Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Mesnevi Şerhi ·

Mesnevî-i Şerîf 769-770. Beyitler Şerhi

Hz. Mevlânâ'nın Mesnevî-i Şerîf'inden Mesnevî-i Şerîf 769-770. Beyitler Şerhi — Mustafa Özbağ Efendi'nin tasavvufî şerhi.

MESNEVÎ-İ ŞERÎF ŞERHİ • CİLT 3 • 8/46

Mesnevî-i Şerîf 769-770. Beyitler Şerhi Hakkında

769-770. Beyitler Şerhi


Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbetlerinden yazıya aktarılmıştır. • Hz. Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî

Eûzü Billâhi Mine’ş-Şeytâni’r-Racîm Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm

Efdâlü’z-Zikr Fa’lem Ennehû

LÂ İLÂHE İLLALLÂH

LÂ İLÂHE İLLALLÂH

LÂ İLÂHE İLLALLÂH

Hak Muhammedü’r-Rasûlulllah

Cemî’i’l-Enbiyâ-i ve’l-Mürselîn

ve’l-Hamdülillâhi Rabbi’l-Âlemîn

“Yahudi padişahının ateş yaktırması, ateşin yanına kim puta, secde

ederse ateşten kurtuldu diye bir put diktirmesi”.

Bu Yahudi ırkı enteresan bir ırktır. Yeryüzünde bozgunculuk yapan, insanların kanını akıtan, insanların şehirlerini yağmalayan, namuslarını paçavraya çeviren, şereflerini ve haysiyetlerini paçavraya çeviren, tarih boyunca peygamberleri şehid eden, müminleri katleden, katil, vahşi, laf anlamaz, laf dinlemez bir ırktır. Yahudi ırkının haricinde hiçbir ırk yoktur ki Peygamber katletsin. Peygamber katleden, bir tek dünya üzerinde Yahudi ırkıdır. Bu Yahudiler, kendilerinin haricindeki bütün inanç sahiplerine zulmetmişlerdir tarih boyunca, katletmişlerdir. Onlar kanla beslenirler. Onlar bir başkasının malıyla, emeği ile beslenirler. Onlar tarih boyunca çalışıp üreten, alınlarının teriyle kazanıp yiyen etrafındaki kabilelere ve inanç sahiplerine hayrı hasenatı dokunan bir kavim değildir hiç. Tarih boyunca etrafına kan kusturan, etrafına zulmeden, şehirleri yağmalayıp yıkan, diğer inanç sahiplerini küfürle itham edip, öldürüp, zulmeden bir kavimdir Yahudi kavmi ve zaman zaman bu Yahudi kavminin başına peygamber krallar gönderilmiştir. O peygamber krallar, onları dinleri tebliğ etmiştir. Eğer gönderilen peygamberler, peygamber kral değil ise Yahudiler bir şekilde onları katletmiş, bir şekilde peygamber kanına girmişlerdi. O yüzden tarih boyunca Yahudiler lanetlenmiş bir kavimdir. Lanetlenmiş bir kavim. Kim bunlarla bulaşır, kim bunlarla ilişkiye girer, kim bunlarla ilintili işler yaparsa, Cenab ı Hakkın laneti onları da sarar. Bakın dikkat edin, bugünkü Müslümanların

içerisinde hangi cemaat, hangi tarikat, hangi siyasi parti olursa olsun, bu Yahudilerle işbirliği yapar, onlarla kol kola girer, onların suyu istikametinde yürür ise Allah’ın laneti, Allah’ın belası, Allah’ın Kahhar ismi, o cemaatin, o tarikatın üzerinde, o partinin, o topluluğun üzerinde dolaşır ve o lanetten onlar da nasiplerini alırlar. Sonra o Müslümanım diyenler otururlar, kendi kendilerine düşünürler. Biz nerde yanlış yaptık dediklerinde, o yanlışı bulamazlar. Bu büyük bir tokattır. Hangi devlet bu pis Yahudi devleti ile işbirliğinde bulunursa, hangi topluluk, hangi kavim, hangi cemaat, tarikat, siyasi parti, hangi ticaret erbabı, hangi ekonomik olarak duran bir şey, bunlarla ne zaman ilintiye girse, bunlarla kol kola girse, bunlarla ortak hareket etmiş olsa, Allah’ın laneti onların üzerine de bulaşır, bize de bulaşıyor. Bakın, bize de bulaşıyor.

Biz 1946’da tanıdık onları. 1946’dan beri bizim ülkemizin başında bela, musibet, sıkıntı eksik olmuyor. Alavereler, dalavereler, komplolar, ondan sonra, darbeler eksik olmuyor. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni inceden inceye inceleseniz, araştırırsanız, Osmanlı’dan itibaren ne kadar başına bela, musibet, sıkıntı, dert, gam, kasavet, darbe, ekonomik, siyasi, askeri, ne kadar darbeler ve karışıklıklar var ise altından Mossad çıkar. Ülke içerisinde ne kadar kargaşa var ise nerde varsa altından muhakkak Mossat çıkar, Mossat uzantısı çıkar. Direk. Diyebilirsin sen ırkçı mısın? Ben ırkçı değilim. Ben Kur’ana bakıyorum, Sünneti Resullaha bakıyorum, Muhammed i Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinden önceki kavimlerin peygamberlerin, devletlerin ve toplulukların tarihçelerine bakıyorum, onların yıkılışlarının altında dahi Yahudiler çıkıyor. Birinci Dünya Savaşı, altından Yahudiler çıkıyor; ikinci Dünya Savaşı, altından Yahudiler çıkıyor. Tabii onlar böyle bir ahtapot gibi. işte Mason kuruluşları var, lions kuruluşları var, dünya üzerine ahtapot gibi çökmüşler. Basın, yayın, sinema, kültür, müzik, moda… Dünya üzerine çökmüş vaziyetteler. Müslümanlar kadar, hıristiyanları da sömürüyorlar. Onlar için çünkü hangi dine sahip olduğunuzun önemli yok. Birinci derecede Yahudi ırkıdır üstün ırk ve diğer ırkların hepsi de Yahudi ırkına köle olarak gönderilmiştir. Tanrı diğer insanların hepsini dünyadaki ve dünyadakilerin, dünya içindekilerin hepsini de Yahudi ırkına köle olarak olarak gönderilmiştir.

O yüzden dünya insanlarının, bir bombada kaç kişinin öleceği önemli değildir. Veya onlar Gazze’yi bombalarlar, Suriye’yi bombalarlar, Filistin’in herhangi bir bölgesini bombalarlar, canları sıkılırsa Mısır’ı da bombalarlar, canları sıkılırsa başka ülkeleri de bombalarlar. Orda kaç kişinin ölmesi, kaç kişinin öleceği hiç önemli değildir. Çünkü ölen kimseler onların köleleri hükmündedir. En fazla derler ki ya, ya on tane kölemiz daha fazla öldü,

bize çalışacaktı bunlar, on köle daha elimizden gitti derler. işte zaman içerisinde, tarih içerisinde, bu tip Yahudi krallar ve Yahudi kimseler, etrafındaki kimselere, şehirlere zulmetmişler. Bunlardan en önemli şahsiyetlerden birisi Zünüas tabi

“O köpek Yahudi, bak ne tedbirde bulundu? Ateşin yanına bir put dikti.”

O Yahudi ne yaptı? O Zünuas, bir tane put dikti. Büyük ateş yaktı. Büyük ateşin yanına da bir put dikti. Denilir ki bu kimse daha önce putperest idi. Sonradan Yahudi oldu. Yani Yahudi önceden kendisi. Yahudi ırk olarak ama putperestti. Irk olarak Yahudi, putperest. Sonradan ne yaptı? işte bir tane o put diktirdi. Aynı zamanda da ateş yaktırdı. Bu tabii hikayenin başında yine bu Yahudi ile alakalı giriş yapıyor ya Hz. Mevlana, o girişte de sen bu hikayeyi öğrenmek istersen Buruc suresini oku diyor. Buruc suresine de baktığımızda, bir kral, o kral devasa ateşler yaktırıyor. Devasa ateşin yanına bir tane put yapıyor. O puta da insanlar secde edecek. Eğer secde etmezse, ateşe atarım diyor. Tabii bu kralla alakalı değişik de rivayetler var. Bir rivayette işte kendi kız kardeşiyle içkili bir şekilde ikisi de içiyorlar. ikisi de içtikten sonra bazı rivayetlerde uyuşturucu kullandıklarına dair, bazı rivayetlerde içki içtiklerine dair, içki içtikten sonra ikisi de birbiriyle cinsel ilişkiye giriyorlar. Cinsel ilişkiye girince tabi bu yasak. Kız kardeşi diyor ki bu meseleden bizi kurtar. Ne yapacaksan yap, kurtar. Bu sefer alimleri topluyor. Alimleri toplayınca diyor ki buna bir çıkış yolu gösterin, bana fetva verin. Alimler fetva vermeyince alimleri katlediyor. Ondan sonra da bu mesele ile alakalı insanları zorluyor. Bazı tarihi notlar var bu konuda. işte bunun evliliğini normalde kabul edenleri bir kenara ayırıyor. Kabul etmeyenleri ateşe atıyor. iman edenler bu noktada kimisi imanlarından dönüyorlar, bir sürü hadiseler var ama bununla alakalı normalde asıl yazıtlar bu Süryani kiliselerinde, Süryani kayıtlarında var.

Asıl kayıtlar bu noktada Necran Hristiyanlarında var. O yüzden Süryani Hristiyanlarla Necran Hristiyanları bu Zünuasla alakalı çok hikayeler anlatmışlar. Çok tarihi notlar var. Tabii müslümanlar da bu Zünuasla alakalı bilgileri, bu Hristiyan kaynaklardan alıyorlar. Yahudi kaynaklarda bunun zulmüyle alakalı bir bilgi bulmak çok güç ya da ben bulamadım. Allah muhafaza eylesin. Bu normalde Zünuas’la alakalı biraz araştırdığımızda, değişik isimler altında ama aynı şahsın olduğunu görebilirsiniz. işte mesela Mesruk ismi verilmiş. Hain, katil, cani demek. Çünkü Mesruğun karşılığı hain, katil, cani demek. Veyahut da işte bu noktada Zür’a olarak da ismi verilmiş. Değişik yerlerden okursanız aynı şahıs bunlar ve bu normalde işte kaynaklara bakılınca Yahudi bir ailenin içerisinde mi doğdu yoksa sonradan mı kendisini Yahudi olarak gösterdi? Hani gücüne güç katmak, kuvvetine

kuvvet katmak için kendisini Yahudi olarak gösterdiğini, insanları böyle aldattığını, aslında putperest olduğunu ama Yahudileri de kendi etrafına toplamak için kendisini Yahudi göstererekten diğer inanç sahiplerini katlettiğine dair de rivayetler var. O yüzden Zünuas’ın bir Yahudi mi yoksa bir Yahudi ailenin içerisine evlatlık mı verildi yoksa kendisi putperest mi bu konuda sağlam bir delil yok. Ama Buruc suresinde olan hadiseyi Cenabı Hak bize aktarıyor. Diyor ki o hendeklere ateş doldurdular. Hendeklere ateş doldurduktan sonra inananları oraya atmaya başladılar, diye bize bunu Hz. Allah ayeti kerime ile bize bunu beyan ediyor. Hz.Pir de bununla alakalı diyor ki siz bu hikayeyi hani etraflı bir şekilde veya bu hikayenin delilini görmek isterseniz, Buruc suresine bakınız diyor. Bu hikayenin delili de ne olmuş oluyor? Kur’an-ı Kerim’de Buruc suresinde var olmuş oluyor.

Peki ne yaptı bu adam? Ateş yaktı. Ateş yakaraktan ya Müslümanları dinlerinden, imanlarından o günkü Müslümanları vazgeçirmelerini ya da kendilerini ateşe atacağını söyledi. Bu zamandaki gibi. Dünya üzerinde de bütün inananların üzerinde oynanan oyun budur. Bir ateş yakarlar. Derler ki ya bu ateşe atarız sizi ya da bizim istediğimiz gibi iman edersiniz derler. ikisinden birisi. Şimdi mesela tartışma var ya Türkiye’de de. Ne tartışması var? Cemaat tarikat tartışması var. Nasıl olacak? Nasıl bir islam, nasıl bir iman, nasıl bir Müslüman modeli çizilmek isteniyor bizim önümüze? Bizim nasıl bir Müslüman olmamız isteniyor? Kur’an’ın ve sünnetin emrettiği şekilde mi yoksa devletin müsaade ettiği şekilde mi veyahut da devleti idare edenlerin müsaade ettiği şekilde mi bir çıt daha üstüne çıkacağım. Bu sadece Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile alakalı bir şey değil. Uluslararası bir deccal sistemi var. Bu uluslararası deccal sistemi, bütün dünya üzerindeki inananların üzerinde baskı uyguluyor. Bu uluslararası deccalist ve şeytanist sistem hıristiyanlara ve Yahudilere, Müslümanlara, ibrahimilere, Budistlere, Hindulara, hepsine de inanç dayatıyor. Diyor ki benim istediğim gibi inanacaksınız, benim istediğim gibi yaşayacaksınız. Dünya üzerinde, dünya üzerinde, ben terörden para kazanıyorum. O yüzden, terör dünya üzerinde devam etmeli. Hem ben bütün dünyayı terörle, kargaşa ile idare ediyorum. O yüzden terör devam etmedi. iki; dünya üzerinde uyuşturucu devam etmeli. Üç; dünya üzerinde zina, fuhuş, devam etmeli. Dört; dünya üzerinde açlık devam etmeli, açlık. Beş; dünya üzerindeki ekonomik sömürü devam etmeli. Altı; dünya üzerinde savaşlar hiç bitmemeli. Hiç bitmemeli. Bunları daha birkaç madde üzerinde daha yoğunlaştırabiliriz. Bu uluslararası dünya üzerinde şeytani deccalist sistem. Senin ne kadar namaz kıldığın önemli değil. Senin kilisede ne kadar zaman geçirdiğin önemli değil. Senin havrada ne kadar zaman geçirdiğin önemli değil. Senin Buda’nın önünde ne kadar

zaman geçirdiğin önemli değil. Senin himalayalarda herhangi bir işte ibadethanede ne yaptığın onun için önemli değil.

Dünyanın herhangi bir yerinde siz fuhuşu, zinayı, erkek erkeğe, erkek erkeğe eşcinselliği ve kadın kadına lezbiyenliği ve bunların alınıp satılmasını, bunları yasaklarsanız, sizin devletinizi yıkar. Siz asla fuhuşa yasaklayamazsınız. Hiçbir devlet fuhuşu yasaklayamaz. Fuhuşu yasaklayan devlet yıkılmaya mahkum edilir. Siz hiçbir zaman uyuşturucu ile tam bir mücadele edemezsiniz. Uyuşturucu ile tam bir mücadele eden devlet, yıkılmaya mahkumdur. Hiçbir devlet aklı yok eden içkiyi, aklı yok eden uyuşturucuyu, orta yerden kaldıramaz, hiçbir devlet! Hiçbir devlet, uluslararası kumarı yasaklayamaz, hiçbir devlet! Az önceki maddeleri sıralarken, kumarı esgeçmişim. Hiç bir devlet, uluslararası kumarı yasaklayamaz ve her devletin orasından burasından sömürmek istedikleri yerlere terör çıkarırlar ve sonra terörle sen mücadele etmek zorunda kalırsın ama onlar orda o terörü bitirmezler. Adı ne terörü olursa olsun. ister ırka dayalı, ister inanca dayalı, ister mezhepsel, ister meşrepsel terörü bitirmezler. Uluslararası bu. Bakın, uluslar arası. Uluslararasıdır bunlar, cehaleti bitiremezsiniz. Uluslararasıdır bu, siz okuma yazma oranını yükseltemezsiniz. Siz okumuş kaliteli, erdemli insanlar yetiştiremezsiniz. Bunu yetiştirmek için yola çıkanlar, yolda tökezlerler. Çünkü uluslararası arenada insanların cahil, yönlendirilebilir ve yönetilebilir olması gerekir. Yönlendirilebilir ve yönetilebilir olması gerekir. Yönlendirilebilir ve yönetilebilir olması lazım ki daeşler olsun. Yönlendirebilir ve yönetilebilir olsun ki Adnanlar olsun. Eğer gerçekten insanlar doğru dini öğrenmiş olsa, doğru dini yaşamaya çalışmış olsa, Türkiye’deki bazı oluşumların farkına varmaz mı insanlar? Farkına varırlar ama farkına varmamaları gerekir. Neden? Farkına varmayacaklar. insanlar sırf din öğrenmek için yanlış yunluş yerlere gidecekler ve canları istedikleri zaman onların foyalarını meydana çıkarıp, işte dindarlar böylesiniz siz deyip ensemizde boza pişirmeleri gerekir. Ondan sonra demeleri gerekir ki işte siz de fetö gibi olabilirsiniz deyip bizi taciz etmeleri lazım.Siz de Adnan gibi olabilirsiniz deyip bizi taciz etmeleri lazım. Siz de 28 Şubat’ta Müslüm gibi olursunuz deyip bizi taciz etmeleri lazım.

