karabasi-sohbetler-2023

Mesnevi Okuması (1781.Beyit) 18.11.2023 ​​​

Mesnevi Okuması (1781.Beyit) 18.11.2023 ​​​ konusunda Mustafa Özbağ Efendi sohbeti. Bu yazıda Mesnevi Okuması (1781.Beyit) 18.11.2023 ​​​ hakkında tasavvuf perspektifinden önemli bilgiler ve değerlendirmeler bulacaksınız. Rabbim İsrail’i batırsın. Batırılları batırsın. Müslümanlara zulmeden nere batırsın. Müslümanların kalınlarını şereflerini haysiyetlerine yerle bir edenleri Cenâb-ı Hak yerinde bine batırsın. Kaldığımız yerinin devam edeceğiz inşâallah.

Hanson halkın onun için döktüğü gözyaşları inci dedüz halk onu gözyaşı sanırsın. Onu okumuşursun. Bugün de inşâallah ben canlarcağından şikayetçi değilim, hikaye etmek değilim. Allah izin verirse buradan devam edeceğiz. Evet, Hazret-i Bir, Büyönceki Bey’i de halkın onun için döktüğü gözyaşları inci’dır halk onu gözyaşı sanır demişti. Bir buradan devam edeceğiz. Allah’ın izinler. Bunlar bütün Bey’lerle bu Bey’ler biraz daha terliyken ne kadar. Ben canlarcağından şikayetçi değilim.

Hikaye etmek değilim. Birli bir hale gelen su filerin biraz daha aşıklık yolunda olanların, maaşıkından şikayet etmesi kere yorumuş. Başına ne geldiyse gelmiş, o ahişiklar hiçbir şeyden şikayette etmemişler. Gelen başına gelen belalmüsü ve sıkıntı, dağıt, kağım, kaset, her neyse, bunlardan şikayet etmemişler. Aslında şikayet etseler de onların o şikayetleri başlarına gelen hadi Sedan Bıklınından dolayı değil. Allah’a yallı varma yakarma, ona münajat etme, ona yakın olmayı sebep olduğu için.

Mesnevi Okuması (1781.Beyit) 18.11.2023 ​​​ Hakkında

Hacına bakta dua edilmesini kendisinden istedilmesini sevdiği için yapmışlar. Onların şikayetleri, avaman şikayeti gibi böyle bir isyan nitebinde ve hatta serzeniş nitebinde değil. Onların şikayetleri dostlu adına hafazla dost olmak daha yakın olmakla alakalı. O yüzden onların şikayetlerini, avaman şikayeti gibi görürsek meselenin içinden çıkamayız. Ben sevgili ile konuşuyorum aslında, onunla konuşma bahane arıyorum. Ben dehten şikayet etmem, aşk yolunda zahmet çekmeyen rahat akavuşamaz.

Bu zahmet aslında bana da acı gelmez. Gönlüm, lale gibi, gül gibi, nasıl kanlar olad olmasın. Sevgili bir kez olsun, gözünün ucundan bile bakıp, iltifat etmedi. Bu can yakan derdikime söyleyim. Kimlere gideyimden ne temin, kime şikayet edeyim. Benim gönlümü yakan yıkan, beni kahrdan kahrası rüklüyen yine benim sevdiğim. Ben hem aşklıktan demoracığım, hem de sevgilirler sevgilesinden de şikayet edeceğim. Allah’ı olmayacak bir şey, bitti ağe olmayacak bir şey.

Ben yalanca aşklardan değilim ki, bu ancak şikayet etmek yalanca aşklarını şeyler. Hazret-i piröl edemişe, ben de böyle değilim. Tevam ediyor Hazret-i pir. Gönlüm, ben ondan ingindim dedikçe, gönlüm bu asılsız ve ehemiyesi nefakına gülmek değilim. Gönlül yani kalbi, ben ondan ingindim diyor. Hazret-i pir diyor ki, ben buna gülmek değilim. Gönlüm bu fevvaranına, ben ondan ingindim demesine, ben diyor, gülüp geçiyorum. Öyle demiş Hazret-i pir. Biz de onu şerhe etmeye kendimiz yokumaya çalışıyoruz işte.

Gönlül çektiğinizdir ablardan dolayı kendi kendine ingindiğini söylemekte. Bu gönlün Nazı, Niyazı, hakikate ise Gönlül sevdiğinden böyle söylemekte. İstiyor ki her an sevdiğiyle sohbet etsin. Gönlül aşkın eziyetinden inginme Rabbine dayan, çünkü aşk onun yolunda inginmek. Ve inginmekten şikayet etmek, kafirliktir. Ah sevgili bir Nazarette şu gönlümü bir vak bu perişan haliyle bile yine yüz binlerce sağlam gönlede yer. Mezzup dur, sarhoş dur. Resil Rüsoydır diye kına mı beni?

Senden hiç umidimi kesmedim. Senden ayrı o zamda. He, seni sevmedeyim. Hazret-i bir devam ediyor. Eyi istikametin medarı iftihara, sende istikamette bulun. Bu beytabaktığımızda iki hali olabilir. Biz hani gönlülden şikayeti var ya. Gönlülden şikayeti olduğu için bunu Hazret-i bir kendi gönlüne de söylemiş olabilir. Yani sende aslında istikametin medarı iftihara, sen, yani senin istikametin sağlamdır. Ve yine kendine söylüyor bunu, sende istikamette bulun. Ya da bunu direkt sevgilisine söylüyor, sevdiğine söylüyor.

Yoksa, sen istikametin medarı iftihara, sen de istikamette bulun bize karşıya. Hani bana karşı, ahşıya, ne karşı, sen de istikamette bulun. Ben biraz bunu bu tarafa doğru yordum. Yani iki sinede düşündüm kendimize. Dedim ki kendi gönlüne mi söylemiş bunu? Yoksa sevgilisine mi söylemiş? Ben sevdiğine söylediğine kanı oldu. Tabii, işin manevi tarafına sonra geleceğim. Ama istikamette ne? Biz işin bu tarafına bakalım önce. Suhriler istikametlerle kalı çok konuşurlar.

Bunu çok ehemiyet gösterirler. Yani kerametten fazla istikamet ehemiyetleterler. Allah rahmet eylesin. Üst adım, nefşerle yaptılar. Gürbüz efendi azetleri, istikamete çok önem verirdi. Yani o öyle çok istikamet önem verirdi ki istikamet onun için sufilik yolunun en önemli unsurlarından birisiyle. Tabii bütün sufiler bu istikameti önemsemişler. Çünkü bir kimsenin istikamete düzgün değilse, varaca yolda düzgün değiller. Menzili de düzgün olmaz ve doğru menzile ulaşmaz.

Doğru adresi ulaşmak için doğru yolu takip etmek gerekir. Doğru adresi yanlış yoldan ulaşmak mümkün değildir. İslam, merkesi belidir. Ulaşılması gereken yerde belidir. O merkeze gidilecek olayın yolda belidir. Başka bir yoldan gidemezsiniz siz. Cennete gidilecek yol belliidir. Başka bir yol arama. Başka yollar seni sapkınlığa götürür. Ve hatta Allah’a dostluk yolu belliidir. Başka bir Allah’a dostluk yolu arama. Başka bir Allah’a dostluk yolun bulunduğunu söyleyen kimse sapkındır.

Yoldan çıkmıştır. Yani yol, kurans ünletir sonuçta ve o kurans ünleti arasında bir istikametin olması gerekir senin. O yüzden tarih boyunca istikameti bozuk olanlar doğulmuşlar. İstikameti bozuk olanlar yolun sonunu görememişler. İstikameti bozuk olanlar. Kendileri daldıkları gibi peşlerinden gidenleri de dalıtmışlar. Kendileri helak olduğu gibi etrafından peşinden gelenleri de helak etmişler. Bakın ademden itibaren insanlık tarihi butip sapkınlıkla Allah kendilerine helak etmiş.

Etrafında kınları helak etmiş. Hatta butip sapkınlıklardan dolayı kendi etrafındaki askerlerini helak etmiş komutanlar. Kendi devletine helak etmiş devlet başkanları işte içinde bulunduğu yolu perişan etmiş o yolun içerisindeki insanları perişan etmiş insanlarla doludur. Ve bunlar yolat çıktıklarında da kendi kendilerine bu işlerin kendilerince doğru olduğunu böyle olması gerektiğini söylerler. Oysa ademden itibaren isten dini bellidir. Tüm peygamberler hangi kuralları uyacağını ümmetlerine söylemişlerdir.

Bizim peygamberimizde salırlalı ve sellamaz ettirim. Muhammed Mustafa bize dini ne olduğunu istikametini ne olduğunu din denilince neye tabi olunması gerektiğini bize behan etmiş. Size iki şey bırakıyorum kim bunlara samsı ki yapışırsa kurtuluşa herhal. Bunun birisi Allah’ın ilahi kitabuk kuran diğer de benim sünnetlerindır demişler. Başka bir hadişerte de size iki şey bırakıyorum. Birisi kuran birisi de ehli beytimin yolu dur demiş. O zaman orada ki ehli beyten de kasat sülalesi sile olarak değil.

Oradaki ehli beyten kasat istikameti düzgün kuran ve sünneti uygun yol demek. Bunun dışına çıkanlar sapkınla uğramışlar ve bunun dışına çıkanlar etrafındaki insanları da chennemlik etmişler. Ve hatta hem dünyaları harab olmuş hem ahirette ra harab olmuş. Hem paraları harabormuş, kulları harabormuş, aileler de olmuş. Bir sürü bir sürü eziyetler çekilmiş. Devletler, gikılmış, askerler, ne yazık ki canlarından olmuş. Neden komutanın istikametinin bozuk olmasından?

Neden devlet başkanının istikametinin bozuk olmasından? Neden o cemaatın başındaki o tarikatın başındaki ehli etsiz kimsenin istikametinin bozuk olmasından? Bu istam dünyasında istikametsiz insanlar çok fazla. Çünkü ne yazık ki salt kuran ve sünneti uyan salt kuran ve sünneti uyan, bu konuda çok azalmış. Hatta ümette salt kuran ve sünneti uyan insanları kereh görmüş. Demiş ki bu böyle hani batının diliyle söyleyeyim. İşte ne radikal Müslüman, radikal İslamce, ne terarüst, ne işte bunlar gerici, ne bunlar yobaz, ne bunlar işte ilticacı.

Bunlar hep böyle batının müslümanların üzerinde, müslümanların üzerinde, oynamış olduğu oyunlar. Ve ne yazık ki bizim içimizdeki Yahudi bozmaları da altını çizerek söylüyorum, korkmuyorum. Bizim içimizdeki Yahudi bozmaları da Mosap bozması siyahya yosmaları da bu sözleri almışlar. Buradaki yerel halkın dinini yaşamaya çalışan müslümanların üzerine bu elbiseye geydirmeye çalışmışlar. Birisi sünnet sakal bırakmış, ilticacı demiş, yobaz demiş. Sünnet sakal bıraktı diye ne o dirgen sakallı, sünnet sakal bıraktı diye olmadı hakaretleri söylemişler.

Hala da söylüyorlar mı? Birisi sünnet sarıksarmış, ona bütün hakaretleri söylemişler mi? Birisi bendemiş bir sufi dergâg idiom, işte bir cemaat’e gidiyom. Olanca hakaretleri söylemişler mi söylüyorlar mı? Bunların hepsi de Yahudi ağzı. Hepsi de İngiliz bozması bu ağızların. Bakın hepsi de bir müslümanın sünnetine laf söylüyorsan bir müslümanların farzına laf söylüyorsan, İngiliz bozması morsatıyorsun, başka bir şey değilsin. Cahil diye nitalendirmiyorum bunları.

Bunlar dince aile aslında ama bunlar bilinçti, münafık, bilinçti münafık. O yüzden İslam istikamet dinidir. İstikamet’in üzerinde olması gerekir. Bir müslümanın bir müslümanın en fazla dikkat edeceği şey istikamet eder. Eğer bir müslüman istikendi istikametine ve atı gittiği yolun istikametine. Ve ablundu cemaat’ın istikametine, bakmıyorsa Allah muhafaza elisin. Sadece kendini sıkıntı yok olmaz. Etrafındaki insanlar da sıkıntı yok hayal. O yüzden istikamet demek dini ahlaki hükümlere uygun bir hayat sürmektir.

Her türlü aşırılıktan ve her türlü çizgi dışında olmaktan sakınmaktır istikamet. Her türlü aşırılıktan ve her türlü aşırılıktan ve her türlü çizgi dışında olmaktan sakınmaktır istikamet. İstikamet, Allah’a itaat etmek, Resulüne itaat etmek, Kur’an ve Sünnet dairesinde, hem fiyiliyat olarak, hem akli olarak, hem de kalbi olarak Kur’an Sünnet dairesinde yürümektir yaşamaktır. Bakın, hem akli olarak Kur’an edemek, bu işin akla ededemek, hem de fiyiliy olarak Kur’an edemek, bu da bu işin amel edemek, hem de kalbi olarak Kur’an bu işin nesidir, takvâsıdır, su filidir, istikamet üzerine olmaktır.

Yani bunlara dikkat etmekdir. Bu böyle istikamet noktasına girince senin sabah yataktan kalkman uyuman işin, aşın, eşin, çocukların günlük hayatın bütün hayatının, bütün alanını Kur’an ve Sünnet dairesinde yaşamandır. Yani bir yerde Kur’an ve Sünnet’e uyup, ebirt hafta Kur’an ve Sünnet’den tahviz vermez. istikamet ehli hayatının bütün alanının gününün bütün saatlerini kuran ve sünete göre eğerler ancak istikamet öyle düzülür o yüzden diye bilirsin ya ne istiyorsun çay içiyorsun kardeş çay içerken istikametene dikkat edeceksin ne içiyorsun su içiyorsun su içerken de istikametene dikkat edeceksin ne yapıyorsun tuvalete de istikamet lazım banyoya giriyorsun banyoda da istikamet lazım abdest ede istikamet lazım oruçta da istikamet lazım namazla da zekaptı da istikamet lazım yolda yürüyorsun istikamet lazım yolda da düzgün yürüreceksin Müslüman yolda yürürken de düzgün yürür orada da istikamet lazım en önemli istikametne dil de istikamet lazım en önemli istikametne fiyil ya da istikamet lazım en önemli istikametne kalibi olarak da sen istikamet ehli olman gerekir Rabbim o o o o o o noktada bizlerin inşâallah muhafaza elesin o zaman istikametlediğimizde ifrat ve tefripten uzak ifrat ve tefript uzak bir deyini hayat yaşaman bu ne demektir yani sen sapgınlıktan uzak kuram ve sünnetin koyduğu kaydelerden uzak bir deyini hayat kurgulama kendi herhava ve hivesinden bir deyini hayat kurgulama hani meşhur ya bu hadeşlerim din psikolası için muhteşemdir hani üç kişi kendi kendine niyet etti bir isideri ki cuma etmeyeceğim bir isideri ki hiç uyumacağım öbürkü dedi ki her gün oruç tutacağım de on nûruç tutacağım cevrenlerle selam geldi bu konuyu Hazret-i Peygamber’e söyledi Allah Resul dedi ki sizlere ne oluyor Allah tana’nın fazla korkanınız benim yer içelim uyurum cuma dederim dedi demek ki istikametne istikamet fıttıratınla hem dinin fıttıratı ile insanların fıttıratları dinin fıttıratı ile insanların fıttıratları barışiktır din insan fıttıratının dışında bir şey emretmez din insan fıttıratının üzerinde de bir şey emretmez ayet kendine ne diyor biz size kaldıramayacağınız yükürle yük yükle meyiz sana kaldıramayacağım bir yük yüklenmez sen fıttıratının dışına çıkma sen fıttıratınla ya hareket edin huzület ayet otuz muhakkak arabamız Allah tırdayıp sonra dost doğru bir istikamet tuturanların üzerine melekler iner onlara korkmayın üzülmeyin size vadoğlundan cennetle sevinin derler demek ki bir kimse Rabbim Allah teyip dost doğru bir istikamet üzerine olursa Cenâb-ı Hak onun başına melek görevlendiriliyor bakın dikkat edin daha ahirete gitmedi daha dünyada Cenâb-ı Hak onu melekler görevlendirip onun ona tavricaysa melekler ona konuşuyor diyor ki korkmayın üzülmeyin size vadoğlundan cennet verilecektir evet bu aheti kerime aslında tavricaysi çok ümit var olan insanı ümit var eden insanı bunu o da daha da böyle coşturan bir aheti kerime insanı daha da fazla Allah’a yakın Allah’a dostluk payday ettiren bir aheti kerime ve insanı tavricaysa korkmaktan yayisten ümit sizlikten uzaklaştıran bir aheti kerime burada ümit sizlik söz konusu değil çünkü korkma vado ettiği verilecek ama öndeki şart ne öndeki şart şu Rabbim Allah tırdı evet bir hadiş şeref ey Allah’ın hântizi bana İstanbul’da öyle bir şey emred ki senden sorunu kimseye sormayayım demişte Allah Resulü cevap veriyor Allah’a iman ettim de ve dost doğru ol boyurdu Allah’a iman ettim de ve dost doğru ol o adam dedi ki en çok sakın acam şey nedir diye sordu da Allah Resulü seğluralı ve sellem azetleri dilini işaret buyurdu dilini yani dilinden sakın imam ahmet termizi ne sayi başka kananlardan da işte diğer hadiş iman namları da bunu normalde nakletmişler hani bir yerde denkeler seniz diğer hadişim amlar bunlar da ahbaşkası da nakletmişti evet birkaç kanaldan bu hadiş şeref nakletirmiş bu hadişleri falmamı sebebe şu istikametla alakalı istikametla alakalı bütün istikamet fiyliatlarını ve unsurlarını kendi içerisinde toplamış ne yapacak bir Allah’a iman ettim diye iki dost doğru olacak üç dilini mafaza edecek değil o zaman bize istikamet da alakalı bir yol çizdi üç istikamet çıktı bizim önümüzde bir yani sondan başlasak dilde istikamet lazım dilde istikamet o zaman ikincisi ne dost doğru ol diyor ya dost doğru ol değilce o zaman o kimsenin fiyliyatta amelde istikamet çıktı ve başında da ne dedi dedi ki başında da Rabbim Allah’tır da Allah’a iman ettim evet Allah’a iman ettim dost doğru olacak ve dilini mafaza edecek üç istikamet merhalesi çıktı bize dilde istikamet fiyliyatta istikamet ve aynı zamanda da kalpte istikamet çünkü iman ne ila alakalı katla alakalı ne de iman kalp ile tastik dil ile ikrardı bakın dil ile ikr kalp ile tastikti o zaman bir Müslüman da aranılması gereken üç önemli istikamet çıktı bir Müslüman da bir müminde bir su video olması gereken istikamet dilde istikamet fiyliyatta abben değiştikamet ve kalbinde kalbi istikamet bir mümin için bunlar olmazsa olmaz istikametlardır o zaman önce biz nereden başlayalım önce nereden başlayalım ümmet muhafledin kazandıklarını aynı anda sarfettiren hani Hazret-i bir diyor ya senin havuzun neden dolmaz havuzun da delik var diyor senin havuzun o yüzden dolmuyor başka bir beyit dedi diyor ki senin diyor ambarım neden dolmaz ambar da diyor delik var ya bir taraftan sen ambara atıyorsun ama o delikten çıkıyor bu ne ümmetim hahmet sevap iş diyor namazını kılıyor orcunu tutuyor kendinci ibadetler diyor ama haramlarla yanlışlıklarla eksikliklerle topladığını harcıyor hani çok özür dilerim çözümden dolayı o arada adamlar vardır ya o seni mahsülü kaldırır üç ay sonra elinde hiç bir şey kalmaz ne oldu var da iddi pavyonda iddi geceli mündeydi ordu burada yedi an dörler derler ya o paratutmaz sebeb eee adam o arada da ona bayat paraya kışır mı o kazan da anında verecek anında bu normalde gayrı meşrı hoarda bir hoarda davardır meşrı durur o da meşrı hoarda o ne o da bayat paraya imyu o da kazandığını tasattı gidiyor o da bu da normalde meşrı hoarda bu gayrı meşrı hoarda davranı meşrı olan ne yapıyor o da tasattı gidiyor o da biriktirenlerden değil ikisi de biriktirmiyor bir isa hayra harcıyor bir isi şerra harcıyor ya bir kimse bunun altını çizeyim cömert seher yerde cömertdir cömri seher yerde cömredir sen gitmeyaneden bir adam algı meyaneden başkalarının masasında otlanmıyorsa gelin bilader hesablar bizden diyorsa o adam müslüman olsun o adam iman etsin biz yola girsin hesablar benden der o başkasının eline bakmaz o yüzden böyle sarhoşların kimi sarhoş da vardır ona cümledir ama o sarhoç sünepenin tekidir yancıdır o bakar kim kimin masasını oturayım diye öylelerinden uzak duracağım bak kimin masasını oturayım kim bana kendini gösterir o içerimi bakar birisi desin kegali bilader bu yürfülam tamam yancı o olmadı indar böyle gene oturup bir masaya sıvışır o ne yapıyoruz ya falan da olan sana lafatan oldu mu yancı o onlardan uzak dur bir kimse elini cebini atmıyor uzak dur onların dosu kurma onların arka daşık kurma onların yolculuk yapma onların yolculuk yapma elini cebine atmeyenler yolculuk yapma elini cebine atmeyenler bir sofraya bile oturma hastalık bulaşır sana manevi hastalık bu cümrirlik manevi hastalıkdır deselerken çok neden korkarsın cümrirlikten korkarım cümrirli insan Allah muhafız Allah’ın sevmedi der cümrirli insanına beraber olan Allah’ın lanetini yanında taşıyor altını çizerek söylüyorum cümrrik kimseyle yolculuk yapıyor ya arabaya aldın gidiyor cümrrik Allah’ın lanetıyla yürüyorsun ha Allah muhafız’ın Allah’ın issemedi insan da cümrirli insan cümrirli insan cümrirli insan cümrirli cümrirli insan Allah’ın sıfatıyla sıfatlanmıştır paraya pula bakmaz bunlar paralladım cümrirli insanın cümrirli diye bir kaydi yok cümrrik Allah’ın sıfatı kimde tecellede çekmeledi, Cenâb-ı Hakkona lütvetmiş, ikrametmiş.

Şimdi meselesi toparlayalım, dil de istikamet, dil de istikametle o kimse Allah’ın varlığını birilerini ikrar edecek. Hani iman etmek neydi, ikrar etmek de, dil ile ikrar edecek, dil ile söyleyecek ben Müslümanım diyecek. Ben ne şede önlâhıyla Allah ve şede anne muhafmedan abdoğu veres oluyordadım. Dil ile ikrar ettim. Ben Müslüman olduğumuz söyledim. Bakın Müslüman olduğumuz söyledim. Bu dil ile ikrar önemle bakın dil ile ikrar önemle sebep, diyorsun ki ben Müslüman neredenım.

Ben İslam hukukuna taviyim. Ben Müslümanım benim önüm ardım savum sonum altım üstüm, Kur’an ve Sünnet’a tabi diyorsun. Dil ile ikrar ettim. Ama bitti mi? Ondan sonra ne olacak? O kimse böyle bunu söyledi. Onun bunu söyledikten sonra o kimsenin dilinden bize emin olacağız. Kadı şerit Allah’a sayılırsallahu aleyhi ve sellem hazır ettin. Müslüman odur ki dilinden diğer insanlar emin derler. O zaman senin dilinden emin olacak. Evde eşin emin olacak. Çocukların emin olacak.

Arkadaşların emin olacak senin dilinden. Senin dilinden etrafındaki insanlar emin olacak. O zaman ne demek? Sen dilin afatlarından uzakturacaksın. Dilin afatını ilk önce küfür şirk Allah muhafaza eleseyim. Bundan uzakturacaksın. Ve yavaş söylemeyeceğin yemin etmeyeceğin kıymet etmeyeceğin dedikordetmeyeceğin iftirayetmeyeceğin insanların gizlediğini sen açıya vurmayacağım. Onun bunun açığını araştırmayacaksın. Onun bunun açının bulduğu insan bunun dile koymayacaksın.

Dilin de fitne çıkarmayacaksın. Dilini muhafaza etken. Dilini koruyacaksın. Ve Dilde istikameti koyacağım. Dil Allah’ı zikretmek için yaratıldı. Dil insanlarla hoş muhafbet kurmak için yaratıldı. Dil kuram ve sünneti seni tebli etmek için yaratıldı. Dilin yaratılmış sebebe bu insanlarla anlaşasınız diye. Allah’ı zikredesiniz diye. Kuram ve sünneti tebli edesiniz diye dil yaratıldı. Sen dili şeytani yollara götürürsen o zaman dilde istikameti kaybettin. Dilde istikameti kaybedenler.

Amelde de katde de istikameti kaybederler. O yüzden dili başa koydum. Dilde ki istikameti. Dilin istikameti yoksa dilin istikameti yoksa amelinde kalbin de istikameti olmaz. Kalbin istikameti olmazsa amelinde dilin de istikameti olmaz. Bunların üç de böyle birbirine bağlı bir hadise. Allah Resul-u sallallahu ve selam adetlerinin Peygamberlik mucizesi bu sözleri. Peygamber mucizesi hadicerifler. Baktığınız zaman ciltler dolusu yazılacak olan kitabi bilgilerin üç cümnede toplamış.

Üç cümnede ancak bir Peygamber bunu yapabilir. Bakın biz bu üç cümnayı otursak günlerce tefsine deriz. Günlerce otursak dilin afatları ila alakalı. Büsürüm adet çıkarız. Büsürüm adet çıkarız. Bir başlarınız şirki konuşmaya on gün on beş gün şirk konuşuluz. Dilin afatı. Bakın on beş gün şirk konuşuruz. Neden bugünün insanın farklığında değil her an dinden çıkıyor. Dil la alakalı. Dil la alakalı. O kadar ki o kadar ki dil la alakalı. Bir şarkı söylüyorsun. Herhangi bir kimsenin şarkısından gittin.

Dil la alakalı. Bir şarkı dinliyorsun. Adin nedin onu o. Ne kadar güzel dedin. Dil la alakalı. Farkında değilsin. İşiyan ederim ben mukadere. E tatı bakalım. O ne güzel de efkarlandık. Ne oldu ama? Ona beraber cehenneme gider biz. Sen cehennemden bir tane yiyininin yiyininin ucuk kadar demeyin. Ateşinin korsan gözüm kör olur. Gözü kör olmayan sıca. Cehennem ateşinden veriyor. Dil la olan adişe bu kadar sıkıntılı. Bir şimde Allah Resulü sanullar ve selam azetleri.

