Mesnevi Şerhi

Mesnevî-i Şerîf 228-229. Beyitler Şerhi

MESNEVÎ-İ ŞERÎF ŞERHİ • CİLT 1 • 36/55

228-229. Beyitler Şerhi


Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbetlerinden yazıya aktarılmıştır. • Hz. Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî

Eûzü Billâhi Mine’ş-Şeytâni’r-Racîm Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm

Efdâlü’z-Zikr Fa’lem Ennehû

LÂ İLÂHE İLLALLÂH

LÂ İLÂHE İLLALLÂH

LÂ İLÂHE İLLALLÂH

Hak Muhammedü’r-Rasûlulllah

Cemî’i’l-Enbiyâ-i ve’l-Mürselîn

ve’l-Hamdülillâhi Rabbi’l-Âlemîn

“İsmail gibi onun önüne baş koy, kılıcının önünde sevinerek, gülerek

Demek ki o mürşid i kamilin önünde ismail gibi başımızı vereceğiz. Yani nefsimizden geçeceğiz. Ben demiyeceğiz, benim bildiğim demiyeceğiz, benim yaptım demeyeceğiz, ben böyle olmasını istiyorum demeyeceğiz, benim şöyleydi demeyeceğiz. Baş koyacağız. ismail a.s. ne yaptı? Deddi ki babacığım, beni teslim olanlardan göreceksin. Senin Rabbin, sana neyi emrettiyse onun üzerinde tereddütsüz, benim üzerimde istediğini yap. Hiç o meselenin üzerinde, onun üzerinde bir tereddütlü bir noktan kalmasın. Benim kurban edilmem gerekiyorsa, sen beni kurban et. Geçmiş paganist dinlerde insan kurban edilirdi.Pagan dinlerinin büyük bir çoğunluğunda bu vardı. Velevki dinler tarihi açısından ibrahim Aleyhisselam’ın zamanında da böyle bir paganist düşüncenin var olduğunu kabul edebiliriz. Hani bize böyle filmler aktarırlar ya genelde Amerikan filmleri vardır, böyle işte kız kurban ederler, kadın kurban ederler, genelde kızları kurban ederler. Belli yaşta olacak, belli çağda olacak, belli güzellikte olacak. O kızları kurban ederlerdi. Paganlarda bu vardı.

Şimdi de o paganist düşünce var. insanlar dünya malları, dünya menfaatleri için kadınlar kurban ediyorlar, kendi elleriyle. Adam bir ihalem olsun diye o ihalenin başındaki herhangi bir amire memura kadın kurban ediyor. Bir kadın hediye ediyor ona ve o paganist düşüncede o kadınlar işte şaraplarla, içkilerle yıkanır hatta paganist düşüncede o kadınlar, o kızlar sarhoş edilir ve öylece kurban edilir. Çünkü o sarhoş edilmezse can gidecek. Ağlar

sızlar, kötü bir hal, çırpınır, kötü bir şey olur. Ona inandıracaklar. O Tanrıya hediyedir çünkü. Tanrıya hediye giderken, o gülerek gidecek, o sevinçli gidecek, mutlu gidecek. Onun sevinçli ve mutlu gitmesi için ona her şey bahşedilir. Herşey ona anlatılır ve o sevinçli bir şekilde Tanrıya kurban gidiyordur. Sevinçli bir şekilde bir yere kurban gider o. Giderken o kimse aklı yerinde yoktur, sarhoştur. Her kadını kurban ederlerken, kadınları sarhoş ederler. Barlara gidin kadınlar sarhoştur, sarhoş olmayan kadın kurban olmaz çünkü. Sazlara, caz hanelere, meyhanelere, pavyonlara gidin kadınlar sarhoştur. Sarhoş olmayan bir kadın, kurban edilemez çünkü.

