Biz bu noktada var edileni de var edeni de kabul ediyoruz ve hesaba kitaba çekileceğimizi de kabul ediyoruz. O yüzden normalde varlığın kendi üzerinde varlık tecellisi vardır. Yani var eden, var edenin kendisi varoluşu vardır. Yani onun normalde varoluş dedim sonradan oluşma gibi değil.
Var olmak, varlığın özünde ve Önemi
Var ki bir şey yarattı. Yarattığı şey de var edilen. Bütün her şeyi yarattı. Bütün her şey onun var ettiği bir şey. O yüzden varlığı ancak varlığıyla açıklanır. Bu mümkün değil. Başka tırl.
Kaynak
Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı yukarıdaki YouTube oynatıcısından izlenebilir.
İlgili Sohbetler
Daha fazla bilgi için Tasavvuf hakkında kaynaklara göz atabilirsiniz.