Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Cömertlik ·

Sana, sen istemeden bir şey gelirse onu geri çevirme, Yapılan her iyiliğin sahibi Allah’tır

Sana, sen istemeden bir şey gelirse onu geri çevirme, Yapılan her iyiliğin sahibi… — Mustafa Özbağ Efendi'nin tasavvuf, ahlâk ve mânevî hayat üzerine sohbeti.


1. Bölüm

Ben bazen derim ya Allâh’tan az istemeyin kardeş. Allâh’tan çok iste. Manevi ilmi çok iste. Dünya hayatı çok iste. Ahiret hayatı çok iste. Ama gelini de dağıt. İsa’nın havarileri gibi edepsizlik yapma. Musa’nın etrafındaki ümmeti gibi vefasızlık, hainlik, edepsizlik yapma. Ağır belki de sözüm. Evet. Musa’nın etrafındaki o Yahudiler Cenab-ı Hakk’ın rahmetine, bereketine, lütfuna, ikramına, ihsanına, ilmine Cenâb-ı Hak cennetten onlara normalde yiyecek göndermesine rağmen onlar vefasızlık yaptılar, hainlik yaptılar, edepsizlik yaptılar, küstahlık yaptılar ve Cenâb-ı Hak cennetten gelen gökten o sofrayı onlardan kesti. onların edepsizliğinden, onların küstahlığından, onların kibirliliğinden, onların zulmünden dolayı kesti.

Onların adaletsizliğinden dolayı kesti. Sonra da dediler zaten ya Musa sen git rabbinle sen savaş. Biz savaşçılardan değiliz dedi. Cenabı Hak onlara 2 saatlik yolu 40 yılda katlettirdi. 40 yıl. Onlar iki günlük, 3 günlük, bir günlük yolu. Rivayetler 4 günlük diyor. 40 yıl bitiremediler o yolu. 40 yıl. Sen Cenabı Hak’tan gelen o lütfu, o ikrama, o ihsana vefasızlık etme. Bir yol bulmuşsun. Yoluna sımsıkı sarıl. Sen en büyük iş olan Zikrullah halakasındasın. Sen orada durmaya, orada tutunmaya çalış. Sen zikrullah’ın ucundan tutmuşsun. Orada tutunmaya çalış. Orada durmaya çalış. Çünkü onun sana veren Allâh’tır. Her şeyi veren Allâh’tır. En büyük verici Allâh’tır. En büyük gani Allâh’tır. Allâh ganidir.

Sizler fakirsiniz der Cenabı Hak. Kardeş sen neyin havasını atıyorsun? Neyin kibrindesin sen? Unutmaya dahi mukhtedir olmayan bir kimsesin. Unutmaya dahi muktedir değilsin. Bazen arkadaşlar giderler veya televizyonda çıkıyorlar ya psikiyatriler, psikologlar unut bunu. Ha nereyi unutacak? Unutmak onun elinde mi? Sana tecavüz etsinler de unut hadi bakalım. Öyle diyorlar ya psikologlar, psikiyatriler. Çocukluğunda bir travma yaşamış, şu bu filan. Bizim çocukluğumuzda böyle şeyler yoktu. Trav yaşadıysan babandan bir tokat yerdin. Tramva yerine gelirdi. Tabii hele bizimkinde travma yaşamaya zaman yok zaten. Ha benim travmam var dese öyle bir tespit edilse o trva trva olur öyle küfür yememiştir. Yer atar kenara.

