Kur’ân ve Sünneti Yaşamadığınız Müddetçe Kutsal Atfettiğiniz Hiçbir Şeyin Faydası Yok
Kur’ân ve sünneti yaşamadığınız müddetçe — kutsal atfettiğiniz hiçbir şeyin hiçbir faydası yoktur. Bu, sahih İslâm’ın temel düstûrudur. Mü’min — Medine’den toprak alabilir, Hacerü’l-Esved’i öpebilir, Mescidi Nebevî’de bulunabilir, Kâbe’nin içinde durabilir — ama Kur’ânsünnete uymuyorsa hiçbir fayda yok. Bu, kutsal yerleri ve eşyaları küçümseme değildir. Bilakis — onların asıl kıymetini gösterir. Çünkü kutsalların aslı — Kur’ân ve sünnete tâbi olmaktır. Hadîs: «Bir kişiye iki şey yeter: Allâh’ın kitâbı ve Resûlünün sünneti; bunlara bağlı kalan asla sapmaz» mealindeki rivâyetler. Kutsal yerlere giderken — kalbinin de sünnete uyumlu olması şart.
Kâbe’de Putlar
Hz. Peygamber’in (s.a.v.) fetihten önce Kâbe’nin içinde 360 put vardı. Eğer Kâbe’nin maddî yapısı tek başına fayda verseydi — putlara tapanların putu fayda verirdi. Ama vermedi; çünkü Allâh’a sahih ibâdet yoktu. Kâbe — sahih ibâdet için kıbledir; sahihler için kutsaldır. Sahih olmayanlara — Kâbe’nin içinde olsa bile fayda vermez. Bu, derin bir derstir. Yer kutsalı — kişiyi kutsallaştırmaz; kişi sahih olmalı.
Hacerü’l-Esved Misâli
Hz. Ömer (r.a.) Hacerü’l-Esved’i öpeleştirken meşhur sözünü söyledi: «Biliyorum sen bir taşsın; ne fayda ne de zarar verirsin. Eğer Hz. Peygamber’in (s.a.v.) seni öptüğünü görmeseydim, ben de öpmezdim» (Buhârî, Müslim). Bu söz — Hacerü’l-Esved’in kutsallığını reddetmez; ama sahih bir bakış sunar. Onu öpmek — Hz. Peygamber’e ittibâ; başka bir şey değil. Sahih sünnet bilinci, kutsalı doğru anlama yolu.
Medine Toprağı
Bazıları Medine’ye gidince — toprak alıp memlekete getirir. «Bereketlidir» diye. Ama eğer kişi Kur’ânsünnete uymuyorsa — bu toprağın hiçbir faydası olmaz. Hz. Peygamber (s.a.v.): «Allâh sizin yüzlerinize ve mallarınıza bakmaz; kalplerinize ve amellerinize bakar» (Müslim). Bu hadîs — sahih bakışı verir. Kutsal toprak — kalbi sahih olanı korur; sahih olmayana fayda etmez.
Sahih Yaşama
«Yaşamak» — Kur’ânsünneti hayatın her alanında uygulamak. 1) İbâdet — namaz, oruç, zekât, hac. 2) Ahlâk — sünnete uygun davranış. 3) Muâmelât — helâl kazanç, dürüst alışveriş. 4) Aile — sünnet üzere evlilik, çocuk yetiştirme. 5) Sosyâl — sahih arkadaş, ümmet bağı. 6) Düşünce — Kur’ânsünnet ölçüsünde. 7) Dünya görüşü — İslâmî perspektif. Bu yedi alan — Kur’ânsünnetin yaşandığı yerler. Eğer bir alan eksikse — yaşama eksiktir.
Kâbe İçinde Yaşayan
«Kâbe’nin içinde yaşasanız bile fayda etmez» — bu çok güçlü bir tabir. Yâni — en kutsal mekanda olmak da yetmiyor. Çünkü mekânın kutsallığı — kişiyi kutsallaştırmaz. Kişi — kendi amelleriyle kutsallaşır. Modern dönemde — Mekke’de doğan, Medine’de yaşayan bazı kişiler var; ama Kur’ânsünnetten uzaklar. Yer onlara fayda etmiyor. Bu, ibret verici bir gerçek.
Aksi Misâl — Belucistanlı Sahih Mü’min
Tam tersine — Mekke-Medine’den çok uzakta, mesela Belucistan’da, Uzak Asya’da, Afrika’da yaşayan bir sahih mü’min — Kur’ânsünneti uygularsa — Allâh’a yakındır. Çünkü mekân değil; kalp ve amel önemlidir. Mekke-Medine’den uzak olmak — eksilik değil; eğer sünnete bağlısın. Bu, ümitvarlık veren bir gerçek. Coğrafi olarak uzak olanlar — manevî olarak yakın olabilir.
Kutsal Kullanımı
Kutsallar nasıl sahih kullanılır? 1) Saygı ile yaklaşma — küçümsememe. 2) Şirk endişesi — putlaştırmama. 3) Sahih bilgiyle — bid’attan kaçınma. 4) Asıl maksat — Allâh’a yakınlık vesîlesi. 5) Hayat değiştirme — kutsalla buluşmanın etkisi hayata yansır. 6) Şükran — bu nimet için. 7) Tevâzu — kibre kapılmama. Bu yedi düstûr — sahih kutsal kullanımı.
Bid’at Tehlikesi
Kutsallar üzerinden bid’atler türemiştir. Kabir kutsallaştırma, türbeye secde, taşıtoprağı tılsım kabul, ölüden istek. Bunlar — şirk sınırına yaklaşan tehlikeli pratikler. Sahih müslüman — kutsal saygısı ile şirki ayırır. Saygı duyarsın; ama secde etmezsin. Ziyaret edersin; ama istek etmesin (sâdece Allâh’a istek). Bu denge — sahih akîdenin korumasıdır.
Niyâz — Sahih Kutsal Algısı
Niyâz: «Yâ Rab, sahih kutsal algısına sahip bir mü’min eyle. Kâbe, Mescidi Nebevî, Hacerü’l-Esved, Medine toprağı gibi kutsalların — Kur’ânsünnete uyumlu olmayan kalbe fayda etmediğini bilen bir kul olarak yetiştir. Hz. Ömer’in (r.a.) Hacerü’l-Esved hakkındaki sahih bakışını — ‘sen bir taşsın; Hz. Peygamber öptüğü için öpüyorum’ — paylaşan bir mü’min eyle. Müslim’deki hadîsin emrini — ‘Allâh yüzlerinize ve mallarınıza değil; kalplerinize ve amellerinize bakar’ — hatırlatan bir bilinçle yaşat. Kur’ânsünneti yaşamak için yedi alanı — ibâdet, ahlâk, muâmelât, aile, sosyâl, düşünce, dünya görüşü — uygulayan bir kul olarak yetiştir. Coğrafî uzaklığa rağmen sahih kalbe yakın olabilen mü’minlerden eyle. Kutsal kullanımının yedi düstûrunu — saygı, şirk endişesi, sahih bilgi, asıl maksat Allâh, hayat değişimi, şükran, tevâzu — uygulayan bir mü’min olarak yaşat. Kutsallar üzerinden türeyen bid’atlerden — türbeye secde, ölüden istek, taşıtoprağı tılsım — beni koru. Saygı ile şirki ayırma melekesi ver. Modernlik karşısında — kutsallara saygı duyup ama sahih yaşamı asla ihmâl etmeyen bir mü’min olarak yetiştir.» Allâh muhâfaza eylesin.
Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Kutsal, Kur’ân-Sünnet, Bid’at. → Tasavvuf Sözlüğü
Ek kaynaklar:
- Kur’an-ı Kerim, Nisa 4/59; Allah’a, Resule ve emir sahiplerine itaat ilkesi.
- Kur’an-ı Kerim, Ahzab 33/21; Resulullah’ta güzel örnek oluşu.
- Buhari, İ’tisam, Kitap ve sünnete bağlılık rivayetleri.
- Müslim, Cuma, sünnete bağlılık ve bidatten sakınma rivayetleri.
- Şatıbi, el-İ’tisam, bidat ve sünnete bağlılık bahisleri.
- Nevevi, Riyazü’s-Salihin, sünnete ittiba ve takva bölümleri.