28 Şubat’taki filmi izliyorum. 28 Şubat’ta da bir Müslüm Gündüz çıkardılar, bir Fadime Şahin çıkardılar, bir bilmem kim çıkardılar. iki gözyaşı, iki bağırış çağırış, adam zikrullah yapılıyor orda, onun videosunu gösteriyor, zikrullahda adam telefonla konuşuyor. Biz sohbette telefonu ellemesin diyoruz hiç kimse, adam, zikrullah yaptıran adam, o şeyh denilen adam ne yaptırıyor? Zikrullah yaptırıyor. Ardından adamın foyasını çıkardılar. Adam hazırlanmış, paketlenmiş iş. iş işten geçti ki biz on yıl onu temizleyeceğiz

diye uğraştık. Daha on yıl geçti, onbeş yıl geçti, bir daha çaktılar. Kim? Yezidiler çıktı, darbe yapmaya kalktı. Allah hepsine de lanet etsin. Müslümanlara en büyük zararı verdiler. En büyük zararı. En büyük zararı verdiler. Bu uluslararası bir şey bu. Bunların her biri Zünuas. Zünuas, bir şehri yakıp yıktı. Bir şehri değil Arap Yarımadası’ndaki şehirleri yıktı. Dediki ya bana biat edeceksiniz ya da şehirleri dedi başınıza yıkarım. Şehirleri başlarına yıktı, komple Arap Yarımadası’nda hüküm sürdü, Mısır’a kadar, Anadolu’ ya kadar. O Yahudi arkasından gelen Yahudi’ye, o gelen Yahudi’ye, o gelen Yahudi’ye, hep zulmü ne yaptılar? Birbirlerine miras bıraktılar zulmü. Anadolu’ya gittiğinizde neden Hristiyan kiliselerini dağın başında görüyorsunuz? Ulaşılması mümkün olmayan, ta bizim tabirimizle dingil tepeye kilise yapmışlar. Sebep? Zünuas’lar onları katlediyor çünkü. Bu pis Yahudiler gerçek iman eden her ne var ise hepsini de katlediyorlar. Hristiyanları tarih boyunca hep katlettiler. Ne zamana kadar? Roma imparatorluğu Hıristiyanlığı kendisine resmi din olarak açıklayınca kadar.Önceden hıristiyanlarla Roma imparatorluğu beraber hareket ediyorlar. Çünkü Roma imparatorluğu putperest. Onlar işte Artemisler var, ondan sonra gök tanrısı, yer tanrısı, güzellik tanrısı, bereket tanrısı bir sürü tanrı var ya helenistik çağdan kalma. Onlar putperest Yahudilerin en iyi anlaştığı putperestlerdir. Sebep? Çünkü inananlar putperestler için de düşman. Yahudiler, askeri teşkilat olarak hep Romalıları tuttular. Romalılar savaştı.

Şimdi kim savaşıyor? Romalılar. Kim adına savaşıyor? israil adına savaşıyor. Ne diyor Amerika? israil’in güvenliği birinci önceliğimizdir. Şu anda Romanın yerinde kim oturuyor? Amerika oturuyor. Siz bir Amerikan başkanının Roma imparatorluğu olduğunu bilmezsiniz. Bir Amerikan askeri, bir Roma imparatoru gibi yetiştirilir. Bizim askeri okullarda okutulur mu okutulmaz mı öğretilir mi öğretilmez mi bilmem ama bütün Roma komutanlarının Ortadoğu’da, Anadolu’da savaşları nasıl kazanıldığı, bütün Amerikan subaylarına anlatılır. Bütün Amerikan kırmızı yakalısı, Adem’den itibaren Ortadoğu’daki bütün savaşları bilir. Avrupa’daki bütün savaşları bilir. Askeri yapılanmaları bilir. Hangi komutan hangi savaşta nasıl bir teşkilat kurup nasıl bir sistem kurdu bilir. Nasıl alt etti bilir ve her Amerikan subayı, bir Roma komutanı gibi yetiştirilir. Onlar Afrika’yı, onlar Anadolu’yu, onlar Orta Doğu’yu, onlar Orta Asya’yı, onlar Hindistan, Pakistan onlar Çin, Japonya, Afrika, tamamiyetle, Avrupa tamamiyetle, coğrafi, ekonomik, siyasi dini bütün farklılıkları ve özellikleri ezberlerindedir. Hepsinin de. Amerika’nın yirmi yıl sonraki Genelkurmay başkanı şu andan bellidir. Amerikanın yirmi yıl sonraki Kara Kuvvetleri Komutanı, şu andan bellidir. Kaç tane adam yetiştirilmesilazım, üçbin tane. Üçbin tane adam yetiştirirler, geri

kalanı fasaryadır. içinden bir tanesi tevafuken çıkmıştır. Geri kalan hepsi de yetiştirilmiştir. Hangi bankanın başına hangisi müdür olacak, yirmi yıl sonra bellidir. IMF’nin yirmi yıl sonra başkanı şimdiden bellidir. Onun üzerine yetiştiriliyordur. Kaç tane aday var? Beş tane, on tane. On tane aday yetiştirilir, her yıl onlar elene, elene, elene, elene yükselir. En son noktada IMF başkanı, üç kişi kalır. Üç kişiden sonra bir kişi kalır. IMF nin başkanı değiştirileceğinde, o bir kişi geçirilir başına. Bu Zünuas’tan beri böyledir dünya sistemi. Zalim devletler böyledir. Teşkilatlı devletler böyledir. Bir de işin bu tarafı var. Teşkilatlı devletler de böyledir.

Siz devletinizi uzun soluklu yapmak istiyorsanız, siz de aynı yirmi yıl sonra Genelkurmay Başkanınız olacak on tane adayımız olması gerekir ve o Genelkurmay başkanına Türkiye’de bir kimse Genelkurmay Başkanı olacaksa Hindistan’ı avucunun içi gibi bilmeli, Afrika’yı avucunun içi gibi bilmeli, Ortadoğuyu avucunun içi gibi bilmeli, Ortadoğu’da nerde bir tane kaya var, o kayayı bilmeli. Bilmem hangi tepede bilmem kaç metreküp kaya var, bilmem hangi tepede bilmem kaç metre derinliğinde kaya var, onu bilmeli Türkiye’de Genelkurmay başkanlığı yapacak olan kimse. Doğru olan budur. Anadolu’yu bırakın, Anadolu’yu zaten ezberinde gözünü kapattığınızda siz bırakın onu bilinmeyen bir yerde gözünü kapatacaksınız karanlıkta, o bilinmeyen bir yere bırakacaksınız. Ona hedef göstereceksiniz. Diyeceksiniz ki üş gün sonra örneğin atıyorum Bursa Uludağ’ın zirvesinde olman lazım dediğinizde, o gece Bursa Uludağ’ın zirvesini bulabilmeli. Genelkurmay başkanlığı yapacak olan kimse öyle yetiştirilmeli. Siz o zaman dünya üzerinde söz sahibi olursunuz. Siz beş yıl sonra doların ne kadar olacağını bilmelisiniz. Sizin Merkez Bankası’nın başına koyduğunuz adam, beş yıl sonra değil, beş ayı göremiyorsa, Merkez Bankası’nın başında değil, onu tutacaksın, vezneye bile koymayacaksın, fıydıracan atacaksın. O bu ülkenin menfaatlerini gözeten bir adam değil. Bırak beş ayı, üç ay sonrası, bırak üç ayı, otuz saat sonrasını adam bilmiyorsa, biliyor da susuyorsa halkı kandırıyorsa aynı meşrep, bilmiyorsa adamın ne işi var Merkez Bankası’nın başına oturmaya, başkasının adamı o zaman, tut kulağından at. Evet, konu konuyu açtı.

işte bu uluslararası bir sistem var Zünuas’ın yerine şimdi. O diyor ki kilisede benim istediğim saatlerde ve benim dediğim kadar kalacaksın. Vatikan’a da diyor ki bana aykırı ordan hüküm çıkarma. Bana rağmen de hüküm çıkarma. Altını üstünü getiririm senin diyor. Vatikan bir şey yapacak olursa üç beş tane papazın eşcinsel olduğuna dair, bir haber, bir görüntü, bir video, Vatikan’ın sesi kesiliyor. O deccalist sisteme diyor ki ne istiyorsunuz şu diyor topladığım paraların bir kısmını şu bankaya repoya yatır. Evet, Vatikan bir gecede kodları giriyor. Papa, bütün dünya üzerindeki en

büyük para sahiplerinden birisi Vatikanlar, evet. Bunu biliyor muydunuz? Bütün merkez bankalarından zengindir. isterse Vatikan bir ülkenin ekonomisini altüst edebilir, batırabilir. Topladıkları para hiç vergiye tâbi değildir. Sorguya, suale tâbi değildir. Avrupa Birliği’nin içindedir. Avrupa birliğine ait değildir. Vatikan özel bir devlettir. italya’nın içerisinde, hiçbir askeri harcaması yoktur. Çok güzel değil mi. Hiç çalışmazlar kiliseleri çalıştırırlar sadece, kiliseleri çalıştırırlar. Para satarlar, bağış toplarlar. Siyaseti ellerinin altında tutarlar. istedikleri bir kimse varsa, bir ülkenin başında lider olarak onun için harcama yaparlar ve finansı değişik bir şekilde kara parayı, kara paradır Vatikan’ın parası, dünyanın en büyük kara parası Vatikan’dadır. Dünyanın en büyük kara parası Vatikan’dadır. ikincisi CIA’dedir. Üçüncüsü Mossad’tadır, dördüncüsü M15’tedir, ingiltere. En büyük kara para bunlardadır. Hani diyorlar ya böyle bir ülkeye, sen kara paracısın. O ülkede hani böyle bir mahallede bir kabadayı sudur eder ya mahallede, orda bir kahve çalıştırır, kahvede bir iki kumar oynatır. Bir iki kumar oynatınca mahallede böyle hafiften palazlanır o. O hafiftenten palazlanırken, önceden böyleydi, şimdi nasıl bilmiyorum orayı, oranın ondan sonra şeyi, ne o, karakol komutanı, o ne yapıyorsun sen orda bizden habersiz der. Aman amirim ya biz senden habersiz bir şey yapar mıyız. Bu dün akşam arkadaşlar, kardeşler sana hediye olarak getirdiler der. Amir ona göz yumar. O biraz daha palazlanınca, mahallenin kabadayılığından, şehrin kabadayılığına soyunmaya başlar. O zaman mahalle karakolu ona bir şey demez. Ya? Şehrin büyük karakolu der, hop ne yapıyorsun sen orda der ya. Gel bakalım sen buraya bir. O gider, aman amirim der ya, bak, şurda filanca yerde müteahhit bir arkadaşımız var. Çok güzel daire yapıyor. Amirimize yakışmaz mı der. Olur, sen o zaman der yengenin teyzesinin damadının kız kardeşinin üzerine yap o daireyi der. O daire onun üzerine olur. Böyle gider bu işler. Bir devlette küçükten biraz bu kara paradan biz de nasiplenelim deyince öbürküler kalkarlar. Ne yapıyorsuuuun! Kara para mı aklıyorsun? Haydiii! Bir kıyamet kopar ortalıkta, o devleti boğarlar. Neden? Kara para onlara aittir. Uluslararası fuhuştan toplanan para bu Zünuas’a gider, yani deccala gider.

Uluslararası kumar, uluslararası terör, uluslararası insan kaçakçılığı, uluslararası silah kaçakçılığı, uluslararası uyuşturucu, bunların hepsinin de paraları nerde toplanır? Vatikan’da toplanır. Bağış olarak toplanır. Eğer Vatikan kalkar da Hristiyanlık adına bak siz Hristiyansınız, ondan sonra, kürtaj yaptıramazsınız deyince, o esnada onlar kürtaja karar vermişler. Bu deccalist güçler. Vatikan’a böyle bir gözlerini dikerler. Derler Vatikan pılısını pırtını topla, kürtaj yaptırabilirsiniz der. Vatikan kalkıp da zina haramdır diyemez. Neden? Derse yasaktır, derse fuhuştan para kazanamaz bu uluslar

arası kan emiviler. Mesela Türkiye’de zina yasak mı değil. Eşcinsellik yasak mı? Değil. Barlar yasak mı? Değil. Gece kulüpleri yasak mı? Değil. Burdaki kadınlar nerden geliyor? Bunu soran var mı? Yok. Bunu soran var mı? Yok. Dileyen dilediği kimseyle yaşayabiliyor mu? Evet. Evli bir kadın dahi iki tane, üç tane adamdan sonra devam ediyorsa, diyanet ona fetva veriyor mu? Resmi olarak kimle evli ise nikahı da onladır? Bizim kardeşler sormuşlar. Ben de sesi kaydetmişler, dinledim. Daha önce birkaç kişiyi gönderdiydim. Böyle bir benden fetva sormaya geliyorlar, işte diyorlar ki böyle böyle.

işte kadın diyor ki işte kocası yanında değil. itiraf ediyor. Diyor ki böyle böyle, ben başka bir adamla ilişkiye girdim, diyorum zina ettin? Benim nikahım o ne oldu. Diyorum bir diyanete sordun mu? Sordum. Ne dediler diyorum ben. Sen resmi olarak kimle evli isen evliliğini onunla devam et diyorlar dedi. Allah Allah? Neyle sordun telefonla sordum, git bir de yüz yüze sor. Hele bir tanesi karı koca gittiler, sordular. Adam da onu nikahına alacak yani nikahında devam edecek. Adamın bir şeyi yok, ne o, derdi yok. Hatta adam diyor ki ya hocam ne yapayım şimdi, herkes hata yapabilir diyor. Böyle baktım adama, dedim bir sefer yaptı, hata yaptı, dedim üç yer dolaşmış? Hatalar zinciri! Dedim şey değil benim fıkıh olarak benim ilmim buna yetmiyor dedim. Benim baya kitap karıştırmam lazım bunun için. Siz bir dedim diyanete gidin sorun. Bunlar diyanete gittiler. Bir saat sonra geldiler. Karı koca geldiler gene. Yani o esnada kocası o artık kaçıncı kocası ne kadar kocası bilmiyorum. Geldiler dediler ki sorduk. Ee? Sizin resmi olarak nikahınız duruyor mu hani şey olarak? Duruyor demişler. Tamam, siz devam edin demiş, tövbe edin. Kadın diyor ki benim içime sinmiyor. Ben diyor sordum soruşturdum sizi, siz ne derseniz ben onu yapacağım. Ben size bir şey diyemem dedim. Siz dedim kendi kararınızı kendiniz vereceksiniz. işte biraz daha, dedim ben size islam fıkığından bahsedeyim mi biraz? Bahset dediler. Çünkü gelenin de kim olduğunu bilmiyorsun ya? Dedim ki bir islam’ın hukuk sistemi olsa, bir kadın evli bir kadın, başka bir erkekle cinsel ilişkiye girse, bunu da itiraf etse, evet ben bir adamla cinsel ilişkiye girdim dese, onun cezası dedim ölüm. Ölen bir insanın nikahı kalır mı dedim ben? Kalmaz dedi. Sen şimdi dedim islam Hukuku olmuş olsaydı ölmüş olacaktın. Öyle deyil mi? Evet. Nikahınız kalacak mıydı? Hayır. Şu anda nikahınız var mı? Durdu şimdi kadın. Ben ölüysem nikahım yok. Ben dedi nikahım yok o zaman dedi. Sende var mı dedim adama. Yok dedi. Ha iyi bak, siz kendi kendinize fetfanızı verdiniz dedim. Karar sizin. Ne yaptılar bilmiyorum.

Şimdi neden diyemiyor? Evet! Neden Mustafa Özbağ Hedef tahtasında? Bunları konuştuğu için. Uyuyanları uyandırdığı için. Canlarını sıkıyoruz

biz vazılarının. işte bu Zinuas vari yapılanma, işleri hep iman edenlerledir. iman eden, salih amel işleyen ve onun huzuruna dönüleceğine iman etmiş kimselerledir işleri. Çünkü öyle iman edenler Zinuas vari bir yapılanmada, zina edenlerin günahlarının zina olduğunu söyler. içkinin haram olduğunu söyler, faizin haram olduğunu söyler, terörün haram olduğunu söyler, insanların birbirlerini acımasız bir şekilde yok yere öldürmenin en büyük günahı kebair olduğunu söyler. Gerçekten iman edip, salih amel işleyip, Allah’ın huzuruna gözünü dikenler, Kur’an ve sünnetin dışında bir şeye meyletmezler. Siz bütün şehirlerin sokaklarını aleve çevirseniz, ateş çukuru yapsanız, bütün şehrin sokaklarında yangınlar çıkarsanız, onlar yine iman ettiklerinden geri dönmezler. Tarih boyunca imanını kemale erdirenlerin düşmanları hep olmuştur, hep olacaktır. Sebep? Bu imanın şahadetidir, delilidir.

