Fıkıh

Sadece meseleye fıkıh ve akaid penceresinden bakanların kalpleri ve akılları donar onlar ezbercidir

Müslüman aklının mühürlenmesi yani İçtihat kapısının mühürlenmesi iki yolla gerçekleşti bir insan aklının gerçeğin bilgisine ulaşma yeteneğinin sınırlı olmasının kabulü iki gerçeğin bilinmez olduğunun kabulü Yani insan aklı ve bilimin gerçeği tam olarak bilemeyeceği şeklinde doğmanın egemenliğiydi roberttir buna İslam’ın entelektüel İntiharı da Ben şimdi bununla alakalı ben de buna karşı çıkacağım yani gerçeğin bilgisine ulaşma yeteneğinin sınırlı olmasının kabulü Hiç öyle değil Şu anda insanların aklı ben normal insanlar olarak söylüyorum durağanlaşmış donmuş vaziyette İslam dünyasının da Hristiyan dünyanın da Yahudi dünyasının da aklı donmuş vaziyette çünkü;

kalp ayakları çalışmıyor kalp ayağı çalışırsa daha da der ve varlığın bütün perdelerinde dolaşmak ister kalp bu manada haristir daha da sınır daha da sını daha da sını ister ve varlığın bütün perdelerini Kat etmek ister varlığın bütün perdelerini Kat etmek için kalp Durmaz akıl onun arkasında koşmaktan yorulur bu şuna benzer bir kimse bilmediklerinin rüyada görmeye başladıkça hep daha da seni İster Rüya nereye tecelli eder akla tecelli eder gördüğünüz Rüya akla hırs edilir ve akıl onun üzerinde fıtri olarak düşünmeye başlar akıl bakar ki hiç görmedi bugüne kadar duymadı okumadı bir ayrı bir perdeye geçmiş onu öğrenmek ister onu yargılamak ister onu sorgulamak ister bunun yargılanması sorgulanması öğrenilmesi yine kalp ayağıyla olur O da nedir ilham olur yeni bilgiler olur O yüzden İslam’ın İnsan aklının gerçeğinin bilgisine ulaşma yeteneğinin sınırlı olmasının kabulü biz bu manada bunu görürüz Çünkü akıl o sınırı aşabilmesi için kalbi akla ihtiyacı vardır Kalbe ihtiyacı vardır ama İslam dünyasında bu gerçekleşmediğinden dolayı batılı araştırmacılar bakıyorlar meseleye hakaret ve fıkıh penceresinden bakıyorlar Sadece mesele Sufi penceresinden bakmıyorlar şataat olarak konuşmuyorum gelsin Mustafa özbağla konuşsun o zaman İslam’ın bu konudaki düşüncesini felsefesini öğrensin kalbi çalışmayan hayal etme kalbi harekete geçmemiş olanların akılları donar kabul ediyor sadece meseleye fıkıh ve Akaid penceresinden bakanlar kalpleri ve akılları donar onlar ezbercidir fıkıh meselelerini Akaid meselelerini ezberler biter sufinin kalbi her an yeni perdelere sufinin kalbi her an yeni tecelliyâtlara açık olmalı açık olursa hem dinin özünü kavrar hem varlığın özünü kavrar hem insanlığın özünü kavrar hem de kendisinin varoluşunun özünü kavram ama kalbi çalışmazsa bu dedi Doğru bu noktada kalır.

Sadece meseleye fıkıh ve Hakkında


Kaynak

Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı yukarıdaki YouTube oynatıcısından izlenebilir.

İlgili Sohbetler

Daha fazla bilgi için Tasavvuf hakkında kaynaklara göz atabilirsiniz.