Böyle üç cümnede, böyle ciddler dolu su kitap yazılacak şey söylemiş bize. O zaman ne yapacağız? Biz dilin afatlarından uzak durup dilimizi istikamet alacağız. Kur’an ve sünnet de arasında tutacağız. Ardından ne geliyor? Ardından şeyilde istikamet. Müslümanlar ne büyük sıkıntılara bunlar? Dilde istikamet. Fiyilde istikamet. Fiyilde istikamet ne? Suhilerin müminderin dervi işlerin bütün fiyiliyatlarını. Halva hareketlerini kur’an ve sünnet de arasında tutma. Fiyilde istikamet.

E namaz kılmak fiyilde istikamet. Oruç tutmak fiyilde istikamet. Zekat vermek fiyilde istikamet. Hatice gitmek fiyilde istikamet. Fiyilde istikamet. E baktığın davran işlerini kontrol edeceğim. Yürüyüşünü kontrol edeceğim. Bakışını kontrol edeceğim. Kaçlarını da ek kontrol edeceğim. Kaçını çatıp bir işine böyle bakmayacağım. Fiyilde istikamet. Mümin güler yüzde olacak. Mütese müm. Mütebgüler yüzde olacak. Ne diye neydi? Arapcası müteb mütebessim. Dil karışıyor. Benim de bazen demedi.

Yani mümin bütün fiyilde atlarını zaptorat altında tutacak. Bütün fiyilde atlarını. İşte aslında hani ibatt denikleri. Rahbute dedikleri. Bikimsenin bütün her şeyiyle kendini kontrol altında tutması. Dilini kontrol altında tutması. Hareketlerini kontrol altında tutması. Hareketlerini. Bu büyük ribat bunlar. Büyük Rahbute bunlar. Yani Müstüm Birlahasa Sufiiler’e şunu söylüyorlar şimdi. Muhakkap Faydası var. Oturcan 15 dakika şeyhinin kaşının iki kaşının arasını.

İki kaşının arasını getireceğim. Rahbute edeceğim. Gez göz arpacık yapacağım. Kakçan sonra 15 dakika sonra ağzına geleni söyleyeceğim. Bu Sufiilik değil. Sufi her dahim ribat tadır. Yani on novetdedir. Yani her dahim kendi üzerinde. kendi üzerinde tetesik de durur. Sufi dilinde, filiyatında kalbinde, her daim o uyanıttır. Hani demiş yapaya gamlarına, ey dağ vut, uyanı kov. O uyanı kov, o uyanı kov, olmak zorunda. Bu da ne bu filiyatta istikamet? O zaman yapman gereken ibadetleri, yapman gereken ibadetleri, dost doğru yapman ve o filiyat içerisinde durman.

O filiyat’tan asla, asla, uzaklaşma man. Ve onları yaparken de istikamet ya, dengeli yapman, dengeyi bozma man. Ee, o işte yeni dervişler de vardır o bazılığında, oturacak bir şey, okumuş ya bir yerde, işte geci de bilmem kaç bin tehvide okuyormuş o. Bir yerden okumuş. O turcak bilmem kaç bin tehvide okuyacak ya o gece o, o gece okumaya çalışıyor bilmem kaç bin tehvide. Sabah namaz yok. Neden kalkmanın sabah namazına? Sen gece okudar tehvide çekeceğini, sabah namazına kalkaydın.

Sabah namazını, farsını, kurmaklığı, dünya ve, dünya ve içinde kimlerden daha yerlığı da da dışarıda. Sen gece oturduğum beş bin tehvide çekeceğim, üç bin tehvide çekeceğim. On güzel bir yaa göreceğim bir de, bize böyle kaşını gözünü çatçan, on güzel bir yaa görmek için mimiklerini böyle değiştireceğim. Zekrulla hatada böyle sıkıyor adam hali görecek. Ha öyle hali görülmez. Sen kendini sıkmakla, dişini sıkmakla gözünü kaşını sıkmakla, hali göremezsin. Öyle bir şey yok, istikametle görürsün.

E ne yaptın sen? Gece iki bin üç bin tehvide çekemek için sabah namazını vaktinde kolmanın. Ezanlar okunduğu saatler çaldı, kurdun bütün elet örnek cihazları. He cebinizde bir de herkesin cebinde akıllı telefonu da var. Allah arma da var. O akıllı telefonu olup da sabah namazına vaktinde kalkamayan hesabı verceksiniz. Kaidırın siz gece, akıllılar var ya. Tabii videoları, kaidırın küfredin hakaret edin, o ne yapmışlar değilim? Kadınlar bakın yemek tariflerine tabi yap, kim ne yapmış?

Onun son adamı liste ver, ben bir tarif aldım. E, şunlar şu kadar gıram, bundan bu kadar gıram. Ulan ne arar biz de onlar? Bilmem ne peyniri, tarifte. Zaten şu peynirler, bu bilası eriyen peynirler, olmamış olsa hiç bir yemek olmayacağım. Ama bundan 20 yıl önce anamda eriyen peynir yoktu. Kadıncaz bir çökelek peynirini biliyordu. Bir tulun peynirini biliyordu. Bir de bizim orada çamur peynir, var çamur peynirini biliyordu. Biz bu ondan otuz yıl önce kırk yıl önce, bayindirde, ne o kaşarı bilmezdik yok, çeçil peyniri yok.

Bin namle peyniri yok, hellim peyniri yok, bellim peyniri. Ulan peynirden bol bir şey yok, bir sürü peynir var. Lana altı üstü, tulun peyniri veya da keçip peyniri. İkisi nambere, olan avliyi, otantik oricinden, natur’e yok, bir sürü peynir çıkardılar. Her yemeğin üzerine rendele peyniri, at fırına, ulan ekmeğin üzerine da yer rendele peyniri. At fırına onu ben de yaparım. Ama yok, bakacaklar orada, bilmem ne peyniri. Hollanda’dan gelsin, nereden, fransa’dan gelsin.

Düşüne biliyor musunuz, bu ülke peyniri tal ediyor ya. Bu ülke peynir, itali ediyor peynir. Bildiğiniz peyniri tal ediyor, bu ülke. Otur, saçını başını yol ya. Otur, saçını başını yol, bu ülke peyniri tal ediyor. Bu ülke teraya iyi tal ediyor. Bu ülke, yurt dışından, süt ürünleri tal ediyor. Süt ürünleri tal ediyor. Atını bilmediğim ve söyleyemeyeceğim, dilimin dönmüyece en vahetçişit peynir. Ondan sonra rendele bizden ne, işte bakacak oradan ya, ne o yemek tarifleri tamam.

Sabah namazın oldu, sabah namaz yok. Dizi seyret, sabah namaz yok. Muhakkak onun bir dizi isi var, seyret çakonun. Sabah namazın oldu, yok. Gençler, billasa, genç kızlar. Ne o, güne kore dizi seyret. Neymiş, bir de dil öğreniyorlarmış orada. Soradan soruyorlar bana. Diyorlar güne kore dizilerinden, dil öğreniyonuz, seyretmemiz, cahezimi. Dili öğreniyonuz, deyince, ne diyeceğim, seyredenimize. Sabah namazınardı, yok, işte fiyilde istikamet. Allah bizim o vaza eleseyim.

Ve bir okim bir senin yolunu yolunu İslam’la bağlaması, İslam’la çevrelimesi. Doğuz doğru yolda yürümesi. Ne dedi ayeti kerimede sıratımı sakim nalakalı. En amlu, suresi ayet, yüze, elli, üç, doğru subu benim müstakim yolundur. Bu ne tabi olun, başkıyorlarım eyletmeyin. Zira onlar sizi Allah’ın yolundan saptırır. O zaman biz fiyildi atta istikamet için dost doğru Allah’ın yolunda gideceğiz. Başka yollara gitmeyeceğiz. Bu dost doğru yol ne İslam değil mi? Bugün size din olarak İslam’ın seçtim.

Ve dininizi tamamladığım kendine başka yol arama. Kendine başka bir şey arama. Yok, işte uzak doldan, mistik binler neymiş? Hım, yapacağım. Ve kardeş oradan bir şey olmaz. Gel otur Allah’ı zikret. Sabah’tan ankşemak eder oğum desen. Bir faydası yok. Sabah’tan ankşemak eder. Allah’a tesana Allah’ı uslat olacak. Başka yol arama, başka din arama. Başka sıratım müstakim arama. Allah muhafaza elesin. İslam’ın dışındaki bütün dinler batıldır. Bütün dinler. İslam’ın dışındaki bütün dinler batıldır.

Seni Allah’a yaklaştırmaz. Seni cennetlik etmez. Aldanma bugünün bu gevşek insanlarına. Aldanma bugünün decelislerine. Neymişte kristiyanlarda cennete gideceklermiş. Evet, İsa’yla esselamın zamanındaki hristiyanlar. Bozulmamış olan İseville İseville’ler. Evet cennete gidecekler. Ama İsa Allah’ın oğlu durdur. Diyenler cennete gitmeyecekler. Muza’yla esselamın zamanında kumulsevilleler. Evet cennete gidecekler. Ve yakubal esselam zamanındaki yakubiller cennete gidecekler.

Yunsu fiyeler cennete gidecekler. Bunda bir sıkıntımız yok bizim davut al esselamız amanda ki yavudüler cennete gidecekler. Bunda bir sıkıntımız yok ama doğru yol İslam, Kur’an ve Sünnet o zaman biz bu noktada istikametimizi bu noktada dizain edeceğiz. Fiyirli atlarımız yolumuz dostor olacak. Allah bizi onlardan eğlesin. Kalt değiştikamet. Siz de bir organ vardır. Orası iyi ve doğruysa bütün yüzü iyi ve doğru durur. Orası doğru değilse bütün yüzü doğru değildir o da kalpler.

O zaman bizdeki en önemli bu maanevi organlardan belisini kalp zahirli işimiz yok. O zahir kalp enma basma durumla gibi ne yapıyor? Kanı devam ediyor. Ama bizde hani kalp dediğimiz ikinci gönül dediğimiz bir maanevi olgu var. O da ne bu güz boşluğunda duruyor. O gönül dediğimiz şey. Göz boşluğunda. Onun merkezine güz boşluğu. Tam o gözümüzün ortası. Onun merkez o. Onun merkezi kafada değil. Onun merkezi gözte göz boşluğunda. Ve işte bu da ne? İyman kalbin işi.

İyman kalbin işi teslimiyet kalbin işi. İhtlas kalbin işi bunlar. En önemli şey kalbin işi. Niye ettim. Ama eller niye ettire göre. O zaman kalpte istikamet lazım. Ve kalbin üzerindedir. Ama hayat ve bütün doğru ve yanlış davranışların merkezi ühüt mündenedir kalpt vardır. O zaman kalpte istikamet gerekli. Ve en sıkıntılı istikamette kalbin istikamet edir. En sıkıntılı. Çünkü kalpte her tarafı yönelabilir. Her tarafı kayabilir. O yüzden Hazret-i Peygamber Sallullahi W-Selamaz’a tevdiyor ya.

Ya Rabbi benim kalbimiz senin dininde sabiteyle. Bakın Peygamber aslında bunun bizim için söylüyor. diyor ki bu kadar önemli. Bu kadar bu kadar ciddiyet isteyen bir şey. Neden o kalp istikamette bütün her şeyi bozan ve her şeyi düzenten bin okta. Kalbi insanın, insanın kalbi ve o kalpte bir bozulma var ise bütün bütün akıl bütün fikriat. Bütün davranış bozuluyor. Eğer o kalpte bozulmasöz konusuysa. Eğer kalpte istikametini buldu düzelde ise bütün ühüt düzeliyor.

Akbim fikrin içindaşın her şeyi ne oluyor? Düzeliyor o yüzden normalde kalbin istikameti biraz da o yüzden sonamraktım. Bunu kalbin istikameti bütün istikametleri yönlendiren bir şey. Kalbi binden ne var? Kalbi binden ne var? Otur, tefek üret, kalbi binden ne var? Kayı dışın şartsız iman edip Allah’a tesim olmak mı var? Yoksa soru işaretlerim var, acaba var mı var? Yoksa ya bu da bu zamanda olmaz şimdi mi var? Kalbi binden ne var? Bu aslında bütün İslam dünyasının en fazla rabuta etmesi gereken yeri bu kalpte ne var?

Kimin sevgisi var? Neyin sevgisi var? Ne alırbas yok kalpte bu önemli? Ve o yüzden hani Rabbimiz Allah’tır dedik dilimiz de söyledik bunu ama kalpen biz Rabbimiz Allah’tır dedik mi kalben? Kalben dedisek Rabbimiz Allah’tır dedisek biz neredeyiz? Fiyilat ve Fikriat olarak Fiyilat ve Fikriat olarak kalbimiz Rabbimiz Allah’tır dedi o zaman Fiyilat ve Fikriat ve değil aynı merkez dolması lazım. Ama kalp Rabbimiz Allah’tır dedi. İhmanetleri ise dil deki bozukluk ne?

Kalp imane etti ise, ama el deki bozukluk ne? Sen Rabbimiz Allah’tır dedin, namazı tacaat’tın. Fiyilat bozuldu o zaman kalbimiz kalbindeki Rabbimiz Allah’tır sözü boşa çıktı. Kaşa sende boşa çıktı. Sen şimdi kalben Rabbimiz Allah’tır dedin. Eee eşine sink afflı konuştun küfreddin. Hani nerede kaldı senin kalbimin Rabbimiz Allah’tır dedi eşine namak küfreddin. Namam ordun çocuğuna namak küfreddin. Kimden öğrendin küfred. Haşa peygamber mi öğretti sana küfred?

Şeytan öğretti. Hani kalbimin Rabbimiz Allah’tır dedin. Kalbimin Rabbimiz Allah’tır dedi eee sanaramın göbendesin. Nerede kaldı kalbimin Rabbimiz Allah’tır dedi. Bakın nasıl bozdu Fiyilatlar? O zaman kalbimin Rabbimiz Allah’tır dedin de Fiyilatında dilinde kurama şunretler isinde dursun. Köpüttürma, köpüttürma Allah muhafaza ile senin. O zaman o kimsenin? Bir de Rabbim Allah’tır demeyi son nefese kadar götürmek var. Son nefese kadar Rabbim Allah’tır. Kalpte istikametin en önemlisi Peygamber salılları ve selamadetleri.

Ve fadeti ve fadetikten sonra sahabeymiş görünenlerin bir kısmı dinden geri döndüm. Evet Muhammed öldü dediler dinden geri döndüler. Bakın onlar o kalbimin istikametini devam ettiremediler. Daha iyileresini söyleyim. Bazı Arab kavimleri Müslümanlıç gibi görünüyorlardı. Hazret-i Muhammed Mustafa ve Fadet’ince o günü şenlik günü yaptılar. O günü şenlik günü yaptılar. Düğün dümbe kurtularmı Muhammed öldü diye sanırlardı ve selam için. Hani şimdi pis israille askerler diyorlar ya Muhammed öldü diye.

Bayram yapıyorlar ya. Beylence düzenliyolar değil mi? Ve ne diyorlar kızlarınız kaldı bize diyorlar. Kime diyorlar? Ümmetim Muhammed’in kızlarına diyorlar. Sen diyorsun ki kızın benim yanında. Ee gazede ki kız gibi senin değil mi? Gazede ki kadın kimin Müslüman değil mi? Ümmün değil mi? Gazede aç duran Müslüman değil mi? Ümmün değil mi? Sen nasıl düşünmezsin? Sen nasıl üzülmezsin? Sen nasıl kederlemmezsin? Sen nasıl kendince çocuğum nereden ne buluruz diye düşünmezsin?

Hiç olmasa idrakını genişlettir. Peki ümmetim Muhammed’in başındaki sistemlerin hepsi de Yahudileşmiş de. İtrafet neymiş İslam işbirli teşkilatıymış. Yalan Müslümanları durdurmak için kurulmuş bir teşkilat. İslam işbirli teşkilatıymış. Kalbin acımıyor ama kalbin istikameti. Ve sen kalbin de bunun acısını hissetmiyorsan kalbin de bunun hüzdün yoksa kalbin de bunun acısı yoksa sen mühününününün tartış. Kendince kendi imanını inancını tartış. Sen çindeki adını doğru tırkistan dedikleri yerde kızulmü görmüyorsa.

Sen hindistan’daki Müslümanlarının uğramış olduğu zulmü görmüyorsan. İslam dünyasının neresinde olursa olsun. Müslümanlar olan zulme sen gözünü kapatıyorsan kalbinin kapatıyorsan sen kardeş kalbin de istikamet bozulmuş senin. Nedir Allah Resul-u Sallallahu aleyhi ve sellem. Müslümanlar mümünler bir vücud gibidir. Bir yerine dedi, bir yerde bir şey olursa nasıl acıyı bütün vücutlu hissedersen. Bir Müslümanın başına bir şey gelirsen o acıyı hissedeceksin.

kalpte istikamet sen gazeyi düşünmüyorsan sen de o tırkistanın düşünmüyorsan. Sen suurya’dın ırakta suurya’dın ırakta zulüm gören. İşkence karan Müslümanları düşünmüyorsan dünyanın herhangi bir yerinde. Zulüm gören Müslümanları hatta daileri zulüm gören insanları. Kim hangi dinden hangi orktan olursa olsun? Bir sistem bir devlet erki kendi tebasına zulmedi olsa. Oradaki insanları zulmedi olsa Müslümansın. Bundan sorumluyum diyeceksin. Bunun acısını yaşacaksın.

