Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Şeytan ·

ŞEYTAN NEDİR? Mustafa Özbağ Efendi Sohbeti 27.10.2022

Allah geleceğinize hayırlar eylesin. Rabbim hayırınızı yılınızı ömrünüzü hayırlı eylesin rabbim cümlemize ve cümle ümmeti. Muhammedi. Kur'an ve. Sünnet etsin seneye sımsık yapışanlardan eylesin rabbim...


Şeytân Nedir? — Yaratılışı, Üç Etkisi ve Zikrullâh ile Kurtulma Yolu

İnsânlar, peygamberlerin, sahâbîlerin ve büyük zâtların söylemiş olduğu sözleri kendi üzerlerine atfediyorlar. Hallâcı Mansûr «Ene’l-Hak» demiş; o da «Ene’l-Hak» diyecek. İbn Arâbî hazretleri’nin bu tip sözleri var; onları da kendilerine atfediyorlar. Bu şekilde davrananlar taklîtçilik yapıyor; tâbîr câizse papağanlık yapıyor.

«Ene’l-Hak» Demek için «Ene’l-Hak» Hâline Gelmek Gerek

Sen «Ene’l-Hak» hâline gelmedikten sonra, «Ene’l-Hak» demen yalancılıktan başka bir şey değildir. Hz. Ebûbekir radıyallâhu anh hazretleri’nin hâline gelmedikçe, onun sözlerini söylemen de yalancılıktır. Sen önce kendi duânâ îmân et; kendi duânın tecellî edeceğine inanmadıktan sonra, başkalarının sözlerini söylemen anlamsızdır.

Şeytânın Yaratılışı ve Âdem’e Secde Etmemesi

Cenâbı Hak «Ben bir Âdem yaratacağım» deyince, yaratılan varlıktan kendinden daha üstün olacak olan Âdem’e karşı çıkan ve Allâh’ın emriyle bütün cin tâifesine ve meleklere «Âdem’e secde edin» buyurulduğunda, kendi kavmi ve kabîlesiyle birlikte Allâh’ın emrini yerine getirmeyip Âdem’e secde etmeyen varlık — işte şeytândır.

Cennetten Kovulduktan Sonra İntikâm Yolunu Seçmesi

Şeytân, Âdem’e secde etmeyince Allâh ile zıtlaştı, Allâh ile restleşti. Cennetten kovuldu ve Âdem’in yasak olan meyveye yaklaşmasıyla Âdem ile berâber cennetten çıkarıldı. Cennetten kovulduktan sonra «Ben yeryüzünde Senin kullarını saptırıcı olacağım» deyip Allâh ile olan mücâdelesini Âdem’in üzerinde yoğunlaştırdı. Şeytân bilir ki Allâh ile savaşın sonu mağlûbiyettir; ancak Âdem’le mücâdele ederek Allâh’tan intikâmını almaya çalışır. Bu, insânlar arasında da aynıdır: Bir kimseye gücünü yetiremezse, onun oğlu, kızı veyâ eşiyle mücâdele eder.

Şeytânın İnsânlar Üzerindeki Üç Etkisi

Şeytânın insânlar üzerinde üç türlü etkisi vardır. Birincisi fizîkî etki: Âyeti kerîmede «O sizin damarlarınızda dahî dolaşır» buyurulmuştur. Harâma doğru meyl ederiz, harâm şehvete doğru gideriz, içimizde istek olur. İkincisi düşünce etkisi: Küfre düşeriz, düşünce noktasında — Allâh muhâfaza eylesin — fikir olarak bizi etkiler. Üçüncüsü duygu etkisi: Nefsimize hitâb ederek bizi etkiler. O zamân şeytân apaçık bizim düşmânımızdır; bize hem fizîkî olarak, hem duygu olarak, hem de fikirdüşünce olarak tesîr eder.

«Benim İhlâslı Kullarım Üzerinde Senin Hâkimiyetin Yoktur»

Cenâbı Hak buyurmuştur: «Sen Benim dostlarıma, Benim mü’min kullarıma hiçbir zarar veremezsin.» (Hicr 15/42). Bu âyet, şeytânın bütün kullara değil; ihlâstan, dostlukla bağlanmış kullara yaklaşamayacağını gösterir. İhlâs, şeytâna karşı bir kalkandır; samîmî bağlılık, şeytâna karşı bir set çekmektir. Sûfî, ihlâsını ve bağlılığını korudukça, şeytân ona zarar veremez.

Şeytândan Kurtulmanın Yolu: Zikrullâh

Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri buyurmuştur: «Şeytân sizin kalbinizin kapısında, kalbinizin üstünde durur. Ne zamân zikrullâhı bırakırsanız kalbin içerisine girer; size tecellî eder; sizi etkisi altına alır.» Demek ki şeytândan kurtulmanın yolu, Allâh’ı çokça zikretmektir. Duygu olarak, düşünce ve fikir olarak, fizîkî olarak sizde Kur’ân ve Sünnet’in dışına doğru bir hareket varsa, şeytân size galip gelmiştir. Hemen eûzübesmele çekip, kelimei şahâdet getirip onun bu etkisinden kurtulun.

Nefs Mertebeleri ve Şeytânı Tanımak

Emmâre, levvâme, mülhime mertebelerinden sonra mutmainne makâmında oturan bir kimse, şeytânın sûretini görür. Bu, dördüncü makâmın hâlidir. O ana kadar şeytânın varlığını ilme’lyakîn biliyordu; dördüncü makâmda ayne’lyakîn derecesinde delîl teşkîl eder. Beşinci makâmda şeytânın insânlar üzerindeki tecellîyâtını görmeye başlar. Altıncı makâmda artık şeytânı, annesinibabasını tanıdığı gibi tanır; sûret olarak da tanır, karşısına gelen kimsenin şeytânın vazîfesini yapıp yapmadığını bilir. Yedinci makâmda kemâle ermiştir; artık şeytânın nerede ne yaptığını, kimin duygusuna müdâhale ettiğini, kimin aklına ve fikrine müdâhale ettiğini görür.

Kaynaklar: Âyeti Kerîme ve Hadîsi Şerîfler

Bakara Sûresi 2/34: «Meleklere ‘Âdem’e secde edin’ dedik; İblîs hâriç hepsi secde ettiler. O ise direndi, kibirlendi ve kâfirlerden oldu.» A’râf Sûresi 7/17: «Sonra onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım. Sen de onların çoğunu şükredenlerden bulamayacaksın.» Hicr Sûresi 15/42: «Şüphesiz Benim ihlâslı kullarım üzerinde senin hiçbir hâkimiyetin yoktur.» Buhârî ve Müslim’de geçen hadîsi şerîf: «Şeytân, insânın kanının dolaştığı yerde dolaşır.» Ahmed b. Hanbel Müsned’inde: «Şeytân Âdemoğlunun kalbinin üzerine çöker; Allâh’ı zikredince çekilir, gaflete düşünce vesvese verir.»

Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Şeytân, Zikir, Silsile. → Tasavvuf Sözlüğü