Mürşid i kamil dervişlerini Kur’an ve konusunda Mustafa Özbağ Efendi sohbeti. Bu yazıda Mürşid i kamil dervişlerini Kur’an ve hakkında tasavvuf perspektifinden önemli bilgiler ve değerlendirmeler bulacaksınız.
Yoksulluk ve meşakkatte bizim halimiz de böyledir. Bize aldanıp da hiçbir konuk gelmez. O hakiki mürşitler, hakiki siyasetçiler, hakiki bürokratlar, hakiki dervişler, hakiki alimler, bunlarda dünyalık yoktur. Bunlarda dünyalık olmadığı için bunlar mala, mülke, makama tamah etmedikleri için bunlar gösterişe, şatata şatafata değer vermedikleri için bunlar tabiri caizse fakr ve sabır noktasında yaşadıkları için bunların çok müşterileri olmaz. O yüzden bunların dergahlarına, bunların partilerine, bunların hiziplerine çok rağbet edilmez. O dergahlara, o mürşitlere, o tekkelere, o medreselere çok rağbet edilen olmaz. Şahatat yok, şatafat yok, gösteriş yok, para yok, dünyalık makam yok, mevki yok. İşte manevi olarak tarikatın içerisinde de makamlar, mevkiler böyle havada uçuşmuyor, dağıtılmıyor. Adam. Almanya’dan yazıyor bana. İcazet verecekseniz size geleceğim derviş olacağım diye diyorum. Rüyamızda görürsek.
veririz. Bir daha yazıp çizmiyor. İtalya’dan yazıyor. Selamünaleyküm şeyh efendi. Aleykümselam. Babam filanca şeye efendiydi. E işte bana bir icazet lazım. Ondan sonra ben geleyim sizi ziyaret edeyim tabi olayın. Kardeş rüyamızda görürsek, halimizde görürsek icazetini veririz. Görmezsek bir diyemeyiz. Bir daha selam sabah yok. Onlar çünkü böyle makam, mevki istiyor. Böyle bir ona makam vereceksin. Ona bir mevki vereceksin. Ona bir vereceksin. Ondan sonra da eğer onun sorumluluğunun altında sen patinaj çekeceksin. Onu öyle düşünmüyor o. Çünkü onu normalde o kendince öyle alışmış. Ona öyle biliyor. Kazım. Efendi’ye sordum. Bu adamı tanıyor musun? Dedim, “Tanıyorum.” dedi. Dedim, “Böyle icazet istiyor.” dedim. Güldü. Onlar dedi, “Bosna’dan gitme” dedi, “Almanya’ya” dedi. Dedim, “savaşta mı kaçtılar?” “Evet dedi.”. Mürşit savaşta memleketini bırakıp.
Mürşid i kamil dervişlerini Kur’an ve Hakkında
gitmiş. Adı neı?, adı ne? Mürşit. Savaşta. Bosna’yı terk etmiş gitmiş. Orada durup savaşamamış. Orada durup mücadele edememiş. Zoru görünce terk edip gitmiş. Bunlar sizin hayatınızın prensipleri olsun. Birisi zoru görüp gidiyorsa gene gider. Bir kimse zorluğu gördüğünde gidiyorsa tekrar gider. O güvenilir değil. Bir kimse bir toplulukta, ailede, iş yerinde bir sıkıntı oldu. Gitti mi o kimse? Gitti. O bir daha gider. O güvenilir değil. Yapar. Size birisi bir laf söyledi mi? Söyledi. Bir daha söyler o. Bunu yazın kenara. Ya dersini vereceksiniz dostu bir daha yapmamaya tövbe edecek ya da o bir daha yapar onu. Allah muhafaza eylesin. O yüzden normalde hani bu tip istikameti düzgün, disiplinli olan. Kur’an ve sünnete bağlı dergahların dervişleri az olur. Makam yok,.
mevki yok. Devlet dairesinde yerleştirme yok. Öyle ya. Şimdi. Türkiye’de öyle tarikatlar var. Devlet dairelerini parsellemişler. Öyle cemaatler var. Devlet dairelerini parsellemişler. Parsellemişler. Bir ekip çıkıyor, başka bir ekip giriyor. Normalde işte. Fethullah. Gülen cemaatini temizliyorlar. Yerine başkası geliyor. Yarın öbür gün onları da temizler. Bir operasyon devlet onlara yapar. Ondan sonra başka birileri gelir. Gelir. Birileri orayı doldurur yine. Sonra devlet ona da operasyon yapar. Ben 16 yaşında siyasetle tanıştım. 14 yaşında tanıştım. Ülkücülükle tanıştım. E yaşım 64. 50 yıl. E gördük hepsini de. O yüzden devlete, belediyelilere bulaşmayacaksın. Siyasete bulaşmayacaksın. Seni kullanır atar. Kullanır atar. Kullanma tarihin bitince. Allah bizi affetsin. >> Enam ayet 32. Dünya hayatı bir oyun ve eğlenceden ibarettir. Ahiret yurdu ise. Allah’a karşı gelmekten.