Gerçekten şahıs, birey, topluluk, aile, iman ettiyse, gerçekten iman ettiyse, onun dostu ancak Allah ve iman edenlerdir. Gerçekten iman ettiyse. Yok, imanı yüzeyselse, imanı gelip geçici ise o zaman Zünuasların emrine girip imanlarından taviz vereceklerdir. Evet! Zinuas da öyle dedi. Kim bu puta taparsa kurtulur. Secde etmeyen, ateşin tam ortasına oturur, dedi. Zinuas bir put dikti. Kim dedi bu puta taparsa kurtulur. Kim bu kapitalist putuna taparsa kurtulur. Kim bu nato putuna taparsa kurtulur. Kim bu heva heves putuna taparsa kurtulur. Kim bu şeytan putuna taparsa kurtulur. Kim şeytanlaşmış beyinlerin ve akılların arkasından giderse kurtulur. Kim bu akıl putunun peşinden giderse kurtulur. Kimaklını heva ve hevesine verir de onu putlaştırırsa kurtulur. Kim nefis putunun peşinden giderse nefsinin istediği gibi bir hayat yaşar, harama haram, helale helal demez, her şeyi yer, yutar yalarsa nefis putunun peşinde, önünde yalakalık yaparsa kurtulur. Zünuas vari şey budur. Zünuas vari! Kah sen nefsini putlaştırırsın, kah sen ekonomiyi putlaştırırsın, kah doları putlaştırırsın, kah bir sistemi putlaştırırsın, kah bir gücü putlaştırırsın kah bir kadını putlaştırırsın, kah bir kadını putlaştırırsın, bir erkeği putlaçtırırsın, kah sen çocuğunu putlaştırırsın, kah sen eşini putlaştırırsın,kah anneni kah babanı putlaştırırsın kah hocanı kah şeyhini kah liderini putlaştırırsın. Bunların hepsi de Zinuasvaridir ve o Zinuasvari yapılanmalar. Derler ki bunun önünde eğil. Bu zamanda faizsiz ticaret yapamazsın der, bu zamanda bankasız ticaret yapamazsın der. Bu zamanda faiz alacaksın da vereceksin de faizsiz bu işler dönmez der. Faizi putlaştırır sizin önünüzde. Sen dersin ki bu zamanda bilmem nereni açmayınca olmuyor, putlaştırırsın! Bu zamanda öyle olmuyor, bu zamanda böyle olmuyor, bu zamanda şöyle olmuyor! Bunu söylersin, bu çok basittir, putlaştırırsın.

Zinuas da onu diyordu. Orta yere ateş yaktı, şehrin içerisine hendekler kazdı. Hendeklerin içerisine ateşler doldurdu. Hendek kazmak Zinuasların işidir. Zinuastan kalmadır. Hendeğin içerisini ateşte doldurmak ve etrafındaki inananları o ateşin içine atmak, Zinuasların işidir ve oraya da bir tane put dikti, şehrin orta göbeğine. Her şehrin orta göbeğine put dikmek, Zinuasların işidir ve herkes dedi bu puta saygı duyacak, bunun önünde eğilecek, buna iman edecek. iman etmeyeni dedi bu ateşe atarım, puta iman etmeyeni. Buruc Suresi ayet 4, 5, 6, 7: ‘içi yakılmış bol ateşlerle dolu o hendekleri kazanlara lanet olsun.’ Çünkü onlar ateşin çevresinde oturmuş müminlere yaptıkları azabı seyrediyorlardı. içi, yakıtı bol olan ateşlerle dolu o hendekleri kazanlara lanet olsun. Kuran lanetliyor. Yani Allah lanetliyor. Allah! Ahmet, Mehmet, Mustafa Özbağ değil. Allah lanetliyor. Allahın lanetine müstahak oluyorlar. Onun lanetine koşuyorlar. Ne yapıyorlar? Şehirlerin içerisine ateş dolduruyorlar. Neydi bu ateş? Fuhuş, dinsizlik, neydi bu put, put, orta yerdeki put neydi? Birincisi dinsizlik, put, fuhuş, terör, içki, kumar, uyuşturucu, faiz. Bunların hepsi de ne? Put. Diyor ki buna iman etmezsen ateşe atarım seni. Buna iman etmezsen, seni ateşe atarım. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem hazretlerinden bir hadisi şerif, sohbeti bitiriyorum. ‘Ahir zamanda imam (dikkat edin), ahir zamanda iman, ateşten kor gibi olacak. Elinde tutanın eli yanacak. Atan ise dinden imandan olacak.’ Şimdi iman ateşten kor tutmak gibi. Ateşten kor tutuyoruz. iman etmek, ateşten kor tutmak. Bir hadis-i şerifte diyor ki böyle elini yakmasın diye elden ele verir. Bu zayıf müslümanların işi. O hüfff, atar hüffff öyle tarif ediyor hadis-i şerifte. Elden ele böyle öbüründen öbürünün eline ama imanı kamil olan, onu sımsıkı tutar. Ateşten kor tutmaktır. Ahir zamanda iman etmek, ateşten kor tutmaktır. Ahir zamanda imanını yaşamak ateşten kor tutmak. O yüzden ayeti kerimede der ki ‘çok azınız iman etti.’ Çok azınız iman etti. Neden? Ya her şey iyi de namaz kılmak bana zor geliyor. Her şey iyi, örtünmek bana zor geliyor. Her şey iyi, hocam akşamları bir kadeh içsek olur mu benim çevrem hep içiyor da. Her şey iyi hocam ticaret yapıyoruz, alışveriş yapıyoruz, banka müdürleri ile bankacılarla gidip geliyoruz, orda içmiyoruz desek ayıp oluyor, aramız bozuluyor. Biz içsek yani günah mı?

