Allâh Saklı, Gizli Değildir
Allâh saklı, gizli değildir. O’nun varlığı kâinâtın her köşesinde apaçık görünür. «Şüphesiz Allâh, hiçbir şeyi gizleyemez; gökte de, yerde de» (Âli İmrân 5). Gizli olan — insanın akıl gözü; eğer kalp temizse, akıl perdeleri kalkmışsa — Allâh’ın tecellîleri her yerde görünür. Mü’min Allâh’ı arayan değil; her yerde gören olmalıdır. Bu sahih bir tasavvufî perspektiftir.
«Allâh Gizli mi?» — Yanlış Soru
«Allâh gizli mi, neden görünmüyor?» — yanlış sorudur. Allâh gizli değil; aksine her yerde aşikâr. «Hangi tarafa dönerseniz Allâh’ın yüzü oradadır» (Bakara 115). Gözüm gözünü göremem; çünkü göz başkasını görmek için. Allâh ise — her şeyin Hâlik’i; her şeyde işâreti var.
Gizli Olan — İnsanın Gözleri
Gizli olan — insanın kalp gözleridir. Mü’min günah, gaflet, dünyâ sevgisi ile kalp gözünü kapatmıştır. Bu kapalı göz Allâh’ı göremez. Tasavvufun amacı — bu kalp gözünü açmaktır. «Kalplerinin üzerinde paslar vardır» (Mutaffifîn 14); paslar kalkınca — Allâh’ın azameti her yerde görünür.
Tecellî — Her Yerde
Allâh’ın tecellîleri her yerde. Bir gülün açışında — Cemâl sıfatı. Bir yıldırımın çakışında — Celâl sıfatı. Bir bebeğin doğumunda — Hâlik sıfatı. Bir savaşın bittiğinde — Selâm sıfatı. Bir lokmanın bereketinde — Rezzâk sıfatı. Mü’min bu tecellîleri okumayı öğrenmelidir.
Sufî Görüşü — «Kıbleyim Sensin»
Sufî görüşünde «Hangi tarafa dönsem, Sen oradasın» kavramı vardır. Mevlânâ, Yûnus, İmâm Rabbânî — hepsi bu görüşü ifâde eder. «Allâh her yerde» demek panteizm değil; tecellîlerin her yerde olması demek. Allâh kâinattan ayrıdır; ama ondaki her şey O’nun yaratışıdır.
Görmemenin Sebepleri
Görmememin sebepleri: 1) Gaflet — Allâh’ı düşünmeme alışkanlığı. 2) Günah — kalbe gelen kararma. 3) Dünyâ sevgisi — dünyâya odaklanma. 4) Materyalizm — «her şey madde» eğitimi. Bu engeller kaldırıldıkça — görme açılır.
Zikrullâh — Görme Eğitimi
Zikrullâh — kalbi Allâh’ı görmeye eğitir. Sürekli «Allâh, Allâh» demek — kalbe Allâh’ı yerleştirir; her olayda O’nu aramaya alıştırır. Yıllar geçtikçe mü’min «her şeyde O’nu görür» hâline gelir. Bu — sufînin hâli.
İhsân — Görüyormuş Gibi
Cibrîl hadîsinde Hz. Peygamber «İhsân, Allâh’ı görüyormuş gibi ibâdet etmendir; sen O’nu görmesen de O seni görüyor» buyurmuştu. Bu ihsân — görmenin başlangıcı. Mü’min «Allâh beni görüyor» bilinciyle yaşar; sonra «Allâh her yerde görünür» mertebesine yükselir.
Niyâz — Görme Açılması
Niyâz: «Yâ Rab, gaflet ve günah paslarını kalbimden gider. Allâh’ı her yerde görmemi nasîb et. Kâinâttaki tecellîlerini okuma ferâseti ver. Sufîlerin ‘her yerde Sen’ makamına ulaşmamı nasîb et. İhsân hâli ile başlayıp daha derin görüş seviyesine yükselmemi nasîb et.» Allâh muhâfaza eylesin; bizi her yerde Allâh’ı gören mü’minler eylesin.
Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Tecellî, İhsân, Kalp Gözü. → Tasavvuf Sözlüğü