Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
İlim ·

Madem sana maddî-manevî ilim verildi, Allah için konuş; insanlara nasîhat et, ilmini paylaş

sizin malınız mülkünüz Sizin en çok sevdiğiniz canınız olan evlatlarınız sizi zikretmekten alıkoymasın sizin en çok sevdiğiniz Mal o malı zikretmekten alıkoymasın bu ne demek biliyor musun malı alırke...


Madem sana maddi manevi Hakkında

Mal, ve Evlâd Sizi Zikrullâhtan Alıkoymasın

İlmin Zekâtı: Bilgiyi Fisebîlillâh Dağıtmak

Âhir Zamanda Kur’ân, ve Sünnet’e Sımsıkı Yapışmak

Kaynaklar

Malını alırken de satarken de Kur’ân, ve Sünnet’e uy. Sen o malı alıp satarken Kur’ân, ve Sünnet’e uymazsan, o mal seni zikrullâhtan alıkoymuş olur. Çocuğuna Kur’ân, ve Sünnet dâiresinde tâlim ver, çocuğunu Kur’ân, ve Sünnet dâiresinde terbiye etmeye çalış. Yapmadıysan zikrullâhtan uzak düştün; ağır bir imtihan olacaksın.

Mal ve Evlâd Sizi Zikrullâhtan Alıkoymasın

İlmin Zekâtı: Bilgiyi Fisebîlillâh Dağıtmak

Âhir Zamanda Kur’ân ve Sünnet’e Sımsıkı Yapışmak

Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi, ve sellem buyurmuştur: “Allah’ı, vermiş olduğu nimetlerden dolayı sevin.” Hiç olmazsa sana verdiği nimetlerden dolayı Allah’ı zikret; bu en aşağı mertebedir. Allah sana evlât vermiş, eş vermiş, iş vermiş, ev vermiş, nefes vermiş — sen Allah’ı zikretmekten geri durma.

Bir âlimin ilmini karşılıksız ortaya koyması da zikirdir; bu da bir nev’î infâktır. Sen profesör olmuşsun; madem bir ilim sâhibisin, parayı-pulu düşünme. Ümmet-i Muhammed’e fayda olacak, ışık olacak kitaplarını hiç olmazsa fisebîlillâh dağıt, ilmini ortaya ser.

Sen şeyh olmuşsun, mürşid olmuşsun; o zaman ilmini ortaya saç. Cenâb-ı Hak sana maddî-mânevî bir ilim vermiş; insanlar sana bir soru soruyorsa, cevapla. Mânevî bir ilmin varsa insanların önüne ser. Bilmiyorsan “bilmiyorum” de; bu ayıp değil, günâh değil.

Madem sana maddî-mânevî bir ilim verildi; o ilmi kasma, saklama, örtme. Allah için konuş, Allah için sohbet et, Allah için insanlara nasîhat et. İlmin zekâtı budur. Eğer ilmi para için, maaş için, makam için, mevkî için, “desinler” diye yaptıysan — Allah onun hesâbını harf harf soracaktır.

Bu zamanda Kur’ân, ve Sünnet-i Seniyye’ye sımsıkı yapışıp onu yaşama, ve yaşatma mücâdelesi zordur. Günler geçtikçe daha da zorlaşacak; gerçek îmân edenler daha da azalacak — çoğalacak diye düşünmeyin. Bunlar âhir zaman alâmetleridir.

Dîni istismâr edenler, din üzerinden siyâset yapanlar, tarîkatı-cemâati kendi hevâ, ve hevesleri için kullananlar artacak. Kur’ân, ve Sünnet’ten dışarı çıkanlar artacak. Ama gerçek îmân edenler için bunlar bir korku, ve ümitsizlik vesîlesi olmayacak.

Göğsünüzü gere gere vazîfelerinizi yapmış bir şekilde Allah’a teslîm olup yürüyüp gidin. Yoksa pişmân olanlardan, hüsrâna girenlerden oluruz. Rabbim bizleri zikrullâh ile haşır-neşir olanlardan eylesin. Âmîn.

Kur’ân-ı Kerîm: Münâfikūn Sûresi, 63/9 — “Ey îmân edenler! Mallarınız, ve evlâtlarınız sizi Allah’ı zikretmekten alıkoymasın.”.

Kur’ân-ı Kerîm: Bakara Sûresi, 2/152 — “Beni zikredin ki Ben de sizi zikredeyim.”

Kur’ân-ı Kerîm: İbrâhîm Sûresi, 14/7 — “Şükrederseniz elbette size nîmetimi artırırım.”

Hadîs: İlmin gizlenmesi hakkında — Ebû Dâvûd, Sünen, “İlim”, 9: “Kendisine bir ilim sorulup da onu gizleyen kimseye kıyâmet günü ateşten bir gem vurulur.”

Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi‘nin sohbet kaydından yazıya aktarılmış ve düzenlenmiştir. Orijinal video kaydı: https://www.youtube.com/watch?v=9G6kbpKpqpM

Orijinal video kaydı: https://www.youtube.com/watch?v=9G6kbpKpqpM

Kaynaklar

Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin “Madem sana maddi manevi ilim verildi Allah için konuş, insanlara nasihat et ilmi” başlıklı sohbetinden derlenmiştir.

Kaynak video: YouTube

İlgili Sözlük Terimleri: Mürşid, Sünnet, Şeyh. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı