O’ndan Gelen Aslında Yine O’na Gider — «İnnâ Lillâh ve İnnâ İleyhi Râciûn»
O’ndan gelen aslında yine O’na gider. «İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn» — biz Allâh’a aitiz ve O’na döneceğiz (Bakara 156). Bu âyet hayatın özünü açıklar. Geldiğimiz yer Allâh; döneceğimiz yer Allâh. Aramızdaki kısa hayat — bir misâfirlik. Her şey O’ndan; her şey O’na. Bu bilinç mü’mini hem alçakgönüllü hem de cesâretli yapar. Çünkü hiçbir şey kendinin değil; hepsi emânet. Hiçbir şey kayıp değil; hepsi sâhibine dönüyor.
Bakara 156 — Müsîbet Karşısında
«Onlar — başlarına bir müsîbet geldiğinde ‘innâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn’ derler» (Bakara 156). Bu — sabredenlerin alâmeti. Bir kayıp olduğunda — ölü, mâlî zarar, hastalık — mü’min «inna lillâh» der. Yâni: «Bu kayıp olan şey zâten Allâh’ındı; O istediği zaman O’na döner». Bu söz — kalbe huzûr verir; isyân yerine teslîmiyet getirir. Sabırlı mü’minin günlük dilidir.
Hayat Bir Emânet
Hayat bir emânettir. Canımız, sağlığımız, malımız, çocuklarımız, akıllarımız — hepsi Allâh’ın emâneti. Emânet — geri verilmek üzere alınan şey. Allâh emâneti istediği zaman geri alır; bizim itiraz hakkımız yok. Bu bilinç ile yaşayan mü’min — kayıplara karşı dirençli olur. Çünkü kayıp diye düşündüğümüz şey — aslında sâhibine geri verilmiş emânettir.
Ölüm — Geri Dönüş
Ölüm — bitiş değil; geri dönüştür. «Allâh’a dönüş». Mü’min ölümden korkmamalı; çünkü asıl yurduna dönüyor. Hz. Mevlânâ ölüm gününe «şebi arûs» (düğün gecesi) derdi; çünkü ölümle Allâh’a kavuşuyordu. Bu bakış — ölümü korkutucu olmaktan çıkarır; tersine bir buluşma vakti yapar. Tabiî bu bakış — îmân ve sâlih amel ile destekleniyorsa. Aksi hâlde ölüm gerçekten korkutucu olur.
Mal — Geçici
Mal — Allâh’tan gelir, Allâh’a döner. Sen onu sâdece bir süre kullanırsın. «Mal sevdiği için onu Allâh yolunda harcayan» — gerçek değerini bilir. Mal mâlik değiliz; kullananız. Mal bizimle gömülmez; sâdece sâlih amel devâm eder. Bu bilinç ile mü’min cömert olur; mala bağlı olmaz; Allâh yolunda harcamayı sever.
Sevdiklerimiz — Allâh’ın Emâneti
Sevdiklerimiz — eş, çocuk, annebaba — hepsi Allâh’ın emâneti. Onlardan biri vefat ettiğinde — emâneti geri vermiş oluyoruz. «İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn». Bu söz acıyı azaltır; kabûle açar. Hz. Peygamber oğlu İbrâhim’i kaybettiğinde ağladı; ama «Allâh’ın emrettiği şeyi dilim söyler» dedi. Ağlamak hak; ama isyân hâline gelmemeli.
Bütün Varlık — Tevhîd Mantığı
Bütün varlık — Allâh’tan gelir, Allâh’a döner. Bu — tevhîd mantığının özüdür. Yokken — Allâh’ın «kün» emri ile varolduk. Var olduğumuz süre — O’na bağlı. Yokluğa gittiğimizde — yine O’na dönüyoruz. «Mebde’» (başlangıç) Allâh; «meâd» (dönüş) Allâh. Aralıkta da O’nunla beraberiz. Bu bilinç mü’mini her ân Allâh ile bağlı tutar.
Modern İnsan’ın Kaybı
Modern insan bu bilinci kaybetmiştir. Hayatı sâdece dünya olarak görür; dönüş bilincini siler. Ölüm bir yıkım; mal kendinin; sevdikleri kontrol altında. Bu bakış — sürekli korku ve stres üretir. Çünkü her şeyi kontrol etmeye çalışır; ama kontrol edemez. Mü’minin tevhîd bilinci — bu kaygıyı giderir. «Hepsi O’ndan, hepsi O’na» bilinci ile yaşayan mü’min — huzûr içinde.
Niyâz — Dönüş Bilinci
Niyâz: «Yâ Rab, hayatım boyunca ‘innâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn’ bilincini sâbit tut. Müsîbet karşısında bu sözü kalpten söyleyebilmemi nasîb et. Hayatı, sağlığı, malı, sevdiklerimi — emânet olarak görebilen biri eyle. Ölümü bitiş değil; Sana dönüş olarak algılayan bir mü’min eyle. Mevlânâ’nın ‘şebi arûs’ bakışını bana da nasîb et. Modern kontrol illüzyonundan beni koru; tevhîd bilinci ile huzûr içinde yaşat.» Allâh muhâfaza eylesin.
Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Râciûn, Emânet, Tevhîd. → Tasavvuf Sözlüğü
Ek kaynaklar:
- Kur’an-ı Kerim, Bakara 2/156; Allah’tan geldik ve O’na döneceğiz.
- Kur’an-ı Kerim, Necm 53/42; nihai varış Rabbinedir.
- Kur’an-ı Kerim, Yunus 10/56; dirilten, öldüren ve dönüş kendisine olan Allah.
- İmam Gazali, İhya-u Ulumi’d-Din, tevhid, tevekkül ve ahiret bölümleri.
- Kuşeyri, er-Risale, fenafillah, tevekkül ve rıza bahisleri.
- İbn Ataullah el-İskenderi, el-Hikemü’l-Ataiyye, dönüş, teslimiyet ve tevhid hikmetleri.