İlim

Sohbetlerini parayla verenden, Allah’ın dini parayla satandan daha zalim bir kim


Kıyamet gününde en şiddetli azap görecek kimse ilminden istifade edilmeyen alimdir. Alim müftü olmuş. Müftüyse alim demektir. Uyduruktan müftüse söyleyecek lafım yok. Nasıl uyduruktan? Yani böyle işte rüşvetle onu kayırmayla ayırmayla müftü olmuş. Müftü demek, alim demek. İlminden istifa edilmiyorsa yani kürsüye çıkıp Kur’an ve sünneti anlatmıyorsa bana dayatılan, tasarlanan bir din anlatıyorsa ne profesör nerede? ilahiyatta, alim hükmünde o bana Kur’an ve sünneti nakletmiyorsa, anlatmıyorsa, o topluluk topluluk ev ev gezip dini tebliğ etmiyorsa, ilminden insanları faydalandırmıyorsa, bir kitap

yazıp kitabını da ücretini yüksek tutup öğrencilere de benim kitabımdan alacaksınız, soruları oradan soracağım diyorsa ve bütün öğrencilerini o kitabı almaya mecbur kılıyorsa ve sorularını kendi yazdığı kitaptan da soruyorsa hırsız ve zalim. Daha ilerisi gidip sohbet yapacak olduğu dersin notlarını, dersin notlarını böyle bir tefsir yapan, teksir basan bir yayınevi veya kitapçıyla anlaştıysa ders notlarını ilahiyatçılar yapıyor bunu. Sohbetlerini parayla verenden, Allah’ın dini parayla Sohbeti Okuldaki ders notları filanca kırtasiyecide oradan alabilirsiniz deyip o kırtasiyeciden ders notlarını satıyorsa ondan

daha zalim bir kimse yok. Ondan daha zalim bir kimse yok. Allah’ın dinini parayla satandan daha zalim bir kimse yok. Sohbetlerini parayla verenden daha zalim bir kimse yok. Çıkıp iki tane hadis okuyup, çıkıp iki tane sahabeden menkübe anlatıp bundan yıllar önce yarım saatlik sohbetini 7.000 liraya yaptıysa o kimse, Bir gecede 3 tane belediye dolaşıp 3 tane belediyeden yedişer bin lira alsa bir gecesini bundan 15 yıl önce filan 20.000 liraya getiriyorsa yatacak yerde nasıl yaşayacağını bilmiyorum. ilmini paraya

devşirenler, dervişliğini paraya devşirenler, şeyhliğini paraya devşirenler, zakirliğini paraya devşirenler, manevi olarak tarikattaki makamını paraya devşirenler, bizim dergahımızda da varsa hakkım helal değil. Hakkım helal değil onlara. Onlar yatacak yer bulamayacaklar ve kıyamette en şiddetli azap onlarda. Onlar dil istismarcısı, onlar siyaset istismarcısı. Onlar bürokratın yüz karası. Onlar şeyhlerin yüz karası onlar alimlerin yüz karası. Dışta süste güzel içte berbat. şeytan içlerine oturmuş, töreklenmiş. Hak ve hakikati anlatmaktan uzaklar. Çünkü gönüllerinde tevhit yok. Akıllarında tevhit yok. Fikirlerinde tevhit yok. Onlar

görüntüde Allah’a kul. Görüntüde hakikatte onlar birer mahluk. Yalancı, hasis, hayvandan daha aşağı bir mahluk. çünkü dünya üzerinde iki sınıfı insan vardır. Üçüncü sınıf yoktur. Bir Kur’an ve sünnete tabi olmuş, sımsık ona yapışmış müttakiler. İki şeytanın taraftarları. Ortası yoktur. İslam’da ortası yoktur. Yeah. İlgili Sohbetler Dergah olarak öğretimiz, dört kapı kırk makamın üzerine kuruludur Ey güzeller güzeli bize yeni bir can ver, eski candan bıktık usandık Yediğiniz içtiğiniz helal ve temiz olacak Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için Tasavvuf

– Vikipedi sayfasını ziyaret edebilirsiniz. Sohbetlerini parayla verenden, Allah’ın dini parayla konulu bu sohbet Mustafa Özbağ Efendi tarafından gerçekleştirilmiştir. Daha fazla Sohbetlerini parayla verenden, Allah’ın dini parayla sohbeti için sitemizi takip edebilirsiniz.


Kaynak

Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı: https://www.youtube.com/watch?v=wCn5hRx9M2Q