Mirac

Onun gözünün gördüğünü gönlü yalanlamadı

Onun gözünün gördüğünü gönlü yalanlamadı konusunda Mustafa Özbağ Efendi sohbeti. Bu yazıda Onun gözünün gördüğünü gönlü yalanlamadı hakkında tasavvuf perspektifinden önemli bilgiler ve değerlendirmeler bulacaksınız.


Nejim suresi ayet 9 10 11 12 2 ay kadar yahut daha da oldu o vakit burayı iyi dinleyin. O vakit kuluna vahyede diyeceğini vahyetti. Bakın o vakit kuluna vahyedeceğimi vahyetti. Onun gördüğünü gönül yalanlamadı. Onun gördüğü üzerinde de kendisiyle tartışacak mısınız? Kuluna burada en çok üzerinde duracak olduğum bu. Kuluna vahyedeceğini vahyetti. Şimdi son dönem tefsircilere, son dönem mealcilere bakıyorsunuz. Sanki. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerken içimdekini böyle atıyor hocam da o yüzden şimdi baştan böyle söyall ve sellem hazretleri miraçta onca yolu. Cebrail’i görmek için sanki etkili orada diyor iki yayın itanı kadar. Cebrail’i görü. Ya el insaf ya peygamberimizi bu kadar mı kütmek istiyorsunuz? Allah onu yücelmiş ve diyor ki kuluna vahyedeceğini vahyettin. Hz. Muhammed.

Onun gözünün gördüğünü gönlü yalanlamadı Hakkında

Mustafa. Cebrail’in kulu mu bu? Nasıl küfre düşüyorsunuz böyle? Nasıl göz göre ayet-i kerimeleri çarpıtıyorsunuz? Nasıl göz göre insanların imanlarını kastlediyorsunuz? İnsanları imandan uzaklaştırıyorsunuz. Hiç şu an korkunuz yok. Hiç mi düşünmezsiniz mahşeri? Hiç mi affetmezsiniz? Nasıl hesap vereceksiniz? Zaten. Cebrail. Aleyhisselam’ı her halükarda görüyorduk. Cebrail. Aleyhisselam onun gerçek mahiyetini, gerçek cemalini görmüş olsaydı ebediyen bayığın ayınmazdı. Neden. Cebrail. Aleyhisselam’ın yüzünü görmek için ocağı yolu katsin? Kulu diyor. Kulu ayet-i kerime açık. Kuluna vahyedeceğini vahyet gördüğünü de göge yalanlamadığını sebep. Neden yalanlamadığını? Çünkü o. Cenabı. Hakk’ın tanıyordu, biliyordu. O güne kadar ve o günden sonra. Allah’ı en fazla bilen ve tanıyan. Muhammed. Mustafa’yı sallallahu aleyhi ve sellem. Tanıdığı, dildi, aşina olduğunu gördü. O yüzden kalbi onu yaranlamadı. Çünkü daha önceki.

miraçlarından tanıyordu. Öncesinden biliyordum. Aşinaydı. Daha geriye biten ruhlar aleminden tanıyordu. Aşinaydı. Kime secde ettiğini görmüştü. Daha geri git. Ilmi ilahiden tanıyordu. Arada aynı saçıy konuşmuyor izni tanıyordu. Biliyor aşinaydı. Hz. Ali radıyallahu anh hazretleri görmediğim. Allah’a secde etmem. Görmediğim. Allah’a inanmam diyecek. Hz. Muhammed. Mustafa tanımadığın bir. Allah’ı mı görecek? O güne kadar tanımadı öyle mi? O güne kadar bilmedi öyle mi? Tabii onlar bunu da diyor ki. Cebrail de görüştü orada. Cebrail ona vahyetti. Cebrail onun ilahı mıdır? Cebrail onun tanrısı mı? Cebrail. Aleyhisselam onun. Allah’ı da ona vahyedecek zaten. Cebrail. Aleyhisselam. Kur’an-ı. Kerim’i ona vahyediyor zaten. Getiriyor. Miraçı ne anlamı var o zaman? Ama miracı çıkıp tabiri caizse bu benim ağzımın, kalbimin, ruhumun, sırrımın alacağı bir değil.

Onun gözünün gördüğünü gönlü yalanlamadı Sohbeti

Bakın o hali. Allah’ı iki yar miktarı kadar yakınlaşmayı benim aklım fikrim ruhum sırrım benim manam ona yetmez. Bildiğim bir değil bu. Bu bir insanla yaklaşmak değil. Bu bir sıfatta hem olmak değil. Cenabı. Hakk’ın sıfatında hemhal olur. Allah’ın bazı veleri, bazı kulları seviyesinde olanlar. Allah’ın bazı sıfatlarında olurlar. Sıfatsal bir tecelliyat yaşarlar. O yüzden enel hak der. Sıfatsal tecelliyatın sarhoşuyla söyle. O yüzden sizin taktığınız cübblemin altında da sıfatsal tecelliyattır. O yüzden der sizin tattınız benim ayağımın altında da sıfatsal tecelliyatı. O yüzden der ki ben. Allah’ım demez. Var mı benim gibi şanı yüce de var mı benim gibi. Allah diyen yoktur. Hiçbir veli, hiçbir mürşid-i kâmil ben. Allah’ım demez. Dediyse delidir. O ahli dengesini yitirmişsin nazarı itibar alınmaz.

Ama sıfatlarda tecelli haktır. Enel rez değil mi? Enel har enel hak der. Bugün kudretle benim kuvvetle benim der. Ne tarafa bakarsan varım beni göreceksin. De der nereye gidiyorsun? Haca dert ki şu parayı bırak buraya da yedi şark yap benim etrafımda haccın harsa der. Bakın bunları bir mürsid-i kamilin de kalbinde tecelli etmek, onun kalbine girmek. Beytullah’tan daha evladıdır. Değil mi? Sen nereye gidiyorsun? Beytullah’a tavaf etmeye. Peki neyi tavaf edeceksin? Taşı toprağı. Gel de. R benim içinde teceniyor.

İlgili Sohbetler

Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için Tasavvuf – Vikipedi sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

Onun gözünün gördüğünü gönlü yalanlamadı konulu bu sohbet Mustafa Özbağ Efendi tarafından gerçekleştirilmiştir. Daha fazla Onun gözünün gördüğünü gönlü yalanlamadı sohbeti için sitemizi takip edebilirsiniz.