Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
İlim ·

Rızkı Allah’a ait olmayan hiç bir şey yoktur

Bu alemde binlerce canlı sıkıntısız, hoş bir halde yaşamakta, geçinip gitmektedir. Baktığın zaman bu alemde bütün canlılar, bütün canlılar kurdundan, kuşundan, bitkisinden, ağacından, hayvanından, haş...


Rızkı Allâh’a Ait Olmayan Hiçbir Şey Yoktur

Rızkı Allâh’a ait olmayan hiçbir şey yoktur. «Yeryüzünde yürüyen hiçbir canlı yoktur ki, rızkı Allâh’a âit olmasın» (Hûd 6). Bu âyet rızkın garanti olduğunu söyler. Mü’min rızıktan endîşelenmemeli; çalışmalı ama tevekkül etmeli. Allâh yaratıyor — Allâh besler. Bu inanç mü’mini rahatlatır; endîşeden kurtarır.

Rızık Garantili — Âyet

Rızık garantilidir. Hûd 6 âyeti açık: Her canlının rızkı Allâh’tan. Sineğin rızkı, kuşun rızkı, balığın rızkı, insanın rızkı — hepsi Allâh’ın tahsîsâtında. Hiçbir canlı rızıksız yaratılmaz. Bu, Allâh’ın bir vaadi; ve hiç başarısız olmaz.

Mü’minin Endîşesi — Sebepler İçin

Mü’min rızık için değil — sebepler için endîşelenmeli. Yâ’nî rızık gelecek mi gelmeyecek mi diye değil; kendisi sebepleri yerine getiriyor mu? Çalışıyor mu? Helâlden kazanıyor mu? Bu soruları sormalı. Rızkı Allâh sağlar; sebepleri mü’min sağlar.

Çalışmak — Sünnet

Çalışmak sünnettir. Hz. Peygamber «Hiçbir yemek, kişinin kendi eliyle kazandığından daha hayırlı değildir» buyurmuştu. Yâ’nî helâlden çalışıp kazanmak — en hayırlı. Tembellik yasak. Mü’min «Allâh verir» deyip oturmaz; çalışır; ve Allâh’a tevekkül eder.

Tevekkül — Çalıştan Sonra

Tevekkül çalıştan sonradır. Hz. Peygamber «Deveyi bağla, sonra tevekkül et» buyurmuştu. Yâ’nî sebep tutulur; sonra netîce Allâh’a havâle. Mü’min iş arar, başvurur, çalışır; sonra «Allâh nasîb ederse» der. Bu denge önemli.

Helâl Rızık — Bereket

Helâl rızık bereketlidir. Az olsa da çok yeter; çünkü Allâh bereket koyar. Haram rızık çok olsa da bereketsiz; çabuk biter. Mü’min helâli tercih etmeli; haramdan kaçınmalı. Bu, hem dînî hem akıllı bir tercih.

Sebepsiz Rızık — Allâh’tan

Bâzen Allâh sebepsiz rızık verir. Mü’min hiç ummadığı bir yerden rızık alır. «Kim Allâh’tan korkarsa, Allâh ona ummadığı yerden rızık verir» (Talâk 3). Bu vaad takvâ sahiplerine. Mü’min takvâlı olunca — sebepler dışında bereket gelir.

Niyâz — Tevekkül Sahibi Bir Mü’min

Niyâz: «Yâ Rab, rızkımın Senin elinde olduğunu bilen bir mü’min eyle. Çalışmamı, ama tevekkül etmemi nasîb et. Helâl rızıktan yememi; haramdan kaçınmamı sağla. Endîşeden beni koru; tevekkülün huzûru ile yaşamamı nasîb et. Sebepsiz rızıkla beni de bereketlendir.» Allâh muhâfaza eylesin; bizi tevekkül sahibi mü’minler eylesin.

Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Rızık, Tevekkül, Bereket. → Tasavvuf Sözlüğü