Sevgi

Uyanık olmak,iman edip iyi ameller işlemek, günahlardan uzak durmaktır, insan se

Uyanık olmak konusu, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbetlerinde ele alınan önemli bir tasavvuf meselesidir. Bu sohbette Uyanık olmak hakkında derinlemesine bilgiler paylaşılmaktadır.


Efendim uyanık olmak nedir Yani bir kulun uyanık olması Hani bu alemde Cenabı Hakk’ın yaratmış olduğu her nesle o yaratılıştaki o sürekli O süre gelen sonsuz aksiyon içerisinde o şeyi her şeyi anlaması ya da kavraması idrak etmesi bir şey midir Efendim sürekli uyanık kalmak mıdır ya da uyanık olmak mıdır böyle bir şey var hadi Kutsi Davut Aleyhisselam’a hitaben söylemiş Hazreti peygam Hazreti Allah Celle Celalühü Ey Davut uyanık ol diyor Ey Davut uyanık ol sözünü sufiler de kendilerine ölçü etmişler Çünkü Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri bunu naklediyor bize geçmiş ümmetlerden ve geçmiş peygamberlerden böyle olunca oradaki uyanıklığı sufiler genel olarak vel Asri suresine bağlarlar Ben kendimce öyle bağlarım Bismillâhirrahmânirrahîm vel Asri innel insan husrin Bütün insanlar hüsrandadır o zaman hüsranda kurt uyanık olanlar Ancak hüsranda kurtulurlar bu da nedir iman etmektir Salih amel işlemektir hakkı ve sabrı tavsiye edenler müstesnadır uyanık olmak o kimsenin iman edip iyi ameller işlemesi günah kebirden uzak durmasıdır ancak gaflet uykusuna gaflet uykusunda olanlar günah kebal işlerler gaflet uykusunda olanlar günahla iştigal ederler o sufiler o gaflet uykusundan uyanıp Hani uyanık ol dest durunca uyanıp Büyük günahı kebal Erden uzak dururlar günahı kebal Erden uzak dururlar her türlü günahtan uzak durup farzları yerine getirmeye çalışırlar uyanık olmak o bunun Tabii bir zemin Hani ilmel yakin ve şeriat hakikat e daireleri var ama biz genel olarak bunu böyle konuşalım Yoksa uyanık olmak Bunun bir üst Zirvesi var Onun bir üst Zirvesi daha var var yani onun son Zirvesi Hani o kimsenin uyurken dahi Allah’ı zikretmesi kalbinin uyumaması Yani bir kimse Normalde yattı uyudu kalbi de onun uyudu ama eğer öyle bir hale geldi artık Onun kalbi uyanık vücudu uyur halde olsa dahi asıl uyanıklık odur Biz zirvesini Söyleyelim de efendim ama Bunun temeli nedir Bir kimsenin Kur’an sünnet tesinde haramlar uzak durup farzları yerine getirip nafilelerle Allah’a yaklaşmaya çalışmasıdır ama uyanıklığın bizim gibi vasat Kullar için ileriye doğru yöneli o kimsenin vücudunun uyurken kalbinin uyumaması zor ve meşakkatli bir yol mu babacığım hiçbir yol kolay değildir bütün yollar kolaydır kestirmeler var mı efendim bütün yollar hem uzundur hem kestirmedi Yani bunu Normalde bir kimsenin bu konuda kendi istidadı ve kendi e hareket kabiliyeti neyse onu yapar yani bir başkasına kestirme gelen yol bir başkasına çok uzun gelir veya birisi çok kestirmeden gider Yakar telleri öbürkü yakamaz telleri onun Yolu Uzar bu Normalde buradan Ankara’ya gitmek herkesin vasıtası göre değişir ki Yol aynı Yol buradan Ankara’ya gidecek yani çok özür dilerim Kaan arabasıyla da Ankara’ya gidecek işte otobüsle de Ankara’ya gidecek trenle de Ankara’ya gidecek kendi arabasıyla da Ankara’ya gidecek Öbürkü de aç Gözünü yum gözünü yapacak Ankara’ya gidecek Hepsi de Ankara’ya gidecek bu yolun uzaklığı kısalığı diye bir şey yok Ankara orada Cenabı Hak ayeti kerimede ben size Şah damarınızdan daha yakınım demiş Bütün her şeye demiş mi demiş damarından daha yakın olan bir Allah’a Biz ne hangi noktada ne kadar yakın gideceğiz Ne kadar uzak gideceğiz bu bizim kendimizle alakalı o buradaki cemaatin hepsine şeyhti mürit Mürşit Nakip nikab baydi halifeyi de ayırmadan şah damarından daha yakın o yakınlığı Biz ne kadar hissettik ne kadar hissetmedik bu önemli biz onu ne kadar yakın gördük ne kadar uzak gördük bu önemli Biz Ya Rabbi dediğimizde