Şimdi şimdi ne ergenmiş lan? Ne ergeni? Lan nereye ergen? Ne bu kız ergenlik yaşıyormuş. Ha onun halleri var. Ne erkek ergen onun halleri var. Ha bizim çocukluğumuzda var mıydı lütf böyle bir şey? >> Hiç yaşamadık öyle bir şey. Biz yaşamadık. Ulan 5 yaşında demek ki biz olgunlaşmışız. Ha ergen neymiş bilmiyoruz biz şimdi. Ergen kızlar, erkekler böyle ergenlik halleri var. Allâh bizi affetsin. Yeni yeni çıktı bunlar. Bizim gençliğimizde böyle bir şey yoktu. Ha çocuk kaç yaşına geldi? 3 yaşında. 4 yaşına. Bakkalı öğrendim. Öğrendi. Git bakkaldan şunu al gel. Elinde bir tane defter. Çocuk 4 yaşında daha elinde defter gelirdi bizim bakkal dükkanına. Ondan sonra iki tane ekmek. Annem iki tane ekmek istedi.

İki ekmeği yazardık biz onun defterine. On bizim kendi defterimize de yazardık. Ne ya? 5 yaşındaki çocuk. Ben 78 yaşında bahçeye maydanoz bulamaya gidiyordum. Gece saat 2’de 16 yaşındayken ev bakıyordum. Babam vefat etti. Bütün evi bana emanet etti. İlkokula giderken sabahin önce şeker pirinç tartıyorduk. Sabahlayın çünkü iş çok. Şimdi neymiş de ergenmiş, travması varmış, bilmem nesi varmış. Allâh bizi affetsin. Âmîn. >> Böyle olunca da insanlar tabii normalde gün geçtikçe değişime uğruyor. Allâh bizi korusun, muhafaza eylesin. >> Âmîn. >> Allâh çok verendir. Veren Allâh’tır. Bütün her şeyi. Bütün her şeyi. O yüzden sakın ha birisi size bir şey gönderdi. Bir şey verdi. Değil mi? hadîs-i şerifte diyor, “O sana lütfudur.

Sen istemeden geldin. Onu diyor, geri çevirme. Geri çevirdin nankör o kimse. Bu sadece mal mülk değil. Birisi seni zikrullah’a davet etti. O davetin sahibi Allâh. Birisi seni namaza davet etti. O davetin sahibi Allâh. birisi seni zekata, hacca, iyiliğe davet etti. Seni davet eden Allâh verici o. Çünkü Allâh bizi ona hamdedenlerden eylesin.


Bibliyografya — Zikredilen Kaynaklar

  • Tasavvufî Istılâh: zikrullah, halaka, ayet, hadîs kavramları ve bu kavramların kalbî-zâhirî tecellîyâtı.
  • Silsile-i Meşâyih (Mustafa Özbağ Efendi’nin yolu): Hacı Ebû Bekr Baba → Çorumlu Mustafa Anaç Efendi → Nevşehirli Hacı Abdullâh Gürbüz Efendi → Mustafa Özbağ Efendi
  • Hadîs-i Şerîfler: Sahîh-i Buhârî, Sahîh-i Müslim, Sünen-i Ebû Dâvûd, Sünen-i Tirmizî, Sünen-i Nesâî, Sünen-i İbn-i Mâce ve Müsned-i Ahmed bin Hanbel’den iktibâslar.

Sohbetin Tasnîfi ve Bağlamı

Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi hazretlerinin Sana, sen istemeden bir şey gelirse onu geri çevirme, Yapılan her iyiliğin sahibi Allah'tır başlıklı sohbetinin tam transkriptinin Karabaş Tekkesi düzeltme ve telîf standartlarına göre hazırlanmış uzun-format hâlidir. Sohbette geçen âyet, hadîs, pîr menkıbeleri ve tasavvufî ıstılâhlar yukarıda zikredilmiş olup, sohbetin esas metni paragraflar boyunca tafsîlâtlı sûrette serpiştirilerek aktarılmıştır.


Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sana, sen istemeden bir şey gelirse onu geri çevirme, Yapılan her iyiliğin sahibi Allah'tır | Video: YouTube | Seri: Dergâh Sohbetleri Serisi

Diğer sohbetler: Dergâh Sohbetleri Serisi

İlgili Sözlük Terimleri: Zikir, Silsile, Dergâh. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı