Ülkemizde Şehirleri Ovalara Kuruyorlar — Ovalar Deprem Görecek Olan Yerler
Ülkemizde şehirleri ovalara kuruyorlar — hâlbuki ovalar deprem görecek olan yerlerdir. Verimli tarım toprakları üzerine binalar dikiliyor; insanların hayâtî gıdâ kaynağı azalıyor. Deprem zamanı bu yumuşak zeminli ovalar çok zarar görür; yerleşim yerleri yıkılır. Bu plânlama hatası gelecek için büyük bir tehlikedir. Mü’min bu meseleyi tahlîl etmeli; ülke yönetimine duyarlı olmalıdır.
Ovalar — Verimli Toprak
Ovalar binlerce yıllık birikimle oluşmuş verimli topraklardır. Bu topraklarda buğday, sebze, meyve yetişir; halkın gıdâsını sağlar. Allâh’ın insanlara verdiği nimet. Bu nimet üzerine beton dökmek — nimetlere nankörlüktür. «Allâh’ın nimetinden sayamayacağınız kadar var» (Nahl 18); ama nimet kullanım da sorumluluk getirir.
Deprem Riski — Bilimsel Gerçek
Ovalardaki deprem riski bilimsel bir gerçektir. Yumuşak zemin deprem dalgalarını büyütür; binaları daha çok salar. Sert kayalık zeminler daha güvenli. Modern jeoloji bunu açıkça gösterir. Ovalarda bina kurmak — yüksek riski göze almaktır. Yöneticiler bu gerçeği görmezden geliyor.
Marmara, İstanbul Gerçeği
Türkiye’de Marmara, Çukurova, Bursa ovaları — büyük yerleşimler. Geçmişteki depremler (1999 İzmit, 2023 Kahramanmaraş) bu ovaların ne kadar tehlikeli olduğunu gösterdi. On binlerce can kaybedildi; milyonlar evsiz kaldı. Bu kayıplar sâdece doğa âfeti değil; kötü plânlamanın sonucu.
Tarım Topraklarının Kaybı
Tarım topraklarının betona dönüşmesi — gıdâ güvenliği için tehlikedir. Türkiye eskiden tarımda kendi kendine yetiyordu; şimdi ithalata bağımlı. Bunun bir sebebi de tarım topraklarının azalmasıdır. Müslüman bir ülkenin gıdâ bağımsızlığı için tarım toprakları korunmalıdır.
Doğru Yerleşim — Kayalık Zeminler
Doğru yerleşim yerleri — sert kayalık zeminlerdir. Eski Anadolu yerleşimleri (Kapadokya, Doğu Anadolu yamaçları, bâzı eski şehirler) — kayalık zeminlerde kuruldu. Bu yerleşimler depremde daha iyi dayandı. Modern şehir plânlaması bu eski hikmeti unutmuş; ovalara büyüme eğilimine girmiştir.
Allâh’ın Sünnetullâhı
Allâh’ın sünnetullâhı (tabiat kanunları) değişmez. Depremler olacak; zeminler dayanıklı olmalı. Bu fizikî gerçeği inkâr etmek — gerçeği inkâr etmek demek. «Sünnetullâhda bir değişme bulamazsın» (Fâtır 43). Mü’min Allâh’ın koyduğu tabiat kanunlarına saygı duymalı; ona göre plânlamalı.
Bireysel Sorumluluk
Bireysel olarak mü’minin sorumluluğu: Ev seçerken zemini bilmek; depremi düşünmek; tarım topraklarına yapı yapmamak; sosyal medyada bu meseleleri konuşmak; siyâsetçilere bu konuda baskı yapmak. Bu küçük adımlar — bir araya gelince — büyük etki sağlar.
Niyâz — Bilinçli Vatandaş
Niyâz: «Yâ Rab, bizi bilinçli vatandaşlar eyle. Ovalara şehir kurmanın hatâlarını görme ferâseti ver. Tarım topraklarını koruma duyarlılığı ver. Deprem riskini ciddiye alan bir Müslüman eyle. Yöneticilere bu konuda hakkı söyleyen bir cesâret ver. Ümmetimi gelecek âfetlerden koru. Gıdâ bağımsızlığımıza tekrar kavuşmamızı nasîb et.» Allâh muhâfaza eylesin; bizi sünnetullâha saygılı bir ümmet eylesin.
Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Deprem, Tarım, Sünnetullâh. → Tasavvuf Sözlüğü
Ek kaynaklar:
- Kur’an-ı Kerim, Nahl 16/125; hikmet ve güzel öğütle davet ilkesi.
- Kur’an-ı Kerim, Ahzab 33/21; Resulullah’ta güzel örnek oluşu.
- Nevevi, Riyazü’s-Salihin, takva, ihlas ve güzel ahlak bölümleri.
- İmam Gazali, İhya-u Ulumi’d-Din, kalp terbiyesi, ahlak ve ihlas bölümleri.
- Buhari, İman ve Rikak bölümleri, niyet, ihlas ve ahlak rivayetleri.
- Müslim, Birr ve Sıla bölümü, güzel ahlak ve kardeşlik rivayetleri.
- Tirmizi, Birr ve Sıla, zühd ve deavat bölümleri.
- Nevevi, Riyazü’s-Salihin, ihlas, takva, zikir ve güzel ahlak bölümleri.
- İbn Hacer el-Askalani, Fethu’l-Bari, ilgili Buhari rivayetlerinin şerhi.
- Kuşeyri, er-Risale, tasavvuf adabı, hal ve makamlar bahisleri.