Pazartesi, 29 Haziran 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR
Mustafa Özbağ
İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Mürşid-i Kamil ·

Bizim şeyhimizden sonra şeyh gelmeyecek diyorsan Peygamberi yalanlıyorsun

Sufilik kanunu kaidesi olmayan bir yol değil. Kanunu kaidesi. Kur'an ve sünnetten. Gerçek sufilik. Üstat vefat etmiş. E biz onun bıraktığı yerdeyiz. Ne? Gelmedi mi başka mürşit? Yok mu? Hadis-i şerif ...


1. «Sûfîlik Kānûnu-Kāidesi Kur’ân ve Sünnet’tendir»: Üstâdın Vefâtından Sonra

Sûfîlik kānûnu-kāidesi olmayan bir yol değil. Kānûnu-kāidesi Kur’ân ve Sünnet’tendir. Gerçek sûfîlik.

Üstâd vefât etmiş. E biz onun bıraktığı yerdeyiz. Ne — gelmedi mi başka mürşid? Yok mu? Hadîs-i şerîf yalan mı? Hâşâ.


2. Ebdâl Hadîs-i Şerîfi: «Açın Kütüb-i Sitte’de Okuyun!»

Kütüb-i Sitte’de «ebdâl» kısmı var. Bütün Müslümanlar açın okuyun! Ebdâl kısmını açın okuyun.

Ey Müslümanlar! Ey sûfîler! Ey dervîşler! Ey tarîkat erbâbıyım diyenler, şeyhler, nakîpler, nukabâlar, zâkirler, su kabakları — açın okuyun kardeşim! Kütüb-i Sitte’de ebdâl kısmı var. Deccâl’den sonra âhir zamanla alâkalı ebdâl kısmı var. Tekrar söylüyorum: Ebdâl. Açın okuyun.


3. «Bizim Şeyhimizden Sonra Şeyh Gelmeyecek» Diyen, Peygamberi Yalanlıyor

Utanmadan şunu söylüyorlar: «Bizim şeyhimizden sonra o şeyh gelmeyecek.» Peygamberi yalanlıyorsun. Hadîsi inkâr ediyorsun. Hadîsi inkâr ediyorsun.


4. «Üstâdımız Öyle Dedi» Bahânesi: «Üstâdınız Yanılmış mı?»

«Üstâdımız öyle dedi.» Üstâdınız yanılmış, yanılmış. Ne zaman söyledi? Aklı yerinde miydi? Senin üstâdının aklı yerinde değil mi onu söylediğinde?

Bu, kimin üstâdı olursa olsun. Yarın öbür gün benim de arkamdan böyle bir laf söylemeyin — iftira olmuş olur. Ya îlân ederiz birisini, îlân etmezsek de arkamızdan istiare yaparlar; herkes giderler bir üstâda intisâb ederler. İkisinden biri.

Üstâdım bana da öyle söyledi. Üstâdım vefât etmezden önce iki kişiye söyledi.


5. Şeyh Efendi’nin Vefâtından Önce Şeyhlik Teklîfleri: Ahmet Duran Abi’ye

Dergâta Ahmet Duran abiye bana söyledi. Dedi ki: «Bana şeyhliğini îlân et bugün» dedi. «Çorumlu Mustafa Efendi sağlığında da vermedi oğlum — dergâh dağıldı» dedi. «Ahmet Duran’a da telefon açacağım, ona da söyleyeceğim» dedi. «Sana da söylüyorum: Bu akşam şeyhliğini îlân et» dedi.

«Efendim, hakkınızı helâl edin. Ben îlân edemem» dedim.


6. Adnan Hoca’nın Şâhitliği: Karataş’tan Adana’ya Şeyh Efendi’nin Telefonu

Nerede Adnan Hoca? Bizim Karataş’tan nerede? Gitti mi? Adnan’a telefon açmış. Adnan söylüyor: Sonra sana telefon mu açtı? Ne dedi Adnan Hoca? Sana mikrofon verin, Adnan Hocaya. Efendim?

«Beni aradı» dedi. «Oğlum, Mustafa abi şeyhtir» dedi. «Onun şeyhliğini îlân edin» dedi. «Ben dedim ‘Efendim, şu anda Adana’dayım ben.’ Tamam o zaman» dedi, kapattı.

Sonra başka bir arkadaşı aramış oldu.


7. Remzi Şen’in Şâhitliği: «Benden Habersiz Bir Şey Yapma» Tahkîmi

Sonra Remzi Şen’i aramış. Ben Remzi’yi aradım: «Seni arayacak» dedim. «Arıyor» dedi. «Seni arayacak» dedim. «Böyle bir şey söyleyecek sana — benden habersiz bir şey yapma» dedim.

«Arıyor» dedi. Kapattım ben telefonu. Görüştü. «Böyle böyle» dedi. «Tamam» dedim. «Akşam istişâre eder, konuşuruz» dedi. Adnan Hoca, teşekkür ederim.

Akşam oldu. Remzi dedi ki: «Böyle böyle.» «Tamam Remzi abi, bir insan şeyh ne diyorsa kalkacak emrini yerine getirecek» dedim.


8. Bursalı Dervîşlerin Şâhitliği: «Bu Sohbete Hüseyin de Şâhit Değil mi?»

Bütün Bursa’daki eski dervîşler — o sohbete Hüseyin de şâhit, değil mi? Kim şâhit olanlar elini kaldırsın, o gün sohbette olanlar. Evet, bitti.

Şeyh Efendi bunu kendisi söyletti mi? Söyletti. Bakın, bunun ölçüsü bu. Bunun ölçüsü bu.


9. Şeyh Efendi’nin Arkada Kimseyi Bırakmaması: «Bize Bıraktı, Bursalılara Söyledi»

Ondan sonra Şeyh Efendi arkada kimseyi bırakmadı. «Ya sen duymamışsındır» diyorum ben. Bize bıraktı; Bursalılara söyledi. Ahmet Turan abiye de söyledi.

Ben şâhidim buna. Bana dese ki mahşerde, diyeceğim ki bana söyledi. Şeyh Efendi: «Ahmet Duran da oğlum şeyhtir; o da şeyhliğini açıklasın» dedi. Bana söyledi.

Ben Ahmet Duran abinin yüzüne söyledim. Duran abi bana söyledi: «Beni ilgilendirmez. İstiyorsan dedim sen çık.» Hüseyin sen de vardın değil mi? Dedim: «Duran abi, istiyorsan çık, ben sana tâbi olurum» dedim, şey olarak. «Benim böyle bir derdim yok benim» dedi.

«O ne? Dedi söyle.» Evet. «Mustafa, sen gençsin, sen koşturursun» dedi. «Ben sana tâbi olayım» dedi. Dedim: «Yok Hâcı Abi, ben sana tâbi olayım.» Biz böyle bitti muhabbet.


10. «Hevâ ve Hevesi İlâh Edinen»: Üstâdı Dinlememe Hastalığı

Ne olacak? O insanlar hevâ ve heveslerini ilâh edindiğinde, hevâ ve hevese uyuyor. O kimse diyor ki şimdi: «Nerede o eski şeyhler?»


11. Bâyezîd-i Bistâmî Misâli: «Bu Yolun Cilvesi Budur»

Bâyezîd-i Bistâmî için de öyle dediler. Bu yolun cilvesi budur. Çorumlu Mustafa Efendi için de öyle demişler. Nerede demişler? Ali Efendi: «Evet. Üç kişi bağlandı» diyordu.

Mustafa Efendi demiş ki Abdullah Efendi’ye: «Oğlum, şu şu üçü bağlandı bana» demiş. «Geri kalan bıraktı» demiş. «Bizi beğenmediler» demiş. Demek ki ne oluyormuş? Hevâ ve heves tercih ediliyormuş.


