Mürşid-i Kamil

Mürşid-i kamiller, 40’lar 80’ler 500’ler eksik değil,senin burnun koku almıyorsa


Sufiler menkıbe çok severler bir meseleyi menkıbe ile anlatmayı daha uygun bulurlar. Hani ayet-i kerimede de geçmiş peygamberlerden bahset onların hallerinden de bahset diyor ya bunu kendilerine ölçe alırlar ümreye gittik döneceğiz. Oradan bizim orada. Hz. Ebubekir efendimizin torunu bir. Derviş var cidd deyiz o dedi ki burada bir. Efendi var onu ziyaret edelim mi dedi. Şeyh. Hazretlerine. Efendi edelim dedi. Gittik o zatın evine ciddede girdik içeri. Selamünaleyküm. Aleykümselam işte tanıştırdılar bir sarmaşığa. Bir de var bakacağız bu mürşid-i kâmil mi. Değil mi filan işimiz o böyle. Adamın elinde o şeye gidenler o bölgeye gidenler böyle şeyler var limonata veya su dağıtmak için böyle paslanmaz çelikten bardakları içine sıralıyor böyle ellerinde böyle. Bizdeki askıların daha değişi elinde askı. Gelene.

gidene şerbet çay bir şeyler getiriyor götürüyor işte bayanlar geliyor bayanlara orada. Hemen sohbet ediyor kısa böyle onlarla bayramlaşıyor birisi hasta geldi bir tane ona geldi bir şeyler okudu. Bir en böyle sırtına bir vurdu onun böyle bir çektirdi burnuna adamdan böyle sanki nehir gibi böyle. Tabiri caizse cira taktı burnundan böyle şifa olsun ensesini vuruyor işte sırtına vuruyor kendisi hizmet ediyor böyle dervişleri de gelip gidiyor bana döndü inceden ne diyorsun dedi. Allah bizi affetsin sus deil mi sus işte bizde de var ya konuşacağız sordu ya ne diyorsun dedi. Bana efendim sizin gibi mürşid-i kâmil değil dedi kafasını salladı. Ondan sonra o zat geldi biraz daha efendiyle sohbet etti ona dedi ki efendiye dedi ki haça buradasınız dedi.

yine dedi dua edeceğiz inşallah dedi hacca. İnşallah gelirsiniz dedi. Efendi böyle bir niyetimiz yok şu anda ama dedi nasip dedi. Şeyh. Efendi de çıktık dışarı gene sordu bana ne diyorsun dedi. Ben gene aynı şekilde söyledim. Efendim. Hani sizin. Makamınız da değil. O manada dedim sizin. Makamınız da değil efendim ded yaptı. Allah dostu oğlum dedi ama hani mürşid-i. Kamil noktasında değil ama. Allah dostu ben. Efendi. Evet öyle diyecek noktada değilim sustum. Ben şimdi burnun kok alıyorsa. Onun ne olduğunu biliyorsun sonra efendiyi. Hollandalılar böyle. Can hıraş davet ediyorlar. Efendi telefonda dedi oğlum. Hollandalılar çok davet ediyorlar dedi. Ondan sonra bir. Hollanda’ya gideceğim dedi inşallah. Efendim dedim mübarek olsun. Ondan sonra neyse onlar oradan e ne o davetiye.

Mürşid Hakkında

gönderdiler bilmem ne yaptılar. Efendi. Hollanda’ya gitti oradakiler demişler ki buradan hacca daha kolay gideriz. Senin. Sana da buradan. Hac vizesi alırız telefon açtı bana dedi hacca gidiyoruz buradan. Hayırdır. Efendim dedim ben. Oğlum burada buradan dedi hallediyorlar hacca dedi hani daha kolay gideriz diyorlar dedi. Ben duramıyorum ya. Efendim dedim o cidd dei zatın kerameti çıkıyor sus. Mustafa. Efendi evet dedi. Bir de sen dedi. Çok beğenmedin onu dedi hani sen onu çok beğenmedin. Ondan sonra dedi. Ondan sonra. Evet efendim dedim. Ondan sonra neyse gerçekten hacca gitti. Efendi oradan bir de orada bir daha görüştüler sonra orada bir daha görüştüler. Ondan sonra o da oradan bana selam gönderdi o. Efendi filan. Ondan sonra şimdi baktığın zaman e enteresan.

bir tane daha bir tane. Suriyeli. Efendi var onu da. Medine’de hep böyle muhabbet ediyorduk. O da. Normalde. Allah affetsin tabii şimdi bir hani biz bir mürşid-i. Kamil tanımışız. Hani öbür tanıdığımızı da biz o seviyede bir kimse olsun istiyoruz bizim için mürşid-i. Kamil demek o onu tanımışız. Cenâb-ı. Hak bizi zirveyle tanıştırmış biz nereden bilelim biz bizim tanıştığımız normal değil. Allah’ım ya rabbi ya. Resulullah neyse o efendiyle de. Tanışıyoruz şimdi görüşüyoruz konuşuyoruz onunla böyle sohbet ediyoruz onu da bana soruyor diyorum. Efendim hakkınızı helal edin. Hani diyorum sizinle eş değerde yan yana göremiyorum. Efendim onu diyor şimdi bu işin manevi. Sırrı var mesela o kimse. Peygamber sallallahu sellem. Hazretlerine zamanında zamanın böyle kendince kırlarında ise. Hz. Peygamberle sallallahu.

aleyhi ve sellem le yan yana görünür sağında görünmesi ayrıdır solunda görünmesi ayrıdır arkasında görünmesi ayrıdır arada hiç kimse yok ama halaka görünmek ayrıdır topluluğun içerisinde görünmek ayrı dır bunların hepsinde manevi işaretleri var şimdi. Allah affetsin böyle olunca. E şimdi bakıyorsun yanında değil hani sağında şeyhin var. E solunda olsa veya şeyhinin yanında olsa veyahut da o halaka olsa diyeceksin ki bu daha aynı. Mürşidi. Kamiller. Benim de elimde delil o e öyle olmayınca diyorsun ki ya. Yok o aynı eş der değil diyorsun. Ben de diyorum ki sizin gibi değil efendim. Benim de elimde delil o bana dese ki. Neden öyle dedin bana sorsa. Efendi. Neden öyle dedin. Mustafa. Efendi. Benim diyeceğim basit. Efendim. Peygamber sallallahu aleyhi ve.

Mürşid Sohbeti

sellem. Hazretlerinin yanında siz varsınız onun o biraz daha ötede ileride birkaç kişinin ilerisinde veya şöyle böyle hani ona evladım mı diyor. Ne diyor o. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem ona neyle hitap ediyor. Bunlar dahi ince sırdır o şeyhe ne. Olarak hitap etti kardeşim demesi ayrı evladım demesi ayrı. Hepsi de ayrı ayrıdır maneviyatta. E böyle olunca hani biz de. Diyoruz ki kendi kendimize sizin gibi değil efendim. Allah bizi affetsin e aşığın gözü kör kulağı sağır. Aşık maşu undan başkasını görmez. Öyle olunca da bizim de. Gözümüz kör oluyor. Başka bir kimseyi aynı seviyede de görünmüyor görmüyoruz ya da körlük bizden olsun biz görmüyoruz olalım. Allah bizi affetsin vel asıl kelam burun koku alırsa göz görür göz görürse.

burun koku alır. E senin burnun koku almıyorsa bugün öyle yazdım. Senin burnun koku almıyorsa baharın. Suçu. Ne çiçeğin. Suçu. Ne. Senin burnun koku alıyorsa binlerce kokunun içerisinde bu leylak dersin bu. Karanfil dersin bu gül kokuyor dersin binlerce kokunun içerisinde. Binlerce çiçek var arı gider bal alacağı çiçeğe konar sinek gider necasete konar sözün meclis dışarı senin sinek kuyun varsa gider necasete. Konarsın. Çiçek diye sende bal yapma istidadı var ise çiçeği bulur bal yaparsın yoksa çiçeğin su şe yok çiçek orada duruyor o yüzden mürşid-i. Kamiller eksik değil. Kırklar 80’ler 120” l 24′ l 480 500’ler eksik değil. Senin burnun koku almıyorsa. Yapacak bir yok. Allah bizi affetsin. Amin.

İlgili Sohbetler

Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için Tasavvuf – Vikipedi sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

Mürşid konulu bu sohbet Mustafa Özbağ Efendi tarafından gerçekleştirilmiştir. Daha fazla Mürşid sohbeti için sitemizi takip edebilirsiniz.