Gidin, kurban olan kadınların hepsi de sarhoştur. Kimisi araba, güzel araba sarhoşudur. Kimisi güzel ev sarhoşudur. Kimisi güzel kıyafet sarhoşudur. Kimisi ne bileyim işte harika eşya sarhoşudur. Bir altın bilezik sarhoşudur. Bir tatlı söz sarhoşudur. Kadınlarınız, kızlarınız böyle kandırılaraktan kurban gider. Nereye gider? Günün paganist tanrısına gider. O gün için insanların totemleri vardı. O gün için insanların işte taptıkları putları vardı. Bugün de insanların taptıkları putları ve inandıkları totemleri var. Bugün de insanlar kurban ediliyorlar, erkek kadın. Kurban ediliyoruz hepimiz de. Herkes kurban ediliyor ve herkes bir şeylerin kurbanı ama hiç kimse bir Allah’a kurban olamıyor. Kurb yakınlık, Allah’a yakın olmak. ismail Aleyhisselam diyor ki beni kurban et sen, yakın et. Biz kurban etmeyi, kesmek olarak biliyoruz. Kurb, yakınlık demek. Kurban, yaklaşmak demek. Kurban kesiyoruz, Allah’a yaklaşmak için. Kurban hayvan kesmek değil. Ya? Allah’a yaklaşmak. Allah’a yaklaşmanın adımıdır. Koyun veya dana veya deve kurban etmek. Kurb yaklaşmak. insanlar önceden yaklaşmak için tanılarına insanlar kurban ediyorlardı. ibrahim aleyhisselamdan sonra kurb, yaklaşmak, hayvan keserken kurban etmek etti. Cenabı Hak dedi ki ey insanlar, ey nefsine uyanlar. Ey heva ve hevesine uyanlar. Kurban oluyorsunuz, hevâ ve heveslerinize. Satılıyorsunuz, kandırıyorsunuz, sarhoş ediliyorsunuz ve sarhoş bir şekilde siz, başkalarının ilahlarının kurbanısınız. Sizi sarhoş edenler, onların ilahlarına kurbansınız.

Sizi moda sarhoşu edenler, sizi gösteriş sarhoşu edenler, sizi dekolte sarhoşu edenler, sizi mal mülk sarhoşu edenler, sizi bir lider sarhoşu edenler, sizi bir şeyh sarhoşu edenler, sizi bir tarikat sarhoşu edenler, sizi bir şeyin sarhoşu yapıyorlar. Siz asıl Mansur şarabı içip, Allah’a aşık olacağınıza, Allah sarhoşu olacağınıza, Allah’tan gayrısına sarhoş oluyorsunuz. Ve sarhoş halde sizler kurban ediliyorsunuz ama gelin Hz. Mevlana diyor ki siz bu sarhoşluktan uyanın. Siz bu rüyadan uyanın. ibrahim Aleyhisselam bir rüya görmüştü. O rüyadan Cenab ı Hak onu uyandırdı. O rüyadan onu uyandırırken, ona başka şeyin kurban edilmesini gösterdi. Zahiri olarak ona bir

koyun indirildi, bir koç indirildi. Bu zahiri kurb, zahiri kurban. Sen bir koyun kesiyorsun, ibrahim Aleyhisselam’ın sünnetini, ibrahim aleyhisselamla Muhammed-i Mustafa(s.a.v.)’e kadar, bütün peygamberler, hatta Adem’den itibaren, Adem’in çocuklarına ilk kurban emri verildi. O günden Muhammed-i Mustafa (s.a.v) ‘e kadar bütün emredilmiş olan, o kurb yakınlaşmanın göstergesi olan bir hayvan kurban ediyorsun ama asıl kurb, asıl yakınlaşma hadis-i kutside. Kul farzları yerine getirmekle, Allah’a en sevimli şeyi yapar.

Farzları yerine getirmeniz bir kurbiyettir. Namaz kılmak farz, oruç tutmak farz, hacca gitmek farz, zekat vermek farz, zekat vermek farz, hacca gitmek farz. Bir kulp takmışlar arkasına, parası olana! Farz kardeşim, o farzı yerine getirmek için paran olsun. O farzı yerine getirmen için gayret et. O farzı yerine getirmen için çalış. Zekat vermek farz. Zekat verecek parayı kazan. Tembel olma. Zekat vermek farz. O zaman para kazanıyorsan, sen tutumlu ol. Ancak artanını sadaka olarak devamlı veriyorsan, bu senin hakkın. Geri kalan savurganlık yapma. Zekat vermek farz. Ey sufiler! Allah’ın farzlarından eksik bir şekilde bu dünyadan ayrılmayın. Hacca gidin, hacca gitmek farz. Yol bulabilen gidecek. Yol bulun. Toplanın, hep beraber ihramlanın, çıkın yola. Tatile gitmek için bir bir yıl öncesinden yer ayırttıran müslümanlar! Beş boynuzlu otellere gitmek için can atan müslümanlar! Gidin, pasaport sırasına girin. Alın pasaportlarınızı, gidin vize sırasına girin, alın vizelerinizi. Vermiyorlarsa vizelerinizi, hep beraber ihrama girin, binin arabalarınıza gidin Reyhanlı’da kurbanlarınızı kesin, dönün. Hac farz. Hac farz, farz! Parası olanı diye ayırmamış. Hac farz. Biz sıra bekliyoruz. Nereye kadar sıra bekleyeceksin? Bana fetva soruyorlar. Biz sıra beklerken ölürsek hacı sayılır mıyız? inşallah diyorum. Giyin ihramlarınızı gidin. Evde ihramlanın, niyetlenin, binin arabalarınıza, gidin. Neden düşünmüyorsunuz? Neden akletmiyorsunuz? Neden Allah için bir adım atmıyorsunuz? Gönlüm arzu eder ki bir dahaki, bir daha hac mevsimine, bütün herkes hazırlansın. Geri dönmek de şereftir, merak etmeyin. Binin otobüslerinize, alın pasaportlarınızı elinize, kardeş bizim memleketimiz orası. Osmanlı’nın Hicaz vilayeti orası. Bizim vilayetimiz. ismail gibi kurban ol. Öyle bir Allah’a dost olanlara dost ol. Kurb yakınlık. Resulullah’a dost olanlara dost ol. Yakınlık. Allah’a dost olanlara, kurbiyet sağlayanlara. Sen de onlara kurbiyet sağla. Yakınlık.

“Ver de Ahmed’in tertemiz canı Ahad’le nasıl ebede dek, sevinerek, gülerek ölümsüz bir halde kaldıysa, senin canın da sevinsin gülsün, ölümsüzlüğe ersin.

Sen öyle yakınlık kur, öyle yakîn ol, öylesine yakîn ol, öylesine yakîn ol ki Hazreti Peygamber sallallahü ve sellem hazretleri gibi ilelebet dost yüzüne bakanlardan ol. Öyle yakînlık kur, Hz. Muhammed Mustafa(s.a.v.) gibi

ebedi ol. Ebediyen, ebediyyen dostla cemalleşenlerden ol. Öylesine kurban et nefsini, öylesine heva hevesten çekil, farzları dosdoğru yerine getir. Nafilelerle Allah’a kurbiyet besle, yakınlık besle ve Allahı sev ve Allah’a aşık ol ki ebediyen o dostla cemalleş. Ebediyen o dostla dostluğun devam etsin. işte kurbiyet bu. işte yakınlık bu. O zaman kime yakınlık? Paganist düşüncelere değil, paganist ilahlara değil, ilahelere değil, ilahcıklara değil, paganist sistemlere değil. Paganist sistemler var çünkü kurban alıyorlar. Paganist sistem. Kadınlar orta yerde, erkekler orta yerde, ilaheler orta yerde. Herkes o ilahelerin peşinde.

Paganist sistem! O paganist düşünceyle, o paganist inanışta onlar her şeyleri kurban ediyorlar. Onlara değil. Ya? Allah’a ve Resulüne. Allah’a itaat edin. Resulüne itaat edin. Sizden olan emir sahiplerine itaat edin. Ya Rabbi, bizi o veliler, o peygamberler o inam ettiğin, o salihlerle bizleri beraber eyle. Kurbiyet, onlarla beraber olmak. Asıl yakınlık o. O yakınlığın yolu ne? Farzları yerine getirmek. Dostlar, farzları yerine getirin. Kurbiyetin, yakın olmanın birinci yolu, farzları yerine getirmek. Bunlar sadece ibadet değil. Haramlardan uzak durun. Haramlardan uzak durmak da farzdır. Harami işlememek farzdır. Bir kimse haram işlememekten dolayı da sevap alır. içki içmediğiniz her gün sevaptır. Yalan söylemediniz her anınız sevaptır. Oruç. Oruç tutmayayıp oruca karşı beklemek sevaptır. Ramazan gelsin tutacağım. Sevaptır. Bunun gibi. Namaza namazı eklemek. Arası sevaptır. Oruca orucu eklemek. Arası sevaptır. Bir, Cenabı Hakk’ın sevmediği hale düşmemek sevaptır. Sevmiyor, ondan uzak duruyorsun. Aman, sakınıyorsun. Aman yarabbi! Ben yalandan sakınayım. Aman yarabbi! Ben gıybetten sakınayım. Aman yarabbi! Ben sert yüzlü olmaktan sakınayım. Tebessüm ehli olayım. Müminlere karşı şefkatli ve merhametli, kafirlere karşı şedid, sert. Hangi kafire? Seninle savaşan, mücadele edene. Öyle sokakta gördüğünüz hıristiyanlara ve yahudilere sert davranacağım diye uğraşmayın. Onlara mütebessim davranın. Onlara islam’ın güzelliklerini anlatın. islam’ın tatlılığını anlatın. Dükkanınıza gelmiş, evinizin önünden geçiyor, buraya misafir gelmiş. Ona sen şunu yapma. Ona sert, ona ketum. Öyle bir şey yok. Bu islamın şiarı değil. Ona mütebessim davran. Ona hoşgörülü davran. Ona hoş davran. Ona islâmın en güzel yüzünü göster. Deki ona şu mesajı ver. Bizimle savaşmazsanız, biz sizinle savaşmayız. Siz bize bıçağınızı batırmazsanız, biz size bıçak batırmayız. Biz müslümanız.

Biz insanlara zulmetmeyiz. Biz müslümanız. Biz haksız kimseyi öldürmeyiz. Biz müslümanız. Biz hayvanları dahi öldürmeyiz. Katl etmeyiz. Yeşili dahi öldürüp katletmeyiz. Biz müslümanız. Akan suya tükürmeyiz. Biz müslümanız. Akan ve durağan suya bevletmeyiz. Biz müslümanız. Biz

gölden taharetlenmeyiz. Gölden alırız bir maşrafa su, gider kenarda taharetleniriz. Göle taharetimizi dökmeyiz. Biz müslümanız. Sokağımıza çöpü biz kenara atıvermeyiz, çöp kutusuna koyarız. Biz müslümanız. Kurban keseceğiz ya kurban artıklarımızı gömeriz. Biz müslümanız. Kurbanı keserken dahi ona merhametli, şefkatli ona yumuşak davranırız. Ona hoş davranırız. Ona sevecen davranırız. Biz müslümanız. ibadet ederken dahi kurbanımızı korkutmayız. incitmeyiz, acıtmayız. Müslümanız. Biz müslümanız. Eşimizi korkutmayız, çocuklarımızı korkutmayız. Gelinlerimizi korkutmayız. Damatlarımızı korkutmayız. Biz müslümanız. Komşularımızı korkutmayız. Biz müslümanız. Beldemizde bulunanları korkutmayız. Hayvanları korkutmayız. Kuşları korkutmayız. Böcekleri korkutmayız. Biz müslümanız. Yakarak hiç kimseyi cezalandıramayız.

Biz müslümanız. Biz masum insanları öldüremeyiz. Burada bir bomba atamayız. Bir yerde bomba patlatamayız. Bir bomba yüklü aracı sivillerin içerisine gönderemeyiz. Biz müslümanız. Savaşacaksa askerler savaşır. Biz müslümanız. Biz kendi kafamızdan elimize silah alıp savaşamayız. Savaşamazsınız. Biz müslümanız. Hiroşima’ya bomba attıkları gibi biz bomba atamayız bir yere. Biz müslümanız. Biz Japonya’ya iki tane atom bombası atıldığı gibi biz hiçbir yere atom bombası atamayız. Bize atsalar da atamayız. Biz müslümanlardanız. Biz kimyasal silahlar kullanamayız. Biz sivillere kimyasal silah kullanamayız. Müslümanız. Biz hiçbir sivile kıyamayız. Müslümanız. Allah’a yakın olmak isteyenler, hem bireyin hukukunu hem toplumun hukukunu korumak zorundalar. Farz. Biz müslümanız. Bir başkasının malını cebellez edemeyiz. Biz müslümanız. Biz devletin parasını biz çarçur edemeyiz. Biz müslümanız. Belediyenin parasını çarçur edemeyiz. Biz müslümanız. Yetimin hakkı var deriz onda, çar çur edemeyiz. Biz müslümanız. Toplumun, kamunun bunda hakkı var deriz. Müslümanız biz.

Biz sokaktan geçen alelade bir insan değiliz. Biz paganist değiliz. Bizim totemlerimiz bu noktada değil. Bizim elimizde kitabımız var. Heva ve hevesimiz yok. Bizim önümüzde Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri var, her daim. Hem maddi hem manevi. Biz müminiz. Yapamayız. Farzları yerine getirmekle mükellefiz. Allah’a yakinliğin birinci adımı. Yapamazsın! Yapamazsın! Sen denize dahi bevledemezsin. Müslümansın. Sen çölün ortasına dahi büyük abdestini yapsan, meydanda bırakamazsın onu. Onu gömmekle mükellefsin. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem hazretleri toprağı biraz eşeler, oraya bevleder, oraya büyük abdestini yapar, sonra gömerdi. Tırnağını keser, gömerdi. Saçını keser, gömerdi toprağa. Hijyen. Orta yerde hiç bir görüntü kirliliği yok. Müslümanız. Temiz giyinmek zorundayız. Müslümanız güzel kokmak zorundayız. Müslümanız. Kasık altlarımız,

koltuk altlarımız en az, hanefiler en fazla yedi gün demişler. En fazla yedi günde bir sefer ama hanefilerin ittifak ettikleri var. Ne? Üç günde bir. Biz en az üç günde bir tıraş oluruz. Bu da ne demektir? Üç günde bir banyo yaparız. Ter kokmaz müslüman. Üzerinden kötü kokular çıkmaz müslümanın. Boşanma sebebi koymuş hanefiler bunu. Bir kimsenin vücut kokusu, boşanma sebebidir. Biz müslümanız. Vücudumuz tertemiz kokar. Biz müslümanız. Ağzımız tertemiz kokar bizim. Ağız kokusu olmaz. Bir kimsenin üzerinde cigara kokusu, kahve kokusu, necis kokusu, kedi köpek kokusu olmaz.

Müslümanız biz. O zaman kurb, yakınlık, farzları yerine getirmek. farzları yerine getirmenin bir bölümü var ibadetlerle alakalı, bir bölümü var haram işlemek ile alakalı. ibadetleri yerine getirmek yetmez. Ya? Haramlardan uzak durmak da ibadettir. Haramlardan uzak dururuz. Ardından ne diyor hadisi şerif, nafilelerle bana yaklaşın. Kurbiyet başladı nafile ile. Nafilenin bir kısmı var, ibadetle alakalı. Öğlen namazının farzından sonra iki rekat daha namaz kılmak, öğlen namazının farzından önce dört rekat namaz kılmak. Pazartesi, perşembe oruç tutmak. Orucun nafilesi. Başında, ayın başında, ortasında, sonunda oruç tutmak, orucun nafilesi. Müslümanlar, nafile oruçları, nafile ibadetleri yerine getiriyorlar. Ahlaklarını iyileştirmiyorlar. Bir adım daha ileri, ahlaklarımızı en iyi yere götürmek. Ondan sonra Allah’ı sevmek. Oooo! Kurbiyet fazlalaştı. Kurbiyetten kasıt bu. Kurban kesmemizin kastı da bu. Allah bizi onlardan eylesin inşallah. Eğer o kurbiyeti, o yakınlığı sağlarsak Hz. Mevlana’nın değimi, gibi Ahmet gibi ebede dek o dostla sohbet eder. Allah biz onlardan eylesin. Selamünaleyküm.

Kaynaklar ve Referanslar

Mesnevî-i Şerîf Şerhi — Cilt 1 — Mustafa Özbağ’ın sohbetlerinden yazıya aktarılmıştır.
ISBN: 978-625-92739-4-5 • Tasavvuf Vakfı Yayınları