sakınanlar için daha hayırlıdır. O zaman bu kimseler dünya hayatını oyun eğlence yapmışlar. Dünyanın zevki sefası tatlı gelmiş. O esnada heva ve hevesi görmemiş. O esnada ilaheleri görmemiş. Ama asıl yurt neresi? Ahiret. O yüzden bir mürşid-i kamil dervişlerini kolay yollardan değil, heva heves yolundan değil, nefsaniyetin, şeytaniyetin kol gezdiği yoldan değil. Ya. Kur’an ve sünnet de onu nefis terbiyesine çağırır. Ona. Kur’an ve sünneti tebliğ eder. Çünkü ondan nemalanacağı bir yoktur. O her ay onu bir maaşa bağlamamıştır. Şimdi. Türkiye’de dergahlar varmış duyuyoruz. Her ay belli bir miktarda para vereceksin dergaha. Cemaatler varmış duyuyoruz. Her ay miktarda o cemaate para aktaracaksın. Duyuyoruz. Türkiye’de vakıflar var. Türkiye’de dernekler var. Her ay belli bir ücret oraya vereceksiniz siz. Şimdi böyle olunca.
Mürşid i kamil dervişlerini Kur’an ve Sohbeti
sen ne yaparsan yap orada baş köşede oturuyorsun. Kim daha fazla para verdiyse o baş köşede oturuyor. Kimin makamı daha yüksekse o baş köşede oturuyor. Geri kalan. Parya avam. Parayı veren düdüğü çalıyor. Orada nefis kol geziyor. Orada heva heves kol geziyor. Orada. Kur’an ve sünnet yok. Orada hakikat yok. Orada hakikatin hakikati de yok. Onlar nefse tatlı gelen şeyler. Nefse tatlı gelen öğretiler alınıyor. Öyle de olur canım. Nasıl? Başörtüsüz namaz olur mu? Oluversin canım. Ne olacak ki? Böyle bir yok. Dedim bir şeyh bunu söyleyemez. E dedi filancaın şeyh efendi böyle diyormuş. Yanlış duymuştur o dedim ben. Yanlış duymuştur deyince kadının kendisi açtı telefon bana. Merhaba. Merhaba. Dedi. Benim arkadaşım aramış. Yanlış duymuşsunuz demiştir. Dedi. Evet dedim. Yanlış.
duymuşsunuzdur. Yok dedi. Biz sohbetteydik dedi. Oradaydık. Benim başım açık dedim. Ben dedi ben namaz kıldım dedi. E dedim namazın farzlarından birisi tesettüre riayet etmek. Namazın farzı dedim. Nasıl olacak dedim. Bu namaz olmaz. Basit dedim. Vallahi bizim üstadımız kolaylaştırınız zorlaştırmayınız dedi.” dedi. Tabii ardından. SAS takımı çıkmış. Hep beraber ilahiler söylemişler. Sanat musikisinden güzel böyle şarkılar. Kadın mı erkek mi?” dedim ben. “Evet dedi. Hocam” dedi. Siz hiç dedi böyle düşünmüyorsunuz dedi. Yok dedim biz dedim böyle. Türk sanat musikisi anlamıyoruz. Arab esk de dedim büyümüşüz ya biz dedim bize en acısı lazım. Müslümden lazım, Ferdiden’den lazım dedim bize. Orhan. Gencebay’dan lazım. Biz dedim öyle. Türk sanat musikisi bu eğitimi almadık biz dedim. Dedi kadınlı erkekli söylemiyor musunuz dedi.
Hayır dedim. Kadınlar toplanırlar, zikir yaparlar, ilahiler söylerler. Kendi kendilerine dedim. Dedim biz öyle kadınlı erkekli hep beraber cuşu huruşa geçemiyoruz dedim.
İlgili Sohbetler
- Bir kimse bir mürşid-i kamile intisap eder ona itaat ederse nefsinin köleliğinde
- Velilerin, mürşid-i kamillerin sözlerinin senin dini yaşamında çok önemli bir ye
- Muhyiddini Arabi’de İnsan ve İnsan-ı Kamil-1
Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için Tasavvuf – Vikipedi sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
Mürşid i kamil dervişlerini Kur’an ve konulu bu sohbet Mustafa Özbağ Efendi tarafından gerçekleştirilmiştir. Daha fazla Mürşid i kamil dervişlerini Kur’an ve sohbeti için sitemizi takip edebilirsiniz.