Mesnevi Şerhi

Mesnevî-i Şerîf 780. Beyit Şerhi

MESNEVÎ-İ ŞERÎF ŞERHİ • CİLT 3 • 12/46

780. Beyit Şerhi


Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbetlerinden yazıya aktarılmıştır. • Hz. Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî

Eûzü Billâhi Mine’ş-Şeytâni’r-Racîm Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm

Efdâlü’z-Zikr Fa’lem Ennehû

LÂ İLÂHE İLLALLÂH

LÂ İLÂHE İLLALLÂH

LÂ İLÂHE İLLALLÂH

Hak Muhammedü’r-Rasûlulllah

Cemî’i’l-Enbiyâ-i ve’l-Mürselîn

ve’l-Hamdülillâhi Rabbi’l-Âlemîn

“Nefsin, her anda hilesi var, her hilesinde yüzlerce Firavun, Firavun’a

uyanlarla boğulmuş.”

Tabi bunu okuduktan sonra ardından dört türlü nefisin de olduğunu söylemiştik ve bunları okuduğumu, bunları ders yaptığımı hatırlıyorum. Tabii ehl-i tasavvufun da nefis olan bu mücadelesinin genel gerekçeleri veya dayanakları kaynakları çünkü madem ki bu nefisle mücadele edilecek, madem ki bu nefsin her anda hilesi var. O hilesini düşmemek, hilesine kanmamak, hilesine aldanmamak ve o hilesine aldananlar da Firavunlaşıyorsa ve o Firavunlaşanlarla beraber Firavun’un askerleri de buğuluyorsa ve bu her an boğulma yaşanıyorsa, aslında o firavun ve askerlerinin boğulması, manevi olarak bütün müslümanların üzerine her an yaşanır veya bireyin kendisi de yaşar onu. O yüzden Hz. Peygamber sallallahü ve sellem hazretlerinin emrince en büyük cihat, nefisle cihat olduğundan, müminler, Müslümanlar asıl mücadele etmeleri gerektiği cihat etmeleri gerektiği nokta nefis olarak tanımlarlar. O yüzden ehl-i tasavvuf mücadele yolu olarak kendi iç dünyasında nefsini dış dünyada da kendince Normalde şeytanlaşmış insanlara nasihat etmek terbiye etmekle uğraşır. Bununla alakalı ayet-i kerimeler, Hac suresi, ayet 78: ‘Allah’ın rızası uğrunda gerektiği gibi cihad ediniz’. Allah rızası için cihad etmek. Cihad etmek, bir Müslümanlara zarar veren Müslümanlara karşı savaşan kimselerle cihad etmektir ki bu dış cihattır. Bir Müslümanın bu dış cihat noktasında uyanık olup dış cihadı terk etmesi mümkün değildir. Şimdi Müslümanların üzerinde oynanan oyunlardan birisi bu. Kur’an-ı Kerim’in içerisindeki cihat ayetlerini ortadan kaldırmayı

düşünüyorlar. Çünkü Kuranı Kerim durduğu müddetçe, Kur’an-ı Kerim’in içindeki cihad ayetleri durduğu müddetçe, bu emperyalistler bundan rahatsız oluyorlar. Küçük de olsa ufak ufak gruplar da olsa, birileri çıkıp cihad etmek lazım diyor, savaşmak lazım, bu gayrimüslimleri öldürmek lazım, katletmek lazım, bunları bombalamak lazım, öldürmek lazım. Bunlar, her ne kadar serseri mayın gibi de olsa, ne bileyim böyle hani değişik gizli örgütlerin kullanımına açık da olsa, tekrar söylüyorum, değişik gizli örgütlerin devlet düzeyindeki hani böyle ama nizami ama gayrinizami kurum ve kuruluşların emrinde, tekelinde olsa da onların kullanımına açık da olsa bir an olsun Müslümanların içerisinde cihat şuuru kaybolmuyor. Aldanıyor Müslümanlar. Evet ama o cihat düşüncesi, cihad etmek lazım düşüncesi müslümanlarda taze kalıyor.

Hani Allah müşriklere de kafirlere de dinine hizmet ettirir, birisi CIA bir yerde bir örgüt kuruyor, bu örgütün mesela CIA kurarken, bütün Avrupalı gizli teşkilatları da yanına alıyor, MOSSAD’ı da yanına alıyor. Bu örgütün yaşaması için çoğalması için büyümesi için uygun zemin de hazırlanıyor. Bu örgütlerin yaşaması için bu örgütlerin var olması için bu örgütlerin iş yapabilmesi için devletin yıkılması gerekiyorsa devlet yıkıyorlar. Bir arazi lazımsa arazi veriyorlar. işte Afganistan’da mevcut devlet yıkıldı, bir daha kuruldu, bir daha yıkıldı, bir daha kuruldu, bir daha yıkıldı, hala da ülke namına bir şey kalmadı. Ne içindi bu? El-Kaide içindi. Ardından orda onun işlevi bitti. Uzantılarını ne yaptılar? Aldılar, getirdiler, ortadoğunun göbeğine koydular. Yani düşünebiliyor musunuz? Ortadoğu’nun göbeğine koydular. Yıllardır savaşan ülke Irak’la iran, savaştı, Irak savaştı yıllardır ama orda bir DAiŞ diye bir örgüt kurdular. Bu örgüt elini kolunu sallaya sallaya Irak, Suriye’nin bir kısmı her tarafa adamlar devlet kurdular tekrar ve buna normalde o gizli servisler hizmet ediyor. Bunu normalde iki yıl önce üç yıl önce dört yıl önce beş yıl önce geriye doğru sohbetleri hatırlayın. Dedim ki bu örgütü kurdular, uluslararası bir örgüt bu. Şimdi bunu destekleyecekler.

Avrupa’da, Rusya’da, Amerika’da ne kadar kendince cihatçı düşünen kurum ve kuruluş var ise bu tip insanlar var ise hepsini Ortadoğu’ya toplayacaklar ve Ortadoğu’da bunların hepsini katledecekler dedim. Hatırlayın. Ne yaptılar? Avrupa’da ne kadar cihatcı, kendince, bizde cihatcıyız, aptalı değiliz. Kendince cihad etmek lazım…Ya kimle savaşıyorsun oğlum sen, kurşunun gittiği yeri göster bana. Kurşunun gittiği yeri göster. Ben hakka mı gitmiş bâtıla mı gitmiş ben sana söyleyeyim. Ne yaptılar? Topladılar; ingiltere’de, Belçika’da, Hollanda’da, Almanya’da, işte Avrupa’da, Rusya’da, Amerika’da, ne kadar kendince cihad etmek lazım, Müslümanların savaşması lazım diyenler, Ortadoğu’da toplandı. Ne kuruyorlarmış? islam devleti

kuruyorlarmış. Kurdular orda, toplandılar. Ne yaptı? Hepsini de fişledi, hepsini de orda katlettiler. Hepsini de katlettiler. Bunlar hadis-i şeriflerde beyan edilen yalancı Mehdi rüzgarları bunlar. Bunlar hadis-i şeriflerde var. Bunları daha önce böyle konuştum diye söylemiyorum, onbir oniki yıl önce bunların sohbetini etmiştik. Bunlar çıkacak daha, bitmedi. Bunlar normal Müslümanın bir karşısındaki bir kimse Müslüman, gavurla mücadele edecekse karşısında gavur olması lazım ve o gavurun ona saldırması lazım.

Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri Mekke’de eline taş bile almadı. Eline bir tane küçücük taş bile almadı. Müşriklere küçücük bir tane taş dahi atmadı. Dikkat edin, bir tane küçücük taş atmadı müşriklere. Hep tebliğ etti, hep tebliğ etti, hep tebliğ etti, hep tebliğ etti. Dikkat edin, müşrikler dediler ki senin derdin eğer burda devleti yönetmekse, gel devletin başına geç, yönet dediler. Müslümanlar aldanmayacaklar. Müslümanlar burdan aldanıyorlar. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin sünnetini terk ediyorlar. Hz. Muhammed i Mustafa(s.a.v.), müşrik bir devletin başına geçip oturmadı. Tebliye devam. Ondan sonra hicret etti. Nereye? Medine’yi Münevvere’ye. Hicret ettikten sonra önce mescitleri kurdu. Yani eğitim, okul, ibadet. Birinci mescid ne? Cuma mescidi. ikinci mescid ne? Kuba mescidi. Üçüncü mescid ne? Mescidi Nebevi. Birinci mescid, cuma mescidi. Müslümanlar önce kendi bulundukları ülkelerde cumayı bilfiil kılmaları lazım. Bilfiil cumaya gidecek müslümanlar. Dükkanı kapatacak gidecek, fabrikasını kapatacak gidecek, devlet dairesinde gidecek. Yazacak iki saatlik izin, dilekçeyi yazacak. Cuma namazı için iki saatlik izin istiyorum diyecek, koyacak müdürünün önüne.

Ben devlet dairesinde çalışmış insanım. Yaptığımı söylüyorum. Cumaya gideceğiz, bir de müdür ülkücü, mesai saatlerinde yok. Hemen bir dilekçe iki saatliğine, cuma için izin istiyorum koydum dilekçeyi önüne, ben gidiyorum dedim. izin vermiyorum dedi. Çıkışımı verirsin o zaman dedim, izin vermiyorum dedi, çıkışımı verirsin o zaman dedi. Gittim. Bir dahaki haftaya boş dilekçe imzaladım koydum. Ben dedim cumaya gidiyorum. ister iki saatlik yaz müdür bey dedim, istersen çıkışımı yaz dedim, istifa mı yaz dedim, ben cumaya gidiyorum dedim. Yürüdüm gittim yine ben cumaya. Üçüncü hafta ya bu gerçekten cumaya mı gidiyor diye baktım o da geldi. Hacı Sinan’da baktı ,ben gidiyorum. Bir dahaki haftaya üç tane şefle birden, bölge şeflikleri var bizim orda. Bütün ödemiş, Torbalı, Fidanlık işte Kiraz, Tire, hepsi de Bayındır’a bağlı, orman işletme olarak. Bir dahakine üç tane şefle beraber gelmişler. Bir dahaki haftasına, şeyh efendi ile cumalaraşıyoruz. Cuman mübarek olsun, Allah razı olsun, oğlum sarık sar cumaları, emredersiniz efendim. Bayındır’da ilk defa sarık saran benim. Hani

cuma günü gittim, oturdum, cumadan, namazdan önce ben şimdi, o zaman da bir tane beyaz sarık var. Ben oturduğum yerde kocaman beyaz sarığı sardım ben şimdi. Zikrullahda sarıyoruz da o zaman dışarda hiç sarmıyoruz. Arkamdan fısıldaşıyorlar. Kim bu Hazreti Ömer gibi? Bir curcuna caminin içerisi yıkılıyor arkası, ben hiç arkaya bakmıyorum. Arkamda da müdür, müdür yardımcısı, şefler sıralıymış. Müdür soruyormuş bu bizim Mustafa değil mi? Diyorlarmış ki o. Bunun kafasındaki ne diyormuş. Diyorlarmış ki sarık. imam mı oldu diyormuş. Bir curcuna arkada. Namazı bitirdim ben döndüm bir baktım, bizim polit büro komple arkada.

Tabii gittik müdür diyor ulan oğlum, memleketi sen mi kurtaracaksın. Ben kurtaracağım diyorum. Biz kurtaracağız diyorum müdür, kim kurtaracak diyorum ya, önceden dedim ülkücüyüz dediler dedim, memleketi siz kurtaracaksınız dediler diyorum ben. Yahut iki tarafa ateş ede ede geldik dedim. Şimdi gene bize işte düştü, biz kurtaracağız yine dedim. Oğlum git bak işine ya sen önceden ne iyi adammışsın diyor bana, önceden ne iyi adammışsın diyor, bana. Diyor git işine. Şimdi cumaya, millet cumaya gidecek. ilk, Peygamber sallallahü ve sellem hazretlerinin Medine i Münevvere’de kurduğu cami, cuma mescidi. Cuma mescidi, şimdi yıkıldı orası. Şimdi müslümanlar bilmiyorlar onun nerde olduğunu. Ben de hacca gittiğimde doksanikide aha burda dediler. Otobüsün içerisinden işaret ediyorlar burda. Hz. Osman efendimizin şeyi ne o, kuyusu nerde? işte burda gidilmiyor bile şimdi artık. Bu en son umreye gittiğimizde o normalde hendek savaşının olduğu yer, o yedi mescit vardı orda, onları yerle yeksan etmişler. Her şeyi yok etmişler. Zaten bu vahhabiler ellerinden gelse, Medine-i Münevvere’yi de yıkacaklar, Beytullahı da yıkacaklar ama para kazanıyorlar ya ordan, o yüzden yıkmıyorlar. Yoksa yıkarlar onu da. Zaten Medinei Münevverede kabrin başında kabri şerifin başında dua ettirmiyor, vuruyor eline, eline vuruyor. Sen dua ediyorsun kabr-i şerifin başında, o senin eline vuruyor. Biz Hazreti Muhammedi Mustafa(s.a.v.)’e hürmeten bir şey demiyoruz. Onların zulmü Müslümanlara geçiyor zaten. işin en acı tarafı bu. Müslümanlar birbirlerine zulmediyorlar. Müslümanların kansızlığı, hırsızlığı, arsızlığı, zalimliği, Müslümanlara, Müslümanlara. Biz gavur hayranıyız, biz gavur aşığıyız, biz bir Müslümanın dedikodusunu yaparız, gıybetini yaparız, iftirasını yaparız, namusuna, şerefine, haysiyetine, her şeyine laf söyleriz biz ama bir serkeş adama hiçbir şey diyemeyiz. Bir zalim adama hiçbir şey diyemeyiz. Bir küfürbaz adama hiçbir şey diyemeyiz. Sen kime küfrediyorsun lan diyemeyiz. Diyemeyiz!

Müslümanlar birbirlerine gelince horozlar. Çıkın, en fazla gıybet Müslümanlar birbirlerinin gıybetini yapar. Serkeş bir adamın gıybetini yapamaz

kimse. Ona iftira da atamaz. Aman şunun şerrinden Allah’a sığınırım der, hiçbir şey demez. Temiz adamın arkasından konuşur da konuşur millet. Gerçekten! Ben bunu islam olunca öğrendim. Hatta şeyh efendiye dedim, Efendim dedim dervişlerin arasında bu kadar gıybet olduğunu bilseydim ben derviş olmazdım dedim. Nasıl Mustafa Efendi dedi, dedim Efendim gıybet, dedikodu, laf, küf, hepsi de burda dedim ya. Dedim nerde dedim birisi benim hakkımda konuşacak dedim bir kafalık işi vardır dedim. Kim konuşacak benim hakkımda dedim önceden, gerçekten. Şimdi herkes konuşur. Ben şeyh efendinin hakkında birisi konuşmaya kalktı da ben böyle bir şey yaptım ona, şeyh efendi gel aslanım benim, guzum benim…Halbuki ben içim içime sığmıyor adamı dövmedim diye. Bir dövseydim adama bir kafa vursaydım diye. Dövmeye de tövbe ettim, en son Nuri’nin düğününde birini dövdüm, komalık oldu. Polisti, bizim polislerin de canları sıkılacak şimdi. Jübileyi polisle yaptım. Tövbe ettim sonra dedim vurmayacağım bundan sonra kimseye dedim. Dedim dövmeyeceğim bundan sonra kimseyi. Ben iyi adam döverim. Keyifli ve bütün ritüelleri işleye işleye. Adam oh ne güzel dayak yemişim ya der. Tabii iyi dövdüğüm adam geldi iş teklif etti bana. Bir de arkadaşı geldi. Recep abi yapma. Ben bu adamı evire çevire dedim göstere göstere dövdüm, adam şimdi beni kendi işyerine çağıracak. Bizim oğlan, vallahi seni istiyor, billahi seni istiyor, git şu adamın işlerini toparla, diyor. Onun yerine sen duracaksın orda diyor. Recep abi yapma, etme, nolursun diyorum ya. Ya ben bu adamı bir daha döverim diyorum ben. Lan oğlum söyledim diyor. Bir daha senin yanına yalnız gelmeyecek diyor. Zorla götürdü beni adamla görüşmeye. Adam hem benden bir araba sopa yemiş, dayak yemiş, sopaylahem bir de. Kafası böyle. Bizim oğlan oldu, bitti, geçti diyor. Baktım, dedim bir daha gelirsem, bir daha döverim ben seni. Gelirsem döv diyor adam. işe girdim ben. Dayak yemenin de güzelliği var, inceliği var. Güzel bir şeydir yani. Müslümanlar’ın zulmü kendilerine. Bakın etrafınıza, etrafınıza bakın. Ayet inkarcıları, hadis inkarcıları, mezhep inkarcıları…Müslümanlara olanca hakaretler, olanca yanlışlıklar, eksiklikler. Var mı savunan Müslümanları? Yok.

Hiç Müslümanlardan bir ses var mı? Yok. Asla tasvip etmem. Bir sufi hayvanlara eziyet edilmesini ister mi? istemez. Adam köpeğe bir dokunuyor, köpeğe dokunduğu an bin türlü belasını buluyor. Köpeğe dokundu diye kıyamet kopuyor bu ülkede. Bir köpek yüzünden kıyamet kopuyor ülkede. Ayetlerle alay ediyorlar, Kur’an’la alay ediyorlar, Sünneti Resulullah ile alay ediyorlar, hadisleri inkar ediyorlar, Müslümanlarla alay ediyorlar, insanlarla alay ediyorlar, Müslüman insanlarla, mü’minlerle alay ediyorlar. Kimin gıkı çıkıyor? Kimsenin gıkı çıkmıyor. Bir köpek için ama kıyamet kopuyor. Bir

köpek için kıyamet kopuyor. Seyr ediyorum ben de. Yeni şehit oldu haberi var mı ülkenin? Yok. Hainler sınırda duran on kişilik gruba roket atarla uzaktan ateş ettiler, çatışmaya girdiler, bir tane şehidimiz var, iki günlük. Hani nerde duydunuz? Yok, ülkenin gündemi o değil. Ülkenin gündemi ne? Sıla bir tokat yedi mi yemedi mi belli değil, ortalık kıyamet koptu. Kıyamet koptu ortalık. Tamam, kadına el kalkmaz, eyvallah. Kadın dövmek adamlık değil, eyvallah. Ülkenin başka gündemi mi yok ya? Dolar üç buçuk liradan beş buçuk liraya çıkmış, ülkede karışmıyor ama birisi bir tokat vuruyor birisine, ortalık karışıyor. O yüzden Müslümanların sahibi yok ve Müslümanlar birbirlerine zulmediyorlar, birbirlerine kaykılıyorlar, birbirlerine efeleniyorlar, birbirlerine. Cihat kime? La ilahe illallah Muhammeden Resulullah diyene değil.

Cihad kime o zaman? Gavura karşı. O da sana saldırırsa. Sana saldırmazsa sen ona saldıramazsın. O sana saldırması lazım. Öbürkü ne? E öbürkü nefisle olan cihat. Öbürkü nefisle olan cihat. Sen La ilahe illallah Muhammeden Resulullah diyen kimseye cihat edemezsin. Ona nasihat edersin. Bakın, La ilahe illallah Muhammedun Resulullah diyen bir kimseye sen cihat edemezsin ona nasihat edersin, ona tebliğ edersin, ona anlatırsın. ikincisi cihat ne? O kimsenin nefsine. O da ne? Kendi nefsine. ibadetlere devam etmek ve ahlakını düzeltmek, bu nefisle olan cihatta. ‘Allah yolunda mallarınızla ve canlarınızla cihat ediniz.’ (Tövbe, 41) O zaman sen malınla, canınla, nefsine olan mücadeleye devam edeceksin. Gavurla da. Normal zamanda nefsinle olan mücadeleye devam edeceksin. Allah bizi onlardan eylesin inşallah. O yüzden cihat düşmana, şeytana ve nefsine. Bu üçünün haricinde cihat, kimseye yoktur. Bir müslümana cihat edilmez. Düşmana, şeytana ve nefsine karşı mücadele edeceksin. Cihadın yolu bu. Allah bizi onlardan eylesin inşallah. O yüzden normalde meseleyi çok uzatmak istemiyorum, inşallah önümüzdeki hafta bu konuya tekrar devam edeyim. Çünkü bu mesele biraz uzun. Emmare, levvame, mülhime, mutmainne, radiye, mardiye, safiye. Önümüzdeki hafta Allah izin verirse devam edelim hem de erken başlayalım inşallah. Hakkınızı helal edin. Burdan devam edeceğiz inşallah. Hakkınızı helal edin. Geceniz hayır olsun. Destur.

Mesnevî-i Şerîf Şerhi — Cilt 3 — Mustafa Özbağ’ın sohbetlerinden yazıya aktarılmıştır.
ISBN: 978-625-92739-6-9 • Tasavvuf Vakfı Yayınları