1. Bölüm
Muazzdan bu hadîs-i şerif uzun. Hakkınızı helal edin. Ardınızda fitneler olacaktır. O zaman mal çoğalacak, Kur’ân açılacak. Mümin, münafık, erkek, kadın, köle, hür, küçük büyük, herkesin elinde Kur’ân olacak. Herkesin elinde Kur’ân olacak. Şimdi herkesin elinde var. Kur’ân bize yeter diyor. Mealden okuyor mu? Okuyor. Sosyal medyada herkes tartışıyor mu? Bununla alakalı tartışıyor. İçlerinden biri şöyle diyecek: “Neden bana onlar tabi olmuyorlar? Ben Kur’ân okuyorum. Yine de kimse bana uymadı. Ben onlara Kur’ân’dan başka bir şey uydurmadıkça uymayacaklar. Kur’ân’dan başka bir şey sen onlara uydurursan onlar sana uyacaklar. Bugün televizyonlara çıkan şakrabanların %90’ı böyle. Kur’ân ve sünnetin dışında konuşurlarsa onları sosyal büyük medyada veyahut da e yöresel değil kitlesel televizyonlara çıkarıyorlar.
Çünkü onlar Kur’ân ve sünnetin hakikatini haykıramazlar. Televizyon dünyasını tanıdım. Tanıdım. Bana da aynı şeyi söylediler. Hocam amana bazı şeylere dokunmayalım. Dedim ki bana ne soru gelirse ben bildiğimi cevaplarım. Program yapmayalım dedim. Bunu Olay TV’ye gittiğimde de oradaki bir bayan vardı. O da dedi. Dedim yok ne sorarsanız cevaplandırırım. Ne bilirsem söylerim dedim. Televizyona çıkan hocaların büyük bir çoğunluğuna bu söyleniyor veya sorular hazırlanıyor. Sorular onların eline veriliyor. Canlı yayın yapamıyorlar. Canlı yayına gireceğiniz zaman da önce sorunuzu alıyorlarmış sizin? Eğer onun dışında sorarsanız taksizi canlı yayından aldılar. Siz de zannediyorsunuz ki hat düştü sevgili seyirciler.
Hat düştü. Hat düştüğü için bağlantı kesildi. Alalım sıradakini. Onun sorusu hoşlarına gitmedi çünkü. Oraya yazdırdığı soruyu okumadı. Çünkü siz de bağlantı kesildi zannediyorsunuz. Öyle bağlantı kesilmiyor. Halbuki onlar kesiyor bağlantıyı. Çünkü neden bana onlar tabi olmuyorlar? Ben Kur’ân okuyorum yine de kimse bana uymadı. Ben onlara Kur’ân’dan başka bir şey uydurmadıkça bana uymayacaklar. Çıkın hadisleri inkar edin. Yemin ediyorum size kitap basarlar. Elleri çantalı geldiler. Dediler ki hocam takipçiniz çok. Sizi çok beğeniyorlar. Ee sizin dediler sohbetlerinizi kitaba basalım. Ben tebessüm ediyorum. Ne kadar iyi diyorum. Allâh razı olsun. Yalnız dediler bir isteğimiz var. Buyurun. Estağfurullah.
Para mı pul mu ne? Hayır. Dediler ya. Ya malum biliyorsunuz dediler. Hadîs-i şerifler hepsi de sahih değil. Sohbetlerinizde şundan bahsedeceksiniz. Hadisler hepsi de sahih değildir. Siz bu konuda çok sertsiniz. Dediler. Kitabınızı biz bastıracağız, biz satacağız. Şimdi böyle bana bir de liste gösterdiler. Bir sürü profesörün ismi var. Yalan doğru bilmiyorum. Bir sürü şeyhin ismi var. Hocanın ismi var. Böyle gördüm listeyi. Bunlarla çalışıyoruz dediler. Kitaplarınızı biz bastırıyoruz. Benim şüphem çıkıyor. Şimdi ben kitap yazıyorum. Telif hakkından geçiniyorum diyorlar ya. Benim hemen otomatikman dolarlar dönüyor. Ulan dedim ayda bana bilmem kaç dolar teklif ettiler. Burada dedim bu da oradan geçiniyor.
2. Bölüm
O zaman on çünkü her hadîs inkarcısında bu var şu anda. Hadîs inkarcısı mı? Evet. Gerçekten emperyalistler onları besliyorlar. Onları her ay maaşa bağlamışlar. Veyahut da vakıflarına, derneklerine belirli bir yardım, belirli bir para veyahut da direkt para olarak telif hakkı. Çünkü bir yayın evinden onun her ay maaş gibi gidiyor. Telif hakkı. Hadîs inkar edersen telif hakkı alırsın. Evet. Çünkü ona uymaz. Sen Kur’ân ve sünnet-i seni çıplak bir hakikat şeklinde söylersen senin kalabalık derviş topluluğun olmaz. Senin kalabalık bir tabi olman olmaz. Ya tuhaf işler yapacak. H yapacaksın. V diyecekler ya bunda hikmet var. Bak hal gördü. Bir şey oldu. Yapacaksın. Sallanacaksın. Bir sayın böyle gözünü dikeceksin.
Bir yerde öyle duracaksın. Kabul edildin diyeceksin. Böyle bu işler. Ondan sonra pamuk eller cebe diyeceksin. Sen ümmet kanı ağlarken sen araba aldın ha. Arabanın %10’unu getir bakalım. Nasıl %10’u? Kaça aldın arabayı? 10 milyar. %10’unu kaç? 1 milyar, 1 milyar şeyhe vereceğiz. Böyle bir kişinin uydurduklarına tabi olmaktan sakının. bir kimse Kur’ân’ın ve sünnet-i seniyenin dışında konuşuyorsa, imamların içtihadının dışından konuşuyorsa, ilk sufilerin yol ölçülerinin dışından konuşuyorsa, böyle bir hal ve hareketin içindeyse ondan sakın ondan uzaklaş. Ben ondan ders aldım diye onun peşinden gitme. Sen zındığın peşinden gidiyorsun farkında değilsin. Dilencinin peşinden gidiyorsun farkında değilsin.
Bile bile Kur’ân ve sünneti çarpıtıyorsa sen bir kafirin peşinden gidiyorsun. Farkında değilsin. Bırak. Gitme, gitme kardeş, gitme. Paranı üttürme insanlara üttürme. Benden bir şey istiyorsa tebliğinden dolayı o peygamber varisi değil. Senden rahat istiyorsa, senden döşek istiyorsa, senden çorba istiyorsa, yemek istiyorsa, senden para istiyorsa, o peygamber varisi değil. Değil. O dilencinin teki. Dilencinin teki o. Allâh muhafaza eylesin. Hadîs-i şerif devam ediyor. Ben sizi bilgili kimselerin ayaklarının sürçmesine karşı uyarıyorum. senin bilgili gördüğün o âlim var ya, bilgili gördüğün o şeyh var ise, cimri ise, dervişleri ütüyorsa, heva hevesine uyduysa, bilgili ama üç üniversite bitirmiş. diyor ki: “Uyma.” Hadîs inkar ediyor.
İlahiyat profesörü uyma kardeşim. Âyet inkar ediyor, ilahiyat profesörü uyma kardeşim. Kur’ân ve sünnetin dışında hüküm veriyor. Alimim diyor. Diyanet hocası, müftüsü neyse uyma kardeşim. Kur’ân belli, sünnet belli, imamların içtihadı belli. Verecek olduğun fetvada ya ayetten ya hadisten bir ölçü getireceksin insanlara. Böyle bir şeye hakkın yok. Yeah.
Bibliyografya — Zikredilen Kaynaklar
- Kur’ân-ı Kerîm: Mümin sûrelerinden referanslar; geçen âyet-i kerîmelerin tefsîr ve siyâkı sohbet içinde tafsîlâtlı işlenmiştir.
- Tasavvufî Istılâh: şeyh, derviş, sufi, heva, cin, sır, âyet, ayet, hadîs, hadis, sünnet kavramları ve bu kavramların kalbî-zâhirî tecellîyâtı.
- Silsile-i Meşâyih (Mustafa Özbağ Efendi’nin yolu): Hacı Ebû Bekr Baba → Çorumlu Mustafa Anaç Efendi → Nevşehirli Hacı Abdullâh Gürbüz Efendi → Mustafa Özbağ Efendi
- Hadîs-i Şerîfler: Sahîh-i Buhârî, Sahîh-i Müslim, Sünen-i Ebû Dâvûd, Sünen-i Tirmizî, Sünen-i Nesâî, Sünen-i İbn-i Mâce ve Müsned-i Ahmed bin Hanbel’den iktibâslar.
Sohbetin Tasnîfi ve Bağlamı
Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi hazretlerinin Kur’anın, sünnetin dışında konuşanın peşinden gidiyorsan, zındığın peşinden gidiyorsun başlıklı sohbetinin tam transkriptinin Karabaş Tekkesi düzeltme ve telîf standartlarına göre hazırlanmış uzun-format hâlidir. Sohbette geçen âyet, hadîs, pîr menkıbeleri ve tasavvufî ıstılâhlar yukarıda zikredilmiş olup, sohbetin esas metni paragraflar boyunca tafsîlâtlı sûrette serpiştirilerek aktarılmıştır.
Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Kur’anın, sünnetin dışında konuşanın peşinden gidiyorsan, zındığın peşinden gidiyorsun | Video: YouTube | Seri: Dergâh Sohbetleri Serisi
Diğer sohbetler: Dergâh Sohbetleri Serisi
İlgili Sözlük Terimleri: Sünnet, Şeyh, Silsile, Dervîş, Dergâh. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı