Veliler

o Veli, Mürşid, Şeyh, Erenler Sohbetinin Devamı

https://www.youtube.com/watch?v=49Ogcgf6C

Bu. Selamünaleyküm hayırlı akşamlar. Allah tutmuş olduğunuz oruçları yapmış olduğunuz ibadetleri kabul etsin inşallah. Cenâb-ı. Hak bu affedeceğim lütfen edeceği ikram edeceği. İhsan edeceği ameller işlesin cümle. Ümmeti. Muhammed’e inşallahh. Rabbim inşallah bu koronalı günleri tez zamanda bitirsin yeniden o eski günler demeyelim artık yeniden. Yeni. Bir. Hayata başlatsın. İnşallah bu. Ramazan da böyle evlerde geçiyor büyük bir çoğunluğunun inşallah hanımlarda da böyle bir. Ramazan ayı kalmış olacak bu akşam ki konumuz nurşit. Veli. Şeher en o abone ol bu

adı altında. Çünkü bu zaman. Anadolu’nun ve. İslam dünyası değişik yerlerinde. Mürşit. Veli işe hemen. Abdal gibi isimler altında. Allah’ın. Salih kulları bu isimlendirilmiş anılmış. Bununla alakalı sohbet etmeye gayret edeceğiz inşallah da tabi hazırlıkları bakınca kendi hazırlıklarımı herhalde. Biz. bugün bunu sohbete toparlayacağım az. Belki de. Önümüzdeki perşembe ve cumartesi de inşallah bu sohbete devam edeceğiz şunu baştan söylemek istiyorum kimsenin mürşid-i ile şeyhiyle velisiyle. Eren ile babasıyla dedesiyle. Abdal’ı ile işimiz yok şahıslarla işimiz yok. Herhangi bir toplulukla

işimiz yok biz bu. Allah. Kur’an sünnet imamdan iştahlı ve aynı zamanda da o ilk velilerin o ilk mürşitlerin bu meselede söylemiş olduğu sözler iyi ölçü alacağız kendimize bugün bu ne demektir. Ne değildir bununla alakalı sohbet olacak. Eğer ki yetiştirmeye ceğiz uzun sürecek. Belki de önümüzdeki haftaya da. Bir mürşidin görevleri nelerdir. Bir mürşidin özellikleri nelerdir bunlarla alakalı sohbete devam edeceğiz inşallah. Tabii bu sizden gelen soru las izin soru yoğunluğumuz. Hangi konuda yoğunlaşırsa. Belki de önümüzdeki haftanın sohbeti.

nieo yoğunlaşmasına göre tanzime test çünkü geçen haftaki sorular bu konuda yoğunlaşınca biz bu hafta. Mürşit her en. Abdal baba dede. Çünkü değişik yerlerde bu temiz isimler kullanılıyor bunlarla alakalı sohbet etmek istedik. Tabii. Bunların hepsi de tasavvufun içerisine giriyor tasavvuf alanında yürüyor tasarrufu da ben bu noktada nitelendirir. Ken. Hani bu o meşhur cibril. Hadisi var ya. İman nedir. İslam nedir. İhsan nedir. İhsan nedir sorusuna cevap verirken. Allah görüyormuşçasına ibadet etmen yaşam andır. Burcu. Cevabımı gibi ince. Ben

tasavvuf ilminin ve benimle beraber çok fazla bu noktada. Efendiler veliler üstatları alimler tasavvuf ilminin de bu. İhsan noktası olduğunu ve çıkış dairesinde bu olduğu söylenir. İnşallah bu meselelerin hepsine. Uğur tasavvuf dairesinin içerisinde cereyan eden deyimler terimler bununla alakalı. belki de birkaç sohbete yetmeyecek nereye giderse tabi bu arada cumartesi günleri. İslam’da siyaset sohbetini böyle bir ara verdik ara o zorunda kaldık o sohbeti de e unutmuyorum ve. Çünkü ben gerçekten o konunun konuşulması gerektiğine inanıyorum. Bu. Çünkü bugüne

kadar biraz netameli bir konu olduğu için çok konuşulmamış bu konuda çok insanlar konuşmayı kendince uygun görmemişler ama. Allah izin verirse inşallah o konuya da devam edeceğiz. Daha. Savur. Herkes bir mana yükler. Herkes bir anlam yükler ama benim böyle sevdiğim anlam odur insanı ya. Allah’la barıştırmaya. Allah’a yaklaştırmaya. Allah’ı tanıtmayı. Allah’ı bildirmeyen kısaca insanı. Allah’a götürmeyi hedefli bir yol öyle söyledim. Bunun adına tarikatta denir. Bunun adına işte sufilikte denir ama gerçek hedefi insanı. Allah’a götürmektir başka bir derdi.

başka bir hedefi yoktur ki olmamalıdır bunun içinde. Evet. Ee müntesipleri ni servis uyu dinlen manevi bir yolculukla terbiye edip ya nefislerini terbiye edip. Allah’a yaklaştırır onunla ve. Allah’a ruhsat etmenin. Allah’a ötürme nin yolunu arar o yüzden sevdim şunu testi seni sülük de bir mürşid-i kâmil’in gözetiminde. Allah’u sat için çıkılan manevi yolculuğun adıdır bir manevi yolculuktur bu manevi yolculuğun. Adını da. Sev sülük ismini koymuşlar. O yüzden bu manevi yol bununla tanımlanmış bununla bilinmiş. Tabii ehli tasavvuf bu

yolculuğu gerçekten gerçekleştirebilmek için de muhakkık. Bir. Mürşide bağlanmak gerektiği hu şu anda hem fikirler biz bugün özür dilerim imilk suyu olarak kabul ede bileceğimiz muhasebeden başlasak bütün yazılı olarak eser veren bütün hepsine de baktığımızda hepsinin de ortak görüşü. şudur hepsinde büyük bir çoğunluğunun 100’de 95’i nin yüzde 98’i hatta yüzde doksandokuz diyebiliriz hepsinin de bu yolculukta muhakkak yaşayan diri birşeyin yaşayan diri bir mürşidin olması gerektiğine inanmışlar ve bunu böyle öğretmişler bir kimse nasıl dört mezhep imamımız var.

İmâm-ı Âzam. İmam. Şafii imam. Malik imam. Muhammed. Ali ayakta. Duranlar ve normal. Biz bir fıkhi mesele bakarken işte imam-ı azam’a imam bu. İmamı. Şafii imamı. Hanbeli ye bakarız sonradan onlardan sonra gelen imamların işte hatlarına bakarız ve onlarda bulamazsak. Eğer bu sefer yeni bir iş tatlı işte deriz ya ve altta oldular da bulsak tabii bazı şeyler yaşanır halde değildir yaşanmaz haldedir o zaman yeniden bir işte. Hadi gerekebilir o yeniden işte. Hatta da o günkü duruma konuma. Uygundur.

Kur’an ve sünnetten yeni bir iştah çıkarılabilir bu mümkündür. O yüzden nasıl fıkıh dilinde. Ben yaptım oldu olmuyorsa tasavvuf ilminde de ben yaptım oldu. Biz. Tetik oldu. Biz böyle uygun gördük oldu demek biraz gerçekçilikten uzak oluyor o yüzden. Buyur. Mürşide bağlanmak sızın bu yolda sağlıklı bir şekilde yürünmesi bu yolda sapkınlıkları uğramadan düş like atmadan böyle düşüp kalkmak derken yolda düşer kalkar insan buradaki düşüp kalkma sapkınlık yoldan dışarı çıkmayı söylüyorum bir kimseye yoldan dışarı çıkınca zaten sıkıntılı bir

kimsenin. Bir. Mürşide bir hep bağlanmak sızın mu tasavvuf yolunda bu. Sufi yolunda sağlıklı olarak mesafe kat etmesi sağlıklı olarak yol gitmesi mümkün değil o yüzden. İnsanlar kendi kendime işte bir tasavvuf yolu olarak söylüyorum işte bizim şeyimiz öldü ama. kılıcı daha keskin. İşte biz şimdi böyle manevi olarak yine onun eğitimi-öğretimi altındayız yok işte bizim şeyhimizin tasarrufu da devam ediyor onlar böyle tasavvuf ilminin doğruları değil. İnsanlar kendi hiyerarşileri kaybetmemek için kendi bulundukları konumu durumu ne demek için böyle

şeyler söylemiş olabilirler bunların tasavvuf ilmi içerisinde doğruluk. Payı fazla değil. Mürşit. Veli şehre. Erenler ve. Abdal dede baba kimdir öyle ya. Çünkü. Normalde sufiler kendi aralarında kimisine de diyorlar. Hanım değişik tarikat grupları var kimisinde. Baba diyorlar. Öyle değişik tarikat grupları var o yüzden hani de delik babalık evrendeki abdallık bunun adı. Türkiye. Cumhuriyeti. Devleti’nin. Devrim yasalarına göre yasak söylenmemesi gereken sözler birisini öyle isimlendir emez siniz ama biz şimdi bir tasavvuf ilmi orada tasarrufu konuştuğumuz dan bizim. Bunlar.

isimlendirme mizde 15 yok. Bunu korkudan söylediğimiz zannetmeyin imama. Türkiye. Cumhuriyeti bu kanda. Bu bir kimseye. Siz mesela baba olarak nitelendirilemez siniz istedi olarak nitelendirilemez siniz bir kimseyi size değişik. İsimlerde kanun olarak nitelendirilemez siniz. Mürşit. Veli şehre. Erenler ve. Abdal nedir. Veli sözlükte yardım eden koruyan yardım edilen aynı zamanda korunan anlamlarına geliyor bir ve. Çetesi bir yüzü yardım eden koruyan bir reçetesi de yardım edilen korunan demek bir ve çeden bakılınca ki bunun o. Tabiri caizse lambanın. Evet

eden bakarsak. Allah mü’minlerin velisidir yağmuruna noktada yardım edendir koruyandır ama bir kimse de e ver ilik sıfatıyla sıfatla yandıysa. O yardım edilen korunan noktasına bu bulma bu noktada müminlerin kendilerince veli statüsünü var mıdır. Evet. Böylece de bu sefer. Allah onları korur onlara yardım eder kelimenin çoğulu evliyâ kelimenin çoğulu evliya olarak geçiyor ama. Türkçede bu tekil anlamda da kullanılıyor mu evet genel anlamda da ve her. Mümin. Allah’ın dostudur bu ve onu. Veli kuludur. Bu bir kimse. Mümin

ise müminlik vasıflarını üzerinde bulunduruyor sa iman etti. Salih ameller işledi haramlardan uzak durdu kendini şüphelilerden sakladı da o kimse müminlik sıfatlarının. Çaça beş konu üzerinde topladı o zaman öyle olunca o da. Allah’ın veli. Koloğlu. Çünkü velilik bir askeri bir sistemde düşünülecek olursa hepside asker. Ya normalde değerde asker çavuşta asker. Onbaşı da asker. Çavuş işte. Başçavuş. Teğmen. Yüzbaşı devam ediyor yaluğ askeri de. Hiyerarşi bunun gibi bi velilik de elinden şeyim. Abdullah. Gürbüz. Efendi öyle derdi elinden. General.

ne kadar evliyadır tabi elinden geneline kadar hepside evliya velilik evliyalık böyle birşey bir kimse gerçekten. Allah’ın emirlerini yerine getirmeye çalışıyorsa ve gerçekten. Allah’a yaklaşma derdi var ise o velilik yolunu o evliya yolundadır. O yüzden özel anlamda velilik ise bu farklıdır özel anlamda velilik düzenli kararlı istikamet noktasında ve. Kur’an ve sünnetten taviz vermeden ihlaslı bir şekilde. Allah’a ibadet eden. Allah’a kulluk ya da başta peygamberler olmak üzere bütün sonradan gelen. Takva. Salih. Müslümanlar da hepside birer veridir bakın

dikkat edin bütün peygamberlerde veridir. Hz. Muhammed. Mustafa da veridir. Adem aleyhisselam da veridir aynı zamanda. Adem. Aleyhisselam. Muhammed. Mustafa arasında ne kadar. Peygamberi. Zişan efendilerimiz geldiyse hepside başlı başına birer veridir ne birlikleri. Bu. Dünya. Ya hayatında göz yumruklarını. bitmiştir geçmiş peygamberlerin ama ve likleri devam ederse. Hz. Muhammed. Mustafa’nın da dünya hayatıyla gözünü yumduğunda peygamberlik vazifesi bitmiştir ama o peygamber midir yine. Evet ama. Veli olarak verilik devam eder çünkü. Allah’ın elveli. İsmi. Şerifi ortadan kalkmaz ortadan. Yok

olmaz peygamberlik son bulacaktır işte diye adı. Şerif meşhurdur ayeti kerimede de sen son peygambersin son ne bilsin diye de beyan edilmiş. Ve ondan sonra bir peygamber gelmeyecek ama velilik kapısı belediyenin açıktır. Ebediyete bakın ebedi olarak açıktır bu dünya ile sınırlı değildir verilir kapısı ve velilik sıfatı bu dünya ile sınırlanması mümkün değildir de zaten o yüzden bütün peygamberlerin ve relics. O da devam eder rüyalarda gelirler hallerde gelirler ver ümmeti. Muhammedi bu noktada nasihat ederler. Ümmeti. Muhammed’e. Konuşurlar.

onların gelmeleri konuşmaları velilik sıfatıdır. Bunlar ince perdeden ince sohbetler dir onlar bir peygamber olarak gelip. Muhammed’in verilerine nasihat edemezler ama velilik sıfatıyla gelirler ümmeti. Muhammed’in verilerine mürşitleri ne nasihat ederler. Çünkü onların şu anki durdukları nokta ne. Birlik sıfatı değildir. Onlar şu anda peygamber olmalarına rağmen velilik sıfatıyla ümmeti. Muhammed’in velilerine gelip nasihat ederler sohbet ederler. İsa. Aleyhisselam’ın yeniden yeryüzüne. Zuhur ettiğinde de bir nevi bir peygamber olarak. Zuhur etmeyeceğinin gerekçesi de budur. Onun da çünkü peygamberliği bu milli

son bulmuştur. O bir. Veli kul olarak yeniden yeryüzüne iner ve. Mehtap aleyhisselamla beraber. Mehdi. Aleyhisselam’ın yanında bakın dikkat edin övmedim. Muhammed’e hizmet eder ümmeti. Muhammed’in yanında durur. Kur’an ve sünnete hizmet eder. O velilik elbisesi ile hizmet eder velilik. sıfatıyla hizmet eder. O yüzden velilik özel bir yoldur bu manada. Hani özel anlamda velilik özel bir yoldur tamir. Hani zaman kelimelerinde duyarız ya işte. Şeyh nedir hz. Pir de öyle diyor saçı sakalı ağırmış kimsede. İhtiyar kimse. Şeyh. Demir

diyor. Hz. Mevlânâ o yüzden de işte ya şehriye geçmiş. Ondan sonra saçları sakallı alma yüz tutmuş her yer hakkında kullanılan biterim ev bir meslekte bir oyun herhangi bir fiiliyatta eskimiş tecrübe kazanmış bir saat sakallı o meslekte almış bir kimse ve o yüzden. Normalde. Şeyh dediğimizde ihtiyar bir kimse saçı sakalı bir yolda ağırmış. Mesela işte o kimse tamirci çok iyi bir tamirci bir sürü çıraklar yetiştirmiş bunu. Normalde. Eskiler işte tamircilerin şeyhi diye nitelendirebiliriz. Lermi. Eğer eve tamircileri.

şeyhi terzilerin olabilir mi. Evet. Hani nasıl böyle üniversitelerde profesörler vardır ya böyle yaşlıdır o konuda artık o. Duayen gibi olmuştur. Öyle derler ya o böyle 80 kusur yaşındadır yetmiş kusur yaşındadır ama iyiyim ehlidir. Onlar para pul gözetmeksizin vazifelerine devam eder. O insanları hayran ayakta alkışlamak lazım. Öyle kimselere emeklilik bilmiyorlar işte şeyhin manası da. Bu bir meslekte yoğurmuş bir meslekte tecrübe sahibi olmuş bilgi sahibi olmuş ilim sahibi olmuş yaşlanmış kimseye dönüyor işte genelde. Araplarda kabile reisleri vardır

kabile kabul edilir onların kabilelerinin başındaki o kimseye de. Şeyh. Deniz işte çevresinde bir önderlik yapan bir kimse. Şeyh denen bu noktada da böyle şeyler hani böyle isimlendirilen. Kimseler olduğu gibi tasavvufta da bir eğitim görmüş mü. Yol yordam görmüş. bir tarikat görmüş bir. Şeyh görmüş. O tarikatta o şeyin eğitimi altında. Durmuş iyi. İnşaat ve noktasında belli bir hale gelmiş bir icazete layık bu ön liyakata hais. Hz. Peygamber sağlık salonlar ve sellem. Hazretlerinin silsilesine mensup ve o siseli

ulaşan bir icazetli tasavvuf büyüğü tarikat büyüğü tarikatın tasavvufun piramidin en. Zirve noktasında. Duran kimsede ne deniyor demiyor. O yüzden bu bizim bu akşam konuşacaklarımız bu. Şeyh. Efendiler ile alakalı tasavvuf ilminde derinleşmiş tasavvuf ilminde icazete layık görülmüş ve buna. Liyakat göstermiş ve icazeti de. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretlerinin silsilesini. Ulaş bu mürşitler veliler şeyler ebdallar babalar dedeler ile alakalı bu akşamki. Sohbetimiz. Konumuz o yüzden bu ehli tasavvuf bu. Zahir kal ilminde olmayıp onlar. Halil mi ile.

uğraşan. Halil mi ile yürüyen. Öyle olunca da tasavvuftaki öğretinin tasavvuftaki yolun. Rengi de değişiyor. Çünkü ben her zaman söylediğim bir şeydir. Siz fıkıh ilminin çok incelikleri olmasada kendinizi dini yaşayabilecek hale okuyarak getirebilirsiniz o hale getirebilirsiniz dininiz yaşa yaşayacak kadar bir ilim eline kendinizi götürebilirsiniz getirebilirsiniz işte bu şırdan el-hidâye eden bakalım fıkıhla alakalı meselelere kudur idam bakalım daha da çetrefilli bir meselesi. İbni. Abidin’den bakılır fetevayi hindiyye den bakılır. Hanefi mezhebine göre söylüyorum ama bu tasavvuf ilmi ile

alakalı. Siz işte eski tasavvuf kitaplarından meselenin ana kaydeleri öğrenebilirsiniz. Belki de ama o yaşanırken muhakkak ki bir üstattan bir mürşidden öğrenmeniz bir üstattan bir mürşidden bunun zikzak larını iniş çıkışlarını bilmeniz öğrenmeniz gerekir onun rehberliğinde bunu elde edebilirsiniz. Çünkü. tasavvuf bir. Halil midir bu halini ancak bir mürşitten bir üstattan öğrenir o kimse bir mürşid-i yoksa bir. Üstadı yoksa o hali en sağlam delilleriyle öğrenmesi sapmadan saptırma dan o yolda yürüyebilmesi çok güçtür işte tasavvufta bu manada ki üstatlar

için. Mürşit. Veli. Erenler. Abdal dede baba gibi. Şeyh gibi kavramlar kullanılır bu ünvanları alan kimse eğer gerçekten bu ünvana layık bir kimse ise insan-ı kâmil mürşid-i kâmil diye nitelendirilebilir ve bu. Tama. Kemal’e asaleten sahip olan da. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem hazretleridir. Çünkü. Adem aleyhisselamdan günümüze ve kıyamete kadar. Allah’ı en fazla bile en yüksek derecede bilenen namütenahi ya. Halil’e bile. Allah. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem hazretleridir. O yüzden mi. Tabiri caizse en büyük. Sufi en büyük.

Veli en büyük. Mürşit en büyük. Derviş en büyük baba en büyük ebdal. Hz peygamberdir sallallahü ve sellem. Hazretleri ve diğer. Kamil veliler şeyler bu cambu. Kemal’e veraset yoluyla sahiplerdir asalet yolu ile değil asaleten bu. Hz. Muhammed. Mustafa et. Mustafa’ya aittir. Sallallahu. Aleyhi ve. Sellem’e ama normalde diğer. Bütün veliler veraseten ona sahiptirler. Çünkü onlar da danu onların hepsi de. Nur muhammedinin nurundan kandillerini yapmışlardır. Tabiri caizse o yüzden o velilerin o mürşitlerin üzerinde bir nur var ise. Onur’un.

Kandili. Hz. Muhammed. Mustafa’dan ateşlenmiş tir. Hz. Muhammed. Mustafa’nın şemsiyesinin altındadır. Bütün veliler. Mürşidi. Kamiller ve âlimler o yüzden meşhurdur ya hadi. Şerif âlimler peygamberlerin varisi dirler peygamberler miras olarak ne. Dinar ne de dirhem bırakmışlardır onlar sadece miras olarak. elim bırakmışlardır kim ilimden nasibini alırsa çok büyük hayırlara kavuşmuş olur. Ebu. Davut. İbni mace. Buhari. Ebu. Davud toz. O yüzden bu ilmin tasavvuf ilminin. Aslı asaleti. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem hazretleri nedir velilik olarak. Bütün veliler veraset yoluyla.

Bu ilmihal ne zahmet. Mustafa’nın üzerinden aldılar bir kısım melamet ehli öyle söyledim o zaman içlerinden bazıları ne ilmi direkt. Allah’tan aldıklarını iddia etmişler. Bu onların kendi iddiaları. O yüzden buna kalkıp da aradan. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretleri de kaldırıp biraz tehlikeli bir perde orası direkt ilmi bu manalı. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretleri olmaksızın oradan aldıklarını iddia edenler olmuş bunlar konumuzun dışında ev konuşulması gerekirse onlar da konuşuruz tabii yine. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretleri.

kendisinden sonra yaşanacak olan hadiselere sıkıntılara kendisinden sonra yaşayacak olanlara bir. Hadise bir sıkıntı olduğunda nereye müracaat edeceklerini beyan etmiş demiş ki. Kur’an ve sünnete sımsıkı yapışın başka bir a dışarıda herhangi bir itirafla karşılaştığınızda size düşen görev bu sünnetime ve hulefa-i raşidin sünnetine uymak tır demiş. Bu da müsvedde darimi de. İbni mace. Ebu. Davud. Tirmizi de geçiyor başka bir adı şeride. Kur’an’a ve ehl-i beytim e müracaat ediniz demiş bunları tabii böyle farklı manalar vermek mümkün mesela. Kur’an’a

ve ehl-i beytimi dediğinde bütün tasavvufi bilhassa cehri tarikat erbabı. Hz. Ali radıyallahu anh. Hazretlerinin den geldiği için cevizi tarikatın her silsilesi oraya kadar dayanıyorsa onlar da biz bu manada veraset yoluyla. Ehlibeyt noktasında görebilir sebep. Çünkü bir problemde bir. meselede ehlibeyte uyuyunuz demiş tabi ehl-i beyt-i aynı zamanda sünnet manasındadır bakın. Ehlibeyt aynı zamanda sünnet manasındadır. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretlerinin. Sağ bu yaşadığı dinle alakalı ve söylediği sözlerle alakalıdır. Ehlibeyt sadece kan yoluyla değildir. Bu normalde hani

belden gelen ehliyetlilik değildir yoldan gelen ehlib etmektir. O yüzden bir kimse kendince. Eğer silsilesi. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretlerine dayanan. Hz. Ali efendimizin üzerinden. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretlerine dayanan bir silsileden ders aldıysa. O da ehlibeyte tabi olmuş olur. Ama bunda büyükler muhakkak o icazeti bir şeyhe intisap etmenin etmekle bunun mümkün olduğunu söylemişler. O da orada mı şart düşmüşler ve hulefa-i raşidin sadece dört halife demek değildir bir kısmı böyle ilk. Dört halifenin kasın kaç.

bu edene kabul edenler olduğu gibi diğer. Müslüman imamların da bu gruba girdiğini söyleyenler olmuş. O yüzden bu sadece bununla alakalı değil bu konuyu. Tevbe. Suresi ayet 119 ile kapatmak istiyorum. Ey iman edenler. Allah’tan korkun ve sadıklarla beraber olun. Bakın bu şeyler veliler. Abdallar mürşitler babalar dedeler ile alakalı en önemli ayet-i kerimelerden birisi budur. Tevbe. Suresi ayet 119a der ki. Ey iman edenler. Allah’tan korkun ve sadıklarla beraber olun aynı zamanda bir. Veli. Bir mürşid-i sevmek ona rabıta

etmek onun haliyle halletmeye. Çalışmak da bu ayeti kerime dayanır çünkü salihlerle. O valla beraber olun delince onlarla beraber olmanın yolu olması gerekir. Bir sadıklarla beraber olmanın fatiha-i. Şerife de bizi. Salihlerin yanındaydı onlarla beraber eyle dediğimiz o ayeti kerimede. o Veli, Mürşid, Şeyh, Erenler Sohbetinin Devamı Hakkında bunun içindedir o zaman. Salihlerin bir yolu. Salihlerin bir. Kaidesi kuralı olması lazım ve. Cenâb-ı. Hak da bizi o salihlerle beraber olmayı emrediyor buradan. Hareket edersek. O zaman salihlerle beraber olmak sadıklarla

beraber olmak ve bu beraberliği artırmak ve bu beraberlikte mu. Kim olarak durmak farz. Hanım. Bazen zaman derler ya. Bir. Mürşide bağlanmak gerekir mi ya sen de gerekli değilse gerekmez bağlanma. Ama bu ayeti kerimeye göre bakarsan o zaman hiç değişti. Ben sadıklarla beraber olacağım bana bir. Sadık mi. Evet bana bir. Salih tarif et ben onunla beraber olmak istiyorum. Neden dini ben onunla beraber yaşamak onunla yol yürümek istiyorum dediğimizde işin rengi değişiyor tabii bu ayeti kerime mi. Bizim

bursamızın. Medar ihti iftiharı olan. İsmail. Hakkı bursevi. Hazretleri ve ruhu beyanında bunu tefsir ederken bahsi geçen sadıklardan. Vur atın. Kamil mürşidlerin olduğu bir. Salih onların kapılarında ciddiyetle hizmet eder bir. Derviş adayı bir sufi adayına. Salih deniyor bir yola intisap eden kimse bir. Salih bir. Derviş adayı bir sufi adayı bir yolcu adayı onların kapılarında ciddiyetle hizmet eder muhabbetiyle nazarları na kabul olunursa ve onların feyiz ve bereketi ile masivayı terk etme. Allah yolunda istikamet üzere bulunmaya rahatlıkla muvafık

olur ve huzur. Hakk’a kavuşur buyuruyor bakın salihlerle beraber olun sadıklarla beraber olun ayeti kelimesini. Hz. İsmail. Hakkı böyle tarif ediyor. Bu ayeti kerimeyi böyle tebrik ediyor diyor ki muhakkak ki onlarla beraber onların kapısında onu kapısında dedi. Yolları onların dergahları onların tek yerleri onların bulunduğu topluluklar orada. bulunmalı orada ciddiyette hizmet etmeli orada. Kur’an ve. Sünnet dairesinde imamların hiç tahtı dairesinde orada yapılacak olan işler var ise. Kuran’a hizmet e sünnet resullaha hizmette ehli tasova hizmeti yapılacak olan bir

iş varsa o işe katkıda bulunmak. Kimisi tuvalet bide temizlemiş bu. Eşrefoğlu. Rumi. Örneğin şimdi insanlar kibirli şimdi. İnsanlar bir yola intisap etmek istemiyorlar. Eşrefoğlu. Rumi müderris bugünkü manada. Profesör gitmiş. Hacı. Bayramı. Veli. Hazretleri’nin dergahında tekkesinde tuvaletleri temizlemiş. Hatta. Hacı. Bayram. Veli lezzetin dergahında tekkesinde dergahın köpeğinin yanına misafir edilmiş öyle söyleyelim oraya bir tane kilim atmışlar. O köpeğin yanında orada sabahlamış akşam lamış günlerce nefis terbiyesi. Çünkü bu. O yüzden o nefsi terbiye etmek için muhakkak nefsi ezmek

lazım ve orada onu üstadın nazarına girme o. üstadın normalde de. Tabiri caizse ya. Bu iyi bir. Derviş olacak iyi bir sufi olacak. Bu iyi bir yolcu olacak bu. Allah’u sat olur düşüncesine onun 100 bu sahip olmak o yüzden var gücünle nefsiyle mücadele etmek. Kur’an ve sünnete sımsıkı yapışmak ve o yolun bereketiyle nefsi terbiye edip masayı terk etmek şeytanın vesvesesini tıkamak ve şeytanın yolunu terk edip direkt hakka vasıl olma yolunda bulunanlar ancak muvaffak oluyorlar o sadıklarla beraber

olma yolunda. Allah cümle ümmeti. Muhammedi bu yolda bu uğurda bu noktada duranlardan eylesin inşallah. E tabi bu. Mürşit. Veli şehir. Erenler. Abdal öyle ya onlar. Kur’an’da geçiyor mu şimdi yeni moda bu ya abone ol. Bu bir oluyor bir söylüyorsunuz bu. Kuran’da var mı. Sağ ol canım. kardeşim. Kur’an bu işin. Anayasası dinin. Anayasası. Kur’an. Hani anayasa var bir sürü kanunlar var bu işin kanunlar da sünnet. Sen niye. Bir de bu işin hani böyle genelgeleri olur iç genelgeler

bunlarda nedir işte adlardır öyle söyleyelim birşeyde hemen böyle. Kur’ân-ı. Kerim’den ayet varsa kabul etme. Yoksa. Kabul etmeme böyle bir cehaleti düştü ne yazık ki. Keith toplumumuzun bir kısmı. Böyle olunca da şimdi bazen böyle söyleyenlere diyorum ki. Kuran’da var. Faiz haram edilmiş neden faizle mücadele etmiyorsun bakıyor. Kur’an’da var fuhuş haram edilmiş neden fuhuşla mücadele etmiyorsun. Kur’an’da var tumar haram edilmiş neden bununla mücadele etmiyorsun bu ses yok. İşin enteresan noktası da bu zaten. Mesela bir kimseye. Allah’ı zikirden

bahsediyorsun. Zikir. Var mı. Kur’an’da var ne var. söylüyorsun bu diyorsun bu namaz değil mi diyor ya namaz. Salat zikir olarak. Cenâb-ı. Hak beyan etmiş ve bütün tefsirciler ilk tefsirciler hadisler neyin zikir neyin. Kur’an. Neyin sanat’ olduğunu ayırt etmişler yok. O arkadaş toplanıp zikretmeyi oturup zikretmeyi nefsine yediremiyor ya. Kur’an’da varmı aynı şekilde de yıllardır sorarlar hep böyle bu veliler. Kuran’da var mı var kardeşim. A bak tövbe 119 sadıklarla beraber olun bakın. Fatiha. Şerife bizi. Salihlerin yanında. Eller.

Bizler onlarla beraber eyle bize bu salihleri anlatsın birisi bizim bu sadıkları anlatsın. Ben. Üstadı mı bir. Sadık. Salih bir zat gördüm onlarla beraber olun deyince ben onun yanında durmaya gayret ettim bitti. Sen etme ha. Kur’an’dan delil istiyorsun bakın 2 mi. Evet kelime söyledim bir. Fatiha. Şerife. de bizi. Tevbe suresinde. Peki devam ediyoruz şimdi velilik alakalı yaklaşık 60-70 e yakın ayeti kerime var. Kur’ân-ı. Kerim’de örnek. Ben burada birkaç tane ayeti kerime aldım örneklemek için. Bakara ayeti 257

Allah iman edenlerin velisidir onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır inkar edenlerin velileri de tağuttur onları aydınlıktan karanlıklara çıkarırlar o zaman iman edenlerin velisi. Kim. Allah ne yapıyor. Allah insanları karanlıktan aydınlığa doğru götürüyor. Peki karşında. Ne var tağutun veliler var. Bunlar ne yapıyor onlar da aydınlıktan. Karanlığa götürüyor. Sen şimdi sünneti. Seni komple r o. Alim grubu gibi geçinen kimseler. Sizler insanlığa insanları. Karanlığa götürüyorsunuz. Sizler tağutun verileri siniz bu manada. Kur’an ve sünnetin dışında bir tavsiye ediyorsa kimse. Kur’an ve

sünnetin dışında bir yol açıyorsa o tağutun velisidir. Kur’an ve sünnetin içindeyse nasıl yaptırdığı tavsiyeli öğretileri. Kur’an ve sünnetin içindeyse. O Allah’ın velisidir yine. Araf ayet 196 muhakkak ki benim dostum kitabı indirmiş olan. Allah’tır ve o salihleri dost dediniz bakın burada bir de işaret var bu abone ol. Allah. Allah salihleri kendine dost ediyor bakın salihleri. Cenâb-ı. Hak söv. B suresinde de salihlerle beraber oluyor o zaman salihler. Allah’ın dostu bakın salihler. Allah’ın dostu. O zaman biz. Müslümanlar da

o salihlerle dost olmalıyız bakın dostluk zinciri kuruldu. Allah iman edenlerin velisi ve. Cenâb-ı. Hak salihleri kendine dost ediyor dikkat edin buraya da. Allah bütün iman edenlerin velisi ama. Salih’i. Talih bir kimseyi. Salih bir kulunu kendisine dost ediniyor ve diğer kullarına da diyor ki siz o salihlerle. beraber olun salihlerle beraber olursanız. Benim dostumun dostu olacaksınız ve dolayısıyla beni bu olacaksınız bir kimse aslında bir mürşid-i bir. Veli kendine dost edinirse onun yoluyla yollanır. Onun bu noktada haliyle hallenir

ise onunla dost oldu onunla dost olması. Allah’la dost oldu bakın onunla dost olması. Allah’la dost oldu o yüzden ayeti kerimede habibinin elini tutanlar için onlar gerçekte. Allah’ın elini tutmuşlardır dedi dikkat edin. A bu geceki konumuzda bizim bu velilik sıfatıyla sıfat lanmış olan kimseler. Bunlar da. Nur. Suresi ayet 37 dikkat edin. O erler ki hani. Erenler dedik ya ayetin sohbetin başında mürşitler veliler. Erenler. Abdallar dedik bakın o. Eren sözünün çıkış noktası bu öyle erler ki ne. Ticaret

nede alış veriş onları. Allah’ı zikretmekten dikkat edin. kıymetli. Dostlar öyle âyet-i kerimeleri. Eyüp bükmeyin sohbeti dinleyenler ayet-i kerimeleri. Eyüp bükmeyin namazda. Cenâb-ı. Hak. Zikri ayırt ediyor. Nur. Suresi ayet 37 öğle. Eller ki ne. Ticaret nede alış veriş onları. Allah’ı zikretmekten. Namaz kılmaktan ve zekat vermekten alı koymaz bakın üç tane böyle. Tabiri caizse binayı ayakta tutan handirack koydu. Cenâb-ı. Hak onları. Allah. O erler ki ne. Ticaret lerine alışverişleri dünyevi işleri hiçbir dünyevi işi onu bu fikirden onun.

Namaz kılmaktan ve zekat vermekten alıkoyamaz bakın üç tane ibare bir. Allah’ı zikretmek iki namaz kılmak 3 zekat vermek. Kimler zekat veriyor nisap miktarı ndaki mala sahip olanlar kimler zekâtıdır zeka alimlerinde zekatı nedir ilimdir o zaman bakın ne onlar. Allah’ı zikretmekten ne. Namaz kılmaktan neden de zekat. vermekten hiçbir onları alıp koymuyor hiçbir alıp koymuyor. O zaman bu üç bir kimsenin üzerinde toplanacak. Eğer olacaksa. Evren olacaksa bir. Allah’ı çokça zikredin. Jack kekik iki namazını dosdoğru kılacak tekrar kim

üzerine alınıyor salınsın yok bizim namazımız kılındı. Yok biz sizin kıldığınız gibi namaz kılmıyoruz. Biz daim huzur dayız. Biz daim huzuru yakaladığımız da namaz bizden sâkıt oldu. Yok havam namazı kılacak. Biz ha sulha soldu bizden namaz sâkıt oldu bunlar sapkınlık bunlar sapıklık bütün yollar. Hz. Muhammed. Mustafa’nın ayak izine basmalı. Hz. Muhammed. Mustafa sallallahü ve sellem. Hazretleri en ağır ateşler içerisinde en ağır bir şekilde hastayken yine namazım diye feryat ediyordu o yüzden yok namazı kılınmış. Yok onun namazı.

Gök takılmıyor. Muş yok onların namazlarını. Şehri kılıyormuş. Yok. Onların namazları işte önceden kılınmış. Bunların hepsi de sapkınlıktır canım kardeşlerim bakın. Nur. Suresi ayet 37 evinizde. Elmalı’nın tefsir bu veya. Elmalılı meali varsa çık okuyun. Bu son zamanlarda çıkan mealler bu son zamanlarda çıkan tefsirlerde ne yazık ki bazı âyet-i kerimelere eğilip bükülüyor bazı ayeti kelimeler bazı kelimeler farklı manalar verilmeye çalışılıyor. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretleri. Siz iliklerin yolundan gidin diyor ilklerin biz sahabe bakacağız ashabım yıldızlar gibidir

demiş biz. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem. Hz. NASA buna bakacağız ashabım. Yıldızlar gibi gibidir demiş biz günümüzü velilerine günümüzün pillerine bakacağız sonradan işte paraya bozulan makamı bozulan. Şana şöhrete bozulan. Avrupalıların satın aldığı. Amerikalıların satın aldığı. İsrail’in. WhatsApp’ın satın aldığı heva ve heveslerinin satın aldı şeytanın satın. o ağzı bozuk kendisini evliya gösteren. Veli gösteren. Alim gösteren kimselere değil. Yağ. Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretlerinin izinden giden. Salih ve sadıkların sözüne bakacağız ilklerin yoluna ilklerin sözüne bakacağız. Nur. Suresi

ayet 37 de öyle erler ki ne. Ticaret nede alış veriş onları. Allah’ı zikretmekten. Namaz kılmaktan ve zekat vermekten alı koymaz onlar gönüllerin ve gözlerin döneceği günden korkarlar var gönüllerinde. Gözlerin döneceği günden korkarlar mahşerden. Nur. Suresi ayet 37 buyurmuş. Cenâb-ı. Hak ve bu konuda direk. Hz. Peygamber sallallahu vesellem hazretleri’ne demiş. Bu benim için çok önemli. Ya ben bir âyet-i kerimeye kendim mana vermektense veya bir başkasının mânâsına bakmaktansa. Ben. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem hazretleri bu ayet-i kerimeden

hakkında ne demiş onu nasıl yaşamış. Ben ona. bakarım birinci derecede. Benim yolum bu. Ben bir ayeti kerimeyi önce. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem hazretleri’ne demiş. Ashab bu konuda ne demiş sonra ilk tefsirciler bu konuda ne demiş ben onlara bakmaya gayret ediyorum bu. Normalde sonradan çıkanlarla çok uğraşmak istemiyorum çünkü onlar dinlerini ilimlerini metaya satmışlar. Allah bizi affetsin kıyamet günü. Allahü. Teala hadisi şerif mesai de geçiyor kıyamet günü. Allahü. Teala ilkleri ve sonları topladığında bir münadi gelip bütün

yaratıklara işittirecek bir sesle bu toplananlar. Şerefe kiminle en layık olduğunu bilecekler bakın münadi. Melek. Bütün. Mahşer halkına sesleniyor diyor ki burada toplananlar. Şerefe kimin en layık olduğunu bilecekler. Beren e-ticaretin ve nede alış verişin. Allah’ı zikretmekten alıp koymamış oldukları kalsınlar diye. Nida edecek pek az kimse kalkacak. sonra. Allahu. Teâlâ diğer yaratıkların hesabını görecektir bakın daha hiç kimse normalde de. Tabiri caizse bunu böyle. Teşekkür ederim bakın bunu böyle. Tefekkür edin. Bütün herkes bu topraktan mantar biter gibi bitti

ve bütün herkes iki dizinin üzerinde de çok bilmiş büklüm bir şekilde. Duruyor böyle. Tefekkür edin serbestsiniz. Böyle. Tefekkür etmeye tekrar söylüyorum dümdüz bir alan olarak. Tefekkür edin. O dümdüz alanda herkes buğday başaklarının çıktığı gibi ve. Ota buğday için tohum lazım mantar gibi mantar biter gibi topraktan yeniden bitti ve hepside tekdüze hepside namazda oturur gibi oturup boyunlarında kafaları önde sanki hiçbir. Hayat belirtisi yok hiçbir yaşam belirtisi yok. Sanki hiçbirisinin nefes alıp vermesi yok ruhların yaratıldığı an gibi

düşünün ve ruhları. Hani öyle yarattı da ruhların. hepsine birden sordu elestü birabbiküm kim. Ben sizin rabbiniz değil miyim ruhların hepsi dec oy verdiler. Bela. Evet sen bizim rabbimizsin o. Ruhlar. O esnada yaratıldıklarını da. Allah alem benim teşekkürüm bu iki dizinin üzerinde kafaları önündeydi ve kafalarını kaldıracak halleri yoktu ve. Cenâb-ı. Hak onlara sordu. Çünkü hiçbirisinin. Evveli yok. Ben sizin rabbiniz değil miyim hepsi daha ilk defa yaratılmışlar yeni yaratılmışlar tüm taze hepside. Evet sen bizim rabbimizsin dedi. Neden

akıllarında. Evveli olarak bir yok. Evveli olarak bir olmadığından yeni yaratıldıkları nın farkındalar yeni yaratıldıklarını farkında olduklarından. Evet sen bizim rabbimizsin dediler mahşer yerini de böyle. Tefekkür edin mahşer yeri. Cenâb-ı. Hak hepsini de yeniden soru üfle etmiş hepside mantar gibi aynen ruhların yeni yaratıldığı zamandaki gibi ikinci. bu üzerinde boyunları bükük bekliyorlar. Sanki hiç bir hayat olgusu yokmuş gibi bir münadi sesleniyor. Mahşer halkına birmin adı sesleniyor diyor ki burada toplananlar. Şeref ekimine layık olduğunu şimdi bilecekler iyi bakın

çünkü büyük bir şeref bu. Bu neden büyük bir şeref. Bu esnada da hiç hesap kitap görülmedi. O esnada. Mizan çalışmaya devam etmedi o esnada cennetlikler cehennemlikler ayrılmadı. O esnada hiçbir yok bakın hiçbir yok. O esnada. Mahşer kurulmuş ve. Mahşer kurulduktan sonra dümdüz gözünüzün alabildiği yardımdır ve gözünüzün alabildiği yer dümdüz olan yerde herkes tahiyatta oturur gibi oturuyor ama kafalarında kafalarını kaldırma izle. Henüz daha verilmedi. Henüz daha o kâfiri mümini münafığı ayrılmadı ı kim bugün. Şerefe. Nail olacak

evet münadi yok ki bugün. Şerefe kimin daha. layık olacağını. Mahşer altı şimdi görecek ve devam ediyor. Bir ne diyor ne ticaretin ne alışverişin ne ticaretin ne alışverişin. Allah’ı zikretmekten alıp koymamış. Bunlar kalsınlar bu müthiş bir bu ne. Ticaret nede alış veriş dünyadaki herhangi bir mesele dünyadaki herhangi bir unsur dünyadaki. Herhangi bir sıkıntı bela musibet hastalıkta gam kasavet eş. Çoluk çocuk anne baba arkadaş dost devlet hükümet ve. Neyse dünyayı ilgilendiren ne varsa hiçbir onu. Allah’ı zikretmekten alıp

koymamış o kafasını kaldıracak ve onu. Normalde kalkacaklar ve çok az bir kimse kalkacak diyor sonra. Allah diğer yaratıkların hesabını görecek. Bakın onlar hesap kitap yok onlara. Hani başka bir şimdi ne bu diğer ayeti kerimede bu gelecek ama şimdiden bağlıyım bu hani. Allah dostlarına korku yoktur ayeti. kerimede ki tefsir ederken. Ne keyfi söyleyecektim. Şimdiden söyleyeyim. Hani peygamberler gıpta ile bakarlar. Allah’ın gölgesinde gölgelenen ler vardır ve sorar. Mahşer altı bunlar kim bunlar hangi peygamberlerden bir münadi cevap verir.

Bunlar peygamber değil bunlar hangi şehitlerden. Bunlar. Şehit de değil ya bunlar kim. Mahşer altı sorar bunlar kim bunlar münadi cevap verir. Bunlar yeryüzündeyken birbirlerini. Allah için sevenler toplandıklarını. Allah’ın zi kadınlar birbirlerini. Allah için sevenler bir akraba olmadıkları halde birbirlerine alışverişleri olmadıkları halde birbirleriyle bir dünyami. Bağları olmadıkları halde. Allah için birbirlerini sevenler. Ve toplandıklarını. Allah’ı zikreden lerdir mahşerde hiçbir gölgenin bulunma. Bu bir anda. Allah’ın gölgesinde gölgelenecek lerdir. Nurdan minberler oturacaklar. Nurdan tacize taçlandıracak lar. Nurdan elbiseler geleceklerdir

ve peygamberler onlara gıpta ile bakacaklar dır ve. peygamberler onlara gıpta ile bakarlar diyor peygamberlerin gıpta ile baktığı kulak. Kim bunlar. Allah’ın velileri. Bunlar. Allah’a. Sadık. Allah’a dost olmuş olan kimseler. Bunlar kim. Allah’ın dostlarıyla dost olan. Allah’ın. Sadık kullarının beraber yanında duran. Allah’ın. Salih kulları ile beraber olanlar orada sebeptir. Çünkü o. Allah dostunu. Allah için sevmiş bir menfaat yok bir alışveriş yok bir ticaret yok. Biz o yüzden özellikle topluluğumuzun içerisinde parayı pulu ticareti katmalıyız. O yüzden biz

topluluğumuz da para toplamıyız. O yüzden biz toplumumuzda. Ticaret unsurların ortadan kaldırırız. Allah için toplanalım. Allah için. Zikredelim. Allah için birbirimizi sevelim. Allah için birbirimizin koluna girip. Allah’a yol tutalım derdimiz budur. Evet mesai de bunu böyle söylüyor şimdi ne velilerle alakalı ayeti kerime. Yunus. Suresi 62 63. 64 ayetler abone ol da dikkat edin. Allah dostlarına hiçbir korku yoktur bro nlar. Mahzun da olacak değillerdir onlar ki iman edip takvaya vermişlerdir onlar için dünya hayatında da ahirette de. Müjde

vardır. Allah’ın sözleri değişmez bu büyük. Kurtuluş’un kendisidir. Bakın bu büyük. Kurtuluş’un kendisidir. Yunus. Suresi ayet 62 63 64 yine biz bu ayet-i kerimeleri. Hz. Peygamber ne demiş oraya dönüp bakacağız ya. Abdullah ibni. Mesut. İbn abbas’tan ve seleften birçokları demişler ki. A ya. Allah’ın dostları görüldükleri zaman. Allah’ın hatırlandığı anıldığı kimselerdir demek. Allah’ın dostları kimlermiş bu. Yunus suresinde ki bahsedilen korku ve. Mahsun da olmayacaklar hem dünyada hem ahirette müjdelenmiş ve büyük. Kurtuluş’un kendisi olanlar dikkat edin bu büyük.

Kurtuluş’un kendisidir diyor ayeti kerime. Bunlar kimlermiş. Allah’ın. dostlarım iş görüldükleri zaman bir. Allah. Hatırlamıyor. Muş iki. Allah anılıyor. Muş onlar görüldüğünde. Allah zikrediliyor onlar görüldüğünde yine bu. Normalde hadisi şerif başka bir kanaldan. İbn. Abbas yine rivayet ediyor. Bunu bir adam. Ey. Allah’ın elçisi. Allah’ın dostları kimler diye sormuş bu şöyle buyurdu görüldükleri de. Allah hatırlandığı kimselerdir. Ha demek ki bu. Allah dostları. Hani korku ve. Mahsun olmayan kimseler o zaman onların en önemli özelliği neymiş görüldükleri de. Allah

hatıra geliyormuş ve aynı zamanda da gördüklerinde. Allah zikredilir olmuş. Allah’ı zikrediyor kimse ya bir ilmi bir soruyor tasavvufi bir soruyor. Ne bileyim işte bir. Hadi soruyor bir ayeti kerime soruyor bir fıkıh soruyor ve o kimsenin yanına gittiğinde edepli oturuyor terbiyeli oturuyor işte onu. Veli’nin o üstadın. yanına gittiğinde. Dünya. Bir konuşmuyor heva ve sen bir konuşmuyor şeytanın vesvesesinden bir konuşmamaya gayret ediyor edep ve. Terbiye içinde. Hayal içerisinde saygı içerisinde onun yanında ve edeple duruyor. Hani ayeti kerime

var ya. Peygamber’in yanında seslerinizi yükseltmeniz diye ehli. Sufi bunu kendini ölçü almış üstatların yanında seslerini yükseltmeme üstatların yanında kavga etmeme üstatların yanında kahkahayla gülmeme üstatların yanında gevşek bir şekilde oturmama üstatların yanında gevşek konuşma konuşmama 3 tatlarının yanında sır dünyevi meselelerde uğraşma malı sormama gibi kendisine ne yapmışlar edeb edilmişler. Oyüzden hani mescitlerde dünya kelamı konuşmayınız demiş ya o yüzden tekkelere de gidildiğinde. Allah’ı zikredilen yerler. Allah’ın evidir. Allah’ın evlerinden öyle dünya kelâmı konuşulmaz işte bağırılmaz çağırmaz oynaş ılmaz.

Ne bileyim işte bu tip şeyler hal ve. hareketler olmaz. Bunlar da bir edep olarak ehli. Sufi bunları kendi içerisinde yerleştirmişler hani biri ne demiş bir. Yitik malını arıyormuş da. Hz. Peygamber seslenmiş mescidde. İşte benim devam kayboldu dönemi. Gören. Oldu mu demiş. Allah. Resulü’nün. Resulü da bulamayacağız demiş. Hani sende evini bulamama neden mescidde. Deva aramaya kalkıyor. Hani. Allah’ın mescitlerinde dünya kelâmı konuşulmaz. Allah’ın mescitlerinde dünyevi işler olmaz bir başka birisi de mal alıp satmaya kalkmış satamayan sıcak demiş

ona. Hani sen ne yapma. Allah’ın evinde bir alıp satmaya kalkıyorsun diye. O yüzden bizim. İçinde bulunduğumuz kıymetli. Kardeşler yolun adamıdır biz dergahları mızda tek ellerimizde. Vakıf binaları mızda bir alıp satmayız bir pazarlamayı zne dergahın böyle bir topluluğumuzun vakıf topluluğumuzun ne bir malı vardır satılacak ne bir. o Veli, Mürşid, Şeyh, Erenler Sohbetinin Devamı Sohbeti kitabı vardır ne bir. CD’si vardır. Nebi gazetesi vardır ne de bir dergisi. O bizim tasavvuf binaları mızda bizim tasavvuf. Vakfı’nın merkezlerinde hiçbir alışveriş

olmaz hiçbir. Ticaret olmaz biz buna. Göz göre müsaade etmeyiz. Hatta. Allah rahmet eylesin. Şeyh. Efendi’nin zamanında ben buna çok titiz dururdum beni şikayet ederlerdi. Biz orada işte etek satacağız çorap satacağız şunu satacağız bunu satacağız diye. Bunlar dergahlar ve. Tekke adamın da olmaması gereken. Sufi adamın da olmaması gereken yok şehrimin üflediği yoğurt yok şeyhimin okuduğu su yok şeyhimin okuduğu işte peynir yok şeyimin memleketinden köfte yok mi köftesi yok şeyhimin yoğurdu yok şeyimin işte peyniri yok şeyhimin balığı

yok şeyimin koltuğu yok. Şeyh. Efendi’nin işte mübarek işyerinden aldık böyle şeyler. Sufi yolunda doğru şeyler. değil ben size öyle söyledim eskilerde böyle yapmışsa. Yeniler şimdi bir kısım. Yeniler kendi dergahların ı kendi tarikatların ı kendi topluluklarını. Ticaret. Merkezine çeviriyorlar. Kimisi işte kalkıyor. Ne o. Market açıyor ne bir tarikatın bir tasavvuf grubunun marketim olurmuş bir tasavvuf ekolünün grubunun gazetesi mi olurmuş. Ben kendimce söylüyorum. Haydi reklam almak için kapı dolaşıyorlar para toplamak için kapı dolaşıyorlar bunlar sufiler için. Bence

doğru şeyler değil. Evet devam ediyoruz yine. Ebu. Hureyre ve o. Hani az önce ne sahiden naklettiğimiz. Hadi. Şerif’in devamı gibi. Allah’ın kullarından öyle. Kullar vardır ki. Peygamberler ve şehitler onlara gıpta ederler bakın bunu. Hz. Peygamber bu. Selam adetleri söyleyince sahabe tabiri dahi şokta. Allah’ın öyle kulları vardır ki bu. Kullar. Peygamberler ve şehitler onlara. gıpta ile bakarlar onlara gıpta ederler. Allah’ına. Allah elçisine. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretlerine sahabe soruyor. Kim onlar olur ki onları severiz denildi

ve şöyle buyurdu. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem onlar öyle bir kavimdir ki mal ve nesep için değil. Allah için birbirlerini severler mal dünya için değil ne hep. İşte bizim akrabamız ya bizim işte. Oğlumuzu şahımız kızımız. Gelinimiz işte. Sülalemiz değil. Veya bizim ırkımız dan değil ne hep ya onlar. Allah için birbirlerini severler mal dünya ve nesep için değil yüzlerin dur o. Nurdan minberler üzerindedir lar bütün insanların korkacağı zamanda onlar korkmayacak. Lara insanların. Mahsun olacağı zamanda onlar. Mahzun

olmayacaklardır sonra dikkat edin. Allah dostlarına hiçbir korku yoktur onlar. Mahzun da olacak değillerdir ayeti kelimesini. okudu. Demek ki bunu da hazret-i. Ömer radıyallâhu anh. Hazretleri de nakleder bu hadisi şerifi ve hatta. Hz. Ömer radıyallahu anh. Hazretleri onların yüzü suyu hürmetine yağmur yağdı. O yüzden yağmur duasına çıkarken yanında. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem. Hz. Amcası. Abbas alırdı öderdi ki. Hey. Abbas. Sen. Peygamberin amcası sın sen bizim içimizde olursan. Cenâb-ı. Hak. Bize rahmet verir. Bize. Bereket verir der

yağmur duasına çıktığın çıkarken onu da yanında götürdü. Ve o da yanında onların. O da yanlarında olduğu için. Cenâb-ı. Hak bereketlendirir lütuf londor daha dua bitmez de yağmur yağardı bakın daha dua bitmez den yağmur yağdı. Allah öyle dostları bizleri dost eylesin inşallah yine imamı hambel naklediyor bu hadisi. Şerif’i aynı manada uzak kabilelerden ve bilinmeyen. insanlardan öyle ya. Oğlum gelecek ki bakın uzak kabilelerden bunlar. Arap olmayacak ve bilinmeyen insanlardan gelecek o güne kadar işte. Arap kabileleri. Müslüman oluyor.

Arap kabileleri. İstanbul kabul ediyor ama enteresan bir bu diyor ki. Arap olmayacak bunlar araba olacak diye direkt. Söylemiyor. Ama uzak kabilelerde bu. Hicaz bölgesinden değil daha uzak yerlerden bilinmeyen insanlar öyle bir kavim gelecek ki onları akrabalık bir araya akrabaları akrabalık bir araya getirmemiştir onlar. Allah için birbirlerini severler. Allah için bir safta toplanırlar. Allah kıyamet günü onlar için. Nurdan minberler koyacak ve bunların üzerine onlar oturacaktır insanlar korkacak ama onlar korkmayacak dar onlar hiçbir korkuları olmayan ve. Mahsun

da olma bu olan. Allah’ın dostlarıdırlar var yine imamı. Ahmet bize naklidir. Hz. Peygamber sallallahü ve. sellem. Hazretleri. Ebu. Derda adam bu mı onlar için dünya hayatında da ahirette de. Müjde vardır ayeti hakkında şöyle buyuruyor bu. Müjde. Müslümanın gördüğü ve ona gösterilen. Salih. Rüyadır ahiretteki müjdesine gelince o da cennettir buyurmuş yine onlar için dünya hayatında da hayrette de. Müjde vardır ayeti kerimesinin saha be. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem. Hazretlerine diyor ki ahiret müjdesinin. Cennet olduğunu. Bildik fakat

dünya müjdesini nedir ey. Allah’ın resulü. Allah. Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem. Hz. Cevap veriyor. Orkun’un gördü veya kendisine gör bu. Salih. Rüyadır ve o peygamberliğin. Bu bir vakti 44/100 bir ayette 70301 ayeti 46 düzden bir parçadır diyor ne demek ki o. Salih ya peygamberliğin 46 cüzünden bir cüzdür yine bu imamı. Ahmet bununla alakalı. diyor ki bu. Ebuzer rivayet ediyor. Bunu da. Ey. Allah’ın elçisi kişi bir amel işlerse insanlar bu işinden dolayı onu över ve onu senâda

bulunur demişti. Allah resulü şöyle buyurmuş. İşte bu müminin acil müjdesidir ne kadar güzel öyle değil mi siz iyi bir iş yapıyorsunuz hayırlı bir iş yapıyorsunuz. Salih bir amel istiyorsunuz. Salih bir amel isteyince insanlar sizi övüyorlar. Mete diyorlar. Öyle değil mi ya ne kadar iyilik yaptı cömertlik yaptı bana yardımcı oldu işte ben bana örnek oldu ya ne kadar iyi ya namazında bir kimsedir o sana ay namaz kılıyor ya arkasından diyor odyomer bir insandır arkasından söylüyor. Allah razı

olsun o bize allah demeyi öğretti arkasından söylüyor. Allah razı olsun bizim zikir yapmamıza vesile oldu. diyor ki bu onun arkasında bu hani onun iyiliği konuşulur onun amelinden dolayı insanlar ben onu sana da bulunurlar. O da diyor müminin acil müjdesidir ne kadar güzel da dünyadaki en müjdesi. Ya normalde muhakkak ki o kimse ölürken melekler tarafından müjdelenir muhakkak ki cenneti ölürken ona cennetteki makamını gösterilir muhakkak ki ölmeden önce de cennetteki makamını gösterilir muhakkak ki ölmeden önce de melekler

onu müjdele yiyebilir. Bunlar tabi metafizik müjdele muhakkak ki o işte. Gidecek olduğu yeri görebilir muhakkak. Belki de halinde veya rüyasında. Hesabını kitabını sorabilirler. Allah bizi affetsin işte bunlarda ne olmuş oluyor metafizik müjdeler oluyor. Normalde daha birçok ayeti kerime almışım da ben şimdi iyice böyle yapmayayım. Ne. Oldu sohbeti çok uzatmayayım ama bir iki tane. hadisi şerifler var. Ondan sonra da. Hz. Mevlânâ’nın demiş biraz da ona bakalım. Zaman kalırsa sonra sorularımıza geçelim. İnşallah bu hadisi şerifleri. İbrahim. Canan’ın

şimdi okuyacağım. Hadi şeklinde. İbrahim. Canan kütüb-i siddetinin. Abdal faslından bakabilirsiniz buna adres veriyor abone ol çok az önce okuduğum bu. Yunus. Suresinin tefsirinde hadislerini. Buna da kaynaklari. Meb. Nike senin. Yunus. Suresi ayet 62 63 62 63 ten bakabilirsiniz onu da size kaynağını verip açın okuyun bakın normalde hani şüphe ederseniz o şekil şüpheniz kalkmış olsun. Yunus. Suresi 62 63 64 İbni. Kesir habri kesirden ona bakabilirsiniz oradan faydalandım. Evet devam ediyoruz. Şimdi bu mesele mağazasında. Hadi şeyler okudum

bir kısmına. Yunus. Suresi’nin. Tevbe suresinin ve. Nur. Suresi’nin ayetlerini tefsirlerini bazı hadisleri okudum ama bu. kötü birisi de. İbrahim. Canan hoca hususi bir böyle bir bahis bir bap açmış ebdal meselesi de. Mehdi. Sen bana bu mesele e oradan bunları görmeniz oradan bunları okumanız mümkün ama kötü birisi de evinizde vardır yoktur ulaşabilirsiniz ulaşamazsınız bu ayrı mesele. Ahmet. İbni hanbel nakliye bu hadisi. Şerif’i bu ümmette. Abdallar 30 tanedir kalpleri. Halil. Rahman. Hz. İbrahim. Aleyhisselam’ın kalbi üzeredir. Bunlardan biri

ölünce. Allah onun yerine başkasını koyarım bu hadisi. Şerif’i. Neden böyle aldım buraya o ölünce. Allah onun yerine başkasını koyuyor kıymetli. Dostlar kıymetli. Kardeşler kıymetli tasavvuf. Yolcuları kıymetli sufilik. Yolcuları. Sözüm size sağ üst adınız vefat etti şeyiniz vefat etti. Kendi kendinize bir. Kendi kendinize veya birilerinin ya bundan sonra. Şeyh gelmeyecek de bundan sonra. Veli. yok da velilik kapısı kapandı da. Bunlar çok ağır sözler de işte bize şeyhimiz dedi ki ondan sonra işte. Mehdi gelecek. Mehdiye kadar siz.

Zakir lerle gidin. Bunlar doğru sözler değil bunlar böyle b& u you’ll acak tabi olunacak sözler değil bunlar mı artık hangi. Halit. Ruhiye ile söylüyorsa bunu kardeşler hangi. He ölçülerle bunları söylüyorlarsa söyleyecek bir sözümüz. Yok. Öğlen şeyin fotoğrafını karşısına. Alıp ona rabıta edenler ölen şeyhiyle işte ne bileyim. Neredesin üstünü koyacaklar. Evlen şeytan bu vs iyi bakın ilk heykeltıraşın heykelciğinin çıkış noktası odur böyle çok sevilen bir ve lizatı insanlarda çok metince çok sevince şeytan insan suretine gelip diyor

ki onlara siz diyor. Madem ki çok seviyorsunuz. Onu her an hatırlayın. Ee ne yapalım. Onun. diyor bir heykelini dikelim şehrin ortasına köyün ortasına. Neyse şehrin ortasına. Onun bir heykeli dikiliyor ve herkes o heykele bakarak tam onu hatırlıyor onu. Metro. Sena ediyor. Onu kendisine kendisini. Allah’a yaklaştıracak bir ki bir vasıta olarak görüyor ve bu ilk önce böyle şehrin merkezlerine şehrin ana caddelerine şehrin toplanma yerlerine bu heykeller dikiliyor sonra şeytan işi daha da arttırıyor siz diyor şehrin giriş

çıkışlar ve bu heykellerden de ki herkes sizin bu büyüdüğünüzü tanısın bilsin herkes. Hey şehrin giriş çıkışlarına da kocaman o zatın adını. Ben hatırlayacağım şimdi bir ara sohbette ben söylemiştim onu bunu. Mesnevi sohbet ederken söylemiştim onu. Mesnevi sohbetinde aktarmıştır onu bulmuştum. Ben bir tarihi kayıtlardan o zaten ismini ve kalkıyorlar şehrin giriş çıkışlarına da. Oo. zaten heykellerine dikiyorlar ardından şeytan daha da arttırıyor diyor ki istemezmisiniz evlerinin bir köşesinde böyle bir köşe olsun böyle bir olsun bu sefer bir

heykeller küçük heykeller evlerinin köşesine etrafına mum yakmalar filan onun süslemeler böyle ya bu devam ediyor. Şimdi bakın canım kardeşlerim bir kimse şimdi kalkar da işte şeyhinin ölmüş şeyini ve yasa şeyin fotoğrafını. Alo karşısına koy onu öyle bak ondan sonra daha mutlu edeceğim diye bu doğru değil veya ta onun fotoğrafını. Al işte. Devamlı elinde orada burada dolaştır ben böyle kendime edeple indiriyorum de bu doğru şeyler değil delalete sapkınlığa. Kapı aralaması hiç kimse. Allah’ın velilere eksilmez bakın. Veli.

İsmi. Şerifi cenab-ı. Hakk’ın sıfatlarından birisidir. Allah’ın sıfatlarının herhangi bir sıfatının tecellisi etmemesi işlevini yitirmesi gibi. bir söz konusu olmaz o yüzden her dönemde her dönemde. Allah’ın verileri vardı bu ne oluyormuş ölünce. Allah onun yerine başkasını koyuyormuş kim koyuyormuş. Allah koyulmuş bu. Veli kim koyuyormuş onun yerine. Allah insanlar değil iyi bakın. Veli. Veli eden. Allah’tır brüs tat. Mürşit ona yol gösterir sadece. Ben. Onu anlatır ona tebliğ eder ona nasihat eder gerekirse ona kızar gerekirse ona. Celal inir

gerekirse. Onu terbiye etmek için değişik terbiyemi topları kullanabilir ama bir. Veli bir başka kimseyi. Veli edemez velilik yollarını öğreten ona mawell ilik hallerini anlatır ona yolun tehlikeli yerlerini anlatır yolun sıkıntılı yerlerini anlatır nerede kalınacak nerede oturulacak nerede yürünecek nerede koşulacak bunları. Onu anlatır bunları onu öğretir ama asla bir kimse bir başka kimseyi. Veli. edemez bir kimse bir başka kimsenin. Veli demesiyle. Develi olmaz ve o yüzden velilik direkt. Allah’ın elinde olan bir şeydir a. Allah. Allah dilediğini

kendine. Veli eder. Allah dilediğini kendine dost seçer. Allah dilediğini kendine yaklaştırır bütün. Kullar. Allah’a yaklaşmak için gayret sarfeder gayretlerinin neticesinde. Allah’a yaklaşır mı. Evet ama. Cenâb-ı. Hak birisini. Tabiri caizse diye çekip alıverir mi çekip alıverir. O Allah’ın fazladır youtuber ikramıdır ihsanıdır kulların ona sözü geçmez kullanımı noktada ona nasıl geçmez o veliye sözü ve. Nazlı geçmez. Ancak laf üretirler arkasından ya bundan başka. Allah’ın velisi olmayacak mı derler. Bu sefer de hallere gider bu sefer de onların. Gönül

