Sevgilinin gözünden düşen konusu, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbetlerinde ele alınan önemli bir tasavvuf meselesidir.
onun gözünden ayrı güne gün katan yüzünün vuslatından mahrum bir haldeyken nasıl gece gibi kapkara olmam onun gözünden ayrı yani sevgilinin gözünden ayrı düşmüş gününe gün katan yüzünün vuslatından mahrum olmuş gününe gün katan sevgili in vuslatından mahrum kalmış o haldeyken nasıl gece gibi kapkara olmam ben bu beyitleri biraz böyle farklı kendimce kendi lisanımla yorumlamaya çalıştım sevgili senin güneş gibi cemalinden perdelenir dönün Cemalim oradadır diye sevgili müjdeyi vermişken sen heva hevesine uymuş perdelenmiş onun Cemali senin gözüne güneş gibi iken sen nasıl oldu da onun güneş gibi düştün sevgilinin gözünden düşen onun cemalinden perdel ciğeri kanrevan gönlü kanrevan olur Celal perdesine kahra düşer o Celal perdesi onu Yakar yıkar her yer karanlık olur gözü gönlü görmez olur Eğer sen Cemal perdesinden düşersen Celal perdesine atarlar seni Celal perdesine atarlarsa Sen kendi kendine Kahrın hicranın hüsranın içinde yaşarsın En acısı da onun gözünden ayrı kalmaktır onun gözünden ayrı kalmak demek o seni her an görüyor bilincinden O seni her an görüyor tefekküründe uzak durm andır Eğer o seni her an görüyor bilinci ve tefekkürü ve rabıtası senden gittiyse Evet o zaman o senin gününe gün katan Yani herkes gün içerisinde 24 saatin içerisine ayrı zaman dilimlerinde ayrı Cemal perdelerinde ayrı ayrı perdelerde ayrı ayrı ilimlerde dolaşmanız 100 yıllık 150 yıllık anı yaşasan belki de o Cemal perdesinde bir an Tabiri caizse bütün fezayı dolaşsan güne gün katan odur Çünkü 24 saattir 24 saatte Normal bir insanın yaşayamayacağı şeyleri yaşamaktır ve sen güne gün katan o cemaliyle ortalıkta salınırken Sen onun cemalinden uzaklaştı isan ve Cemal leşem medien ve Cemali sende artık senin perd görünmüyorsa sen Körler oldun o zaman kapkara kapkara olmak Sufi Cemal perdesinden küfür perdesine gitmez Sufi Cemal perdesinden Celal perdesine geçer Celal perdesi serttir şedittir O yüzden Cemali Biz gün ışığına benzetirsek Celali de gece karanlığına benzeriz ve sen gece karanlığına düşmüş olursun Oysa bir an önce senin gecenle gündüzün arasında fark yoktu sen o Cemal güneşinin aydınlığını yaşıyordun ne Tarafa bakarsan bak Onun cemalinin tecelliyat varını görüyordun onlara Mazar oluyordun Ama sen bir an olsun heva hevesine uydun Feryadı figanı bıraktın nefsine uydun o gün perdesinden uzaklaştın hem seviyorum dedin hem de Cemal perdesini bıraktın Tabiri caizse perdelendi E o zaman senin için her yer karanlık oldu.
İlgili Sohbetler
- 11. Allahın her yarattığını sevmek 4 kapı 40 Makam
- Yürüdüğün yolu sevgi ile yürü, ne yaparsan aşk ile yap 18.09.21
- İnsanı yıkan iki sevgi
Daha fazla bilgi için Tasavvuf – Vikipedi
Sevgilinin gözünden düşen hakkında bu değerli sohbeti dinlemenizi tavsiye ederiz.