çok uzak Uzaktaki bir Rabba Eee dua ettik Ondan istedik yoksa şah damarından daha yakınım dediği rabden mi istedik buradaki Rab değişmedi bizde değişkenlik var Efendim bu sizinle de aynı mıdır mesela hani Allah Şah damarınızdan daha yakındır diye ayeti kerime de yanlış at Cenabı Hak ayırmam Allah Adil İsmi Şerifi ile adalet sahibi ayeti kerimede ben size Şah damarınızdan daha yakınım diyorsa sana da bana da peygamberine de velisine de şeyhine de daha yakın Peki efendim biz sizinle nasıl yakınız Bu arkadaşların aynı sevgilileriyle bağlı mesela Efendim bazen yalnız kaldığımız ya da bir anda Yani o an mesela sizi göremesek de Hani bazen Efendim Belki böyle hani şey gibi olacak mesela sizinle konu eend Hani o an Tabii Hayal ediyoruz falan ama yani o an sizi sizin bizi duyduğunuzu vesaire falan hani sanıyoruz Efendim Bunda bir sıkıntı var mıdır hocam Efendim bipolar bozukluk falan gibi bir şeyler geliyor yok Hayır burada herkesin Az önceki Allah’a yakın hissedip hissetmemesi nasıl bir kimsenin kendi şahsına bağlıysa Bu da aynı yani bir kimsenin bir Üstadı sevme Üstada bağlılığı Üstada itaati o kimsenin kendisine ait bir şey herkesin bağlılığı aynı olacak diye bir kaydı yok Herkesin itaati aynı olacak diye bir kaydı yok Herkesin sevgisi aynı olacak diye bir kaide yok orada herkes kendince bağlılığı sevgisi itaat Ben onların hepsinin başına sevgiye bağlarım bir kimse sevdiği kadar bağlıdır bağlı olduğu kadar itaat eder Yani sevmekle alakalı sufilik sevginin üzerine kurulu Çünkü ya bir kimse bir Üstadı ne kadar seviyorsa o kadar itaat edecek o kadar bağlı olacak Bunu Allah affetsin sufilik hayatımda bunun çokça örneklerini yaşamışım herkes Sufi herkes derviştir herkes ders Almıştır O üstattan sıkıntı değil ama Herkes sevdiği kadar bağlanır ve o kadar itaat eder bir kimse kendini çok seviyor olarak görebilir bu ikili ilişkilerde de aynıdır karı koca ilişkilerinde de aynıdır çocuk anne baba ilişkilerinde de aynıdır ki değişmez bir şey iki arkadaş ilişkisinde de aynıdır sevdiği kadar o kimse bağlıdır bağlı olduğu kadar itaat eder bak bu hayatınızda şey olsun netir olsun karşınızdakini değerlendirirken bu veçe değerlendireceksiniz bu sevmiyor manasını değil bu şuna bağlı Kimisi işte böyle eee bir yudumda sarhoş olur öbürkü Ondan sonra der ki ya raflarda Ne kadar varsa getirin İkisi de içki içti Öyle değil mi bu onun gibi bir şey herkes burada kendi istidadına göre Bu sufilik enteresan bir şeydir o insan neden bu kadar sevdin veya neden bu kadar sevmedin deme lüksü yoktur Ben o istidadın gelişeceğine inanıyor muyum Evet ama mesela Muhyiddin İbn Arabi hazretleri onu ayağını sabite Bağlar der ki ayağını sabit de ne kadarsa o kadardır der biz aya sabite ii bilmiyoruz Öyle olunca biz deriz ki sevdikçe sevmek gerek sevdikçe sevmek gerek içtikçe içmek gerek Biz Ben ayağını sabite ii bilmiyorum orada nedir ne değildir bir başkası bir Derviş için bilmiyorum ben onu o yüzden ben benim tavsiye edeceğim yol O bir kimse Allah’ı sevdikçe sevecek sevdikçe sevecek resulünü sevdikçe sevecek sevdikçe sevecek üstadının sevebildiği yere kadar sevecek yol bu hani Allah’a itaat edin Resulüne itaat edin sizden olan Emir sahiplerine itaat edin Burada iş hem bir siyasi tarafı var Sizden olan Emir sahiplerine itaat edin öbür taraftan da sufiler bir Üstat olarak görürler Üstadı da itaat edecek o kimse iyi ama sevdiği kadar yapar ki bak sevdiği kadar yapar O yüzden Üstat yani birisinin kalbini çıkarıp da yeniden yıkayıp Ben onun kalbine tekrar yaraya koymaya böyle bir gücüm yok ki benim.

İlgili Sohbetler

Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için Tasavvuf – Vikipedi sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

Uyanık olmak konusunda Mustafa Özbağ Efendi’nin bu değerli sohbetini dinlemenizi tavsiye ederiz.