kapıları kapanır. Bu sefer de onlar ne olur bu manevi yoldan feyz alamazlar tutup alamaz da. Allah dilediğini kendine seçer. Sen kime ne ki. Allah dilediğine dilediği şekilde onu rüyasında gösterir mi. Evet sen patlar çatarsın. Bunlar nasıl. Rüya görüyorlar yan. Vur yağların hepsini de yalan der çıkarsın. Allah ama onu kendisine seçmiştir ve istediğine istediği kuluna o velisinin rüyasında gösterir mi. Evet o birisinin rüyasında gösterdiğine cenab-ı kendi katından lütfen diyor kendi katından ikram ediyor kendi katından ona. İhsan

ediyor kendi katından onu manevi olarak nimetler indiriyor bu kimsenin elinde değil ki işte. Bilmem hangi şehirden. Bilmem hangi ülkeden. Bilmem nereden o kimse rüyasında görüyor bir ve lizatı rüyasında görüyor kim olursa olsun bu bakın şahıs konuşmuyoruz tarikat konuşmuyoruz şu isim bu zat demiyoruz. Bu kim olursa olsun. Cenâb-ı. Hak birisini gösterdi ona cenab-ı en. iyisini gösterdi. Cenâb-ı. Hak. O’na birisini gösterdiyse o kimse lütfetti ikameti ihsan etti. Salih rüya ile gördü. Salih bir yayla görünce müjdelendi o bakım

müjdelendi şimdi o müjdelenen kimse biz ne diyebiliriz hiçbir diyemez o müjdelenen kimse hiçbir konuşamayız o müjdelenen kimse. Biz hiçbir demiş sebep. Allah onu kendisi seçti birisini aldı. Öğlenin yerine onu koydu yine başka bir rivayet bu. Ümmet imden. Abdallar 30 sahnedir. Ağrı sonlar sebebiyle ayaktadır onlar sebebiyle. Yağmur ama sağlarsınız onlar sebebiyle yardım ama sağlarsınız. Bakın bu veliler bu mürşitler bu. Kamil. Şeyh. Efendi ne bu ebdallar. Bu dedeler. Bu babalar bu. Kamil zatlar yüzü sür. Metin’e arz diyor

ayaktadır. Onlar sebebiyle. Yağmur ama sardır onlar sebebiyle yardım ama sardır onlar sebebiyle onlar olmamış olsa. kıyamet kopacak sebep. Çünkü yine hadisi şerif yeryüzünde. Allah diyen eksilmedikçe. Kıyamet kopmaz bunu. Muhittin. Arabi zamanın kutbuna yorar der ki zamanın kutbunun yerine bir kutup atan mazsa. İşte o zaman kıyamet başlardı yine 1 bu ebdallar hem. Şam ehli arasındadır onlar sebebiyle yardım görürler onlar sebebiyle rızka masallar. Hz. Ali radıyallahu anh. Hazretlerinin rivayeti bunu en sona sakladım ebdallar şandadır onlar 40 erkektir.

Bunlardan biri öldü mü. Allah yerine birini koyar. Yağmur onlar sebebiyle sular düşmanlara karşı onlar sebebiyle yardım edilir. Şam ehlinden azap onlar sebebiyle bertaraf edilir. Evet kıymetli. Dostlar ayetlerle hadislerle velilerin şeyhlerin mürşid-i kamillerin. Erenlerin dostların. Evet dalların dede ve baba anlamları altında ehl-i tasavvufun içinden yetişmiş olan mürşid-i kamillerin. Kur’an ve. Sünnet de var olduklarını. ne olduğu ayetlerle hadislerle dinimizin döndüğünde açıklamaya çalıştık alıntı yaptığımız kaynakları da gösterdik. Bu saatten sonra ne ya ve. He yoktur ya. Mürşidi. Kamiller

yoktur bunlar saçmadır böyle yoktur böyle şeyler olmaz diyen. Arte hazretlerinden söylerler bilmediklerinden söylerler ya bizim şeyimiz vefat etti. Ondan sonra. Şeyh gelmeyecek artık ondan sonra bir. Veli gelmeyecek diyenler cehalet lerinden söyler bilmediklerinden söyler ama bu sohbetimizi dinleyenler bu sohbetimize müracaat edenler bunun. Kur’an ve. Sünnet dairesinde delilleriyle öğrenebilirler delilleriyle bu delillere inkar etmek. Bakın bu delilerin hepsini de kitap ismi vererek ten söyledim ayet numaralarını vererek ten söyledim ve hangi tefsirden. Bu hadis kitaplarından faydalandığını da bunları vererek

ten söyledim bu saatten sonra. Veli. Lara. Mürşidi. Kamiller eve velilerin mürşid-i kamillerin şeylerin yoluna onların. Normalde var olduğuna dair bir laf söyleyen kimse veya inkar eden bir kimse. Kur’an ve sünnetin bir kısmını inkar etmiş olur. Kur’an’dan bir ayet. İnkar. Eden küfüre düşer dikkat edin. Kur’ân-ı. Kerim’den bir ayet kerimeyi. İnkar. Eden küfre düşer o yüzden. Müslümanlar bu meselelerde dikkatli olsunlar inşallah tabii da bununla alakalı zamanın kendi zamanlarındaki. Ben bunu da böyle hemen ben kısacık. Burayı da okuyayım

inşallah abone ol her şeyi söyleyeceğim mezhep imamlarından alimlerin bu konuda. Hani tasavvufa karşı olmadıklarını ve kendilerini ehli tasavvuf olduklarına dair. Hanifi imamlarına ibn-i hümam himni. Şibli diş ürün. Bilali. Hayrettin remli hamimi ve emsali şâfiî imamlarından sultanı. Lama izi ibnü abdesselam. İmam. Gazâlî taciddin. Suphi. İmam. Suyuti. Şeyhülislam. Kadı. Zekeriya alama şihap. İbni. Hacer el. eğitimi gibi zatlar. Maliki imamlarından ebü’l-hasan. Ali. Şazeli halifesi. Şeyh. Ebul habbas el. Nursi onun halifesi. Şehit ne ataullah iskenderi. İbni. Ebi. Gamze. Nasrettin

50’lik hani muhakkik ben. Ahmet erser kökel belgesi gibi zatlar kan belli imamlarından. Şeyh. Abdülkadir elcili. Şeyhülislam. Abdullah el-ensari el ha heravi şeyhinin buhar ettim uh. Ariel furtuni gibi zatla bir tasavvuf yoluna girmişler bu noktada sufilik yolunda kendilerini ayrıyeten terbiye etmişler. O yüzden. Dört mezhebin de hiçbirisi. Dört mevsimin hiçbirisi de tasavvufa karşı şehre mürşitler e velilere karşı bir fetva söylemişlerdir bundan uzak tutmuşlardır kendilerini o yüzden iftira at imamları da işte at imamları da bu konuda hemfikirdir. İmâm-ı

Âzam’ın sözü meşhurdur son iki sene olmasaydı. Numan helak olmuştu dediğinde gidip bir. Üstada bağlandığı bu. İmam. Şafii’nin bana sırayı adında bir ünlü şeyhe intisap ettiği söylenir ve imam hamilin de o hitap ettiği söylenir bu eserlerde geçer o yüzden bir kimse bu noktada bunları inkar ederse. Bu yolu in kağıdı yolu inkâr ederse büyük bir hataya düşmüş olur. Allah muhafaza eylesin. İnşallah şimdi canım kardeşlerim. Ben böyle. Hz pirden bir huble okuyup bunu sonra tekrar bakacağım ama bitirmek istiyorum

sohbet faslını sorularınıza geçeceğim bu o dil 4 ve 545 tane itibaren okuyorum dikdört şehre beraber olunca kötülüklerden uzaksın gece gündüz gitmekte sin gemide sincanlar bağışlayınca nasıl mışsın gemiye girmiş uyuyorsun öyle olduğu halde yol almak tasın zamanın peygamberinden ayrılma kendi hünerine kendi diline pek güvenme. Aslan bile olsan değil mi. İki kılavuzsuz. Yol almak tasın. kendini görüyorsun sapıksın. Orhan fakirsin ancak şeyin kanatlarıyla uçta şeyin askerlerinin yardımını girl. Şu halde yürü şeyhim. Emre’nin gölgesi altına gir. Ya sus. Emre.

Uy böyle yapmadın mı. İstidat ve kabiliyet sahibi bile olsan ta millik davasına kalkıştı ından değişir çarpılır. İstidat ve kabiliyet ini kaybedersin. Allah bizi. Kur’an’a sünnete imamların iş tadına ve. Pir efendilerimizi ne defa erkanına ve adabına. Uyan o yolda yürüyen kardeşlerden eylesin. Cümlemizi inşallah. Bizleri de. İlgili Sohbetler Ümmettim arasında Halil İbrahim ahlakı üzerine 40 kişi daima bulunur Kim benim veli kuluma savaş açarsa bana savaş açmış gibidir der, bu Allah’ın kıs Bir veliyle cedelleşme, hilafına bir şey yapma,

maddi ve manevi kaybeden sen olu Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için Tasavvuf – Vikipedi sayfasını ziyaret edebilirsiniz. o Veli, Mürşid, Şeyh, Erenler Sohbetinin Devamı konulu bu sohbet Mustafa Özbağ Efendi tarafından gerçekleştirilmiştir. Daha fazla o Veli, Mürşid, Şeyh, Erenler Sohbetinin Devamı sohbeti için sitemizi takip edebilirsiniz.


Kaynak

Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı: https://www.youtube.com/watch?v=49Ogcgf6C