Bunun sıkıntısını bunun derdini bunun kanını hissedeceksin. Ve kendi kendine çok gülmeyeceksin. Kendi kendine bu bunlar bu sıkıntılar bu zulümler devam ederken böyle eğlence meylence koşmayacaksın. Bu sıkıntılar bu zulümler devam ederken kalben kalben hüzün noktasında duracaksın. Fazla sevince yer vermeyeceksin. Allah muhafaza el ezim. Bunu dikkat edeceksin. Müslümanlar zulüm altında eklen Müslümanlar inim inlerken ve çocuklar kundakta ki çocuklar yeni doğmuş bebekler.

Yeni doğmuş bebekler yeni daha yürüyemiyen çocuklar üç yaşında beş yaşında on yaşında çocuklar. Çok özür dilerim ama böyle katliam yaparca sına öldürlüyorsa canlı canlı ölüme terk. kediliyor saat ve bunlar dinleri yüzünden bu acıyı çekiyorlar saat dinleri yüzünden senin sevilmeyi hakkın yok kardeş. Senin kaka hayda günmeyi hakkın yok. Kalibinde istikamet var ise. Sen bir kötülüğü hiç olmazsa bu hız ederekten önüne ve çalışın. Bu de imanın en zeyf noktasıdır diyorsun ya.

Bütün İslam dünyasının kalbi. Bütün İslam dünyasının kalbi zulüm gören Müslümanlarla alakalı kalbi oraya hareket etmeli ve kalben o zulmedenlere bu uzetmeli değil olarak o zulüm altında günlere dua etmeli değil olarak da o zulmedenlere dua etmeli. Evet Allah’ın la neti zalimlerin üzerine olsun. Allah’ın la neti Müslümanlara zulmedenlerin üzerine olsun. Bu Müslümanın istikametidir. Çekinmayın. Korkup çekinmeyin. Bu dünyaya geçip bitiyor. Geçip bitiyor merak etmeyin.

Onat yaşında ben babasız kaldım. Biz ayakta yaşamayı öğrendik. Sen siz de bu dünyaya yaşanır. Sen siz de yaşanır. Dünyanın da çoluğunda çocuğunda eşinde sahiballah. Korkup çekinip tırsmayın. Hakikati hakikati söyleyin anlatın kalben bu uzetin. Dilinle ona la neti oku oku. Müslümanların la neti okuma. Allah Resulü sanallahu aleyhi ve senem azetleri kafirlerlerle la neti oku do. Müslümanlar okumadı. Müslümanlarla alakalı ben lanet edici değilim dedi. Bedirde lanet etti.

Uhurta lanet etti. Hendekte lanet etti. Allah lanet ediyor ya. Yahu Diller’a Allah lanet ediyor. Sen neden lanet etmeyeceksin kimden korkuyorum. Yahu idi bozmalarından mu korkuyorum. Korkma bu korkuyla biz korkuyla hakkımızı savunamıyoruz. Hak ve hakikata ekramıyoruz. Giderseniz mahkemedeyi fade verirsiniz. Bu kadar suç. Yahu Diller’le alakalı hakaret varı konuşmak suç var varı ya anlayışmanlarla. Evet ha işletilmiyor ayrı beselı. İşletilmiyor. Tabi zonunun da farkında da evis.

Antisemet izin var ya. Antisemet izin. Ne yapıyorlar ki ne Avrupa’da? Antisemetiz. Maddeleri harekete geçiriyorlar. Konuşanları derdeste diyorlar. Neredeymiş özgürlük yokmuş demek ki yoktu ki zaten hiç. Neredeymiş demokrasi yokmuş demek ki yoksa hatun aldatmaca. Demokrasi insana aktarım. Bilmiyorum. Bundan nefsi daldatmaca. Anlarda demokrasi insana aktarı. Hani nerede birleşmiş milletler kararları? Anlarda israride çalışıyor mu? Çalışmıyor. Toplone birleşmiş milletler.

Ne karar aldı? Gene ateşeşe karar aldı. Onu birleşmiş milletler. Kena, ikine ayağı der gibi. O orada karar alıyor hastane bombalıyor. Adam ne birleşmiş milletler ya dinlemiyor. Birleşmiş milletler işrahal için değildir. Birleşmiş milletler batığı için değildir. Birleşmiş milletler müslümanlar içindir. Müslümanlara karşı kurulmuş bir örgütür. Siyonist bir örgütür. Siyonist bir örgütür. Birleşmiş milletler. NATO Siyonist bir örgütür. Bildiğiniz Siyonist bir örgütür.

Dünyabankası. Siyonist bir örgütür. Siyonist bir örgütür. Bakın örgütür diyorum. Kurundemiyorum. Kurundar sen kurumun bir kuralı vardır. Böyle kendince okur kuralları uyar. Örgüt dersen örgütün hiçbir kuralı yoktur. Örgütüm kuralı kurası zittir. Ne diyoruz biz? Peka kakak tereviz. Siyonist bir örgütür o da. Peka kakak da Siyonist bir örgütür. Açık açık söylüyorum bakın bunları. Bunları bilin. Peka kakak Siyonist bir örgütür. Siyonist bir örgütür. Siyonist bir örgütür.

Siyonist bir örgütür. Siyonist bir örgütür. Bizleri böyle kalınırıyorlar. Düşünebiliyor musunuz? Birleşmiş milletler. Siyonist bir örgütür diyorum. İster yani bunu böyle arzu ederseniz böyle bir çalışmaya yaparım. Birleşmiş milletlerin. Siyonist bir örgüt olduğunu sizin önünüzde belgelerle koyarım. Natonun Siyonist bir örgüt olduğunu belgelerle koyarım ortaya. İslam dünyasının başındaki liderlerin Siyonist örgütün. Siyonist örgütün. Bir ara elamanı olduğunu sizin önünüzde koyarım.

Siyonist bir örgütün elamanlar olduğunu. Elamanı bakım. Elamanı önünüzde koyarım. Evet ve mason teşkilatlarının Siyonist örgütün. Bir kol olduğunu önünüzde koyarım. Ve dünya üzerindeki bakanların baş bakanların Cumhurbaşkanlarının yüzde doksanların üstündekilerin hepsinin de mason ve alsiyonist örgütü. Yolduğunu önünüzde koyarım. Bergelerle. Bergesiz bergelerle koyarım. Allah bizi affesin. O zaman ne olmuş olduğu katta istikamet. Bakın siz bir Siyonist örgüt’ten münteşip bir kimseyi sevmesiniz.

Katta istikamet. Siz Siyonist bir örgüt’ten münteşip Siyonist bir örgütün elamanını sevmesiniz. Katta istikamet. O yüzden derim sevdiklerinizin sıralayın kalbinizde. Sen Siyonist bir örgütün elamanını sevdiğin müttete o katten iman beklemesen neden hanım unsayat ediyor? Musahadede ki ne yapayım bana söyle. Ya Musah benim dostumla dost düşmanıma düşman oldum mu ki de de ona. Bir kadedin hadisi kocsiye. Benim dostumla dost. Benim düşmanıma düşman oldun mu ki kalbinizlikamete.

Sen Allah adostun Allah dostu ilah dost olacaksın. Allah’ın düşmanına düşman olacaksın. Biri de yazmış bana ne olursa ne oldu? Sen ne oldu? Ben ne olur? Sen ne oldu? Geldiyenlerden deyelim. O söz mevlanacağıları durumu yait değil. Mevlan’a ya da iftira atıyorlar. Ne olur sen ol gel demiş. Ne alakası var? Ben Kur’an’ın kül kuluyum. Muhammed Mustafa’nın yolunun tozuyum. Bunun dışında bana söylenenlerden ben o zaman. Söyleyenden de o sözden de uzam. Hazret-i mevlan’ın söyledi söz bu.

Tutturmuşlar dünyaya üzerinde şimdi. Ne olur sen ol gel. Yok kardeşim öyle. Tövbe et gel. İstem ol gel. Allah’a düşman olup da sen ben sen ben sen dostluk bekleme. Sen Allah düşmanızın Allah’a düşmanızın. Allah’a düşman olanla mu dost olayım? Allah Peygamber’in ne dedi? Sen ne dedi? Gözünü onlara çevirirsen seni onlardan yapıveririm dedi. Peygamber’in ne dedi? Peygamber’in ne dedi? Gözünü mümünlerden çevirme. O gece gündüz Allah’ı zikredip Allah’a dua edenlerle beraber ol dedi.

Onlarla otur dedi Peygamber’in Allah düşmanları oturu kapmayacaksın. Katte istikamet. Allah düşmanıyla işin yok. Allah düşmanıyla muhabbet ettin. Katte kametin kalmadı. Sevdiğine dikkat edin. Sevmiyorum dediğine dikkat edin. Katte istikamet’in en önemli şey. Kimi sevdin? Neyi sevdin? O zaman kalbin istikamet’i neyle o istikamet, zikolla ile o istikamet Allah dostlarıyla. O istikamet iyi ama ile kalbi koru, kalbi muhafaza et, kalbi muhafaza neyle zikrullah ile.

Şimdi kalbi istikamet’e sokacağız ya. İngan ettik, amel ettik. O kalbin istikamet’te durması lazım. Kalbin yalpalamaması lazım. Kalbin oraya buraya kalmaması lazım. Neyle dikkat edin. Haberiniz olsun, kalpler ancak Allah’ı zikir ile mutmayın olur. Haydi kerime bu, kalpler ancak zikrullah ile mutmayın olur. Kalbin istikamet’in istiyorsan o kalbi Allah’ı zikret çek. Kalbi zikullah ile hem hale çeksin. Kalbi zikrullah ile hem hale çeksin. Allah Resil-u Sallallahu aleyhi ve selam adetlerine bu yurdun dedik ki kalpte zikrullah var ise şeytan kalbin kapısının dışında durur.

Adışlarım başımı şeytan dur, kalbin kapısında durur. İçer de zikrullah var ise şeytan uğrayı giremez. Ama diyor kalpte zikrullah’tan kesilince şeytan hemen ağırı yuturur. Tabi yaptı, fıtrat, boştuk kabul etmez. Bir şey oradan çıkarsa başka bir şey gelir oturur. İman kalpten çıkarsa küfür oturur. Küfür kalpten çıkarsa İman oturur. Allah sevgisi kalpten çıkarın çıkınca şeytan’ın şeylerin sevgisi oturur. Zikrullah sevgisi kalpten çıkınca şeytan sevgisi oturur.

Zikrullah kalpten çıktı şeytan geldi oturdu. Kalp senin sarayım. Mahnevi sarayım. Mahnevi saray’da padişah kimse oradan hükmü çıktı. Bir padişah bir ülke padişah bir sarayim padişah hükmü kim koyuyor o padişah koyuyor. E zikrullah açıktı şeytan geldi oturdu oraya. Kalbin istikameti bozulu. Kartılar ancak zikrullah ile mutmayın olur. Devam ediyor haye tıkerime. Eee insan Rabbine mutmayın olarak dön Rabbine mutmayın olarak dön. Senin dönüşün Allah’a o zaman Allah’a dönerken mutmayın olmuş bir kalpledir.

Mutmayın en maredle vame mülime mutmayını dördüncumakam. Dördüncumakam. Sen bir sufi olarak en az dördüncumakamda ve fahat edeceksin. Kalbin mutmayın olacak. Allah bir Allah var iman ettim ve kalbin Allah diyecek. Sen yakaza da kalacaksın. Daha şekeyorsun ya hani yarın uykulu çekiyor ya ama şu darsı bitiremi ya ne yapayım canım bu darsı da çekmem lazım. Yani hiç olmaz. Bir tevvit çekeyim ya. İyi ha dek bir çek ya. Ha ne böyle. Hani bir çek ya. Ne öyle ne ne ne ne ne ne ne ne ne ne ne ne ne kaldı.

Kıvfili mi olsa uyumuyor mu? Maç olsa uyumuyor mu? Oyun eğlenceli olsa oyun o uyumuyor mu? Düğünden ben olsa uyumuyor mu? Ben zikrullah tam uyum. Ben şimdi başladım. Efendim uyuyamıyorum. Tevvit çektiyorum. L-L-L-L-L-L-L-L-L-L-L-L-L-L-L-L-L-L-L-L-L-L-L-L-L Hiç beri zide geri dönme diyor benle herla helicopters demal başladım. Hici bir kotat maddemeni? Valla Efendimizma rad like zal fragil Tabi, hele bir de kütücük böyle bir yeşillik gördük. Değilme keyfine, zikullay yaparken yeşilliklerini içinde dolaştı.

Hemen yazması lazım bir donun. Sağatüç, Selâmün aleyküm efendi. Şimdi az önce yakaza alındakken yeşilliklerini içerisinde dolaştım. Anlamın nedir? Tabi bakıyor. Sağatüç, ben okunu okuyor bunu. Cevap yazmıyor muyum ya? Bir soru işareti gönderiyor. Elbombası o, fideli çekiyor atıyor. Hani ne oldu, ben koskoca rüyan natım buraya yazdım. E yeşillikler içerisinde de dolaştım. E, Saatüç, E bir de okuduğun sen haktasunu yanıksın. E, soru işareti nerede cevap? O zaman bir çaldırmak lazım.

Hatırlat kendimi. Dün kapatıyor. Bir çaldırıyor. Dervişler muhteşem ya? Şikay etmiyorum. Şikay et de, Hazret-i Pürdüyü, şikay etmemede. Açık yoluna şikay et yok. Muhteşem yeşillik görmüş. Onun için o şey oldu. Deyi, kardeş, şeytan seni uyutta. Bir dirdiğini bitirmedi senin. Sen bir çekiyordum bala. Lala, Lala, Lala, Lala, Lala, Lala, Lala, Lala, Lala. Lala, Lala, Lala, Lala, Lala, Lala. Tarken, kalbün, Allah! Attık, bu mu? Bu seslerden geldi. Kece’nin muhaktinde dinli o şimdarişi.

Bu Allah sesini nereden geldi? Kalbine bakmıyor daha yeni, camez daha. Yok korkuyor, yahu aşa. Kimse bir yandırmadın. Şuradan yatağını içine bilgireyim. Ve atta yahu aşaşır, diwan’ın uyunduğunu inanamıyor. Böyle de bakıyor, etrafını. Tamam bakma işte kalbinden geldi o ses. Allah’tan geldi o zev. Yok, öyle korku, dağları deliyor. Yafçak bir şey yok. Hatta kimisi? Yahu aşa, tesbi kenara bırakıyor. Gözlermiyor. Gözlermeyecek onu. Yahu, ses dayı çıkarmıyor. Yahu aşa, kenara koyuyor.

Benim kalbime geleni söyleyeyim. Şimdi de yumunum kullanan. Uuu, biçem, patolacak. Ya da korkudan, dizertesi, sabah gelecek. Efendim, şu tesbi yahu, şu dersi daha. Duan işin ksesler, duydumlar. Benvernemeceğim bu seslere diyecek. O kalbin Allah diyecek. O ya sen başlayacağı, Lala Hila Lala Hila Lala Hila Lala, Herlalayla Sen de Irine yetiştiremezsin bunu çünkü. Ardından söyleyeceğim sen. Lala Hila Lala Hila Lala Hila Lala Hila Lala. Oradan, Muhammed Resulullah Muhammed Resulullah Muhammed Resulullah Muhammed Resulullah Muhammed Resulullah Muhammed Resulullah.

Sen Lala Hila Lala dedikçe? Oda Muhammed Resulullah diyor. Sen nereye illan atıyorsun? O muha’nın meclesülullah diyor. Sen ve işte şey hindi diye sana. Sayısın, hu çeke, öle, hu hu Allah’ta, sen şimdi oturduğun, hu Allah. hu Allah, hu Allah, hu Allah, derken kalbinden hayesmağı sıkâlde. Burada ne demek biliyor musun? Merha tip olarak hudan hayal geçiyorsun ya başa baş. Nefisme rerechi bolarbuzzer? Ve hata zaten bu oh bu oh bu oh bu anh, bir an gitmiş harka kendiniden geliyor kalvingen geliyor.

Bu senin bunda Stikamet vermen yok şimdi ihtiyarın yok bunda, riebdi Stikamet Anne diyorum size. Sufif’i внутraf ediyorum. sen üst adın sana bir esma var diyor. Onun çekiyorsun sen. Ama kalp kalp içtüsünü söylüyor. Bakın Harika. Kalbinde istikamet var. Ve hatta sen hanım vardır böyle deriş kardeşler. Sen mesela teyvide başlamışın bir kendine geliyorsun. Hayesmez nasıl çekiyorsun? Kendi kendine. Ama bu böyle. Aya, kallayamay geldi, hay, hay, hay, hay, hay, hay, ağla değil bu.

Bu aklın iki değil bu kalbin iş olacak. O zaman kalbin istikameti. O yüzden Suvi kalbin nefsim mutma en neighet olacak? Nefsim mutma en neighet olacak? Kalbin istikamette olmasıyla içeri. Bu da kalbini istikameti. Daha çok böyle şeyler yazmışım. Onun sana bu baya baya yazmışım. Şimdi hani dilde istikamet var. Ama dilde istikamet var. Kattı istikamet var. İstikamet aylalıyor. Orada kalmıyor. Bu işin böyle hani işte haz, haz, haz, haz müde yaklaştartık. Bu dörlün yumakam, haz makamın, eh haz müde haz yuvarbiler, ileri doğru.

O zaman ne? O zaman bir de sırda istikamet var. Kattıya kalmadı iş. Sirdan sonra ruhda istikamet var. Orada da kalmadı iş. O zaman sırda istikamet lazım. Kattı istikamet oturunca sırda istikamet. O iş büyüdü. Hani Hz Peygamber ediyor ya. Allah’ı Cenâb-ı Hak. Emriolunduğun istikamet üzerine, oğul. Kot süresi. Sonra da adişer talar etsildi ya. Bu ait keremi, o konduktan sonra bu geldikten sonra, beni diyor. Bu hutsuylesi. Bu ait ihtiyarlatık hocattı ben diyor. Emriolunduğun gibi istikamet üzeri.

Şimdi bu artık kalbi istikametin üstünde emriolunduğun gibi. Yani burada işin içerisine sır perdesi olduğu sır perdesindeki emriolunduğun üzerinde. Burada artık senin ihtiyarın kalmadı. Hazret-i Peyrin bahsettiği yer burası olması, Allah’ım. Peygamberine emriolunduğun üzerinde, oğul demiş ya. O zaman buradaki mesele biraz daha kalbi istikametin üstüne çıktı. Kalbi aslında bu akşam konuşacağım şey kendimce kalbi istikametek adardı. Ama lafla façlı derler ya.

Sırda istikamet. O zaman o kimse artık suvi, kemalerdi, kalbi istikametten ileri girdi. Kalbi istikametten ileri girdi. O kimse artık böyle kemalerdi. Vahdetim müsaade etmeye başladı. Vahdet yani birliği müsaade ediyor. Birliği müsaade ettiğinde çok lığa gözük kör oldu. Çok luğum müsaade ettiğinde birliği gözük kör oldu. Madeli olarak. Bu okum senin sırda istikameti. Henüz daha vurta istikameti var. Ve otun ki bir pardiye geçtiğinde, öbür pardeden öbür pardeden bir haber oldu.

Öbür pardeden bir şey göremez oldu. Öbür pardeden göreme dinlen dolayı sırda istikamet. Bir tarafta müsaade ettiği, öbür tarafta müsaade eden uzak oldu. Pardeden de sırda istikamet. O kimsenin? Öyle bir noktaya geldiğinde iki pardeden de birden haberi olması gerekir. O zaman sırda istikameti yakalamıştır. Ruhta istikamete geçer. Eğer bu sırda istikamete kalanlar. O nasıl ona bir tarafa geçtiğinde, bir tarafa kör oldu, bir tarafa geçtiğinde, bir tarafa kör oldu.

Asım makam sahibi olursa, o zaman bir tarafa geçtiğinde, bir tarafa kör olmaması lazım. Makam sahibi olduğunda her iki tarafa da aynı müsaade altında oldu. O zaman o kimseni oldu. O zaman Ruhta istikamete geçti. Burası sevüsüylü yokun son aşamaları. Suvinin yolunda son aşamalar. Buralar kitaptan okucağının bir kitap yok. Bazıları böyle bunlar kitaptan bulabilirim, de arıyorlar aramasınlar bunları. Bu sırda istikamet olan kimse kalbi istikametten, bir çift yukarı çıktı.

Bir çift yukarı çıktı, artık mesela bir li, vah detim, müsaade atıyor. Her şey bir görüyor. Ama çoklu görmüyor. Çokluk perdesine geçtiğinde, birlik perdesine kör. Birlik perdesini gördüğü, bu zaman dedi ki, birlik perdesi bu, onun da kendi içerisinde, Ruhumuzları vardır. Kendi içerisinde, dilirleri vardır. Kendi içinde. Bunun senin şeyin, ya da peyrin, ya da, sahabelerden bir kimse, ya da, geçmiş peygamberlerden bir kimse, öğreticini olur. Eğer normal ve sen kurmayacaksan, daha da atçığını söyleyeyim.

Eğer sen, mürşelik hamirlik yolunda, yürüyorsan, mürşelik hamirlik yolunda, ve mürşelik hamirliğinin seviyesi ne olacak, oradaki peygamberin öğretisinden bilirsin. İsaal-i Selamma, Muzaal-i Selamma, İbrahim Aleyhisselamma, kim sana, bu sırda istikameti öğretiyor. O senin mürşelik hamirlik, tacını, gib, giymeyeceğini belirler. O peygamberse, daha sahabelerden bir kimse de olabilir, öğreneyim. sahabelerden kimse, mesela, cihariya, güzünse, evet, bir mürşettik, tacik, yiyeceksiniz sen.

Açık açık konuşuyorum bunları. Öleceğim, gittim, me’den, gittim, acı bir şey, benim için de acı bir şey. Ben bunu da üzülüyorum. Ben bunu da üzülüyorum. En büyük üzüntelerimden berisi de bu. Bu son zamanlarda iyice vurmaya başladı bana. O yüzden devtere kitabı attım artık kenara. Bu sırrın istikameti. Şimdi bunun üzerinde bir tecelliyâtta ruhun istikameti. ruhun istikameti, ruhun istikametini, okymese, ruh olarak, oraya ulaştığında, yani, orada da, ayrı bir tecelliyât yaşanır.

Allah alem, Hz. Piir Efendi’iz, şimdi konuşacağım hali belki de, işaret etti. Orada kahalşudur, okymese, kah, cemal perdesine, ne cemal perdesi onun için, durak noktasıdır, ne de cemal perdesi onun için, durak noktasıdır. O yüzden bu hususi bir, noktası, hususi bir dair eder. Ve emrolunduğun gibi ol. Orada okymese’nin artık kendi, idra ki, ve kendi iradesi yoktur. Onun orada, ayağını sabitesi devreye girer. Ayağını sabitesinde, celardan, celardan cemaldan, cemaldan sede, cemaldan, ne celale sözü geçer?

Ne cemaleste sözü geçer? O kaht celal perdesinde, durur. Kaht cemal perdesinde, durur. Celal perdesinde, durdunda cemaliyetin hüzdelini yaşar, cemal, mümün cemal perdesinde, durdunda celaliyetim, kahrene yaşar. O kimse, bir türlü, noktada tam bir istikamet sahibi bu manada değildir. Artuk’o Celal ile Cemal arasında bir otara fadöner Celal bu tarafı döner Cemal o Celal ile Cemal arasında haberi gider gelir. Ama burada ki bunun durumu bunun hali ayağını sabiteyle alakalılır.

Artuk’o ayağını sabitesinde neyi istediysa ayağını sabitesinde o istediğini aslında kendi istediğini yaşar ve hakikatte insanlar kendi ayağını sabitelerine koşarlar. Bu belki de cüzziği rade yokmuş gibi gelir insanlara ama burada cüzziği radesi ile ayağını sabit edeki iradesine koşar ve insan olur ayağını sabit edeki iradesine koştunu bilmez. Ama ayağını sabitesinde ne yaşadıysa neyi istediysa kendi cüzziği iradesi ile bu dünyada da oraya doğru koşar.

Bu ayağını sabit edesinin aklın vardı yoktu, kalbin vardı yoktu, bu ayrı bir meseledir. Ama belli bir hale gelen insanların burada ki ayağını sabit edeki idrakleri kendi idrakleri değildir. O idrak gel bir sesu ona giydirilmiştir o seçilmiştir çünkü. Peygamberler ayağını sabitede seçil miştir. Büyük mürşidi kamiller ayağını sabitede seçilmiştir o elbiseler onların kendi isterekten gidi elbiseler değildir o elbiseler onları giydirilmiştir. O yüzden Hazret-i’e perdurur.

Hazret-i’u pirdler ki ei istikametin medariiftidir. Sende istikam sen bize istikametçizler. Çünkü kendi sinin idrak edeyildir. Kendi sinin isteği değildir. O istikamet ama cella alde durmak ama cemalde durmak o zaten kendi isteği değildir o zaten kendi idrak ededeyildir. Onun kendi idrak ve isteği olmadığından ayağını sabitedeki istek ve ayağını sabitede giydirilen elbise onları tecelletinden dolayı Hazret-i’i pird ama hüzdün içinde ama kederin içinde ama sevincen isteği içinde ama gaman içinde o sevgirliler sevgilisine veriyad eder.

Därke istikametin medariiftarız sen biz de istikamette bulun. Bizim istikametimizi sen seç bizim istikametimizi önümüzde sen koy. İster cella perdesine koy. Bunlar razı iz. İster cemal perdesine koy. Bunlar razı iz. İster bize rahmet perdesine koy. Bunlar razı iz. İster bizi kahır perdesine kahır perdesine koy. Biz bunlar razı iz. O istikamet artık o zaten değildir. Bu da ruchta istikametler. Dilime geldiği mütteçe kalbimdeki bu hale gelen bir kimsenin artık bazı şeylerden sorumlulu kaka.

Cella ama cema. Ona sorumlulu kalmaz. Bu onun idraki değil. Bu onun ihtiyarı değildir. O yüzden kahır da sevincen keder de mutlulutta onun için iki elikip eder. İster cella den cemale çevirir. İster cema’den celer çevirir. Bu ruchun istikamet olsun. E burada bırakalım ya. Hakkını zellahi dediler. El fatiha ama zarabat. Atmışın ortaya da bir beyti. Arkandan gelenler neylesin ya. Atmış bir beyti ortaya. Adın demiş.


Kaynak

Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin 18.11.2023 tarihli sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı yukarıdaki YouTube oynatıcısından izlenebilir.

İlgili Sohbetler

Daha fazla bilgi için Tasavvuf sayfasını ziyaret edebilirsiniz.