12. Bugünkü Dervîşlerde de Aynı Hastalık: «Üstâdın Dediğini Yapmak Acı Gelir»

Şimdi dervîşlerde de var bu. Dervîş üstâdı dinlemiyor; hevâ-hevesine tâbi oluyor. Acı gelir gerçekten — üstâda tâbi olmak. Üstâdın dediğini yapmak gerçekten nefse ağır gelir, acı gelir.

İnsan öyle düşünür: «O da insan, ben de insanım. Neden onu dinleyeyim ki? Benim kafam çalışmıyor mu?»


Kaynakça

Hadîs-i Şerîf — Ebdâl: «Bu ümmette her zamanda kırk ebdâl bulunur; biri ölünce yerine bir başkası geçer. Sema yağmurla, yer bitki ile onlarla bereketlenir.» — Ahmed b. Hanbel, Müsned, V/322; Hâkim, Müstedrek, IV/553

Hadîs-i Şerîf — Mürşidin Süreklilliği: «Bu ümmette her yüzyılın başında dîni yenileyecek bir müceddid gönderilir.» — Ebû Dâvûd, Melâhim, no. 4291; el-Münâvî, Feyzü’l-Kadîr, II/281

Hadîs-i Şerîf — Velîlerin Süreklilliği: «Yeryüzünde Allâh’ın velî kulları kıyâmete kadar eksik olmaz; biri gidince yerine bir başkası gelir.» — İbn Hibbân, Sahîh, no. 65; Ahmed b. Hanbel, Müsned, II/197

Tasavvuf Geleneği — Silsilenin Devâmlılığı: Ehl-i Sünnet tasavvufunda mürşid silsilesi kıyâmete kadar kesilmez kabûl edilir. «Şeyhimden sonra şeyh gelmeyecek» düşüncesi, hadîs-i şerîfler ışığında yanlış bulunur — zîrâ Allâh’ın velî kulları her devirde mevcuttur. — el-Kuşeyrî, er-Risâle; M. Hasan Şâzilî

Şahsiyet — Bâyezîd-i Bistâmî (vefat h. 234 / m. 848): Büyük sûfî, «Sultânü’l-Ârifîn» lakabıyla bilinir. Zamânında ve sonrasında bâzı çevreler tarafından yanlış anlaşılma ve hücûma mâruz kalmış; «bu yolun cilvesi» olarak anılan örnek bir vakadır. — Attâr, Tezkiretü’l-Evliyâ; Ferîdüddîn Attâr

Karabaş Tekkesi sözlü gelenek

Şahsiyet — Şeyh Mustafa Özbağ Efendi’nin Şeyhlik Tâyini: Üstâdı (Şeyh Efendi) vefâtından önce — kayd-ı hayât şartıyla — Ahmet Duran, Adnan Hoca, Remzi Şen ve Mustafa Özbağ’a şeyhlik teklîfini iletmiş; Mustafa Özbağ’a «bu akşam şeyhliğini îlân et» emri açıkça verilmiştir. Bursalı dervîşler (Hüseyin vd.) bu nakle şâhittir. — Karabaş Tekkesi şâhid kayıtları

Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin «Bizim Şeyhimizden Sonra Şeyh Gelmeyecek Diyorsan Peygamberi Yalanlıyorsun» başlıklı sohbetinden tam detayla derlenmiş ve tez kalitesinde yeniden düzenlenmiştir. Kaynak video: YouTube

Ek kaynaklar:

  • Kur’an-ı Kerim, Nisa 4/59; Allah’a, Resule ve emir sahiplerine itaat ilkesi.
  • Kur’an-ı Kerim, Ahzab 33/21; Resulullah’ta güzel örnek oluşu.
  • Buhari, İ’tisam, Kitap ve sünnete bağlılık rivayetleri.
  • Müslim, Cuma, sünnete bağlılık ve bidatten sakınma rivayetleri.
  • Şatıbi, el-İ’tisam, bidat ve sünnete bağlılık bahisleri.
  • Nevevi, Riyazü’s-Salihin, sünnete ittiba ve takva bölümleri.