Kendilerine Yol Arayanlar — Kur’ân’a, Sünnete ve İmâmlarına Müracaat Etsinler
Kendilerine yol arayanlar — Kur’ân’a, sünnete ve imâmlarına müracaat etsinler. Bu — sahih İslâmî yolun üç temel kaynağıdır. Kur’ân — Allâh’ın doğrudan kelâmı; sünnet — Hz. Peygamber’in canlı uygulaması; imâmlar — bu iki kaynağı asırlar boyunca taşıyan müctehidler ve mürşidler. Bu üç kaynak olmadan yol bulmak — imkânsız. Modern dönemde bazıları «sâdece Kur’ân» der; bu yetersiz; sahih yol üç kaynağı birlikte gerektirir.
Birinci Kaynak — Kur’ân
Kur’ân — yolun ana çizgisidir. Allâh’ın doğrudan kelâmı; muhafaza edilmiş; değişmemiş. Mü’min her gün belli bir kısmını okumalı; mânâsını anlamaya çalışmalı; emirlerine uymalı. «Bu — şüphesiz dosdoğru yola hidâyet eden kitaptır» (İsrâ 9). Kur’ân olmadan yol bulmak imkânsız. Ama tek başına Kur’ân da yeterli değil; sünnet ile tefsîr edilmiş Kur’ân — yol açar.
İkinci Kaynak — Sünnet
Sünnet — Hz. Peygamber’in söz, fiil ve takrirleri. Kur’ân’ın canlı tefsîridir. Kur’ân «namaz kılın» der; nasıl kılınacağını sünnet öğretir. Kur’ân «zekât verin» der; oranını ve şartını sünnet açıklar. Sünnet olmadan Kur’ân uygulanamaz. «Resûle itâat eden — Allâh’a itâat etmiştir» (Nisâ 80). Mü’min sünnet kaynaklarına müracaat etmeli — Buhârî, Müslim, Tirmizî, Ebû Dâvûd vd.
Üçüncü Kaynak — İmâmlar
İmâmlar — Kur’ân ve sünneti asırlar boyunca taşıyan, anlayan, uygulayan büyük müctehidler. Hanefî, Mâlikî, Şâfiî, Hanbelî mezheplerinin imamları (Ebû Hanîfe, Mâlik, Şâfiî, Ahmed b. Hanbel). Bu imâmlar — sahâbe ve tâbiîn’den ilim alarak — bizim için Kur’ân ve sünneti yorumladılar. Onlara müracaat etmek — sahih yolun şartı. «Bilmiyorsanız — bilenlere sorun» (Nahl 43).
Tasavvufî İmâmlar
Tasavvufî imâmlar da vardır: Cüneydi Bağdâdî, Şâhı Nakşibend, Abdülkâdiri Geylânî, İmâmı Rabbânî, Mevlânâ Hâlid Bağdâdî — bunlar tasavvuf yolunun rehberleri. Mâlî, ahlâkî, kalbî meselelerde onların eserlerine, yöntemlerine müracaat. Bu rehberlik olmadan — sâlik tek başına saplama yollara düşebilir.
«Sâdece Kur’ân» Yanılgısı
«Sâdece Kur’ân yeter» diyenler — modern bir akım. Ne sünneti, ne imâmları kabûl ederler. Bu — yanlıştır. Çünkü Kur’ân kendisi «Resûle itâat» emrediyor. Sünneti reddetmek — Kur’ân’a ters. İmâmları reddetmek — kendi câhilliğine itimâd. Sahih Müslüman — üç kaynağa birlikte müracaat eder.
Modern «Kendi Tefsîrim» Tehlikesi
Modern dönemde herkes kendi tefsîrini yapmaya kalkışıyor. İnternette video izleyen, Kur’ân meali okuyan kişi — kendisini müctehid sanıyor. Bu — büyük bir yanılgı. Müctehidlik — yıllarca ilim tahsîli gerektirir. İlimsiz tefsîr — saplama. Mü’min kendi başına müctehidlik denemek yerine — sahih imâmlara müracaat etmeli.
Niyâz — Sahih Yol
Niyâz: «Yâ Rab, sahih yola hidâyet et. Kur’ân’ı her gün okumamı; mânâsını anlamamı; uygulamamı nasîb et. Sünneti rehber edinen bir mü’min eyle. Mezhep imâmlarına müracaat etme ihlâsını ver. Tasavvufî imâmların rehberliğinden istifâde edebilen biri olarak yetiştir. ‘Sâdece Kur’ân’ yanılgısından beni koru. Kendi başıma müctehidlik denemeyen; sahih kaynaklara güvenen bir mü’min eyle.» Allâh muhâfaza eylesin.
Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Kur’ân, Sünnet, İmâmlar. → Tasavvuf Sözlüğü