Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Veliler ·

Kur’an’ı okur ama ona uymazsan peygamberleri velileri görüp onlara uymayanlardan

Olacak ki. Peygamber. Ebu. Cehil de gördü. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretlerinin hutbe de gördüğü şeybe de. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem. Hazretlerinin. Bedir kuyularını doldur...


Kur’ân’ı Okur Ama Ona Uymazsan, Peygamberleri Velîleri Görüp Onlara Uymayanlardan Olursun

Olacak ki Peygamber’i Ebû Cehîl de gördü; Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerini Hutbe’de gördü; Şeybe de gördü; Bedir kuyularına doldurulan müşriklerin hepsi de gördü. Görmek yetmedi, ama onlar peygamberin peygamberliğine îmân etmediler, kabûl etmediler.

Ebû Cehîl de Peygamber’i Gördü, Kurbânlar Kesti

Ebû Cehîl de gördü Peygamber’i; kurbânlar kesti onun adına. Ama yetmedi, olmadı. Sâdece görmek hidâyet için yetmez; îmân etmek gerek. İçten kabûl etmeden, dışarıdan görmenin faydası olmaz. Sûfî bu hakîkati bilir; sâdece görmekle yetinmez, içten teslîm olmaya çalışır.

Kur’ân’ı Harika Okumak Yetmez — Amel Etmek Gerek

Kur’ân’ı okudun, harika okudun; tecvîdi ile okudun, muhteşem okudun. Ama sen evli bârklı kadınsın — ne işin var elin adamıyla? Senin Kur’ân’ın evli bârklı bir kadının ve adamın zinâdan ayırmadı onu; zinâya devâm etti. Ne anladım ben? Harika Kur’ân okuyorsun, eyvallâh. Ama amel? Akâid? Îmân? Öbürkü normâlde senin kadar iyi Kur’ânı Kerîm okumuyor, ama îmânı muhteşem — Uhud sıra dağları gibi îmân var; Uhud Sıra Dağları gibi îmânı var.

Peygamberleri-Velîleri Görüp Uymayanlar

O Hazreti Kur’ân’a uymazsan, peygamberlerivelîleri görmüşsün ama îmân etmemişsin, inanmamışsın — ona benziyor diyor. E sen ne olacaksın? Gittin? Ben öyle kimseler tanıyorum, bütün şeyhleri tanıyor; ama hiçbirisinden bir türlü ders alamamış. «Nasîb olmadı, kısmet değilmiş» evet diyorum, «nasîb değilmiş.» Ben şimdi kinâyesine söylüyorum: «Nasîb değilmiş, kısmet değilmiş» diye. Gerçeğihakîkati: Bu sen bir mürşidi kâmilden ders almayı kolay bir şey mi zannettin?

Mürşidi Kâmilden Ders Almak — Yol Geçen Hanından Geçmek mi Sandın?

Sen bir mürşidi kâmilden ders almayı yol geçen hanından geçmek mi zannettin? Tabîi nasîb olacak sana. Derse aldın orada durmak da önemli; orada durmak da çok önemli. Neden uymak lâzım, çünkü tâbi olmak lâzım; dediğini yerine getirmek lâzım. E dediğini yerine getirmedin, sen ne oldu? Sen gördün ama dediğini yerine getirmedin. Allâh muhâfaza eylesin.

Sûfînin Görevi: Görmek ve Uymak

Sûfînin görevi sâdece görmek değil; aynı zamânda görüleni hayâta tatbîk etmektir. Mürşidin sözünü işitirsin; ama uygulamadıysan, işittiğin boş kalır. Kur’ân’ı okursun; ama yaşamadıysan, okuduğun boş kalır. İlim ile amel birleştiğinde, bereket gelir. Bu yüzden sûfîlik bir teorik mes’ele değil; pratik bir hayât yoludur. Hayâta tatbîk eden sûfî, ilerler; sâdece bilgi tüketen sûfî, ilerlemez. Allâh muhâfaza eylesin; bizi ilim ile amel birleştirenlerden eylesin.

Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Amel, Kur’ân, Silsile. → Tasavvuf Sözlüğü