Her şey iyi de iman edip imanını yaşamak zor. Her şey iyi! Kadın geliyor diyor ki bir fetva soracağım. Sor. Ben eşimi de seviyorum bir de sevgilim var, ikisini de seviyorum. Nasıl yani? Basbayağı! Yavrum bu haram. Olmaz! Bu sevgiyi bana Allah verdi ama. Allah Allah! E bu haram. Ne yapıyorsun sen? E ona da gidiyorum ona da gidiyorum. Nasıl yani? Basbayağı. işte işten çıkıyorum sevgilimle beraber onun evine gidiyoruz. Orda yemek yiyoruz beraber. Eee? Saat sekiz buçuk dokuz oluyor. Ben eve gidiyorum. Eee?

O zaman da kocamla da yiyoruz. O yüzden de biraz kilo aldım zaten. Ben seyrediyorum böyle, şoktayım. Diyorum boşan, onunla evlen. Ben onunla boşanamam, ben ondan memnunum. E bu ne? Onu da seviyorum işyerinde! iman ateşten bir kor. Anlat, anlat, anlat, anlat…Haleti ruhiyem bozuluyor. Gidiyor, geliyor, işten çıkıyor, bir saat anlat, bir daha geliyor işten çıkıyor bir saat daha. Yedi yaşında sekiz yaşında oğlu var. O oğlanın yüzüne nasıl bakıyorsun? Diyorum adamın yüzüne nasıl bakıyorsun? Dayanamıyorum artık, bu nasıl bir mide. Ordan git buraya gel. Bu nasıl bir mide! iman, iman olmayınca insanların nereye savrulduğu belli değil. Ben o yüzden diyorum aman Ya Rabbi! Diyorum bizim kardeşler, dervişlerden en kötüsü başımın tacı ya. Diyorum ki başımın tacı başımın tacı!

Bazen bizim erkek kardeşler böyle eşlerini şikayet ediyor, bazen bayanlar kocalarını şikayet ediyor. içimden o soruları okurken veya dinlerken diyorum ki ah yavrularım benim! Siz diyorum elmanın içerisinde kurt gibisiniz. Dışardaki hayatı bir bilseniz diyorum, insanların yaşadığı çukurlukları, çirkeflikleri bir bilseniz, yemek yiyemezsiniz. Bu dünyadan bir damla su içmek istemezsiniz. Dersiniz ki bu dünya karanlık, zulüm dolu bir dünya. insan görmek istemezsiniz. O yüzden ben böyle sohbete gelince, zikrullaha gelince benim tabiri caizse fabrika ayarlarına dönüyorum ben. Diyorum elhamdülillah bu akşam için sohbet var. Şu dinlediklerimden diyorum kurtulacağım biraz. Hakkınızı helal edin, diyorum bu pislikten kurtulacağım, bu çirkeflikten kurtulacağım. Duymayacaksın diyorum ya böyle bir şey duymayacağım iki saat duymayacağım şimdi. Telefon yok, whatsapp yok, hiçbir şey yok, duymayacağım iki saat. insan telefonu kenara atar, saatlerce bakmaz mı? Bir şey okuyacağım diye bakmazsın. Hanginizin telefonunda dört yüz tane cevapsız whatsapp bildirisi vardır? Dörtyüz seksen tane, beş yüz tane, beşyüz elli tane, üç yüz tane cevapsız whatsap bildirisi vardır? Bakamazsınız korkunuzdan. Bakamazsınız, okuyamazsınız! Kendi kızlarını taciz eden babalar, kendi kızlarını satan analar, kendi annesini satan oğlanlar, kendi karısını satan adamlar, adamız diye gezer bu ülkede. Okuyamazsınız whatsappları. Kendi kocasını bilmem kaç sefer aldatıp da intikam aldığını söyleyen kadınlar! Okuyamazsınız!

Bu, Zinuasvari yapılanmanın sonucudur. Zinuasvari! Hiç kimseyi suçlamıyorum. Bunları yaşayanlar cahil, bunları yaşayanlar bilmiyorlar, bunları yaşayanlar hevâ ve hevesleri ilahlaştırmışlar. Onları birisi bir nasihat etmemiş. Onlara birisi Kur’an anlatmamış, birisi din anlatmamış. Bir de televizyonu, basını bütün hepsi de çıkmış şeyhler böyle, hocalar böyle, dindarlar böyle, cemaatler böyle, tarikatlar böyle, aman bunlar öcü. Zaten oraya nasıl gideriz biz. Ben beş tane adem dolaşıyorum bir gecede, gideceğim şimdi

adam diyecek ki bana haram. Ben gecede beş adam dolaşmaya devam edeceğim, ben bir gecede beş kadın dolaşmaya devam edeceğim, nerde çalgı orada kaldı. Nerde sabah orada akşam. Bu hayatı bırakacağım adam haram diyecek bana şimdi. Ben ne yapayım orda. Gerici yobaz bunlar zaten! Kızmıyorum kimseye. Kızamıyorum artık. Kızamıyorum. Bağırıyorum ya, eğitim yerlerde, bağırıyorum ya, bağırıyorum, derdim büyük. Zinuasvari yapılanma. Evet! işte bize ateş gibi görünen o nefis putunun peşinden bizi gitmeye zorluyorlar. Sıkıntı bu. Haklarınızı helal edin. Sürç-i lisan ettiysem affola. Selamünaleyküm.

Mesnevî-i Şerîf Şerhi — Cilt 3 — Mustafa Özbağ’ın sohbetlerinden yazıya aktarılmıştır.
ISBN: 978-625-92739-6-9 • Tasavvuf Vakfı Yayınları

Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için tıklayınız.

İlgili Sözlük Terimleri: Zikir, Nefs, Sünnet, Şeyh. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı