Kuzu Annesinin Kokusunu Alır — Sen Gözünün Önündeki Mürşidi Göremezsin
Kuzu annesinin kokusunu alır; ama sen gözünün önündeki mürşidi göremezsin. Bu, derin bir uyandırıcı sözdür. Hayvanlar bile ait oldukları annelerini tanır; kuzu binlerce koyun arasından kendi annesini bulur. Halbuki insan — Allâh tarafından mükerrem yaratılmış varlık — gözünün önündeki mâneviyât kaynağını fark edemez. Bu, modern müslümanın ne kadar uyuduğunu gösterir. Uyanma zamanı.
Kuzu Metaforu — Doğal Algı
Kuzu metaforu doğal algıyı temsil eder. Kuzu doğduğunda annesini bilmez; ama doğal olarak onun kokusunu, sesini, davranışını ayırt eder. Hayvanlar dahi bu kadar duyarlıdır. İnsan ise akıllı bir varlık; daha duyarlı olmalı. Ama çoğu zaman değildir. Modern müslüman gözünün önündeki mürşidi göremez; çünkü ilgisi başka yerlerdedir.
«Göremezsin» — Modern Müslümanın Sorunu
«Göremezsin» — modern müslümanın sorunu. Çevresinde gerçek bir mürşid olabilir; ama o fark etmez. Çünkü gözü dünyâya çevrilmiştir; mâneviyâta değil. Para, makam, eğlence — hepsi onun ilgisini çeker. Mürşid sıradan görünür; ona dikkat etmez. Bu, büyük bir kayıptır; çünkü mürşidi fark etmeyen ondan istifâde edemez.
Mâneviyât Açlığı — Şart
Mâneviyât açlığı şarttır. Mürşidi görmek için mü’min mâneviyâta aç olmalı. Kuzu açlığı annesini aramaya iter; mâneviyât açlığı mü’mini mürşid aramaya iter. Eğer mü’min mâneviyâta aç değilse, yanında mürşid olsa bile fark etmez. Açlık önce; sonra arama; sonra bulma. Bu sıra önemli.
Modern Hayâtın Kaybettirdiği — Hassasiyet
Modern hayât hassasiyeti kaybettiriyor. Sosyal medya, gürültü, sürekli uyaranlar — insanın iç sesini bastırır. İç ses olmayınca, mâneviyât da fark edilmez. Mü’min iç sesini geri kazanmalı: Yalnız kalma, sessizlik, meditasyon (İslâmî mânâda zikir, tefekkür). Bu pratikler hassasiyeti geri getirir.
Mürşidin Görünür Olması — Allâh’ın Bir Lütfu
Mürşidin görünür olması Allâh’ın bir lütfudur. Eğer Allâh dilemezse, mü’min mürşidi göremez. «Sen sevdiğini hidâyete erdiremezsin; ama Allâh dilediğini erdirir» (Kasas 56). Mürşidi görme de hidâyetin bir parçasıdır. Mü’min bunu Allâh’tan istemeli. Sürekli niyâz etmeli: «Yâ Rab, bana mürşidimi göster.»
Geç Fark Etmek — Pişmanlık
Geç fark etmek pişmanlığa götürür. Bâzı kişiler mürşidi vefâtından sonra fark eder; «meğer ne kıymetli bir kişiydi» derler. Halbuki onun yanında durabilirlerdi. Bu pişmanlık çok kötü. Mü’min mürşidi hayâtında fark etmelidir; yanında durabilmelidir; ölmeden önce istifâde etmelidir. Sonra pişman olmaktan vazgeçilemez.
Niyâz — Mürşidi Görmek İçin
Niyâz: «Yâ Rab, gözümün önündeki mürşidi fark etmemi nasîb et. Kuzu gibi mâneviyât açlığım olsun; ve mürşidi tanıyabileyim. Modern dünyâ’nın gürültüsünden iç sesimi kurtar. Hassasiyetimi geri kazanmamı nasîb et. Geç fark etmekten beni koru; yanında durabileceğim bir mürşid göster.» Allâh muhâfaza eylesin; bizi mürşidi gören kullardan eylesin.
Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Mürşid, Farkındalık, Mânevî Açlık. → Tasavvuf Sözlüğü