Osmanlı Yıkıldıktan Sonra — İslâm Dünyâsı Fikrî, Ekonomik, Siyâsî, Dînî ve Kültürel Plânda Çökmüştür
Osmanlı yıkıldıktan sonra İslâm dünyâsı fikrî, ekonomik, siyâsî, dînî ve kültürel plânda çökmüştür. 1924’te halîfeliğin kaldırılması — büyük bir kırılma noktası. Müslümanlar tek bir liderlik etrafında değil; parçalanmış küçük devletler hâlinde kaldı. Sömürgeciler bu parçalanmadan istifâde ederek İslâm coğrafyasını yağmaladı. Bu çöküntü hâlâ tam giderilmedi. Mü’min bu târihî gerçeği bilmeli; ümmetin tekrar yükselişi için çalışmalı.
Halîfeliğin Kaldırılması — Kırılma
1924’te halîfeliğin kaldırılması büyük bir kırılma idi. 1300 yıllık halîfelik sistemi — Hz. Ebû Bekr’den başlayan — bir karar ile sona erdi. Ümmet artık bir liderden yoksun. Her ülke kendi siyâsî sistemi ile yola devam etmek zorunda kaldı. Bu boşluk — modern Müslüman dünyâsının temel problemidir.
Fikrî Çöküntü
Fikrî çöküntü — Müslümanlar batı düşüncesinin tâbîliğine düştü. Üniversiteler — batılı sosyoloji, ekonomi, siyaset bilimi öğretiyor. İslâmî düşünce — kütüphânede tutulan bir antika gibi. Müslüman aydınların çoğu — batılı kategorilerle düşünüyor. Bu fikrî esaret — diğer çöküntülerin temeli.
Ekonomik Çöküntü
Ekonomik çöküntü — Müslüman ülkelerin çoğu hammadde ihrâcâtçısı, sanayi ürünleri ithâlâtçısı. Faiz ekonomisi yaygın; helâl ticârî yöntemler azaldı. Müslüman zenginlerin çoğu — batılı bankalarda yatırım yapıyor. İslâmî bankacılık varsa bile — küçük bir oran. Bu bağımlılık — siyâsî bağımsızlığı imkânsız kılıyor.
Siyâsî Çöküntü
Siyâsî çöküntü — Müslüman ülkeler dış güçlerin oyuncağı. Filistin meselesi 75 yıldır çözülmüyor; Müslüman ülkeler bir araya gelip çözemiyor. Suriye, Yemen, Libya — kendi içinde parçalanmış. İslâm Konferansı Örgütü gibi yapılar — sembol toplantılar yapıyor, somut karar alamıyor.
Dînî Çöküntü
Dînî çöküntü — Müslüman halkın çoğu dînini yüzeysel yaşıyor. Bayram namazı, cenâze, ramazan — geleneksel ibâdetler korunmuş; ama günlük namaz, helâlharâm dikkati, ahlâk — büyük ölçüde azalmış. Tasavvuf yapısı zayıflamış; sahih şeyhler azalmış; sahte şeyhler çoğalmış.
Kültürel Çöküntü
Kültürel çöküntü — Müslüman gençlik batı kültürünün etkisinde. Film, müzik, moda, yemek — hepsi batılı. İslâmî kültür — eski el yazmalarında, geleneksel kahvehânelerde kalmış. Bu kültürel kayıp — kimlik kaybı; Müslüman gençlik «kim olduğunu» bilmeden büyüyor.
Tekrar Yükseliş — Mümkün
Tekrar yükseliş mümkündür. Allâh’ın «Sünnetullâhı» — kavimler yükselir ve düşer. Müslümanlar tekrar yükselebilir; ama çalışmak lâzım. Eğitim, ekonomi, siyâset, kültür — her alanda çaba gerekli. Bu yükseliş — Müslüman birlik, ihlâs, hizmet ve sahih dînî bilinçle gelir.
Niyâz — Ümmetin Yükselişi
Niyâz: «Yâ Rab, ümmetimi tekrar yükselt. Osmanlı’nın yıkılışından bu yana yaşadığımız çöküntüyü ortadan kaldır. Fikrî, ekonomik, siyâsî, dînî, kültürel — her alanda yeniden yapılanmamızı nasîb et. Sâlih liderler nasîb et. Ümmetin birliğini güçlendir. Beni de bu yeniden yapılanma sürecinde küçük bir katkı sahibi yap.» Allâh muhâfaza eylesin; ümmetimizi tekrar yücelt.
Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Osmanlı, Halîfelik, Ümmet. → Tasavvuf Sözlüğü